İnceleme yöntemi: Yürürlükteki mevzuat, Göç İdaresi Başkanlığının güncel resmî açıklamaları, erişilebilir AYM ve AİHM kararları ile akademik literatür birlikte değerlendirilmiştir.
Süre uyarısı: Sınır dışı etme kararına karşı dava süresi, kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. Kabul edilemez başvuru ve hızlandırılmış değerlendirme kararlarında özel dava süresi on beş gündür. Olağan uluslararası koruma kararlarında ise kararın türüne göre on günlük idarî itiraz veya otuz günlük dava yolu gündeme gelir. Tebliğ belgesi görülmeden süre hesabı yapılmamalıdır.
Bu rehber hangi konuları kapsar?
Bu rehber;
- Uluslararası koruma ile geçici koruma arasındaki ayrımı,
- Mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma şartlarını,
- Başvurunun nereye ve nasıl yapılacağını,
- Kayıt, biyometri, adres ve mülakat aşamalarını,
- Delillerin ve menşe ülke bilgilerinin nasıl hazırlanacağını,
- Başvurunun olağan, hızlandırılmış veya kabul edilemez sayılarak incelenmesini,
- Geri çekme, geri çekilmiş sayılma, hariçte bırakma, statünün sona ermesi ve iptalini,
- Kimlik, çalışma, sağlık, eğitim, sosyal yardım ve aile birliği haklarını,
- Sınır dışı etme kararı ve yedi günlük dava süresini,
- Geri gönderme merkezindeki idarî gözetime itirazı,
- Gönüllü geri dönüş belgesinin geçerlilik denetimini,
- AYM bireysel başvurusu ve AİHM geçici tedbirinin sınırlarını
birlikte ele alır.
Uluslararası korumanın hukukî dayanakları nelerdir?
Türkiye’deki koruma sistemi tek bir metne dayanmaz. Başlıca kaynaklar şunlardır:
- 1951 tarihli Mültecilerin Hukukî Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesi,
- Mültecilerin Hukukî Statüsüne İlişkin 1967 Protokolü,
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, özellikle yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik hakkı, aile hayatı ve etkili başvuru güvenceleri,
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu — YUKK,
- Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik,
- Geçici Koruma Yönetmeliği,
- 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve ilgili çalışma yönetmelikleri,
- 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu,
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile AYM İçtüzüğü.
Türkiye’nin coğrafî sınırlaması ne anlama gelir?
Türkiye, 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni Sözleşme’nin 1/B maddesindeki coğrafî kapsam seçeneği çerçevesinde uygulamaktadır. Bu hukukî durum, kimi yayınlarda yanlış biçimde Sözleşme’nin 42. maddesine konulmuş basit bir “çekince” olarak anlatılmaktadır. Teknik olarak esas alınması gereken, Türkiye’nin Sözleşme’nin kapsamına ilişkin coğrafî beyanıdır.
YUKK’a göre “Avrupa ülkeleri”; Avrupa Konseyi üyesi ülkeler ile Cumhurbaşkanınca Avrupa ülkesi olduğu belirlenecek diğer ülkeleri ifade eder. Bu nedenle mülteci ve şartlı mülteci ayrımı yalnız kişinin vatandaşlığına bakılarak değil, zulüm korkusuna yol açan olayların meydana geldiği coğrafya ve kanundaki tanım birlikte incelenerek yapılır.
Türkiye’de hangi uluslararası koruma statüleri vardır?
| Koruma türü | Temel şart | Olayların coğrafyası | Hukukî sonuç |
|---|---|---|---|
| Mülteci | Irk, din, tabiiyet, belirli bir toplumsal gruba mensubiyet veya siyasî düşünce nedeniyle haklı zulüm korkusu | Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar | YUKK m.61 statüsü |
| Şartlı mülteci | Mülteci tanımındaki haklı zulüm korkusunun bulunması | Avrupa ülkeleri dışında meydana gelen olaylar | YUKK m.62 statüsü; üçüncü ülkeye yerleştirmeye kadar Türkiye’de kalış |
| İkincil koruma | Mülteci/şartlı mülteci tanımına girmemekle birlikte ölüm cezası, işkence-kötü muamele veya ayrım gözetmeyen şiddet nedeniyle ciddi kişisel tehdit | Coğrafî ayrım belirleyici değildir | YUKK m.63 statüsü |
| Geçici koruma | Kitlesel akın, acil-geçici koruma ihtiyacı ve başvuruların bireysel olarak derhâl incelenememesi | Kapsamı Cumhurbaşkanı kararı ve yönetmelikle belirlenen kitle | YUKK m.91’e dayanan ayrı toplu koruma rejimi |
Mülteci statüsü kimlere verilir?
Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar nedeniyle;
- Irkı,
- Dini,
- Tabiiyeti,
- Belirli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya
- Siyasî düşüncesi
sebebiyle zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korkan; ülkesinin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan ya da korkusu nedeniyle yararlanmak istemeyen kişiye, hariçte bırakma hükümleri saklı kalmak üzere mülteci statüsü verilebilir.
Zulüm yalnız ceza soruşturması veya fiziksel saldırı değildir. Ayrımcı ve ağır hak mahrumiyetlerinin birikimli etkisi, devlet dışı aktörlerden gelen ve devletin önleyemediği ciddi tehditler, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği nedeniyle kişiyi hedef alan ağır baskılar da somut olayın şartlarına göre değerlendirmeye girebilir.
Şartlı mülteci statüsü kimlere verilir?
Mülteci tanımındaki aynı zulüm nedenleri Avrupa ülkeleri dışında meydana gelen olaylara dayanıyorsa kişi şartlı mülteci statüsüne hak kazanabilir.
“Üçüncü ülkeye yerleştirilinceye kadar Türkiye’de kalmasına izin verilmesi” ifadesi, belirli bir tarihte mutlaka başka bir ülkeye gönderileceği anlamına gelmez. Üçüncü ülkeye yerleştirme;
- Her şartlı mülteci için otomatik yürütülen bir süreç değildir,
- Başvuru sahibinin seçtiği ülkeye gitme hakkı oluşturmaz,
- Belirli sürede sonuçlandırılması garanti edilen bir kanun yolu değildir,
- Kabul kararını üçüncü ülkenin yetkili makamlarının verdiği ayrı bir süreçtir.
İkincil koruma statüsü kimlere verilir?
Mülteci veya şartlı mülteci sayılmayan; fakat ülkesine gönderilmesi hâlinde;
- Ölüm cezasına mahkûm olacak veya hakkında verilmiş ölüm cezası infaz edilecek,
- İşkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza ya da muameleye maruz kalacak,
- Uluslararası veya ülke genelindeki silahlı çatışmada ayrım gözetmeyen şiddet nedeniyle şahsına yönelik ciddi tehditle karşılaşacak
kişiye ikincil koruma statüsü verilebilir.
İkincil koruma, ülkenin genel olarak tehlikeli olduğunun soyut biçimde söylenmesine dayanmaz. Genel koşullar ile başvurucunun kişisel durumu, yaşadığı bölge, kimliği, sağlık durumu, ailesi, geçmişi ve geri dönüş güzergâhı arasında dosyaya özgü bağlantı kurulmalıdır.
Kimler uluslararası korumadan hariçte bırakılabilir?
YUKK m.64’teki hariçte bırakma, başvurunun kabul edilemez bulunmasından farklıdır. Hariçte bırakma, kişinin koruma ihtiyacı tartışılmakla birlikte belirli ağır fiiller veya başka bir korumadan yararlanma nedeniyle statünün dışında tutulmasıdır.
Başlıca durumlar;
- Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği dışında bir BM organ veya örgütünden hâlen koruma ya da yardım görme,
- İkamet ettiği ülke makamlarınca o ülke vatandaşlarının hak ve yükümlülüklerine sahip sayılma,
- Barışa karşı suç, savaş suçu veya insanlığa karşı suç işlendiğine dair ciddi kanaat,
- Türkiye dışında ağır ve siyasî olmayan suç işlenmesi,
- Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı fiillerden sorumluluk
olarak özetlenebilir.
Hariçte bırakma kararı, kişinin hiçbir koşulda YUKK m.4 ve AİHS m.3 güvencelerinden yararlanamayacağı anlamına gelmez. Statü ile geri göndermeme denetimi farklı hukukî sorulardır. Kişi statü dışında tutulsa dahi gönderileceği yerde gerçek kötü muamele riski varsa geri gönderme ayrıca değerlendirilmelidir.
Geçici koruma ile uluslararası koruma arasındaki fark nedir?
Geçici koruma; mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsünün kısa süreli biçimi değildir. Kitlesel akın karşısında toplu ve acil koruma sağlayan ayrı bir idarî rejimdir.
| Konu | Bireysel uluslararası koruma | Geçici koruma |
|---|---|---|
| İnceleme | Kişinin bireysel anlatımı, delilleri ve kişisel riski incelenir | Kapsama alınan kitle için toplu rejim uygulanır |
| Statü türü | Mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma | YUKK m.91’e dayanan ayrı koruma |
| Kimlik | Başvuru sahibi veya statü sahibi kimliği | Geçici Koruma Kimlik Belgesi |
| İkamet izni niteliği | Başvuru ve statü kimlikleri ikamet izni yerine geçer | Geçici koruma kimliği ikamet izni veya ikamet izni yerine geçen belge değildir |
| Uzun dönem ikamet | Statü sahiplerine geçiş hakkı tanınmaz | Geçiş hakkı tanınmaz |
| Vatandaşlıkta ikamet süresi | Statü tek başına vatandaşlık garantisi değildir | Geçici korumada geçen süre genel yoldan vatandaşlık için ikamet izni süresi sayılmaz |
| Çalışma | Statüye göre doğrudan çalışma hakkı veya çalışma izni | Özel çalışma izni/muafiyet rejimi |
Geçici koruma devam ederken kapsam içindeki kişilerin bireysel uluslararası koruma başvurularının işleme konulmaması kuraldır. Ancak kişinin geçici koruma kapsamı dışında kalması, kapsamdan çıkarılması, farklı vatandaşlık veya kişisel durum değişikliği gibi ihtimaller dosya özelinde ayrıca incelenmelidir.
Uluslararası koruma başvurusu nereye ve nasıl yapılır?
Başvuru bizzat mı yapılmalıdır?
Başvuru kural olarak valiliklere bağlı İl Göç İdaresi Müdürlüklerine bizzat yapılır. İlk koruma talebi avukat veya yasal temsilci tarafından kişi yerine sunulamaz. Ancak başvuru sahibi;
- Başvuru hazırlığında hukukî yardım alabilir,
- Mülakat ve idarî dosyada vekil aracılığıyla belge ve hukukî görüş sunabilir,
- Olumsuz kararlara karşı idarî itiraz ve dava aşamalarında avukatla temsil edilebilir,
- Avukatlık ücretini karşılayamıyorsa şartları bulunduğunda baronun adlî yardım hizmetinden yararlanabilir.
Sağlık veya ağır engel nedeniyle bizzat müdürlüğe gidemeyen kişinin başvurusunun bulunduğu yerde alınması gerekebilir. Bu istisna, engelin sağlık raporu ve diğer belgelerle açıklanmasını gerektirir.
Sınır kapısında veya kolluk önünde başvuru yapılabilir mi?
Evet. Sınır kapısı veya kolluk makamına yöneltilen açık bir koruma talebi yetkili valiliğe derhâl bildirilmelidir. Türkiye’ye giriş şartları, belge kontrolü ve girişe izin verilmeyecek yabancılara ilişkin kurallar, uluslararası koruma başvurusunu engelleyecek şekilde uygulanamaz. Süreç ve belgeler yönünden Havalimanında Türkiye’ye Alınmama: INAD Yolcu Kararı ve Başvuru Yolları yazısı da incelenebilir.
“Beni geri göndermeyin”, “ülkeme dönersem öldürülürüm”, “sığınma talep ediyorum” gibi ifadeler, olayın şartlarına göre koruma talebinin açıklandığını gösterebilir. Tutanakta kullanılan kelimeler kadar tercümanın bulunup bulunmadığı ve kişinin iradesinin doğru kayda geçirilip geçirilmediği de önemlidir.
Başvuru için kesin bir süre var mıdır?
YUKK sabit bir başvuru süresi öngörmez. Bununla birlikte kişi, ülkeye yasa dışı giriş veya yasa dışı kalış gerekçelerini açıklamak ve yaptırımdan yararlanmamak için makul süre içinde yetkili makama müracaat etmelidir.
YUKK m.65/4’teki sonuç “cezaî işlem yapılmaması”dır. Hüküm, her türlü idarî sonucun otomatik olarak ortadan kalkacağı biçiminde genişletilmemelidir. Gecikmenin süresi ve nedeni; travma, hastalık, yaş, bilgisizlik, kaçırılma, insan ticareti, kapalı yerde tutulma veya yetkili makama fiilen erişememe gibi olgularla açıklanmalıdır.
Başvuru sırasında hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Pasaport veya resmî kimlik belgesinin bulunmaması başvuruyu tek başına engellemez. Başvuru sahibi elinde bulunan bütün gerçek belgeleri sunmalı; bulunmayan belgeyi üretmeye veya değiştirmeye çalışmamalıdır.
Kimlik ve aile belgeleri
- Pasaport, kimlik kartı, doğum kaydı ve nüfus belgesi,
- Evlilik, boşanma, velayet, ölüm ve soybağı belgeleri,
- Askerlik, eğitim ve meslek belgeleri,
- Aile üyelerinin kimlik ve adres bilgileri.
Zulüm veya ciddi zarar riskini gösteren belgeler
- Yakalama, soruşturma, mahkeme veya ceza infaz belgeleri,
- Tehdit mesajları, çağrı kayıtları ve elektronik yazışmalar,
- Siyasî, dinî, meslekî veya toplumsal faaliyet kayıtları,
- Hastane raporları, yara ve işkence bulguları,
- Kolluk, savcılık veya insan hakları kuruluşu başvuruları,
- Fotoğraf, video, haber, sosyal medya hesabı ve yayın kayıtları,
- Tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri.
Türkiye’deki kırılganlık ve aile bağları
- Sağlık, gebelik, engellilik ve psikolojik tedavi belgeleri,
- Çocukların eğitim ve sağlık kayıtları,
- Türkiye’deki eş, çocuk veya yakınlara ilişkin nüfus ve ikamet belgeleri,
- İnsan ticareti, aile içi şiddet veya cinsel şiddet başvuruları,
- Özel ihtiyaç değerlendirmesine yardımcı sosyal inceleme kayıtları.
Delil güvenliği: Sahte, değiştirilmiş veya kaynağı açıklanamayan belge dosyanın güvenilirliğine ağır zarar verebilir. Dijital kayıtların tarih, gönderici, alıcı, URL ve teknik üstverileri korunmalı; üçüncü kişilerin kişisel verileri gerektiği ölçüde maskelenmelidir. Hukuka aykırı biçimde başkasının hesabına girilerek veya cihaz şifresi kırılarak elde edilen kayıtlar ayrıca ceza ve kişisel veri sorumluluğu yaratabilir.
Kayıt işlemi nasıl yürütülür?
Kayıtta kişinin kimliği, aile üyeleri, ülkeye giriş şekli, koruma talebinin temel sebepleri ve özel ihtiyaçları belirlenir. Fotoğraf ve biyometrik veriler alınır; yedi yaşın altındaki çocuklar bakımından parmak izi istisnası uygulanır. Başvuru sahibi ve başvurusuna dâhil aile üyeleri için ayrı kayıt oluşturulur.
Kayıt formu imzalanmadan önce;
- Bilgiler başvuru sahibine anlayacağı dilde okunmalı,
- Yanlış isim, doğum tarihi, vatandaşlık veya aile bağı düzeltilmeli,
- Koruma nedenleri eksik yazılmışsa eklenmesi istenmeli,
- Tercüme sorunu tutanağa geçirilmelidir.
Başvuru sahibi aynı cinsiyetten tercüman veya görüşmeci ihtiyacını bildirebilir. Özellikle cinsel şiddet, aile içi şiddet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya insan ticareti vakalarında bu talep başvurunun güvenli biçimde anlatılması açısından önemlidir.
Adres kaydı ve imza yükümlülüğü neden önemlidir?
Kayıt sonrasında bildirilen süre içinde adresin Adres Kayıt Sistemine kaydedilmesi gerekir. Resmî tebligatlar bu adrese gönderileceğinden adres değişikliğinin süresinde bildirilmemesi;
- Mülakat davetinin kaçırılmasına,
- Olumsuz kararın öğrenilememesine,
- Dava süresinin geçirilmesine,
- Başvurunun geri çekilmiş sayılmasına
yol açabilir.
İmza veya bildirim yükümlülüğüne sağlık, hastanede yatış, ulaşım engeli ya da başka haklı nedenle uyulamıyorsa mazeret mümkün olan en kısa sürede yazılı ve belgeli olarak İl Göç İdaresine sunulmalıdır. Yükümlülük ihlali tek başına doğrudan “otomatik deport” sonucu olarak anlatılmamalıdır. Önce başvurunun geri çekilmiş sayılması veya statüye ilişkin olumsuz işlem; ardından kişinin başka bir kalış hakkı bulunup bulunmadığı ve YUKK m.54/1-i değerlendirmesi gündeme gelir.
Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesi kaç yıl geçerlidir?
Kayıt işlemleri tamamlanan başvuru sahibi ve başvurusuna dâhil aile üyeleri için yabancı kimlik numarası içeren bir yıl süreli Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesi düzenlenir. Başvuru sonuçlanmamışsa belge birer yıllık dönemlerle yenilenir.
Mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsü verilenlere ise karar tarihinden itibaren üçer yıl süreli Uluslararası Koruma Statüsü Sahibi Kimlik Belgesi düzenlenir. Statü sona ermedikçe veya iptal edilmedikçe belge üçer yıllık dönemlerle yenilenir.
Bu belgeler harca tabi değildir ve ikamet izni yerine geçer. Buna karşılık Geçici Koruma Kimlik Belgesi, ikamet izni veya ikamet izni yerine geçen belge değildir.
Mülakat nasıl yapılır ve neden belirleyicidir?
Statü belirleme mülakatı, başvurucunun kişisel hikâyesini açıklayabildiği temel işlemdir. Kayıt ile mülakat aynı amaçta değildir: kayıt kimlik ve temel başvuru verilerini oluştururken mülakat, koruma şartlarının maddî değerlendirmesine yöneliktir.
Mülakatta genellikle şu konular araştırılır:
- Kişinin kimliği ve yaşam geçmişi,
- Ülkesinden ne zaman ve neden ayrıldığı,
- Zulmeden veya tehdit eden kişi/kurum,
- Devlet korumasına neden başvuramadığı veya korumanın neden etkisiz kaldığı,
- Ülke içinde başka bir bölgeye güvenli biçimde yerleşme imkânı,
- Türkiye’ye geliş güzergâhı ve üçüncü ülkelerdeki kalış,
- Gecikmiş başvurunun nedeni,
- Belgeler ile anlatım arasındaki uyum,
- Geri dönüş hâlinde ortaya çıkacak güncel risk.
Çelişkili beyan her zaman ret sebebi midir?
Hayır. Çelişkinin konusu, ağırlığı ve açıklaması incelenmelidir. Travma, yaş, tercüme, eğitim düzeyi, kültürel algı, tarihleri hatırlama güçlüğü ve olayların uzun zaman önce gerçekleşmesi değerlendirmeye katılmalıdır. Buna karşılık olayın merkezine ilişkin açıklanamayan ve sürekli değişen beyanlar güvenilirlik değerlendirmesini olumsuz etkileyebilir.
Başvurucu, yanlış anlaşılan veya eksik kaydedilen hususları mümkün olduğunca mülakat sırasında düzeltmeli; mülakat sonrasında ortaya çıkan önemli yeni olguları da yazılı olarak dosyaya sunmalıdır.
Menşe ülke bilgisi dosyası nasıl hazırlanır?
Menşe ülke bilgisi yalnız genel haberlerden oluşmamalıdır. Etkili bir dosya üç katmanı bir araya getirir:
- Kişisel vakıa: Başvurucunun kimliği, geçmişi, faaliyetleri ve tehditleri,
- Ülke/bölge koşulu: Güncel güvenlik, insan hakları, yargı ve devlet koruması verileri,
- Bağlantı: Genel riskin neden özellikle bu kişiyi etkilediği.
Kaynaklar güncel, tarihli ve güvenilir olmalıdır. Birleşmiş Milletler belgeleri, uluslararası insan hakları mekanizmaları, resmî ülke raporları, güvenilir sivil toplum raporları ve ciddi gazetecilik kaynakları birlikte kullanılabilir. Kaynağın tarihi, kapsadığı bölge, yöntemi ve başvurucunun olaylarıyla ilgisi açıkça yazılmalıdır.
Başvuru hangi kararlarla sonuçlanabilir?
Başvuru dosyası yalnız “kabul” veya “ret” ile sonuçlanmaz. Başlıca ihtimaller şöyledir:
| Karar türü | Hukukî dayanak | Temel sonuç |
|---|---|---|
| Statü verilmesi | YUKK m.61-63 | Mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsü |
| Olağan ret | YUKK m.78 ve ilgili hükümler | Esas incelemede koruma şartlarının oluşmadığı kararı |
| Hariçte bırakma | YUKK m.64 | Koruma statüsünün ağır fiil veya başka koruma nedeniyle verilmemesi |
| Geri çekme / geri çekilmiş sayılma | YUKK m.77 | Başvurucunun iradesi veya yükümlülüklere uymaması nedeniyle işlemin sona erdirilmesi |
| Kabul edilemez başvuru | YUKK m.72 | Başvurunun esasına tam girilmeden özel usul kararı |
| Hızlandırılmış değerlendirme | YUKK m.79 | Kanundaki sebeplerle daha kısa ve özel inceleme |
| Statünün sona ermesi | YUKK m.85 | Koruma ihtiyacını veya statü bağını sona erdiren gelişme |
| Statünün iptali | YUKK m.86 | Yanlış beyan, saklanan olgu veya hariçte bırakma nedeninin sonradan anlaşılması |
Kabul edilemez başvuru nedir?
Kabul edilemez başvuru YUKK m.72’de düzenlenir. YUKK m.64’teki hariçte bırakmayla karıştırılmamalıdır.
Başlıca kabul edilemezlik hâlleri;
- Aynı kişinin önceki başvurusunu yenilemeyi gerektirecek yeni unsur sunmadan tekrar başvurması,
- Ergin aile üyesi adına yapılan başvuruya rıza verdikten sonra ayrı başvuruda yeni unsur ortaya koymaması,
- İlk iltica ülkesinden gelmesi,
- Güvenli üçüncü ülkeden gelmesi
olarak özetlenebilir.
“İlk iltica ülkesi” ve “güvenli üçüncü ülke” değerlendirmesi yalnız kişinin bir ülkeden transit geçmesine dayanamaz. O ülkede etkili korumaya erişim, geri kabul imkânı, geri göndermeme güvencesi, yaşam koşulları ve kişiye özgü riskler somutlaştırılmalıdır.
Hızlandırılmış değerlendirme nedir?
YUKK m.79’daki hızlandırılmış değerlendirme, başvurunun hiç incelenmemesi değildir. Kanunda sayılan hâllerde dosya daha kısa sürede ve özel usulle incelenir. Kimlik belgesinin kötü niyetle imha edilmesi, başvurunun yalnız sınır dışını geciktirmek amacıyla yapılması, güvenilirliği ağır biçimde zedeleyen beyan ve belge sorunları veya kamu düzeni-kamu güvenliği gibi sebepler gündeme gelebilir.
Hızlandırılmış usulde de;
- Kişisel mülakat,
- Tercüman,
- Özel ihtiyaçların dikkate alınması,
- Geri gönderme riskinin bireysel değerlendirilmesi,
- Gerekçeli karar ve etkili başvuru hakkı
ortadan kalkmaz.
Ret kararına nasıl itiraz edilir?
Kararın hangi maddeye dayandığı belirlenmeden süre hesabı yapılmamalıdır.
| İşlem | Başvuru yolu | Temel süre | Kararın/kanun yolunun özelliği |
|---|---|---|---|
| Olağan uluslararası koruma kararı | Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonu | Tebliğden itibaren 10 gün | İdarî itiraz seçimliktir; doğrudan dava da mümkündür |
| Olağan uluslararası koruma kararı | İdare mahkemesi | Tebliğden itibaren 30 gün | Genel kanun yolu rejimi; istinaf imkânı kararın niteliğine göre değerlendirilir |
| Kabul edilemez başvuru | İdare mahkemesi | Tebliğden itibaren 15 gün | Özel hızlı dava; mahkeme kararı kesindir |
| Hızlandırılmış değerlendirme sonucu | İdare mahkemesi | Tebliğden itibaren 15 gün | Özel hızlı dava; mahkeme kararı kesindir |
| Sınır dışı etme kararı | İdare mahkemesi | Tebliğden itibaren 7 gün | İlk derece mahkemesi kararı kesindir; özel kanun gereği istinaf yoktur |
| İdarî gözetim | Sulh ceza hâkimliği | Derhâl başvuru | Başvuru gözetimi durdurmaz; hâkimlik beş gün içinde karar verir |
Önemli: Sürenin başlangıcı tebligatın usulüne, kararın yabancıya, yasal temsilciye veya avukata hangi tarihte bildirildiğine ve kararda gösterilen kanun yoluna göre incelenmelidir. Yalnız SMS, sözlü bildirim veya e-Devlet ekranı görülerek kesin süre hesabı yapılması güvenli değildir.
İdarî itiraz ile dava birlikte mi açılır?
Olağan uluslararası koruma kararlarında kişi, kabul edilemez başvuru ve hızlandırılmış değerlendirme istisnaları dışında, on gün içinde Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz edebilir veya doğrudan otuz gün içinde idare mahkemesine gidebilir. İdarî itiraz tercih edilmişse, komisyon kararı ve bu kararın tebliği dava süresi bakımından ayrıca değerlendirilir.
Başvurunun geri çekilmiş sayılması kararında Türkiye’de kalış güvencesinin diğer olumsuz kararlardan farklı düzenlenmiş olması nedeniyle dosya gecikmeden incelenmelidir.
Dava dilekçesinde hangi hususlar bulunmalıdır?
Etkili bir iptal davası yalnız “ülkeme dönmek istemiyorum” beyanından oluşmamalıdır. Dilekçede;
- Dava konusu işlemin tarih, sayı ve tebliğ tarihi,
- Kararın dayandığı YUKK maddesi,
- Başvurucunun kişisel olay örgüsü,
- İdarenin değerlendirmediği belgeler,
- Tercüme ve mülakat hataları,
- Güncel menşe ülke bilgisi,
- İdarenin güvenilirlik değerlendirmesindeki somut hata,
- Özel ihtiyaç, sağlık ve aile bağları,
- Geri göndermeme ilkesi,
- Kararın gerekçe, ölçülülük ve kişisellik yönünden hukuka aykırılığı,
- Dosyanın ve mülakat tutanağının idareden getirtilmesi talebi
somutlaştırılmalıdır.
Uluslararası koruma başvuru ve statü sahiplerinin hakları nelerdir?
Kimlik ve yasal kalış
| Kişi | Kimlik süresi | İkamet izni niteliği |
|---|---|---|
| Uluslararası koruma başvuru sahibi | 1 yıl; sonuçlanmazsa birer yıllık yenileme | İkamet izni yerine geçer |
| Mülteci | 3 yıl; statü sürdükçe üçer yıllık yenileme | İkamet izni yerine geçer |
| Şartlı mülteci | 3 yıl; statü sürdükçe üçer yıllık yenileme | İkamet izni yerine geçer |
| İkincil koruma sahibi | 3 yıl; statü sürdükçe üçer yıllık yenileme | İkamet izni yerine geçer |
| Geçici koruma kapsamındaki kişi | Rejime bağlı kimlik | İkamet izni değildir ve ikamet izni yerine geçmez |
Mülteci, şartlı mülteci, ikincil koruma, insani ikamet izni ve geçici koruma sahiplerine uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmamıştır. Bu nedenle yıllarca Türkiye’de kalmak tek başına uzun dönem ikamet iznine dönüşmez.
Çalışma hakkı
- Başvuru sahibi ve şartlı mülteci, uluslararası koruma başvurusu tarihinden altı ay sonra çalışma izni için başvurabilir.
- Mülteci ve ikincil koruma sahibi, statü almasından itibaren bağımlı veya bağımsız çalışabilir; statü kimliği çalışma izni yerine geçer. Yabancılara kapalı meslekler ve kanunî sınırlamalar saklıdır.
- Mülteci ve ikincil koruma sahibinin iş piyasasına erişimi belirli sektör, meslek veya coğrafî alan bakımından sınırlandırılabilir. Türkiye’de üç yıl ikamet eden veya Türk vatandaşıyla evli olan ya da Türk vatandaşı çocuğu bulunanlar için kanundaki özel istisnalar dikkate alınır.
- Geçici koruma kapsamındaki kişi, kayıt tarihinden altı ay sonra özel çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti rejimi çerçevesinde değerlendirilebilir. Kimlik tek başına genel çalışma izni değildir; başvuru şekli, il, sektör, kota ve işveren koşulları kontrol edilmelidir.
Çalışma izni bulunmadan fiilî çalışma, hem çalışan hem işveren bakımından idarî yaptırım ve sınır dışı değerlendirmesi doğurabilir. Bununla birlikte ücret, iş kazası veya temel işçilik hakları bakımından somut olay ayrıca iş hukuku yönünden incelenmelidir.
Sağlık hakkı
Başvuru sahibi veya statü sahibinden başka sağlık güvencesi bulunmayan ve ödeme gücü olmayanlar, uluslararası koruma başvuru kaydından itibaren bir yıl süreyle genel sağlık sigortası kapsamına alınır.
Bir yıllık sınıra;
- Özel ihtiyaç sahipleri ve
- Bakanlıkça sigorta kaydının devamı uygun görülen kişiler
bakımından istisna uygulanabilir. Ödeme gücü bulunduğu, başka sağlık güvencesi olduğu veya başvurunun yalnız tıbbî tedavi amacıyla yapıldığı sonradan anlaşılırsa sigortalılık sona erdirilebilir ve giderler geri istenebilir. Başvuru hakkında olumsuz idarî karar verilmesi de GSS kaydını etkiler.
Geçici koruma kapsamındakilerin sağlık hizmetleri Geçici Koruma Yönetmeliğinin özel hükümlerine tabidir; uluslararası koruma GSS kuralı otomatik olarak bu gruba uygulanmaz.
Eğitim hakkı
Başvuru sahibi, statü sahibi ve aile üyeleri kimlik belgeleriyle ilk ve ortaöğretim hizmetlerine erişebilir. Geçici koruma kapsamındakiler de geçici koruma kimlikleriyle eğitim hizmetlerinden yararlanabilir.
Bu erişim “her koşulda Türk vatandaşıyla tamamen aynı bütün eğitim hakları” şeklinde genellenmemelidir. Kayıt ili, denklik, okul kapasitesi, yükseköğretim kabul şartları, harç ve burs düzenlemeleri eğitim kademesine göre ayrıca uygulanır.
Sosyal yardım ve hizmetler
İhtiyaç sahibi olduğu tespit edilen başvuru ve statü sahipleri ile geçici koruma kapsamındaki kişiler, şartları varsa Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ve ilgili sosyal hizmet mekanizmalarına başvurabilir. Yardım otomatik, süresiz veya kazanılmış mutlak bir hak değildir; ihtiyaç ve program şartları esas alınır.
Aile birliği
Mülteci ve ikincil koruma sahipleri, YUKK m.34 çerçevesinde yabancı eşleri ile kendilerinin veya eşlerinin ergin olmayan ya da bağımlı yabancı çocukları için aile ikamet izninde destekleyici olabilir. Destekleyicide aranan bazı şartların uygulanmamasına ilişkin YUKK m.35/4 değerlendirmesi yapılabilir.
Şartlı mülteci, aile ikamet izninde destekleyici sayılan kişiler arasında açıkça gösterilmemiştir. Bununla birlikte somut olayda aile hayatı, çocuğun üstün yararı, insanî ikamet izni, başka ikamet türleri ve Anayasa m.20/AİHS m.8 güvenceleri birlikte incelenmelidir.
Seyahat ve il değişikliği
Mülteciye Cenevre Sözleşmesi çerçevesinde seyahat belgesi; şartlı mülteci ve ikincil koruma sahiplerine ise Pasaport Kanunu m.18 kapsamında yabancılara mahsus damgalı pasaport değerlendirmesi yapılabilir.
Kayıtlı il dışına izinsiz çıkmak veya ikamet ili değişikliği usulüne uymamak yükümlülük ihlali doğurabilir. Aile birliği, sağlık, eğitim, çalışma veya güvenlik gerekçesiyle il değişikliği isteniyorsa talep yazılı belgelerle sunulmalıdır.
Başvuru ve statü sahiplerinin yükümlülükleri nelerdir?
Başvuru ve statü sahipleri;
- Çalışma durumundaki değişiklikleri otuz gün içinde,
- Gelir, taşınır ve taşınmaz mal bilgilerini otuz gün içinde,
- Adres, kimlik ve medeni hâl değişikliklerini yirmi iş günü içinde,
- İdarenin mevzuata uygun davet ve bildirimlerini,
- İmza, belirli il veya adreste ikamet yükümlülüklerini,
- Doğru bilgi verme ve iş birliği yapma yükümlülüğünü
yerine getirmelidir.
Yükümlülüklere uymayanlar veya haklarında olumsuz karar verilenler bakımından eğitim ve temel sağlık hakları hariç diğer haklardan yararlanma yönünden sınırlama getirilebilir. Kanun bu sonucu bütün sosyal, idarî ve ekonomik hakların otomatik ve kesin olarak “tamamen durması” şeklinde düzenlememektedir. Sınırlamanın dayanağı, kapsamı, süresi, ölçülülüğü ve özel ihtiyaçlar somut olayda denetlenmelidir.
Uluslararası koruma statüsü ne zaman sona erer veya iptal edilir?
Statünün sona ermesi
Statünün sona ermesi; kişinin korumaya artık ihtiyaç duymadığı veya koruma bağının hukukî olarak değiştiği durumlara ilişkindir. Örneğin;
- Vatandaşı olduğu ülkenin korumasından yeniden gönüllü yararlanma,
- Kaybettiği vatandaşlığı gönüllü yeniden kazanma,
- Yeni vatandaşlık kazanıp bu ülkenin korumasından yararlanma,
- Terk ettiği ülkeye gönüllü yeniden yerleşme,
- Statüyü doğuran şartların ortadan kalkması
gündeme gelebilir.
Koşulların değiştiği iddiası yalnız geçici veya yüzeysel iyileşmeye dayanmamalı; değişikliğin önemli, kalıcı ve kişinin riskini gerçekten ortadan kaldıran nitelikte olup olmadığı incelenmelidir.
Statünün iptali
Statünün iptali;
- Sahte belge kullanılması,
- Yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi,
- Kararı etkileyen olgunun gizlenmesi,
- Hariçte bırakma nedeninin statüden sonra anlaşılması
gibi durumlarda gündeme gelebilir.
Sona erme ve iptal aynı şey değildir. Her iki işlem de kişiye özgü, gerekçeli ve yargı denetimine açık olmalıdır. Statünün sona ermesi veya iptali, kişinin YUKK’un başka hükümleri uyarınca Türkiye’de kalma hakkı bulunup bulunmadığının ve geri göndermeme güvencesinin ayrıca incelenmesini gerektirir.
Sınır dışı etme kararı hangi hâllerde alınabilir?
YUKK m.54’te sınır dışı etme sebepleri sayılmıştır. Başlıca sebepler;
- Terör veya çıkar amaçlı suç örgütleriyle bağlantı,
- Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit,
- Giriş, vize veya ikamet işlemlerinde sahte belge veya gerçek dışı bilgi,
- Meşru olmayan geçim,
- Vize veya ikamet süresi ihlali,
- Çalışma izni olmadan çalışma,
- Yasal giriş-çıkış hükümlerini ihlal,
- Giriş yasağına rağmen ülkeye gelme,
- Uluslararası koruma başvurusunun veya statünün olumsuz sonuçlanmasından sonra başka kalış hakkı bulunmaması
olarak özetlenebilir.
Uluslararası koruma başvurusu reddedilen herkes aynı gün otomatik olarak sınır dışı edilmez. Olumsuz kararın kesinleşme durumu, Türkiye’de başka bir kalış hakkının bulunup bulunmadığı, YUKK m.55 istisnaları ve geri göndermeme yasağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kimler hakkında sınır dışı kararı alınamaz?
YUKK m.55 uyarınca, m.54 kapsamına girse dahi;
- Gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele riski hakkında ciddi emare bulunan,
- Ciddi sağlık sorunu, yaşı veya hamileliği nedeniyle seyahati riskli olan,
- Hayatî hastalığının tedavisi sürerken gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayan,
- Mağdur destek sürecinden yararlanan insan ticareti mağduru,
- Tedavisi tamamlanıncaya kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağduru
kişiler hakkında sınır dışı kararı alınamaz.
Değerlendirme her kişi için ayrı yapılmalıdır. Ailede bir kişinin sağlık veya şiddet mağduriyeti, diğer aile üyelerinin durumu ve aile birliği bakımından da ölçülülük incelemesini gerektirebilir.
Sınır dışı kararına karşı dava nasıl açılır?
7533 sayılı Kanunla değiştirilen güncel YUKK m.53/3 uyarınca;
- Dava süresi kararın tebliğinden itibaren yedi gündür.
- Dava idare mahkemesinde açılır.
- Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı kararını veren makama da başvurusunu bildirmelidir.
- Savunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
- Duruşma yapılıp yapılmaması mahkemenin takdirindedir.
- Başvuru, dosyanın tekemmülünden veya gerekli ara karar/duruşmanın tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır.
- İdare mahkemesinin kararı kesindir; Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu yoktur.
- Yabancının rızası saklı kalmak üzere, dava açma süresinde ve dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemi kanun gereği uygulanamaz.
Bu koruma klasik İYUK m.27 yürütmenin durdurulması kararı değildir. YUKK’un doğrudan kanundan doğan özel durdurucu etkisidir. Buna rağmen dava açıldığının kararı veren valiliğe/İl Göç İdaresine derhâl ve ispatlanabilir biçimde bildirilmesi gerekir.
Dava süresinin hesabı için tebligat ve yedi günlük dava süresi, sınır dışı kararının genel çerçevesi için Sınır Dışı Edilme (Deport) Kararı yazımıza bakılabilir.
Türkiye’yi terke davet nedir?
Sınır dışı kararı verilen kişiye, kararda belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi kendiliğinden terk etmesi için on beş günden az ve otuz günden fazla olmamak üzere süre tanınabilir. Kaçma-kaybolma riski, yasal giriş/çıkış ihlali, sahte belge, asılsız belgeyle ikamet girişimi veya kamu düzeni-kamu güvenliği-kamu sağlığı tehdidi gibi hâllerde bu süre verilmeyebilir.
Terke davet ile sınır dışı kararına karşı dava hakkı farklıdır. Kişiye çıkış süresi verilmesi, yedi günlük dava süresini kendiliğinden uzatmaz.
İdarî gözetim nedir ve GGM’den çıkış nasıl istenir?
Sınır dışı etmek üzere idarî gözetim, hakkında sınır dışı kararı bulunan ve YUKK m.57’deki risklerden biri tespit edilen yabancının geri gönderme merkezinde tutulmasıdır. Başlıca ölçütler kaçma-kaybolma riski, giriş-çıkış ihlali, sahte belge, tanınan çıkış süresinde çıkmama ve kamu düzeni-kamu güvenliği-kamu sağlığı tehdididir.
Yakınları merkezde bulunan kişiler için Geri Gönderme Merkezinde Yakınım Var yazımıza bakılabilir.
İdarî gözetim ne kadar sürer?
Geri gönderme merkezindeki süre kural olarak altı ayı geçemez. Yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ve belgeleri vermemesi nedeniyle sınır dışı işlemi tamamlanamıyorsa en fazla altı ay daha uzatılabilir.
Valilik, idarî gözetimin devamında zorunluluk bulunup bulunmadığını her ay düzenli değerlendirir; gerekirse otuz günü beklemeden gözetime son vermelidir.
Sulh ceza hâkimliğine nasıl başvurulur?
Yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı;
- İlk idarî gözetim kararına,
- Süre uzatımına,
- Aylık değerlendirme sonucuna,
- Koşullar değiştiğinde yeniden
sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvuru gözetimi kendiliğinden durdurmaz. Hâkimlik incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Koşulların değiştiği veya ortadan kalktığı iddiasıyla yeniden başvuru yapılabilir.
Avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayan kişi, talebi hâlinde Avukatlık Kanunu çerçevesinde hukukî yardım isteyebilir.
İtiraz dilekçesinin kurulması için idari gözetim kararına itiraz yazımız ayrıca incelenebilir.
Uluslararası koruma başvuru sahibinin idarî gözetimi farklı mıdır?
Bir kişinin yalnız uluslararası koruma başvurusunda bulunması idarî gözetim nedeni değildir. YUKK m.68’de başvuru sahipleri bakımından sınırlı nedenlere dayanan ayrı idarî gözetim rejimi vardır ve süre otuz günü geçemez. Kimlik veya vatandaşlık bilgisindeki ciddi şüphe, ülkeye giriş koşullarının tespiti, başvurunun dayanaklarının idarî gözetim olmaksızın belirlenememesi veya kamu düzeni-kamu güvenliği açısından ciddi tehlike gibi sebeplerin somutlaştırılması gerekir.
İdarî gözetime alternatif yükümlülükler nelerdir?
YUKK m.57/A kapsamında;
- Belirli adreste ikamet,
- Bildirimde bulunma,
- Aile temelli geri dönüş,
- Geri dönüş danışmanlığı,
- Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük,
- Teminat,
- Elektronik izleme
gibi alternatifler uygulanabilir. Alternatif yükümlülüklerin süresi yirmi dört ayı geçemez. Tedbirin kişiye uygunluğu, aile bağları, sabit adres, sağlık, çocukların durumu ve kaçma riskini azaltan diğer belgelerle açıklanmalıdır.
Gönüllü geri dönüş formu imzalanırsa ne olur?
Gönüllü geri dönüş, kişinin açık, güncel ve bilgilendirilmiş iradesine dayanmalıdır. Baskı, yanlış bilgi, tercüme eksikliği, avukata erişememe veya imzalanan belgenin içeriğini bilmeme hâlinde gerçek bir gönüllülükten söz edilemez. Bu konuda Gönüllü Geri Dönüş Formu: Geçerli Rıza, İtiraz ve V-87 Kaydı başlıklı yazı da yol gösterici olabilir.
İncelemede özellikle;
- Formun hangi dilde açıklandığı,
- Tercümanın kimliği ve imzası,
- Avukat veya bağımsız gözlemciye erişim,
- Formun bir örneğinin kişiye verilip verilmediği,
- İmza ile sınır dışı işlemi arasındaki süre,
- Geri dönüş ülkesindeki riskin kişiye özgü değerlendirilip değerlendirilmediği,
- Kişinin vazgeçme veya düşünme imkânı bulunup bulunmadığı
araştırılmalıdır.
AİHM’in Akkad/Türkiye kararı, önceden basılmış gönüllü geri dönüş formundaki imzanın tek başına bilinçli ve özgür feragat kanıtı sayılamayacağını; özellikle avukat, tercüman ve bağımsız usul güvenceleri işletilmeden yapılan hızlı geri göndermenin AİHS m.3, m.13 ve m.5 bakımından ağır sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.
AYM’ye bireysel başvuru sınır dışını otomatik durdurur mu?
Hayır. AYM bireysel başvurusu, başvurunun yapılmasıyla her olayda kendiliğinden durdurucu sonuç doğurmaz. İç hukuk yollarının tüketilmesinden ve nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuz günlük süre içinde başvuru yapılmalıdır.
Sınır dışı işleminin uygulanması hâlinde yaşam veya maddî-manevî bütünlük bakımından ciddi ve telafisi imkânsız tehlike varsa AYM İçtüzüğü m.73 uyarınca geçici tedbir istenebilir. Tedbir;
- Olağan bir kanun yolu değildir,
- Her başvuruda verilmez,
- Riskin güncel, kişisel, ciddi ve belgeli biçimde gösterilmesini gerektirir,
- AYM’nin ayrıca karar vermesiyle sonuç doğurur.
YUKK m.53 kapsamındaki idare mahkemesi kararının kesin olması, AYM başvurusunda tüketilmesi gereken olağan yolun çoğu durumda idare mahkemesi kararıyla tamamlanacağı anlamına gelir. Ancak başvurunun somut usul geçmişi ayrıca incelenmelidir.
AİHM İçtüzüğü m.39 tedbiri ne zaman gündeme gelir?
AİHM geçici tedbiri, yaşam veya kötü muamele bakımından yakın ve geri döndürülemez tehlike bulunan istisnaî dosyalarda gündeme gelir. AYM tedbirinin alternatifi olarak olağan biçimde kullanılan ikinci bir temyiz yolu değildir.
Başvuruda;
- İç hukuk yollarının tüketilme durumu,
- Sınır dışı işleminin uygulanacağı yakın tarih,
- Gönderilecek ülke ve güzergâh,
- Kişisel risk belgeleri,
- Ulusal makamların kararları,
- AYM’ye yapılan başvuru ve sonucu
tam ve doğru biçimde açıklanmalıdır.
Doğrulanmış yargı kararları hangi ilkeleri göstermektedir?
AİHM, Jabari/Türkiye, B. No. 40035/98, 11.07.2000
Mahkeme, sığınma iddiasının yalnız katı usul süresi nedeniyle etkili biçimde incelenmemesi ve sınır dışı işlemine karşı durdurucu etkili hukuk yolu bulunmaması bağlamında AİHS m.3 ve m.13 ihlallerini değerlendirmiştir.
Güncel etkisi: Başvurudaki gecikme önemini korusa da koruma iddiası sırf şekli süre nedeniyle gerçek risk incelenmeden reddedilemez.
Kararın kanıtlamadığı: Her gecikmenin mazeretli olduğu veya her başvurucunun statüye hak kazandığı sonucunu kurmaz.
AİHM, Abdolkhani ve Karimnia/Türkiye, B. No. 30471/08, 22.09.2009
Karar; kötü muamele riski bulunan ülkeye gönderme, etkili başvuru eksikliği ve göç bağlamındaki özgürlükten yoksun bırakmanın hukukî güvenceleri bakımından temel niteliktedir.
Güncel etkisi: Risk iddiasının bağımsız, güncel ve kişiye özgü incelenmesi; idarî gözetimin açık hukukî dayanak ve yargısal denetime sahip olması gerekir.
Kararın kanıtlamadığı: Bir önceki UNHCR değerlendirmesinin Türk makamlarını her dosyada otomatik olarak bağladığını göstermez.
AYM, Abdulkadir Yapuquan [GK], B. No. 2016/35009, 02.05.2019
Karar, idarî gözetimin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı bakımından kanunî dayanak, bildirim ve etkili yargısal denetim gereklerini açıklar.
Güncel etkisi: Fiilî tutulma, adı ne olursa olsun, kişinin serbestçe ayrılmasının engellendiği durumda Anayasa m.19 denetimine tabidir.
AYM, Y.T. [GK], B. No. 2016/22418, 30.05.2019
Karar, kötü muamele riski bulunan ülkeye sınır dışı etme işlemi karşısında etkili başvuru yolunun yalnız teorik değil, sınır dışı işlemini inceleme tamamlanıncaya kadar durdurabilecek nitelikte olması gerektiğini ortaya koymuştur.
Güncel etkisi: Karar sonrasındaki kanun değişiklikleriyle YUKK m.53’te dava açma süresi ve dava devam ederken sınır dışı etmeme güvencesi özel olarak düzenlenmiştir.
AİHM, G.B. ve Diğerleri/Türkiye, B. No. 4633/15, 17.10.2019
Karar, anne ve küçük çocukların göçmen gözetiminde tutulma koşulları ile çocuklara özgü kırılganlığın gözetilmesi zorunluluğunu inceler.
Güncel etkisi: Çocukların üstün yararı ve gözetimin son çare olması ilkeleri, alternatif tedbir değerlendirmesinde merkezî önem taşır.
AİHM, Akkad/Türkiye, B. No. 1557/19, 21.06.2022
Mahkeme, geçerli kalış ve geçici koruma kaydı bulunan kişinin “gönüllü dönüş” görünümü altında Suriye’ye gönderilmesini; gerçek irade, kötü muamele riski, etkili başvuru ve özgürlük güvenceleri bakımından incelemiş ve ihlaller tespit etmiştir.
Güncel etkisi: Hazır form ve imza tek başına feragati ispatlamaz; bilinçli, özgür ve tereddütsüz irade ile usul güvenceleri aranır.
AİHM, J.A. ve A.A./Türkiye, B. No. 80206/17, 06.02.2024
Karar, çocuklu Iraklı bir ailenin sınır dışı edilme tehdidinde yaşam ve kötü muamele riskinin ulusal makamlarca etkili ve kişiye özgü incelenmesi gereğini ele alır.
Güncel etkisi: Genel ülke değerlendirmesi, aile üyelerinin ayrı kırılganlıkları ve çocukların durumu tartışılmadan yeterli değildir.
İçtihat uyarısı: “G.H.H. ve Diğerleri/Türkiye, B. No. 43258/98, 11.07.2000” kararı, Türkiye’de etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini gösteren genel bir emsal olarak kullanılmamalıdır. AİHM bu dosyada AİHS m.13 yönünden ihlal bulmamıştır. Kararlar yalnız gerçek sonuç ve somut kapsamlarıyla kullanılmalıdır.
Hassas durumlarda hangi özel güvenceler uygulanır?
Refakatsiz çocuklar
Refakatsiz çocuk dosyasında çocuğun üstün yararı temel ilkedir. Yaş tespiti, güvenli barınma, temsil, eğitim, sağlık ve aile araştırması işlemleri çocuk dostu yürütülmelidir. Yaş konusunda şüphe varsa sırf fiziksel görünüşe dayanılmamalı; multidisipliner ve çocuğun yararını gözeten yöntem kullanılmalıdır.
İşkence ve travma mağdurları
Travma; tarihleri karıştırma, olayları parça parça anlatma, göz teması kuramama veya gecikmiş açıklama gibi sonuçlar doğurabilir. Mülakat yöntemi ve güvenilirlik değerlendirmesi buna göre uyarlanmalı; gerektiğinde uzman sağlık veya psikolojik değerlendirme alınmalıdır.
Kadınlar, LGBTİ+ kişiler ve toplumsal grup zulmü
Özel hayatın mahremiyetine saygı, güvenli tercüme ve aynı cinsiyetten görüşmeci talebi önemlidir. Başvurucudan onur kırıcı, stereotiplere dayanan veya mahremiyetini gereksiz biçimde ihlal eden “kanıtlar” beklenmemelidir. Değerlendirme, ülke koşulları ve kişinin bireysel yaşantısı üzerinden yapılmalıdır.
Ağır hastalık ve engellilik
Tedavinin varlığı tek başına statü şartı değildir; ancak geri dönüşte tedaviye fiilî erişim, hayati risk, seyahatin güvenliği, bakım veren aile üyesi ve YUKK m.55 güvenceleri birlikte incelenebilir.
Hak kaybını önleyen adım adım yol haritası
İlk başvuru öncesi
- Kimlik, aile ve risk belgelerini sınıflandırın.
- Olayları tarih sırasıyla yazın; emin olunmayan tarihi kesinmiş gibi göstermeyin.
- Sağlık, engellilik, şiddet veya insan ticareti durumunu ilk kayıtta bildirin.
- Sahte veya değiştirilmiş belge kullanmayın.
Kayıt sırasında
- Tercümanı anlamıyorsanız hemen bildirin.
- Formdaki isim, tarih, aile ve olay bilgilerini kontrol edin.
- Yanlış veya eksik kayda itiraz edin ve nüsha isteyin.
- Adres ve imza yükümlülüğünün yerini, gününü ve süresini yazılı alın.
Mülakat öncesi
- Kayıt anlatımıyla mülakat anlatımındaki farklılıkları açıklayın.
- Güncel menşe ülke belgelerini hazırlayın.
- Yeni tehdit, soruşturma veya sağlık gelişmesini dosyaya sunun.
- Aynı cinsiyetten tercüman/görüşmeci ihtiyacını önceden bildirin.
Olumsuz karar sonrasında
- Tebliğ zarfı ve tebliğ belgesini saklayın.
- Kararın YUKK m.72, m.77, m.79 veya olağan ret olup olmadığını belirleyin.
- On, on beş, otuz veya yedi günlük özel sürelerden hangisinin uygulandığını tespit edin.
- Sınır dışı kararı ayrıca verilmişse ayrı dava gerekip gerekmediğini kontrol edin.
- Güncel risk ve dosyada incelenmeyen belgeleri dava dilekçesine ekleyin.
GGM’ye sevk hâlinde
- İdarî gözetim ve sınır dışı kararlarının örneklerini isteyin.
- Tercüman ve avukat talebini kayda geçirin.
- Sulh ceza hâkimliğine idarî gözetim itirazını gecikmeden yapın.
- Sabit adres, aile, sağlık ve alternatif tedbire uygunluk belgelerini sunun.
- İçeriğini anlamadığınız gönüllü geri dönüş belgesini imzalamayın.
İlgili yazılar: Refakatsiz Yabancı Çocuklar.
Sık yapılan hukukî ve pratik hatalar
| Hata | Muhtemel sonuç | Doğru yaklaşım |
|---|---|---|
| “UNHCR’ye başvurursam Türkiye başvurum tamamlanır” düşüncesi | Yetkili makama kayıt yapılmaması | Başvuru İl Göç İdaresine yapılmalıdır; UNHCR 10.09.2018’den beri Türkiye’de kayıt ve statü belirleme yapmamaktadır |
| Şartlı mülteci/ikincil koruma kimliğini bir yıllık sanmak | Yenileme ve hak planlamasında yanlışlık | Statü sahibi kimlikleri üç yıldır |
| Kamuya açık genel ülke raporunu kişisel bağlantı kurmadan sunmak | Riskin soyut görülmesi | Kişisel vakıa + güncel ülke verisi + bağlantı kurulmalıdır |
| Tebliğ belgesini almadan süre hesabı yapmak | Dava süresinin kaçırılması | Karar, tebliğ mazbatası ve dayanak madde birlikte incelenmelidir |
| Her ret kararında 30 gün bulunduğunu sanmak | 7 veya 15 günlük özel sürenin kaçırılması | Karar türü matrisi uygulanmalıdır |
| Sınır dışı davasında ayrıca istinaf bulunduğunu varsaymak | Kesin karar sonrası tedbir zamanının kaçırılması | Güncel YUKK m.53/3 uyarınca ilk derece kararı kesindir |
| İdarî gözetim itirazının sınır dışı davası olduğunu sanmak | Yanlış yargı merciine başvuru | Gözetim için sulh ceza; sınır dışı için idare mahkemesi |
| İmza yükümlülüğünü mazeretsiz aksatmak | Geri çekilmiş sayılma ve kalış hakkı riski | Mazeret derhâl yazılı ve belgeli sunulmalıdır |
| Gönüllü dönüş formunu tercümesiz imzalamak | Geri dönüş ve statü kaybı riski | İçerik, sonuç, tercüman ve hukukî yardım kontrol edilmelidir |
Güneş & Güneş Hukuk Bürosu bu dosyalarda hangi çalışmaları yürütür?
Uluslararası koruma ve sınır dışı dosyalarında hukukî çalışma, dosyanın şartlarına göre aşağıdaki işlemleri içerebilir:
- Koruma statüsü ve kalış rejiminin belirlenmesi,
- Başvuru anlatımı ile belge ve menşe ülke bilgilerinin hukukî analizi,
- Mülakat öncesi dosya incelemesi ve yazılı beyan hazırlanması,
- Olağan ret, kabul edilemezlik, hızlandırılmış değerlendirme, geri çekilmiş sayılma, sona erme ve iptal kararlarının denetimi,
- Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz,
- İdare mahkemesinde iptal davası,
- Sınır dışı kararına karşı yedi günlük sürede dava ve idareye bildirim,
- GGM idarî gözetimine karşı sulh ceza hâkimliği başvurusu,
- AYM bireysel başvurusu ve koşulları varsa geçici tedbir talebi,
- Gönüllü geri dönüş belgelerinin irade, tercüme ve usul yönünden incelenmesi,
- Aile birliği, sağlık, çalışma ve ikamet işlemlerinin eş zamanlı koordinasyonu,
- Yabancı ülkedeki hukukçular, aile üyeleri ve kurumlarla belge koordinasyonu.
Her dosyada uygulanacak yol; karar türü, tebliğ tarihi, kişinin bulunduğu yer, idarî gözetim durumu, menşe ülke riski ve mevcut belgeler üzerinden ayrı belirlenir. Sonuç garantisi verilemez.
Sık sorulan sorular
Uluslararası koruma başvurusu için avukat zorunlu mudur?
İlk başvuru bizzat yapılır ve avukat zorunlu değildir. Bununla birlikte karmaşık olay örgüsü, ağır delil sorunu, ret kararı, sınır dışı veya idarî gözetim varsa hukukî yardım önem kazanır.
Avukat benim yerime ilk uluslararası koruma başvurusunu yapabilir mi?
Kural olarak hayır. Başvuru kişinin kendisi tarafından yapılmalıdır. Sağlık nedeniyle bizzat başvurunun mümkün olmadığı sınırlı durumlarda idarenin başvuruyu kişinin bulunduğu yerde alması gündeme gelebilir.
Pasaportum yoksa başvurabilir miyim?
Evet. Pasaport yokluğu başvuruyu engellemez. Ancak kimlik ve güzergâh konusunda doğru bilgi verilmeli, eldeki gerçek belgeler sunulmalıdır.
Yasa dışı giriş yaptığım için cezalandırılır mıyım?
Makul sürede başvurup yasa dışı girişin geçerli nedenlerini açıklayanlar hakkında YUKK m.65/4 uyarınca cezaî işlem yapılmaz. Bu hüküm her türlü idarî sonucu otomatik kaldırmaz.
Başvuru yaptıktan sonra kimlik ne kadar süreli verilir?
Başvuru sahibi kimliği bir yıl süreli düzenlenir ve dosya sonuçlanmazsa birer yıllık yenilenir.
Şartlı mülteci ve ikincil koruma kimliği bir yıl mı geçerlidir?
Hayır. Güncel mevzuat ve resmî uygulamada mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statüsü sahibi kimlikleri üçer yıl süreli düzenlenir ve statü sürdükçe üçer yıllık yenilenir.
Başvurudan sonra başka bir ile gidebilir miyim?
Kayıtlı il, ikamet ve seyahat yükümlülükleri uygulanabilir. İl değişikliği veya seyahat öncesinde izin gerekip gerekmediği İl Göç İdaresinden teyit edilmelidir.
Uluslararası koruma başvurusu yaptıktan sonra yurt dışına çıkabilir miyim?
Başvuru sahibi kimliği pasaport veya seyahat belgesi değildir. Yurt dışına çıkış; geçerli seyahat belgesi, vize, kayıt ve dosyanın geri çekilmiş sayılması/sona ermesi riski bakımından önceden incelenmelidir. Plansız çıkış koruma dosyasını ve Türkiye’ye yeniden girişi etkileyebilir.
Başvuru sahibi çalışabilir mi?
Başvuru tarihinden altı ay sonra çalışma izni için başvurabilir. Kimlik belgesi tek başına çalışma izni değildir.
Mülteci veya ikincil koruma sahibi ayrıca çalışma izni alır mı?
Statü kimliği çalışma izni yerine geçer. Ancak yabancılara kapalı meslekler ve kanundaki sektör/coğrafya sınırlamaları saklıdır.
Genel sağlık sigortası süresiz midir?
Hayır. Başka güvencesi ve ödeme gücü olmayan başvuru/statü sahibi için kural olarak kayıt tarihinden itibaren bir yıldır. Özel ihtiyaç ve Bakanlık onayı istisnaları vardır.
Ret kararına karşı her zaman 30 gün içinde dava mı açılır?
Hayır. Olağan kararlarda 30 gün; kabul edilemez başvuru ve hızlandırılmış değerlendirmede 15 gün; sınır dışı kararında 7 gün söz konusu olabilir.
İmza yükümlülüğüne üç kez gitmezsem ne olur?
Geçerli mazeret olmaksızın tekrar eden ihlal başvurunun geri çekilmiş sayılmasına ve kalış hakkının ayrıca değerlendirilmesine yol açabilir. Hastalık veya zorlayıcı neden derhâl belgelenmelidir.
Sınır dışı davası açınca ayrıca yürütmenin durdurulması gerekir mi?
YUKK m.53/3, dava süresi ve dava devam ederken kanunî durdurucu etki sağlar. Bununla birlikte dava açıldığının kararı veren makama bildirilmesi gerekir. İYUK m.27 ile YUKK m.53 mekanizmaları birbirine karıştırılmamalıdır.
Sınır dışı davasında istinaf var mı?
Hayır. Güncel YUKK m.53/3 uyarınca idare mahkemesi kararı kesindir. Koşulları varsa AYM bireysel başvurusu değerlendirilir; bu başvuru kendiliğinden durdurucu değildir.
GGM’de tutulan kişi için hangi mahkemeye başvurulur?
İdarî gözetim için sulh ceza hâkimliğine, sınır dışı kararının iptali için idare mahkemesine başvurulur. Bunlar ayrı işlem ve ayrı yargı yollarıdır.
Gönüllü geri dönüş formunu imzaladım; artık hiçbir şey yapılamaz mı?
İmzanın gerçek, bilgilendirilmiş ve özgür iradeye dayanıp dayanmadığı incelenebilir. Baskı, tercüme eksikliği, avukata erişememe ve formun içeriğini bilmeme hâlleri hukukî denetime konu olabilir.
UNHCR uluslararası koruma statüsü verir mi?
UNHCR, 10 Eylül 2018’den beri Türkiye’de kayıt ve mülteci statüsü belirleme işlemi yapmamaktadır. Yetkili ulusal makam Göç İdaresi Başkanlığıdır. UNHCR koruma danışmanlığı ve sınırlı yönlendirme faaliyetlerini sürdürebilir.
Üçüncü ülkeye yerleştirme için doğrudan başvuru yapılabilir mi?
Yerleştirme kişisel bir hak veya normal başvuru yolu değildir. En kırılgan dosyalar Türk makamları ve UNHCR iş birliğiyle değerlendirilebilir; kabul kararını yerleştirme ülkesi verir.
Geçici koruma kimliği beş yıl sonra vatandaşlık hakkı verir mi?
Hayır. Geçici Koruma Kimlik Belgesi ikamet izni değildir ve bu kapsamda geçen süre genel yoldan vatandaşlık için ikamet izni süresi sayılmaz. İstisnaî vatandaşlık ise idarenin takdirindeki ayrı bir yoldur.
Sonuç
Türkiye’de uluslararası koruma dosyasının doğru yönetilmesi, yalnız kişinin “mülteci olup olmadığı” sorusundan ibaret değildir. Şu sorular birlikte cevaplanmalıdır:
- Başvuru bireysel uluslararası koruma mı, geçici koruma mı kapsamındadır?
- Zulüm veya ciddi zarar riski hangi statü tanımına uymaktadır?
- Kayıt, tercüme ve mülakat işlemleri usulüne uygun yürütülmüş müdür?
- İdare kişisel delilleri ve güncel menşe ülke bilgilerini incelemiş midir?
- Olumsuz karar hangi YUKK maddesine dayanmakta ve hangi süre uygulanmaktadır?
- Ayrı bir sınır dışı veya idarî gözetim kararı var mıdır?
- Aile birliği, çocuk, sağlık, şiddet veya başka özel ihtiyaçlar değerlendirilmiş midir?
- Geri gönderme riski, gönderilecek ülke ve güzergâh bakımından kişiye özgü incelenmiş midir?
Doğru hukukî strateji, uluslararası koruma dosyasını sınır dışı, idarî gözetim, ikamet, çalışma, aile ve Anayasa Mahkemesi süreçlerinden koparmadan; fakat her işlemi kendi görevli merciinde ve kendi süresi içinde yönetir.
Gizlilik ve hukukî bilgilendirme
Güneş & Güneş Hukuk Bürosu ile paylaşılan bilgi ve belgeler yalnız hukukî değerlendirme ve hizmet amacıyla kullanılır; avukatlık meslek sırrı, gizlilik yükümlülüğü ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat çerçevesinde korunur. Kimlik, sağlık, siyasî düşünce, din, etnik köken ve biyometrik veriler güvenli olmayan kanallardan paylaşılmamalıdır.
Bu rehber genel hukukî bilgilendirme amacı taşır. Kararın türü, tebliğ tarihi, kişinin statüsü, bulunduğu yer, menşe ülke, güncel riskler ve dosya belgeleri görülmeden somut olay hakkında hukukî görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
Resmî, yargısal ve akademik kaynaklar
Resmî mevzuat ve uygulama
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu – Göç İdaresi yönlendirmesi
- 7533 sayılı Kanun – YUKK m.53/3 değişikliği
- Göç İdaresi – Uluslararası Koruma Çeşitleri
- Göç İdaresi – Düzenlenecek Belgeler
- Göç İdaresi – Hak ve Yükümlülükler
- Göç İdaresi – Sınır Dışı Etme
- Göç İdaresi – İkamet İzni Çeşitleri
- Göç İdaresi – Geçici Koruma Mevzuatı
- UNHCR Türkiye – Koruma Sık Sorulan Sorular
- UNHCR Türkiye – Kayıt ve Statü Belirleme İşlemleri
Doğrulanmış yargı kararları
- AİHM, Jabari/Türkiye, B. No. 40035/98, 11.07.2000
- AİHM, Abdolkhani ve Karimnia/Türkiye, B. No. 30471/08, 22.09.2009
- AYM, Abdulkadir Yapuquan [GK], B. No. 2016/35009, 02.05.2019
- AYM, Y.T. [GK], B. No. 2016/22418, 30.05.2019
- AİHM, G.B. ve Diğerleri/Türkiye, B. No. 4633/15, 17.10.2019
- AİHM, Akkad/Türkiye, B. No. 1557/19, 21.06.2022
- AİHM, J.A. ve A.A./Türkiye, B. No. 80206/17, 06.02.2024
Akademik kaynaklar
- Neşe Baran Çelik, “Türk Hukukunda Uluslararası Koruma Başvurusunda Bulunan veya Uluslararası Korumadan Yararlanan Yabancıların Hak ve Yükümlülükleri”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 6, S. 3, 2016, s. 67-148. Çalışma, YUKK’un kurumsal ve hak-yükümlülük omurgası bakımından önemlidir; 2016 sonrasındaki mevzuat ve uygulama değişiklikleri için güncel kaynaklarla birlikte kullanılmalıdır.
- Gülce Gümüşlü Tunçağıl ve Bilge Tanrıbilir, “YUKK Kapsamında İdarî Makamların Uluslararası Koruma ve Geçici Koruma Hakkında Verebilecekleri Kararlar ve Bu Kararlara Karşı Başvuru Yolları”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 15, S. 2, 2025, s. 53-97.
- Lale Burcu Önüt, “İdarî Usul ve İdarî Yargı Kararları Işığında Uluslararası Koruma Statüsü Başvuruları”, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 14, S. 2, 2025, s. 635–661. Başvurunun idarî usul ve yargısal denetim boyutunu inceleyen güncel akademik çalışma.