İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Yurt Dışına Çıkış Yasağı Nasıl Kaldırılır? Adli Kontrol, İtiraz ve Geçici Muafiyet

Havalimanında pasaport ve geçiş engeliyle temsil edilen yurt dışına çıkış yasağı
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 11 dakika okuma

Hukuki inceleme ve kontrol: Av. Umut Güneş

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Yurt dışına çıkış yasağı, ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında uygulanan adli kontrol yükümlülüklerinden biridir. Yasağın kaldırılması, daha hafif bir yükümlülükle değiştirilmesi veya belirli bir seyahat için geçici muafiyet verilmesi istenebilir. Başvurunun sonucu; dosyanın aşamasına, tedbirin güncel gerekçesine, uygulandığı süreye ve seyahat ihtiyacını gösteren belgelere bağlıdır. Dilekçe verilmesi, uçak bileti alınması veya seyahatin zorunlu olması tek başına çıkış izni oluşturmaz.

Karara karşı itiraz ile devam eden yasağın kaldırılması talebi farklı başvuru yollarıdır. Güncel genel itiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Bu süre geçirilse bile devam eden tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi istenebilir; ancak yeni talep, önceki kararın itiraz süresini yeniden başlatmaz. Öncelikle kısıtlamanın hangi dosyadan ve hangi hukuki sebeple kaynaklandığı belirlenmelidir. 1

Yurt dışına çıkış yasağı hangi şartlarla uygulanır?

CMK m.109/3-a, yurt dışına çıkamamayı adli kontrol yükümlülüğü olarak düzenler. Adli kontrol, bir mahkûmiyet cezası değildir; ceza muhakemesinin yürütülmesine hizmet eden geçici bir koruma tedbiridir. CMK m.109/1, m.100'deki tutuklama sebeplerine gönderme yapar. Bununla birlikte m.109/2, kanunun tutuklamayı yasakladığı hâllerde de adli kontrole olanak tanır. Bu nedenle yalnızca isnat edilen suçun cezasına bakılarak yasak konulamayacağı veya mutlaka konulacağı söylenemez.

Tedbirin dosyadaki riskle ilişkisi açıklanmalıdır. Kaçma şüphesi, yargılamadan uzaklaşma ihtimali ve diğer somut koşullar değerlendirilirken yasağın kişinin hayatına yüklediği külfet de dikkate alınır. Anayasa m.23, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabileceğini belirtir. Anayasa m.13'teki ölçülülük güvencesi de uygulanır. 1, 2

Yurt dışında aile veya iş bulunması nasıl değerlendirilir?

Yurt dışında çalışmak, okumak veya aileyle yaşamak, yasağın etkisini somutlaştıran önemli olgulardır. Ancak bunların varlığı kendiliğinden kaldırma sonucu doğurmaz. Yargı mercii, aynı uluslararası bağlantıları dosyanın koşullarına göre kaçma riski açısından da değerlendirebilir.

Bu nedenle başvuru, yalnızca yurt dışındaki ihtiyacı açıklamamalıdır. Türkiye'deki yerleşim, düzenli gelir, aile sorumlulukları, önceki çağrılara uyum, duruşmalara katılım ve dönüş planı da ortaya konulmalıdır. Somut seyahat ihtiyacı ile muhakemenin devamını güvence altına alan koşullar birlikte anlatıldığında ölçülülük değerlendirmesi yapılabilir.

Adli kontrol ile pasaport tahdidi aynı şey midir?

Bu yazı, ceza muhakemesinde verilen adli kontrol kararını ele almaktadır. Pasaportun geçerliliği, idari nitelikteki bir işlem, başka bir soruşturmadan kaynaklanan kısıtlama veya yabancılar hukukuna ilişkin bir karar ayrı hukuki inceleme gerektirebilir. Kısıtlamanın adı kadar kararın dayanağı ve kararı veren makam önemlidir.

Geçerli pasaport bulunması, devam eden adli kontrol yasağını ortadan kaldırmaz. Bir dosyadaki yasağın kaldırılması da başka dosyalardaki kararları sona erdirmez. İdari işlemlere ilişkin başvuru usulü, CMK kapsamındaki itiraz yoluyla aynı değildir. Önce karar örneği, dosya numarası, karar tarihi ve mevcut uygulama kaydı belirlenmeli; başvuru bundan sonra hazırlanmalıdır.

Yasak bulunduğu nasıl öğrenilir?

İlgilinin erişim yetkisi bulunan UYAP dosya kayıtları, avukatın dosya incelemesi ve ilgili yargı merciinden alınan karar örneği başlangıç noktalarıdır. Yalnızca bir e-Devlet ekranında kayıt görünmemesinden hareketle bütün dosyalar yönünden çıkış engeli bulunmadığı sonucuna varılmamalıdır.

Eski bir kararın kaldırılıp kaldırılmadığı araştırılırken sonraki ara kararlar, kanun yolu dosyası ve kararın uygulayıcı birimlere bildirilmesi de kontrol edilmelidir. Seyahatten hemen önce sınır kapısında öğrenilen bir yasak, önceden yapılabilecek hukuki başvurunun yerini tutmaz.

İtiraz, kaldırma ve geçici muafiyet arasındaki fark nedir?

Başvuruİncelenen meseleSüre ve sonuç
Karara itirazVerilen kararın hukuka uygunluğuGenel olarak öğrenmeden itibaren iki hafta; itiraz kendiliğinden uygulamayı durdurmaz.
Kaldırma veya değiştirme talebiDevam eden tedbirin hâlen gerekli olup olmadığıTedbir devam ederken ileri sürülebilir; tümden kaldırma veya daha hafif yükümlülük istenebilir.
Geçici muafiyet talebiBelirli tarihlerde yükümlülükten istisna tanınmasıSeyahat gerçekleşmeden önce karara bağlanmalıdır; izin, kararın kapsamıyla sınırlıdır.

CMK m.111/1 uyarınca şüpheli veya sanığın istemi üzerine Cumhuriyet savcısının görüşü alınır; hâkim veya mahkeme, m.110/2 kapsamındaki seçenekler hakkında beş gün içinde karar verebilir. Bu düzenleme bir itiraz süresi değildir. Beş günün geçmesi de talebin kabul edildiği veya kişinin seyahat edebileceği anlamına gelmez. 1

Güncel iki haftalık itiraz süresi, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından uygulanır. Daha önceki kararlar yönünden geçiş hükmü gözetilmelidir. Başvurunun yalnızca “izin dilekçesi” olarak adlandırılması yeterli değildir; hangi kararın hangi nedenle ve ne ölçüde değiştirilmesinin istendiği açıkça yazılmalıdır.

Başvuru hangi hâkim veya mahkemeye yapılır?

Soruşturma aşamasında adli kontrol kararını Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir. Şüpheli veya müdafii, CMK m.111 kapsamında kaldırma, değişiklik veya muafiyet isteyebilir. Savcının görüşünün alınması, başvurunun ancak savcının olumlu görüşüyle kabul edilebileceği anlamına gelmez.

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının adli kontrolün artık gereksiz olduğu kanaatine varması hâlindeki yetkisi ayrıca CMK m.103/2'de düzenlenmiştir. Bununla birlikte yalnızca savcılığa dilekçe sunulmuş olması, tedbirin sona erdiğini göstermez; verilen kararın ve uygulama kayıtlarının izlenmesi gerekir.

Kovuşturma aşamasında dosyaya bakan görevli ve yetkili yargı mercii esas alınır. Dosya istinafta veya temyizdeyse, dosyanın bulunduğu aşama ve ilgili merciin yetkisi ayrıca belirlenmelidir. Her başvurunun, aşama değişmiş olsa bile ilk kararı veren sulh ceza hâkimliğine yapılacağı kabul edilemez.

Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrole ilişkin kararına itiraz, kararı veren merciye sunulur; inceleme kural olarak yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. Asliye ceza ve ağır ceza mahkemesi kararlarında CMK m.268/3'teki farklı merci düzeni uygulanır. Ayrıntılı başvuru usulü, bu serinin “Adli Kontrol Kararına İtiraz ve Kaldırma Talebi” başlıklı yazısında ele alınmaktadır. 1

Geçici muafiyet talebi hangi belgelerle hazırlanmalıdır?

Geçici muafiyet, uygulamada “geçici kaldırma” veya “seyahat izni” olarak da ifade edilir. CMK m.110/2 bakımından temel mesele, kişinin belirlenen dönem için yükümlülüğe uymaktan muaf tutulmasıdır. Talep, gidilecek ülkeyi, çıkış ve dönüş tarihlerini, seyahatin amacını ve bu tarihler arasındaki bağlantıyı içermelidir.

Seyahat sebebiYararlı olabilecek belgelerAçıklanması gereken nokta
Sağlık ve tedaviRandevu, hekim değerlendirmesi, kabul veya tedavi planıTedavinin yeri, tarihleri ve ertelenmesinin etkisi
Aile hayatıYakınlık ve ikamet kayıtları, bakım ihtiyacını gösteren belgelerAile bağının niteliği ve ayrılığın somut sonucu
İş ve meslekİş sözleşmesi, görevlendirme, toplantı davetiŞahsen katılım gereği ve seyahatin süresi
EğitimKabul belgesi, kayıt veya sınav takvimiKaçırılacak işlemin eğitim hayatına etkisi
Acil aile olayıÖlüm, hastaneye yatış veya acil durum belgesiYakınlık ilişkisi, aciliyet ve ulaşım planı

Belgeler talep edilen tarihlerle uyumlu olmalıdır. Genel bir iş yazısı yerine, kişinin neden belirli günlerde yurt dışında bulunması gerektiğini açıklayan belge daha işlevseldir. Yabancı dildeki belgenin anlaşılır ve doğrulanabilir biçimde sunulması gerekir; tercüme veya onay ihtiyacı belgenin niteliğine ve ilgili merciin değerlendirmesine göre belirlenir.

Hassas sağlık ve aile bilgileri, başvurunun gerektirdiği kapsamla sınırlı tutulmalıdır. Gerçeğe aykırı mazeret üretmek veya belge içeriğini değiştirmek başvuruyu güçlendirmez; ayrıca hukuki sorumluluk doğurabilir.

Dönüş güvencesi nasıl açıklanır?

Dönüş bileti veya rezervasyonu tek başına kaçma ihtimalini ortadan kaldırmaz. Türkiye'de süren iş, ikamet, bakmakla yükümlü olunan kişiler, önceki yükümlülüklere uyum ve yaklaşan duruşmaya katılma planı birlikte değerlendirilir.

Başvuruda alternatif bir çözüm de gösterilebilir: Yasağın tümden kaldırılması uygun görülmezse belirli tarihler için muafiyet verilmesi veya amaca uygun başka bir yükümlülük uygulanması istenebilir. Bu, kabul güvencesi değildir; yargı merciine somut ve ölçülü seçenek sunulmasını sağlar.

Yurt dışı izni verilirse imza yükümlülüğü devam eder mi?

Yurt dışına çıkış yasağı ile düzenli başvuru, farklı yükümlülüklerdir. Yalnızca çıkış yasağından muafiyet verilmesi, aynı dönemdeki imza yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz. Seyahat günleri imza takvimiyle çakışıyorsa, imza bakımından da açık bir değişiklik veya geçici muafiyet istenmelidir.

Aynı şekilde konutu veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme gibi başka yükümlülükler bulunabilir. Seyahatin hukuken mümkün olup olmadığı bütün geçerli kararlar birlikte incelenerek belirlenir. Bir dosyada alınan olumlu kararın başka dosyadaki yükümlülüğü de kapsadığı varsayılmamalıdır.

Muafiyet kararı yalnızca belirli tarihler için verilmişse, bu tarihlerin sonunda asıl yükümlülük kararın içeriğine göre yeniden uygulanır. Dönüş gecikmesi ihtimali ortaya çıktığında, süre dolmadan yeni durum belgelenerek yetkili merciye başvurulmalıdır; kişinin kendi kararıyla izin süresini uzatması mümkün değildir.

Yasağın devamında süre ve ölçülülük nasıl incelenir?

CMK m.110/4, devam gereğinin en geç dört aylık aralıklarla incelenmesini öngörür. Dört ay, bütün adli kontrollerin sona erdiği bir süre değildir. Bunun yanında m.110/A'daki azami süre ve uzatma koşulları ayrıca uygulanır.

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde temel süre iki yıl, gerekçeli zorunluluk hâlindeki uzatma en çok bir yıldır. Ağır ceza işlerinde temel süre üç yıl; uzatma kural olarak toplam üç yıl, kanunda gösterilen belirli suçlarda dört yıldır. Böylece üst sınırlar ilgili kategoriye göre üç, altı veya yedi yıl olabilir. Çocuklarda bu süreler yarı oranında uygulanır. En uzun sürenin henüz dolmamış olması, tedbirin o zamana kadar gerekçesiz sürdürülebileceği anlamına gelmez. 1

Öğretide de adli kontrolün geçici niteliği ve temel haklara etkisinin somut olay içinde değerlendirilmesi vurgulanmaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca tedbirin adını değil, kişi üzerindeki fiilî ağırlığını tartışmayı gerektirir. 2016 tarihli akademik açıklamalar, sonradan değişen güncel süre kurallarının kaynağı olarak kullanılmamalıdır. 6

Veysel Kuşçu kararı süre hesabında neyi açıklığa kavuşturdu?

AYM Genel Kurulunun 16 Aralık 2025 tarihli, 2023/95649 başvuru numaralı Veysel Kuşçu kararında, yurt dışına çıkış yasağı için azami sürenin ilk tedbir tarihinden hesaplanması gerektiği belirtildi. Hüküm sonrasında kanun yolunda geçen sürenin de hesaba katılacağı kabul edildi. Somut olayda yedi yıllık süresi dolan yasağa aykırılık nedeniyle verilen tutuklamanın kanuni dayanağı bulunmadığına karar verildi (§§37–43). 3

Karar, kişinin kendi hesabına dayanarak yargısal kayıtları yok sayması gerektiği şeklinde okunmamalıdır. Süre dolmuşsa bunun tespiti ve ilgili kayıtların düzeltilmesi gecikmeden istenmelidir. Karardaki karşıoy, somut kaçma olguları karşısında genel tutuklama hükümlerini farklı değerlendirmiştir. Çoğunluğun sonucu ise dosyanın kanun yolu aşamasında bulunması ve tutuklamaya karar veren merciin yetkisiyle birlikte anlaşılmalıdır.

Aile hayatına etkisi bakımından Ömer Midyatlı kararı neden önemlidir?

AYM İkinci Bölümünün 23 Aralık 2025 tarihli, 2022/109474 başvuru numaralı Ömer Midyatlı kararında, uzun süre devam eden yurt dışı yasağı kişinin Almanya'daki eşi ve çocuklarıyla ilişkileri bakımından incelendi. Mahkeme, yargı mercilerinin kişisel koşulları ve daha hafif seçenekleri yeterli biçimde tartışmamasını değerlendirerek özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verdi (§§16–23). 4

Bu karar, yurt dışında yakını bulunan herkesin yasağının kaldırılması gerektiğini söylemez. Dosyadaki risk, tedbirin süresi ve aile hayatına somut etkisi arasında gerekçeli bir denge kurulmasını gerektirir. Başvuruda aile bağlarını yalnızca belirtmek yerine, ayrılığın süresi ve sonuçlarını belgelerle açıklamak bu nedenle önem taşır.

AYM, seyahat özgürlüğüne ilişkin her şikâyeti doğrudan bireysel başvuru kapsamında incelememektedir. Türkiye'nin AİHS'e Ek 4 No.lu Protokol'e taraf olmaması nedeniyle ortak koruma alanı sorunu bulunmaktadır. Özel veya aile hayatı üzerindeki ciddi etkiler ise kendi koşulları içinde Anayasa m.20 yönünden değerlendirilebilir (§§11–13).

Beraat, takipsizlik veya kesinleşme sonrasında ne yapılmalıdır?

CMK m.103/2, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüphelinin serbest kalacağını düzenler. Tedbirin hukuki dayanağının sona erdiği hâllerde uygulama kayıtlarının da buna uygun hâle getirilmesi gerekir. Başka bir dosyadan kaynaklanan yasak bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10 Şubat 2025 tarihli, 2024/9285 E., 2025/2304 K. sayılı kararında, mahkûmiyetin kesinleştiği ve infaz aşamasına geçildiği somut olayda yargılama sırasında konulan yurt dışına çıkış yasağının sona erdiği kabul edilmiştir. Devamında hukuki yarar bulunmayan tedbirin kaldırılması isteminin reddi kanun yararına bozulmuştur. 5

Henüz kesinleşmemiş beraat kararıyla, kovuşturmanın kesin olarak sona ermesi aynı durum değildir. Ömer Midyatlı kararında da beraat sonrasında kanun yolu devam ederken sürdürülen yasağın gerekçesi incelenmiştir. Dolayısıyla “beraat verildi, bütün kayıtlar aynı anda silindi” varsayımıyla seyahat planlanmamalıdır.

Ret kararından sonra ve olumlu karar alındığında nasıl hareket edilmelidir?

Ret kararının öğrenilme tarihi kaydedilmeli ve açık kanun yolu kullanılmalıdır. AYM Birinci Bölümünün 17 Şubat 2026 tarihli, 2022/44541 başvuru numaralı Neşe Gençer Gurbanov kararında, adli kontrolün kaldırılması talebinin reddine karşı itiraz edilmemesi nedeniyle başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna varılmıştır (§§10–13). Ailevi gerekçelerin bulunması, olağan başvuruları kullanma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamıştır. 7

Olumlu karar alındığında kararın tam metni ve kapsamı incelenmelidir. Kaldırma mı, sınırlı muafiyet mi verildiği; başlangıç ve bitiş tarihleri ile diğer yükümlülükler açıkça belirlenmelidir. Kararın ilgili uygulayıcı birimlere gönderilmesi ve kayıtların işlenmesi takip edilmelidir. Birimin sözlü açıklaması yerine karar ve bildirim kayıtlarına dayanılmalıdır.

Başvuru veya itiraz devam ederken yasak geçerliliğini koruyabilir. CMK m.269 gereğince itirazın kendiliğinden durdurucu etkisi yoktur. Ayrı bir geri bırakma kararı veya geçerli muafiyet bulunmadıkça, dilekçe verilmiş olmasına güvenilerek çıkış yapılmamalıdır.

Sonuç

Yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasında etkili başvuru, kararın güncel gerekçesini tartışan ve seyahat ihtiyacını somut belgelerle açıklayan başvurudur. Tedbirin süresi, aile ve meslek hayatına etkisi, muhakemeye uyum ve daha hafif seçenekler birlikte değerlendirilmelidir.

Geçici muafiyet isteniyorsa tarih aralığı ve kapsam açık olmalı; imza dâhil bütün eş zamanlı yükümlülükler dikkate alınmalıdır. Olumlu karar sonrasında da bildirim ve kayıt işlemleri izlenmelidir. Sonuç, başvurunun başlığından değil, dosyaya özgü olguların doğru merci önünde hukuki gerekçelerle ortaya konulmasından doğar.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışına çıkış yasağını savcı kaldırabilir mi?

Soruşturma evresinde CMK m.103/2 uyarınca Cumhuriyet savcısının adli kontrolü artık gereksiz görmesine ilişkin yetkisi vardır. Ayrıca CMK m.111 üzerinden hâkimden kaldırma veya muafiyet istenebilir. Savcılığa başvuru yapılmasıyla tedbirin sona ermesi aynı şey değildir.

Yasağa itiraz süresi kaç gündür?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için genel süre, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Eski kararlarda geçiş hükmü ayrıca değerlendirilir. İki hafta, kaldırma talebindeki beş günlük düzenlemeyle karıştırılmamalıdır.

İtiraz süresi geçtiyse artık seyahat izni istenemez mi?

İstenebilir. Devam eden tedbirin kaldırılması, değiştirilmesi veya belirli süreyle muafiyet tanınması CMK m.111 kapsamında talep edilebilir. Bu başvuru, ilk karara karşı kaçırılmış itiraz süresini yeniden başlatmaz.

Uçak bileti almak izin için yeterli midir?

Hayır. Bilet veya rezervasyon seyahat planını gösterebilir; yetkili merciin kararı yerine geçmez. Seyahat amacı, süre, dönüş planı ve dosyadaki riskler birlikte değerlendirilir.

Yurt dışında çalışıyor olmak yasağın kaldırılmasını zorunlu kılar mı?

Hayır. Çalışma ilişkisi ve yasağın mesleki etkisi önemli olmakla birlikte, karar dosyanın bütününe göre verilir. İş belgeleri ve Türkiye'ye dönüş bağları birlikte sunulmalıdır.

Geçici izin bütün ülkelere ve bütün tarihlere seyahat olanağı verir mi?

Kararın içeriğine bağlıdır. Belirli tarih veya seyahat için verilen muafiyet kendi kapsamını aşmaz. Kararda bulunmayan bir serbestlik varsayılmamalıdır.

Yurt dışı izni aldığımda karakola imza vermem gerekmez mi?

İmza yükümlülüğü ayrıca kaldırılmadıkça, değiştirilmedikçe veya o dönem için muafiyet verilmedikçe devam edebilir. Seyahatle çakışan imza günleri başvuruda açıkça belirtilmelidir.

Dört ay dolunca yasak kendiliğinden kalkar mı?

Hayır. Dört ay, devam gereğinin en geç hangi aralıklarla inceleneceğini ifade eder. Azami adli kontrol süreleri ve uzatma koşulları CMK m.110/A'da ayrıca düzenlenmiştir.

Beraat kararından hemen sonra yurt dışına çıkılabilir mi?

Kararın kesinleşmesi, adli kontrol hakkında verilen kararlar ve diğer dosyalardaki kısıtlamalar birlikte incelenmelidir. Sadece beraat hükmüne bakılarak bütün çıkış engellerinin sona erdiği kabul edilmemelidir.

Kaldırma talebi reddedilirse doğrudan AYM'ye gidilebilir mi?

Açık ve etkili olağan başvuru yollarının tüketilmesi gerekir. Neşe Gençer Gurbanov kararı, ret kararına karşı itiraz edilmemesinin kabul edilebilirliği engelleyebildiğini göstermektedir. Bireysel başvurunun diğer koşulları ve süresi ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynakça

1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.100, 103/2, 109–112, 268–271 ve geçici m.6. Adalet Bakanlığı mevzuat kaydı.

2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.13, 20 ve 23. Anayasa Mahkemesi: Anayasa metni.

3. AYM Genel Kurulu, Veysel Kuşçu, B. No: 2023/95649, 16.12.2025, özellikle §§37–43 ve karşıoy; RG 16.04.2026, Sayı 33226. Karar kaydı.

4. AYM İkinci Bölüm, Ömer Midyatlı, B. No: 2022/109474, 23.12.2025, özellikle §§11–23. Karar kaydı.

5. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2024/9285, K.2025/2304, 10.02.2025, gerekçe ve hüküm. Yayımlanan karar metni.

6. Kaya Göçmen, Özen, “Adli Kontrol Koruma Tedbirinin İnsan Hakları Işığında Değerlendirilmesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 65(4), 2016, s.1749–1814, özellikle s.1771–1773. Eser 01.06.2016 tarihindeki hukuku yansıtır; güncel süreler için değil, haklar ve ölçülülük çerçevesi için kullanılmıştır. Tam metin.

7. AYM Birinci Bölüm, Neşe Gençer Gurbanov, B. No: 2022/44541, 17.02.2026, §§10–13. Karar kaydı.

YAZAR

Av. Yusuf Saykın

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları