Telefon mesajları, ekran görüntüleri ve bilgisayar kayıtları ceza yargılamasında delil olabilir. Ancak bir kaydın dosyada bulunması, mahkûmiyet için yeterli olduğu anlamına gelmez. Kayda hangi yetkiyle ulaşıldığı, içeriğinin güvenilirliği, ilgili kişiyle bağlantısı ve savunmanın kaydı inceleme imkânı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hukuka aykırı elde edilen kayıt hükme dayanak yapılamaz; hukuka uygun kayıt bakımından ise suçun unsurlarını ispat edip etmediği ayrıca araştırılır.
Bu makale; şüphelinin telefonunun incelenmesi, WhatsApp yazışmalarının sunulması, adli kopya ve bilirkişi raporunun denetlenmesi, elkoymaya itiraz ve cihazın iadesi konularını Türkiye’deki ceza muhakemesi bakımından ele almaktadır. Hukuki durum 14 Ekim 2026 itibarıyla değerlendirilmiştir. CMK m.134 hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihi nedeniyle, işlem tarihi özellikle önemlidir.
Dijital kayıt hangi olguyu ispatlamak için kullanılıyor?
Önce kaydın türü ve iddia edilen olayla ilişkisi belirlenmelidir. Telefon hafızasından çıkarılan bir mesaj, operatörün iletişim trafik kaydı, bankanın işlem kaydı ve sosyal medyadan alınan görüntü aynı bilgiyi göstermez. Bunların elde edilme yöntemleri de farklı olabilir. Örneğin bir hesaba giriş yapılması ile suç oluşturan mesajın belirli kişi tarafından yazılması, ayrı olgulardır.
Hukuka uygunluk, teknik güvenilirlik ve ispat gücü birbirinin yerine geçmez. İnceleme kararı mevcut olsa bile mesajın göndereni belirsiz kalabilir. İçerik gerçek olsa bile hukuka aykırı bir aramayla elde edilmiş olabilir. Gönderen belirlenmiş olsa bile konuşmanın tamamı, sözün tehdit mi, alıntı mı veya başka bir bağlamın parçası mı olduğunu değiştirebilir. Mahkemenin bu sorunları hangi gerekçeyle çözdüğü anlaşılabilmelidir.
| Kayıt veya işlem | Öncelikle açıklığa kavuşturulacak husus |
|---|---|
| Telefon veya bilgisayarda saklanan veri | İçeriğe erişimin hukuki dayanağı ve kararın kapsamı |
| Ekran görüntüsü | Asıl kaydı yansıtıp yansıtmadığı, bütünlük ve bağlam |
| HTS ve benzeri trafik verisi | Kaydın hangi iletişim olgusunu gösterdiği; içerik ile karıştırılmaması |
| IP ve oturum kaydı | Tarih, saat, hesap, bağlantı ve fiili kullanıcı ilişkisinin kurulması |
| Adli bilişim raporu | Sonuca hangi veriden, hangi yöntemle ulaşıldığının denetlenebilmesi |
CMK m.217, duruşmada ortaya konulup tartışılan deliller ve hukuka uygun elde etme şartı üzerine kuruludur. Dolayısıyla bir raporun resmî kurumdan gelmesi, rapora yöneltilen somut itirazların incelenmesini gereksiz kılmaz. Aynı şekilde kayıt dijital olduğu için peşinen değersiz de sayılamaz. [1]
CMK m.134 ve AYM kararı bakımından güncel durum nedir?
İptal kararı neyi değiştirdi?
Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli, E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla CMK m.134’ün birinci ve ikinci fıkralarındaki belirli bölümleri Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulmuştur. Uygulanma imkânı kalmayan diğer hükümler de iptal edilmiş; sonuçta maddenin tamamı iptal kapsamına girmiştir. [2]
Çoğunluğun belirleyici gerekçesi, dijital aramanın her durumda yasak olması değildir. Sorun; elde edilen kişisel verilerin yargılama kesinleştikten sonra saklanması, silinmesi, işlenmesinin sınırlandırılması ve ilgili kişinin bu konudaki hakları bakımından yeterli kanuni güvencelerin bulunmamasıdır. Kararın özellikle 60–68. paragrafları bu ayrımı açıklamaktadır.
Karşıoyda, arşiv düzenlemeleri, olağanüstü kanun yolları için delillerin korunması ve diğer usul güvenceleri birlikte değerlendirilerek mevcut korumanın yeterli olduğu savunulmuştur. Bu yaklaşım çoğunluğun iptal gerekçesi değildir. Kararı aktarırken karşıoydaki açıklamalardan yürürlükte bağımsız bir silme süresi çıkarmak doğru olmaz.
