İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Ceza Soruşturması Devam Ederken Malvarlığına Elkoyma ve Kayyım Atanması: Şartlar, Yetkiler, İtiraz ve Kaldırma

Ceza soruşturmasında malvarlığına elkoyma ve kayyım atanmasını anlatan; hukuk kitapları, adalet terazisi, elkoyma ve kayyım dosyaları ile tokmağın bulunduğu temsili hukuk sahnesi
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 25 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Ceza soruşturması sırasında malvarlığına elkoyma ile kayyım atanması aynı tedbir değildir. CMK m.128; suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunan malvarlığı değerlerini, CMK m.128/10 bunların yönetimini, CMK m.133 ise suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından gereklilik bulunması hâlinde şirket yönetimini konu alır. Tedbirin kapsamı, karar mercii, itiraz yolu, süresi ve kaldırılması somut hukukî dayanağa göre ayrı değerlendirilmelidir.

Malvarlığına elkoyma ve kayyım atanması, ceza muhakemesinin geçici koruma tedbirleridir. Amaç, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadan kişiyi cezalandırmak değil; delilleri, muhtemel müsadereyi, şirket kayıtlarını ve ekonomik değeri güvence altına almaktır. Buna rağmen bu tedbirler; banka hesabına erişimi, taşınmaz ve araç tasarrufunu, ortaklık haklarını ve şirket yönetimini doğrudan sınırladığı için mülkiyet hakkı ile teşebbüs özgürlüğü üzerinde ağır sonuçlar doğurur.

Bu nedenle “hakkında soruşturma var” veya “şirkette şüpheli işlem bulundu” şeklindeki soyut değerlendirmeler tek başına yeterli değildir. Her tedbir bakımından kanunî dayanak, katalog suç, şüphe derecesi, suç ile malvarlığı veya şirket faaliyeti arasındaki bağ, karar mercii, rapor şartı, gereklilik, ölçülülük ve güncel başvuru yolu ayrı ayrı incelenmelidir.

Elkoyma, Kayyım, Dondurma ve Müsadere Aynı Kurum Değildir

Bir ceza dosyasında “hesaba bloke”, “malvarlığına tedbir”, “şirkete kayyım” veya “malvarlığının dondurulması” ifadeleri kullanılsa da hukukî dayanak aynı olmayabilir. İlk yapılması gereken, kararın hangi kanun maddesine dayandığını belirlemektir.

KurumTemel dayanakKonusu ve amacıKarar merciiTemel sonuç
Genel elkoymaCMK m.123 ve m.127Delil veya müsadereye konu eşya ve kazancı muhafaza etmekHâkim; gecikmesinde sakınca varsa kanundaki şartlarla savcı/kollukEşya veya değer adliyenin eli altına alınır
Taşınmaz, hesap, hak ve alacaklara elkoymaCMK m.128Suçtan elde edildiğine dair somut delil bulunan belirli malvarlığı değerini güvence altına almakYalnız hâkimSicile şerh, hesap veya hak üzerinde tasarruf sınırlaması
Bilişim suçlarında hesabı askıya alma ve elkoymaCMK m.128/ABelirli bilişim yoluyla hırsızlık, dolandırıcılık ve kart suçlarında suça konu menfaati hızla korumakİlk askıya alma mali kuruluşça; elkoyma hâkim veya acil hâlde savcı, ardından hâkim onayıHesap en fazla 48 saat askıya alınabilir; suça konu menfaate elkonulabilir
Malvarlığı yönetim kayyımıCMK m.128/10Elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların ekonomik değerini yönetmekYalnız hâkimBelirli malvarlığı değeri kayyım tarafından yönetilir
Şirket yönetimine kayyımCMK m.133Suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiği şüphesinde maddi gerçeği ortaya çıkarmak ve şirket işlerini yönetmek/denetlemekSoruşturmada hâkim, kovuşturmada mahkemeDenetim kayyımı veya yönetim yetkilerinin kayyıma devri
Malvarlığının dondurulması6415 sayılı KanunTerörizmin finansmanında malvarlığının transfer ve tasarrufunu önlemekKararın türüne göre Cumhurbaşkanı, bakanlar ve ağır ceza mahkemesi denetimiTasarruf yetkisi kaldırılır veya sınırlandırılır
MüsadereTCK m.54–55 ve özel hükümlerSuçla bağlantılı eşya veya kazancı kesin hükümle devlete geçirmekMahkemeMülkiyetin kesin olarak devlete geçmesi

Tedbirin adı değil, kararın hukukî dayanağı belirleyicidir. Bankanın kendi iç kontrolüyle koyduğu geçici bloke, CMK m.128 elkoyması, CMK m.128/A askıya alma işlemi ve 6415 sayılı Kanun uyarınca malvarlığının dondurulması aynı usule tabi değildir.

CMK m.128 Kapsamında Malvarlığına Elkoymanın Şartları

CMK m.128, taşınmazlara, banka hesaplarına, araçlara, hak ve alacaklara ve diğer malvarlığı değerlerine yönelik özel elkoyma tedbirini düzenler. Bu tedbirin uygulanabilmesi için kanundaki şartların birlikte bulunması gerekir.

Soruşturulan suç katalogda yer almalıdır

CMK m.128 her suç için uygulanamaz. Madde; Türk Ceza Kanunundaki soykırım ve insanlığa karşı suçlar, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, organ veya doku ticareti, hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, uyuşturucu ticareti, parada sahtecilik, belirli örgüt suçları, ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma, tefecilik, zimmet, irtikâp, rüşvet, devlet güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar ile devlet sırlarına karşı suçların yanında; silah kaçakçılığı, bankacılık zimmeti, hapis cezası gerektiren kaçakçılık suçları ve belirli kültür varlığı suçlarını kapsayan sınırlı bir katalog kurar.

İsnat edilen suç katalogda değilse, sırf suçun ağır olduğu veya mali bir yön taşıdığı gerekçesiyle CMK m.128 uygulanamaz. Bununla birlikte aynı olayda CMK m.123, özel bir kanun veya başka bir koruma tedbiri koşulları varsa bunlar ayrıca değerlendirilebilir.

Suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunmalıdır

İlk şüphe ekseni, soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ilişkindir. Soyut ihbar, varsayım, suçun hukuki niteliği veya tek başına şirket ortaklığı bu ağır müdahale için yeterli görülmemelidir.

Kararda; hangi somut işlem, belge, mali hareket, iletişim kaydı veya diğer delilin kuvvetli şüphe oluşturduğu açıklanmalıdır. Gizlilik nedeniyle bütün deliller ayrıntısıyla açıklanamayabilir; ancak denetlenebilir bir gerekçe bulunması zorunludur.

