İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Adli Para Cezasının Ödenmemesi ve Hapse Çevrilmesi: İnfaz Süreci ve Başvuru Yolları

Ödeme belgesi, hesap makinesi ve arka planda çalışma alanını gösteren temsili infaz görseli
Yazar: Yayın tarihi: Güncelleme: Yaklaşık 15 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilir; önce kamuya yararlı çalışma gelir. Ödeme emri, iki taksit yolu, çocuklar, çek istisnası ve başvuru yolları açıklanıyor.

Adli para cezasının ödenmemesi, cezanın ortadan kalkmasını sağlamaz. Genel rejimde ödenmeyen kısma ait gün sayısı Cumhuriyet savcısının kararıyla hapse çevrilir ve kamuya yararlı işte çalıştırma kararı verilir; programa uyulmaması kalan sürenin açık ceza infaz kurumunda geçirilmesine yol açabilir. Çocuklar ve karşılıksız çek mahkûmiyetleri gibi özel durumlar farklı kurallara tabidir. Ödeme emri, taksit kararı, ödenen tutar ve tebligat dosya üzerinden incelenmelidir.

Adli para cezası hangi borçlardan ve yaptırımlardan ayrılır?

Adli para cezası bir mahkûmiyet yaptırımıdır

Adli para cezası mahkemece hükmedilir ve Devlet Hazinesine ödenir. Mağdura verilecek tazminat, yargılama gideri, vekâlet ücreti veya idari para cezasıyla aynı değildir. Örneğin trafik idari para cezasının ödenmemesi, sırf bu nedenle 5275 sayılı Kanun m.106 uyarınca hapse çevirme işlemi yapılmasına izin vermez. Dosyada aynı anda birden fazla ödeme kalemi bulunuyorsa her birinin hukuki niteliği ayrılmalıdır. [1] [2]

Mağdura yapılan ödeme de kendiliğinden Hazinenin adli para cezası alacağını sona erdirmez. Bazı suçlarda zararın giderilmesi veya şikâyetten vazgeçme özel sonuçlar doğurabilir; bunun için o suçun kanuni düzenlemesi ve karar aşaması incelenir. Hükümlünün “borcu ödedim” demesiyle ödeme belgesinin hangi alacağa ilişkin olduğunun belirlenmesi farklı meselelerdir.

Kesinleşmiş hüküm incelenirken para cezasının doğrudan mı, hapisle birlikte mi, yoksa kısa süreli hapis yerine seçenek yaptırım olarak mı verildiği belirlenmelidir. Özellikle eski suç tarihli dosyalarda bu ayrım, zaman bakımından uygulanacak kurallar üzerinde etkili olabilir. Güncel bir internet açıklaması, bütün tarihsel dönemlere aynı şekilde uygulanamaz.

Hapis cezasının paraya çevrilmesi ile paranın hapse çevrilmesi aynı işlem değildir

TCK m.50, hüküm kurulurken kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesini düzenler. Ödenmeyen adli para cezasının infazı ise kesinleşmeden sonra 5275 m.106 kapsamında yürütülür. Hapis cezasından çevrilmiş adli para cezasının ödenmemesi hâlinde de genel olarak m.106 rejimi dikkate alınır. Seçenek tedbirlere uymamaya ilişkin TCK m.50/6, adli para cezasının ödeme usulüyle özdeşleştirilemez. [1] [2]

Ceza tutarı ve hapse çevrilecek gün sayısı nasıl belirlenir?

