İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

1999’DAN BU YANA · ANTALYA MERKEZLİ · TÜRKİYE GENELİNDE

Suçlar, Cezalar ve Ceza Yargılaması Rehberi

Suçun unsurları, süreç, haklar ve infaz. Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlardaki suçları; ceza, şikâyet, süreler, tutuklama, yargılama ve infaz yönünden inceleyin.

Rehberin tam metnini PDF olarak indirin (23 MB)

Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ciltleri, açık hukuk kitabı ve dolmakalem.

Doğrudan inceleyin

Diğer görünümler

Suç adıyla arayın veya madde numarasıyla ilerleyin.
Tam dizinde genel ve yürürlükten kaldırılmış hükümler de yer alır.

Suç dizini

658 başlık

Madde76

Türk Ceza Kanunu

Soykırım

Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar

Açıklamalı rehberİnceleyin
Madde97

Türk Ceza Kanunu

Terk

Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli

Açıklamalı rehberİnceleyin

Suç ve madde sayfalarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Ortak usul, haklar ve infaz açıklamaları

Bu bölüm, farklı suçların incelenmesinde kullanılan genel kavramları açıklar. İlgili kurumun seçilen suça ve olayın özelliklerine uygulanıp uygulanmadığı, suça özgü bilgiler ve ilgili düzenlemeler üzerinden ayrıca değerlendirilir.

Suçun değerlendirilmesi, şikâyet, yargılama ve infaz

Bir olayın hangi suçu oluşturduğu nasıl belirlenir?

Bir olayın gündelik dilde “dolandırıcılık”, “tehdit” veya “hırsızlık” olarak adlandırılması, hukuki nitelendirmeyi tek başına belirlemez. İnceleme; gerçekleştiği ileri sürülen hareket, fail ile mağdurun konumu, kullanılan araç, olayın sonucu ve kast veya taksir gibi unsurlar üzerinden yapılır. Kanunun suç olarak tanımlamadığı bir davranış, yalnızca haksız ya da rahatsız edici bulunduğu için cezalandırılamaz. Sözleşmeye aykırılık, borcun ödenmemesi veya mesleki anlaşmazlık da her durumda bir ceza suçu oluşturmaz.

Rehberde arama yaparken önce olayın kısa tarifini, sonra ilgili suç başlığını ve madde numarasını birlikte inceleyin. Temel şekil ile cezayı artıran veya azaltan özel durumları ayırın. Birden fazla kişi, hareket veya mağdur varsa iştirak ve suçların birleşmesi hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir. Suçun işlendiği tarih ile sonradan değişen kanun hükümleri de önemlidir. Bu nedenle aynı isimle anılan iki dosyanın cezası, takip usulü ve görevli mahkemesi farklı olabilir. Başlıklar, dosyaya uygulanacak hükmün bulunmasına yardımcı olur; delillerin değerlendirilmesinin yerini tutmaz.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Şikâyet, ihbar ve şikâyetten vazgeçme

İhbar, suç işlendiği bilgisinin yetkili makama iletilmesidir. Şikâyet ise kanunun aradığı durumlarda, şikâyet hakkı sahibinin soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yönelik iradesini içerir. Her suç şikâyete bağlı değildir. Ayrıca aynı suçun temel şekli ile nitelikli hâli bakımından takip koşulu değişebilir. Başvuruda olayın ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleştiği; biliniyorsa ilgili kişiler, tanıklar ve mevcut belgeler açıkça belirtilmelidir. Suç adını kesin olarak belirleyememek, olayın somut biçimde anlatılmasına engel değildir.

Şikâyete bağlı suçlarda genel süre, fiilin ve failin öğrenilmesi esasına göre incelenir; özel hükümler ayrıca uygulanır. Örneğin şikâyete bağlı hakaret suçunda fiil tarihine bağlı üst süre de bulunur. Şikâyetten vazgeçmenin etkisi ise suçun niteliğine, yargılama aşamasına ve kanundaki kabul koşullarına göre değişir. Resen takip edilen bir suçta vazgeçme, dosyanın mutlaka kapanacağı anlamına gelmez. Başvuru belgesi, başvuru tarihi ve teslim kaydı saklanmalı; vazgeçme metninin tazminat ve diğer şahsi haklara ilişkin ifadeleri de ayrıca değerlendirilmelidir.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · Şikâyet süreci

Uzlaştırma hangi dosyalarda ve nasıl uygulanır?

Uzlaştırma, kanunun belirlediği suçlarda şüpheli veya sanık ile mağdur ya da suçtan zarar görenin, adli makamların denetimindeki usul içinde anlaşma imkânının araştırılmasıdır. Şikâyete bağlı olma ile uzlaştırmaya tabi olma aynı koşul değildir. Kanunda açıkça kapsama alınan suçlar, kapsam dışı bırakılan hâller ve birlikte işlenen suçlara ilişkin özel kurallar bulunur. Bu nedenle yalnızca suç adıyla karar verilmemeli; ilgili madde, fıkra, mağdurun niteliği ve dosyanın tarihsel durumu birlikte incelenmelidir.

Uzlaşma teklifinin kapsamı, kararlaştırılacak edim ve bunun yerine getirilme zamanı anlaşılmadan belge imzalanmamalıdır. Bir ödeme üzerinde anlaşılmışsa tutar, vade ve yerine getirme şekli açık olmalıdır. Uzlaşmanın ceza dosyasına ve aynı olaydan doğan özel hukuk taleplerine etkileri ayrıca değerlendirilir. Güncel düzenleme, hakaret ve bazı diğer suçlar yönünden eski internet listelerinden farklı sonuçlar doğurabilir. Önödeme kapsamındaki bir suçla uzlaştırmaya tabi bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi için de özel hüküm vardır. Usul tamamlanmadan, taraflar arasındaki herhangi bir özel anlaşma dosyanın kendiliğinden kapanması olarak kabul edilmemelidir.

Dayanak ve kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · 7571 sayılı Kanun — görev, hakarette önödeme ve uzlaştırma değişiklikleri · Uzlaşma

Önödeme ile uzlaştırmanın farkı nedir?

Önödeme, TCK m. 75’teki kapsam ve koşullar gerçekleştiğinde uygulanan, kanunda öngörülen tutarın usulüne uygun bildirim üzerine ödenmesine bağlı bir kurumdur. Mağdurla pazarlık yapılarak ödenen tazminatla veya uzlaştırmada kararlaştırılan edimle aynı işlem değildir. Kanuni koşulların gerçekleşmesi, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu aşamaya göre kamu davasının açılmaması ya da davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Kapsam, yalnızca “para cezası var” düşüncesiyle belirlenemez; ilgili suç ve özel düzenlemeler incelenir.

Önödeme bildiriminde hangi fiil ve hükmün esas alındığı, ödeme tutarının hesabı, ödeme yeri, süre ve varsa taksit koşulları kontrol edilmelidir. Bir borç dekontunu veya mağdura yapılan ödemeyi bu bildirimin yerine getirilmesi gibi değerlendirmek hatalı olabilir. Hakaret bakımından güncel kapsam ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakarete ilişkin istisna ve geçiş hükümleri ayrıca önem taşır. Önödemenin uygulanması, kişinin her türlü özel hukuk talebinden kurtulduğu anlamına gelmez. İşlemin hukuki etkisi, yapılan ödemenin niteliği ve dosyadaki son karar birlikte incelenerek belirlenmelidir.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 7571 sayılı Kanun — görev, hakarette önödeme ve uzlaştırma değişiklikleri

Soruşturmadan yargılamaya süreç nasıl ilerler?

Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlayan ve Cumhuriyet savcısının yönetiminde yürütülen aşamadır. İfadeler, tanık anlatımları, belgeler ve gerekli incelemeler bu aşamada toplanır. Savcılık, yalnız aleyhe bilgileri değil şüphelinin lehine olabilecek hususları da değerlendirmelidir. Dava açılması için aranan şüphe düzeyi ile mahkûmiyet için gerekli ispat değerlendirmesi birbirinden farklıdır. İddianamenin düzenlenmesi veya kabulü, kişinin suçluluğunun kesinleştiği anlamına gelmez.

İddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle kovuşturma aşamasına geçilir. Mahkeme, isnadı, savunmayı ve delilleri yargılama içinde değerlendirir; dosya yalnızca mahkûmiyetle sonuçlanmaz. Beraat, düşme veya kanunda öngörülen başka kararlar da söz konusu olabilir. Sürecin izlenmesinde soruşturma ve esas numaraları, çağrı ve tebligatlar, duruşma tarihleri ve verilmiş kararlar ayrı ayrı kaydedilmelidir. Belgeler sunulurken hangi olguyu açıkladığı belirtilmeli; daha önce sunulan bir belgenin dosyada bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Bir aşamanın tamamlanması, sonraki başvuru hakkının veya süresinin kendiliğinden korunduğu anlamına gelmez.

Dayanak ve kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · Soruşturma aşaması · Mahkeme aşaması

Mağdurun ve şüpheli veya sanığın hakları

Ceza sürecinde kişilerin sıfatı, kullanabilecekleri hakların belirlenmesinde önemlidir. Şüpheli veya sanık, kendisine yüklenen fiili öğrenme, müdafi yardımından yararlanma, susma hakkını kullanma ve lehine delillerin toplanmasını isteme gibi güvencelere sahiptir. Mağdur ve şikâyetçinin de delil sunma, kanundaki koşullarla dosyadan bilgi ve belge edinme, avukat yardımından yararlanma ve ilgili kararlara başvurma hakları bulunur. Çocuklar ve özel desteğe ihtiyaç duyan kişiler bakımından ayrıca koruyucu usuller uygulanabilir.

Bir dosyada kullanılabilecek belgelerin kaynağı ve elde edilme yöntemi de önem taşır. Mesajların yalnız seçilmiş bölümleri yerine konuşmanın bağlamı, tarih bilgisi ve mevcut özgün kayıtları korunmalıdır. Sağlık raporu, kamera kaydı veya banka belgesi gibi zamanla erişimi zorlaşabilecek materyallerin belirlenmesi geciktirilmemelidir. Başkasının hesabına izinsiz girme, kaydı değiştirme veya yeni bir hukuka aykırı işlem yapma yoluyla delil üretmeye çalışılmamalıdır. İfade ve duruşma tutanakları imzalanmadan önce okunmalı; eksik veya hatalı hususlar usulüne uygun biçimde belirtilmelidir. Dosyanın mahremiyeti, kişisel veriler ve soruşturmanın gizliliği gözetilerek paylaşım yapılmalıdır.

Dayanak ve kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · Soruşturma aşaması · Mağdurun hakları

Görevli mahkeme, yetki ve kanun yolları

Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise kural olarak hangi yerdeki adli makamın işlem yapacağını ifade eder. Görevli mahkeme belirlenirken ilgili suç hükmü, kanundaki özel görevlendirmeler ve cezanın kanuni niteliği değerlendirilir. Çocuklara veya özel yargılama usullerine ilişkin hükümler ayrıca sonuç doğurabilir. Bu sebeple bütün suçlar için yalnızca ceza üst sınırını esas alan tek bir otomatik sınıflama yeterli değildir.

Mevzuat değiştiğinde geçiş hükümleri de incelenmelidir. Nitelikli dolandırıcılık yönünden 7571 sayılı Kanunla yapılan görev değişikliğinde, devam eden belirli dosyalar için eski göreve ilişkin kuralların korunması buna örnektir. İtiraz, istinaf ve temyiz de birbirinin yerine kullanılabilecek başvurular değildir. Kararın türü, verildiği makam, kesinlik durumu ve uygulanacak süre ayrı ayrı belirlenmelidir. Başvuru hazırlığında kararın tamamı, gerekçesi, tebliğ kaydı ve önceki işlem bilgileri birlikte bulunmalıdır. Başka bir makama şikâyette bulunmak veya idari yazışma yapmak, ilgili yargısal başvuru süresini koruyan bir işlem olarak varsayılmamalıdır.

Dayanak ve kaynak: 5235 sayılı Kanun — ceza mahkemelerinin görevleri · 7571 sayılı Kanun — görev, hakarette önödeme ve uzlaştırma değişiklikleri · Kanun yolları

Şikâyet süresi, dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı

Ceza hukukunda bütün süreler aynı anlama gelmez. Şikâyet süresi, şikâyete bağlı bir suçun takibi için hak sahibinin başvurusuyla ilgilidir. Dava zamanaşımı, fiil nedeniyle ceza yargılaması yapılabilmesinin zaman bakımından sınırlarını; ceza zamanaşımı ise kesinleşmiş cezanın infazını ilgilendirir. Bir karara itiraz, istinaf veya temyiz süresi bunlardan ayrı bir usul süresidir. Rehberdeki bir zamanaşımı bilgisinin, bütün başvurular için beklenebilecek ortak süre gibi kullanılması doğru değildir.

Hesaplamada suçun hukuki niteliği, ilgili cezanın türü ve kanuni sınırı, failin yaşı, fiilin tamamlanma veya devam etme özellikleri, süreyi durduran ya da kesen işlemler ve varsa özel hüküm incelenir. Başlangıç tarihi her konuda yalnızca olay tarihi değildir. Tebliğ mazbatası, öğrenme tarihi, ifade, iddianame ve karar kayıtları bu nedenle önemlidir. İnternet üzerindeki tek bir tarih kutusuyla yapılan hesaplama, bu unsurlar belirlenmeden dosyaya özgü kesin sonuç vermez. Bir süre sorunu varsa önce hangi hakkın kullanılacağı, ardından o hakkın başlangıç ve bitiş koşulları belirlenmelidir.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · Kanun yolları

Kanundaki ceza aralığı ile sonuç ceza neden farklıdır?

Kanun maddesinde görülen alt ve üst sınır, belirli bir suç şekli için öngörülen çerçevedir. Mahkemenin somut olayda belirleyeceği sonuç ceza; fiilin özellikleri, uygulanabilir nitelikli hâller, teşebbüs, iştirak, zincirleme suç ve diğer artırma veya indirme nedenlerinin değerlendirilmesiyle oluşur. Bir maddede hapis ve adli para cezasının birlikte ya da seçimlik olarak düzenlenmiş olması da önemlidir. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ise ayrıca koşulları bulunan farklı bir değerlendirmedir.

Bu nedenle aynı suç başlığı altında bütün dosyalar için tek bir sonuç ceza gösterilmemelidir. Yaş, kusur yeteneği, özel cezasızlık veya etkin pişmanlık gibi hususlar varsa bunların dayanağı ve koşulları ayrıca araştırılır. Zararın giderilmesi de bütün suçlarda aynı sonucu doğurmaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi ve infazdaki denetimli serbestlik birbirinden farklı kurumlardır. Birinin şartlarının bulunması diğerinin de uygulanacağı anlamına gelmez. Ceza değerlendirmesinde suç tarihi, uygulanacak hüküm, somut deliller ve gerekçeli karar birlikte ele alınmalıdır.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

İnfaz, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik

Hükmedilen hapis cezasının süresi ile ceza infaz kurumunda geçirilecek süre her dosyada aynı değildir. İnfaz değerlendirmesinde öncelikle kesinleşmiş hüküm ve uygulanacak infaz rejimi belirlenir. Koşullu salıverilme; cezanın türü, suç grubu, iyi hâl ve kanunda öngörülen diğer koşullarla ilgilidir. Denetimli serbestlik de kendine özgü şartları bulunan bir infaz usulüdür. Müebbet hapis cezaları ile süreli hapis cezaları aynı yüzde üzerinden hesaplanamaz.

Suç tarihi, birden fazla ilam, tekerrür, tutuklulukta geçirilen sürenin mahsubu, yaş, özel düzenlemeler ve geçiş hükümleri hesabı değiştirebilir. Bu yüzden yalnızca suçun adına veya toplam yıl sayısına bakarak kesin tahliye günü belirlemek doğru olmaz. Bir dosyanın değerlendirilmesi için gerekçeli karar, kesinleşme bilgisi, varsa birleştirilmiş infaz kararı ve güncel müddetname birlikte incelenmelidir. Koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik için gerekli sürenin dolması da bütün diğer koşulların gerçekleştiğini tek başına göstermez. Rehberdeki genel açıklamalar, infaz makamlarının dosya ve kişi temelinde yapacağı işlemlerle birlikte okunmalıdır.

Dayanak ve kaynak: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun · 7593 sayılı Kanun — çocukların korunması ve ilgili ceza hükümleri

Ortak süreç soruları

Her suç için şikâyet gerekir mi?

Hayır. Kanunun şikâyet koşulu aradığı suçlar ile resen takip edilen suçlar farklıdır. Aynı madde içindeki temel şekil ve nitelikli hâller için de farklı düzenlemeler bulunabilir. Başvuruda olayın ayrıntıları ve deliller belirtilmeli; takip koşulu ilgili fıkra üzerinden incelenmelidir. Şikâyete bağlı olmayan bir suçta şikâyetten vazgeçilmesi, savcılığın veya mahkemenin dosyayı kendiliğinden kapatmasını gerektirmez. Şikâyet, vazgeçme ve tazminat hakları aynı işlem olarak değerlendirilmemelidir.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · Şikâyet süreci

Şikâyet süresi her durumda olaydan itibaren altı ay mı?

TCK m. 73’teki genel düzenleme, şikâyet hakkı sahibinin fiili ve failin kimliğini bildiği veya öğrendiği tarihe dayanır; dava zamanaşımı ve özel hükümler ayrıca gözetilir. Bu nedenle süreyi her dosyada yalnız olay tarihinden başlatmak doğru değildir. Şikâyete bağlı hakaret suçundaki fiil tarihine bağlı üst sınır gibi özel kurallar da incelenmelidir. Başvuruda olay, öğrenme ve başvuru tarihleri ayrı gösterilmeli; bunları açıklayan kayıtlar saklanmalıdır.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Hakaret suçu uzlaştırma mı, önödeme mi kapsamındadır?

Hakaret bakımından eski genellemelerle işlem yapılmamalıdır. 7571 sayılı Kanun, TCK m. 125’in üçüncü fıkrasının (a) bendi dışındaki hakaret hâllerini önödeme kapsamına ilişkin düzenlemede belirtmiş; CMK’daki uzlaştırma istisnasını da değiştirmiştir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, bu nedenle ayrıca incelenir. Değişiklikten önce uzlaşmanın sağlandığı belirli dosyalar için geçiş hükmü de vardır. Somut sonuç; fiilin niteliği, ilgili fıkra ve dosyanın geçiş düzenlemesi içindeki durumuna göre belirlenmelidir.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · 7571 sayılı Kanun — görev, hakarette önödeme ve uzlaştırma değişiklikleri

Karşı tarafa ödeme yapmak ceza dosyasını kapatır mı?

Her ödeme ceza dosyasını sona erdirmez. Ödemenin uzlaştırma edimi, önödeme, tazminat veya belirli bir suç için etkin pişmanlık kapsamında olup olmadığı belirlenmelidir. Bu kurumların başvuru şekilleri, zaman koşulları ve sonuçları farklıdır. Yapılan ödemenin hangi işlem için kabul edildiğini gösteren belge ve dosyada verilmiş karar birlikte incelenmelidir. Bir banka dekontunun bulunması, kanuni usulün tamamlandığını veya bütün suçlar yönünden sorumluluğun ortadan kalktığını tek başına göstermez.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu · Uzlaşma

Tutuklama kararı verilmesi kişinin suçlu bulunduğu anlamına gelir mi?

Tutuklama, kanuni koşulları bulunan bir koruma tedbiridir; mahkûmiyet hükmü değildir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedeni ve ölçülülük gibi koşulların dosyaya göre değerlendirilmesi gerekir. Suçun katalogda sayılması da yargılamanın sonucunu belirlemez. Tedbirin devamı veya adli kontrolün yeterliliği ayrıca incelenebilir. İddianame düzenlenmesi, tutuklama veya soruşturmanın sürmesi kişinin suçluluğunun kesinleştiği biçiminde sunulmamalı; ilgili kararlara başvuru yolları kendi süreleri içinde değerlendirilmelidir.

Dayanak ve kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

Başvuruya veya ifadeye giderken hangi belgeleri hazırlamalıyım?

Olayın kısa tarih sırasını, mevcut soruşturma veya mahkeme numarasını, çağrı ve tebligatları, ilgili sözleşme ve ödeme kayıtlarını, mesajların özgün hâllerini ve bilinen tanık bilgilerini düzenleyin. Bir belgenin hangi olguyu açıkladığını not edin; asıllarını ve teslim kayıtlarını koruyun. Henüz elinizde olmayan, kaybolabilecek delilleri ayrıca belirtin. İfade tutanağını okumadan imzalamayın. Başkasının hesabına izinsiz erişmek veya belgeyi değiştirmek yerine, hukuka uygun delil toplama yollarının kullanılmasını isteyin.

Dayanak ve kaynak: Soruşturma aşaması · Mağdurun hakları

Dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımı aynı şey midir?

Dava zamanaşımı, bir fiil nedeniyle ceza yargılaması yapılabilmesinin zaman sınırıyla; ceza zamanaşımı ise kesinleşmiş cezanın infazıyla ilgilidir. Başlangıç, süre ve kesilme koşulları farklıdır. Şikâyet süresi ve kanun yolu başvuru süreleri bunlardan ayrıca ayrılır. Bir dosyada “zamanaşımı var” değerlendirmesi yapılırken hangi kurumun söz konusu olduğu açıkça belirtilmeli; suçun hukuki niteliği, yaş, işlem tarihleri ve varsa özel hükümler dosya belgeleriyle birlikte incelenmelidir.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · Kanun yolları

Aynı suç nedeniyle farklı mahkeme türlerinde dosya görülebilir mi?

Özel görev kuralları, suçun ilgili şekli, çocuklara özgü usuller veya mevzuat değişikliğine ilişkin geçiş hükümleri farklı sonuçlar doğurabilir. Örneğin nitelikli dolandırıcılık bakımından yapılan görev değişikliğinde devam eden bazı dosyalar için önceki kurallar korunmuştur. Bu sebeple yalnız suç adını görmek yeterli değildir. Dosyanın açılma ve değişiklik tarihleri, ilgili kanun hükmü ve yargılamanın aşaması incelenmelidir. Görev ile hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirleyen yetki de birbirinden ayrı meselelerdir.

Dayanak ve kaynak: 5235 sayılı Kanun — ceza mahkemelerinin görevleri · 7571 sayılı Kanun — görev, hakarette önödeme ve uzlaştırma değişiklikleri

Kanunda yazan ceza doğrudan cezaevinde kalınacak süre midir?

Kanundaki ceza aralığı, mahkemenin hükmettiği sonuç ceza ve infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre farklı aşamalara ilişkindir. İnfazda suçun türü, cezanın niteliği, tekerrür, iyi hâl, mahsup, birden fazla ilam ve tarih koşulları birlikte değerlendirilir. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik şartlarının ayrıca incelenmesi gerekir. Bu nedenle tek bir ceza yılı veya genel bir oran üzerinden kesin tahliye tarihi çıkarılmamalı; hüküm, kesinleşme kaydı ve müddetname birlikte kullanılmalıdır.

Dayanak ve kaynak: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun

Rehberde bir başlık bulmam olayın kesin olarak suç olduğu anlamına gelir mi?

Hayır. Arama sonuçları, olayla bağlantılı olabilecek hukuki başlıklara ulaşmayı sağlar. Bir fiilin suç oluşturup oluşturmadığı; kanuni unsurlar, kusur, hukuka uygunluk nedenleri ve deliller değerlendirilerek belirlenir. Aynı gündelik ifade farklı suçlara veya yalnızca özel hukuk uyuşmazlığına işaret edebilir. Bu nedenle madde numarası, temel ve nitelikli hâller, olay tarihi ve süreç bilgileri birlikte okunmalıdır. Rehber, bir kişiye suç isnat eden otomatik karar veya mahkûmiyet tahmini üretmez.

Dayanak ve kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

İlgili Güneş & Güneş rehberleri

Süreç, haklar ve hazırlık

Bulunduğunuz aşamadan ilerleyin