Malvarlığının suçtan elde edildiğine dair ayrıca somut delile dayalı kuvvetli şüphe aranır

CMK m.128 bakımından iki ayrı bağlantı kurulmalıdır:

  • Katalog suçun işlendiğine ilişkin somut delil,
  • Elkonulan malvarlığı değerinin bu suçtan elde edildiğine ilişkin somut delil.

Şüpheli veya sanığın sahip olduğu bütün malvarlığına, herhangi bir edinim tarihi, finansman kaynağı veya suçla bağlantı analizi yapılmadan topluca tedbir konulması; kanunilik, gerekçe ve ölçülülük yönünden ciddi itiraz doğurur.

Malvarlığının suç tarihinden önce edinilmiş olması, meşru gelir ve ödeme belgeleri, miras, kredi, satış, şirket kazancı veya üçüncü kişi finansmanı gibi unsurlar suçtan elde edilme bağının kurulup kurulamadığı bakımından önemlidir. Buna karşılık edinim tarihi tek başına kesin sonuç doğurmaz; muvazaa, ikame değer veya suç gelirinin başka değere dönüştürülmesi iddiası varsa bu iddia da somutlaştırılmalıdır.

Malvarlığı şüpheli veya sanığa ait olmalıdır

CMK m.128’de sayılan malvarlığı değeri şüpheli veya sanığa ait olmalıdır. Kanun, bu değerin başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde de elkoymaya izin verir. Ancak başka kişinin zilyetliğinde bulunmak ile başka kişiye ait olmak aynı şey değildir.

Eş, aile bireyi, şirket ortağı veya üçüncü kişi adına kayıtlı değerin gerçekte şüpheli veya sanığa ait olduğu ileri sürülüyorsa, görünürdeki kayıt ile gerçek mülkiyet arasındaki ilişkinin somut delillerle gösterilmesi gerekir. Üçüncü kişinin iyi niyetli ve gerçek hak sahipliği iddiası ayrıca incelenmelidir.

Malvarlığı değeri somut olarak belirlenmelidir

Karar, “şüphelinin bütün malvarlığı” gibi belirsiz ve sınırsız bir ifadeyle yetinmemelidir. Taşınmaz, hesap, taşıt, pay, alacak veya diğer değer; mümkün olduğunca sicil, hesap, plaka, şirket, pay oranı ve benzeri ayırt edici bilgilerle belirlenmelidir.

Belirlilik şartı; kararın doğru uygulanması, suçla bağın denetlenmesi, üçüncü kişi haklarının korunması ve tedbirin gereğinden genişlememesi bakımından önemlidir.

Yetkili kurum raporu alınmalıdır

CMK m.128 uyarınca elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine alanındaki yetkili birim veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır.

Kanunda rapor için üç aylık süre, özel sebepler zorunlu kıldığında talep üzerine iki aylık ek süre öngörülmüştür. Raporun yalnız sonuç cümlesinden ibaret olmaması; malvarlığının edinim kaynağı, işlem tarihleri, şirket veya hesap bağlantıları ve suçtan elde edilme iddiasını denetlenebilir biçimde açıklaması gerekir.

CMK m.128/A’da özel olarak rapor şartının aranmayacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm, m.128 bakımından raporun gereksiz olduğu anlamına gelmez; iki madde ayrı rejimlerdir.

CMK m.128 kararını yalnız hâkim verebilir

CMK m.128/9 açık biçimde, bu madde kapsamında elkoymaya ve m.128/10 uyarınca kayyım atanmasına ancak hâkimin karar verebileceğini düzenler. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının CMK m.128 kapsamında doğrudan elkoyma veya malvarlığı yönetim kayyımı kararı verme yetkisi yoktur.

Bu özel kural, CMK m.127’deki genel elkoyma usulünden ayrılır. Kararda genel elkoyma ile CMK m.128’in birbirine karıştırılması, hukukî dayanak ve yetki itirazına neden olabilir.

Tedbir ölçülü olmalıdır

Kanunî şartların bulunması, her malvarlığı değerine ve en ağır yöntemle müdahale edilmesini otomatik olarak haklı kılmaz. Tedbir:

  • Amaç bakımından elverişli,
  • Aynı amaca daha hafif bir araçla ulaşılamadığı için gerekli,
  • Kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında adil denge kuracak ölçüde orantılı

olmalıdır.

Taşınmaz ve araçlarda sicile şerh, banka hesabında yalnız şüpheli tutarın sınırlandırılması, şirketin tamamı yerine belirli paya elkoyma veya yönetimin tümüyle devri yerine denetim kayyımı gibi daha hafif seçenekler somut olayda değerlendirilmelidir.

CMK m.128 Kapsamında Hangi Malvarlığı Değerlerine Elkonulabilir?

Taşınmazlar

Taşınmaza elkoyma kararı tapu kütüğüne şerh verilerek icra edilir. Taşınmaz fiilen şüphelinin kullanımında kalabilir; ancak satış, devir, ipotek ve diğer tasarruflar kararın kapsamına göre sınırlandırılır.

Taşınmazın tamamı yerine belirli pay veya belirli bağımsız bölüm suçla bağlantılıysa, tedbirin kapsamının bu değerle sınırlandırılması ölçülülük bakımından ileri sürülebilir.

Kara, deniz ve hava ulaşım araçları

Araçlar hakkındaki karar ilgili sicile şerh verilmek suretiyle uygulanır. Aracın fiilen muhafaza altına alınmasının zorunlu olup olmadığı, değer kaybı, bakım gideri ve suçla bağlantının niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Banka ve diğer mali kurumlardaki hesaplar

Hesaba elkoyma kararı bankaya veya mali kuruma teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilir ve ayrıca tebliğ edilir. Karardan sonra kararı etkisiz kılmaya yönelik hesap işlemleri geçersizdir.

Uygulamada şu ayrımlar önemlidir:

  • Karar tarihindeki mevcut bakiye ile sonradan hesaba gelen tutarlar,
  • Maaş, nafaka, sosyal yardım veya üçüncü kişiye ait tutarlar,
  • Ortak hesaplar,
  • Şirket hesabı ile ortağın kişisel hesabı,
  • Suçla bağlantılı olduğu ileri sürülen tutar ile hesabın tamamı,
  • Hesabın sadece çıkış işlemlerine mi yoksa bütün hareketlerine mi kapatıldığı.