Hükümde gün sayısı ile bir günlük miktar ayrıdır

TCK m.52’deki sistemde mahkeme önce tam gün sayısını, ardından kişinin ekonomik ve diğer şahsi durumunu gözeterek bir gün karşılığı miktarı belirler. Kanunda aksine hüküm yoksa gün sayısı beş günden az ve yedi yüz otuz günden fazla olamaz. Güncel metinde bir gün karşılığı yüz ila beş yüz Türk lirasıdır. 7499 sayılı Kanun’la yapılan artışın 1 Haziran 2024 yürürlüğü ve önceki suçlar bakımından TCK m.7’deki lehe kanun ilkesi ayrıca dikkate alınır. [2]

Kesinleşmiş eski bir ilamdaki günlük tutar, yalnız güncel sınırlar arttığı için infaz savcılığınca yeniden belirlenmez. İnfaz hesabında ilamdaki gün sayısı, günlük tutar, ödeme kayıtları ve varsa uyarlama kararı esas alınır. “Bugün bir gün kaç lira?” sorusunun cevabı, her kesinleşmiş dosyada aynı rakamı kullanma yetkisi vermez.

TCK m.63’teki günlük 500 TL mahsup tutarı ise farklı bir işlemdir; önceki özgürlük kısıtlamasının adli para cezasından mahsubuna ilişkindir. Ödenmeyen her para cezasının otomatik olarak 500 TL’ye bölünüp hapse çevrileceği söylenemez. [2]

Varsayımsal hesap: kısmi ödeme kalan gün sayısını etkiler

Tamamen açıklama amacıyla, hükümde 180 gün karşılığı günlük 200 TL üzerinden 36.000 TL adli para cezası bulunduğu varsayılsın. Dosyaya işlenmiş 12.000 TL ödeme, bu örnekte 60 günlük tutara denk gelir. Ödenmeyen 24.000 TL’nin karşılığı 120 gündür. Genel m.106/3 rejiminde kamuya yararlı çalışmada iki saat bir gün sayıldığından bu bölüm 240 saatlik çalışma karşılığına sahiptir. Günlük programın nasıl kurulacağı denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir; örnek, otomatik bir tahliye tarihi vermez. [1]

Aynı örnekte günlük dört saatlik bir programın usulüne uygun belirlendiği varsayılırsa 240 saatlik çalışma, 60 fiilî çalışma günü demektir. “Bir gün karşılığı” ile “işe gidilen takvim günü” bu nedenle aynı sayı olmayabilir. Çalışılan saatler ve programa uyum kayıtları düzenli tutulmalıdır.

Özel kanunlarda doğrudan miktar olarak düzenlenen cezalar veya eski para birimli ilamlar ayrıca incelenir. TCK dışındaki kanunlar bakımından 5275 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi gibi özel çevirme kuralları bulunabilir. Bütün adli para cezalarını tek bir sabit günlük rakama bölmek, hükümde zaten belirlenmiş gün sistemini bozabilir.

Ödeme emri geldiğinde hangi süreler ve belgeler kontrol edilir?

Savcının otuz günlük işlemi ile hükümlünün ödeme süresi karıştırılmamalıdır

İlam Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. 5275 m.106/2’de savcının otuz gün içinde ödeme emri tebliğ etmesi düzenlenir. Bu süre, hükümlünün bütün durumlarda karar tarihinden başlayan otuz günlük ödeme süresi olduğu anlamına gelmez. Ödeme ve taksit başlangıcı, hükümdeki mehil veya taksit kararı ile usulüne uygun ödeme emri üzerinden belirlenmelidir. Özellikle m.106/6’daki taksit imkânı bir aylık süre üzerinden kurulmuştur. Bir ay ile otuz gün ifadeleri gelişigüzel birbirinin yerine kullanılmamalıdır. [1]

Ödeme emrindeki dosya numarası, mahkeme kararı, toplam ve kalan tutar, taksit açıklaması, tebliğ tarihi ve ödeme yeri kontrol edilir. Ödeme, ilgili infaz dosyasıyla eşleşen resmî tahsil kanalı üzerinden yapılmalı; makbuz dosyaya sunulup infaz kaydına işlendiği takip edilmelidir. Banka dekontu veya tahsil belgesinin başka bir dosyaya ait olması, bu cezaya ilişkin infaz işlemini kendiliğinden durdurmaz.

