- Karar türü: Bireysel başvuru
- Mahkeme: AYM Genel Kurulu
- Başvuru: İ.L. - 2020/9807
- Karar tarihi: 24.02.2026
- Resmî Gazete: 22.10.2026 / 33408
- İncelenen hak: Tanık sorgulama hakkı
- Birleşen başvuru: 2023/10094
İki suç bakımından farklı sonuç
| İncelenen suç | Tanık sorgulama hakkı bakımından sonuç | Oylama |
|---|---|---|
| Çocukların cinsel istismarı | İhlal edilmedi | Oybirliği |
| Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma | İhlal edildi | Oyçokluğu |
Karar, 2020/9807 numaralı bireysel başvuru ile bu dosyada birleştirilen 2023/10094 numaralı başvurunun incelenmesi sonucunda verildi. İnceleme, ceza yargılamasında başvurucunun aleyhine kullanılan beyanları sınama imkânı ve yargılamanın bütünüyle adil olup olmadığı üzerinde yoğunlaştı. Tanık sorgulama hakkına ilişkin bu sonuçlar, suçların bütün unsurları veya yargılamaya yöneltilebilecek her türlü itiraz hakkında verilmiş genel bir değerlendirme olarak okunmamalıdır. [1, §§ 1-4, 63, 116 ve hüküm]
Olay ve yargılama süreci
Başvurucu hakkında, kardeş olan üç çocuğa yönelik eylemler nedeniyle çocukların cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ceza davası açıldı. Çocukların soruşturma aşamasındaki ifadeleri Çocuk İzlem Merkezinde alındı; görüşmeler sesli ve görüntülü olarak kaydedildi. Ağır ceza mahkemesi, çocukların yaşlarını ve yeniden örselenme ihtimalini dikkate alarak duruşmada tekrar dinlenmelerine gerek görmedi. İlk yargılamada ifade tutanakları okundu, ancak görüntü kayıtları duruşmada izlenmedi. [1, §§ 12, 16-21, 96]
Savunmanın bildirdiği H.Y. ve N.T.nin tanık olarak dinlenmesi talebi de anlatımlarının kovuşturmaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle reddedildi. Savunma, beyanlar arasındaki çelişkilere ve tanıkları sorgulayamamasına ilişkin itirazlarını kanun yolu incelemesine taşıdı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12 Aralık 2019 tarihli kararıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümler kesinleşti. Çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin hükümler ise temyiz incelemesine gitti. [1, §§ 18-25, 97]
Yargıtayın bozma kararı sonrasında yalnız cinsel istismar suçuna ilişkin yargılamada çocukların görüntülü ifadeleri, başvurucu ve müdafii hazırken duruşmada izlendi. Savunmaya bu kayıtlar hakkında görüş ve itirazlarını sunma imkânı verildi. Yeniden kurulan mahkûmiyet hükümleri, Yargıtayın 2 Kasım 2022 tarihli onama kararıyla kesinleşti. Dolayısıyla iki suç aynı olaylarla bağlantılı olsa da kesinleşmeye kadar sağlanan usul güvenceleri aynı değildi. [1, §§ 26-33, 98, 109-110]
Tanık sorgulama hakkına ilişkin üç aşamalı inceleme
AYM, tanık kavramını kişinin ceza dosyasındaki sıfatından daha geniş yorumluyor. Sanığa isnat edilen olay hakkında bilgi veren mağdur da tanık sorgulama hakkı bakımından bu kapsamda değerlendirilebiliyor. Çocuk mağdurların kırılgan konumu ise hem korunmalarını hem savunmanın etkili şekilde yürütülmesini sağlayacak yöntemlerin birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Mahkeme bu dengeyi üç aşamada inceliyor. [1, §§ 72-78, 87]
Duruşmada dinlememenin geçerli nedeni
İlk aşamada, tanığın duruşmada hazır edilmemesinin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı araştırılıyor. Çocuğun yeniden travma yaşama ihtimali bu değerlendirmede önem taşıyor. İ.L. kararında AYM, çocukların psikolojik durumları gözetilerek sanıkla yüz yüze gelecekleri duruşma ortamına getirilmemelerini her iki yargılama süreci bakımından geçerli bir nedene dayalı buldu. Bununla birlikte bu tespit, diğer güvencelerin incelenmesini gereksiz kılmadı. [1, §§ 88, 99]
Beyanın mahkûmiyetteki ağırlığı
İkinci aşama, sorgulanamayan kişinin beyanının mahkûmiyetin tek veya belirleyici delili olup olmadığıdır. AYM, çocukların babasının olayları doğrudan görmediğini, çocukların anlatımlarını aktardığını belirledi. Bu nedenle çocukların Çocuk İzlem Merkezinde verdikleri ifadelerin, her iki suç yönünden de mahkûmiyette belirleyici ağırlık taşıdığını kabul etti. Delilin ağırlığı arttıkça savunmaya sağlanan telafi edici imkânların değerlendirilmesi de önem kazanıyor. [1, §§ 89, 100-101]
Savunmaya sağlanan dengeleyici güvenceler
Üçüncü aşamada, tanığa soru soramamanın savunma açısından yarattığı güçlüklerin yeterli usul güvenceleriyle giderilip giderilmediğine bakılıyor. Adli görüşme odasında uzman aracılığıyla soru yöneltme, ses ve görüntü kaydını inceleme, beyanı destekleyen delilleri tartışma ve somut itirazları etkili biçimde ileri sürebilme bu kapsamda değerlendirilebiliyor. Hangi yöntemin yeterli olduğu, dosyanın koşullarına ve güvencelerin birlikte sağladığı korumaya bağlı. [1, §§ 90-94]
Adli görüşme odası ve uzman aracılığıyla sorular
Adli görüşme odası, çocuğun duruşma salonunda sanıkla doğrudan karşılaşmadan dinlenmesine imkân verebilir. AYM’nin açıkladığı yöntemde savunmanın soruları, teknik bağlantı ve uzman aracılığıyla çocuğun anlayabileceği biçimde iletilir. Böylece hem çocuğun korunması hem savunmanın beyanları sınaması gözetilir. [1, §§ 86, 90]
Ses ve görüntü kaydının incelenmesi
Kaydın duruşmada izlenmesi, mahkeme ve savunmanın görüşmenin nasıl yapıldığını ve beyan sırasında gösterilen tutumları değerlendirmesini sağlar. Ancak kayıt üzerinden gözlem ile yeni soru yöneltme aynı imkân değildir. Kaydın yeterliliği; beyanı doğrulayan deliller, ileri sürülen somut çelişkiler ve önceki sorgulama olanaklarıyla birlikte değerlendirilir. [1, §§ 91-94]
Cinsel istismar suçu bakımından ihlal bulunmamasının gerekçesi
AYM, bozma sonrası yargılamada görüntü kayıtlarının başvurucu ve müdafii huzurunda izlenmesini, savunmaya çocukların ifade verirken gösterdikleri tutumları değerlendirme imkânı sağlayan bir güvence olarak ele aldı. Başvurucu olayları kendi bakış açısından anlatabildi ve delillerini sunabildi. Çocukların babası duruşmada dinlendi; adli görüşmeci psikoloğun, çocukların iletişim ve anlatım özelliklerine ilişkin raporu da değerlendirildi. [1, §§ 104-105]
Mahkeme ayrıca, savunmanın beyanların hangi noktalarda çeliştiğini ve bu çelişkilerin çocukların yeniden dinlenmesini neden gerekli kıldığını somutlaştırmadığına işaret etti. İfade tutanaklarına erişim konusunda bir engel ileri sürülmemesi, kayıtların duruşmada izlenmesi ve ilgili duruşma tutanağının başvurucuya tebliğ edilmesi, kayıtlar ile yazılı beyanların karşılaştırılarak itirazların ileri sürülebilmesini sağladı. [1, §§ 106-107]
AYM, adli görüşme odasında yeniden dinlemenin daha yüksek bir güvence sağlayacağını belirtmekle birlikte, bu dosyanın kendine özgü koşullarında mevcut güvencelerin birlikte yeterli olduğu sonucuna ulaştı. Çocukların cinsel istismarı suçu yönünden tanık sorgulama hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar verdi. Bu sonuç, her dosyada yalnız görüntü izletilmesinin yeterli olacağı anlamına gelmiyor. [1, §§ 91, 107-108 ve hüküm C/1]
Hürriyetten yoksun kılma suçu bakımından ihlalin gerekçesi
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hüküm, çocukların görüntülü ifadeleri başvurucuya duruşmada izletilmeden kesinleşmişti. Mahkeme ve savunma, bu suç yönünden hüküm kurulurken çocukların ifade sırasındaki tutumlarını gözlemleme imkânına sahip değildi. Ayrıca çocukların adli görüşme odası aracılığıyla neden yeniden dinlenmediğini veya kayıtların neden izletilmediğini açıklayan bir gerekçe ortaya konulmamıştı. [1, §§ 102, 109]
Cinsel istismar suçunda Yargıtayın bozması üzerine sağlanan imkânlar, istinaf aşamasında kesinleşmiş olan hürriyetten yoksun kılma hükmüne yansımadı. AYM, aynı olaylarla bağlantılı suçların farklı kanun yolu süreçleri nedeniyle bu şekilde ayrışmasına da dikkat çekti. Sonuçta, belirleyici beyanları sınayamayan savunmaya yeterli karşı dengeleyici güvence sağlanmadığına ve yargılamanın bütününün hakkaniyetinin zedelendiğine karar verdi. İhlal sonucu oyçokluğuyla kabul edildi. [1, §§ 109-113 ve hüküm C/2]
Karşıoyun yaklaşımı
Yıldız Seferinoğlu, hürriyetten yoksun kılma suçuna ilişkin ihlal sonucuna katılmadı. Karşıoyda, iki başvurunun aynı olaylara ve delillere dayanması nedeniyle güvencelerin dosyanın bütünü içinde değerlendirilmesi gerektiği savunuldu; cinsel istismar suçu bakımından yeterli bulunan diğer güvencelerin ikinci suç yönünden de dikkate alınması gerektiği belirtildi. Çoğunluk ise her suç bakımından hüküm kesinleşmeden önce sağlanan usul imkânlarındaki farkı esas aldı. [1, §§ 109-113; karşıoy §§ 2-9]
Kararın uygulama bakımından önemi
Karardan çıkan temel sonuç, çocuğun korunması ile savunma hakkının somut yöntemlerle birlikte güvence altına alınması gereğidir. Çocuğun sanıkla doğrudan yüzleştirilmesinin sakıncalı görülmesi hâlinde, adli görüşme odası ve uzman aracılığıyla soru iletilmesi gibi yolların değerlendirilmesi önem taşır. Kullanılan yöntemin gerekçesi, beyanın hükümdeki ağırlığı ve savunmanın hangi imkânlardan yararlandığı kararda anlaşılabilir biçimde gösterilmelidir. [1, §§ 87-94, 102-103]
Savunma yönünden de çelişki iddiasının somutlaştırılması belirleyicidir. Hangi beyanların hangi noktada çatıştığının, sorulması istenen soruların neden gerekli olduğunun ve talep edilen işlemin uyuşmazlığın çözümüne nasıl katkı sağlayacağının açıklanması, talebin değerlendirilmesini kolaylaştırır. Bu, kararın özellikle 106. paragrafındaki değerlendirmenin uygulamaya ilişkin sonucudur; ihlal incelemesi her dosyanın bütünü üzerinden yapılır. [1, § 106]
Çocuk İzlem Merkezindeki görüşmenin kayda alınması ile savunmaya tanığı sorgulama veya sorgulatma imkânı verilmesi farklı işlevler taşır. AYM, kayıtların izlenmesini önemli bir güvence olarak kabul ederken bunun bütün davalar için otomatik bir yeterlilik ölçütü olmadığını açıkça belirtmiştir. Gerektiğinde, çocuğun korunmasını sağlayan koşullarda yeniden dinlenmesi maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için zorunlu olabilir. [1, §§ 90-94]
Yeniden yargılama ve kararın hukuki etkisi
AYM, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ihlalin sonuçlarının giderilmesi için kararın İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine hükmetti. AYM’nin yeniden yargılama kararı, yalnız bu suça ilişkin E.2019/346, K.2019/382 sayılı hükmü kapsıyor. İlgili mahkeme, AYM’nin belirlediği eksiklikleri gideren bir yargılama yürütüp delilleri değerlendirerek yeni bir karar vermekle yükümlü. [1, §§ 114-115 ve hüküm Ç]
İhlal kararı, başvurucunun beraatine veya yeniden mahkûmiyetine ilişkin peşin bir sonuç içermiyor. Delillerin değerlendirilmesi ve davanın sonucunun belirlenmesi ilgili ceza mahkemesine ait. AYM ayrıca tanık sorgulama hakkının, tanığın duruşmadaki beyanının önceki beyanlarından her durumda üstün tutulmasını zorunlu kılmadığını da hatırlatıyor. [1, §§ 116-117]
2020/9807 numaralı başvuru bakımından ödenmesine karar verilen 40.446,90 TL, 446,90 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama gideridir. Birleştirilen 2023/10094 numaralı başvurunun yargılama giderleri ise başvurucu üzerinde bırakılmıştır. Karardaki bu tutarın tazminat olarak aktarılması doğru olmaz. [1, hüküm D/1-2]
İ.L. bireysel başvuru kararı hakkında sık sorulan sorular
AYM İ.L. kararı hangi bireysel başvuruya ilişkindir
Karar, 2020/9807 numaralı İ.L. bireysel başvurusuna ilişkindir. 2023/10094 numaralı başvuru da bu dosyayla birleştirilmiştir. Genel Kurul kararı 24 Şubat 2026 tarihinde verilmiş, 22 Ekim 2026 tarihli ve 33408 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. [1, künye ve § 2]
Duruşmada dinlenmeyen tanığın beyanı mahkûmiyette kullanılabilir mi
AYM bu soruyu geçerli neden, beyanın delil ağırlığı ve karşı dengeleyici güvenceler üzerinden değerlendirir. İ.L. kararında cinsel istismar suçu bakımından sağlanan güvenceler yeterli bulunmuş, hürriyetten yoksun kılma suçu bakımından ise ihlal tespit edilmiştir. Sonuç somut yargılamanın koşullarına bağlıdır. [1, §§ 87, 108, 113]
Çocuğun Çocuk İzlem Merkezinde dinlenmesi tek başına yeterli midir
Çocuğun uzman eşliğinde dinlenmesi ve görüşmenin kaydedilmesi önemli koruyucu imkânlardır. Savunmaya yeterli güvence sağlanıp sağlanmadığı ayrıca incelenir. AYM, video kaydının duruşmada izlendiği her davada dengenin kendiliğinden kurulmuş sayılamayacağını belirtmektedir. [1, §§ 91-94]
İhlal kararı beraat sonucunu doğurur mu
AYM’nin kararı, hürriyetten yoksun kılma suçu yönünden ihlalin sonuçlarının yeniden yargılamayla giderilmesini gerektirir. Beraat veya mahkûmiyet hakkında peşin bir sonuç belirlenmemiştir. İhlali gideren yargılama sonunda delilleri değerlendirme yetkisi ilgili ceza mahkemesindedir. [1, §§ 115-117]
Kaynakça
2 — Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası, İ.L. bireysel başvuru kaydı.
3 — Anayasa Mahkemesi, İ.L. başvurusuna ilişkin bireysel başvuru basın duyurusu.