İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Cezaevinde Avukatla Görüşme Hakkı ve Gizliliğin Korunması

İki sandalye ve kapalı dosya bulunan temsili avukat görüşme odası
Yazar: Yayın tarihi: Güncelleme: Yaklaşık 11 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Cezaevinde avukat görüşmesi, vekâletname, gizlilik, e-Avukat, görüşme kısıtlamaları ve itiraz yolları; güncel mevzuat ve gerçek AYM kararlarıyla.

Cezaevinde avukatla görüşme hakkı, hukuki yardımın fiilen ve güven içinde alınabilmesini sağlar. Bir görüşme odasının ayrılmış olması tek başına yeterli değildir. Görüşmenin başkalarınca duyulması, savunma notlarının okunması, görüşme taleplerinin cevapsız bırakılması veya kısıtlamaların gerekçesiz biçimde sürdürülmesi, hakkın kullanılmasını etkileyebilir. Başvurunun doğru kurulabilmesi için kişinin tutuklu veya hükümlü olduğu, hangi dosya hakkında yardım aldığı ve sınırlamanın hangi makamın kararına dayandığı belirlenmelidir. Bu konuyla bağlantılı olarak cezaevinden başka kuruma nakil yazısı da okunabilir.

Hükümlülerin görüşmelerinde 5275 sayılı Kanun’un 59. maddesi; şüpheli ve sanıkların müdafileriyle ilişkilerinde ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 154. maddesi temel düzenlemelerdir. Bu hükümler, kişinin başka bir dosyadaki sıfatı ve anayasal güvencelerle birlikte uygulanır. Bu nedenle yalnız mahkûmiyetin bulunduğunu gösteren bir kayıt, her görüşmenin aynı rejime tabi tutulması için yeterli açıklama oluşturmaz. [1] [2]

Tutuklu ve hükümlü bakımından görüşmenin şartları

Tutuklunun müdafii ile görüşmesi

CMK m.154/1, şüpheli veya sanığın vekâletname aranmaksızın müdafiiyle her zaman ve konuşulanların başkalarınca duyulamayacağı bir ortamda görüşmesini düzenler. Müdafiyle yazışmalar da bu hükümde koruma altına alınmıştır. Hükümlü için öngörülen vekâletnamesiz üç görüşme sınırı, tutuklu sanığın müdafiiyle görüşmesine genel bir sınır olarak uygulanamaz. Kuruma girişte meslek kimliğinin ve ilgili dosyadaki sıfatın doğrulanması ile hukuki yardımın vekâletnameye bağlanması farklı işlemlerdir. [2]

CMK m.154/2’deki yirmi dört saatlik sınırlama, maddede sayılan suçlar bakımından gözaltındaki şüpheliye ilişkin özel bir hükümdür. Cumhuriyet savcısının istemi ve hâkim kararı gerekir; bu zaman içinde ifade alınamaz. Bu düzenleme, cezaevindeki bütün tutukluların avukat görüşmelerini idari kararla yirmi dört saat erteleme yetkisi şeklinde yorumlanamaz. Somut kısıtlamanın hukuki dayanağı ve karar mercii ayrıca gösterilmelidir. [2]

Hükümlünün görüşmesi ve vekâletname

5275 sayılı Kanun m.59/1 uyarınca hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası kapsamında vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşebilir. Görüşme, meslek kimliğinin ibrazıyla, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, ayrılan yerde gerçekleştirilir. Vekâletname düzenlenmesi gereken durumlarda noter işlemi, kurum kayıtları ve avukatın üstleneceği iş zamanında planlanmalıdır. Görüşme hakkının varlığı, somut yargısal başvuruda aranabilecek temsil belgesinin her durumda gereksiz olduğu anlamına gelmez. [1]

Avukat, vekâletnamesi bulunsa da aynı anda birden fazla hükümlüyle görüşemez. Bununla birlikte bu hüküm, her hükümlünün hayatı boyunca yalnız üç kez avukat yardımı alabileceği şeklinde okunamaz. Üç görüşme kuralı vekâletnamesiz görüşmeyle ilgilidir. Ret hâlinde kurumdan hangi görüşmelerin sayıldığı, tarihleri ve ret gerekçesi yazılı olarak istenmelidir. Böylece sayım hatası ile temsil belgesinin eksikliğinden kaynaklanan uyuşmazlık ayrılabilir. [1]

