Hukuka aykırı idari gözetim nedeniyle tazminat istemek mümkündür; ancak talebin hangi yargı yerinde ve hangi usulle ileri sürüleceği, özellikle tutmanın kendisinden doğan zararlar bakımından önemli bir uygulama sorunudur. Anayasa Mahkemesi, K.N. pilot kararında bu belirsizliğin etkili tazminat hakkını zedelediğini tespit etmiştir. Bu nedenle her dosyayı doğrudan idare mahkemesine veya sulh ceza hâkimliğine yönlendiren tek cümlelik bir cevap yeterli değildir.
İlk adım, zararın nedenini belirlemektir: hukuka aykırı özgürlükten yoksun bırakılma, merkezdeki kötü koşullar, sağlık hizmetindeki aksama veya başka bir işlem farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir. Salıverilme, hukuka aykırılığın tespiti, ihlalin giderilmesi ve para ödenmesi birbirinden ayrı sonuçlardır.
Tazminat hakkının hukuki temeli nedir?
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı
Anayasa’nın 19. maddesi, özgürlükten yoksun bırakılmanın şartlarını ve güvencelerini düzenler. Dokuzuncu fıkra, bu esaslar dışında işlem görenlerin zararlarının tazminat hukukunun genel prensiplerine göre devletçe ödenmesini öngörür. İdari gözetimin bir ceza olmaması, özgürlükten yoksun bırakılmanın hukuka uygun olma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
İddia; kanuni koşullar oluşmadan gözetim kararı verilmesine, azami sürenin aşılmasına, yeterli sebep olmadan uzatmaya veya gerekli usul güvencelerinin sağlanmamasına dayanabilir. Her iddianın hangi dönemi ve hangi kararı ilgilendirdiği açıklanmalıdır. İlk gün hukuka uygun olan tedbirin daha sonraki dönemde hukuka aykırı hâle geldiği de ileri sürülebilir.
Salıverilmek hukuka aykırılığın tespitiyle aynı değildir
Gözetim, şartlar sonradan değiştiği için de sona erebilir. Dolayısıyla yalnızca çıkış belgesinden bütün tutma döneminin hukuka aykırı olduğu sonucu çıkarılamaz. Sulh ceza kararının gerekçesi; başlangıç koşullarının yokluğunu mu, sonraki dönemde devam ihtiyacının kalmamasını mı, süre aşımını mı esas aldığını gösterebilir.
Buna karşılık yetkili hâkimlik açıkça hukuka aykırılık tespiti yapmışsa bu belirleme tazminat değerlendirmesinde göz ardı edilemez. Kararın kesinliği, kapsadığı dönem ve hüküm sonucu talebe doğru yansıtılmalıdır. Talep edilen her zarar kalemi için ayrıca zarar ve bağlantı açıklanır.
Önce zarar sebebini ayırmak neden gerekir?
| İleri sürülen sorun | Temel değerlendirme | Karıştırılmaması gereken konu |
|---|---|---|
| Tutmanın kendisinin hukuka aykırılığı | Anayasa m.19, gözetim kararı ve görev içtihadı | Merkez koşullarının yeterliliği |
| Kötü barınma veya sağlık koşulları | Anayasa m.17 ve etkili giderim; hizmetin yürütülmesi | Gözetim kararının sırf varlığı |
| Hukuka aykırılığı belirlenmiş tutmaya rağmen giderim verilmemesi | Tazminat hakkının etkili kullanılması | Sadece salıverme kararı verilmiş olması |
| Başvuru merciinin belirsizliği nedeniyle esasa erişilememesi | K.N. pilot kararındaki yapısal sorun | Her türlü olağan yolu kullanmadan doğrudan sonuç alınacağı varsayımı |
Aynı kişi birkaç sorunu birlikte yaşamış olabilir. Bu durumda zararların dayandığı olaylar ayrılır, ortak belgeler ilişkilendirilir ve aynı zarar için mükerrer giderim istenmemesine dikkat edilir. Dilekçedeki ayrım, mahkemenin görevini ve uyuşmazlığın esasını değerlendirebilmesine yardımcı olur.
K.N. pilot kararı ne söylüyor?
Kararın tarihi ve somut uyuşmazlık
AYM Genel Kurulunun K.N. kararı 20.11.2025 tarihlidir; başvuru numarası 2022/8989’dur. Karar 22.5.2026 tarihli ve 33261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Başvurucu, gözetimden sonra manevi tazminat için önce idari yargıya, ardından sulh ceza hâkimliğine başvurmuş; görev gerekçesiyle taleplerinin esası incelenmemiştir.
Mahkeme, daha önce tam yargı davasını etkili yol kabul eden içtihat ile Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargıyı görevli sayan kararlarının uygulamada yarattığı tabloyu incelemiştir. Adli yargı içinde de hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda farklı yaklaşımlar bulunduğunu kaydetmiştir (§§ 38–43).
Tespit edilen yapısal sorun
AYM, hukuka aykırı idari gözetimden doğan zararları giderebilecek, açık ve uygulamada etkili bir mekanizmanın bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrasıyla bağlantılı dokuzuncu fıkrası yönünden ihlal kararı vermiş ve pilot karar usulünü uygulamıştır. Sorunun çözümü için durum TBMM’ye bildirilmiştir (§§ 43–57).
Bu karar, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Aksine, hakkın hangi merci önünde etkili biçimde ileri sürüleceğinin belirsiz bırakılmasının anayasal sorun olduğunu ortaya koyar. Bununla birlikte karar, bütün dosyalar için yeni ve tek bir ilk derece mahkemesi kurmuş değildir.
Dört aylık ertelemenin kapsamı
Karar, belirtilen yapısal sorunla ilgili benzer bireysel başvuruların incelenmesini yayımdan itibaren dört ay ertelemiştir. Kararda yazılı dönem 22.9.2026’da dolmuştur. Bu süre, kişilerin dava veya bireysel başvuru sürelerine eklenen dört ay değildir.
14 Ekim 2026 itibarıyla bu çalışma için erişilen kaynaklarda ayrıca doğrulanmış bir erteleme uzatması veya sorunu bütünüyle çözen özel kanuni yol tespit edilmemiştir. Bunun mutlak bir mevzuat yokluğu tespiti olmadığı belirtilmelidir. Başvuru yapılırken güncel kanun ve AYM uygulaması tekrar kontrol edilmelidir. Sürenin dolmuş olması, bekleyen her başvurunun otomatik kabulü veya aynı miktarda tazminata bağlanması sonucunu doğurmaz.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 2026 kararı nasıl okunmalı?
Uyuşmazlık Mahkemesi, 16.2.2026 tarihli E.2026/12, K.2026/85 kararında, idari gözetim nedeniyle istenen tazminat bakımından adli yargının görevli olduğu yaklaşımını sürdürmüştür. İncelenen talebin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında olmadığını da belirtmiştir.
Karar, adli yargı içinde hangi mahkemenin görevli olduğunu belirleme yetkisinin Uyuşmazlık Mahkemesine ait olmadığını açıklar. Somut dosyada asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmış olması, bütün benzer uyuşmazlıklar için asliye hukuk mahkemesini tartışmasız ve genel görevli ilan eden bir hüküm şeklinde sunulmamalıdır.
Bu içtihat karşısında, tutmanın kendisinden kaynaklanan zarar için yalnızca eski tam yargı davası açıklamalarını tekrarlamak isabetli değildir. Adli yargı yönündeki kararlar ve genel görev kuralları değerlendirilerek asliye hukuk yolu gündeme gelebilir; ancak bu tercihin gerekçesi, talebin niteliği ve güncel uygulama dosyada ayrıca kurulmalıdır. Görev itirazı ihtimali ve anayasal başvuru boyutu birlikte izlenir.
Sulh ceza hâkimliğinin gözetim kararına itirazı incelemesi, aynı hâkimliğin her tazminat talebini de esastan karara bağlayacağı anlamına gelmez. Benzer şekilde gözetimin hürriyeti kısıtlaması, ceza soruşturmasına ilişkin CMK m.141 yolunun kendiliğinden uygulanmasını sağlamaz.
Hukuka aykırılığı belirleyen kararın önemi
AYM’nin Parhat Halmuradow kararında, sulh ceza hâkimliğinin hukuka aykırılık tespitine rağmen manevi tazminat talebinin reddedilmesi incelenmiştir. Mahkeme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının tazminata ilişkin güvencesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (21.1.2025, B. No: 2021/38395, §§ 18–20).
Giderim olarak yeniden yargılama yolu gösterilmiş; AYM ayrıca talep edilen tazminatı kendisi ödemeye hükmetmemiştir. Bu sonuç, ihlal kararı ile doğrudan belirli bir tutara hükmedilmesinin aynı şey olmadığını gösterir. Kararın geçmişte idari yargıda görülen bir davaya ilişkin olması da K.N. ve sonraki görev içtihadı göz ardı edilerek bugün her yeni davanın aynı yerde açılacağı anlamına gelmez.
Maddi ve manevi zarar nasıl somutlaştırılır?
Maddi zarar ve nedensellik
Maddi tazminat, iddia edilen kaybın belge ve hesapla açıklanmasını gerektirir. Tedavi giderleri, belirli gelir kaybı veya olayla bağlantılı diğer ekonomik kayıplar ileri sürülebilir; bunların gerçekleştiği ve hukuka aykırı işlemle bağlantısı gösterilmelidir. Yalnızca günlük bir rakamın tutma günleriyle çarpılması her dosya için yeterli ispat oluşturmaz.
Gelir kaybında çalışma ilişkisinin ve hukuki çalışma imkânının niteliği, gelir belgeleri ve kaybın hangi dönemden kaynaklandığı önem taşır. Hukuka uygunluk tartışması bulunmayan dönemlerle ihlal iddia edilen dönemler ayrılmalıdır. Daha önce aynı zarar için ödeme yapılmışsa bunun açıklanması gerekir.
Manevi zarar ve kişisel etki
Özgürlükten yoksun kalmanın süresi, aileden ayrılma, kişinin sağlık ve kırılganlık durumu, belirsizliğin etkisi ve usul güvencelerindeki eksiklikler manevi zarar değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Sağlık ve aile belgeleri, yalnızca soyut bir üzüntü anlatımına göre daha somut bir tablo sunar.
K.N. kararında verilen 10.000 TL ile İbrahim Muhammed Ali kararındaki 115.000 TL farklı ihlallerin ve farklı dosyaların giderimleridir. Bunlardan herkes için uygulanacak günlük tazminat tarifesi veya asgari garanti çıkarılamaz. Talep edilen miktarın gerekçesi ile mahkemenin takdir edeceği giderim birbirinden ayrıdır.
Başvuru süreleri nasıl korunur?
Merkez koşullarından doğan idari eylem iddiası
İdari eylem nedeniyle tam yargı yolu söz konusu olduğunda İYUK m.13, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye ön başvuru öngörür. Açık ret veya otuz gün yanıtsız kalma üzerine dava süresi gündeme gelir; idare mahkemelerinde genel dava süresi, özel düzenleme yoksa altmış gündür.
Bu kurallar, her idari gözetim tazminatının otomatik olarak tabi olduğu tek takvim değildir. Zarar idari işleme dayanıyorsa İYUK m.12, görev başka yargı kolundaysa ilgili usul kuralları ayrıca değerlendirilir. Devam eden eylem, zararın sonradan anlaşılması veya görevsizlik kararı gibi durumlarda başlangıç ve koruyucu hükümler özel inceleme gerektirir. Bir yıllık süre, bütün başvuruları bekletmek için kullanılmamalıdır.
Bireysel başvuruda otuz günlük genel kural
6216 sayılı Kanun m.47’ye göre genel kural, başvuru yollarının tüketilmesinden; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenilmesinden itibaren otuz gündür. Kararın öğrenilme ve tebliğ kayıtları saklanmalıdır. Şartların değişmesine dayalı yeni bir gözetim itirazı, geçmişteki kesin karar için bireysel başvuru süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz.
K.N. kararında AYM, somut koşullar altında başvurucudan pratikte anlamlı başarı şansı sunmayan ek görev başvurularını tüketmesinin beklenemeyeceğini değerlendirmiştir (§ 42). Bu tespit, her yeni dosyada tüm olağan yolların gereksiz sayılmasına izin veren genel bir formül değildir. İleri sürülen hak, önceki kararlar, talebin niteliği ve fiilen erişilebilir yol açıklanmalıdır.
Dosya hazırlanırken hangi belgeler gerekir?
- İlk gözetim, devam ve uzatma kararları ile tebliğ belgeleri.
- Fiilî yakalama, merkeze giriş, nakil ve salıverme tarihleri.
- Sulh ceza başvuruları ve gerekçeli kararların tamamı.
- Sınır dışı dosyasındaki ilgili karar ve gelişmeler.
- Sağlık, aile, gelir ve gider belgeleri; önceki şikâyetlerin alındıları.
- Tazminat talebine ilişkin idari ve yargısal başvurular, görev kararları ve öğrenme kayıtları.
Bu belgeler bir kronolojiye yerleştirilir. Her zarar kalemi için olay, hukuka aykırılık iddiası, delil ve istenen giderim karşılaştırılır. Belge henüz elde değilse kaynağı ve getirtilmesi talebi belirtilir. Görev belirsizliği bulunması, delil toplamayı veya süre takibini ertelemek için neden değildir.
Sonuç
Hukuka aykırı idari gözetim sonrasında etkili giderim aramak anayasal bir haktır. Uygulamadaki görev belirsizliği, K.N. pilot kararıyla açıkça ortaya konmuştur. Sağlıklı bir başvuru; tutmanın kendisinden doğan zarar ile merkez koşullarından doğan zararı ayırır, ilgili kararların gerekçelerini değerlendirir ve süreleri ayrı takip eder. Giderim, dosyanın özelliğine göre yeniden yargılama, ihlalin giderilmesine yönelik başka tedbirler veya tazminat biçiminde ortaya çıkabilir; sonuç önceden garanti edilemez.
İlgili yazılar: İdari gözetimde altı ay, uzatma ve aylık değerlendirme; İdari gözetime alternatif yükümlülükler; Geri gönderme merkezi koşulları ve etkili başvuru hakkı; İdari gözetim kararına itiraz; Sınır dışı kararında tebligat ve yedi günlük süre.
Sıkça Sorulan Sorular
Merkezden çıkan herkes tazminat alabilir mi?
Hayır. Salıverme nedeni, hukuka aykırılık, zarar ve başvuru koşulları değerlendirilir. Yalnızca çıkış kaydı bütün tutmanın hukuka aykırı olduğunu göstermez.
Tazminat davası mutlaka idare mahkemesinde mi açılır?
Hayır. Tutmanın kendisinden doğan zarar bakımından Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargı içtihadı ve K.N. pilot kararı dikkate alınmalıdır. Merkez koşullarından doğan idari eylem zararları ayrı değerlendirilir.
Sulh ceza hâkimliği gözetimi kaldırınca tazminatı da belirler mi?
Gözetim itirazını inceleme görevi, her tazminat talebini inceleme yetkisi anlamına gelmez. Kararın gerekçesi ve ayrı giderim yolu değerlendirilmelidir.
CMK’daki haksız tutuklama tazminatı doğrudan uygulanır mı?
İdari gözetim, sırf hürriyeti kısıtlaması nedeniyle ceza soruşturması tedbirine dönüşmez. Uyuşmazlık Mahkemesinin 2026/85 sayılı kararında incelenen talebin CMK kapsamında olmadığı belirtilmiştir.
K.N. kararındaki dört ay başvuru süresine eklenir mi?
Hayır. Erteleme AYM’nin belirli başvuruları incelemesine ilişkindir. Dava ve bireysel başvuru sürelerini uzatmaz; kararda yazılı dönem 22 Eylül 2026’da dolmuştur.
AYM ihlal bulduğunda mutlaka para öder mi?
Hayır. İhlalin giderilmesi için yeniden yargılama veya başka bir tedbir yeterli görülebilir. Parhat Halmuradow kararında yeniden yargılama yolu uygulanmıştır.
Kaynakça
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.17, 19, 40 ve 148; 6216 sayılı Kanun, m.45, 47 ve 50. AYM kanun metni.
- AYM, K.N. [GK], B. No: 2022/8989, 20.11.2025; RG 22.5.2026/33261, §§ 23–28, 38–45, 54–58 ve hüküm. Resmî karar kaydı; tam metin erişimi.
- Uyuşmazlık Mahkemesi, 16.2.2026, E.2026/12, K.2026/85, özellikle §§ 18–23. Resmî karar PDF.
- AYM, Parhat Halmuradow, B. No: 2021/38395, 21.1.2025, §§ 18–23 ve hüküm. Resmî karar kaydı; tam metin erişimi.
- AYM, İbrahim Muhammed Ali [GK], B. No: 2025/10406, 8.7.2025, özellikle §§ 50, 56, 96–97. Karar PDF.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.2, 7, 12–13. Konsolide metin.