İptal hükmü ne zaman yürürlüğe girecek?
Karar, 25 Mayıs 2026 tarihli ve 33264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; iptal hükümlerinin yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir. Buna göre tarih 25 Şubat 2027’dir. 14 Ekim 2026 itibarıyla iptal hükmü henüz yürürlüğe girmemiştir. [2]
Bu nedenle “CMK m.134 artık uygulanamaz” veya “bütün telefon incelemeleri geçersizdir” şeklindeki sonuçlar isabetli değildir. Önceki işlemin hukuka uygunluğu, işlem tarihinde geçerli hükümler ve somut uygulama üzerinden değerlendirilir. İptal kararı da tek başına bütün mahkûmiyetlerin kaldırılması veya bütün kopyaların derhâl silinmesi sonucunu doğurmaz.
Kanun teklifi ile kabul edilen kanun ayrıca ayrılmalıdır. 22.06.2026 tarihli, 2/3737 esas numaralı teklifin 15. maddesinde CMK m.134’ün yeniden düzenlenmesi ve verilerin saklanmasına ilişkin hükümler önerilmiştir. Buna karşılık teklifin kanunlaşmış hâli olan 7589 sayılı Kanun’un kabul metninde CMK m.134 değişikliği bulunmamaktadır. Teklifteki on beş yıllık saklama yaklaşımı yürürlükteki CMK m.134 kuralı olarak sunulamaz. [6–7]
Polis telefonun içeriğini hangi şartlarla inceleyebilir?
Cihazın alınması ile içeriğinin araştırılması farklı işlemlerdir
Bir telefonun yakalama veya arama sırasında ele geçirilmesi, bütün mesajların ve uygulama verilerinin kendiliğinden incelenebilmesi anlamına gelmez. Fiziksel cihazın muhafazası ile cihazın içeriğine girilmesi ayrı değerlendirilmelidir. İnceleme yapılacağı zaman hangi kararın bu işleme yetki verdiği dosyada gösterilmelidir.
CMK m.134 bakımından somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması aranır. Bu şartlar, genel aramadaki makul şüphe ölçüsüyle özdeş değildir. Kararda yalnız kanun cümlelerinin tekrarlanması yerine, dijital incelemeyi gerekli kılan olay ve bağlantı açıklanmalıdır. Şüphelinin kullandığı cihazın mutlaka onun mülkiyetinde olması şart değildir; kullanım ilişkisi araştırılır. [1–2]
İncelemenin hangi cihazı, hesabı, olayı ve veri kapsamını içerdiği de önemlidir. Belirli bir olaya ilişkin inceleme yetkisi, kişinin bütün özel hayatının araştırılmasına yönelik sınırsız yetki gibi uygulanamaz. Teknik zorunluluk nedeniyle geniş bir kopya alınması ile bu kopyadaki her verinin incelenmesi ve dosyaya aktarılması aynı şey değildir. Gereklilik ve ölçülülük, uygulama aşamasında da gözetilmelidir.
Savcı kararı ve hâkim onayında süreler
Kural olarak hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir. Savcı kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kararını en geç 24 saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksi yönde karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümlenen metinler derhâl imha edilir. [1]
Bu denetimde yalnız karar tarihi yeterli olmayabilir: incelemenin başlangıcı, savcı kararının zamanı, onaya sunma ve hâkim kararı zamanları karşılaştırılmalıdır. CMK m.127’deki genel elkoyma düzeni ile m.134’ün özel usulü birbirine karıştırılmamalıdır. Genel hükümdeki kolluk amiri yetkisinden hareketle dijital içerik incelemesi için bağımsız bir kolluk yetkisi çıkarılamaz.
Telefonu rızayla vermek kararın yerine geçer mi?
Şüphelinin telefonunu teslim etmesi veya incelemeye rıza göstermesi, CMK m.134’teki karar ve onay usulünün yerine geçmez. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15.05.2024 tarihli, E.2023/15758, K.2024/18787 sayılı kararı bu konuda somut bir örnektir. [3]
Kararda, gerekli karar veya yazılı emir alınmadan düzenlenen telefon ön inceleme tutanağındaki WhatsApp kayıtları hukuka uygun delil kabul edilmemiştir. Daire, kalan delilleri de incelemiş; uyuşturucu alışverişine ilişkin görgüye dayalı tespit bulunmamasını ve diğer anlatımın niteliğini değerlendirerek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Hüküm bozulmuş ve belirtilen şartla salıverme kararı verilmiştir.
Kararın önemi iki aşamalıdır: Önce hukuka aykırı kayıt hükme esas alınamaz; ardından diğer delillerin suçu ispat edip etmediği değerlendirilir. Bu karar, her telefon inceleme eksikliğinde diğer delillere bakılmadan beraat verileceği anlamına gelmez. Şikâyetçinin kendi yazışmasını sunması da aşağıda açıklanan farklı bir durumu oluşturur.
Adli kopya, yedek ve cihazın iadesi nasıl değerlendirilir?
CMK m.134/3, elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklenmesini; m.134/4 ise alınan yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesini ve işlemin tutanağa bağlanmasını düzenler. Güncel metinde bu kopyanın verilmesi, yalnızca kişinin istemesine bağlı bir işlem şeklinde yazılmamıştır. “Talep etmediği için kopya verilmedi” açıklaması bu yönüyle değerlendirilmelidir. [1]
Kopyanın verilmesi, sadece bir dosyanın teslim edilmesinden ibaret olmamalıdır. Hangi cihazdan, hangi tarihte, hangi yöntemle alınan verinin teslim edildiği anlaşılmalı; kopyanın incelenebilirliği sağlanmalıdır. Şifreli veya teknik olarak açılamayan bir çıktı teslim edilmişse bu sorun tutanağa ve başvuruya açıkça yazılmalıdır. Böylece savunmanın bağımsız inceleme yapabilmesi mümkün hâle gelir.
Şifre çözülememesi, gizli verilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürmesi gibi m.134/2’deki şartlarla cihazın alınması mümkündür. Şifre çözümü ve gerekli kopyalama tamamlanınca cihaz gecikmeksizin iade edilmelidir. Ancak cihazın ayrıca müsadere konusu olması veya başka bir hukuki sebeple tutulması iddiası varsa bunun dayanağı ayrıca incelenir. “Kopyası alındı” tespiti bütün elkoyma sebeplerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İade talebinde cihazın kimliği, elkoyma tarihi, inceleme ve kopyalama durumu, muhafazanın devamına neden ihtiyaç bulunmadığı ve varsa iş veya günlük yaşam üzerindeki somut etkiler açıklanabilir. CMK m.131 kapsamında iade isteminin reddine itiraz mümkündür. Cihazın iadesi ile makamların elindeki verilerin silinmesi aynı talep değildir; ikisi ayrı gerekçelendirilmelidir. [1]
Şikâyetçinin sunduğu mesaj ve ekran görüntüsü kullanılabilir mi?
Bir kişinin kendisine gönderilen mesajı suç duyurusuna eklemesi ile kolluğun şüphelinin telefonunda arama yapması aynı işlem değildir. Her ekran görüntüsü için önceden CMK m.134 kararı aranacağı söylenemez. Bununla birlikte, sunan kişinin yazışmaya nasıl eriştiği ve kayıt üzerinde hangi işlemleri yaptığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Yazışmanın tarafı olmak sınırsız kullanım yetkisi vermez. Adli makama olayla ilgili kaydın sunulması ile özel konuşmaların internette yayımlanması farklı değerlendirilir. Başkasının hesabına izinsiz girilmesi, cihaza gizlice erişilmesi veya görüşmelerin sistematik biçimde kaydedilmesi, “delil toplama” amacı ileri sürülerek otomatik olarak hukuka uygun hâle gelmez. Ani gelişen olaylara ilişkin istisnai yargısal değerlendirmeler de bütün gizli kayıtlar için genel izin sayılmamalıdır.
Mesajı sunan kişi bakımından yararlı yol; mevcut kaydın aslını korumak, konuşmanın öncesini ve sonrasını saklamak, ilgili hesap ve tarih bilgilerini açıklamak, asıl cihazın veya verinin yetkili makamlarca incelenmesini istemektir. Ekran görüntüsünün kesilmesi, yeniden yazılması veya farklı konuşmaların birleştirilmesi doğrulama sorunlarını artırır. İlgisiz üçüncü kişi bilgileri adli başvurunun gerektirdiğinden geniş biçimde yayılmamalıdır.
Özel kişi tarafından sunulan kaydın gerçekten mevcut olup olmadığı, nasıl elde edildiği ve suç isnadıyla bağlantısı ayrı ayrı denetlenir. Savunma da yalnız “ekran görüntüsü delil olmaz” demek yerine, hangi bölümün eksik veya değiştirilmiş olduğunu yahut hangi erişimin hukuka aykırı olduğunu somutlaştırmalıdır.
Hash değeri ve teknik rapor neyi gösterir?
Hash bir kimlik veya doğruluk belgesi değildir
Hash, belirli bir veri kümesi için hesaplanan sayısal özet değeridir. Aynı yöntemle aynı veriden elde edilen değerlerin karşılaştırılması, iki nüshanın bütünlüğünü sınamaya yardımcı olur. Ancak önce hangi verinin, hangi anda ve hangi algoritmayla özetlendiği bilinmelidir. Tek bir dosyanın değeri ile bütün disk kopyasının değeri doğrudan karşılaştırılamaz. [8–9]
Bir ekran görüntüsünün bugün hesaplanan hash değeri, o görüntünün daha önce değiştirilmediğini tek başına göstermez. İncelemenin başındaki güvenilir kayıtla sonradan kullanılan kopya arasındaki karşılaştırma farklı bir işlev görür. Aynı şekilde hash eşleşmesi, mesajı hangi insanın yazdığını veya mesajdaki anlatımın doğru olduğunu kanıtlamaz.
CMK m.134’ün lafzında “hash yoksa delil geçersizdir” şeklinde otomatik bir sonuç bulunmamaktadır. Hash eksikliği önemli bir denetim sorunu olabilir; fakat hukuki değerlendirme, kopyalama ve muhafaza işlemleriyle diğer doğrulama imkânlarının birlikte incelenmesini gerektirir. Hash bulunması da eksik karar veya hukuka aykırı erişimi geçerli hâle getirmez.
Her telefon incelemesi aynı tür kopyayı üretmez
Dosya bazlı veya mantıksal veri çıkarımı ile depolamanın daha geniş düzeyde kopyalanması aynı kapsamda değildir. Cihaz modeli, işletim sistemi, şifreleme ve kullanılabilen yöntem, erişilen veri kümesini etkileyebilir. Raporda yalnız “imaj alındı” denmesi yerine, işlemin kapsamı ve erişilemeyen alanlar açıklanmalıdır. NIST’in mobil cihaz inceleme rehberi, veri çıkarma yöntemlerinin imkânlarının ve sınırlarının farklı olduğunu gösterir. Bu rehber bir Türk usul kanunu değildir. [10]
Teknik güçlük, kanuni güvencelerden vazgeçilmesini haklı kılan genel bir gerekçe olarak kullanılamaz. Buna karşılık her modern telefondan, aynı yöntemle ve hiçbir teknik sınırlama olmadan bütün verilerin çıkarılabileceği varsayımı da doğru değildir. Yapılan işlem, zorunlu değişiklikler ve doğrulama yöntemi raporda somut biçimde açıklanmalıdır.
Tarihler ve uygulama çıktıları nasıl denetlenir?
Bir dosyanın oluşturulma, değiştirilme ve dışa aktarılma zamanları farklı olabilir. Cihaz saati ile sunucu saati veya farklı saat dilimleri de aynı değildir. Bu nedenle rapordaki tarih, hangi kayıttan türetildiği açıklanmadan olayın kesin zamanı olarak kabul edilmemelidir. Yazılım sürümü ve veriyi yorumlayan aracın özellikleri de sonucu etkileyebilir. NIST IR 8354 bu teknik sınırlamaların araştırmacı tarafından bilinmesi gerektiğini vurgular. [8]
Bilirkişiden; kullanılan aracın ve sürümünün, incelenen kaynak verinin, uygulanan filtrelerin, eksik kayıtların ve sonucun sınırlarının açıklanması istenebilir. İki rapor farklı sonuca ulaşıyorsa yalnız sonuç cümleleri değil, aynı veri üzerinde aynı soruya cevap verip vermedikleri karşılaştırılmalıdır. Teknik uzmanın görevi veriyi açıklamak; kaydın hukuka uygunluğuna ve suçun oluşup oluşmadığına ilişkin nihai değerlendirme ise yargı merciine aittir. [1, m.67/3]
WhatsApp hesabı ile mesajı yazan kişi nasıl ayrılır?
Bir telefon numarasının veya hesabın kişiye kayıtlı olması, tartışılan her mesajı o kişinin yazdığını tek başına kesinleştirmez. Paylaşılan cihaz, bağlı oturum, başka kişinin erişimi veya hesabın ele geçirilmesi iddiası varsa, bunun olayla ilişkili ve araştırılabilir yönü belirlenmelidir. Salt inkâr ile belirli tarih, erişim biçimi ve kişi gösteren savunma aynı nitelikte değildir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.02.2025 tarihli, E.2024/4261, K.2025/929 sayılı kararı, bu ayrımın önemini göstermektedir. Savunmada, kısa süreli telefon erişimiyle WhatsApp Web bağlantısı kurulmuş olabileceği ileri sürülmüştür. Daire, mesajların kim tarafından ve hangi erişim üzerinden gönderildiği konusunda belirtilen teknik araştırmalar yapılmadan ve savunma değerlendirilmeden mahkûmiyet kurulmasını CMK m.230 bakımından hukuka aykırı bulmuş, kararı bozmuştur. [4]
Bu karardan “WhatsApp mesajları delil değildir” sonucu çıkmaz. Karar, somut alternatif kullanım iddiasının araştırılması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca kararın araştırılmasını istediği IP, cihaz veya konum bilgilerinin her olayda geçmişe dönük ve eksiksiz biçimde bulunacağı varsayılamaz. Kaydın tutulmuş olması, saklama süresi, temin imkânı ve teknik sınırlamalar ayrı meselelerdir.
Uygulamada tarih ve saat uyuşmazlıkları, oturum bilgileri, cihazın fiili kullanımı, konuşmanın karşı tarafındaki kayıtlar ve diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilebilir. IP adresi veya hesap adı, insan kimliğini her durumda tek başına belirlemez. Erişim verisi ile isnat edilen davranış arasındaki bağlantı gerekçede kurulmalıdır.
Başka dosyada bulunan dijital veri bu davaya aktarılabilir mi?
Başka bir soruşturma dosyasından gelen rapor, elde edilişine ilişkin denetimi ortadan kaldırmaz. İlk cihazın kimden ve nasıl alındığı, arama ve inceleme kararları, varsa onay işlemleri, incelenen veri kapsamı ve diğer dosyaya aktarımın dayanağı araştırılmalıdır. Tesadüfen elde edilen deliller bakımından CMK m.138 de uygulanma şartlarına göre değerlendirilir. Arama sırasında bulunan veri ile iletişimin denetlenmesi sırasında rastlanan kayıt aynı kurallarla ele alınmaz. [1]
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2023 tarihli, E.2022/515, K.2023/661 sayılı kararında, öldürme soruşturmasında incelenen maktulün telefonundaki yazışmalar başka bir suç isnadında kullanılmıştır. Kurul; telefonun olay yerinden mi alındığını, yakınlarca mı teslim edildiğini yoksa arama ve elkoyma işlemiyle mi elde edildiğini açıklığa kavuşturmayı, ilgili kararları dosyaya getirip hukuka uygunluğu tartışmayı gerekli görmüştür. Eksik araştırma nedeniyle hüküm bozulmuştur. [5]
Kurul bu aşamada bütün mesajların hukuka aykırı olduğuna veya sanığın beraatine karar vermemiştir. Kararın uygulamaya etkisi, ilk elde etme işleminin belgelerinin de denetime açılmasıdır. “Başka dosyada bulundu” açıklaması tek başına yeterli gerekçe değildir.
Bulut hesabı veya yabancı hizmet sağlayıcıdaki kayıtlar söz konusuysa ayrıca veriye erişim yetkisi, verinin bulunduğu yer ve kullanılabilecek adli yardımlaşma yolları değerlendirilmelidir. Bir cihazı inceleme yetkisinden, bütün uzak hesaplara sınırsız erişim yetkisi çıkarılamaz. Hizmet sağlayıcının ilgili kaydı elinde bulundurup bulundurmadığı da varsayılmamalıdır.
Savunma kopyaya ve bilirkişi raporuna nasıl erişebilir?
CMK m.153, müdafiin dosyayı incelemesi ve belge örneği almasını düzenler. Soruşturmada kanunda belirtilen şartlarla kısıtlama kararı verilebilse de, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar m.153/3 kapsamında ayrıca korunur. İddianamenin kabulünden sonra dosya ve muhafaza altındaki delilleri inceleme yetkisi daha geniş biçimde düzenlenmiştir. [1] Konunun ayrıntıları için Ceza soruşturmasında dosyaya erişim ve kısıtlılık kararı yazısına bakılabilir.
Dijital bir raporun yalnız sonuç sayfasının verilmesi, somut itirazı incelemeye her zaman yetmez. İncelemeye esas kopya, rapor ekleri, kayıtların bağlamı ve kullanılan yöntem hakkında erişim talebi, hangi savunma iddiasının araştırılacağı belirtilerek kurulmalıdır. Üçüncü kişilerin mahrem verilerinin bulunması hâlinde koruyucu yöntemler değerlendirilirken, savunmanın belirleyici kaydı etkili biçimde sınaması sağlanmalıdır.
CMK m.67 kapsamında rapora itiraz, yeni inceleme istemi ve uzmanından bilimsel mütalaa alınması mümkündür. m.68 uyarınca bilirkişinin veya bilimsel mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesi istenebilir. Dinleme talebinde hangi teknik çelişkinin veya hangi yöntem sorununun sözlü açıklamayı gerektirdiği belirtilmelidir. Her rapor itirazı kendiliğinden yeni bilirkişi atanması sonucunu doğurmaz; ret kararının gerekçesi de denetlenebilir olmalıdır. Ayrıca bkz. Ceza davasında tanık ve bilirkişinin dinlenmesi.
Avukatla yazışmalar ve mesleki sır içeren kayıtlar bakımından ayrıca özel güvenceler vardır. CMK m.154’teki müdafi ile yazışmaların denetlenememesi, avukat bürosu aramalarında m.130 ve iletişimin denetlenmesinde m.136 gibi hükümler, işlemin niteliğine göre dikkate alınmalıdır. Bu güvenceler sıradan kişisel veri değerlendirmesi içinde görünmez hâle getirilmemelidir.
Dijital delile itirazda hangi belgeler ve talepler önemlidir?
Başvuru, “deliller hukuka aykırıdır” cümlesinden ibaret bırakılmamalıdır. İtiraz edilen kayıt tanımlanmalı, sorunlu işlem gösterilmeli ve istenen hukuki sonuç açıklanmalıdır. Belgelere henüz erişilememişse, bilinmeyen bir işlemin kesinlikle yapılmadığı ileri sürülmek yerine ilgili belgenin getirtilmesi istenebilir.
Öncelikle arama ve inceleme kararları, savcı emri ve hâkim onayı, elkoyma ve teslim tutanakları, yedekleme ve kopya teslim belgeleri, inceleme raporları ve ekleri birlikte okunmalıdır. Cihazın seri veya IMEI bilgisiyle rapordaki cihazın aynı olup olmadığı; tarih ve saatlerin tutarlılığı; kopyanın kim tarafından muhafaza edildiği araştırılmalıdır.
Somut olaya göre şu talepler gündeme gelebilir:
- İnceleme yetkisinin ve varsa süresinde hâkim onayının belgelenmesi.
- Hukuka aykırı elde edilmiş belirli kaydın reddedilmesi ve hükme dayanak yapılmaması.
- Eksik konuşma bölümleri ile raporun dayandığı verilerin incelemeye açılması.
- Belirli teknik çelişkiler için ek rapor, yeni inceleme veya uzmanın dinlenmesi.
- Hesap kullanımına ilişkin somut alternatif iddianın araştırılması.
- Muhafazası gerekli olmayan cihazın iadesi ve gereksiz kişisel veri kullanımının sınırlandırılması.
Delil itirazı ile tedbir kararına itirazın süreleri aynı mesele değildir. Hâkim kararına karşı kanuni süre içinde başvuru yapılması gerekir; ayrıca kaydın yargılamada kullanılmasına ilişkin itirazlar dosyanın bulunduğu aşamaya uygun biçimde ileri sürülmelidir. Tedbir itirazının yapılmamış olması, hukuka aykırı delili kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
| Başvuru veya işlem | Süre ve dikkat edilecek ayrım |
|---|---|
| CMK m.134 kapsamında savcı kararı | 24 saatte hâkim onayına sunma; hâkimin en geç 24 saatte kararı |
| Hâkim kararına itiraz | Özel hüküm yoksa öğrenmeden itibaren iki hafta; CMK m.267–268 |
| Bilirkişi raporuna itiraz veya yeni inceleme istemi | CMK m.67/5 uyarınca verilen süre; otomatik olarak bütün raporlara uygulanan sabit bir iki hafta kuralı yoktur |
| Elkoyma ve iade değerlendirmesi | CMK m.127/4 ve m.131’deki yollar; iade isteminin reddine itiraz mümkündür |
Başvuru mercii, kararın hâkimlik veya mahkeme tarafından verilmesine göre belirlenir. CMK m.268’deki itiraz dilekçesi kararı veren mercie sunulur; inceleme yetkisi aynı maddenin hükümlerine göre belirlenir. Hüküm verilmişse istinaf veya temyiz yolunun açık olup olmadığı, karar ve geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir. Eski kararlardaki süreler güncel başvurulara doğrudan taşınmamalıdır. [1]
Hukuka aykırı kayıt tespit edilirse dava nasıl etkilenir?
Anayasa m.38/6 ile CMK m.206/2-a ve m.217/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen delil suçun ispatında kullanılamaz. CMK m.230/1-b, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gerekçede tartışılmasını; dosyadaki hukuka aykırı delillerin ayrıca gösterilmesini gerektirir. Bu yüzden yalnız “itiraz yerinde görülmedi” denilmesi, esaslı ve sonucu etkileyebilecek bir iddiaya yeterli açıklama oluşturmayabilir. [1–2] Bu konuda Ceza davasında delil yetersizliği ve beraat başlıklı yazı da yol gösterici olabilir.
Bir kaydın dışlanması ile bütün davanın beraatle sonuçlanması aynı şey değildir. Kalan hukuka uygun deliller suçun unsurlarını ispat ediyorsa değerlendirme bunlar üzerinden sürer. Suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse CMK m.223/2-e kapsamında beraat gündeme gelir. Kayıtla ilgili eksiklik araştırma yapılarak açıklığa kavuşturulabilecek nitelikteyse, uygun aşamada ek inceleme gerekebilir.
Mahkûmiyet hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanıyorsa CMK m.289/1-i’deki hukuka kesin aykırılık sebebi önem kazanır. Hükmün gerekçesizliği veya savunmanın önemli hususlarda sınırlandırılması da kendi şartlarıyla ayrıca değerlendirilir. Hangi kararın kaldırılacağı veya bozulacağı, kanun yolu ve dosyanın durumuna bağlıdır; “dijital delil itirazı” bütün aşamalarda aynı sonucu veren tek bir başvuru değildir.
Arama veya elkoyma nedeniyle tazminat talebi de ayrıca gündeme gelebilir. CMK m.141’deki sebepler ve m.142’deki usul değerlendirilmeden her hukuka aykırılığın otomatik tazminat doğurduğu söylenemez. Delilin kullanılması, cihazın iadesi, kişisel verinin işlenmesi ve uğranılan zararın giderilmesi talepleri birbirinden ayrılarak kurulmalıdır.
Sonuç
Dijital delilin dosyadaki değeri, inceleme tutanağının veya ekran görüntüsünün varlığıyla belirlenmez. Yetki ve usul, veri bütünlüğü, kişiye aidiyet, olayın bağlamı ve savunmanın denetim imkânı birlikte araştırılmalıdır. İtirazın etkili olması için hangi kayıt ve işlemde sorun bulunduğu, bunun isnada etkisi ve hangi araştırma veya kararın istendiği somutlaştırılmalıdır.
AYM’nin CMK m.134 hakkındaki kararı ayrıca verinin alınmasından sonraki saklama ve kullanım aşamalarını gündeme getirmektedir. 25 Şubat 2027 tarihi, işlem tarihine göre değerlendirme yapılmasını gerektiren önemli bir eşiktir. Kanunlaşmayan teklif hükümleri güncel hukuk gibi uygulanmamalı; sonraki düzenlemeler ve geçiş hükümleri ayrıca izlenmelidir.
Güneş & Güneş Hukuk Bürosu, 1999’dan bu yana yürüttüğü hukuki çalışmalar kapsamında ceza soruşturması ve kovuşturması süreçlerine ilişkin bilgilendirme sunmaktadır. Çalışma alanına ilişkin bilgiye ceza hukuku hizmetleri sayfasından ulaşılabilir. Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyada kararlar, kayıtlar, işlem tarihleri ve başvuru süreleri birlikte incelenmelidir.
İlgili yazılar: Ceza yargılamasında dijital deliller: WhatsApp yazışmaları ve ekran görüntüleri; Arama ve el koymaya itiraz, eşyanın iadesi; Ceza davasında bilirkişi raporuna itiraz; HTS ve baz istasyonu kayıtları.
Sıkça Sorulan Sorular
WhatsApp mesajları ceza davasında delil olur mu?
Olabilir. Elde edilme yöntemi, kaydın bütünlüğü, gönderenle bağlantısı ve konuşmanın bağlamı birlikte değerlendirilir. Her mesaj otomatik olarak mahkûmiyet delili değildir. Ayrıntı için WhatsApp hesabı ve mesajı yazan kişi bölümüne bakılabilir.
Telefonu kendi isteğimle verirsem polis bütün mesajları okuyabilir mi?
Şüphelinin rızası, CMK m.134’teki karar ve onay usulünün yerine geçmez. İncelemenin kapsamı da ayrıca önemlidir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin ilgili kararının değerlendirmesi telefon incelemesinin şartları bölümündedir.
Telefon şifresini vermemek suçlu olduğumu gösterir mi?
Şifreyi açıklamamak tek başına isnat edilen suçu ispatlamaz. Kişinin kendisini suçlamaya zorlanamaması güvencesi ile hukuka uygun karar uyarınca teknik inceleme yapılabilmesi ayrı konulardır. Şifre çözümündeki güçlükler adli kopya ve cihazın iadesi bölümünde ele alınmıştır.
Ekran görüntüsü tek başına yeterli olur mu?
Her olay için aynı cevap verilemez. Kaydın doğruluğu ve aidiyeti konusunda somut uyuşmazlık varsa asıl veri ve diğer delillerin araştırılması gerekebilir. Şikâyetçinin sunduğu kayıtlar bölümündeki ayrımlar önemlidir.
Hash değeri bulunmuyorsa mutlaka beraat edilir mi?
Hayır. Eksikliğin veri bütünlüğünün denetlenmesine etkisi, diğer tutanaklar ve doğrulama yöntemleri incelenir. Hukuka aykırı delilin dışlanması sonrasında kalan deliller de değerlendirilir. Hash ve teknik rapor bölümüne bakılabilir.
Savunmaya dijital kopya verilmesi zorunlu mu?
CMK m.134/3–4, elkoymada yedekleme ve yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesini düzenler. İşlemin ve kopyanın niteliği somut dosyada incelenir. Adli kopya bölümü ile dosyaya erişim bölümü birlikte okunmalıdır.
Bilirkişi raporuna itiraz süresi her zaman iki hafta mı?
Hayır. CMK m.67/5 kapsamında verilen süre dikkate alınır. Bu süre, hâkim kararına karşı CMK m.268’deki genel iki haftalık itiraz süresiyle karıştırılmamalıdır. Başvuru ve süre tablosu bu ayrımı gösterir.
CMK m.134 iptal edildiği için artık telefon incelenemez mi?
14 Ekim 2026 itibarıyla böyle bir sonuç çıkarılamaz. İptal hükümlerinin yürürlük tarihi 25 Şubat 2027’dir. Güncel durum bölümünde kararın kapsamı ve kanun teklifi ayrımı açıklanmıştır.
Cihazım iade edilince dosyadaki veriler de silinir mi?
İade ile verilerin saklanması veya silinmesi farklı işlemlerdir. Cihazın geri verilmesi, dosyadaki kopyaların kendiliğinden yok edildiği anlamına gelmez. Cihazın iadesi ve AYM kararı bölümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Başka soruşturmadaki telefon kaydı benim davamda kullanılabilir mi?
Aktarılan kaydın ilk elde edilişi, kararlar, inceleme kapsamı ve aktarımın hukuki dayanağı denetlenmelidir. Başka dosyadan gelmesi tek başına yeterli değildir. Ceza Genel Kurulu kararının incelendiği bölüm bu sorunu açıklamaktadır.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; özellikle m.63, 67–68, 127, 130–138, 141–142, 153–154, 206, 217, 223, 230, 267–268 ve 289. Adalet Bakanlığındaki metin. CMK m.134 bakımından aşağıdaki AYM kararı ve sonraki yasama belgeleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Anayasal dayanaklar: Anayasa m.13, 20, 36 ve 38.
- AYM, 12.02.2026, E.2023/128, K.2026/36; RG 25.05.2026, 33264; özellikle §§45–73 ve hüküm bölümü. Tam metin.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 15.05.2024, E.2023/15758, K.2024/18787; gerekçe ve karar. Tam metin.
- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 10.02.2025, E.2024/4261, K.2025/929; gerekçe ve karar. Tam metin.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 13.12.2023, E.2022/515, K.2023/661; V/B ve VI. bölümler. Tam metin.
- 7589 sayılı Kanun, kabul tarihi 16.07.2026; RG 31.07.2026, 33326. TBMM kabul metni.
- TBMM, 2/3737 esas numaralı, 22.06.2026 tarihli kanun teklifi, m.15. Teklif metni. CMK m.134’e ilişkin öneri, [6] numaralı kabul metninde bulunmamaktadır.
- NIST IR 8354, Digital Investigation Techniques: A NIST Scientific Foundation Review, Kasım 2022; teknik sınırlamalar, zaman verileri ve hash açıklamaları. Rapor.
- NIST SP 800-86, Guide to Integrating Forensic Techniques into Incident Response, Ağustos 2006; veri toplama ve bütünlük doğrulaması. Rapor.
- NIST SP 800-101 Rev.1, Guidelines on Mobile Device Forensics, Mayıs 2014; mobil cihazlardan veri çıkarma yöntemleri. Rapor. NIST yayınları teknik başvuru kaynaklarıdır; Türkiye’de bağlayıcı usul hükümleri olarak kullanılmamıştır.
- Av. Alican Çekmez, “Dijital Delillerin Ceza Yargılamasında Hukuka Uygunluğu”, Hukuki Haber, 13.10.2026. Yazı.
Kaynak kontrol tarihi: 14.10.2026. Karar bağlantıları sağlayıcı erişimi veya üyelik gerektirebilir.