İşkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı mutlaktır. Suç isnadının ağırlığı, güvenlik gerekçesi veya kişinin davranışları işkenceyi haklı kılamaz. Koruma yalnız fiziksel şiddeti kapsamaz; ağır ruhsal acı, tutulma koşulları ve belirli hâllerde tıbbi yardımın sağlanmaması da bu yasağı gündeme getirebilir. Başvuruda eylemin kendisi ile etkili soruşturma yapılmaması ayrı ihlal iddiaları olarak açıklanmalıdır. [1; 2]
Bu yazı genel bilgilendirme içindir. Devam eden sağlık veya güvenlik riski varsa tıbbi yardım ve acil koruma ihtiyacı, sonradan açılacak tazminat davasından önce değerlendirilmelidir.
Mutlak yasak ne anlama gelir?
Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası ve AİHS’nin 3. maddesi, insan onurunu ağır biçimde zedeleyen muameleleri yasaklar. Bu alanda ifade veya toplantı özgürlüğündeki gibi meşru amaçlarla sınırlama testi uygulanmaz. Anayasa’nın 15. maddesi ve AİHS’nin 15. maddesi çerçevesinde olağanüstü dönemler de işkenceye izin vermez. [1; 2]
Bununla birlikte her nezaketsiz davranış veya hukuka aykırılık AİHS 3 düzeyindeki ağırlığa ulaşmaz. Muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkisi, kişinin yaşı, sağlığı, savunmasızlığı ve olayın bağlamı değerlendirilir. Eşik altında kalan bir davranış yine kişilik hakları, özel hayat veya başka güvenceler yönünden hukuka aykırı olabilir.
İşkence, eziyet ve kötü muamele suçları aynı mıdır?
Anayasal kötü muamele yasağı ile Türk Ceza Kanunu’ndaki suç tipleri aynı kapsamda değildir. TCK 94–95’te işkence, 96’da eziyet ve 232’de kötü muamele ayrı suçlar olarak düzenlenir. Anayasal incelemede “kötü muamele” üst kavramının kullanılması, olayın mutlaka TCK 232 kapsamında olduğu anlamına gelmez. Suç vasfını ilgili makamlar fiilin özelliklerine göre belirler. [3]
Başvurucu, yanlış suç maddesi yazdığı için esas olay anlatımını zayıflatmamalıdır. Fiilin zamanı, yeri, süresi, uygulanan yöntem, görevlilerin konumu ve oluşan etkiler açıkça belirtilmelidir. Hukuki nitelendirme tartışması bu olgular üzerinden yapılır.
Devletin üç temel yükümlülüğü
Devlet görevlileri kötü muamelede bulunmamalıdır. Yetkililer, bildikleri veya bilmeleri gereken ciddi risklere karşı makul koruma önlemleri almalıdır. Savunulabilir kötü muamele iddiası ortaya çıktığında etkili soruşturma yürütülmelidir. Üç yükümlülük farklı belgeler ve farklı talepler gerektirebilir. [5]
Kolluk güç kullanmak zorunda kaldığını ileri sürebilir. Bu durumda başvurucunun direnci, tehlikenin niteliği ve kullanılan gücün zorunluluğu incelenir. Kişinin teslim olmasından veya etkisiz hâle getirilmesinden sonra devam eden güç kullanımı ayrıca açıklanmalıdır. Kamu düzeni amacı, gereksiz veya ölçüsüz şiddeti meşru kılmaz.
Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin yaralanması bakımından makamların açıklama yükümlülüğü özel önem taşır. Giriş ve çıkış raporları arasındaki farklılık, kişinin denetim altında bulunduğu zaman dilimi ve alternatif açıklamaların tutarlılığı değerlendirilir. Bu, başvurucunun hiçbir açıklama veya belge sunmasına gerek olmadığı anlamına gelmez.
İddia nasıl belgelenir?
Sağlık kayıtları ve İstanbul Protokolü
Muayenede yalnız görünür yaralanmalar değil, ağrı, işlev kaybı ve ruhsal belirtiler de doğru biçimde anlatılmalıdır. Muayene tarihi, bulgular, kişinin öyküsü ve gerekli uzman değerlendirmeleri kayda geçirilmelidir. Sağlık mesleği mensubunun bağımsız değerlendirmesi esastır; başvurucu veya avukat raporun içeriğini yönlendirmemelidir.
İstanbul Protokolü, işkence iddialarının etkili araştırılması ve belgelenmesi için uluslararası bir kılavuzdur. Tek başına mahkûmiyet sağlayan otomatik delil kuralı değildir. Görünür iz bulunmaması, iddianın kendiliğinden çürütülmesi anlamına gelmez; iddianın yöntemi, zamanın etkisi ve ruhsal bulgular da önem taşır. [7]
Görüntü, tanık ve görev kayıtları
Kamera kayıtları, nezarethane giriş çıkış çizelgeleri, nakil belgeleri, araç kayıtları, görev listeleri ve tanık anlatımları birbirini tamamlayabilir. Kayıtların saklama süreleri sınırlı olabileceğinden koruma talebi geciktirilmemelidir. Hukuka aykırı erişim veya kayıt değiştirme yoluna başvurulmadan, delillerin yetkili makamca getirtilmesi istenmelidir.
| İddia | Belge veya araştırma | Açıklanması gereken ilişki |
|---|---|---|
| Gözaltında yaralama | Giriş ve çıkış muayeneleri, görüntü, tanık | Yaralanmanın hangi zaman ve denetim döneminde oluştuğu |
| Tıbbi yardım verilmemesi | Başvuru ve sevk kayıtları, uzman görüşü | Makamların ihtiyacı ne zaman öğrendiği ve ne yaptığı |
| Aşağılayıcı uygulama | Tutanak, talimat, tanık, süre bilgisi | Uygulamanın zorunluluğu ve kişideki etkisi |
| Soruşturma eksikliği | Delil dilekçeleri, ara kararlar, ret gerekçeleri | Hangi önemli araştırmanın neden yapılmadığı |
Belgelerin asılları ve güvenilir kopyaları korunmalı; olayla ilgisiz üçüncü kişilerin sağlık veya kimlik bilgileri kamuya yayılmamalıdır. Sosyal medyada teşhir, etkili hukuki başvurunun yerine geçmez.
Ceza soruşturması ve infaz hâkimliği yolu
Suç şüphesi içeren eylemler Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Şikâyette bilinen olaylar ile tahminler ayrılır; failin adı bilinmiyorsa görev yeri, zaman ve ayırt edici bilgiler açıklanır. Savcılıktan belirli kayıtların korunması, ilgili kişilerin dinlenmesi ve çelişkilerin giderilmesi istenir. [4]
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı CMK 173’teki güncel genel süre, tebliğden itibaren iki haftadır. İtiraz, yalnız soruşturma dilekçesinin tekrarı olmamalı; kararın hangi eksik araştırmaya veya hatalı çıkarıma dayandığını göstermelidir. TCK 94 kapsamındaki işkence suçu bakımından zamanaşımı uygulanmayacağı düzenlenmiştir; buna rağmen delillerin korunması ve diğer usul süreleri yönünden gecikme sakıncalıdır. [3; 4]
Ceza infaz kurumundaki işlem veya koşullar bakımından infaz hâkimliği yolu ayrıca önemlidir. 4675 sayılı Kanun’da genel şikâyet süresi öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde işlem veya faaliyetten itibaren otuz gündür. Başvuru, işlemi kendiliğinden durdurmaz; koşulları varsa erteleme veya durdurma istenebilir. Devam eden koşulların niteliği ve yeni işlemler süre incelemesinde ayrıca değerlendirilir. [8] Cezaevinde protesto nedeniyle verilen disiplin cezalarının denetimi cezaevinde protesto ve açlık grevi yazısında anlatılmıştır.
İşkence iddiası ile yemek, hijyen, barındırma veya sağlık hizmetine ilişkin infaz şikâyetleri aynı dilekçede geçse bile her birinin uygun yolu belirlenmelidir. İdareye yazılan genel bir dilekçe, bütün adli yolların tüketildiği anlamına gelmez.
Cezmi Demir kararı: soruşturmanın gecikmesi neden önemlidir?
AYM’nin Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014 kararında gözaltındaki muameleler ve bunlara ilişkin soruşturma birlikte incelenmiştir. Mahkeme, işkence yasağının hem maddi hem usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir. Soruşturma ve yargılamanın on bir yılı aşması, bazı suçlamaların zamanaşımına uğraması ve cezaların çok geç kesinleşmesi etkili soruşturma değerlendirmesinde önem taşımıştır. [5, §§ 80–104, 110–138]
Karardan çıkan pratik sonuç, yalnız soruşturma açılmasının yeterli olmamasıdır. Araştırmanın özenli ve süratli yürütülmesi gerekir. Bununla birlikte etkili soruşturma yükümlülüğü, başvurucunun istediği her kişinin mutlaka mahkûm edilmesini garanti etmez. Karardaki tarihsel ceza ve usul düzenlemeleri bugünkü dosyaya doğrudan taşınmamalıdır.
Kötü muamele dosyalarında HAGB uygulanabilir mi?
12 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki CMK 231/14, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri işkence ve eziyet suçları bakımından dışlamaktadır. Yasak ayrıca kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçları kapsar. Bu nedenle yalnız suçun dosyadaki adına bakılması yeterli değildir; fiilin anayasal niteliği, failin görevi ve görevle bağlantısı birlikte incelenmelidir. Düzenleme, her kamu görevlisinin işlediği bütün suçlar için genel bir HAGB yasağı olarak okunmamalıdır. [4, m. 231/14]
Bu hüküm 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. Önceki yıllarda yayımlanmış bir rehberin işkence, eziyet veya görev sırasında kötü muamele dosyasında HAGB uygulanabileceğini belirtmesi, güncel başvuru bakımından yeterli dayanak değildir. Olayın ve kararın tarihi, yürürlük ile geçiş kuralları ayrıca incelenmelidir. Etkili soruşturma şikâyetinde yaptırımın niteliği ve caydırıcılığı da somut karar üzerinden tartışılmalıdır. [4; 5]
AYM başvurusunda kabul edilebilirlik ve tedbir
Bireysel başvuru için kamu gücüne atfedilebilir, kişisel ve güncel bir ihlal iddiası bulunmalı; uygun etkili yollar kullanılmalıdır. Otuz günlük süre, başvurunun niteliğine göre ilgili nihai kararın öğrenilmesi üzerinden değerlendirilir. Soruşturmanın etkisizleştiğinin ileri sürüldüğü dosyada süresiz beklemek de her zaman güvenli değildir. Başvurucunun ne zaman etkisizliği fark ettiği ve hangi işlemleri yaptığı açıklanmalıdır. [6]
AYM’ye sunulan form; olay, ihlal, belge ve talep ilişkisini kurmalıdır. Sadece “Anayasa 17 ihlal edilmiştir” ifadesi yeterli değildir. Hangi tedavi talebinin reddedildiği, hangi görüntünün toplanmadığı veya hangi çelişkinin cevaplandırılmadığı gösterilmelidir. Maddi ve manevi tazminat talepleri de gerekçelendirilir.
Yaşam veya maddi ve manevi bütünlük bakımından ciddi tehlike bulunan durumlarda AYM İçtüzüğü çerçevesinde tedbir talebi gündeme gelebilir. Aciliyet, güncel tıbbi kayıtlar ve tehlikenin somutluğu gösterilmelidir. Tedbir istemek, ana başvurunun kabul edilebilirlik koşullarını ortadan kaldırmaz; her şikâyette tedbir verileceği varsayılamaz. [9]
Avukatlar UYAP Avukat Portalı üzerinden başvuru yapabilir. Ekler okunabilir ve doğru sınıflandırılmış olmalı, temsil belgeleri sunulmalı ve başvuru kaydının tamamlandığı doğrulanmalıdır. Harç veya adli yardım konusu ayrıca düzenlenir. Genel elektronik usul için AYM bireysel başvuru yazısı incelenebilir. [10]
Sınır dışı, geri gönderme ve kötü muamele riski
Bir kişinin başka bir ülkede gerçek işkence veya insanlık dışı muamele riskiyle karşılaşacağı iddiası, geri gönderme işlemlerinde de önem taşır. Genel ülke koşullarıyla kişinin bireysel durumu ilişkilendirilmelidir. Siyasi faaliyet, önceki kötü muamele, arama kararı, sağlık durumu veya kişisel tehditler gibi hususlar güvenilir belgelerle açıklanır. [2; 11]
6458 sayılı Kanun’daki geri gönderme yasağı ve sınır dışı kararına özgü yargı yolu, idari gözetim itirazından ayrıdır. Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava için özel yedi günlük süre öngörülür. Tebligatın içeriği ve kanundaki uygulamama güvencesi somut dosyada izlenmelidir. Yalnız idari gözetimden çıkmak, sınır dışı kararının iptal edildiği anlamına gelmez. [11, m. 4, 53, 57]
Soruşturma güvencesinin caydırıcı işlevi
Özge Balcıoğlu’nun incelemesi, kötü muamele yasağının yalnız kanuni düzenlemeyle etkili kılınamayacağını; soruşturma yükümlülüğünün uygulamada işletilmesinin caydırıcılık bakımından önemini vurgular. Bu nedenle dosyada bir soruşturma numarasının bulunması, başlı başına yeterli koruma sayılmamalıdır. Somut araştırma işlemleri, görevlilerin tespiti ve iddianın özüne verilen cevap izlenmelidir. Bununla birlikte mahkûmiyet beklentisiyle etkili soruşturma güvencesi aynı şey değildir; araştırma sonucunun delillere dayanması gerekir. [12]
Kötü muamele iddiasında ispat güçlüğü nasıl ele alınmalıdır?
Devletin kontrolündeki olaylarda kayıtların korunması
Gözaltı, nakil, ceza infaz kurumu veya geri gönderme merkezinde gerçekleşen olaylarda kayıtların önemli bir bölümü kamu makamlarının elindedir. Başvurucudan erişemediği bütün belgeleri bizzat sunması beklenerek iddia araştırmasız bırakılamaz. Bununla birlikte başvurucunun olayın zamanını, yerini, uygulanan davranışı ve erişilebilecek delilleri olabildiğince açıklaması gerekir. Savcılığa sunulan dilekçede kamera kayıtlarının hangi saat aralığı için isteneceği, hangi görev çizelgesinin önemli olduğu ve hangi tanıkların dinlenebileceği belirtilmelidir. [5; 7]
Kamera kayıtlarının saklama süresi sona ermeden korunması istenmelidir. Kaydın bulunamadığı bildirilirse hangi birimden ne zaman istendiği ve silinme ya da arıza açıklamasının araştırılıp araştırılmadığı takip edilir. Bir tutanağın bulunması, tutanak içeriğinin tartışılmasını gereksiz kılmaz. Sağlık kaydı, görüntü ve tanık anlatımı arasında çelişki varsa bu çelişki ayrı başlıkla gösterilir. Ancak belgesiz biçimde görevli ismi veya olay ayrıntısı eklenmemelidir.
Ruhsal etkiler ve geciken sağlık muayenesi
Kötü muamelenin her türü kalıcı bedensel iz bırakmaz. Tehdit, cinsel nitelikli aşağılama, yoğun korku veya uzun süreli insan onuruyla bağdaşmayan koşullar ruhsal etkiler doğurabilir. Muayenenin gecikmesi, ilk raporun sınırlı olması veya kişinin görevlilerin yanında serbestçe konuşamaması ayrıca açıklanmalıdır. Güncel uzman değerlendirmesi istenmesi, geçmiş olayın otomatik olarak kanıtlandığı anlamına gelmez; raporun olay anlatımıyla bağlantısı ve değerlendirme sınırları belirtilmelidir. [5; 7]
Başvurucu önceki ve sonraki anlatımlarındaki farklılıkları yok saymamalıdır. Travma, tercüme sorunu, korku veya tutanağın yanlış düzenlenmesi ileri sürülüyorsa bunlar somut olgularla açıklanır. Avukatın görevi anlatımı yapay biçimde kusursuzlaştırmak değil; doğru olayları, belgelendirilebilen bilgileri ve henüz aydınlatılması gereken noktaları ayırmaktır.
Tutma koşulları şikâyetinde süre ve yoğunluk
Koğuşun kalabalıklığı, havalandırma, ışık, temizlik, tuvalete erişim, sağlık hizmeti ve kişinin özel durumu birlikte değerlendirilebilir. Başvuruda yalnız “koşullar kötüydü” denilmemeli; hangi koşulun ne kadar süre devam ettiği, idareye ne zaman bildirildiği ve ne cevap alındığı anlatılmalıdır. Fotoğraf elde edilememesi şikâyeti kendiliğinden geçersiz yapmaz; oda ölçüleri, kişi sayısı, yatak durumu ve kurumun kayıtları araştırma konusu yapılabilir. [7; 8]
Tedbir talebi geçmişte tamamlanmış bir olayın cezalandırılması için değil, devam eden ciddi tehlikenin önlenmesi için gerekçelendirilir. Riskin güncelliği, sağlık durumunun ağırlığı ve istenen koruyucu işlemin neden gerekli olduğu gösterilir. Savcılık soruşturması, infaz hâkimliği şikâyeti ve AYM tedbiri birbirinin yerine geçen üç eşdeğer seçenek olarak sunulmamalıdır. [8; 9]
Şikâyetin tutanağa geçirilmesi ve ilk anlatımın önemi
Kötü muamele iddiasında ilk anlatım mümkün olduğunca somut olmalıdır. Olayın yeri, yaklaşık zamanı, uygulanan davranış, duyulan sözler ve sonrasında ortaya çıkan fiziksel veya ruhsal etkiler ayrı açıklanmalıdır. Failin adı bilinmiyorsa başvuru bundan dolayı ertelenmemelidir; görev yeri, kıyafet, araç, nöbet zamanı veya olay sırasında bulunan kişiler araştırmaya yardımcı olabilir. Kesin bilinmeyen hususlar kesin bilgi gibi sunulmamalı, kişinin gördüğü olay ile başkasından öğrendiği bilgi ayrılmalıdır. Bu ayrım anlatımın güvenilirliğini ve soruşturmanın yönünü güçlendirir.
İfade veya şikâyet tutanağında esaslı bir eksiklik varsa düzeltilmesi istenmeli; düzeltme yapılmıyorsa ek açıklama sunulmalıdır. İlk anlatımdaki boşluklar sonradan açıklanabilir; ancak değişikliğin nedeninin belirtilmesi önem taşır. Travma, korku, tercüman eksikliği veya sağlık durumu somut olarak tartışılmalıdır. Her çelişkinin otomatik olarak iddiayı çürüttüğü de her çelişkinin kendiliğinden önemsiz olduğu da kabul edilemez. Değerlendirme, anlatımın bütünü ve diğer delillerle birlikte yapılır. [5, 7]
Zorla alınan ifade ile kötü muamele soruşturması arasındaki ilişki
CMK m.148, şüpheli ve sanık beyanının özgür iradeye dayanmasını esas alır; kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi yasak yöntemleri düzenler. Yasak yöntemle elde edilen ifadeler, rıza gösterilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Bu nedenle bir ceza dosyasında ifadenin baskıyla alındığı ileri sürülüyorsa, hem ifadenin delil olarak kullanılmasına itiraz hem de fiilin araştırılması gündeme gelebilir. Bu iki talep aynı amacı taşımaz: biri yargılamadaki delilin hukuka uygunluğuna, diğeri muamelenin ve sorumluların belirlenmesine yöneliktir. [4, m.148]
Avukatın, baskı iddiasını yalnız savunmanın son cümlesinde bırakmaması gerekir. Hangi ifade, hangi koşullarda, kimlerin bulunduğu ortamda alınmıştır? Sonraki ifade neden farklıdır? Muayene, görüşme ve giriş çıkış kayıtları bu anlatımı desteklemekte midir? Soruların cevapları dosyada görünür olmalıdır. Bir ifadenin hükümde kullanılmaması, kötü muamele iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Benzer şekilde kötü muamele soruşturmasının henüz sonuçlanmaması, ceza mahkemesinin önündeki delile yönelik hukuka aykırılık itirazını değerlendirmemesine genel bir gerekçe oluşturmaz.
Sağlık raporundaki belirsizlik nasıl ele alınır?
Bir raporun kısa olması, tek başına gerçeğe aykırı olduğu sonucunu doğurmaz. İncelemenin hangi şikâyetleri kapsadığı, muayenenin olaydan ne kadar sonra yapıldığı ve bulguların nasıl kaydedildiği araştırılmalıdır. Başvurucu ruhsal etkileri anlatmışken rapor yalnız görünür yaralanmaya odaklanmışsa, bu kapsam farkı ek değerlendirme talebinin gerekçesi olabilir. Raporlar arasında çelişki varsa aynı vücut bölgesi, muayene zamanı ve kullanılan yöntem karşılaştırılmalıdır. Salt farklı ifadeler bulunması yerine tıbben açıklanması gereken çelişki gösterilmelidir. [7]
İstanbul Protokolü, değerlendirmeyi yönlendiren önemli bir çerçevedir; başvurucunun iddiasını otomatik doğrulayan bir belge değildir. Muayene koşulları, kişinin güvenle açıklama yapabilmesi ve bulguların bütüncül değerlendirilmesi önemlidir. “İz yoktur” sonucundan hiçbir muamelenin gerçekleşmediği sonucuna hemen geçilemeyeceği gibi, her bedensel bulgunun iddia edilen fiille oluştuğu da varsayılamaz. Olay anlatımı, muayene ve diğer kayıtlar arasındaki uyum araştırılmalıdır. [5, 7]
Cezmi Demir kararında süre ile soruşturmanın etkisi
Cezmi Demir kararında tartışılan sorun yalnız dosyanın uzun sürmesi değildir. Sürenin, sorumluluğun etkili biçimde belirlenmesi ve yaptırımın caydırıcılığı üzerindeki etkisi de önemlidir. Kararda maddi yasak ile soruşturma yükümlülüğü yönünden yapılan değerlendirmelerin birlikte okunması gerekir. Bu yaklaşım, şikâyet dilekçesinde yalnız başlangıç ve bitiş tarihlerini yazmak yerine işlem yapılmayan dönemleri, ertelenen araştırmaları ve bunların sonuçlarını göstermeyi gerektirir. [5]
Başvuruda soruşturma eksikliği iddiası ayrıca kurulmalıdır. Muamelenin gerçekleştiğinin mevcut delillerle kesin biçimde gösterilememesi, savunulabilir bir iddianın gereği gibi araştırılmadığı şikâyetini her durumda anlamsız kılmaz. Buna karşılık yalnız soruşturmanın istenen sonuca ulaşmaması da etkisizlik kanıtı değildir. Hangi temel işlemin yapılmadığı, hangi önemli çelişkinin cevapsız kaldığı ve eksikliğin sonuca etkisi açıklanmalıdır. Maddi ihlal ile usul yükümlülüğünün ayrı yazılması, mahkemeden istenen giderimin de daha doğru belirlenmesini sağlar. [5, 6]
Konunun ayrıntıları için yaşam hakkı ve cezaevinde ifade özgürlüğü ve yayınlara erişim hakkı yazılarımıza da bakabilirsiniz. Büromuzun bu alandaki çalışmaları için Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvuruları sayfasına bakabilirsiniz.
Sonuç
Kötü muamele yasağının etkili korunması, olayı doğru nitelendirmek kadar delilleri zamanında korumayı ve uygun yolu kullanmayı gerektirir. Başvuruda muamelenin ağırlığı, kamusal sorumluluk ve soruşturma eksikleri ayrı gösterilmelidir. Acil tehlikenin önlenmesi ile geçmiş ihlalin giderilmesi birlikte, fakat farklı hukuki araçlarla takip edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sağlık raporunda iz yoksa başvuru yapılamaz mı?
Yapılabilir. Muamelenin türü, zamanın etkisi, ruhsal bulgular ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Güvenlik gerekçesi işkenceyi haklı kılar mı?
Hayır. Yasak mutlaktır; olağanüstü koşullar da işkenceyi meşru kılmaz.
Her kaba davranış AİHS 3 kapsamına girer mi?
Hayır. Belirli bir ağırlık eşiği aranır; eşik altında kalan davranışlar başka hakları ihlal edebilir.
Savcılığa başvuru infaz hâkimliği şikâyetinin yerine geçer mi?
Her konuda geçmez. Suç iddiası ile infaz işlemi veya koşullarına ilişkin şikâyetlerin yolları ayrı belirlenir.
AYM mutlaka tazminat verir mi?
Hayır. İhlal, zarar, talep ve uygun giderim değerlendirilir; sonuç somut başvuruya bağlıdır.
Sınır dışı ile idari gözetim aynı kararla mı denetlenir?
Hayır. Ayrı kararlar ve ayrı başvuru yolları söz konusudur; birine başvurmak diğerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kaynakça
1 — Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 15, 17. Metin.
2 — Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 3, 13, 15, 35. Metin.
3 — 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 94–96, 232. Metin.
4 — 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 148, 158–173 ve 231. Metin.
5 — AYM, Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014. Karar.
6 — 6216 sayılı Kanun, m. 45–50. Metin.
7 — AYM, Kötü Muamele Yasağına Dair Emsal Kararlar, etkili soruşturma ve İstanbul Protokolü değerlendirmeleri. Resmî derleme.
8 — 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m. 4–6. Metin.
9 — AYM İçtüzüğü, m. 73. Metin.
10 — AYM, UYAP Avukat Portal Üzerinden Bireysel Başvuru Kılavuzu. Kılavuz.
11 — 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu. Metin.
12 — Özge Balcıoğlu, “İşkence ve Kötü Muamele Yasağı Kapsamında Soruşturma Yükümlülüğü ve Türkiye’nin Soruşturma Yükümlülüğünü İcrası”, TİHEK Akademik Dergisi, 5/9, 2022, s. 173–189. Çalışma.