Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Başvuruyu yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı yapabilir. Mahkemeye başvuran kişi, davayı kararı veren makama da bildirmelidir. Yabancının rızası saklı kalmak üzere, dava açma süresi içinde ve yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemi uygulanmaz. [K1, m.53/3]
Bu özel yol, idari gözetime itirazdan ve tahdit veya giriş yasağının iptali davasından ayrıdır. Geri gönderme merkezinde tutulmaya karşı sulh ceza başvurusu yapılmış olması, sınır dışı kararına karşı yedi günlük dava süresinin korunduğunu tek başına göstermez. Ceza dosyasındaki lehe sonucun idari işleme etkisi beraat ve takipsizlik tahdit kodunu kaldırır mı yazısında ayrıca incelenmiştir.
Yedi günlük süre hangi tarihten başlar?
Karar tarihi ile tebliğ tarihi aynı olmayabilir
YUKK m.53, kararın gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğini öngörür. Karar belgesinin düzenlendiği tarih ile tebliğ tarihi ayrı kontrol edilmelidir. Temsil ilişkisi bulunan dosyada hangi bildirimin hukuken süreyi başlattığı ayrıca değerlendirilir; yeni bir vekâlet veya sonraki bildirimle sürenin mutlaka yeniden başlayacağı varsayılmaz. [K1, m.53/2]
İYUK m.8 uyarınca süre, tebliğ tarihini izleyen günden işlemeye başlar. Tatil günleri hesaba dahildir; son gün tatil gününe rastlarsa izleyen çalışma gününün bitimine uzar. Elektronik tebligat veya usulsüz tebligat iddiasında ilgili özel kurallar da kontrol edilmelidir. Özel kanun süresi için adli tatilin otomatik uzatma sağlayacağı varsayımına dayanılmamalıdır. [K2]
Basit bir örnekle, başka tatil veya özel tebliğ kuralı bulunmadığı varsayımı altında pazartesi tebliğ edilen kararın ertesi günü birinci gündür. İzleyen pazartesi yedinci gündür. Ancak gerçek dosyada takvim hesabından önce tebligatın kime, nasıl ve ne zaman yapıldığı belirlenmelidir. Bu örnek belirli bir dosya için son gün hesabı değildir.
Birden çok belge ayrı ayrı değerlendirilir
Aynı gün teslim edilen belgeler arasında sınır dışı kararı, idari gözetim kararı, giriş yasağı ve gönüllü dönüş formu bulunabilir. Başvurunun hangi belgeye yöneldiği açık olmalıdır. Gözetim kararını almış olmak, sınır dışı kararının da aynı tarihte ve usulüne uygun tebliğ edildiğini otomatik olarak kanıtlamaz. Ayrıca bkz. Gönüllü Geri Dönüş Formu: Geçerli Rıza, İtiraz ve V-87 Kaydı.
| Kaydedilecek bilgi | Hukuki işlevi |
|---|---|
| Kararın tarih ve sayısı | Dava konusu işlemi tanımlar. |
| Tebliğ tarihi, saati ve şekli | Süre incelemesini ve fiilî koşulları açıklar. |
| Tebliğ edilen kişi | Yabancı, yasal temsilci veya avukat ayrımını gösterir. |
| Bilgilendirme dili ve tercüman | Karar ve başvuru yolunun anlaşılabilirliğini değerlendirmeye yarar. |
| İmza, imtina veya teslim kaydı | Bildirimin nasıl yapıldığını gösterir. |
| İlk hukuki yardım talebi | Erişim engeli iddiasını somutlaştırabilir. |
Karar anlaşılmayan bir dilde tebliğ edilmişse ne olur?
Kanun, avukatla temsil edilmeyen yabancının veya yasal temsilcisinin kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilmesini ister. Tebligatın fiilen anlaşılabilir olup olmadığı, etkili başvuru bakımından incelenmelidir. Yalnız imzanın varlığıyla bütün bilgilendirmenin gerçekleştiği sonucuna gidilmemeli; yalnız Türkçe bilinmemesiyle bütün tebligatların kesin hükümsüz olduğu da söylenmemelidir. [K1, m.53/2]
Dosyada kişinin bildiği dil, tercüman kaydı, formdaki açıklamalar, belge örneğine erişimi ve avukatla görüşme talepleri gösterilmelidir. Başvurunun gecikmesine neden olduğu ileri sürülen engelle gecikme arasında bağ kurulması gerekir. Örneğin tercüman talebinin hangi tarihte yapıldığı ve ne cevap verildiği belirtilmeden genel bir erişememe iddiası yetersiz kalabilir.
Tebligatın usulsüz olduğu düşünülse dahi yalnız bu iddiaya güvenilerek beklenmemelidir. En erken olası tarih üzerinden başvuru hazırlanması; süre itirazının, tebligat ve erişim belgeleriyle aynı dilekçede açıklanması hak kaybını önleme bakımından önemlidir.
Dava hangi mahkemede ve nasıl açılır?
Sınır dışı kararı valilikçe alınır. Dava idare mahkemesinde açılır; yer bakımından yetki, işlemi tesis eden makam ve İYUK m.32’deki kural üzerinden belirlenir. Yabancının sonradan başka merkeze nakledilmesi, her durumda işlemi yapan makamı değiştirmez. [K1, m.53/1; K2]
İYUK m.3’e uygun dilekçede taraflar, adresler, işlemin konusu, gerekçeler, deliller ve yazılı bildirim tarihi gösterilir. Karar ve tebligat eklenir; elde olmayan belgelerin getirtilmesi talep edilir. Yalnız “deportum kaldırılsın” denilmesi yerine hangi tarih ve sayılı işlemin hangi nedenlerle iptalinin istendiği anlaşılır olmalıdır.
Kararın nedenleri, yasaklar ve sonraki aşamalar için Sınır Dışı Edilme (Deport) Kararı yazımıza bakılabilir.
Dava açılması idareye nasıl bildirilmelidir?
Mahkemeye başvurunun kararı veren makama bildirilmesi kanuni yükümlülüktür. Dava açılışını gösteren belge ve mahkeme esas bilgisi, doğru işlemle ilişkilendirilerek sunulmalı; bildirimin alındığına ilişkin kayıt saklanmalıdır. Kişi başka merkezdeyse, davanın ve icra güvencesinin fiilî işlemi yürüten birimce de bilinmesi sağlanmalıdır. [K1, m.53/3]
Mahkeme kaydı ile idari kayıt arasında gecikme veya eşleştirme sorunu yaşanması ihtimaline karşı, yalnız telefonda bilgi vermekle yetinilmemesi yararlıdır. Bu, kanuni güvencenin varlığı ile uygulamada görünür kılınması arasındaki farktır.
Dava açmak sınır dışını gerçekten durdurur mu?
YUKK m.53/3, yabancının rızasını saklı tutarak dava süresince ve yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmeme güvencesi sağlar. Bu hüküm, genel idari dava kuralından farklıdır. İYUK m.27’ye göre idari dava açılması kural olarak işlemi kendiliğinden durdurmazken sınır dışı bakımından özel kanuni güvence vardır. [K1; K2]
Bu nedenle süresinde açılan sınır dışı davasındaki kanuni etki, yalnız ayrıca yürütmenin durdurulması kararı alınırsa başlayacakmış gibi anlatılmamalıdır. Buna karşılık farklı bir giriş yasağına, ikamet işlemine veya tahdit kaydına açılan davanın aynı güvenceyi sağladığı da varsayılamaz. İzinsiz çalışma temelli işlemler izinsiz çalışma nedeniyle Ç-117 ve Ç-119 tahdit kodları yazısında ele alınmıştır.
Kanuni koruma, dava konusu sınır dışı işlemi bakımından değerlendirilir. Sonradan yeni bir işlem tesis edilmişse bunun yeni bir tebligat ve başvuru ihtiyacı doğurup doğurmadığı incelenmelidir. Eski dava dosyasının varlığı her sonraki kararın da kendiliğinden kapsandığı anlamına gelmez.
Gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru için idari gözetime itiraz yazımız ayrıca incelenebilir.
Gönüllü geri dönüş veya rıza beyanı varsa ne incelenir?
Kanundaki rıza istisnası nedeniyle kişinin imzaladığı belgenin niteliği önemlidir. Dönüşün nereye yapılacağı, kişiye ne anlatıldığı, hukuki sonuçların anlaşılması, tercüme ve iradenin serbestçe açıklanması değerlendirilmelidir. Rıza konusunda itiraz varsa bunun gerekçeleri ve belgeleri gecikmeden ilgili makamlara sunulmalıdır.
İmzalı form bütün olası itirazları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte belge hiç yokmuş gibi hareket etmek de doğru değildir. Dosyada açıkça ele alınmalı; baskı, yanlış bilgilendirme veya anlaşılmayan içerik iddiaları somutlaştırılmalıdır. Geri gönderme yasağına ilişkin yaşam veya kötü muamele riski de ayrıca değerlendirilmelidir. [K1, m.4 ve 55]
Merkezde bulunan yakınlar için Geri Gönderme Merkezinde Yakınım Var yazımızda ilk başvurular ele alınmıştır.
Dilekçede yalnız süre ve tebligat mı tartışılır?
Süre ve usul itirazları yanında sınır dışı kararının maddi gerekçesi de incelenmelidir. İşlemin dayandığı YUKK m.54 bendinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ve m.55 kapsamındaki koruyucu durumlar değerlendirilir. Dava yalnız bir form eksikliği iddiasına indirgenmemelidir. [K1]
Kişisel risk nasıl somutlaştırılır?
Gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muamele riski ileri sürülen kişi için güncel ülke bilgisiyle kişisel olgular arasında bağ kurulmalıdır. Kimlik, geçmiş olaylar, tehditler, varsa adli belgeler ve riskin bugün neden sürdüğü açıklanır. Genel bir ülke haberi tek başına her kişi bakımından aynı sonucu doğurmayabilir.
Koruma ihtiyacı bulunanlar için uluslararası koruma başvurusu rehberimize bakılabilir.
Sağlık ve aile belgeleri neyi gösterir?
Ciddi sağlık sorunu, seyahatin riskli olması veya hayati tehlike arz eden hastalığın tedavisine gönderilecek ülkede erişilememesi, m.55 çerçevesinde farklı koşullardır. Güncel rapor bu ayrımlara cevap vermelidir. Aile ve çocuk bakımından ise birlikte yaşam, bakım sorumluluğu, çocuğun durumu ve kararın somut etkisi açıklanır. Her evlilik veya hastalık otomatik iptal sebebi olarak sunulmamalıdır. Konunun ayrıntıları için Sağlık ve Hamilelik Nedeniyle Sınır Dışı Edilememe yazısına bakılabilir.
Mahkeme on beş gün içinde mi karar verir?
21 Kasım 2024 tarihli 7533 sayılı Kanun’la değişen m.53/3, on beş günlük inceleme süresini davanın açıldığı güne doğrudan bağlamaz. Savunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle dosya tekemmül eder. Başvurular, dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir. [K1]
Bu nedenle “dava açıldıktan tam on beş gün sonra sonuç alınır” şeklindeki vaat doğru değildir. Ayrıca davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması hâlinde, İYUK m.26/3’te öngörülen süre bu davalarda iki ay olarak uygulanır. Bu düzenleme, yabancıya dava açmak için iki ay verildiği veya idarenin savunma süresinin her durumda iki ay olduğu anlamına gelmez.
Adres ve iletişim bilgilerinin güncel tutulması, merkezden çıkış veya nakil sonrasında önemini korur. Dava açılması dosya takibinin sonu değildir; ara kararlar, belge talepleri ve tebligatlar izlenmelidir.
Ret veya iptal kararı sonrasında ne yapılır?
YUKK m.53/3, mahkemenin kararını kesin olarak düzenler. Olağan istinaf veya temyiz yolunun açık olduğu varsayımıyla süre planı kurulamaz. Temel hak ihlali iddiası varsa bireysel başvuru ve acil tedbir koşulları ayrı değerlendirilir; bu yollar olağan kanun yolu gibi sunulmaz.
AYM’nin İbrahim Muhammed Ali kararında, sınır dışına ilişkin iptal davasının sonuçlandığını gösteren bilgi sunulmaması nedeniyle ilgili iddia başvuru yollarının tüketilmemesinden kabul edilemez bulunmuştur. Bu örnek, etkili başvuruların kullanılması kadar sonuçlarının belgelenmesinin de önemini gösterir. [K3, §§60-62]
İptal hâlinde kararın idareye tebliği ve uygulanması izlenir. İptal, kendiliğinden belirli bir ikamet izni verilmesi veya bütün tahdit kayıtlarının silinmesi anlamına gelmez. Devam eden idari gözetim varsa yeni yargı kararı bu dosyaya da sunulmalı; kişinin güncel durumunun ayrıca değerlendirilmesi istenmelidir.
İptal sonrası giriş yasağı ve tahdit kaydı açısından tahdit kodu ve giriş yasağı yazımız ayrıca incelenebilir.
Sonuç
Sınır dışı davasında ilk koruma, doğru kararı doğru sürede mahkemeye taşımaktır. Tebligatın belgelenmesi, başvurunun idareye bildirilmesi ve kişisel risklerin maddi delillerle açıklanması birlikte yürütülmelidir. Yedi günlük dava süresi, gözetim itirazı, on beş günlük yargısal inceleme ve karar sonrası başvurular birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Yabancılar hukukuna ilişkin dava ve başvuru süreçleri için Yabancılar Hukuku, Sınır Dışı ve Uluslararası Koruma hizmet sayfamızı da inceleyebilirsiniz.
İlgili yazılar: Göç Davalarında Adli Yardım, Tercüman ve Vekâlet; Hukuka Aykırı İdari Gözetim ve Tazminat Yolları; İdari Gözetim Süresi.
Sıkça Sorulan Sorular
CİMER’e başvuru yapmak yedi günlük süreyi korur mu?
Mahkemeye başvurunun yerine geçmez. Böyle bir müracaatın özel dava süresini durduracağına güvenilerek idare mahkemesi başvurusu ertelenmemelidir.
İdari gözetime itiraz ettim; ayrıca dava açmalı mıyım?
Sınır dışı kararının da kaldırılması isteniyorsa ayrı idare mahkemesi yolu değerlendirilmelidir. Sulh ceza başvurusu yalnız gözetim yönünden koruma sağlar.
Yedi gün iş günü müdür?
Hayır. Tatil günleri de süreye dahildir. Son günün tatil olması ve özel tebliğ kuralları ayrıca değerlendirilir.
Türkçe bilmediğim için süre hiç başlamaz mı?
Böyle otomatik bir sonuç kurulamaz. Bilgilendirme ve tebligat koşulları incelenmeli; bu iddiaya dayanarak başvuru geciktirilmemelidir.
Dava açıldığı gün ayrıca yürütmenin durdurulması şart mı?
YUKK m.53/3 kapsamındaki kanuni icra güvencesi, ayrıca bir yürütmenin durdurulması kararına bağlanmamıştır. Dava konusu işlemin gerçekten sınır dışı kararı olduğu ve özel koşullar kontrol edilmelidir.
İptal kararı ikamet izni yerine geçer mi?
Hayır. İptal kararının uygulanması ile kişinin hangi statüyle kalabileceği ayrı değerlendirilir. Varsa insani ikamet veya diğer izin koşulları ayrıca incelenir.
Kaynakça
K1 — 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, özellikle m.4, 53-55 ve 57.
K2 — 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.3, 7-8, 26-28 ve 32.
K3 — AYM, İbrahim Muhammed Ali (GK), B. No: 2025/10406, 8.7.2025, §§60-62; karar kimliği. Karar PDF’si, İstanbul Üniversitesi.