Tebligatın usulsüzlüğü somutlaştırılmalıdır

Hangi adrese, kime, ne zaman ve hangi usulle tebligat yapıldığı belirlenmeden “elime geçmedi” savunması yeterli olmayabilir. Tebligat mazbatası, adres kayıtları ve ilgili teslim veya elektronik tebligat belgeleri istenmelidir. Usulsüzlük iddiası varsa öğrenme tarihi de delillendirilerek hangi işlemin neden hukuka aykırı olduğu açıklanmalıdır. Sadece bir yakın tarafından teslim alınmış olması, tebligatın mutlaka geçersiz olduğunu göstermez. [6]

Taksitlendirme hangi aşamada mümkündür?

Mahkemenin TCK m.52/4 uyarınca verdiği mehil ve taksit kararı

Mahkeme, ekonomik ve şahsi hâlleri değerlendirerek kesinleşmeden itibaren bir yılı geçmeyen ödeme süresi tanıyabilir veya cezanın taksitlerle ödenmesine karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz. Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen cezanın hapse çevrileceği kararda belirtilir. [2]

Bu karar, hüküm aşamasına aittir. Kesinleşmiş hükümde belirlenen takvim, kişinin tek taraflı olarak küçük tutarlar yatırmasıyla yeni bir taksit planına dönüşmez. Ödeme güçlüğü ve hatalı tahsil işlemi farklı hukuki sorunlardır; talepler uygun mercie yöneltilmelidir.

Hükümde taksit yoksa infaz aşamasındaki üçte bir imkânı

5275 m.106/6’ya göre hükümde taksitlendirme bulunmuyorsa, bir aylık süre içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine kalan kısım birer ay arayla iki eşit taksitte ödenebilir. Yalnız dilekçe vermek, kanunun aradığı üçte birlik ödemenin yerine geçmez. Kalan bölümün ilk taksiti süresinde ödenmezse ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır. [1]

İmkânTemel koşulDosyada aranacak belge
Hükümde mehilTCK m.52/4 kapsamında mahkeme kararıHüküm fıkrası, kesinleşme tarihi
Hükümde taksitEn az dört taksit; toplam süre en çok iki yılKarar, takvim, ödeme makbuzları
İnfazda taksitHükümde taksit olmaması; bir ayda üçte bir ödeme ve talepÖdeme emri, üçte bir ödeme, talep kaydı
Sonradan bakiye ödemeİnfaz veya çalışma ile düşen günlerin dışındaki tutarın ödenmesiGüncel bakiye hesabı ve tahsil belgesi

İki taksit yolunun karşılaştırılması

KonuTCK m.52/45275 sayılı Kanun m.106/6
AşamaHüküm kurulurkenİnfaz aşamasında
Temel koşulEkonomik ve kişisel hâllerin mahkemece değerlendirilmesiHükümde taksit bulunmaması; bir ay içinde üçte bir ödeme ve istem
DüzenEn çok iki yıllık taksit süresi; en az dört taksitKalan bölümün birer ay arayla iki eşit taksiti
AksamaKalan kısmın tamamının tahsili ve infaz sonuçlarıİlk taksit ödenmezse ikinci taksit izninin hükümsüz kalması

Bir ödeme planının kabul edildiği düşünülüyorsa bunun yazılı karar veya işlem kaydı dosyada bulunmalıdır. Başvurunun yapılmış olması, istenen taksit düzeninin kabul edildiği anlamına gelmez.

Ödeme yapılmazsa genel infaz süreci nasıl işler?

Kamuya yararlı işte çalıştırma aşaması

M.106/3 uyarınca savcı, ödenmeyen kısma ait gün sayısını hapse çevirerek kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya karar verir. Günlük çalışma süresi en az iki, en fazla sekiz saattir ve denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. İki saatlik çalışma bir gün karşılığı sayılır. Bu işleyiş, her ödenmeyen adli para cezasında doğrudan cezaevine alınmanın genel kural olduğunu söylemeyi engeller; özel kanun istisnaları saklıdır. [1]

Hükümlünün iş programını, çağrılarını ve uyarılarını takip etmesi gerekir. Sağlık veya fiilî imkânsızlık iddiası, görevlilerle iletişim kurulmadan programın bırakılması şeklinde yürütülmemelidir. Mazereti gösteren rapor ve belgeler zamanında dosyaya sunularak program ve karar üzerinde hukuki değerlendirme istenebilir.

Programa uyulmamasının sonucu

Program ile görevlilerin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uyulmaması hâlinde çalışılan günler mahsup edilir; kalan kısım açık kurumda infaz olunur. Dosyada gerçekten hangi çağrının tebliğ edildiği, hangi yükümlülüğün yerine getirilmediği ve çalışılan saatlerin nasıl düşüldüğü önemlidir. İhlal tespiti ile bakiye hesabı ayrı ayrı denetlenmelidir. [1]

Çağrı, tebligat ve uyarı kayıtları, kurumda infaza geçişin denetiminde önemlidir. Yargıtayın 22 Mayıs 2026 tarihli kararında aktarılan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği 41/7 düzenlemesi, bu kapsamdaki çağrı ve başvuru süreci ile başka cezadan kurumda bulunan kişinin durumunu ele almaktadır. Somut başvuruda çağrı belgesinin süresi ve bildirilen sonuçlar dikkatle incelenmelidir. [7]

Adli para cezasının hapse çevrileceği hükümde yazılmamış olsa dahi m.106/5 gereğince genel infaz hükmü uygulanabilir. Buna karşılık bu hüküm, hatalı tebligatı veya yanlış gün hesabını hukuka uygun hâle getirmez.

Hapis üst sınırı, koşullu salıverilme ve sonradan ödeme

Üç ve beş yıllık sınırlar ceza borcunun bütününü silmez

Adli para cezası yerine çektirilen hapis tek hükümde üç yılı; birden fazla hükümde beş yılı geçemez. Bu sınırlar parasal borcun her durumda aynı anda tamamen sona erdiği anlamına gelmez. İnfaz edilen hapis veya çalışma, cezanın tamamına denk gelmiyorsa kalan tutar m.106/11 kapsamında 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil edilmek üzere ilgili mali makama gönderilir. [1]

Bu süreler, ceza zamanaşımı süreleri değildir. “En fazla üç yıl yatarım, bütün borç biter” yaklaşımı, hem özgürlük hem malvarlığı yönünden yanlış bir planlamaya yol açabilir. [1]

Genel denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme uygulanmaz

M.105/A/4, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen ceza için o maddedeki denetimli serbestlik usulünü dışlar. M.106/9 da koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. Burada m.106/3 uyarınca denetimli serbestlik müdürlüğünün yürüttüğü çalışma programı ile m.105/A kapsamında cezaevinden ayrılma birbirinden farklıdır. Aynı kurumun işlem yapması, aynı hukuki rejimin uygulandığını göstermez. [1]

M.106/9’daki erteleme yasağı, güncel metinde m.16 hükümleri saklı tutularak düzenlenmiştir. Dolayısıyla ağır hastalık gibi durumlarda sağlık nedeniyle infazın ertelenmesi koşulları ayrıca incelenir. “Hiçbir şartta erteleme mümkün değildir” genellemesi güncel kanunu yansıtmaz. Özel infaz usulleri bakımından da m.110’un kendi koşulları ve istisnaları değerlendirilmelidir.

Eski suç tarihli dosyalar ayrıca önemlidir. Yargıtayın 2026 tarihli kararında, 1 Haziran 2005 ile 1 Mart 2008 arasındaki suçlardan kaynaklanan kısa süreli hapisten çevrilmiş para cezaları bakımından tarihsel uygulama ayrımına yer verilmiştir. Bu nedenle güncel genel kural, önceki bütün dönemleri kapsayan istisnasız bir ifade hâline getirilmemelidir. [7]

Bakiye ödenirse infaz sona erebilir

Hükümlü, hapis veya çalışma ile infaz edilmiş günler dışındaki günlerin parasını öderse hapisten çıkarılır veya kamuya yararlı çalışma sona erer. Bu nedenle güncel bakiye hesabı alınmalıdır. Başka ilam, tutuklama veya infaz engeli varsa yalnız bu borcun ödenmesi kişinin bütün dosyalar bakımından serbest kalacağını göstermez. [1]

Sağlık ve doğum nedeniyle özel infaz imkânları

Para cezasından çevrilen hapis bakımından bütün özel infaz yollarının kapalı olduğu da söylenemez. Güncel 110/3, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle kurum koşullarında hayatını yalnız sürdürememe ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmama koşullarıyla konutta infazı düzenler; para cezası infazda hapse çevrilenler açıkça kapsamda anılır. Gerekli sağlık tespiti 16/3’teki usule bağlanmıştır. [1]

110/4, doğumdan sonra belirli süreler ve diğer koşullarla hükümlü kadınlar için ayrı bir konutta infaz imkânı içerir. 110/9’daki genel kapsam dışı bırakma, üçüncü ve dördüncü fıkraları saklı tutar. Bu özel yollar için yalnız ödeme güçlüğü yeterli değildir; her birinin sağlık, süre ve kişisel durum koşulları belgelenmelidir. Özel infaz kararı, para cezasına bağlı rejimi kendiliğinden doğrudan hapis cezasının rejimine dönüştürmez. [1]

Çocuklar ve karşılıksız çek dosyalarında özel kurallar

Çocuk hakkında hükmedilen adli para cezası hapse çevrilemez

M.106/4 uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevirme yapılamaz; tahsil rejimi uygulanır. Değerlendirme, yalnız ödeme emri günündeki nüfus yaşına indirgenmemelidir; mahkûmiyetin çocuk olarak işlenen suça ilişkin niteliği incelenmelidir. Bu hüküm çocuk hakkında verilmiş bağımsız hapis cezasını ortadan kaldırmaz. [1]

Karşılıksız çek cezasında kamuya yararlı çalışma istisnası

5941 sayılı Çek Kanunu m.5/11, ilgili suç için verilen adli para cezası ödenmezse kamuya yararlı işte çalıştırma kararı verilmeden doğrudan hapse çevrilmesini öngörür. Bu özel hüküm, genel süreç anlatımında mutlaka ayrılmalıdır. Ayrıca m.6’da çek bedelinin kanunda belirtilen faiziyle tamamen ödenmesi veya şikâyetten vazgeçme hâlinde özel sonuçlar düzenlenir. Kesinleşmeden sonra mahkemece hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, Hazinenin adli para cezasını ödemekten farklı bir yoldur. [4] Bu başlıkla ilgili ayrıca yasaklanmış hakların geri verilmesi yazısı incelenebilir.

Gerçek yargı kararları neyi gösteriyor?

AYM: Koşullu salıverilme yasağına ilişkin çoğunluk ve karşıoy

AYM, 13 Mayıs 2010 tarihli E.2009/15, K.2010/64 sayılı kararıyla m.106/9’un o tarihteki ilk cümlesine ilişkin itirazı reddetmiştir. Çoğunluk, doğrudan hapse mahkûm olanlarla para cezası hapse çevrilenlerin aynı hukuki konumda bulunmadığını ve sonradan ödeme imkânını değerlendirmiştir. Dört üye karşıoy kullanmış; özgürlükten yoksun kalma yönünden eşitlik ve ceza adaleti sorunlarına dikkat çekmiştir. [5]

Bu karar kamuya yararlı çalışma sisteminin 2014’teki değişikliğinden ve m.16 istisnasının 2020’de açıkça eklenmesinden öncedir. Güncel işlemler eski kararın aktardığı kanun metniyle yürütülemez; kararın anayasal tartışması ile bugünkü infaz basamakları ayrılmalıdır.

Yargıtay: Yakına yapılan tebligatın geçerliliği ayrıca incelenir

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 3 Mayıs 2024 tarihli E.2024/1075, K.2024/3133 sayılı kararında adli para cezasının infazına ilişkin usulüne uygun tebligatın bizzat hükümlüye teslim edilmesinin şart olmadığını belirtmiştir. Somut olayda aynı konutta yaşayan ağabeye yapılan tebligatın zamanaşımını kesici etkisi değerlendirilmiş; sırf şahsen teslim alınmadığı gerekçesine dayalı karar bozulmuştur. Bu sonuç, her yakın tesliminin geçerli olduğu anlamına gelmez; kanuni tebligat koşulları aranır. [6] Konunun ayrıntıları için ceza zamanaşımı ve infazın sona ermesi yazısına bakılabilir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 22.05.2026: Başka hapis cezalarıyla birlikte infaz

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22 Mayıs 2026 tarihli, 2024/1070 E., 2026/4225 K. sayılı kararında, doğrudan hapis cezalarıyla adli para cezasından çevrilen günlerin aynı hesapta ele alınması tartışılmıştır. Daire, para cezasından çevrilen bölümün kurumda infaz aşamasına gelmeden toplama kararına alınamayacağını açıklamıştır. Kamuya yararlı çalışma aşamasında olan cezanın durumu müddetnamede görünür tutulmalıdır. [7]

Kararda ayrıca, para cezasından çevrilen hapsin diğer süreli hapis cezaları için belirlenen 28 yıllık koşullu salıverilme sınırı içinde eritilemeyeceği kabul edilmiştir. Kurumda infaz aşamasına gelindiğinde 106. maddenin kendine özgü kuralları uygulanır. Bu kararın önemi, “hapis” kelimesiyle anılan bütün infaz kalemlerinin aynı rejime tabi olmadığını somut biçimde göstermesidir. [7]

Hatalı işleme karşı başvuru nasıl hazırlanır?

İnfaz hâkimliği, savcının infaz kararlarına yönelik şikâyetleri inceler. Dilekçede yanlış gün sayısı, dikkate alınmayan ödeme, usulsüz tebligat, çocukluk durumu veya uygulanmayan özel hüküm somutlaştırılmalıdır. İlam, ödeme emri, tebligat kaydı, tahsil belgeleri, çalışma cetveli ve hapse çevirme kararı birlikte sunulmalıdır. Mahkûmiyetin esasına yönelik kanun yolu (istinaf, temyiz) ile kesinleşmiş cezanın infazına yönelik başvuru birbirinin yerine geçmez. [3]

4675 m.5’teki şikâyet süresi öğrenmeden itibaren on beş gün, her durumda işlemden itibaren otuz gündür. İnfaz hâkimi kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Başvuru otomatik durdurma sağlamaz; açık hukuka aykırılık ve giderilmesi güç sonuçlar birlikte gösterilerek ayrıca durdurma istenebilir. İnfaz hâkimliğine başvuru ve itiraz ile müddetname ve hesap denetimi yazıları bu aşamayı tamamlar. Birden fazla cezanın birlikte infazı söz konusuysa birden fazla cezanın infazı ve içtima yazımıza da bakabilirsiniz. [3]

Etkili başvuru için belge listesi

  • Kesinleşmiş hüküm ve günlük para miktarını gösteren hüküm fıkrası.
  • Ödeme emri, tebligat belgesi ve öğrenmeye ilişkin kayıtlar.
  • Yapılmış bütün ödemelerin makbuzları ve dosyaya işlenme bilgisi.
  • Taksit veya mehil kararı ve ödeme takvimi.
  • Kamuya yararlı çalışma kararı, çağrı, program, uyarılar ve saat dökümleri.
  • Sağlık veya diğer mazeret belgeleri ile bunların sunulduğunu gösteren kayıtlar.
  • Hapse çevirme, kuruma gönderme ve varsa toplama kararları.

Örneğin bir ödemenin hesaba alınmadığı ileri sürülüyorsa, makbuzun tarihi, tutarı, dosya numarası ve hangi bakiye kalemini değiştirdiği açıkça gösterilmelidir. Çalışma yükümlülüğüne uyulmadığı gerekçesine karşı ise yalnız “çalıştım” denilmesi yerine katılım çizelgesi, görevlendirme ve uyarı kayıtları sunulmalıdır. Güçlü başvuru, her iddiayı doğrudan ilgili işlemle ilişkilendirir.

Başvuru konusu ve hesap talebi aynı usule mi tabidir?

Para cezasının infaz işlemine şikâyet

Hapse çevirme veya kamuya yararlı çalışmaya ilişkin belirli bir savcılık işleminin hukuka aykırılığı ileri sürülüyorsa, işlem tarihi ve öğrenme tarihi gösterilerek 4675 sayılı Kanun’daki şikâyet rejimi incelenir. Buna karşılık çektirilecek cezanın hesabında duraksamanın giderilmesi talebi, 5275 m.98/1-b kapsamında farklı nitelik taşıyabilir. Yukarıda açıklanan 15 ve 30 günlük süreler, bütün hesap uyuşmazlıklarına otomatik olarak uygulanmamalıdır. Verilmiş infaz hâkimliği kararına itirazın iki haftalık süresi ise ayrıca korunmalıdır. [1] [3]

Cezaevinde bulunan kişinin çalışma dosyası

Başka hapis cezası nedeniyle kurumda bulunan kişi hakkında kamuya yararlı çalışma kararı verilmesi, bu çalışmanın kurumda fiilen yapılabildiğini göstermez. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 41/7 düzenlemesi ve 2026 tarihli karar uyarınca ilgili dosyanın salıverilmeden sonra infaz edilmek üzere bekletilmesi gündeme gelir. Bu durumda yalnız “hapse çevrildi” kaydı üzerinden kurumda infaz aşamasına geçildiği varsayılamaz. [7]

Çalışma dosyasının beklemesi, para cezasının silinmesi anlamına gelmez. Ödeme imkânı, kalan gün sayısı ve ileride çalışma yükümlülüğünün nasıl yürütüleceği ayrıca değerlendirilir. Özellikle uzun süreli hapis cezalarıyla birlikte bulunan para cezaları için içtima ve 28 yıl sınırına ilişkin ayrıntılı inceleme tamamlayıcıdır.

Kayıtların birbirini doğrulaması

Ödeme emri, tahsil makbuzu ve infaz bürosundaki bakiye kaydı aynı dosyayı göstermelidir. Kamuya yararlı çalışmada programlanan saat ile gerçekten çalışılan saat ayrılmalıdır. Kurumda infaz aşamasına geçilmişse, önceki ödeme ve çalışmaların kalan süreden düşülmesi gerekir. Denetimin amacı kişinin yalnız bir evrak sunması değil, o belgenin yanlış olduğu ileri sürülen infaz sonucunu nasıl değiştirdiğini açıklamasıdır.

Sonuç

Adli para cezasında etkili hukuki çalışma, ödeme gücü sorunuyla infaz işleminin hukuka uygunluğunu birbirinden ayırır. Süresinde taksit talebi, doğru dosyaya yapılan ödemenin kayda geçirilmesi, çalışma süresinin mahsubu ve özel kanun hükümlerinin belirlenmesi doğrudan sonuç doğurabilir. Ödenmeyen tutarın hapse dönüşmesini yalnız toplam para miktarına bakarak hesaplamak yeterli değildir; kesinleşmiş hüküm ve tüm infaz kayıtları birlikte incelenmelidir.

Ceza yargılaması ve infaz süreçlerinde hukukî destek için ceza avukatlık hizmetlerimize göz atabilirsiniz.

İlgili yazılar: Hapis Cezasının Paraya Çevrilmesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli para cezası ödenmezse doğrudan cezaevine mi girilir?

Genel m.106/3 rejiminde kamuya yararlı işte çalıştırma aşaması vardır. Karşılıksız çek gibi özel kanun istisnaları ayrı değerlendirilir.

Mahkeme taksit vermediyse artık taksit mümkün değil mi?

M.106/6, bir aylık süre içinde üçte bir ödeme ve talep koşuluyla kalan tutarın iki eşit taksitte ödenmesine imkân tanır. Sadece dilekçe verilmesi yeterli değildir.

Paranın bir kısmını ödemek neyi değiştirir?

Ödemenin dosyaya işlenmesiyle ödenmeyen kısma ait gün hesabı değişir. Kısmi ödeme, izin verilmiş yeni bir taksit planı bulunduğu anlamına gelmez.

Cezaevine girdikten sonra ödeme yapılabilir mi?

İnfaz edilen günler dışındaki günlerin karşılığı ödenirse bu cezaya ilişkin hapis sona erer. Başka dosyalardan kaynaklanan özgürlük kısıtlamaları ayrıca incelenir.

Üç yıl hapis çekilince bütün para borcu silinir mi?

Her zaman değil. Hapis veya çalışma cezanın tamamına denk gelmiyorsa kalan tutarın kamu alacağı olarak tahsili gündeme gelebilir.

Adli para cezasından çevrilen hapiste denetimli serbestlik var mı?

105/A kapsamındaki cezaevinden ayrılma usulü uygulanmaz. M.106/3’teki kamuya yararlı çalışma, farklı bir infaz mekanizmasıdır.

Her 500 TL borç bir gün hapis midir?

Hayır. TCK m.63’teki 500 TL, önceki özgürlük kısıtlamasının adli para cezasından mahsubuna ilişkindir. Ödenmeyen bölümün gün karşılığı, kesinleşmiş hüküm ve ilgili infaz kurallarına göre belirlenir. [1] [2]

Kamuya yararlı işte iki saat çalışma neye karşılık gelir?

106/3 sisteminde bir güne karşılık gelir. Günlük program en az iki, en fazla sekiz saat olarak belirlenir; fiilen çalışılan takvim günüyle ceza karşılığı gün sayısı farklı olabilir. [1]

Üç ve beş yıllık süreler zamanaşımı mıdır?

Hayır. Bunlar adli para cezası yerine çektirilen hapsin üst sınırlarıdır. Kalan para bölümünün tahsili ve zamanaşımı kendi hükümleriyle ayrıca değerlendirilir. [1]

Para cezasından çevrilen hapis için konutta infaz hiç mümkün değil midir?

Bu şekilde kesin bir genelleme doğru değildir. Güncel 110/3 ve 110/4’te sağlık veya doğumla bağlantılı özel koşullar bulunmaktadır. Kanuni şartlar ve gerekli belgeler ayrı değerlendirilir. [1]

Kaynakça

  1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m.4, 16, 105/A/4, 106, 110 ve geçici m.1. Resmî metin
  2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7, 50, 52 ve 63; 7499 sayılı Kanun’a ilişkin değişiklik ve yürürlük notları. Resmî metin
  3. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m.4–6. Resmî metin
  4. 5941 sayılı Çek Kanunu, m.5/11 ve 6. Resmî metin
  5. AYM, E.2009/15, K.2010/64, 13/5/2010, esas incelemesi, sonuç ve karşıoylar; karar tarihindeki kanun metni hakkında. Karar metni
  6. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E.2024/1075, K.2024/3133, 3/5/2024, gerekçe 2–3 ve hüküm. Karar metni
  7. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 22.05.2026, 2024/1070 E., 2026/4225 K., özellikle II. Gerekçe, bent 3–10 ve III. Karar. Karar metni

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları