İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Ceza Soruşturmasında Dosyaya Erişim ve Kısıtlılık Kararı: Savunma Hakkı ve İtiraz Yolları

Güneş & Güneş toplantı odasından uyarlanan temsili sahnede Dosyaya Erişim ve Savunma yazılı bordo dosya, açık klasör ve kalem.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 19 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Soruşturma dosyasına erişim, kısıtlılık kararına itiraz ve tutukluluğa etkili itiraz; dört AYM ve dört AİHM kararıyla rehber.

Soruşturma dosyasında kısıtlılık kararı bulunması, savunmanın bütün belgelere erişiminin engellenebileceği anlamına gelmez. CMK m.153, müdafiin dosyayı incelemesini ve belgelerin örneğini almasını esas kabul eder. Sınırlama ancak belirli suçlarda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla uygulanabilir. Bazı belgeler bu sınırlamanın dışında kalır; tutukluluğun hukukiliğini tartışmak için gerekli delillere erişim ise ayrıca anayasal denetime tabidir. [1, 5]

Bu nedenle ilk soru yalnızca “Dosyada gizlilik var mı?” değildir. Kararın hangi suça dayandığı, hangi tehlikeyi önlemeyi amaçladığı, hangi belgenin verilmediği ve bu eksikliğin savunmayı nasıl etkilediği birlikte incelenmelidir. Bu rehber, Türkiye’deki ceza soruşturmalarında dosyaya erişimi, kısıtlılık kararına itirazı ve bireysel başvuruya taşınabilecek sorunları ele almaktadır.

Mevzuat ve karar araştırması: 12 Ekim 2026. Genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyada işlem tarihi, taraf sıfatı ve başvuru yolu ayrıca değerlendirilmelidir.

Soruşturmanın gizliliği ile dosyaya erişimin kısıtlanması

CMK m.157, soruşturma işlemlerinin gizliliğini düzenlerken savunma haklarına zarar verilmemesini açıkça gözetir. Bu gizlilik, soruşturma bilgilerinin kamuya gelişigüzel açıklanmasını önleyen düzen ile ilgilidir. Müdafiin dosyayı inceleme yetkisinin sınırlandırılması ise CMK m.153’teki özel şartlara bağlıdır. Soruşturma açılmış olması veya evraka “gizli” yazılması, tek başına müdafiin erişimini ortadan kaldıran bir hâkim kararı yerine geçmez. [1, m.153 ve 157]

Uygulamada “gizlilik kararı” denilen işlem çoğu kez m.153/2 kapsamındaki kısıtlama kararıdır. Savunma bu ifadenin arkasındaki işlemi belirlemelidir: Kararı hangi hâkimlik vermiştir, tarih ve değişik iş numarası nedir, hangi soruşturmayı kapsamaktadır? Dosyanın başka bir soruşturmadan ayrılması veya birleştirilmesi hâlinde de eski kararın güncel dosyayla ilişkisi açıklığa kavuşturulmalıdır. Karar örneği verilmemesi, erişim sorununun ayrıca kayda geçirilmesini gerektirir.

Dosyaya erişim kısıtlaması; yayın yasağı, gizli tanığın kimliğinin korunması veya müdafiyle görüşmenin sınırlandırılmasıyla aynı işlem değildir. Örneğin CMK m.154/2’deki görüşme kısıtlamasının kendi suç, süre ve karar şartları vardır. Dosyada kısıtlılık bulunmasından hareketle avukatla görüşmenin de engellenebileceği sonucuna varılamaz. Her müdahalenin ayrı hukuki dayanağı ve kapsamı gösterilmelidir. [1, m.153–154] Konunun ayrıntıları için cezaevinde avukatla görüşme hakkı yazısına bakılabilir.

Soruşturma dosyasını kim inceleyebilir

CMK m.153/1 uyarınca müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneklerini harç ödemeden alabilir. Suçtan zarar görenin vekili de m.153/5 gereğince bu haklardan yararlanır. İlgili adli yazı işleri Yönetmeliği m.137, şüpheli ve müdafiin fizikî veya elektronik ortamda inceleme ve örnek alma hakkını düzenler; mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören ve vekillerini de kapsar. [1, 4]

Avukatlık Kanunu m.2 ve m.46’daki genel inceleme hükümleriyle ceza muhakemesindeki müdafilik yetkisi birlikte değerlendirilmelidir. Genel düzenlemede vekâletname olmadan inceleme ile belge örneği alma arasında ayrım vardır. Buna karşılık ceza dosyasında seçilmiş veya görevlendirilmiş müdafiin CMK’dan doğan yetkisi özel olarak dikkate alınır. Her avukatın her soruşturmayı sınırsız inceleyebileceği de, müdafilik ilişkisi belirli olmasına rağmen her durumda noter vekâletnamesi gerektiği de söylenemez. [1, m.149–153; 3, m.2 ve 46]

Başvuruda kişinin sıfatı, avukatın kimliği ve müdafilik veya vekillik ilişkisi açıkça gösterilmelidir. Baro görevlendirmesi, dosyadaki müdafi kaydı ve mevcut temsil belgeleri bu ilişkinin belirlenmesinde önem taşır. Erişim talebi kimlik veya temsil kaydındaki eksiklik nedeniyle sonuçlanmıyorsa önce bu eksiklik giderilmelidir. Teknik kayıt sorunu ile hâkim kararına dayalı hukuki kısıtlama aynı itirazla çözülemez.

Dosyayı incelemek ve örnek almak, bilgileri herkese açıklama yetkisi vermez. Savunma için elde edilen belgelerdeki kişisel veriler, üçüncü kişilere ilişkin bilgiler ve soruşturma gizliliği korunmalıdır. İnceleme hakkının kullanılması, belgelerin sosyal medyada yayımlanmasını kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez. [1, m.157; 3, m.36]

Kısıtlılık kararı hangi şartlarda verilebilir

Kısıtlama için CMK m.153/2’deki şartların birlikte bulunması gerekir: Soruşturma kanundaki suçlardan birine ilişkin olmalı, dosyanın incelenmesi veya örnek alınması soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilmeli, Cumhuriyet savcısı istemde bulunmalı ve hâkim karar vermelidir. Kolluğun veya kalemin sözlü açıklaması bu kararın yerini tutmaz. Savcının istemi de tek başına kısıtlamayı kurmaz. [1]

Her suç için kısıtlama kararı verilemez

CMK m.153/2’deki liste sınırlıdır. İncelenen yürürlükteki metinde şu suç grupları yer almaktadır:

• TCK m.81, 82 ve 83’teki kasten öldürme; m.102’deki cinsel saldırı, birinci fıkra hariç; m.103’teki çocukların cinsel istismarı; m.188’deki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti; m.220’deki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları.

• Devletin güvenliğine karşı suçlardan TCK m.302, 303, 304, 307 ve 308; anayasal düzene karşı suçlardan m.309–316; devlet sırları ve casusluk suçlarından m.326–331 ile m.333–337’de sayılan suçlar.

• 6136 sayılı Kanun m.12’deki silah kaçakçılığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.160’taki zimmet ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda tanımlanan suçlar. [1, m.153/2]

Listenin bulunması, listedeki suç isnat edildiğinde kısıtlamanın zorunlu olduğu anlamına gelmez. Soruşturmanın amacı bakımından somut tehlike de gösterilmelidir. Ayrıca bu liste, tutuklama bakımından CMK m.100’deki katalogla özdeş değildir. Örneğin yalnızca kullanmak için uyuşturucu bulundurma isnadının TCK m.191 kapsamında olduğu bir dosyada, m.188’in listede bulunması otomatik kısıtlama dayanağı oluşturmaz. Suçun hukuki niteliği ve dosyadaki başka isnatlar ayrıca incelenir. [1]

Somut gerekçe ve gereklilik aranır

Devam eden operasyon, henüz toplanmamış delillerin korunması veya üçüncü kişilerin güvenliği belirli bilgilerin açıklanmasını sakıncalı kılabilir. Ancak yalnızca suçun ağırlığına veya kanundaki “soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme” ifadesine dayanılması yeterli değildir. Hangi erişimin neden sakıncalı olduğu ve sınırlamanın savunma üzerindeki etkisi değerlendirilmelidir. AYM’nin Hüda Kaya kararı bu gerekliliği özellikle vurgular. [5, §§ 93–99]

Savunmanın itirazı da aynı somutlukta kurulmalıdır. Delillerin zaten toplandığı, istenen raporun mevcut işlemlerle ilgili olduğu veya belirli bir belgenin verilmesinin ileri sürülen tehlikeyi doğurmayacağı açıklanabilir. Gerektiğinde yalnızca ilgili belge bölümüne erişim, ilgisiz kişisel bilgilerin kapatılması veya denetim altında inceleme gibi seçenekler önerilebilir. Bunlar her durumda yeterli sayılan hazır çözümler değildir; kişinin tutuklama nedenlerini gerçekten tartışmasına imkân vermeleri gerekir. [5, 9, 11]

Kısıtlama olsa bile hangi belgeler incelenebilir

CMK m.153/3, belirli belgeleri ikinci fıkradaki kısıtlamanın dışında tutar. Kararda “dosyanın tamamı” gibi geniş bir ifade bulunması bu kanuni istisnaları kaldırmaz. Talepte belgenin adı, tarihi ve savunmayla ilişkisi yazılmalı; belgenin hangi istisnaya girdiği açıklanmalıdır. [1]

Belge veya erişim konusuHukuki durumTalepte dikkat edilecek nokta
Yakalanan kişinin veya şüphelinin kendi ifadesini içeren tutanakCMK m.153/3 kapsamında kısıtlamanın dışındadır.Tarih ve işlemi yapan birim belirtilerek tutanağın tam örneği istenir.
Bilirkişi raporuCMK m.153/3 kapsamında kısıtlanamaz.Raporun eki ve atıf yaptığı kayıtlar ayrıca belirtilir; her kolluk yazısının bilirkişi raporu olmadığı gözetilir.
İlgilinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanakCMK m.153/3 istisnası uygulanır.İşlem ve hazır bulunma yetkisi gösterilir; yalnız fiilen katılınmış işlemlerle sınırlı yorum yapılmaz.
Tutuklamanın hukukiliğini tartışmak için temel olan diğer delillerAnayasa m.19/8 ve AİHS m.5/4 ayrıca değerlendirilir.Belgenin tutuklama gerekçesindeki rolü ve erişim yokluğunun itiraza etkisi somutlaştırılır.
İddianamenin kabulünden sonraki dosya ve muhafaza altındaki delillerCMK m.153/4 kapsamındaki inceleme ve örnek alma yetkisi işler.Kabul kararı eklenir; eski soruşturma kısıtlamasına dayanılarak erişimin sürdürülmesi sorgulanır.

Bir belgenin başlığında “inceleme raporu” yazması, onu kendiliğinden bilirkişi raporu yapmaz. Belgeyi kimin, hangi sıfatla, hangi görevlendirmeyle hazırladığı araştırılmalıdır. Tersine, gerçek bir bilirkişi raporunun erişime kapatılması yalnız dosyanın genel kısıtlılığıyla açıklanamaz. Eklerin raporun anlaşılması için zorunlu olduğu düşünülüyorsa bu bağ ayrıca gösterilmelidir; rapor istisnasından hareketle bütün soruşturmanın otomatik olarak açıldığı ileri sürülmemelidir. [1, m.63 ve 153]

Örneğin bir dijital inceleme raporu tutuklama gerekçesinde belirleyiciyse savunma, raporun yanı sıra isnada dayanak gösterilen kayıtların tarihini, kullanıcıyla bağlantısını ve ilgili bölümlerini inceleme ihtiyacını açıklayabilir. Bu varsayımsal örnekte yalnız sonuç sayfasının verilmesi, rapordaki çıkarımların denetlenmesine yetmeyebilir. Talebin gücü, “tüm dosyayı istiyoruz” cümlesinden çok, hangi sonucun hangi belge olmadan tartışılamadığının gösterilmesindedir. [5, 10]

Tutuklamaya etkili itiraz için gerekli delillere erişim

Tutuklanan kişinin dosyaya erişememesi, yalnız ilerideki yargılamanın adilliğiyle ilgili değildir. Anayasa m.19/8, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin durumunun kısa sürede yargısal denetimini istemesini güvenceye alır. AİHS m.5/4 de tutmanın hukukiliğine karşı etkili başvuru imkânı tanır. Tutuklamayı haklı göstermek için kullanılan deliller hakkında anlamlı bilgi edinilememesi, bu denetimi etkisiz bırakabilir. [2, 14]

Bu aşamada soruşturmanın bütün ayrıntılarının her koşulda açıklanması zorunluluğu ile tutuklamanın esasını tartışabilmek için gerekli erişim birbirinden ayrılır. İncelenecek mesele; savunmanın isnadı, kuvvetli şüpheyi ve tutuklama nedenlerini somut olarak sorgulayabilip sorgulayamadığıdır. Suç adının söylenmesi ile suçlamanın dayandığı belgenin içeriğinin, bağlamının ve güvenilirliğinin denetlenebilmesi aynı şey değildir. [5, §§ 94–96]

Hüda Kaya kararıyla belirginleşen yaklaşım

AYM Genel Kurulunun Hüda Kaya, B. No: 2023/102251, 25.02.2025 tarihli kararında, önceki yaklaşımın gözden geçirilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Mahkeme, bazı suçlarda kısıtlama hükmünün neredeyse otomatik uygulanması sorununu ve AİHM’nin Yüksekdağ Şenoğlu kararını dikkate almıştır. Değerlendirme artık yalnızca başvurucunun suçlama hakkında bilgi sahibi olup olmadığıyla sınırlı değildir. [5, §§ 89–96]

Somut olayda savcının isteminde ve hâkimlik kararında, başvurucunun belgelere erişmesinin soruşturmanın amacını nasıl tehlikeye düşüreceği açıklanmamıştır. Kanun hükmünün tekrarlanması ve bunun karar gerekçesine aktarılması yeterli görülmemiş; Anayasa m.19/8’in ihlal edildiğine karar verilmiştir. Savunmanın yaşadığı güçlüğün giderilmesi ve tutuklamaya temel delillerin incelenebilmesi özellikle önem taşımıştır. [5, §§ 98–99]

Kararın uygulamadaki sonucu, kısıtlılık itirazının gerekçe ve gereklilik denetimine yöneltilmesidir. “Suçlamayı biliyor, sorulara cevap verdi” değerlendirmesinin yanında, belgenin neden saklandığı ve savunmanın bundan doğan güçlüğünün nasıl giderildiği de tartışılmalıdır. Bu karar CMK m.153’ü iptal eden bir norm denetimi kararı değildir; bütün kısıtlamaları kendiliğinden kaldıran veya her başvurucuya tahliye sağlayan bir hüküm olarak kullanılamaz.

Önceki kabul edilemezlik kararları nasıl okunmalı

AYM’nin Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14.07.2015 tarihli kararında, başvurucunun ve müdafilerinin sorgu ve tutukluluğa itiraz sırasında suçlamaya dayanak bilgilerden haberdar olmaları ve ayrıntılı savunma sunabilmeleri değerlendirilmiştir. Dosyaya erişime ilişkin şikâyet açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur. Bu sonuç, kararın ilgili şikâyet kısmına aittir. [6, §§ 105–110]

Adnan Erol [1. B.], B. No: 2020/27934, 15.03.2022 kararında da isnat ve tutuklama dayanakları hakkında bilgi edinildiği kabul edilerek erişim şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur. Bununla birlikte Mahkeme önce kısıtlama kararına itiraz yolunu incelemiş ve başvurucunun bu yolu tükettiğini tespit etmiştir. Bu karar, dosyaya erişim şikâyetinin başvuru yolları tüketilmediği için reddedildiği biçiminde aktarılmamalıdır. [8, §§ 64–78]

Bu eski kararlar, somut dosyada hangi bilgilerin gerçekten edinildiğinin önemini gösterir. Ancak güncel bir itiraz yalnız bu kararlarla değerlendirilmemeli; Hüda Kaya kararındaki gereklilik, gerekçe ve savunmadaki güçlüğün giderilmesi ölçütleriyle birlikte okunmalıdır. Volkan Aslan’ın 2025 tarihli akademik incelemesi de bu değişimi AYM ve AİHM kararları üzerinden ele almaktadır. [15, s.1285–1292]

AİHM kararlarında etkili erişimin sınırları

Lietzow ve Nedim Şener kararları

Lietzow/Almanya, B. No: 24479/94, 13.02.2001 kararında, başvurucu aleyhine kullanılan diğer şüpheli beyanlarına müdafiin erişememesi önem taşımıştır. Tutuklama kararındaki özetler, beyanların güvenilirliğini ve bağlamını tartışmak için yeterli bulunmamıştır. AİHM, soruşturmanın korunması ihtiyacını kabul etmekle birlikte savunmanın tutuklama denetimindeki konumunun zayıflatılmasını haklı görmemiş ve m.5/4 ihlali saptamıştır. [9, §§ 44–48]

Nedim Şener/Türkiye, B. No: 38270/11, 08.07.2014 kararında tutuklamaya dayanak belgelerin önemli kısmına yaklaşık altı ay erişilememesi incelenmiştir. Belgelerin zaten yetkililerce elde edilmiş olması karşısında, erişimin delillere zarar verme riskini nasıl doğuracağı somutlaştırılmamıştır. Bazı belgelerden haberdar olunması, dosyanın belirleyici kısmına erişim eksikliğini gidermemiş; AİHS m.5/4 ihlali bulunmuştur. [10, §§ 82–86]

Bu kararlar, talep edilen belgenin tutuklama açısından öneminin açıklanmasını gerektirir. Savunmanın bilmediği bir beyanın doğruluğuna, tarihine veya başka kayıtlarla çelişkisine nasıl itiraz edeceği ortaya konmalıdır. Bir özetin verildiği dosyada ise özetin hangi belirleyici bilgiyi dışarıda bıraktığı gösterilmelidir.

Yüksekdağ Şenoğlu ve Ceviz kararlarının birlikte değerlendirilmesi

Yüksekdağ Şenoğlu ve diğerleri/Türkiye, B. No: 14332/17 ve diğer başvurular, 08.11.2022 kararında AİHM, kanunun tekrarından ibaret gerekçelerle dosyaya erişimin kısıtlanmasını yeterli bulmamıştır. Sınırlamayı gerekli kılan kamu yararı gösterilememiş ve savunmaya getirilen güçlüğün yeterince giderildiği ortaya konulamamıştır. Başvurucuların tutuklama gerekçelerine etkili biçimde itiraz edememeleri nedeniyle m.5/4 ihlali tespit edilmiştir. [11, §§ 573–584]

Buna karşılık Ceviz/Türkiye, B. No: 8140/08, 17.07.2012 kararında dosyaya erişim şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur. Mahkeme, başvurucu ve müdafiinin telefon görüşmeleri ile takip kayıtlarının içeriğini bildiklerini, tutukluluğa itirazda bunlara açıkça değindiklerini ve gerekli itirazları sunabildiklerini değerlendirmiştir. Bu sonuç yalnız erişim şikâyetine ilişkindir; kararın başka şikâyetler bakımından farklı sonuçları vardır. [12, §§ 41–44]

Dolayısıyla her kısıtlılık kararının aynı sonucu doğuracağı varsayılamaz. Belgenin önemi, fiilen sağlanan bilgi, sınırlamanın gerekçesi ve savunmanın gerçek imkânları birlikte incelenir. Eski bir kabul edilemezlik kararından, suçlamanın genel olarak bildirilmesinin her dosyada yeterli olduğu sonucu çıkarılması da güncel denetimin kapsamını daraltır. [5, 11]

Kısıtlılık kararına itiraz süresi ve yetkili merci

CMK m.267, hâkim kararlarına karşı itiraz yolunu düzenler. Kısıtlama kararına itiraz, CMK m.268 uyarınca kural olarak kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. İki haftalık süre, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; önceki tarihli kararlarda geçiş hükmü ayrıca incelenir. Eski kaynaklarda görülen yedi günlük süre, güncel kararlar için esas alınmamalıdır. [1, m.268 ve geçici m.6]

Sürenin başlangıcını yalnız tebligata bağlamak doğru değildir. Öğrenmenin hangi gün gerçekleştiğini gösteren UYAP kaydı, verilen karar örneği, tutanak veya dilekçe önem taşır. CMK m.39’daki süre hesabı ve son günün tatile rastlaması kuralları da uygulanır. Kararın örneği alınamıyorsa bu durum belgelenmeli; gerekçeli örnek talebiyle birlikte mevcut bilgiler üzerinden süresinde itiraz hazırlanmalıdır. Sonradan yapılan tekrarlı kaldırma taleplerinin ilk kararın itiraz süresini kendiliğinden yenileyeceği düşünülmemelidir. [1]

İtiraz, kararı veren mercie sunulur. Bu merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir. Üç günlük süre, itiraz hakkında mutlaka üç gün içinde nihai karar verileceği anlamına gelmez. CMK m.271, itirazın mümkün olan en kısa sürede karara bağlanmasını öngörür. [1, m.268/2 ve 271]

BaşvuruSüre ve başlangıçBaşlıca usul ayrımı
Kısıtlılık kararına itirazGüncel kararlar için öğrenmeden itibaren iki haftaKararı veren mercie sunulur; sulh ceza hâkimliği kararlarında CMK m.268/3-a’daki merci düzeni uygulanır.
Soruşturmadaki tutuklama veya adli kontrol kararına itirazİlgili kararın öğrenilmesinden itibaren genel itiraz süresiSulh ceza hâkimliğinin bu kararları bakımından m.268/3-b’deki asliye ceza hâkimi düzeni gözetilir.
Kısıtlamanın kaldırılmasının yeniden istenmesiDeğişen şartlar ve güncel erişim ihtiyacı ortaya konurİlk karara itirazın yerini otomatik olarak almaz; yeni işlem ve öğrenme tarihi ayrı izlenir.
AYM bireysel başvurusuİlgili yolun tüketilmesinden; yol yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren kural olarak otuz günHangi şikâyet için hangi yolun etkili olduğu ayrıca belirlenir.
AİHM başvurusuİlgili etkili iç hukuk yolları tüketildikten sonraki nihai karardan itibaren dört ayKural olarak AYM süreci de değerlendirilir; başvuru formu ve kabul edilebilirlik şartları ayrıca sağlanır.

Kısıtlılık itirazında m.268/3-a; soruşturmadaki tutuklama ve adli kontrol kararlarında m.268/3-b ayrımı önemlidir. Birden çok sulh ceza hâkimliği bulunan yerlerde kısıtlılık itirazını kural olarak numara itibarıyla izleyen hâkimlik inceler; tek hâkimlik veya son numaralı hâkimlik gibi durumlarda kanunun özel merci düzeni uygulanır. Somut adliye düzeni belirlenmeden bütün başvurular için tek bir mahkeme adı yazılmamalıdır. [1]

İtiraz, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. CMK m.269 çerçevesinde kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması ayrıca istenebilir. Aciliyet, özellikle yaklaşan sorgu veya tutukluluk incelemesiyle ilişkilendirilmelidir. Tutuklu kişi kanun yoluna ceza infaz kurumu aracılığıyla da başvurabilir; teslim ve kayıt tarihi korunmalıdır. [1, m.263 ve 269]

Kısıtlama ne zaman sona erer ve UYAP sorunu nasıl ele alınır

CMK m.153/4 bakımından belirleyici aşama iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesidir. İddianamenin yazılması veya mahkemeye gönderilmesiyle kabul kararı aynı şey değildir. Kabulden itibaren müdafi dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir. Soruşturma kısıtlaması bu aşamadan sonra aynı dayanakla sürdürülemez. [1; 8, § 75]

Kabulden önce de kısıtlama nedenleri değişebilir. Delillerin toplanması, ilgili işlemin tamamlanması veya suç vasfının değişmesi, kaldırma ya da kapsamın daraltılması talebine dayanak olabilir. CMK m.153 belirli bir genel azami gün sayısı koymamaktadır. Bununla birlikte bu durum, ilk gerekçenin soruşturma boyunca denetlenmeden yeterli sayılacağı anlamına gelmez. Sınırlamanın güncel gerekliliği ve savunmaya etkisi ortaya konmalıdır. [1, 5]

UYAP’ta bir belgenin görünmemesi tek başına hukuka uygun bir kısıtlama kararı bulunduğunu göstermez. Belgenin henüz taranmamış olması, yanlış temsil kaydı veya erişim yetkilendirmesi de sorun yaratabilir. Elektronik başvuru kaydı saklanmalı, gerekiyorsa fizikî inceleme veya belirli belge örneği istenmeli ve ret işleminin gerekçesi yazılı hâle getirilmelidir. İddianame kabul edilmişse kabul tarihi ve müdafi kaydı da bildirilmelidir. [4, m.137]

Bu açıklama, başka kanuni korumaları ortadan kaldırmaz. Örneğin korunan kişinin kimlik bilgilerinin açıklanması ile tutuklamaya dayanak beyanın savunma tarafından tartışılabilmesi ayrı meselelerdir. Eski kısıtlama kararının sona ermesi, herkesin üçüncü kişilere ait bütün verilere sınırsız erişebileceği şeklinde yorumlanamaz. Dosyadaki özel tedbirin dayanağı ve savunma hakkıyla ilişkisi ayrıca incelenir. [1; 5, §§ 95–96]

Etkili erişim talebi ve itiraz dosyası nasıl hazırlanır

Etkili başvuruda olay, belge, savunma ihtiyacı ve talep arasında açık bağlantı kurulmalıdır. Kısıtlama kararının kaldırılması istenirken yalnız genel anayasal ilkelere yer verilmesi, somut eksikliği açıklamak için yeterli olmayabilir. Erişilemeyen belgeler mümkün olduğunca tanımlanmalı; henüz bilinmeyen içerik varmış gibi kesin iddialar üretilmemelidir.

Dosyaya eklenecek kayıtNeyi gösterirBağlantılı talep
Kısıtlama kararı ve öğrenme kaydıİşlemin kapsamını, gerekçesini ve süre başlangıcınıKararın kaldırılması veya kapsamının daraltılması
İnceleme ve belge talepleri, ret cevaplarıHangi belgenin ne zaman istendiğini ve verilmediğiniBelirli belgelere inceleme ve örnek alma erişimi
Tutuklama talebi, sorgu tutanağı ve tutuklama kararıHangi delilin özgürlükten yoksun bırakmada etkili olduğunuTemel delile erişim; ayrı başvuruda tutuklamanın denetimi
Bilirkişi raporuna veya hazır bulunma yetkisine ilişkin kayıtCMK m.153/3 istisnasınıKısıtlamaya rağmen ilgili belgenin verilmesi
Tamamlanan işlem, toplanan delil veya iddianamenin kabul kaydıKısıtlamanın gerekçesinin değiştiğini veya sona erdiğiniGüncel durumun değerlendirilmesi ve erişimin sağlanması

Varsayımsal olarak, şüphelinin telefonunda bulunduğu belirtilen bir mesaj tutuklamaya dayanak yapılmış olsun. Savunma yalnız “dosyayı göremiyoruz” demek yerine, mesajın tamamı görülmeden konuşmanın bağlamının, tarihinin ve kişiye aidiyetinin tartışılamadığını açıklayabilir. İstenen raporun bilirkişi raporu olup olmadığı ve mesajın hangi kararda kullanıldığı da belirtilir. Böylece erişim talebi, soyut merak yerine somut savunma ihtiyacına dayanır.

Talep sonucu dosyaya göre şu sırayla kurulabilir:

  1. Tarihi ve numarası belirtilen kısıtlama kararının, gösterilen kanuni ve somut nedenlerle kaldırılması.
  2. Bu talep kabul edilmezse sınırlamanın gerekli olduğu belge ve işlemlerle daraltılması; temel savunma ihtiyacını sağlayan erişimin açıklanması.
  3. CMK m.153/3 kapsamındaki belirli tutanak ve raporların örneklerinin verilmesi.
  4. Tutuklamanın hukukiliğini tartışmak için esaslı olan, adı veya niteliği belirtilen diğer belgelere erişim sağlanması.
  5. Aciliyet gerekçesi varsa CMK m.269 kapsamında kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması talebinin ayrıca değerlendirilmesi.

Bu sıralama kişiye özel bir dilekçe değildir. Hangi taleplerin birlikte ileri sürüleceği ve hangi mercie sunulacağı dosyaya bağlıdır. Özellikle tahliye talebiyle dosyaya erişim talebi birbirinin yerine geçirilmemelidir. Kısıtlılığın kalkması kendiliğinden tahliye, beraat veya delilin hukuka aykırılığı sonucunu doğurmaz; bu sonuçların kendi koşulları vardır. [1, 5]

İfade ve sorgu sırasında da erişim sorunu tutanağa geçirilmelidir. Şüphelinin susma ve müdafiden yararlanma hakları CMK m.147 kapsamında açıklanır. Dosyanın kapalı olması, her olayda uygulanacak tek bir ifade stratejisi yaratmaz. Hangi açıklamanın yapılacağı, bilinmeyen deliller ve kişinin savunma ihtiyacı birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. [1]

AYM ve AİHM başvurusunda şikâyetlerin ayrılması

Bireysel başvuru, ilk derece makamlarına hiç sunulmamış bir erişim şikâyetinin ilk kez ileri sürüleceği olağan bir itiraz mercii değildir. Ulaşılabilir ve etkili başvuru yolları kural olarak kullanılmalıdır. Kısıtlama kararına itiraz dilekçesi, ret kararı, öğrenme kaydı ve verilmeyen belgelerin savunmaya etkisi başvuru dosyasında bulunmalıdır. Adnan Erol kararının §§ 66–72 kısmı, bu itiraz yolunun işlevini açıklamaktadır. [8, 13]

AYM’ye başvuruda otuz günlük süre, ilgili başvuru yolunun tüketilmesine; yol öngörülmemişse ihlalin öğrenilmesine göre değerlendirilir. Tutukluluğa etkili itiraz hakkı ile yargılamanın bütününe ilişkin adil yargılanma şikâyetleri aynı zaman çizelgesine tabi kabul edilmemelidir. Özgürlükten yoksun bırakma nedeniyle ileri sürülen güncel erişim şikâyetinde ceza davasının kesinleşmesini her durumda beklemek hak kaybına yol açabilir. Buna karşılık mahkûmiyetin adilliğine ilişkin şikâyetlerde olağan kanun yollarının tüketilmesi ayrıca önem taşır. [2, m.19, 36 ve 148; 13, m.45–47]

Muhammed Cihad Cemre kararının gösterdiği ayrım

AYM’nin Muhammed Cihad Cemre [2. B.], B. No: 2022/84854, 30.04.2025 kararında iki şikâyet farklı sonuçlanmıştır. Tutuklamanın hukuka aykırılığı iddiasında, beraat kararı sonrasında kullanılabilecek tazminat yolu nedeniyle başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Dosyaya erişimin kısıtlanması şikâyeti ise ayrıca incelenmiş; Hüda Kaya kararındaki ilkeler uygulanarak Anayasa m.19/8’in ihlal edildiğine karar verilmiştir. [7, §§ 10–24]

Karar, “Tutuklulukla ilgili bütün iddialar için aynı başvuru yolu yeterlidir” yaklaşımının sakıncasını gösterir. Tutuklamanın ilk andan itibaren hukuka aykırılığı, tutuklama denetimindeki erişim eksikliği ve yargılamanın adilliği ayrı başlıklarla kurulmalıdır. Hangi yolun tüketileceği, başvurunun yapıldığı aşama ve güncel içtihatla birlikte belirlenir.

Hüda Kaya ve Muhammed Cihad Cemre kararlarındaki karşıoylarda tazminat yolunun tüketilmesi yönünden farklı değerlendirmeler de bulunmaktadır. Bu görüşler, tartışmanın anlaşılması için önemlidir; çoğunluğun erişim şikâyetine ilişkin ihlal hükmüyle karıştırılmamalıdır. Dosyanın sonradan açılması da geçmişteki erişim sorununun hiç yaşanmadığı anlamına gelmez; giderimin türü ve devam eden yarar ayrıca değerlendirilir. [5, 7]

AİHM başvurusunda ise ilgili etkili iç hukuk yollarının tüketilmesi ve nihai karardan itibaren dört aylık süre gözetilir. Türkiye bakımından kural olarak AYM yolunun da değerlendirilmesi gerekir. İhlal anlatımı, verilmemiş belgeyi, tutuklamadaki rolünü, yapılan talepleri ve ulusal makamların cevaplarını tarih sırasıyla göstermelidir. Yalnızca önceki dilekçeleri eklemek, Sözleşme’ye ilişkin şikâyetin açıkça kurulması gereğini ortadan kaldırmaz. [14, m.34–35]

Sonuç

Ceza soruşturmasında dosyaya erişim savunmanın temel çalışma imkânıdır. Kısıtlama kararı kanuni suç listesi, yetkili merci, somut gerekçe ve güncel gereklilik bakımından denetlenmelidir. Kanunun erişime açık tuttuğu belgeler ile tutuklamanın hukukiliğini tartışmak için temel olan deliller ayrıca belirlenmelidir.

Etkili bir itiraz, verilmemiş belgeyi ve bunun savunmaya etkisini görünür kılar. Güncel kararlarda iki haftalık süre, öğrenme kaydı ve doğru merci ayrımı korunmalı; bireysel başvuruya gidilecekse her şikâyetin tüketilmesi gereken yolu ayrıca gösterilmelidir. Hüda Kaya ve Yüksekdağ Şenoğlu kararlarının işaret ettiği denetim, kısıtlamanın adından çok gerekçesine ve savunmaya bırakılan gerçek imkâna yöneliktir.

Sıkça Sorulan Sorular

Soruşturma gizliyse avukat dosyayı hiç göremez mi?

Hayır. CMK m.157’deki gizlilik, m.153 kapsamındaki inceleme yetkisini kendiliğinden kaldırmaz. Özel bir kısıtlama kararı varsa bunun şartları ve kapsam dışındaki belgeler ayrıca incelenir.

Savcı tek başına kısıtlılık kararı verebilir mi?

CMK m.153/2 bakımından savcının istemi üzerine hâkim kararı gerekir. Savcının talebi veya kolluğun açıklaması tek başına bu kararın yerine geçmez.

Kısıtlama bütün suçlar için uygulanabilir mi?

Hayır. CMK m.153/2’deki suç listesi sınırlıdır. Suçun listede bulunması da tek başına yeterli değildir; soruşturmanın amacına yönelik tehlike gerekçelendirilmelidir.

Kendi ifade tutanağım ve bilirkişi raporu verilmeyebilir mi?

Bu belgeler CMK m.153/3’teki istisnalar arasındadır. Genel kısıtlılık kararı gerekçe gösterilerek erişime kapatılmaları bu hüküm yönünden itiraza konu edilebilir.

İtiraz süresi yedi gün mü, iki hafta mı?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için genel itiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Eski kararlar bakımından geçiş hükmü incelenir.

Tutuklamaya itiraz ettiysem kısıtlılığa da itiraz etmiş olur muyum?

Kendiliğinden böyle kabul edilmemelidir. Kararların konusu ve inceleme mercileri farklılaşabilir. Erişim şikâyeti açıkça ileri sürülmeli ve ilgili kanun yolu izlenmelidir.

İtiraz edilince dosya hemen açılır mı?

İtirazın otomatik durdurucu etkisi yoktur. Kararın kaldırılması, kapsamının daraltılması veya yerine getirilmesinin geri bırakılması talepleri ayrıca değerlendirilir.

İddianame düzenlenince kısıtlama sona erer mi?

Belirleyici tarih, iddianamenin mahkemece kabul edildiği tarihtir. Düzenleme ve mahkemeye gönderme aşamaları kabul kararıyla aynı değildir.

UYAP’ta dosyayı göremiyorsam mutlaka kısıtlama kararı mı vardır?

Hayır. Kayıt, temsil, tarama veya yetkilendirme sorunu da bulunabilir. Erişim engelinin hukuki ya da teknik nedeni yazılı olarak belirlenmelidir.

Hüda Kaya kararı her kısıtlılık için ihlal sonucu doğurur mu?

Hayır. Karar somut gerekçe, gereklilik ve savunmadaki güçlüğün giderilmesini esas alan bir denetim öngörür. Her dosyanın belgeleri ve fiilen sağlanan erişim ayrıca incelenir.

AYM başvurusu için ceza davasının bitmesini beklemek gerekir mi?

Her şikâyet için aynı cevap verilemez. Tutukluluğa etkili itirazı engelleyen güncel erişim sorunu ile mahkûmiyetin adilliğine ilişkin şikâyetin başvuru yolları ve süreleri ayrılmalıdır.

Kısıtlama kaldırılırsa tahliye veya beraat zorunlu olur mu?

Hayır. Dosyanın açılması savunma imkânını sağlar. Tutukluluğun devamı, delillerin hukuka uygunluğu ve suçun ispatı kendi koşullarıyla ayrıca değerlendirilir.

Kaynakça

[1] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; özellikle m.39, 63, 100–101, 147, 149–154, 157, 160, 263, 267–271 ve geçici m.6. Resmî konsolide metin.

[2] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası; özellikle m.19, 36 ve 148. Resmî konsolide metin.

[3] 1136 sayılı Avukatlık Kanunu; m.2, 36 ve 46. Resmî konsolide metin.

[4] Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik, m.137. RG 06.08.2015, sayı 29437. Adalet Bakanlığı metni.

[5] AYM, Hüda Kaya [GK], B. No: 2023/102251, 25.02.2025; özellikle §§ 83–99, giderim ve karşıoylar. Karar.

[6] AYM, Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14.07.2015; §§ 105–110. Karar.

[7] AYM, Muhammed Cihad Cemre [2. B.], B. No: 2022/84854, 30.04.2025; §§ 10–26 ve karşıoy. Karar.

[8] AYM, Adnan Erol [1. B.], B. No: 2020/27934, 15.03.2022; §§ 64–78. Karar.

[9] AİHM, Lietzow/Almanya, B. No: 24479/94, 13.02.2001; §§ 44–48. HUDOC.

[10] AİHM, Nedim Şener/Türkiye, B. No: 38270/11, 08.07.2014; §§ 82–86. HUDOC.

[11] AİHM, Yüksekdağ Şenoğlu ve diğerleri/Türkiye, B. No: 14332/17 ve diğerleri, 08.11.2022; §§ 573–584. HUDOC.

[12] AİHM, Ceviz/Türkiye, B. No: 8140/08, 17.07.2012; §§ 41–44. HUDOC, Adalet Bakanlığı Türkçe çevirisi.

[13] 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun; m.45–47 ve 50. Resmî konsolide metin.

[14] Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi; m.5/4, 34 ve 35. AİHM, Türkçe metin.

[15] Volkan Aslan, “Anayasa Mahkemesinin Güncel Kararları Işığında Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlanmasının Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkına Etkisi”, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 15(2), 2025, s.1277–1294; özellikle s.1285–1292. Makale ve tam metin.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları