Özel infaz usulleri, kesinleşmiş hapis cezasının kanunda gösterilen koşullarla hafta sonları, geceleri veya hükümlünün konutunda yerine getirilmesini sağlar. Bu imkân, mahkûmiyetin ortadan kalkması ya da cezanın affedilmesi değildir. Hangi yöntemin uygulanabileceği; hükmedilen toplam ceza, suçun niteliği, yaş, sağlık durumu ve ilgili kanuni istisnalar üzerinden belirlenir. Karar mercii infaz hâkimliğidir. 4 Haziran 2025 tarihli değişiklikler nedeniyle eski süre tablolarına dayanılarak başvuru hazırlanması ciddi değerlendirme hatalarına yol açabilir. 1 2
Bu inceleme, 13 Ekim 2026 tarihinde erişilen konsolide mevzuata göre hazırlanmıştır. Temel amaç, bir kişinin yalnızca ceza miktarına bakarak kapsamda olduğunu varsaymak yerine, talebini doğru fıkraya ve gerekli belgelere bağlamaktır.
Özel infaz usulü hangi hukuki ihtiyaca cevap verir?
Ceza sürer; yerine getirilme biçimi değişir
5275 sayılı Kanun’un 110. maddesi, cezanın bireyselleştirilmesinin infaz aşamasındaki araçlarından biridir. Çalışma ve aile yaşamının devamı, ileri yaş, ağır hastalık, engellilik ve doğum sonrası ihtiyaçlar birbirinden farklı düzenlemeler içinde ele alınır. Her sebep için aranan koşul ve uygulanabilecek yöntem aynı değildir. Hâkimin somut dosyayı değerlendirmesi gerekir; ceza sınırına girmek tek başına kabul kararını zorunlu kılmaz. 1
Hafta sonu ve gece infazında belirlenen zamanlar ceza infaz kurumunda geçirilir. Konutta infazda ise ceza, kararın ve denetim düzeninin gereklerine uygun olarak konutta yerine getirilir. İşyerine gitme, şehir değiştirme veya konuttan ayrılma konusunda kişinin kendiliğinden serbestlik varsayması doğru olmaz. Uygulanacak yükümlülük ve izin süreci karar ile ilgili denetim biriminden açıklığa kavuşturulmalıdır.
Konutta infaz, konutu terk etmeme adli kontrolünden farklıdır
Günlük dilde iki uygulama da “ev hapsi” olarak adlandırılabilir. Oysa CMK 109 kapsamındaki konutu terk etmeme, soruşturma veya kovuşturma sırasında uygulanabilen bir adli kontrol tedbiridir. Kanun’un 110. maddesindeki konutta infaz ise kesinleşmiş mahkûmiyetin yerine getirilmesidir. Başvuru mercii, gerekçe, kararın etkisi ve süre değerlendirmesi bu nedenle değişir. Adli kontrol yönünden ayrıntılar, büronun ev hapsi ve konutu terk etmeme tedbirine itiraz incelemesinde ele alınmaktadır. 1 3
İnfazın hastalık nedeniyle geri bırakılması da ayrı bir kurumdur. Geri bırakmada infazın ertelenmesi, konutta infazda ise cezanın başka bir yerde sürdürülmesi söz konusudur. Sağlık raporunun bulunması, bu iki hukuki sonucun birbirinin yerine kullanılmasını sağlamaz. 1 Yakın bir konu olarak infazın ertelenmesi yazısı da değerlendirilebilir.
Hafta sonu ve gece infaz şartları nelerdir?
Hükmedilen toplam ceza ve suç türü
Güncel düzenlemeye göre infaz hâkimi, hükümlünün istemi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle işlenen suçlarda toplam beş yıl veya daha az hapis cezası için hafta sonu ya da gece infazına karar verebilir. Taksirle öldürme suçu, taksirli suçlara ilişkin bu imkânın dışındadır. Ayrıca maddenin dokuzuncu fıkrasındaki kapsam dışı durumlar kontrol edilir. 1
Buradaki ölçüt, kişinin koşullu salıverilmesine kalan süre değildir. Örneğin daha uzun bir hapis cezasının infazında son iki yıla girilmiş olması, hükmedilen toplam cezayı üç yıllık eşik içine indirmez. Birden çok ilam varsa yalnızca en kısa cezanın gösterilmesi de yeterli olmaz. Kesinleşmiş ilamlar, toplama kararları ve güncel infaz kayıtları birlikte incelenmelidir.
Gün ve saatler nasıl uygulanır?
Hafta sonu usulünde cuma günü saat 19.00’da kuruma girilir ve pazar günü aynı saatte çıkılır. Kanun, hükümlünün iş ve aile durumu ile kurumun düzen ve işleyişi dikkate alınarak, bu yöntemin kurum tarafından aynı süre korunmak koşuluyla hafta içi günlerde uygulanabilmesine de izin verir. Bu düzenleme, hükümlünün kendi seçtiği günlerde kuruma gidebileceği anlamına gelmez. 1
Gece usulünde hafta sonları hariç her gün saat 19.00’da kuruma girilir ve ertesi gün saat 07.00’de çıkılır. Çalışma belgesi, vardiya çizelgesi ve ulaşım bilgileri, istenen yöntemin uygulanabilirliğini açıklamak için yararlıdır. Ancak işin devamlılığı tek başına kanundaki ceza veya suç sınırlarını kaldırmaz.
Yaşa ve statüye göre konutta infaz
Güncel ceza sınırları
Kanun’un 110. maddesinin ikinci fıkrasındaki güncel eşikler aşağıdadır. Yaş bakımından ilgili yaşın bitirilmiş olması gerekir. Tablodaki süreler hükmedilen toplam hapis cezasına ilişkindir; diğer koşullar ve dokuzuncu fıkradaki istisnalar ayrıca uygulanır. 1
| Kişisel durum | Toplam hapis cezası üst sınırı | İncelenecek temel belge |
|---|---|---|
| Kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş kişi | Üç yıl | Nüfus kaydı, kesinleşmiş ilamlar |
| 70 yaşını bitirmiş kişi | Dört yıl | Doğum tarihi ve toplam ceza |
| 75 yaşını bitirmiş kişi | Beş yıl | Doğum tarihi ve infaz kayıtları |
| 80 yaşını bitirmiş kişi | Altı yıl | Doğum tarihi ve kesin hüküm |
Yaşa dayalı talep ile ağır hastalık talebi ayrı ayrı kurulabilir. İkinci fıkranın uygulanması için, sırf kişi yaşlı olduğu gerekçesiyle üçüncü fıkradaki yaşamını yalnız sürdürememe raporunu zorunlu koşul saymak doğru değildir. Bununla birlikte hâkim, dosyanın özelliklerini ve yöntemin uygulanabilirliğini değerlendirebilir.
Tazminat sorumluluğu ortadan kalkar mı?
İkinci fıkra, suçtan doğan zararın giderilmesine ilişkin hukuki sorumluluğu saklı tutar. Konutta infaz kararı, mağdurun özel hukuk alacağını sona erdirmez. Buna karşılık hukuki sorumluluğun saklı olması ile zararın önceden tamamen ödenmesinin genel başvuru koşulu olması aynı şey değildir. Bu ayrım, aşağıda incelenen AYM norm denetimi kararında da açıklanmıştır. 1 4
Ağır hastalık ve engellilik nedeniyle konutta infaz
Üçüncü fıkranın ayrı koşulları
Güncel üçüncü fıkra, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olanlar dışında hapis cezasına mahkûm kişileri ve adli para cezası infaz sırasında hapse çevrilen hükümlüleri kapsayabilir. Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız sürdürememe durumunun kanuni usulle belirlenmesi gerekir. Ayrıca hükümlünün toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilmelidir. 1
Bu düzenlemede 2025 öncesindeki beş yıllık ceza sınırı artık bulunmamaktadır. Bu nedenle eski bir internet metnindeki “beş yıldan fazla ceza alan ağır hasta kişi yararlanamaz” sonucunun güncel düzenlemeye doğrudan aktarılması mümkün değildir. Öte yandan sınırın kalkması, her hastalığın konutta infaz için yeterli olması anlamına gelmez.
Rapor hangi soruyu yanıtlamalıdır?
Kanun, 16. maddenin üçüncü fıkrasındaki rapor usulüne gönderme yapar. Adli Tıp Kurumunun raporu veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanenin sağlık kurulunca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor önem taşır. Hastalığın adı, engel oranı ya da reçete tek başına bu usulün yerine geçmez. 1
Başvuruda beslenme, kişisel bakım, hareket, ilaç kullanımı ve sürekli yardıma duyulan ihtiyaç açıklanmalıdır. Tedavi geçmişi ile günlük yaşamı sürdürme kapasitesi arasındaki ilişki kurulmalıdır. Konutta bakımın kim tarafından ve nasıl sağlanacağına ilişkin açıklama da talebin uygulanabilirliğini görünür kılar; kanunda bulunmayan yeni bir koşul yaratıldığı izlenimi verilmemelidir.
Denetim ve yeniden değerlendirme
Bu fıkra kapsamında Cumhuriyet başsavcılığınca her yıl durum değerlendirilir. İyileşme tespit edilirse infaz hâkimi konutta infaz kararını kaldırabilir. Denetimli serbestlik müdürlüğü ve kolluk tarafından izleme yapılır. Toplam cezası on yıldan fazla olanlarda elektronik cihazla takip zorunludur. Dolayısıyla konutta infaz kararı, sağlık koşullarının bir daha incelenmeyeceği kesin ve değişmez bir statü oluşturmaz. 1 Bu konuyla bağlantılı olarak denetimli serbestlikten yararlanma şartları yazısı da okunabilir.
Doğum sonrası konutta infaz nasıl uygulanır?
Altı ay ve bir yıl altı ay arasındaki başvuru dönemi
Doğum tarihinden itibaren altı ay geçmiş kadın hükümlüler bakımından, toplam beş yıl veya daha az hapis cezası ya da infaz sırasında hapse çevrilen adli para cezası için dördüncü fıkra değerlendirilir. Talepte bulunulabilmesi için doğumdan itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olmalıdır. Çocuğun ölmesi veya annesinden başka birine verilmesi hâlinde konutta infaz kararı kaldırılır. 1
Doğum belgesi, çocuğun bakım durumuna ilişkin kayıtlar ve güncel infaz bilgileri birlikte sunulmalıdır. Gebelik veya doğum nedeniyle 16. madde uyarınca geri bırakma ile 110. madde uyarınca konutta infaz ayrı taleplerdir. Hangi hukuki sonucun istendiğinin belirsiz bırakılması, dosyanın yanlış ölçütle ele alınmasına neden olabilir.
Hangi suçlar ve infaz durumları kapsam dışındadır?
Dokuzuncu fıkranın istisnaları
Üçüncü ve dördüncü fıkralar hariç olmak üzere; terör suçları, örgüt kurma, yönetme veya üyelik suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bakımından özel infaz usulleri uygulanmaz. Adli para cezasından çevrilen hapis, koşullu salıverilmenin geri alınması üzerine aynen infaz edilen ceza ve 105/A maddesinin altıncı veya yedinci fıkrası uyarınca açık kuruma gönderilenler de dokuzuncu fıkradaki düzenleme kapsamında değerlendirilir. 1 Konunun ayrıntıları için terör ve örgütlü suçlarda infaz rejimi yazısına bakılabilir.
Üçüncü ve dördüncü fıkraların saklı tutulması belirleyicidir. “Terör suçunda hiçbir durumda konutta infaz olmaz” veya “adli para cezasından çevrilen hapiste konutta infaz hiçbir zaman uygulanamaz” şeklindeki genel ifadeler bu ayrımı ortadan kaldırır. Sağlık veya doğum sebebine dayanan dosya, kendi özel koşullarıyla incelenmelidir.
Mükerrirlik bakımından da hükümdeki statü ve yürürlükteki infaz rejimi görülmeden kategorik sonuç kurulamaz. Eski kararların dayandığı koşullu salıverilme yasakları ile 2025 sonrasında yürürlükte olan kurallar aynı kabul edilmemelidir.
Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme uygulanır mı?
Güncel genel kural
Kanun’un 110. maddesinin beşinci fıkrası, özel usule göre cezası çektirilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre hem koşullu salıverilme hem denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasını öngörür. Eski metinlerdeki denetimli serbestliğin uygulanmayacağı yönündeki genel anlatım güncel değildir. Bununla birlikte ilgili kurumların kendi şartları ayrıca sağlanmalıdır; özel infaz kararı otomatik tahliye tarihi üretmez. 1 Ayrıntılı açıklama için koşullu salıverilme şartları yazısına bakılması yararlı olur.
Usulün sona ermesi ve yükümlülüğe aykırılık
Özel infaz usulü, ceza kurumda çekilmeye başlandıktan sonra da kararlaştırılabilir. Hâkim, talep üzerine yöntemin sona ermesine karar verebilir; geçerli mazeret olmaksızın usule uyulmaması hâlinde de usul sona erdirilir. Sonraki infaz genel hükümlere göre kurumda sürer; özel usulde geçen süre mahsup edilir. 1 Bu başlıkla ilgili ayrıca ceza zamanaşımı ve infazın sona ermesi yazısı incelenebilir.
Yedinci fıkra uygulandığında 105/A hükümlerinin uygulanmayacağı ayrıca düzenlenmiştir. Dolayısıyla “nasıl olsa denetimli serbestliğe geçerim” düşüncesiyle yükümlülüğün ihlal edilmesi veya yöntemin sona erdirilmesinin istenmesi, hukuki sonuçları incelenmeden tercih edilmemelidir. Sağlık kaynaklı zorunlu bir ayrılma söz konusuysa bildirim ve belgeleme geciktirilmemelidir.
Başvuru dosyası nasıl hazırlanmalıdır?
İlam, koşul, belge ve talep arasındaki bağlantı
Başvuru dilekçesinde kararın tarih ve numarası, kesinleşme bilgisi, bütün infaz ilamları, istenen usul ve dayanılan 110. madde fıkrası gösterilmelidir. Konut adresi ile iletişim bilgileri açık olmalı; varsa önceki ret kararı ve bu karardan sonra değişen olgular açıklanmalıdır. İlgili süreç açık cezaevine ayrılma şartları yazısında ayrıca ele alınmıştır.
| İleri sürülen sebep | Dosyaya eklenecek belge | Talebin açıklaması |
|---|---|---|
| Yaş veya kişisel statü | Nüfus kaydı ve kesinleşmiş ilamlar | İlgili yaşın tamamlandığı ve toplam cezanın eşik içinde kaldığı |
| İş ve aile düzeni | Çalışma, vardiya ve bakım belgeleri | Hafta sonu veya gece yönteminin somut uygulanabilirliği |
| Ağır hastalık veya engellilik | Kanuni usule uygun rapor ve tedavi kayıtları | Kurumda hayatını yalnız sürdürememe ile somut durumun ilişkisi |
| Doğum sonrası dönem | Doğum ve bakım kayıtları | Başvuru zamanının ve ceza sınırının uygunluğu |
Varsayımsal olarak, 72 yaşındaki bir hükümlünün toplam üç yıl sekiz ay hapis cezası bulunması yaş ve miktar bakımından ikinci fıkranın inceleme alanına girebilir. Ancak suç türü ve diğer kapsam koşulları görülmeden kabul sonucu söylenemez. Aynı miktardaki ceza için 66 yaşındaki kişinin yalnız yaş sebebine dayanması yeterli olmayabilir; varsa başka hukuki sebep ayrıca değerlendirilir.
Ret kararına itiraz ve infazın devamı
İnfaz hâkimliği kararına karşı, güncel 4675 sayılı Kanun uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Karar ve tebligat dosyaya alınmalı; ret gerekçesinin hangi maddi veya hukuki nedenle hatalı olduğu açıklanmalıdır. Eski yedi günlük süre anlatımları güncel başvurular için kullanılmamalıdır. Başvuruda bulunmak tek başına infazı durdurmaz; gerekiyorsa uygulanabilir hukuki dayanakla ayrıca durdurma değerlendirmesi istenir. 2
Gerçek AYM kararı: zarar giderimi ile konutta infaz ilişkisi
AYM, E.2006/103, K.2009/149, 5 Kasım 2009
AYM, 5485 sayılı Kanun’la değiştirilen konutta infaz düzenlemesine yönelik iptal istemini incelemiştir. İncelemede, zararın önceden tamamen giderilmesi koşulunun kaldırılıp hukuki sorumluluğun saklı tutulması ve belirli yaş gruplarına özgü düzenleme yapılması ele alınmıştır. Mahkeme, kanun koyucunun anayasal sınırlar içinde cezaların bireyselleştirilmesine ilişkin tercih yapabileceğini belirterek iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. 4
Karar bireysel başvuru kararı değildir; belirli bir hükümlüye konutta infaz izni de vermez. Güncel bakımından yararlı yönü, tazmin sorumluluğu ile infaz biçimini ayırmasıdır. Kararda aktarılan 2006 dönemine ait yaş ve ceza eşikleri ile karar mercii, 2026 başvurularında kullanılacak güncel tablo değildir. Bugünkü koşullar için 5275 sayılı Kanun’un yürürlükteki 110. maddesi esas alınmalıdır. 1 4 Konuya ilişkin ayrı bir değerlendirme için infaz düzenlemelerinden yararlanma, suç tarihi ve geçiş hükümleri yazısına göz atılabilir.
Sonuç
Özel infaz başvurusunun başarısı, tek bir yaş veya ceza süresi bilgisine dayandırılamaz. Uygun fıkra, toplam ceza, suç istisnası, rapor usulü ve uygulanabilir yöntem birlikte ortaya konulmalıdır. Güncel düzenleme önemli imkânlar tanırken, usulün sona ermesinin sonuçlarını da açıkça belirler. Dosyanın bu bütünlük içinde hazırlanması, ret gerekçesine etkili cevap verilmesini ve hak kaybı doğurabilecek varsayımların önlenmesini sağlar. Ayrıntılı bilgi için hükümlü izinleri başlıklı yazıya başvurulabilir.
İlgili yazılar: Denetimli Serbestlik İhlali ve Cezaevine İade.
Sıkça Sorulan Sorular
Üç yıl hapis cezası alan herkes hafta sonu infazından yararlanabilir mi?
Hayır. Toplam cezanın sınır içinde olması yanında suçun niteliği, dokuzuncu fıkradaki kapsam dışı durumlar ve hâkimin değerlendirmesi önem taşır. 1
Konutta infaz için mutlaka hasta olmak gerekir mi?
Hayır. Yaş ve statüye, ağır hastalık veya engelliliğe ve doğum sonrası döneme ilişkin farklı fıkralar vardır. Her başvuru kendi koşullarıyla değerlendirilir. 1
Ağır hastalarda beş yıllık ceza sınırı devam ediyor mu?
Kanun’un 110. maddesinin üçüncü fıkrasında 2025 değişikliği sonrasında eski beş yıllık sınır bulunmamaktadır. Ağırlaştırılmış müebbet istisnası, rapor ve toplum güvenliğine ilişkin koşullar devam eder. 1
Cezaevine girdikten sonra başvuru yapılabilir mi?
Evet. Özel infaz usulüne, infaza başlandıktan sonra da karar verilebilir. Önceden gerçekleşmiş infaz ve güncel kayıtlar dosyada gösterilmelidir. 1
Konutta infaz elektronik kelepçeyle mi uygulanır?
Denetim yöntemi ilgili düzenleme ve karara göre belirlenir. Sağlık nedeniyle üçüncü fıkra kapsamında konutta infazda toplam cezası on yıldan fazla olanlarda elektronik cihazla takip zorunludur. Her dosya için aynı yöntem varsayılmamalıdır. 1
Başvuru yapınca cezaevine teslim olma yükümlülüğü kalkar mı?
Başvuru tek başına böyle bir sonuç doğurmaz. Çağrı, mevcut infaz kararı ve varsa ayrıca verilmiş durdurma kararı birlikte incelenmelidir. 1 2
Kaynakça
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, özellikle m.16, 98, 105/A, 107, 108 ve 110; 7550 sayılı Kanun değişikliklerini içeren konsolide metin.
- 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m.2, 4–6; güncel itiraz süresi.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.109; konutu terk etmeme adli kontrolü.
- AYM, E.2006/103, K.2009/149, 5/11/2009, Esasın İncelenmesi ve Sonuç; RG 21/6/2010, sayı 27619. Tarihsel norm denetimi kararıdır; eski süreler güncel kural olarak kullanılmamıştır.