Cezaevinde bulunmak, gerekli sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz. Hükümlü ve tutuklunun muayene, tanı, tedavi, ilaç ve uygun bakım ihtiyacı zamanında değerlendirilmelidir. Hastaneye sevk veya tedavi talebi sonuçsuz kaldığında başvurulacak yol; tıbbi ihtiyacın niteliğine, itiraz edilen işleme ve kişinin tutuklu ya da hükümlü olmasına göre belirlenir. Acil tehlike, somut sağlık kayıtlarıyla birlikte derhâl yetkili makamlara bildirilmelidir. 1 2
Sağlık başvurularında başarılı dosya hazırlığı, yalnız hastalık adının yazılmasından ibaret değildir. Belirli bir tarihte önerilen tetkikin neden yapılmadığı, randevunun hangi nedenle iptal edildiği, ilacın kaç gün verilmediği veya hastanın günlük yaşamını hangi koşullarda sürdürebildiği açıklanmalıdır. Hukuki talep, giderilmesi istenen soruna yöneldiği ölçüde incelenebilir hâle gelir.
Sağlık hakkının kapsamı ve devletin yükümlülüğü
Muayene ve tedavi sürekliliği
5275 sayılı Kanun’un 71. maddesi, hükümlünün beden ve ruh sağlığının korunmasını, tanı için muayene ve tedavi olanaklarından ve tıbbi araçlardan yararlanmasını düzenler. Kanun’un 78. maddesine göre acil veya olağan muayene ve tedavi kurum hekimince yapılır; sonuçlar sağlık izleme kartına işlenerek dosyada saklanır. Kanun’un 80. maddesi uyarınca hastaneye sevk gereği kurum hekimi tarafından derhâl raporla yönetime bildirilir. Bu kayıt düzeni, sonraki başvuruda olayların belirlenmesi bakımından da önem taşır. 1 Bu başlıkla ilgili ayrıca hükümlü izinleri yazısı incelenebilir.
Hizmete erişim yalnız ilk muayeneden oluşmaz. Uzman hekimin önerdiği kontrol, tetkik, ilaç ve bakımın devamlılığı birlikte incelenir. Örneğin randevu verilmiş olması, sevk gerçekleştirilmemişse tedavinin fiilen sağlandığını göstermez. Buna karşılık kişinin tercih ettiği hastaneye gönderilmemesi de tek başına hizmetin yetersiz olduğunu kanıtlamaz. Mevcut hizmetin tıbben yeterliliği ve gecikmenin sonuçları somut kayıtlarla değerlendirilir.
Tutuklular ve özel bakım ihtiyacı bulunan kişiler
5275 sayılı Kanun’un 116. maddesi, sağlıkla ilgili hükümlerden tutukluluk hâliyle bağdaşanların tutuklulara da uygulanmasını öngörür. Ancak tedaviye erişim istemi ile tutukluluğun kaldırılması istemi farklı hukuki konulardır. Tutuklu hakkında tahliye veya adli kontrol değerlendirmesini ceza soruşturması ya da kovuşturmasında yetkili yargı mercii yapar; hükümlü hakkında hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması ise 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde incelenir. 1
Engellilik, yaşlılık, gebelik veya ruhsal hastalık, kişiye özgü bakım ihtiyacını artırabilir. Yardımsız beslenememe, kişisel temizliği sağlayamama, merdiven kullanamama ve tedavi düzenini izleyememe gibi işlevsel güçlükler raporda belirtilmelidir. Hastalığın ismi ile mevcut kurum koşullarında ortaya çıkan ihtiyaç aynı şey değildir. Başvuru, tanıyı kurumun fiilî olanaklarıyla ilişkilendirmelidir.
Hastaneye sevk ve tedavinin takibi
Kurum revirinden hastaneye sevk
İlk değerlendirme kural olarak kurum sağlık biriminde yapılır. Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalıkların muayene ve tedavisi devlet veya üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. 5275 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile İnfaz Yönetmeliği’nin 99. maddesi, sevk ve hastane koşullarına ilişkin ayrıntılar içerir. Acil tehlike bulunan hâller olağan randevu düzeniyle aynı şekilde ele alınamaz. 1 3
Başvuruda “hastaneye gönderilmek istiyorum” ifadesi yerine, mümkünse uzmanlık dalı, önceki rapor tarihi, istenen tetkik ve ertelenen randevu gösterilmelidir. Sevk iptalinin güvenlik, araç, personel veya hastane kaynaklı olduğu ileri sürülüyorsa bu nedenin yazılı olarak belirlenmesi istenebilir. Böylece tıbbi gerekliliğin bulunmadığı bir durum ile gerekli hizmetin organizasyon eksikliği nedeniyle gecikmesi ayrılır.
İlaç ve bakım talepleri
İlaç sorunu bakımından reçete tarihi, ilaç adı, hekimce belirlenen kullanım düzeni ve teslim edilmediği tarihler kaydedilmelidir. İlacın değiştirilmesinin tıbbi karara mı yoksa temin güçlüğüne mi dayandığı araştırılmalıdır. Hukuki başvuru, belirli bir ilacın mutlaka kullanılması konusunda tıbbi hüküm kurmamalı; hekim değerlendirmesinin ve gerekli tedavinin gecikmeden sağlanmasını istemelidir.
Diyet, yardımcı cihaz, rehabilitasyon veya sürekli bakım ihtiyacında da aynı yöntem uygulanır. Talep edilen hizmetin rapordaki gerekçesi, kurumda hangi nedenle sağlanamadığı ve eksikliğin kişiye etkisi birlikte gösterilir. Kronik hastalıkta eski rapora ek olarak güncel değerlendirme sunulması, değişen ihtiyacın anlaşılmasını kolaylaştırır.
Mahremiyet ve sağlık kayıtları
Sağlık bilgisinin edinilmesi ve paylaşılması, hasta mahremiyeti gözetilerek yürütülmelidir. Yakınların cezaevindeki kişi adına her türlü sağlık belgesine kendiliğinden sınırsız erişimi olduğu varsayılmamalıdır. Başvuru yetkisi ile sağlık verisinin teslim alınmasına ilişkin yetki ayrı ayrı değerlendirilir. Vekâlet, rıza ve kanuni temsil belgeleri talebin kapsamına uygun hazırlanmalıdır. Muayenenin güvenlik koşulları bakımından ise uygulanan tedbirin gerekçesi ve tıbbi değerlendirmeye etkisi ortaya konulmalıdır. 2 3 Konuya ilişkin ayrı bir değerlendirme için cezaevinden başka kuruma nakil yazısına göz atılabilir.
Sağlık başvurusu için hangi belgeler hazırlanmalıdır?
| Belge | Gösterdiği husus | Dosyada kullanım amacı |
|---|---|---|
| Epikriz ve uzman raporu | Tanı, tedavi ve takip önerisi | Tıbbi gerekliliği açıklamak |
| Reçete ve ilaç teslim kaydı | Önerilen ve fiilen sağlanan tedavi | Kesinti tarihlerini belirlemek |
| Sevk ve randevu kayıtları | Planlanan ve gerçekleşen işlemler | Gecikmenin nedenini incelemek |
| Kuruma verilen dilekçe | İhtiyacın ne zaman bildirildiği | İdarenin bilgisi ve yanıtını göstermek |
| Ret kararı ve tebliğ belgesi | İtiraz edilen işlem ve öğrenme tarihi | Merci ve süre hesabını kurmak |
| Güncel bakım değerlendirmesi | Günlük yaşamda destek ihtiyacı | Uygun tutulma koşullarını istemek |
Belgeler kronolojik bir çizelgede eşleştirilmelidir. “5 Mayıs’ta tetkik önerildi; 20 Mayıs randevusu iptal edildi; 22 Mayıs’ta yeniden talep edildi; 3 Haziran’da yanıt verildi” biçimindeki açıklama, belirsiz bir gecikme iddiasına göre daha denetlenebilirdir. Bu tarihler örnektir; başvuruda gerçek belgelerden alınan tarihler kullanılmalıdır.
Henüz erişilemeyen kayıtların varlığı biliniyorsa bunların kurumdan veya hastaneden istenmesi talep edilebilir. Eksik belgenin hangi olayı aydınlatacağı açıklanmalı, bütün sağlık geçmişinin amaçsız biçimde istenmesi yerine uyuşmazlıkla ilgili dönem belirlenmelidir.
İnfaz hâkimliğine başvuru ve acil koruma
Şikâyetin konusu ve başvuru süresi
Sağlık işlemleri ve kurum koşulları hakkında 4675 sayılı Kanun kapsamındaki şikâyet, ilgili karar, işlem veya faaliyetin öğrenilmesinden itibaren on beş gün, her hâlde yapılmasından itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine yöneltilir. Bu süreler, hastalık nedeniyle yapılabilecek her talebe tek biçimde uygulanacak genel bir kural değildir; hangi işlemin şikâyet edildiği belirlenmelidir. Devam eden ihmalde olayın başlangıcı, sonraki talepler ve yeni işlemler ayrıca değerlendirilir. Süre konusunda belirsizlik varsa başvuruyu ertelemek uygun değildir. 4 Bu konuyla bağlantılı olarak cezaevinde disiplin cezalarına şikâyet ve itiraz yazısı da okunabilir.
Başvuru doğrudan infaz hâkimliğine veya Cumhuriyet başsavcılığı ya da kurum müdürlüğü aracılığıyla yapılabilir. Kanun, hükümlü veya tutuklu yanında eşi, annesi, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi ve izleme kurulu bakımından da başvuru olanağı düzenler. Somut başvuruda sıfat ve yetki belgelenmelidir. 4
Usulün genel çerçevesi için İnfaz Hâkimliğine Başvuru ve İtiraz makalesi birlikte okunabilir.
Başvuru işlemi kendiliğinden durdurur mu?
Şikâyet, işlemi kendiliğinden durdurmaz. İnfaz hâkimi; giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ile açık hukuka aykırılık koşullarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde erteleme veya durdurma kararı verebilir. Bu nedenle acil istem, dilekçenin sonunda genel bir cümleye bırakılmamalı; risk, güncel rapor ve istenen geçici koruma ayrı açıklanmalıdır. 4
Acil tıbbi durumlarda kurum sağlık birimine ve yönetime derhâl bildirim yapılması gerekir; yargısal incelemenin sonuçlanması beklenerek sağlık hizmeti geciktirilmemelidir. İnfaz hâkimliğinden istenen hukuki denetim ile hekimden beklenen tıbbi müdahale eş zamanlı olarak takip edilebilir.
Karara itiraz
İnfaz hâkimi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna gidilebilir. İnceleme, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesince yapılır. Eski kaynaklardaki yedi günlük süre güncel başvurulara otomatik olarak uygulanmamalıdır. İtirazda, ilk dilekçeyi tekrarlamakla yetinilmeyip kararın değerlendirmediği rapor, açıklamadığı gecikme ve eksik araştırma açıkça gösterilmelidir. 4 Konunun ayrıntıları için konutta, hafta sonu ve gece infaz yazısına bakılabilir.
Hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması ile tedavi talebinin farkı
Tedavinin kurumda veya hastanede sağlanması talebi, infazın mutlaka dışarıda yürütülmesi sonucunu doğurmaz. 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesinde hastalığa bağlı geri bırakma, rapor ve yetki düzeniyle birlikte ele alınır. Özellikle kişinin hayatı için kesin tehlike veya ağır hastalık ya da engellilik nedeniyle yaşamını kurum koşullarında yalnız sürdürememe durumları, ilgili fıkranın bütün koşullarıyla değerlendirilir. 1
Bu nedenle dilekçede birincil ihtiyacın ne olduğu anlaşılmalıdır: hastane sevki, tedavi kesintisinin giderilmesi, uygun bakım koşulu veya infazın geri bırakılması. Birden fazla talep varsa her birinin hukuki dayanağı ve istenen merci kararı belirtilir. Konunun özel koşulları İnfazın Ertelenmesi: Hastalık, Gebelik ve Başvuru makalesinde açıklanmaktadır.
Gerçek Anayasa Mahkemesi kararları ne gösteriyor?
Murat Karabulut: Sağlık durumundaki kötüleşmeye uygun hız
AYM, Murat Karabulut, B. No: 2013/2754, 18 Şubat 2016 kararında kanser hastası hükümlünün durumunun değerlendirilmesindeki eksiklik ve gecikmeleri inceledi. Mahkeme, raporlar ve sevkler arasında uzayan süreçte kişinin kötüleşen sağlık durumuna uygun özenin gösterilmemesi nedeniyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine karar verdi. Yaşam hakkına ilişkin ayrı şikâyet ise başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulundu. 5
Karar, her ağır hastalıkta otomatik tahliye anlamına gelmez. Somut dosya bakımından çıkarılacak ders, işlemlerin yalnız başlatılmış olmasının yeterli sayılamayacağı; hastalığın seyri karşısında sonuç alacak hız ve özenle yürütülmesinin gerektiğidir.
Abdulkadir Durmuş: Sağlıklı barınma koşulları
AYM, Abdulkadir Durmuş, B. No: 2018/35662, 3 Kasım 2022 kararında sigara içilmeyen odaya geçme talebini değerlendirdi. İdarenin kapasite ve güvenlik açıklamaları, kişinin sağlık durumu ile alternatif çözümler yönünden yeterli bulunmadı. Kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlaline karar verildi. 6
Bu kararın uygulamadaki önemi, sağlık hakkının hastane ziyaretleriyle sınırlanmamasıdır. Barınma koşulunun sağlık üzerindeki etkisi de başvurunun konusu olabilir. Ancak bu sonuç, her oda değişikliği talebinin kabul edileceği şeklinde genelleştirilemez. Ayrıntılı bilgi için cezaevinde kalabalık koğuş ve barınma koşulları başlıklı yazıya başvurulabilir.
Merve Aydeniz Çokyılmaz: Tedbir kararı ile esas incelemesi farklıdır
AYM, Merve Aydeniz Çokyılmaz, B. No: 2018/24061, 15 Aralık 2020 kararında, gebelik takibi ve sağlık hizmetlerine erişim kayıtlarını inceledi. Daha önce uygun koşullar ve sağlık hizmetine derhâl erişim yönünde tedbir verilmiş olmasına rağmen, sağlık nedeniyle tutulmaya ilişkin şikâyet açıkça dayanaktan yoksun bulundu. Olumsuz tutulma koşullarına ilişkin ayrı iddia da başvuru yolları tüketilmediği için kabul edilemez sayıldı. 7
Tedbir verilmesi, başvurunun sonunda mutlaka ihlal kararı çıkacağı anlamına gelmez. Her şikâyetin konusu, tüketilmesi gereken yolu ve belge desteği ayrı kurulmalıdır.
Bireysel başvuru dosyası nasıl hazırlanır?
Olağan başvuru yollarının tüketilmesi ve nihai kararın öğrenilmesi sonrasında AYM başvurusunun genel süresi otuz gündür. Acil tedbir istemi, başvurunun kabul edilebilirlik yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Başvuruda güncel riskin niteliği, önceki talepler, kararlar ve tebliğ ya da öğrenme belgeleri sunulmalıdır. 8
Mahkemenin önüne yalnız tıbbi belgeler yığmak yerine, her belge belirli bir iddiayla ilişkilendirilmelidir. Örneğin sevk gecikmesinin hangi somut tedaviyi aksattığı veya mahkemenin hangi raporu yanıtlamadığı açıklanır. Ceza Davasında Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru makalesi, bu dosyalama yönteminin genel çerçevesini sunmaktadır.
Tedavi aksadığında uyuşmazlığın doğru tanımlanması
Tıbbi karar ile hizmetin yerine getirilmemesini ayırmak
Bir uzman tarafından belirlenen kontrolün yapılmaması ile farklı bir tedavi yönteminin tercih edilmesi aynı sorun değildir. İlkinde reçete veya sevk kararına rağmen hizmetin fiilen sağlanıp sağlanmadığı araştırılır. İkincisinde tıbbi değerlendirmeye ilişkin itirazın uzmanlık bilgisiyle desteklenmesi gerekir. Hukuki başvuruda hekimin yerine geçerek tedavi seçmek yerine, kararın gerekçesinin açıklanması, güncel muayenenin yapılması ve gerekli uzman değerlendirmesinin sağlanması istenebilir.
Örneğin görüntüleme tetkiki önerilmiş ancak randevuya götürülmemiş bir kişi bakımından tetkik istemi, randevu tarihi ve sevkin neden gerçekleşmediği birlikte gösterilir. Hekimin tetkiki artık gerekli görmediği ileri sürülüyorsa bu değişikliğin tıbbi kaydı istenir. Böylece organizasyon eksikliği ile tıbbi plan değişikliği karıştırılmaz. Bu örnek, belirli bir hastalık için tetkik önerisi değil, mevcut hekim kararının uygulanmasına ilişkin dosyalama yöntemidir.
Kronik hastalıkta her işlemden sonra takip
Düzenli ilaç kullanımı ve kontrol gerektiren bir durumda yalnız ilk talebin tarihi tutulmamalıdır. Reçetenin yenilenmesi, ilacın fiilen verilmesi, kontrol gününün bildirilmesi ve sonuçların uzman tarafından değerlendirilmesi birbirinden ayrı aşamalardır. Bir aşamadaki gecikmenin sonraki aşamaya etkisi açıklanmalıdır. Bu kayıtlar sağlık biriminin tuttuğu belgelerle karşılaştırılmalı; kişisel notlar resmî kayıtların yerine geçirilmemelidir.
Sağlık durumunda değişiklik meydana geldiğinde yeni durumun tarihi ve belirtileri sağlık birimine bildirilir. Önceki rapora dayanılarak yapılan hukuki başvuru devam ediyor olsa bile yeni tıbbi değerlendirme ertelenmemelidir. Özellikle ilk raporda öngörülmeyen bakım ihtiyacı ortaya çıkmışsa hukuki talebin de güncellenmesi gerekebilir. Başvurunun tekrarı, geçmişteki ret işlemine karşı süresi kaçırılmış kanun yolunu kendiliğinden canlandırmaz.
Yakınların bilgisi ile hastanın mahremiyeti
Yakının kurumla yaptığı telefon görüşmesi önemli bir başlangıç olabilir; ancak görüşmede aktarılan bilgi, muayene kaydı veya hekim raporu ile aynı ispat gücünde değildir. Başvuruda bilginin kimden ve ne zaman alındığı açıkça yazılmalı, tıbbi değerlendirme yapılmış gibi sunulmamalıdır. Hastanın yakınlarıyla bilgi paylaşımı ve avukatın belge temini için gerekli temsil veya rıza durumu ayrıca ele alınır.
Dosyaya yalnız uyuşmazlığı açıklamak için gerekli sağlık belgeleri konulmalıdır. Başka aile üyelerine ait ilgisiz teşhisler veya bütün geçmiş sağlık kayıtları amaçsız biçimde paylaşılmamalıdır. Belge örnekleri güvenli yolla iletilmeli ve mahkeme dışında yayımlanacak olay anlatımlarında kimliği belirlemeye yarayan bilgiler ayıklanmalıdır. Bu yaklaşım, başvuruyu zayıflatmadan kişisel mahremiyeti korur.
Sağlık dosyasında talep ve delil eşleştirmesi
Aşağıdaki eşleştirme, dosya hazırlığı için bir çalışma yöntemidir; her satırın aynı kişiye uygulanması gerekmez.
| Somut sorun | Öncelikli kayıt | Hukuki talebin yönü |
|---|---|---|
| Yapılmayan sevk | Hekim istemi ve sevk iptal kaydı | Gerekli hizmetin sağlanması ve gecikmenin açıklanması |
| İlaç temininde kesinti | Reçete ve teslim çizelgesi | Tedavi sürekliliğinin hekim planına uygun sağlanması |
| Günlük bakım yetersizliği | İşlevsel bakım ihtiyacını açıklayan rapor | Kişiye uygun bakım ve tutulma koşulları |
| Rapor sürecinin uzaması | Gönderim ve eksik belge yazışmaları | Sürecin sağlık riskine uygun hızla tamamlanması |
Murat Karabulut kararındaki asıl inceleme, her hastane işleminin hatalı olduğu kabulüne dayanmaz. AYM, ağırlaşan sağlık durumu karşısında infazın sürdürülme biçimine ilişkin rapor ve karar sürecinin makul hız ve özenle yürütülüp yürütülmediğini değerlendirmiştir. Bu nedenle kararın dosyada kullanılması, yalnız aynı hastalık adının gösterilmesini değil, karşılaştırılabilir gecikmenin ve sağlık üzerindeki etkisinin açıklanmasını gerektirir. 5
Sonuç
Cezaevinde sağlık hakkının korunması, tıbbi ihtiyacın zamanında saptanmasını ve etkili biçimde giderilmesini gerektirir. Hukuki başvurunun gücü; güncel rapor, açık kronoloji, doğru merci ve belirli talepler arasındaki bağdan doğar. Tedaviye erişim, uygun tutulma koşulları ve infazın geri bırakılması talepleri ayrı değerlendirilerek, acil risk varsa buna uygun koruma gecikmeden istenmelidir. Yakın bir konu olarak cezaevinde dilekçe ve mahkemeye erişim hakkı yazısı da değerlendirilebilir.
İlgili yazılar: Kelepçeli Muayene ve Cezaevinde Hasta Mahremiyeti; Yabancı Tutuklu ve Hükümlülerin Konsolosluk Hakları.
Sıkça Sorulan Sorular
Cezaevindeki her sağlık sorunu tahliye sebebi midir?
Hayır. Önce gerekli tedavinin ve uygun koşulların sağlanıp sağlanamadığı incelenir. Tutuklunun tahliyesi ile hükümlünün infazının sağlık nedeniyle geri bırakılması farklı merciler ve kurallar çerçevesinde değerlendirilir.
Aile, sağlık hizmeti verilmemesine karşı başvurabilir mi?
4675 sayılı Kanun’da sayılan yakınlar şikâyet yoluna başvurabilir. Bununla birlikte sağlık kayıtlarını teslim alma yetkisi ve mahremiyet koşulları ayrıca incelenmelidir.
Hastane randevusu verilmiş olması yeterli midir?
Randevunun fiilen gerçekleşmesi ve gerekli takip hizmetlerinin sağlanması da önemlidir. İptal ve erteleme nedenleriyle sağlık üzerindeki etkiler belgelenmelidir.
Sağlık şikâyeti için yalnız CİMER başvurusu yeterli olur mu?
Genel idari başvuru kanalları, infaz hâkimliği şikâyetinin veya kanun yolu başvurusunun yerine geçtiği varsayılarak kullanılmamalıdır. İlgili yargısal süreler ayrıca korunmalıdır.
İnfaz hâkimliğinin ret kararına ne zaman itiraz edilir?
Güncel 4675 sayılı Kanun’a göre kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Tebliğ belgesi dosyada saklanmalıdır.
AYM sağlık konusunda tedbir verirse ihlal de tespit etmiş olur mu?
Hayır. Geçici koruma ile kabul edilebilirlik ve esas incelemesi farklıdır. Merve Aydeniz Çokyılmaz kararı bu ayrımı göstermektedir.
Kaynakça
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m.2, 6, 16, 57, 71, 78–81, 116. Güncel metin kontrolü: 13.10.2026.
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.17 ve 20.
- Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik, sağlık hizmetleri ve m.99.
- 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m.4–6.
- AYM, Murat Karabulut, B. No: 2013/2754, 18.02.2016, özellikle §§ 67–87 ve hüküm.
- AYM, Abdulkadir Durmuş, B. No: 2018/35662, 03.11.2022, özellikle §§ 41–53.
- AYM, Merve Aydeniz Çokyılmaz, B. No: 2018/24061, 15.12.2020, § 4, §§ 25–39 ve hüküm.
- 6216 sayılı Kanun, m.45, 47 ve 49. Kaynaklara son erişim: 13.10.2026.