İncelenecek konuTutuklu şüpheli veya sanıkHükümlü
Temel hükümCMK m.1545275 m.59
Vekâletnamesiz görüşmeMüdafiyle görüşmede vekâletname aranmazKanunda en çok üç görüşme düzenlenir
ZamanKural olarak her zamanKural olarak çalışma gün ve saatleri
GizlilikDuyulamayacak ortamGörülebilir fakat duyulamaz ortam; kayıt yasağı
Özel kararSıfat, evre ve kanuni istisna incelenirKanuni şartlar ve yetkili yargı kararı incelenir

Görüşmenin gizliliği hangi işlemleri kapsar

Güvenlik gözetimi ile konuşmanın dinlenmesi

Görüşmenin güvenlik amacıyla görülebilmesi, konuşmanın duyulmasına izin vermez. 5275 sayılı Kanun m.59/4 uyarınca görüşmenin dinlenmesi ve kayda alınması kural olarak yasaktır. Hükümlüyle avukatın birbirine verdiği dosya ve belgeler ile görüşmeye ilişkin tuttukları kayıtlar da koruma kapsamındadır. Dolayısıyla görevlinin odadaki konumu, sesin dışarıya taşması veya görüntüleme sisteminin konuşmayı kaydetmesi gibi ayrıntılar hukuki değerlendirmeyi değiştirebilir. [1]

Bir ihlal iddiasında yalnız “gizlilik yoktu” denilmesi yerine görüşmenin tarihi, mekânı, görevlinin uzaklığı, duyabildiğini gösteren davranışlar ve yapılan itirazlar açıklanmalıdır. Avukatın tuttuğu tarihli olay notu, kurumun cevabı ve varsa görevlilerin düzenlediği tutanaklar birlikte değerlendirilir. Savunmanın içeriğini gereksiz yere üçüncü kişilere açıklamadan, gizliliğin hangi uygulama nedeniyle zedelendiği gösterilmelidir.

Savunma belgeleri ve fiziki güvenlik kontrolü

İnfaz Yönetmeliği m.72, avukatın yanında getirdiği belge ve dosyaların savunmaya ilişkin olduğuna dair yazılı beyanını ve bunların korunmasını düzenler. Maddede belirli suç grupları bakımından fiziki aramaya ilişkin hüküm de bulunur. Yasak eşya bakımından fiziki kontrol ile hukuki yazışmanın içeriğini okuyup değerlendirmek aynı işlem değildir. “Güvenlik kontrolü yapıldı” açıklaması, savunma stratejisinin incelenmesini kendiliğinden haklı kılmaz. [3] Konuya ilişkin ayrı bir değerlendirme için cezaevinde arama ve insan onurunun korunması yazısına göz atılabilir.

Belgenin teslim edilmemesi veya alınması hâlinde belgenin adı, sayfa sayısı, ilgili dosya ve talep edilen işlemin ne olduğu kaydedilmelidir. Başvuruda belgenin hangi süreli savunma işlemi için gerekli olduğu açıklanırsa müdahalenin etkisi anlaşılır. Genel bir belge listesi yerine, örneğin yaklaşan duruşmaya sunulacak bilirkişi raporu itirazının hazırlanamadığı gösterilebilir. Ayrıntılı bilgi için cezaevinde disiplin cezalarına şikâyet ve itiraz başlıklı yazıya başvurulabilir.

Görüşme hakkına getirilebilecek sınırlamalar

Kısıtlama için somut dayanak ve yetkili karar gerekir

5275 sayılı Kanun m.59/5, sayılan suçlardan mahkûm olanlar bakımından belirli güvenlik ve örgütsel iletişim risklerine ilişkin bilgi, bulgu veya belge bulunması durumunda özel tedbirlere izin verir. Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla üç ay süreyle kayıt, görevli bulundurma, belirtilen belgelere el koyma veya gün ve saat sınırlaması uygulanabilir. Hükmün kişi ve suç yönünden kapsamı ile somut risk birlikte incelenmelidir. [1]

Sürenin uzatılması ayrı bir değerlendirme gerektirir. Kanun m.59/6, her defasında üç ayı aşmayan uzatmalara imkân tanırken kısaltma ve sonlandırmayı da düzenler. Kurallara uyum, tehlikenin devamı ve rehabilitasyon süreci gözden geçirilmelidir. İlk karardaki gerekçenin değişmeden yinelenmesi, güncel değerlendirme yapılıp yapılmadığı sorusunu doğurur. Başvuruda daha hafif bir tedbirle aynı amaca ulaşılabileceği somutlaştırılmalıdır. [1]

Görüşmenin kanunda belirtilen amaçlar için kullanıldığına ilişkin tutanak üzerine altı aylık görüşme yasağı gündeme gelebilir. Bu durumda m.59/8’deki yargısal karar ve yeni avukat görevlendirilmesi için baroya bildirim güvenceleri gözetilir. Bir tutanağın varlığı, kişinin savunma yardımından bütünüyle yoksun bırakılmasını haklı kılan bağımsız bir gerekçe değildir. Tutuklular bakımından m.59 kapsamındaki karar yetkisi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimine, kovuşturmada mahkemeye aittir. [1] Ayrıntılı açıklama için soruşturma dosyasına erişim ve kısıtlılık kararı yazısına bakılması yararlı olur.

Başka bir suç dosyasındaki savunma bakımından iptal kararları

Kişinin belirli bir suçtan hükümlü olması, başka bir suçta şüpheli veya sanık sıfatıyla aldığı hukuki yardıma kayıt, izleme ve belgeye el koyma tedbirlerinin otomatik taşınmasını gerektirmez. Kanunun resmî konsolide metnindeki dipnotlar, AYM’nin 24 Temmuz 2019 tarihli E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararıyla m.59/10’daki ilgili ibarenin, belirtilen tedbirler yönünden iptal edildiğini göstermektedir. [1]

Yönetmelik m.72/8’in resmî dipnotunda aynı kapsamdaki düzenleme için Danıştay 10. Dairesinin 22 Ekim 2024 tarihli E.2020/5168, K.2024/4229 sayılı iptal kararı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 4 Şubat 2026 tarihli E.2025/507, K.2026/161 sayılı onama kararı yer alır. Bu kayıt, avukat görüşmelerine ilişkin bütün istisnaların kaldırıldığı anlamına gelmez. İptalin belirli kişi grubu ve tedbirlerle sınırlı kapsamı korunmalıdır. [3]

Elektronik avukat görüşmesi ve yüz yüze görüşmenin ilişkisi

2026’da yayımlanan resmî e-Avukat uygulama esasları, Avukat Portalı üzerinden talep oluşturulmasını, sistemde vekil ile müvekkil ilişkisinin doğrulanmasını ve görüntülü görüşmenin kurumdan başlatılmasını açıklar. Belgede hafta içi 09.00–17.00 aralığı ile haftalık toplam otuz dakika ve iki görüşme hakkı belirtilmiştir. Bunlar incelenen elektronik uygulamanın kurallarıdır; yüz yüze görüşme için genel bir süre sınırı gibi kullanılamaz. [7]

Uygulama belgesinde suç grupları ve yaş bakımından kapsam ayrımları bulunduğundan, kişinin yararlanma durumu ilgili kurum ve güncel uygulama üzerinden doğrulanmalıdır. Belgede görüntünün güvenlik amacıyla izlenebileceği, sesin duyulmayacağı ve görüşmenin kaydedilmeyeceği de belirtilir. Sistem işlem kaydı ile konuşma içeriğinin kaydı ayrılmalıdır. Teknik arıza veya sistemde temsil ilişkisinin görünmemesi hâlinde ekran uyarısı, talep numarası ve kurum cevabı saklanmalıdır. [7]

Gerçek AYM kararları neyi gösteriyor

Çetin Arkaş ve Nasrullah Kuran kararı

AYM, Çetin Arkaş ve Nasrullah Kuran, B. No: 2016/371, 13 Ocak 2021 kararında, olay döneminde avukat görüşmesinin teknik araçla kaydının kanuni dayanağını ve diğer sınırlamaların süresiz sürdürülmesini değerlendirmiştir. Özel hayata saygı hakkının ihlaline karar verilmiştir. Buna karşılık görüşmenin yaptırılmamasına ilişkin ayrı şikâyet, başvuru yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulunmuştur. [5]

Karar, olay dönemindeki mevzuata ilişkindir; bugünkü kayıt istisnalarının tümünü ortadan kaldıran bir hüküm gibi sunulmamalıdır. Uygulama bakımından gösterdiği nokta, görüşmeyi engelleme ile görüşmeyi izleme şikâyetlerinin ayrı olay, işlem ve başvuru süreçleriyle kurulmasıdır. Aynı dosyada bir iddia bakımından ihlal bulunması, diğer iddianın usul eksikliğini gidermez. [5]

Fadime Kolutek ve diğerleri kararı

Fadime Kolutek ve diğerleri, B. No: 2017/25008, 31 Ocak 2024 tarihli Genel Kurul kararında, OHAL dönemindeki avukat görüşmesinin izlenmesine ilişkin genel ve kişiselleştirilmemiş kurum kararı incelenmiştir. AYM, yetkili makam ve bireyselleştirilmiş gerekçe sorunlarını değerlendirerek özel hayata saygı hakkının ihlalini tespit etmiştir. İzleme sonucunda elde edilen tutanak ve görevli beyanlarının disiplin yargılamasında belirleyici kullanılması da adil yargılanma hakkı yönünden ihlal oluşturmuştur. [6]

Bu karar, müdahalenin iki etkisini görünür kılar: görüşmenin gizliliği ve o görüşmeden elde edilen bilginin sonraki yargılamada kullanılması. Disiplin cezasına itiraz hazırlanırken delilin elde edilme biçimi, hükümdeki ağırlığı ve savunmanın buna karşı ne söylediği açıklanmalıdır. Kararın OHAL bağlamı ile güncel olağan dönem rejimi birbirine karıştırılmamalıdır. [6]

Ret veya kısıtlama karşısında başvuru dosyası

Kurum işlemleri yönünden 4675 sayılı Kanun m.5 uyarınca öğrenmeden itibaren on beş gün ve her hâlde işlemin yapılmasından itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir. İnfaz hâkiminin kararına karşı güncel süre, tebliğden itibaren iki haftadır. Kısıtlama baştan bir hâkim veya mahkeme kararıyla verilmişse kişinin sıfatına ve kararın dayanağına uygun kanun yolu izlenmelidir. Kuruma yeniden dilekçe vermek, yargısal itirazın yerine geçmez. [4] Konunun ayrıntıları için cezaevinde dilekçe ve mahkemeye erişim hakkı yazısına bakılabilir.

Dosyada statüyü gösteren kayıt, görüşme talebi, ret veya kısıtlama kararı, tebliğ belgesi, görüşme tutanakları ve avukatın olay notu bulunmalıdır. Talep; görüşmenin sağlanması, somut sınırlamanın kaldırılması, süresinin kısaltılması veya gizliliğe uygun koşulların oluşturulması şeklinde belirlenebilir. Yaklaşan duruşma ya da kanun yolu süresi nedeniyle aciliyet varsa tarih ve belgesi eklenir.

Şikâyet işlemi kendiliğinden durdurmaz. 4675 m.5’teki açık hukuka aykırılık ve giderilmesi güç veya imkânsız sonuç koşulları birlikte açıklanarak durdurma veya erteleme istenebilir. Olağan yollar sonrasında AYM başvurusu gündeme gelirse, nihai kararın öğrenilmesi ve otuz günlük bireysel başvuru süresi ayrıca takip edilir. Bu usulün genel çerçevesi infaz hâkimliğine başvuru ve itiraz rehberimizde ele alınmaktadır. [4] [8] Yakın bir konu olarak cezaevinde sağlık ve tedavi hakkı yazısı da değerlendirilebilir.

Görüşme kısıtlaması dosyasında incelenecek somut sorular

Hangi dosyada hangi sıfatla görüşülüyor

Bir kişi bir dosyada hükümlü, başka bir dosyada tutuklu veya sanık olabilir. Görüşme talebinde yardımın hangi dosyaya ilişkin olduğu, duruşma veya kanun yolu takvimi ve avukatın üstlendiği iş açıklanmalıdır. Bu bilgiler, kişinin mevcut mahkûmiyetinden hareketle bütün hukuki yardımlarına aynı sınırlamanın uygulanması riskini azaltır. İnfaz kaydı ile devam eden soruşturma veya kovuşturma kaydı birlikte değerlendirilir.

Avukatın meslek kimliği, görüşme için temsil şartı ve dosyada usul işlemi yapabilme yetkisi ayrı konulardır. Kurumun kimlik veya sıfat doğrulaması istemesi tek başına hukuka aykırılık sayılmaz; fakat doğrulama işlemi, kanunun vekâletname aramadığı müdafi görüşmesini fiilen engelleyecek şekilde uygulanmamalıdır. Ret yazısında hangi belgenin neden eksik görüldüğü açıklığa kavuşturulmalıdır. [1] [2]

Kararın süresi ve uygulamanın kapsamı

Kısıtlama kararının başlangıcı, bitişi, uzatma kararı ve hükümlüye veya avukata bildirilmesi ayrı kaydedilir. Görüşme odasında görevli bulundurulması, teknik kayıt yapılması, belgeye el konulması ve yalnız gün veya saat sınırlaması farklı müdahalelerdir. Birine izin veren kararın bütün diğerlerini de içerdiği varsayılamaz. Başvurunun hedefi, kararın kendisi ile karar sınırını aşan uygulamayı ayırarak belirlenir.

İtiraz yalnız “gizlilik ihlal edildi” ifadesine dayanmamalıdır. Görevlinin bulunduğu yer, konuşmanın duyulabildiğini gösteren olay, kayıt cihazının niteliği hakkında bilinen bilgi ve bu uygulamanın savunmayı nasıl etkilediği anlatılmalıdır. Bilinmeyen teknik özellikler kesinmiş gibi yazılmamalı; ilgili kayıtların getirtilmesi istenmelidir. Avukatın aynı gün düzenlediği olay notu ve kurumun yazılı cevabı birlikte değerlendirilebilir.

Savunma içeriğini yeniden ifşa etmeden başvuru

Gizliliğin ihlal edildiğini anlatmak için bütün savunma stratejisinin şikâyet dilekçesinde açıklanması zorunlu değildir. Önce müdahalenin gerçekleşme biçimi ve etkisi gösterilir. Özellikle hassas belgelerde hangi kısmın hangi dosyayla ilgili olduğu belirtilerek mahremiyetin korunmasına uygun inceleme talep edilebilir. Başvurunun kendi ekleriyle yeni bir ifşa yaratmaması gözetilmelidir.

Fadime Kolutek ve diğerleri kararının gösterdiği ikinci mesele, görüşme sırasında elde edilen bilginin daha sonra disiplin yargılamasında kullanılmasıdır. Böyle bir durumda gizliliğe ilişkin şikâyet ile disiplin kararına yönelik savunma ayrı takip edilir. Delilin hukuka uygunluğu, karar içindeki belirleyici ağırlığı ve buna karşı ileri sürülen itirazın yanıtlanıp yanıtlanmadığı somutlaştırılır. Her hukuka aykırılık iddiasının otomatik beraat veya disiplin cezasının kaldırılması sonucunu doğurduğu ileri sürülmemelidir. [6]

Elektronik görüşmede uygulama sorunlarının belgelenmesi

Sistem kaydı ile görüşme içeriği birbirinden ayrılır

İncelenen resmî e-Avukat esaslarında haftalık süre ve görüşme hakkı avukatlar arasında ortak kullanılır. Aynı gün aynı avukatla birden fazla görüşmenin nasıl sayıldığı ile farklı avukata yapılan görüşmenin hak düşümü ayrı düzenlenmiştir. Otuz saniyeden kısa görüşmede hak düşümü yapılmaması, buna karşılık süreden düşüm yapılması da uygulama belgesinde yer alır. Dolayısıyla kısa bir bağlantı kesintisinde yalnız toplam görüşme adedi değil, başlangıç ve bitiş kayıtları da incelenmelidir. [7]

Teknik arıza nedeniyle görüşme yapılamadığında talebin numarası, bildirilen hata ve kurumun cevabı saklanabilir. Sistem erişiminin onarılması istenirken yaklaşan duruşma bakımından yüz yüze görüşme ihtiyacı ayrıca belirtilir. Elektronik sistemde temsil ilişkisinin görünmemesi, bütün yüz yüze hukuki yardım imkânlarının ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Somut sorun, ilgili görüşme türünün hukuki rejimi içinde çözülmelidir.

Sonuç

Avukatla görüşmenin etkili biçimde korunması, kişinin her dosyadaki hukuki sıfatını doğru belirlemeyi ve müdahalenin gerekçesini belgelemeyi gerektirir. Gizlilik, temsil belgesi, görüşme zamanı ve güvenlik tedbiri ayrı ayrı incelenmelidir. Başvurunun gücü, genel bir hak ihlali ifadesinden çok, belirli işlemin hukuki yardımı nasıl etkilediğini ve hangi somut düzenlemeyle giderilebileceğini göstermesinden gelir. Bu başlıkla ilgili ayrıca cezaevinde kamera kaydı ve mahremiyet yazısı incelenebilir.

İlgili yazılar: Cezaevinde Mektup Hakkı.

Sıkça Sorulan Sorular

Tutukluyla görüşmek için noter vekâletnamesi zorunlu mu

CMK m.154 kapsamındaki müdafi görüşmesinde vekâletname aranmaz. Meslek kimliği ve sıfat doğrulanabilir. Başka bir yargısal işlemdeki temsil şartı, görüşmenin şartıyla aynı değildir.

Hükümlü avukatla yalnız üç kez mi görüşebilir

Üç görüşme sınırı, 5275 m.59/1’deki vekâletnamesiz görüşmeye ilişkindir. Vekâletname ve somut kısıtlama kararları ayrıca değerlendirilir.

Görevli avukat görüşmesini dinleyebilir mi

Kural olarak hayır. Güvenlik amacıyla görülebilirlik, konuşmanın duyulması veya kayda alınması demek değildir. İstisna için kanuni şartlar ve yetkili karar gerekir.

e-Avukat süresi yüz yüze görüşmeyi de sınırlar mı

Elektronik uygulamanın süre ve kapsam kuralları, yüz yüze görüşmenin kanuni rejimini genel olarak değiştirmez. Hangi görüşme türüne ilişkin işlem yapıldığı belirlenmelidir.

İnfaz hâkimliğine başvuru görüşme kısıtlamasını hemen kaldırır mı

Hayır. Şikâyet kendiliğinden durdurma doğurmaz. Kanundaki iki koşul birlikte gerçekleşiyorsa ayrıca durdurma veya erteleme talep edilebilir.

Kaynakça

  1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m.59 ve iptal kararlarına ilişkin dipnotlar.
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.154.
  3. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik, m.72 ve dipnot 30. Danıştay kararlarına ilişkin açıklama resmî mevzuat dipnotuyla sınırlıdır.
  4. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m.4–6.
  5. AYM, Çetin Arkaş ve Nasrullah Kuran, B. No: 2016/371, 13/1/2021, özellikle §§ 67–93 ve hüküm.
  6. AYM, Fadime Kolutek ve diğerleri, B. No: 2017/25008, 31/1/2024, özellikle §§ 33–55.
  7. Adalet Bakanlığı, e-Avukat Görüntülü Görüşme Modülü Uygulama Esasları, 2026 tarihli resmî yayımdaki üç sayfalık uygulama belgesi.
  8. 6216 sayılı Kanun, m.45–48. Mevzuat ve kaynak erişim kontrolü: 13 Ekim 2026.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları