Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, kamu gücünün temel bir hakkı ihlal ettiği iddiasının anayasal güvenceler yönünden incelenmesini sağlar. Başvurunun esastan değerlendirilebilmesi için doğru hak sahibinin başvurması, şikâyete uygun etkili yolların tüketilmesi, kural olarak 30 günlük sürenin korunması ve ihlalin somut olaylarla açıklanması gerekir. Mahkeme kararından duyulan memnuniyetsizlik, tek başına bu koşulları sağlamaz. [1] [2]
Başvuru yöntemi bakımından önemli bir yenilik bulunmaktadır: Avukatlar, 1 Ekim 2025’ten itibaren UYAP Avukat Portalı üzerinden AYM’ye bireysel başvuru yapabilmektedir. Fiziksel başvuru kanalları da devam etmektedir. Elektronik sistem, dosyanın iletilmesini kolaylaştırır; süre, başvuru yollarının tüketilmesi ve iddiaların temellendirilmesi koşullarını değiştirmez. Bu rehber, 11 Ekim 2026 tarihli kaynak kontrolü esas alınarak hazırlanmıştır. [5]
Bireysel başvuru hangi uyuşmazlıklar için kullanılabilir?
Ortak koruma alanı ve kamu gücü şartı
Başvuruda ileri sürülen hak, hem Anayasa’nın hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin veya Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin korumasında bulunmalıdır. Yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, kişi özgürlüğü, adil yargılanma, özel hayata saygı, ifade özgürlüğü ve mülkiyet hakkı bu çerçevede gündeme gelebilir. Hakkın adı kadar uyuşmazlığın o hakkın kapsamına girip girmediği de önemlidir. Örneğin her idari uyuşmazlık, bütün yönleriyle adil yargılanma hakkının kapsamına kendiliğinden girmez. [1] [2] [4]
Şikâyetin bir kamu makamının işlemine, eylemine veya ihmaline bağlanması gerekir. Özel bir işverenle veya başka bir kişiyle yaşanan anlaşmazlıkta AYM, doğrudan o kişinin sorumluluğunu belirleyen ilk mahkeme değildir. Buna karşılık devletin hakkı koruyacak hukuki düzeni veya etkili yargısal korumayı sağlayıp sağlamadığı incelenebilir. Başvurucu, özel kişinin davranışını anlatmakla yetinmemeli; idare veya mahkemelerin hangi koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermelidir.
Eşitlik veya etkili başvuru hakkına dayanıldığında da koruma alanındaki diğer hakla bağlantı kurulmalıdır. Birden fazla Anayasa maddesini sıralamak yerine, her şikâyetin hangi güvenceye ilişkin olduğu açıklanmalıdır. Böylece aynı olayın tekrarlarla anlatılması önlenir ve asıl anayasal sorun görünür hâle gelir. [2] [4] [8]
AYM’nin görev alanı dışında kalan talepler
Yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz. AYM kararları ile Anayasa’nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bu yolla doğrudan denetlenemez. Bir kanunun yanlış veya adaletsiz bulunduğu açıklaması, kişisel bir ihlalle ilişkilendirilmeden bireysel başvuruya dönüştürülemez. Ancak kanunun somut olayda uygulanmasıyla doğan hak ihlali, gerekli yollar tüketildikten sonra incelenebilir. [2]
Zaman bakımından yetkide, 23 Eylül 2012’den sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar esas alınır. Daha önce sona ermiş bir uyuşmazlık hakkında sonradan sonuçsuz bir dilekçe verilmesi, AYM’nin zaman bakımından yetkisini kendiliğinden oluşturmaz. Devam eden ihlal iddialarında ise şikâyetin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir. Bu eşik tarih ile kişinin kendi dosyasındaki 30 günlük başvuru süresi birbirinden farklıdır. [2] [8]
Kimler başvurabilir? Mağdur sıfatı ve temsil
Başvurucu, ileri sürdüğü ihlalden güncel ve kişisel olarak doğrudan etkilenmiş olmalıdır. Genel bir hukuka aykırılığı duyurmak veya başka bir kişinin hakkını kendi adına savunmak yeterli değildir. Hak sahibi, işlemden nasıl etkilendiğini; varsa ihlali gideren sonraki kararın neden yetersiz kaldığını açıklamalıdır. Bir ihlal iddiasının kabulü ile zararın yeterince giderilmesi, mağdur sıfatı değerlendirmesini değiştirebilir. [2] [8]
Özel hukuk tüzel kişileri yalnız tüzel kişiliğe ait haklar için başvurabilir; kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Şirketin malvarlığını etkileyen bir işlemde şirket ile ortağının hakları ayrı incelenmelidir. Ortağın şirketle ekonomik bağlantısı, kendisini her durumda doğrudan mağdur yapmaz. Yabancılar da başvurabilir; ancak yalnız Türk vatandaşlarına tanınmış haklar bakımından başvuru imkânları bulunmaz. [2]
Avukatla temsil zorunlu değildir. Başvuru, kişinin kendisi, kanuni temsilcisi veya avukatı tarafından yapılabilir. Temsil belgesi dosyada bulunmalı; tüzel kişide temsil yetkisi açıkça gösterilmelidir. Avukatla takip edilen başvurularda bildirimlerin vekile yapılmasının sonuçları gözetilmelidir. Bununla birlikte nihai kararın başvurucu tarafından daha önce öğrenilmesi, aşağıda açıklanan süre içtihadı bakımından ayrıca önem taşır. [3] [10]
Başvuru yollarının tüketilmesi nasıl değerlendirilir?
İhlal iddiasının özü önce yetkili makama sunulmalıdır
Bireysel başvuru ikincil bir koruma yoludur. İhlali önleme veya giderme imkânı bulunan, ulaşılabilir ve etkili olağan yollar kullanılmalıdır. Yalnızca istinaf ya da temyiz dilekçesi verilmiş olması yeterli değildir: AYM’ye taşınacak şikâyetin özü, ilgili makamın değerlendirebileceği biçimde ve usulüne uygun olarak ileri sürülmüş olmalıdır. Anayasa maddesini aynen yazmak her durumda zorunlu olmasa da hakkı etkileyen somut sorun önceki süreçte anlaşılır olmalıdır. [1] [2] [9]
Örneğin mahkemenin belirleyici bir itirazı incelemediği söyleniyorsa, bu itirazın hangi dilekçede yer aldığı ve hangi belgelerle desteklendiği gösterilmelidir. Süresinde sunulabilecek bir delilin gerekçesiz biçimde saklanıp ilk kez AYM’ye verilmesi, önceki mercilerin inceleme imkânını ortadan kaldırır. İhlalin yalnız nihai kararla ortaya çıktığı durumlarda ise neden daha önce ileri sürülemediği açıklanabilir.
Bir yolun etkisiz olduğu düşüncesi somut gerekçe gerektirir. “Zaten sonuç çıkmayacaktı” değerlendirmesi tek başına tüketme zorunluluğunu kaldırmaz. Yolun ihlali giderme yeteneği, erişilebilirliği ve olayın koşullarında neden kullanılamadığı belgelerle ortaya konulmalıdır. Tersine, ilgili uyuşmazlık için öngörülmeyen veya etkili olmayan bir müracaatı sırf daha fazla başvuru yapmış olmak için kullanmak da AYM süresini korumaz.
Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt: Henüz sonuçlanmayan olağan yol
AYM, Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013 kararında, başvurucuların o dönemde uygulanabilen karar düzeltme talepleri henüz sonuçlanmadan bireysel başvuru yaptıklarını belirlemiştir. Başvuru, yolların tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Kararın temel dersi, ihlali giderebilecek olağan sürecin tamamlanmadan AYM’ye taşınmamasıdır. [9]
Bu karar, 2026 yılında her hukuk davasında karar düzeltme yolunun bulunduğu veya mutlaka kullanılması gerektiği biçiminde okunamaz. Hangi yolun açık olduğu, karar tarihi ve dosyanın tabi olduğu usul rejimi üzerinden belirlenmelidir. Aynı şekilde olağanüstü bir müracaatın yapılması, kural olarak önceki nihai karara ilişkin bireysel başvuru süresini yeniden başlatmaz.
Aynı dosyadaki farklı şikâyetlerin yolları ayrı olabilir
Yargılamanın adilliği, tutukluluk ve yargılamanın uzunluğu aynı dosyada ortaya çıkabilir; fakat tüketilecek yollar ve süre başlangıçları aynı olmayabilir. Bir tutukluluk şikâyeti için her durumda ceza davasının kesinleşmesini beklemek gerektiği söylenemez. Her şikâyet için ihlali giderebilecek yol ve o yolu sonuçlandıran karar ayrı belirlenmelidir.
Makul sürede yargılanma şikâyetlerinde 6384 sayılı Kanun kapsamındaki Tazminat Komisyonu yolu ayrıca incelenmelidir. AYM’nin Veysi Ado [GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023 kararı, o tarihteki geçiş düzenlemesi kapsamında Komisyona müracaatın tüketilmesi gerektiğini açıklamıştır. Başvuru bu nedenle kabul edilemez bulunmuştur. Sonraki 2024 değişiklikleriyle oluşturulan başvuru düzeni nedeniyle yalnız bu eski geçiş kararına dayanmak yeterli değildir; güncel Kanun’un 5/A maddesi ve ilgili geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. [12] [13]
Güncel 5/A düzeni, makul süre nedeniyle Komisyona müracaatın yargılama sürerken veya kesin sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren en geç bir ay içinde yapılmasını öngörür. Dolayısıyla bu şikâyet için önce AYM’den ret kararı alınması gerektiği genel kural olarak söylenemez. Özel geçiş hükümleri ayrı değerlendirilir. Komisyona müracaat süresi ile AYM’nin 30 günlük süresi birbirine karıştırılmamalıdır. [13]
Bireysel başvuru süresi: 30 gün hangi tarihten başlar?
Nihai karar, öğrenme ve tebligat ayrımı
Kural olarak başvuru, yolların tüketilmesinden; herhangi bir başvuru yolu bulunmuyorsa ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Nihai kararın öğrenilmesi süre hesabında belirleyicidir. Bu nedenle dosyada yalnız tebliğ mazbatasını bulundurmakla yetinilmemeli; başvurucunun veya avukatının kararı daha önce öğrenip öğrenmediği de araştırılmalıdır. [2] [3] [10]
Öğrenme iddiası, kararın gerekçesine erişim ve bunu ortaya koyan kayıtlarla birlikte değerlendirilir. Kararın dosyaya yüklenme tarihi ile kişi tarafından açılıp okunma tarihi aynı olgu değildir. UYAP evrak işlem kayıtları, elektronik tebligat kayıtları ve avukatın önceki dilekçelerindeki açıklamalar süre incelemesinde önem taşıyabilir. Başvuruda en elverişli görülen tarihi seçmek yerine, birbirinden farklı bütün tarihleri tutarlı biçimde açıklamak gerekir.
Ümran Özkan: Avukata tebligattan önce UYAP’tan öğrenme
Ümran Özkan [GK], B. No: 2019/13338, 8/3/2023 kararında başvurucu, nihai gerekçeli kararı UYAP üzerinden 27 Mart 2019’da öğrenmiştir. Karar avukatına 6 Nisan 2019’da tebliğ edilmiş; bireysel başvuru 30 Nisan 2019’da yapılmıştır. AYM çoğunluğu, başvurucunun önceki öğrenme tarihini esas alarak 26 Nisan’da dolan sürenin aşıldığına karar vermiştir. [10]
Karardaki karşıoylarda, vekille takip edilen işte başvurucunun avukata yapılacak tebligata güvenmesi ve süre başlangıcının öngörülebilirliği tartışılmıştır. Bu görüşler çoğunluğun sonucunu değiştirmemiştir. Uygulamadaki güvenli hazırlık, başvurucu ile avukatın öğrenme tarihlerini birlikte araştırmak ve önceki öğrenme kaydını göz ardı etmemektir. Karar, elektronik başvurunun başlamasından önce verilmiş olsa da UYAP’tan öğrenme ile UYAP’tan başvuru yapmanın farklı işlemler olduğunu göstermektedir.
Süre dosyası nasıl hazırlanmalı?
| Kontrol edilecek olgu | İncelenecek kayıt | Başvuruya etkisi |
|---|---|---|
| Son etkili yolun hangi kararla sonuçlandığı | Nihai karar ve önceki kanun yolu dilekçesi | Tüketme ile süre başlangıcının birlikte değerlendirilmesini sağlar. |
| Başvurucunun veya vekilin önceki öğrenmesi | UYAP evrak kayıtları, dilekçeler, tebligat belgeleri | Daha sonraki tebligata dayanılarak yanlış süre hesabı yapılmasını önler. |
| Süreyi etkilediği ileri sürülen mazeret | Tarihli sağlık belgesi veya engeli gösteren resmî kayıt | Engelin niteliğini ve ne zaman sona erdiğini ortaya koyar. |
| Başvurunun gerçekten tamamlandığı tarih | Alındı belgesi veya elektronik başvuru kaydı | Taslak hazırlama tarihi ile başvuru tarihini ayırır. |
Bu tablo bir süre hesaplayıcısı değildir. Dosyanın tabi olduğu usul, resmî tatil ve öğrenme tartışmaları ayrıca incelenmelidir. Özellikle “bir ay” ile “30 gün” aynı kabul edilmemeli; adli tatilin kendiliğinden ek süre sağladığı varsayılmamalıdır. Başvuru hazırlığını son güne bırakmamak, eksik belge ve elektronik işlem sorunlarını gidermek için zaman sağlar.
Haklı mazeret varsa ne yapılır?
Mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvurulamamışsa, mazeretin kalkmasından itibaren 15 gün içinde, mazereti kanıtlayan belgelerle birlikte başvuru yapılabilir. Bu imkân otomatik bir süre uzatımı değildir. Engelin başvuru yapılmasını neden önlediği, hangi dönemde sürdüğü ve ne zaman kalktığı açıklanmalıdır. [2] [3]
Yoğun iş programı, başvuru yolunun bilinmemesi veya belgesiz bir teknik aksaklık anlatımı kendiliğinden haklı mazeret sayılmaz. Sistem sorunu ileri sürülecekse tarih ve saati gösteren hata kaydı, başvuru girişimleri ve sorunun etkisi korunmalıdır. Mazeretin kabulü dosyanın koşullarına göre AYM tarafından değerlendirilir.
UYAP üzerinden bireysel başvuru nasıl yapılır?
Avukat Portalı, elektronik form ve dosya sorgulama farklıdır
AYM’nin 1 Ekim 2025 tarihli duyurusu, avukatların UYAP Avukat Portalı üzerinden elektronik başvuru yapabilmesini açıklamaktadır. Bu duyuru, herkesin e-Devlet veya UYAP Vatandaş Portalı üzerinden aynı başvuruyu yapabildiği anlamına gelmez. Avukatla temsil zorunlu olmamakla birlikte, duyurulan elektronik kanal avukatlara yöneliktir. [5]
AYM sitesindeki “Bireysel Başvuru Elektronik Formu” ise bilgisayarda doldurulabilen formdur. Formu indirmek veya bilgisayara kaydetmek, tek başına başvuru yapılması değildir. Benzer biçimde bir başvurunun dosya durumunu elektronik ortamda sorgulamak da yeni başvuru oluşturmakla aynı işlem değildir. Başvurucu, kullandığı ekranın hazırlık, sorgulama veya gönderim işlevlerinden hangisine ait olduğunu ayırt etmelidir. [7] [8]
Elektronik dosyanın hazırlanması ve gönderilmesi
Resmî UYAP kılavuzuna göre avukatın portal hesabı, elektronik imzası, başvurucu bilgileri ve vekâletnamesi hazır olmalıdır. Başvuru ekranına Dava Açılış İşlemleri → AYM Bireysel Başvuru menüsünden ulaşılır. Kılavuzda tek dosya için 40 MB, eklenebilecek evrak sayısı için 150 belge sınırı belirtilmektedir. Başvuru anındaki ekran ve güncel kılavuz da kontrol edilmelidir. [6]
Başvuru; kimlik ve temsil bilgileri, olaylar, ihlal gerekçeleri ve deliller, tüketilen son yol, diğer bilgiler, sonuç talebi, harç, önizleme ve onay aşamalarını içerir. Bütün aşamalar tamamlanmadan başvurunun kayda girdiği varsayılmamalıdır. Dosyaların anlamlı adlandırılması ve ek numaralarının metinle eşleşmesi, yanlış belge yüklenmesini fark etmeyi kolaylaştırır. [6]
Gönderim öncesinde, örneğin “Ek-04_Nihai-Karar.pdf” adı verilen belgenin gerçekten doğru mahkemeye ve dosyaya ait olduğu kontrol edilmelidir. Sayfalar okunaklı, doğru yönde ve eksiksiz olmalıdır. Belge boyutunu küçültmek için metni okunamaz hâle getirmek, başvurunun ispat gücünü zayıflatır. Gönderim sonrasında başvuru tarihi, numarası, ekler ve varsa ödeme kaydı saklanmalıdır. Bu son kontrol, dosya hazırlığına ilişkin pratik bir öneridir; kabul edilebilirlik kararı yerine geçmez.
Fiziksel başvuru kanalları devam ediyor mu?
Başvuru doğrudan AYM’ye veya mahkemeler, ceza infaz kurumları ve yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla yapılabilir. Elektronik kanal bu yöntemlere eklenmiştir. Fiziksel başvuruda teslim ve kayıt belgesi korunmalı; formun imzası ile temsil ve ek belgeleri denetlenmelidir. Sıradan bir e-posta gönderimi veya formun yalnız posta yoluyla iletilmesi, öngörülen usule uygun başvuru yapıldığı varsayımına dayanak yapılmamalıdır. [3] [5] [8]
Başvuru formu, ekler, harç ve adli yardım
Formda ne anlatılmalı, hangi belgeler eklenmeli?
Formun olaylar bölümünde uzun bir dava geçmişini ayrım yapmadan tekrar etmek yerine, ihlal değerlendirmesini etkileyen olaylar tarih sırasıyla anlatılmalıdır. Hak ihlali bölümünde ise her şikâyetin anayasal gerekçesi ayrı kurulmalıdır. Başvurunun anlaşılması için gerekli temel açıklamaların yalnız ek dilekçelerde bırakılması, formu belirsiz hâle getirir. [3] [7]
Kimlik ve temsil belgeleri, nihai karar, öğrenme veya tebliğ belgesi, ilgili kanun yolu dilekçeleri, ihlali gösteren tutanak ve belgeler düzenli bir ek listesiyle sunulmalıdır. İçtüzükteki belge ve onay koşulları gözetilmelidir. Elde edilemeyen bir belge varsa, belgenin ne olduğu, neden sunulamadığı ve edinilmesi için yapılan işlemler açıklanmalıdır. Dosyada mevcut olduğu düşüncesiyle AYM’nin bütün belgeleri kendiliğinden bulacağı varsayılmamalıdır. [3]
Ekler dışındaki form on sayfayı aşıyorsa İçtüzük gereğince olayların özeti ayrıca eklenir. Bu kural, “on sayfadan uzun her başvuru reddedilir” biçiminde anlaşılmamalıdır. Amaç, dosyanın temel olay ve şikâyetlerinin anlaşılır biçimde sunulmasıdır. Kısa anlatım uğruna belirleyici olgunun çıkarılması da bütün dosyanın ayrım yapılmadan aktarılması da hazırlığı zayıflatır. [3]
2026 başvuru harcı ve ödeme güçlüğü
2026 yılı için AYM bireysel başvuru harcı 6.024,10 TL’dir. Dayanak, Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98) ekindeki (1) sayılı Tarife’nin A/I/4 sırasıdır. Bu tutar avukatlık ücreti değildir; başka bir yılda yapılacak başvuru için o yılın tarifesi kontrol edilmelidir. Harç belgesi veya usulüne uygun adli yardım talebi dosyada bulunmalıdır. [14]
Ödeme gücü bulunmayan başvurucu adli yardım isteyebilir. Talep, mali durum ve geçim koşullarını gösteren belgelerle desteklenmelidir. Sadece “harcı ödeyemiyorum” denilmesiyle kabul kararı verileceği varsayılmamalıdır. Önceki yargılamada adli yardım verilmişse ilgili karar sunulmalı; AYM’ye yönelik talep ve dayanaklar ayrıca açıkça belirtilmelidir. [3] [8]
Gizlilik talebi nasıl gerekçelendirilir?
Kamuya açık belgelerde kimliğin gizlenmesi isteniyorsa gerekçe formda açıklanmalıdır. Özellikle sağlık, aile hayatı veya güvenlik bakımından ortaya çıkabilecek somut sonuçlar belirtilmeli; gerekli belgeler sunulmalıdır. Kimliğin kamuya açıklanmaması talebi, AYM’ye hak sahibini ve temsil yetkisini gösteren bilgilerin verilmemesi anlamına gelmez. Talep ile belge sunma yükümlülüğü birlikte değerlendirilmelidir. [3]
Kabul edilemezlik nedenleri ve idari ret arasındaki fark
Şekil eksikliği her zaman esasa ilişkin ret değildir
Ön incelemede giderilebilir bir eksiklik saptandığında, başvurucuya veya vekiline 15 günü geçmemek üzere süre verilebilir. Her eksiklik için mutlaka 15 günlük sürenin tamamının tanındığı varsayılmamalı; bildirimde verilen kesin süre esas alınmalıdır. Eksikliğin usulüne uygun ve zamanında giderilmemesi idari retle sonuçlanabilir. [2] [3] [16]
İdari ret kararına karşı, tebliğden itibaren 7 gün içinde Komisyona itiraz edilebilir; Komisyonun bu konudaki kararı kesindir. Bu özel itiraz yolu, AYM’nin bütün kabul edilemezlik kararlarına karşı genel bir itiraz veya temyiz yolu bulunduğu anlamına gelmez. Başvurucu önce kendisine bildirilen kararın türünü belirlemelidir. [16]
Başlıca kabul edilebilirlik sorunları
| Sorun | Başvuruda ne açıklanmalı? | Eksikliğin muhtemel sonucu |
|---|---|---|
| Kişi, konu, yer veya zaman bakımından yetki | Hak sahibi, kamu gücü bağlantısı, koruma alanı ve tarih | Yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezlik |
| Etkili yolların tüketilmemesi | Kullanılan yol, ilgili iddia ve sonuç kararı | Başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik |
| Sürenin aşılması | Öğrenme kayıtları, hesap ve varsa belgeli mazeret | Süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik |
| İddianın temellendirilmemesi veya salt kanun yolu şikâyeti | Somut anayasal sorun, olay ve destekleyici belge | Açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik |
| Anayasal ve kişisel önem koşulları | Sorunun anayasal önemi ve başvurucu üzerindeki ciddi etkisi | İki koşul birlikte oluşursa kabul edilemezlik |
Tablo, otomatik sonuç veren bir değerlendirme aracı değildir. Örneğin devletin ülke dışındaki bir işlemden sorumluluğu ileri sürülüyorsa yer bakımından yetki ayrıca incelenir. “Türkiye’de yaşamadığı için başvuramaz” biçiminde bir genelleme doğru değildir. Yine esasa ilişkin inceleme sonunda ihlal bulunmaması ile başvurunun kabul edilemez bulunması farklı kararlardır. [2] [8]
AYM neden yeni bir temyiz incelemesi yapmaz?
Delilin ağırlığı, olayın nasıl gerçekleştiği ve kanunun yorumlanması öncelikle derece mahkemelerinin görevidir. AYM’ye yalnız “mahkeme yanlış değerlendirdi” denilmesi, anayasal inceleme için yeterli olmaz. Başvurucu; açık keyfîlik, belirleyici iddianın cevapsız bırakılması veya delile etkili biçimde itiraz edememe gibi güvence sorununu ortaya koymalıdır. Sonucun kendisiyle sonuca götüren yargısal sürecin anayasal niteliği ayrı açıklanmalıdır. [1] [2]
Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014 kararı, gerekçeli karar hakkı bakımından bu ayrımı somutlaştırır. AYM, mahkemelerin her ayrıntıya cevap vermek zorunda olmadığını; fakat sonucu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların incelenmesinin önemini açıklamış ve olayda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvuruda yalnız cevapsız bir cümle göstermek yetmez; o iddianın hüküm için neden belirleyici olduğu da anlatılmalıdır. [15]
K.V.: Anayasal önem ve kişisel zarar birlikte değerlendirilir
K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016 kararında AYM, anayasal ve kişisel önem ölçütlerinin birlikte bulunması gerektiğini açıklamıştır. Tahsil işlemiyle ilgili şikâyetlerde başvurucu, kabul edilen toplam 1.058,85 TL zararın kendi mali durumu açısından neden önemli olduğunu ortaya koymamıştır. Bu şikâyetler anayasal ve kişisel önemden yoksunluk nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Eski karar düzeltme para cezasına ilişkin ayrı şikâyet ise zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir. [11]
Bu kararın parasal tutarı, bugün her dosyaya uygulanacak sabit bir başvuru eşiği değildir. Kaybın başvurucunun gelirine, mesleğine veya diğer haklarına etkisi somutlaştırılmalıdır. Parayla ölçülemeyen sonuçlar da açıklanabilir. Anayasal önem yönünden ise hangi ilkenin açıklığa kavuşturulması veya uygulanması gerektiği gösterilmelidir; yalnız uyuşmazlığın başvurucu için üzücü olmasıyla yetinilmemelidir.
Başvuru hakkının kötüye kullanılması
Başvurunun sonucunu etkileyen önemli bir gelişmenin gizlenmesi, yanıltıcı bilgi sunulması veya başvuru hakkının amacına aykırı kullanılması ayrıca değerlendirilir. 6216 sayılı Kanun’un 51. maddesi yaptırım öngörmektedir. Bir belgenin sonradan değiştiği veya talebin başka bir yolla giderildiği öğrenilmişse bu gelişme dürüstçe bildirilmelidir. Her maddi hata otomatik olarak kötüye kullanım değildir; fakat hatanın fark edilmesine rağmen sürdürülmesi sorunu ağırlaştırabilir. [2]
Etkili başvuru: Olay, ihlal, belge ve talep bağlantısı
Başvuru formu, dosyayı hiç görmemiş bir okuyucunun ihlal iddiasını anlayabileceği şekilde hazırlanmalıdır. Her şikâyet bakımından kamu makamının davranışı, etkilenen güvence, önceki itiraz ve devam eden sonuç birlikte görünmelidir. Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır; gerçek bir dosyada ihlal bulunduğu sonucunu ifade etmez.
| Varsayımsal şikâyet | Dosyada kurulacak bağlantı | Açıklanacak talep |
|---|---|---|
| Belirleyici savunma gerekçede incelenmedi | Savunma dilekçesinin ilgili bölümü, dayanak belge ve karar gerekçesi karşılaştırılır. | İhlalin tespiti ve koşulları varsa yeniden yargılama |
| Sonuca etkili belgeye cevap verilemedi | Belgenin dosyaya giriş tarihi, erişim talebi, ret ve karar içindeki kullanımı gösterilir. | Savunma imkânını sağlayacak giderim |
| Mülkiyet üzerinde ölçüsüz külfet oluştu | İşlem, bedel veya kullanım kaybı, itirazlar ve kişisel etkiler birlikte sunulur. | İhlalin niteliğine uygun giderim ve gerekçeli tazminat talebi |
İddia yazılırken karşı değerlendirme de düşünülmelidir. Mahkeme, savunmanın başka bir bölümde cevaplandığını; tartışmalı delilin sonuca etkili olmadığını veya başvurucunun zamanında itiraz etmediğini belirtebilir. Başvurucu bu ihtimalleri görmezden gelmek yerine, dosyadaki kayıtlarla neden yeterli bir değerlendirme yapılmadığını açıklamalıdır. Güçlü başvuru, aleyhe belgeleri saklayan değil, bunların hukuki etkisini tartışabilen başvurudur.
Tazminat isteniyorsa zarar türü, ihlalle bağlantı ve talebin dayanakları belirtilmelidir. Yeniden yargılama isteniyorsa, hangi yargısal eksikliğin bu yolla giderilebileceği açıklanmalıdır. Birbiriyle ilişkisiz taleplerin listelenmesi yerine, her talep tespit edilmesi istenen ihlale bağlanmalıdır. Başvurunun sonuç bölümü, açıklanan olay ve gerekçelerin doğal devamı olmalıdır. [2] [3]
Tedbir, ihlal kararı ve kararın uygulanması
Bireysel başvuru yapılması, şikâyet edilen kararın icrasını veya cezanın infazını kendiliğinden durdurmaz. Tedbir ayrı değerlendirilir. İçtüzüğün 73. maddesinin 5 Ağustos 2025’te değişen metni, başvurucunun temel haklarına, özellikle yaşamına veya maddi ya da manevi varlığına yönelik ciddi tehlikeyi esas almaktadır. Tedbir talebinde tehlikenin güncelliği, ağırlığı ve istenen önlemin neden gerekli olduğu belgelerle açıklanmalıdır. [3]
İnceleme çoğunlukla dosya üzerinden yürür; başvurunun hangi tarihte sonuçlanacağına dair bütün dosyalara uygulanabilecek bir süre garantisi yoktur. Bilgi veya belge talep edilirse zamanında cevap verilmelidir. Adres, temsil ve uyuşmazlığın sonucunu etkileyen gelişmelerin takibi, ilk formun hazırlanması kadar önemlidir. [3] [8]
İhlal kararı, her durumda beraat, tahliye veya idari işlemin doğrudan iptali anlamına gelmez. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca ihlalin ve sonuçlarının giderilmesi değerlendirilir. İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderme; koşullarına göre tazminat veya genel mahkemelerde dava yolu gündeme gelebilir. AYM’nin ihlal nedeniyle öngördüğü yeniden yargılama, olağan usul kanunlarındaki yenileme sebepleriyle aynı kurum gibi ele alınmamalıdır. [2]
Kararın uygulanma aşamasında hüküm fıkrası ve ihlalin gerekçesi birlikte okunmalıdır. Yeniden yargılama yapılması tek başına yeterli olmayabilir; ihlale yol açan eksikliğin giderilmesi gerekir. Tazminat varsa ödeme hükmü ve ilgili bildirimler izlenmelidir. Başvurucunun hedefi yalnız bir ihlal tespiti elde etmek değil, kararın somut sonuçlarını da takip etmek olmalıdır.
Konunun ayrıntıları için AYM kararlarıyla nitelikli haklar yazımıza da bakabilirsiniz.
Konunun ayrıntıları için sınır dışı kararlarında tebligat ve süre yazımıza bakabilirsiniz.
Sonuç
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda etkili hazırlık, önce doğru şikâyeti ve doğru başvurucuyu belirlemekle başlar. Her şikâyet için tüketilecek yol, nihai karar, öğrenme kaydı ve süre ayrı kontrol edilmelidir. Ardından anayasal sorun; olay, önceki itiraz, belge, kişisel sonuç ve talep arasında açık bir bağlantıyla anlatılmalıdır.
UYAP Avukat Portalı başvuruyu elektronik ortamda tamamlama imkânı sağlamaktadır. Bu kolaylığın yararı, düzenli ve okunabilir bir dosyayla ortaya çıkar. Gerçek AYM kararlarının gösterdiği gibi, ağır bir haksızlık iddiası dahi süre ve tüketme sorunlarını kendiliğinden aşamaz; buna karşılık belirleyici bir usul güvencesinin somutlaştırılması, anayasal incelemenin temelini oluşturur.
Sıkça Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi kaç gündür?
Kural olarak 30 gündür. Başvuru yollarının tüketilmesi ve nihai kararın öğrenilmesi birlikte incelenir; yol yoksa ihlalin öğrenilmesi esas alınır. Süre her dosyada yalnız son tebligat tarihinden başlatılamaz. [2] [3] [10]
UYAP’tan AYM bireysel başvurusu yapılabiliyor mu?
Evet. Avukatlar 1 Ekim 2025’ten beri UYAP Avukat Portalı üzerinden başvurabilir. Resmî duyurunun kapsamı avukatlara yöneliktir; vatandaş portalı veya e-Devlet üzerinden aynı başvuru yetkisinin bulunduğu sonucu çıkarılmamalıdır. [5]
Elektronik formu doldurmak başvuru için yeterli mi?
Hayır. AYM sitesindeki doldurulabilir formun kaydedilmesi, başvurunun iletilmesi değildir. Kullanılan yönteme göre imza, ekler, harç veya adli yardım ve teslim ya da elektronik onay işlemleri tamamlanmalıdır. [3] [6] [7]
Avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır. Kişi kendisi, kanuni temsilcisi veya avukatı aracılığıyla başvurabilir. Avukatlar için açılan elektronik kanal ile avukatla temsilin zorunlu olup olmadığı farklı konulardır. [3] [5]
2026 yılında bireysel başvuru harcı ne kadar?
2026 tarifesinde 6.024,10 TL’dir. Bu, başvuru harcıdır; avukatlık ücreti değildir. Başka bir yılda işlem yapılacaksa yeni tarife kontrol edilmelidir. [14]
Harcı ödeyemeyen kişi başvurabilir mi?
Adli yardım talep edebilir. Ödeme güçlüğü ve mali durum belgelerle açıklanmalıdır; talebin kabul edildiği varsayılarak bildirimler ve eksiklik tamamlama süreleri ihmal edilmemelidir. [3] [8]
Kararı UYAP’tan okuduktan sonra tebligatı beklemek güvenli mi?
Her durumda güvenli değildir. Ümran Özkan kararında başvurucunun UYAP’tan önceki öğrenmesi esas alınmış; avukatına daha sonra yapılan tebligata göre başvuran kişinin başvurusu süre aşımından kabul edilemez bulunmuştur. [10]
Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi AYM süresini uzatır mı?
Olağanüstü müracaatlar kural olarak önceki nihai karara ilişkin süreyi durdurmaz veya yeniden başlatmaz. Müracaat üzerine gerçekten yeni bir süreç doğması ya da bağımsız bir ihlal ileri sürülmesi ayrıca incelenmelidir. Önceki süre korunmalıdır. [2] [3] [8]
Dosya uzun sürdüyse doğrudan AYM’ye gidilebilir mi?
Makul süre şikâyeti bakımından önce 6384 sayılı Kanun kapsamındaki Tazminat Komisyonu yolu ve ilgili itiraz düzeni değerlendirilmelidir. Başvurunun tarihi ile geçiş hükümleri önemlidir. Aynı dosyadaki başka hak şikâyetlerinin yolları ayrıca incelenir. [12] [13]
Eksik belge için her zaman 15 gün verilir mi?
Hayır. Eksikliğin giderilmesi için 15 günü geçmeyen bir süre verilebilir; somut bildirimdeki süreye uyulmalıdır. Bu imkân, süresinde hiç yapılmamış bir başvuruyu otomatik olarak zamanında yapılmış hâle getirmez. [2] [3] [16]
Bireysel başvuru infazı veya icrayı durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. Tedbir için ayrıca hukuki dayanak, ciddi tehlike ve gerekli önlem açıklanmalıdır. Talep verilmesi ile tedbir kararı alınması aynı şey değildir. [3]
Kabul edilemezlik kararına itiraz edilebilir mi?
AYM’nin kabul edilemezlik kararları kesindir. İdari ret kararına karşı tebliğden itibaren 7 günlük Komisyon itirazı ise ayrı ve sınırlı bir usuldür. Bildirilen kararın türü dikkatle belirlenmelidir. [2] [16]
Kaynakça
[1] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m. 36, 148 ve 153. AYM — Anayasa metni.
[2] 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, özellikle m. 45–51 ve geçici m. 1/8. AYM — Kanun.
[3] Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü, özellikle m. 59–66, 73 ve 84; 5/8/2025 tarihli, 32977 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikler dâhil. AYM — İçtüzük.
[4] Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller. AİHM — Türkçe Sözleşme metni.
[5] Anayasa Mahkemesi, “Bireysel Başvurular UYAP Avukat Portalı Üzerinden Alınmaya Başlandı”, 1/10/2025. Resmî duyuru.
[6] Anayasa Mahkemesi, UYAP Avukat Portalı üzerinden bireysel başvuru kılavuzu; hazırlık koşulları ve başvuru aşamaları. Resmî kılavuz.
[7] Anayasa Mahkemesi, “Bireysel Başvuru Elektronik Formu”. Form ve açıklamalar.
[8] Anayasa Mahkemesi, “Sıkça Sorulan Sorular”, bireysel başvurunun kapsamı, usulü ve sonuçlarına ilişkin açıklamalar. Resmî açıklamalar.
[9] AYM, Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 14–21. Resmî karar kaydı. Karar metni için yararlanılan ikincil tam metin aktarımı.
[10] AYM, Ümran Özkan [GK], B. No: 2019/13338, 8/3/2023, §§ 27–46 ve karşıoylar. Resmî karar kaydı. Karar metni için yararlanılan ikincil tam metin aktarımı.
[11] AYM, K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, özellikle §§ 37–43, 54–80 ve hüküm. Resmî karar kaydı. Karar metni için yararlanılan ikincil tam metin aktarımı.
[12] AYM, Veysi Ado [GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023, özellikle makul süre şikâyeti ve Tazminat Komisyonuna ilişkin değerlendirme. Resmî karar kaydı. Karar metni için yararlanılan ikincil tam metin aktarımı. Karar, 2023 geçiş düzenlemesi bağlamında kullanılmıştır.
[13] 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun, özellikle m. 2, 5/A, 7 ve geçiş hükümleri; 7499 sayılı Kanun değişiklikleri. Adalet Bakanlığı — mevzuat kaydı. 7499 sayılı Kanun, özellikle m. 24, 28 ve 32 — TBMM.
[14] Gelir İdaresi Başkanlığı, Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98), 31/12/2025 tarihli, 33124 sayılı Resmî Gazete, 5. mükerrer; (1) sayılı Tarife, A/I/4. 2026 resmî tarife.
[15] AYM, Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, özellikle §§ 31–39, 44–72 ve 75–85. Resmî karar kaydı. Karar metni için yararlanılan ikincil tam metin aktarımı.
[16] Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru Kabul Edilebilirlik Kriterlerine Ait Emsal Kararlar, “İdari Ret”. Resmî açıklamalar ve kararlar.