Karar metninde ve kurum uygulamasında bu kapsam açık değilse açıklama ve kısmi kaldırma talebi gündeme gelebilir.

Hak ve alacaklar

Kira alacağı, sözleşmeden doğan alacak, şirketten kâr payı, sigorta alacağı veya başka bir hak CMK m.128 kapsamında değerlendirilebilir. Karar, ilgili gerçek veya tüzel kişiye teknik araçlarla bildirilerek ve ayrıca tebliğ edilerek icra olunur.

Şirket payları

Şüpheli veya sanığın ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık payına elkoyma; şirketin tamamına elkoyma veya şirket yönetimine kayyım atanması anlamına gelmez. Paya elkoyma kararı, şirket yönetimi ile ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.

Bu ayrım savunma bakımından kritiktir:

  • Paya elkoyma, ortaklık payının devrini ve ekonomik sonuçlarını sınırlar.
  • CMK m.133 kayyımlığı, şirket yönetiminin karar ve işlemlerini etkiler.
  • CMK m.128/10 kayyımlığı, elkonulan belirli malvarlığı değerini yönetir.

Aynı dosyada bu tedbirler birlikte bulunabilir; fakat her biri için kanunî koşulların ayrıca gösterilmesi gerekir.

Kiralık kasa ve diğer malvarlığı değerleri

Kiralık kasa mevcutları, kıymetli evrak ve ekonomik değeri bulunan diğer malvarlığı değerleri de kapsamda olabilir. “Diğer malvarlığı değeri” ifadesi sınırsız bir yetki değildir; değer somut olarak belirlenmeli, şüpheli veya sanığa ait olmalı ve suçtan elde edilme bağı gösterilmelidir.

CMK m.128/A: Bilişim Suçlarında Hesabın Askıya Alınması Ayrı Bir Rejimdir

24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla eklenen CMK m.128/A; CMK m.128’in genel bir “acil uygulaması” değildir. Belirli bilişim yoluyla işlenen suçlara özgü yeni ve hızlı bir sistemdir.

Hangi suçlarda uygulanır?

Madde;

  • Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık,
  • Bilişim sistemi, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığı belirli nitelikli dolandırıcılık hâlleri,
  • Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

bakımından uygulanır.

Mali kuruluş hesabı en fazla kırk sekiz saat askıya alabilir

Suç işlendiğine dair makul şüphe varsa banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, işleme konu hesabı en fazla kırk sekiz saat askıya alabilir. İşlem ve hesap hareketleri derhâl Cumhuriyet başsavcılığına; askıya alma işlemi hesap sahibine bildirilir.

Hesap sahibi kaldırma talebiyle başsavcılığa başvurabilir; Cumhuriyet savcısı bu talep hakkında yirmi dört saat içinde karar verir.

Elkoyma ve hâkim onayı

Askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle elkonulabilir. Savcı emriyle yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde karar vermezse tedbir kendiliğinden kalkar.

Bu özel maddede CMK m.128’deki kurum raporu şartı aranmaz. Dolayısıyla hangi maddenin uygulandığı; şüphe derecesini, süreleri, karar yetkisini ve rapor şartını doğrudan değiştirir.

CMK m.128/10 Kapsamında Malvarlığı Yönetim Kayyımı

CMK m.128 uyarınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerekiyorsa, bu değerlerin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu durumda CMK m.133 hükümleri kıyasen uygulanır.

Kayyımın konusu şirket değil, belirli malvarlığı değeridir

Malvarlığı yönetim kayyımı, doğrudan şirket organlarının yerine geçmek üzere değil; elkonulan taşınmaz, hak veya alacağın ekonomik değerini korumak ve yönetmek amacıyla atanır.

Örneğin:

  • Gelir getiren taşınmazın kiralarının tahsili,
  • Bir alacağın vadesinde takibi,
  • İşletilen bir malvarlığının değer kaybının önlenmesi,
  • Bakım, vergi ve zorunlu giderlerin karşılanması,
  • Elkonulan pay veya hakkın idari işlemlerinin yürütülmesi

gibi ihtiyaçlar gündeme gelebilir.

Sadece elkoyma bulunması kayyım için yeterli değildir

Kayyım atanması için malvarlığının gerçekten yönetilmeye ihtiyaç duyması gerekir. Salt koruma amacı sicile şerh veya basit bir muhafaza tedbiriyle sağlanabiliyorsa, ayrıca kayyım atanmasının gerekliliği somutlaştırılmalıdır.

Kararı yalnız hâkim verir

CMK m.128/9 uyarınca m.128/10 kayyımına yalnız hâkim karar verebilir. Cumhuriyet savcısı kayyım atayamaz. Kayyımın yetki sınırı, yönetilecek malvarlığı ve yapılabilecek işlemler kararda açıkça gösterilmelidir.

CMK m.133 Kapsamında Şirket Yönetimine Kayyım Atanması

Şirket yönetimine kayyım atanması, yalnız malvarlığı üzerinde tasarruf yasağı koymaktan daha ağır bir tedbirdir. Karar, şirketin günlük faaliyetini, yönetim organlarını, çalışanlarını, ortaklarını, alacaklılarını ve sözleşmelerini etkileyebilir.

Suç şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olmalıdır

CMK m.133; şüpheli veya sanığın bir şirkette ortak ya da yönetici olmasını tek başına yeterli görmez. Suçun şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe bulunmalıdır.

Şirket ile suç arasındaki bağlantı şu tür olgularla araştırılabilir:

  • Şirket hesaplarının suç gelirinin aktarılması veya gizlenmesinde kullanılması,
  • Fiktif fatura, sahte sözleşme veya görünüşte ticari işlem,
  • Şirket personeli veya yönetiminin örgütlü biçimde suça katılması,
  • Şirket malvarlığının suçun işlenmesine tahsis edilmesi,
  • Şirketin olağan faaliyetinden saparak suç faaliyetine araç hâline gelmesi.

Bir ortağın kişisel eylemi ile şirketin kurumsal faaliyeti birbirinden ayrılmalıdır.

Kuvvetli şüphe sebebi bulunmalıdır

Kanun, şirket faaliyetinin suçla bağlantısına ilişkin kuvvetli şüphe sebepleri arar. Karar, yalnız isnadın başlığını tekrarlamamalı; şirketin hangi işlemi, hesabı, kaydı veya yönetim kararı üzerinden suç faaliyetinin parçası olduğunun düşünüldüğünü açıklamalıdır.

Kayyım maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olmalıdır

CMK m.133’ü CMK m.128’den ayıran en önemli koşullardan biri, kayyım atanmasının maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olmasıdır.

Şirket kayıtlarına bilirkişi incelemesi, belge muhafazası, belirli hesaba elkoyma, paya şerh veya denetim kayyımıyla ulaşmak mümkünse, yönetim yetkilerinin tamamen devrinin neden zorunlu olduğu ayrıca açıklanmalıdır.

Katalog suç şartı vardır

CMK m.133; göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, uyuşturucu ticareti, parada sahtecilik, fuhuş, kumar için yer sağlama, zimmet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt ve örgüte silah sağlama, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ile kanunda ayrıca sayılan silah kaçakçılığı, bankacılık zimmeti, belirli kaçakçılık ve kültür varlığı suçları için uygulanabilir.

CMK m.128 ile m.133 katalogları tamamen aynı değildir. İsnat edilen suç her madde bakımından ayrı kontrol edilmelidir.

Soruşturmada hâkim, kovuşturmada mahkeme karar verir

Şirket yönetimine kayyım atanmasına soruşturma aşamasında hâkim; kovuşturma aşamasında davaya bakan mahkeme karar verir. Cumhuriyet savcısı doğrudan kayyım atayamaz.

Kararın sadece “kayyım atanmasına” demesi yeterli değildir. Yönetim organının hangi yetkilerinin sınırlandığı veya kayyıma geçtiği açıkça gösterilmelidir.

Denetim Kayyımı ile Yönetim Kayyımı Arasındaki Fark

CMK m.133 iki farklı yoğunlukta kayyımlığa imkân tanır.

Denetim veya onay kayyımı

Şirketin mevcut yönetim organı görevine devam eder; ancak karar ve işlemlerinin geçerliliği kayyımın onayına bağlanır. Bu model:

  • Şirketin kurumsal hafızasının korunması,
  • Ticari faaliyetin kesintiye uğramaması,
  • Ortakların yönetim hakkına daha sınırlı müdahale,
  • Suç veya delil karartma riski bulunan işlemlerin kontrol edilmesi

bakımından daha hafif bir araçtır.

Yönetim yetkilerinin kayyıma devri

Kararda, yönetim organının yetkileri veya yönetim yetkileriyle birlikte ortaklık payları ya da menkul kıymetleri idare yetkisi tümüyle kayyıma verilebilir. Bu durumda şirketin mevcut yöneticileri şirketi temsil ve idare yetkisini kararın kapsamına göre kaybeder.

Yönetim kayyımlığı, müdahalenin en ağır biçimidir. Bu nedenle:

  • Denetim kayyımının neden yetersiz olduğu,
  • Hangi yönetim yetkisinin suç veya delil riski doğurduğu,
  • Şirketin faaliyetinin nasıl devam edeceği,
  • Çalışan, alacaklı ve iyi niyetli ortakların nasıl korunacağı

kararda ve sonraki denetimlerde açıklanmalıdır.

Kararın ticaret sicilinde ilanı

Kayyım tayinine ilişkin karar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve diğer uygun araçlarla ilan edilir. İlan; üçüncü kişilerin temsil yetkisini, imza düzenini ve şirketin hukukî durumunu doğru değerlendirmesi bakımından önemlidir.

TMSF Hangi Hâllerde Kayyım Olarak Atanabilir?

4 Şubat 2025 tarihli ve 32803 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7539 sayılı Kanunla 7145 sayılı Kanuna Geçici Madde 2 eklenmiştir.

Önce mahkemece kayyım atanmasına karar verilmelidir

TMSF’nin bu özel rejimde kayyım olması otomatik ve idarî bir ilk adım değildir. Öncelikle:

  • TCK m.282, m.314 veya m.315 ya da 6415 sayılı Kanun m.4 kapsamındaki suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunmalı,
  • Şirkete CMK m.133 veya malvarlığı değerine CMK m.128/10 uyarınca kayyım atanmasına mahkemece karar verilmelidir.

Bu koşullar oluştuğunda, Geçici Madde 2’nin yürürlük tarihinden itibaren beş yıllık dönem içinde TMSF kayyım olarak atanabilir.

TMSF’nin yetkileri geniştir

Özel düzenleme kapsamında:

  • Bankacılık Kanununda TMSF’ye tanınan hak ve yetkiler kıyasen uygulanabilir,
  • Şirketlerin genel kurul yetkileri TMSF tarafından kullanılabilir,
  • Şirket ve malvarlığı değerleri TMSF gözetiminde atanan yöneticilerce yönetilebilir,
  • Kanundaki koşullarla şirket veya malvarlığının kısmen ya da tamamen satışı, feshi ve tasfiyesi kararlaştırılabilir,
  • Satış veya tasfiyede azınlık hissedarların rızası aranmayabilir.

Bu yetkiler, tedbirin geçici niteliği ile mülkiyet ve ortaklık hakları bakımından gerekçe, ölçülülük ve etkili yargısal denetim gerektirir.

TMSF’ye devirle CMK m.128 tedbirleri kendiliğinden kalkar

TMSF’nin kayyım olarak atanmasına karar verilen şirket, taşınmaz, hak, varlık ve alacaklar üzerindeki CMK m.128 elkoyma ve tedbir kararları, kayyım yetkisinin TMSF’ye devriyle kendiliğinden kalkar.

Bu hüküm, malvarlığının tamamen serbest kaldığı anlamına gelmez. Yönetim ve tasarruf, TMSF kayyımlığı rejimine geçer.

TMSF karar ve işlemlerine karşı özel görev kuralı

7145 sayılı Kanun Geçici Madde 2/3, TMSF’nin kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemlerine karşı davaların TMSF merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görüleceğini düzenler.

Buna karşılık:

  • İlk kayyım atama ve devam kararları ceza hâkimi veya mahkemesinin alanındadır,
  • Olağan adli kayyımın şirket adına yaptığı özel hukuk işlemleri CMK m.133/3 ve özel hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirilir,
  • TMSF’nin 2025 tarihli özel rejim kapsamındaki karar ve işlemlerinde özel idarî yargı kuralı uygulanır.

Görevli yargı, işlemi yapan makam ve işlemin hukukî niteliği belirlenmeden seçilmemelidir.

Kayyım Kararına ve Elkoymaya Nasıl İtiraz Edilir?

Genel itiraz süresi iki haftadır

CMK m.268 uyarınca, kanunda özel bir süre yoksa hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie sunulur.

İtirazı alan merci kararını düzeltmezse, dosyayı en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderir.

Kararın öğrenilme veya tebliğ tarihi, UYAP kaydı, müdafiye bildirim ve varsa ticaret sicili ilanı birlikte incelenmelidir. Sürenin son günü, tatil ve eski hâle getirme koşulları somut dosyaya göre ayrıca değerlendirilir.

İtiraz tedbiri kendiliğinden durdurmaz

İtiraz başvurusu, kural olarak elkoyma veya kayyım kararını otomatik olarak durdurmaz. Uygulamanın bekletilmesi veya kapsamın daraltılması talebi ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmelidir.

İtirazda hangi hususlar ileri sürülebilir?

  • İsnat edilen suçun katalogda bulunmaması,
  • Suçun işlendiğine ilişkin somut delil yetersizliği,
  • Malvarlığının suçtan elde edildiğine dair bağ kurulamaması,
  • Zorunlu kurum raporunun bulunmaması veya yetersizliği,
  • Malvarlığının şüpheli veya sanığa ait olmaması,
  • Kararın belirsiz ve kapsamı sınırsız olması,
  • Yetkisiz merci tarafından karar verilmesi,
  • Şirket faaliyeti ile suç arasında bağ kurulamaması,
  • Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından kayyımın gerekli olmaması,
  • Denetim kayyımı veya daha hafif tedbirin yeterli olması,
  • Tedbirin şirketi ve üçüncü kişileri ölçüsüz biçimde zarara uğratması,
  • Yeni deliller veya değişen koşullar nedeniyle tedbir sebebinin ortadan kalkması.

İtiraz dilekçesi yalnız kanun maddelerini sıralamamalı; her malvarlığı değeri ve her şirket bakımından ayrı olgusal ve mali analiz içermelidir.

Tedbirin Kaldırılması veya Kapsamının Daraltılması İstenebilir mi?

Evet. Koruma tedbirleri kesin hüküm değildir; koşulları ortadan kalktığında kaldırılmalı veya daha hafif hâle getirilmelidir.

Elkoymanın iadesi CMK m.131 kapsamında istenebilir

Şüpheli, sanık veya üçüncü kişiye ait eşya ya da malvarlığı değerinin muhafazasına gerek kalmadığı veya müsadereye tabi tutulmayacağı anlaşıldığında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı; hâkim veya kovuşturmada mahkeme iade kararı verebilir. Ret kararına itiraz edilebilir.

CMK m.128 bakımından elkoyma kararını hâkim vermiş olsa da, iade ve kaldırma talebinin niteliği ile mevcut yargılama aşaması birlikte değerlendirilmelidir.

Kayyım tedbirini savcı kendiliğinden kaldıramaz

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 31.12.2018 tarihli E.2018/5333, K.2018/5602 sayılı kararında, CMK m.133 kapsamında kayyım tedbirini kaldırma yetkisinin Cumhuriyet savcısına değil, tedbire karar veren hâkim veya mahkemeye ait olduğu kabul edilmiştir.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, tedbiri gerektiren soruşturma sebebinin sona erdiğini gösterir; buna rağmen tedbirin hukukî olarak sona erdirilmesi için yetkili hâkim veya mahkemece karar verilmesi gerekir.

Kademeli talep stratejisi

Somut dosyada yalnız “tamamen kaldırma” talebiyle sınırlı kalmak yerine, terditli ve kademeli talepler değerlendirilebilir:

  1. Tedbirin tamamen kaldırılması,
  2. Suçla bağlantısı kurulamayan malvarlığı değerleri yönünden kısmen kaldırılması,
  3. Hesabın belirli tutar dışındaki kısmının serbest bırakılması,
  4. Şirket yönetim kayyımının denetim kayyımına dönüştürülmesi,
  5. Şirketin tamamı yerine yalnız şüpheliye ait paya elkoyma,
  6. Ücret, vergi, sosyal güvenlik, kira ve zorunlu işletme giderleri için kullanım izni,
  7. Belirli işlemler bakımından kayyım onayıyla faaliyet izni.

Bu taleplerin her biri hesap dökümü, mali tablo, sözleşme, bordro, vergi kaydı ve diğer somut belgelerle desteklenmelidir.

Tedbir Ne Kadar Sürebilir?

CMK m.128 ve m.133 için tutukluluktaki gibi her otuz günde otomatik inceleme öngören açık bir genel hüküm bulunmamaktadır. Bu durum, tedbirin süresiz ve gerekçesiz devam edebileceği anlamına gelmez.

Kamu makamları ivedi ve özenli davranmalıdır

Anayasa Mahkemesine göre mülkiyet hakkına müdahale eden koruma tedbirlerinde kamu makamları ivedi ve özenli davranmalıdır. Soruşturmanın karmaşıklığı, uluslararası mali hareketler ve şirket sayısı incelemenin zaman almasını açıklayabilir; ancak her geçen süre için güncel gereklilik ve orantılılık denetlenmelidir.

Uzun süre tek başına ihlal sonucunu doğurmaz; fakat belirsizlik ve gerekçesizlik önemlidir

Anayasa Mahkemesi bazı karmaşık dosyalarda, somut gerekçelerin bulunması, itirazların incelenmesi ve tedbirin düzenli değerlendirilmesi nedeniyle uzun süreli kayyımlığı mülkiyet hakkına aykırı bulmamıştır. Betül Özbey Bayındır başvurusunda Genel Kurul, şirketlerin yapısı, isnadın niteliği, yargılamanın karmaşıklığı ve tedbirin yargısal denetimi birlikte değerlendirildiğinde ihlal bulunmadığına karar vermiştir.

Buna karşılık:

  • Tedbire neden hâlen ihtiyaç duyulduğunun açıklanmaması,
  • Müsadereye hükmedilmediği hâlde tedbirin devam etmesi,
  • Sekiz veya dokuz yılı aşan elkoymanın belirsiz biçimde sürmesi,
  • Kaldırma taleplerinin kalıp gerekçelerle reddedilmesi,
  • Daha hafif aracın değerlendirilmemesi

Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında mülkiyet hakkı ihlali sonucuna yol açmıştır.

İhlal kararı tedbiri her zaman doğrudan kaldırmaz

Anayasa Mahkemesi, uzun süren tedbir nedeniyle ihlal tespit ettiğinde her olayda doğrudan elkoymanın kaldırılmasına karar vermemektedir. Bazı başvurularda manevi tazminatla giderim sağlamış ve tedbirin güncel koşullarını değerlendirme görevini derece mahkemelerine bırakmıştır.

Bu nedenle tedbirin kaldırılması için anayasal şikâyetin yanında, dosya içindeki olağan itiraz ve kaldırma yolları da somut ve güncel gerekçelerle işletilmelidir.

Üçüncü Kişilerin, Eşlerin ve Şirket Ortaklarının Hakları

Üçüncü kişi kendi mülkiyetini belgelemelidir

Şüpheli veya sanığın eşi, yakını, ortağı ya da ticari ilişki içinde olduğu kişi olmak tek başına malvarlığına elkoyma için yeterli değildir. Üçüncü kişi:

  • Tapu ve sicil kayıtlarını,
  • Edinim tarihini,
  • Ödeme kaynağını,
  • Kredi ve banka belgelerini,
  • Vergi ve ticari kayıtları,
  • Devir sözleşmesini,
  • Fiilî kullanım ve gelir kayıtlarını

sunarak gerçek hak sahipliğini ortaya koyabilir.

İddia makamı devir veya sahipliğin muvazaalı olduğunu ileri sürüyorsa, bu iddiayı somut olgularla desteklemelidir.

Şirket ile ortak ayrı hukuk kişisidir

Şirket malvarlığı ile ortağın kişisel malvarlığı birbirine karıştırılmamalıdır. Ortağın kişisel suçu, şirket faaliyetinin suçla bağlantısını otomatik olarak kurmaz; şirket hakkında tedbir de ortağın bütün kişisel haklarına kendiliğinden uygulanmaz.

Anayasa Mahkemesi, şirket tüzel kişiliğine yönelen müdahalelerde ortağın veya yöneticinin her durumda doğrudan mağdur sıfatına sahip olmadığını; başvurunun kimin hakkı ve hangi temsil yetkisiyle yapıldığının belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

İyi niyetli pay sahibi ve alacaklılar korunmalıdır

Kayyım ve müsadere işlemlerinde, suça katılmayan iyi niyetli ortakların, şirket alacaklılarının, çalışanların ve sözleşme taraflarının hakları gözetilmelidir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin E.2021/2528, K.2023/182 sayılı kararı; kayyım türü, sanığa ait paylar ve iyi niyetli üçüncü kişi haklarının müsadere aşamasında ayrıştırılması gerektiğini göstermektedir.

Kayyımın İşlemlerine Karşı Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Olağan CMK m.133 kayyımının özel hukuk işlemleri

CMK m.133/3, ilgililerin kayyım işlemlerine karşı görevli mahkemeye Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre başvurabileceğini düzenler.

Kayyımın:

  • Şirket sözleşmesini feshetmesi,
  • Mal satması veya kiralaması,
  • Genel kurul veya yönetim kararları,
  • Ortaklık ve temsil işlemleri,
  • Ticari borç ve alacak yönetimi

gibi eylemleri bakımından uyuşmazlığın niteliğine göre hukuk veya ticaret mahkemesi gündeme gelebilir.

Danıştay 13. Dairesinin E.2022/4697, K.2022/4805 sayılı kararında, adli kayyımın ticari kural ve teamüllere dayanarak yaptığı işlemlerin idarî işlem sayılamayacağı ve idarî yargının görevine girmediği kabul edilmiştir.

TMSF’nin 7145 sayılı Kanun Geçici Madde 2 kapsamındaki işlemleri

2025 tarihli özel düzenleme, TMSF’nin kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemlerine karşı davaların TMSF merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görüleceğini açıkça düzenler.

Dolayısıyla olağan adli kayyımın ticari işlemleriyle, TMSF’nin Geçici Madde 2 kapsamındaki özel kayyımlık karar ve işlemleri aynı görev kuralına tabi değildir.

İlk kayyım atama kararının denetimi ceza yargısındadır

Şirkete veya malvarlığına kayyım atanmasına ilişkin ilk koruma tedbiri kararı, ceza muhakemesi içinde hâkim veya mahkemece verilir ve CMK itirazına tabidir. Sonraki kayyım işleminin özel hukuk ya da idarî yargı konusu olması, ilk tedbir kararını veren ceza hâkiminin yetkisini ortadan kaldırmaz.

Kayyım Ücreti, Şirket Giderleri ve Faaliyetin Devamı

Kayyım ücreti kural olarak şirket bütçesinden karşılanır. Ancak soruşturma veya kovuşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilirse, şirket bütçesinden ödenen kayyım ücretinin tamamı kanunî faiziyle Devlet Hazinesinden karşılanır.

Kayyım döneminde şirketin:

  • Çalışan ücretleri ve sosyal güvenlik primleri,
  • Vergi ve kamu borçları,
  • Kira ve enerji giderleri,
  • Kredi ve teminat yükümlülükleri,
  • Devam eden sözleşmeleri,
  • Dava ve icra takipleri,
  • Ticari sırları ve kişisel verileri,
  • Lisans ve izinleri

korunmalıdır.

Kayyım, ceza soruşturmasının gizli soruşturmacısı değildir. Şirketi hukuka uygun ve ekonomik değeri koruyacak şekilde yönetmeli; delil elde etme işlemleri ise CMK’daki yetkili makamlar ve usuller çerçevesinde yürütülmelidir.

Haksız veya Ölçüsüz Tedbir Nedeniyle Tazminat

Koşulları oluşmadığı hâlde elkoyma

CMK m.141/1-j; eşya veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde elkonulması, korunması için gerekli tedbirlerin alınmaması, amaç dışı kullanılması veya zamanında geri verilmemesi durumunda maddi ve manevi zararların Devletten istenebileceğini düzenler.

Tazminat süresi

CMK m.142’ye göre istem:

  • Karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay,
  • Her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl

içinde yapılmalıdır.

Görevli mahkeme kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir; kanundaki özel görev ve gönderme kuralları ayrıca kontrol edilmelidir.

Kayyım işlemlerinden kaynaklanan zarar

CMK m.133/5, kayyımların görevleriyle ilgili iş ve işlemlerinden kaynaklanan tazminat davalarının CMK m.142–144 uyarınca Devlet aleyhine açılacağını düzenler. Devlet, görevin gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan kayyıma rücu edebilir.

Tazminat talebinde:

  • Tedbirin hukukî dayanağı,
  • Kaldırma veya beraat/KYOK kararı,
  • Şirket değer kaybı,
  • Kullanılamayan para ve finansman maliyeti,
  • Kayyım ücreti,
  • Sözleşme kayıpları,
  • Vergi ve faiz yükü,
  • Doğrudan illiyet bağı

belgelenmelidir.

Devam Eden Soruşturmada Kamuya Açık Makale ve Açıklama Sınırları

Hukukî kurumları genel olarak açıklayan bir makale yayımlanabilir. Buna karşılık devam eden somut soruşturma hakkında kamuya açıklama yapılırken:

  • Soruşturmanın gizliliği,
  • Masumiyet karinesi,
  • Kişisel veriler,
  • Ticari sır ve bankacılık bilgileri,
  • Şirket itibarı,
  • Tanık ve diğer kişilerin güvenliği,
  • Delillerin tartışılma usulü,
  • Savunma stratejisinin korunması

gözetilmelidir.

Şüpheli, şirket veya üçüncü kişilerin isimleri; hesap hareketleri; kararların gizli ekleri; henüz dosyada tartışılmamış dijital kayıtlar ve tanık anlatımları kamuya açık makaleye taşınmamalıdır. Genel hukukî yayın ile somut dosya savunması birbirinden ayrılmalıdır.

Elkoyma ve Kayyım Kararı Öğrenildiğinde İlk Kontrol Listesi

Kararın kimliği

  • Kararı veren merci,
  • Karar tarihi ve numarası,
  • Soruşturma veya dava numarası,
  • Dayanak madde,
  • Tebliğ veya öğrenme tarihi,
  • Kanun yolu bildirimi.

Maddi şartlar

  • İsnat edilen suç katalogda mı?
  • Somut delil olarak hangi olgular gösterilmiş?
  • Suç ile malvarlığı veya şirket faaliyeti arasındaki bağ kurulmuş mu?
  • Malvarlığı kime ait?
  • Edinim kaynağı ve tarihi nedir?
  • Karar belirli ve sınırlı mı?
  • Kurum raporu var mı ve hangi veriye dayanıyor?

Gereklilik ve ölçülülük

  • Daha hafif tedbir yeterli olur muydu?
  • Şirketin tamamı yerine paya elkoyma mümkün mü?
  • Yönetim kayyımı yerine denetim kayyımı yeterli mi?
  • Hesabın tamamı yerine belirli tutar sınırlandırılabilir mi?
  • Zorunlu yaşam ve işletme giderleri nasıl karşılanacak?
  • Üçüncü kişi hakları değerlendirilmiş mi?

Başvuru ve delil planı

  • İki haftalık itiraz süresi,
  • Ayrı kaldırma veya iade talebi,
  • Malvarlığı edinim belgeleri,
  • Banka ve muhasebe kayıtları,
  • Ticaret sicili ve şirket kararları,
  • Fatura ve sözleşmeler,
  • Vergi ve sosyal güvenlik belgeleri,
  • Güncel mali tablo ve nakit akışı,
  • Çalışan ve alacaklılara etkiler.

İtiraz Dilekçesinde Stratejik Talep Yapısı

İtiraz veya kaldırma talebi somut dosyaya göre farklılaşmakla birlikte aşağıdaki sıralama değerlendirilebilir:

  1. Öncelikle tedbirin tamamen kaldırılması.
  2. Bu kabul edilmezse suçla bağlantısı kurulamayan değerler yönünden kısmen kaldırılması.
  3. Yönetim kayyımlığının denetim kayyımlığına dönüştürülmesi.
  4. Şirketin tamamı yerine yalnız şüpheli veya sanığa ait paylarla sınırlama.
  5. Hesapta suçla ilişkisi bulunmayan tutarların serbest bırakılması.
  6. Ücret, vergi, sosyal güvenlik, kira, kredi ve zorunlu işletme giderleri için izin verilmesi.
  7. Tedbirin belirli aralıklarla somut gerekçeyle yeniden incelenmesi.
  8. Kurum raporunun ve dayanak mali kayıtların savunma tarafından incelenebilir hâle getirilmesi.

Bu taleplerden her biri, hangi zarar ve hangi delile dayandığı açıklanarak kurulmalıdır.

Sık Yapılan Hatalar

CMK m.127 ile CMK m.128’i aynı usule tabi sanmak

CMK m.128’de elkoyma ve m.128/10 kayyımı için yalnız hâkim yetkilidir; genel elkoymadaki acil savcı emri bu maddeye otomatik olarak taşınamaz.

Bütün malvarlığını suç geliri saymak

Her değer bakımından edinim kaynağı ve suçla bağlantı ayrı gösterilmelidir.

CMK m.128/A’yı m.128’in genel acil yolu gibi uygulamak

CMK m.128/A yalnız kanunda belirtilen bilişim yoluyla işlenen suçlar ve hesaplar için özel bir rejimdir.

Şirket payına elkoyma ile şirket yönetimine kayyımı karıştırmak

Pay üzerindeki tedbir ortaklık hakkını; m.133 kayyımlığı şirket yönetimini hedefler. Şartları ve sonuçları farklıdır.

Doğrudan yönetim kayyımı istemek veya uygulamak

Denetim kayyımıyla amaca ulaşılabiliyorsa yönetim yetkilerinin tamamen devri ölçüsüz olabilir.

Savcının kayyım tedbirini kaldırabileceğini varsaymak

CMK m.133 kayyımını kaldırma yetkisi tedbire karar veren hâkim veya mahkemeye aittir.

İtirazın tedbiri otomatik durdurduğunu düşünmek

İtiraz kural olarak uygulamayı kendiliğinden durdurmaz; durdurma veya kısmi serbest bırakma ayrıca talep edilmelidir.

Şirket ortağının şirket adına her başvuruyu yapabileceğini varsaymak

Şirket tüzel kişiliği, temsil yetkisi ve doğrudan mağduriyet ayrı incelenir.

TMSF’nin her kayyım kararında otomatik devreye girdiğini düşünmek

TMSF’nin 2025 tarihli özel rejimi yalnız belirli suçlar ve mahkemece CMK m.128/10 veya m.133 kayyımlığına karar verilmesi hâlinde uygulanabilir.

Sonuç

Ceza soruşturması devam ederken malvarlığına elkoyma ve kayyım atanması, henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmadan mülkiyet ve şirket yönetimi üzerinde çok ağır sonuçlar doğurur. Bu nedenle kararın yalnız “soruşturmanın ağırlığına” veya genel suç şüphesine dayanması yeterli değildir.

CMK m.128 bakımından katalog suç, somut delile dayanan kuvvetli şüphe, suçtan elde edilme bağı, belirli malvarlığı, kurum raporu ve hâkim kararı birlikte bulunmalıdır. CMK m.133 bakımından ise bunlara ek olarak suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe ile kayyımın maddi gerçeği ortaya çıkarmak için gerekli olması aranır. Yönetim kayyımı, denetim kayyımına göre daha ağırdır ve neden zorunlu olduğu ayrıca gerekçelendirilmelidir.

Karara karşı başvuru yalnız ilk itirazdan ibaret değildir. Değişen koşullara göre tam veya kısmi kaldırma, denetim kayyımına dönüşüm, zorunlu gider izni, üçüncü kişi mülkiyet iddiası, kayyım işlemlerine karşı özel hukuk veya idarî yargı yolu ve koşulları oluştuğunda Devlete karşı tazminat birlikte değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Malvarlığına elkoyma ceza veya müsadere midir?

Hayır. Elkoyma geçici koruma tedbiridir. Müsadere, kural olarak yargılama sonunda mahkemece verilen kesin nitelikte bir güvenlik tedbiridir.

Savcı CMK m.128 kapsamında hesaba elkoyabilir mi?

CMK m.128/9’a göre bu madde kapsamındaki elkoymaya yalnız hâkim karar verebilir. CMK m.128/A’daki özel bilişim suçu rejiminde ise gecikmesinde sakınca varsa savcı yazılı emir verebilir; bu emir yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.

CMK m.128 için MASAK veya başka kurum raporu zorunlu mudur?

Kanun, ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine alanındaki yetkili birim veya KGK’dan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınmasını öngörür. CMK m.128/A’da bu rapor şartı açıkça aranmaz.

Eşin veya yakının malvarlığına elkonulabilir mi?

Sırf eş veya yakın olması yeterli değildir. Değerin gerçekte şüpheli veya sanığa ait olduğu ya da kanundaki başka bir tedbirin şartlarının oluştuğu somut delillerle gösterilmelidir.

Şirket payına elkoyma şirket yönetimine kayyım atanması anlamına gelir mi?

Hayır. Paya elkoyma CMK m.128; şirket yönetimine kayyım CMK m.133 kapsamındadır. Şartları ve etkileri farklıdır.

Denetim kayyımı ile yönetim kayyımı arasındaki fark nedir?

Denetim kayyımında mevcut yönetim görevine devam eder, kararları kayyım onayına bağlanır. Yönetim kayyımında yönetim yetkileri kısmen veya tamamen kayyıma geçer.

TMSF her şirkete kayyım olarak atanabilir mi?

Hayır. 7145 sayılı Kanun Geçici Madde 2; TCK m.282, 314, 315 veya 6415 sayılı Kanun m.4 kapsamındaki suçlarda, mahkemece CMK m.133 ya da m.128/10 kayyımlığına karar verilmesi hâlinde uygulanabilir.

Kayyım kararına itiraz süresi kaç gündür?

Kanunda özel süre yoksa CMK m.268 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır.

İtiraz kararı otomatik olarak durdurur mu?

Kural olarak hayır. Tedbirin uygulanmasının bekletilmesi veya kapsamın daraltılması ayrıca istenmelidir.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse kayyımlık otomatik sona erer mi?

Tedbirin sebebi ortadan kalkar; ancak Yargıtay yaklaşımına göre kayyım kararını veren hâkim veya mahkemenin tedbiri sona erdiren karar vermesi gerekir. Cumhuriyet savcısı kayyım tedbirini kendiliğinden kaldıramaz.

Şirket faaliyetini kayyım döneminde sürdürebilir mi?

Evet. Kayyımın temel görevlerinden biri şirketin değerini ve hukukî faaliyetini korumaktır. Tedbirin kapsamına göre ücret, vergi, kira, kredi ve sözleşme işlemleri kayyım veya ilgili izin mekanizmasıyla yürütülebilir.

Kayyımın yaptığı satış veya sözleşmeye nasıl itiraz edilir?

Olağan CMK m.133 kayyımının özel hukuk işlemleri bakımından görevli hukuk veya ticaret mahkemesi; TMSF’nin 7145 sayılı Kanun Geçici Madde 2 kapsamındaki karar ve işlemleri bakımından TMSF merkezinin bulunduğu yer idare mahkemesi gündeme gelebilir. İşlemin niteliği belirlenmeden görevli mahkeme seçilmemelidir.

Tedbir uzun sürerse Anayasa Mahkemesine başvurulabilir mi?

Olağan başvuru yolları tüketildikten sonra, tedbirin güncel gerekliliğinin incelenmemesi, ölçüsüz kapsamı veya makul olmayan süresi mülkiyet hakkı yönünden bireysel başvuruya konu olabilir. Her uzun tedbir otomatik ihlal değildir; dosyanın karmaşıklığı ve yargısal denetim de değerlendirilir.

Haksız elkoyma nedeniyle tazminat süresi nedir?

CMK m.142 uyarınca kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde tazminat istenebilir.

Kaynakça

Mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.123, 127, 128, 128/A, 131, 132, 133, 141, 142 ve 267–268.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, özellikle m.54–55, 282, 314 ve 315.
  • 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun.
  • 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Geçici Madde 2.
  • 7539 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, RG 04.02.2025/32803.
  • 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, CMK m.128/A değişikliği.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu.
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu.

Seçilmiş yargı kararları

  • Anayasa Mahkemesi, Betül Özbey Bayındır, B. No: 2019/42188, 31.07.2025.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/31715, 18.11.2025.
  • Anayasa Mahkemesi, E.2018/77, K.2023/105, 31.05.2023.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2018/27526, 14.09.2023.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/24644, 11.07.2023.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/8417, 06.09.2023.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2018/1058, 23.11.2022.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/29200, 28.06.2022.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2018/18585, 16.06.2021.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2016/80432, 12.11.2019.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2016/54509, 28.11.2019.
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2015/8867, 21.02.2019.
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E.2018/5333, K.2018/5602, 31.12.2018.
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E.2021/2528, K.2023/182, 23.01.2023.
  • Danıştay 13. Daire, E.2022/4697, K.2022/4805, 15.12.2022.
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E.2022/2401, K.2023/1170, 17.07.2023.
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E.2022/89, K.2022/93, 27.01.2022.

Akademik kaynaklar

  • Eşref Barış Börekçi, Anonim ve Limited Şirketler Açısından Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini, 2024.
  • Mustafa Uğur Demiral, Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini (CMK m.133), 2020.
  • Ömer Özmen Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Taşınmazlara, Hak ve Alacaklara Elkoyma (CMK m.128), 2025.
  • Merve Selin Şohoğlu, Ceza Muhakemesi Hukukunda Ölçülülük İlkesi, 2025.
  • Aylin Şahin, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat, 2026.
  • Mehmet Saydam, “CMK m.133 Uyarınca Verilen Kayyım Kararının Kaldırılmasına İlişkin Yargıtay Kararının Değerlendirilmesi”, 2023.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları