Adli para cezasından çevrilen hapis, kural olarak, birden fazla süreli hapis cezası için hesaplanan 28 yıllık koşullu salıverilme süresinin içinde erimez. Ancak bunun sonucu, her hükümlünün otomatik olarak 28 yıla ek beş yıl cezaevinde kalması değildir. Önce para cezasının ödeme, kamuya yararlı çalışma veya ceza infaz kurumunda yerine getirilme aşamalarından hangisinde bulunduğu belirlenir. Kurumda infaz aşamasına gelmeyen çevrilmiş hapis toplama kararına alınamaz; bu aşamaya geldiğinde ise kendine özgü rejimi korunur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22 Mayıs 2026 tarihli kararı, hem bu aşama ayrımını hem de müddetnamenin buna göre düzenlenmesini açıklamaktadır. [1]
28 yıllık sınır, bütün cezaları sona erdiren genel bir tahliye kuralı değildir
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/3-e maddesinde, birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin en fazla 28 yıl olduğu düzenlenir. Bu sınır, hükmedilen bütün cezaların 28 yıla indirildiği veya bu sürenin sonunda bütün infaz ilişkilerinin sona erdiği anlamına gelmez. Koşullu salıverilme için gereken süre ile cezanın tamamı ve hak ederek tahliye tarihi farklıdır. [1]
Her cezanın tabi olduğu oran ayrı belirlenmelidir
Birden fazla ilamda farklı infaz oranları söz konusu olabilir. Önce suçun niteliği, tarihi, kesinleşmiş hüküm, tekerrür durumu ve uygulanabilir özel hükümler değerlendirilerek her ceza için koşullu salıverilme hesabı yapılır. Ardından, 107/3-e’nin uygulanabildiği ceza grubu bakımından bulunan süreler toplamı 28 yıllık üst sınırla karşılaştırılır. Toplam daha azsa yalnız birden fazla ceza bulunduğu için 28 yıl infaz edilmez; daha fazlaysa ilgili üst sınır dikkate alınır. [1]
Örneğin varsayımsal olarak, aynı genel üst sınıra tabi iki cezanın koşullu salıverilme için gereken süreleri 10 ve 12 yıl ise toplam 22 yıldır. Bu süreler 18 ve 14 yıl ise toplam 32 yıl yerine 28 yıllık sınır değerlendirilir. Örnek; mahsup, özel infaz rejimi, denetimli serbestliğe ayrılma veya somut tahliye tarihi hesabı değildir. Yalnız üst sınırın hangi toplam üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. [1]
İyi hâl ve özel infaz hükümleri gözden kaçırılmamalıdır
Koşullu salıverilme yalnız aritmetik işlem değildir; iyi hâl ve diğer kanuni koşullar da aranır. Ayrıca 28 yıl, müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezaların veya farklı özel infaz rejimlerinin tamamına uygulanabilecek ortak bir tavan değildir. Örgüt, terör, tekerrür, yaş ve özel geçiş hükümleri bulunan dosyalar kendi düzenlemeleriyle incelenmelidir. Bu yazının odağı, 107/3-e kapsamında hesaplanan süre ile adli para cezasından çevrilen hapsin ilişkisidir; bütün suçlar için tek bir yatar hesaplama tablosu değildir. [1]
İçtima, cezaların bağımsızlığını ve infaz rejimini ortadan kaldırmaz
İnfazda içtima, kesinleşmiş farklı cezaların koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesi için toplama kararına bağlanmasıdır. Suçların içtimaı veya yargılama sırasında dosyaların birleştirilmesiyle karıştırılmamalıdır. 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre her ceza diğerinden bağımsızdır ve varlığını ayrı korur. Toplama kararı, farklı cezaları bütün hukuki sonuçları aynı olan yeni bir cezaya dönüştürmez. [1]
7242 sayılı Kanunla m.99’a eklenen hüküm, adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezalarının da toplama kararına alınmasını öngörür. Bu nedenle iki uç değerlendirme de yanlıştır: Bu cezalar ne hiçbir zaman toplanamaz ne de hapse çevirme kararı verilir verilmez koşulsuz olarak toplama kararına alınır. Belirleyici şart, kurumda infaz edilme aşamasına gelinmesidir. [1] [2]
Bu ayrım, toplama yasağının kapsamını da belirler: “Her iki tür ceza içtima edilemez” ifadesi, yalnız para cezasından çevrilen hapsin henüz kamuya yararlı çalışma aşamasında bulunduğu durum için geçerlidir. Kurumda infaz aşamasına gelmiş ceza bakımından ise kanunun açık toplama hükmü uygulanır; buna rağmen koşullu salıverilme yasağı ve özel süre sınırları korunur. [1] [2]
Adli para cezasının ödenmemesi, genel rejimde doğrudan cezaevine gönderilme demek değildir
Hapse çevirme ile kurumda infaz aşaması birbirinden ayrılır
5275 sayılı Kanun m.106/3 uyarınca, usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine rağmen ödeme yapılmazsa Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapse çevrilir ve kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilir. Yalnız ödenmeyen kısım esas alınacağından önceki ödemeler, taksitler ve bakiye borç doğru belirlenmelidir. Genel usulde bu kararın varlığı, kalan bütün günlerin hemen cezaevinde geçirileceği anlamına gelmez. [1] [3]
İki saat çalışma bir gün karşılığıdır. Günlük çalışma süresi, denetimli serbestlik müdürlüğünce en az iki, en fazla sekiz saat olacak şekilde belirlenir. Çalışma programına, uyarı ve önerilere uyulmaması hâlinde çalışılan süreye karşılık gelen günler mahsup edilir; kalan kısım açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Çalışma saatleri ile takvim günleri özdeş kabul edilmemeli, gerçekleşen çalışma kayıtları esas alınmalıdır. [1] [3]
Çağrı ve çalışma programı gerçek infaz dosyası üzerinden incelenmelidir
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.41/7, ilgili savcılık çağrısında on gün içinde başvurulmasını ve başvurulmamasının sonuçlarının bildirilmesini düzenler. Savcılığa başvuru ile dosyanın müdürlüğe gönderilmesinden sonraki tebligat işlemleri aynı aşama değildir. Tebligat, başvuru kaydı, mazeret ve varsa ihlal işlemi görülmeden “kamu hizmeti yapılmadı, artık hapis çekilecek” sonucuna varılmamalıdır. [4]
Hükümlünün başka ceza nedeniyle kurumda olması, dışarıda yerine getirilecek çalışma programına fiilen katılamamasıyla ilgilidir. Bu durumun kendiliğinden programa uymama sayılması yerine, yönetmelikteki bekletme hükmü uygulanmalıdır. Buna karşılık usulüne uygun süreç sonunda gerçekten kurumda infaz aşamasına gelmiş bir cezanın, hâlâ yalnız çalışma aşamasındaymış gibi gösterilmesi de doğru değildir. [1] [4]
Hâlen cezaevinde olan hükümlünün kamuya yararlı çalışma dosyası bekletilir
Yönetmelik m.41/7’ye göre, adli para cezasını ödememesi nedeniyle hakkında kamuya yararlı çalışma kararı bulunan kişinin ceza infaz kurumunda olması durumunda, yaptırım salıverilmesinden sonra infaz edilmek üzere ilgili Cumhuriyet başsavcılığının ilamat bürosunda bekletilir. Hükümlünün içeride bulunduğu yıllar, bekleyen çalışma yükümlülüğünü kendiliğinden tamamlamaz. [1] [4]
Yargıtay’ın 22 Mayıs 2026 tarihli kararındaki olayda da 2.520 günlük çevrilmiş hapis, kamuya yararlı çalışma aşamasındadır. Daire, doğrudan verilen hapis cezaları nedeniyle kurumda bulunan hükümlünün bu yaptırımının, koşullu salıverilmesinden sonra uygulanabileceğini belirtmiştir. Dolayısıyla incelemede önce, başka cezadan kurumda bulunmak ile bu para cezası nedeniyle kurumda infaz aşamasına gelmek birbirinden ayrılmıştır. [1]
| Adli para cezasının bulunduğu aşama | Toplama yönünden sonuç | 28 yıllık sınırla ilişkisi |
|---|---|---|
| Ödeme süreci devam ediyor | Henüz çevrilmiş ve kurumda infaz aşamasına gelmiş hapis yoktur | Borç kendiliğinden ortadan kalkmaz |
| Kamuya yararlı çalışma aşamasında; hükümlü başka cezadan kurumda | Bu aşamadaki çevrilmiş hapis toplama kararına alınmaz; dosya bekletilir | Doğrudan hapis cezaları içinde erimez |
| Kanuni süreç sonunda açık kurumda infaz aşamasına gelmiş | M.99 koşullarıyla toplama kararına alınır | Kendine özgü infaz rejimi ve m.106/7 sınırları korunur |
| Bakiye usulüne uygun ödenmiş veya yaptırım tamamlanmış | Güncel infaz kaydı esas alınır | Yerine getirilmiş kısmın yeniden infazı söz konusu olmaz |
Tablo genel rejimi göstermektedir. Çek Kanunu gibi kamuya yararlı çalışmayı dışlayan özel hükümler ile eski tarihli suçlara ilişkin istisnalar aşağıda ayrıca açıklanmıştır. [1] [3] [8]
Yargıtay’ın 22 Mayıs 2026 tarihli kararı hangi ayrımları açıklamıştır?
Uyuşmazlık, 2.520 günlük çevrilmiş hapsin 28 yıl içinde eritilmesidir
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.05.2026 tarihli, E.2024/1070, K.2026/4225 sayılı kararı, nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetleri nedeniyle düzenlenen toplama kararı ve müddetnameye ilişkindir. İzmir 1. İnfaz Hâkimliğinin 2 Ocak 2023 tarihli toplama kararına, doğrudan hapis cezaları yanında adli para cezasından çevrilen 2.520 gün de alınmıştır. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 10 Ocak 2023 tarihli müddetnamesinde koşullu salıverilme 28 yıllık sınır üzerinden hesaplanmıştır. [1]
Hükümlünün hesaplamaya yönelik başvurusu Balıkesir İnfaz Hâkimliğince; bu karara itirazı ise Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiştir. Uyuşmazlık, Adalet Bakanlığının istemi üzerine CMK m.309 kapsamındaki kanun yararına bozma yoluyla Yargıtaya taşınmıştır. Bu karar olağan temyiz kararı veya içtihadı birleştirme kararı değildir. [1]
Daire, hem yanlış toplama aşamasını hem yanlış süre hesabını ayırmıştır
Kararın gerekçesi iki basamaklıdır. İlk basamakta, henüz kamuya yararlı çalışma aşamasında bulunan çevrilmiş hapsin toplama kararına alınması uygun bulunmamıştır. İkinci basamakta, ileride kurumda infaz aşamasına gelmesi durumunda bu hapsin doğrudan hapis cezaları için hesaplanan üst sınırın içinde eritilemeyeceği açıklanmıştır. [1]
Dairenin ifadesiyle çevrilmiş hapis cezalarının:
“üst sınırlar içinde eritilmeyip, şartla tahliye süresine eklenmesi suretiyle infaz edilmesi” gerekir. [1: II/8]
Bu değerlendirme, m.106/9’daki koşullu salıverilme yasağına dayanmaktadır. Toplama kararında yer almak, koşullu salıverilmeye tabi olmayan kısmı bu haktan yararlanır hâle getirmez. Buna karşılık henüz kurumda infaz aşamasına gelmemiş bir yaptırım da mevcut ve kesin ek cezaevi süresi gibi gösterilemez. [1]
Karar, somut müddetnamenin doğru açıklamalarla yeniden düzenlenmesini gerektirir
Yargıtay; doğrudan hapis cezaları için 28 yıllık sürenin esas alınmasını, para cezasından çevrilen 2.520 günün henüz kurumda infaz aşamasında olmadığının müddetnamede gösterilmesini istemiştir. Bu cezanın ileride kurumda infaz aşamasına gelmesi hâlinde ise 28 yıl içinde eritilmeyerek, birden fazla hükümden kaynaklandığı için beş yılı geçmeyecek şekilde ve koşullu salıverilme hesabı yapılmaksızın infaz edileceği açıklanmalıdır. [1: II/10]
Sonuçta Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2023 tarihli, 2023/1036 Değişik İş sayılı kararı oybirliğiyle kanun yararına bozulmuştur. Bu sonuç, her benzer dosyada kendiliğinden yeni müddetname oluştuğu veya her hükümlüye doğrudan beş yıl eklendiği anlamına gelmez. İlamların ve para cezasının güncel aşamasının yetkili merci tarafından değerlendirilmesi gerekir. [1]
“28 yıl artı beş yıl” her dosyada otomatik sonuç değildir
M.106/7’ye göre bir adli para cezası yerine çektirilecek hapis üç yılı; birden fazla hükümle adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde toplam süre beş yılı geçemez. Bunlar, her dosyada mutlaka uygulanacak sabit ceza miktarları değil azami kurumsal hapis sınırlarıdır. Daha az bakiye, yapılmış ödeme veya tamamlanmış çalışma varsa bunlar yok sayılarak üç ya da beş yıl çektirilemez. [1]
Birinci varsayımsal örnek: Doğrudan hapis cezaları için 28 yıllık sınır uygulanan kişinin para cezası dosyası kamuya yararlı çalışma aşamasındadır. Salıverilmesinden sonra programı usulüne uygun tamamlar veya kalan parayı öderse, sırf çevrilmiş hapis kaydı bulunduğu için ayrıca beş yıl kurumda kalması gerekmez. [1] [3]
İkinci varsayımsal örnek: Tek hükümden kaynaklanan, başka ödeme veya mahsup bulunmayan 200 günlük çevrilmiş hapis kurumda infaz aşamasına gelmiştir. Kural olarak bu 200 gün koşullu salıverilme oranıyla azaltılmaz ve 28 yılın içinde eritilmez. Üç yıllık azami sınırın varlığı, 200 günün üç yıla yükseltilmesine yol açmaz. [1]
Üçüncü örnek, karardaki sayıdan hareketle: Birden fazla hükümden kaynaklanan 2.520 günlük çevrilmiş hapsin tümü kurumda infaz aşamasına gelirse, m.106/7’deki beş yıllık sınır uygulanır. Kararda aktarılan kanun yararına bozma isteminde beş yılın gün karşılığı 1.825 gün olarak gösterilmiştir. Bu rakamlar kişiye özgü tahliye tarihi değildir; mahsup, çalışma, ödeme ve infaz sırası ayrıca belirlenmelidir. [1]
Beş yıllık hapis sınırının uygulanması, para cezasının geri kalanının mutlaka silindiği anlamına da gelmez. M.106/11, hapis veya çalışma süresinin para cezasını bütünüyle sona erdirmediği durumda bakiye tutarın 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsilini öngörür. Özgürlüğü sınırlayan sürenin üst sınırı ile para borcunun akıbeti ayrı meselelerdir. [1]
Koşullu salıverilme, denetimli serbestlikle infaz ve kamuya yararlı çalışma farklıdır
Çevrilmiş hapiste koşullu salıverilme kural olarak uygulanmaz
M.106/9, adli para cezasından çevrilen hapsin infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. Bu nedenle doğrudan hapis cezalarına uygulanabilen yarı veya başka bir oran, çevrilmiş hapse otomatik olarak uygulanamaz. Maddenin hak yoksunlukları bakımından adli para cezasını esas alması da cezanın hukuki niteliğinin sırf infaz biçimi değiştiği için bütünüyle farklılaşmadığını gösterir. [1]
M.105/A’dan yararlanamamak, denetimli serbestlik müdürlüğünün hiç görevli olmadığı anlamına gelmez
M.105/A/4, adli para cezasını ödemediği için cezası hapse çevrilen hükümlülerin, bu maddedeki denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz usulünden yararlanamayacağını belirtir. Bu, m.106/9’daki koşullu salıverilme yasağından ayrı bir düzenlemedir. Denetimli serbestlikle erken ayrılma yasağının doğrudan dayanağı m.105/A/4’tür. [3]
Bununla birlikte m.106/3’teki kamuya yararlı çalışma, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yürütülür. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü de m.105/A kapsamındaki infaz ile m.106/3 kapsamındaki para cezasına karşılık çalışmayı ayrı karar türleri olarak saymaktadır. Dolayısıyla “bu kişinin denetimli serbestlikle hiçbir ilişkisi olamaz” genellemesi doğru değildir. [7]
Buradaki ayrım şudur: M.105/A, koşullu salıverilmeye kalan hapis bölümünün kurum dışında infazını; m.106/3 ise ödenmeyen adli para cezasına karşılık kamuya yararlı çalışmayı düzenler. Aynı idari birimin görev yapması, iki hukuki kurumun aynı olduğu anlamına gelmez. Doğrudan verilen hapis cezalarında m.105/A’dan yararlanılıp yararlanılamayacağı da bütün ilamlar ve kişisel koşullar üzerinden ayrıca değerlendirilir. [3] [7]
Sonradan ödeme ve tarihsel istisnalar infaz sonucunu değiştirebilir
Bakiye paranın ödenmesi, ilgili çevrilmiş hapsi veya çalışmayı sona erdirebilir
M.106/8 uyarınca hapis yatılan veya kamuya yararlı çalışılan günler dışındaki günlere karşılık gelen paranın ödenmesi, ilgili hapsin ya da çalışmanın sona ermesini sağlar. Ancak hükümlünün başka bir hapis cezası devam ediyorsa, yalnız para cezasını ödemesi bütün dosyalar yönünden tahliye sonucu doğurmaz. Ödemenin doğru ilama işlenmesi ve infaz hesabının güncellenmesi gerekir. [3]
Çocuklar hakkında verilen adli para cezası ödenmediğinde hapse çevrilemez
M.106/4, çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğini düzenler. Tahsil yönünden on birinci fıkraya gönderme yapılır. Bu nedenle yetişkin hükümlüye ilişkin çevrilmiş hapis ve üst sınır anlatımı, çocuklara ait ilama doğrudan uygulanamaz. [1]
Eski suç tarihleri ile para cezasının kaynağı birlikte incelenmelidir
Yargıtay kararının II/7. bölümünde, 1 Haziran 2005’ten sonra işlenen suçlardan doğrudan verilen adli para cezaları ile 1 Mart 2008’den sonra işlenen suçlardan kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezaları ayrılmıştır. Ayrıca 1 Haziran 2005–1 Mart 2008 döneminde işlenen suçlarda kısa süreli hapisten çevrilmiş adli para cezasının ödenmemesi hâlinde koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. [1]
Dolayısıyla “adli para cezasından çevrilen hapiste hiçbir tarih ve durumda koşullu salıverilme uygulanmaz” cümlesi fazla geniştir. Suç tarihi ile cezanın doğrudan mı verildiği, kısa süreli hapis cezasından mı çevrildiği birlikte belirlenmelidir. Eski hükümlerdeki lehe kanun incelemesi, yalnız kararın kesinleştiği tarihe bakılarak yapılamaz. [1]
Çek Kanunu gibi özel hükümler genel çalışma sırasından ayrılabilir
5941 sayılı Çek Kanunu m.5/11, ilgili adli para cezalarının ödenmemesi hâlinde kamuya yararlı çalışma kararı verilmeden doğrudan hapse çevrilmesini öngörür. Bu nedenle 2026 kararındaki kamuya yararlı çalışma aşaması, bütün para cezası dosyalarına aynı biçimde taşınamaz. Özel kanuni dayanak, infaz aşamasının tespitinde belirleyicidir. [8]
İnfazın ertelenmesi konusunda da mutlak cümlelerden kaçınılmalıdır. M.106/9, m.16 hükümlerini saklı tutar. Bu yazı, sağlık veya diğer özel kişisel nedenlerle ertelemenin bütün şartlarını inceleyen ayrı bir rehber değildir; böyle bir neden varsa ilgili hüküm ve belgeler ayrıca değerlendirilmelidir. [1]
Müddetname denetimi, bütün ilamların ayrı ayrı okunmasıyla yapılmalıdır
Müddetname, hükümlünün ceza süresi ile kuruma alınma ve salıverilme tarihlerine ilişkin infaz belgesidir. Tek bir sonuç tarihine bakmak yeterli değildir. Toplama kararına alınan her ilamın hukuki niteliği, hangi oranla hesaplandığı, hangi sürenin mahsup edildiği ve para cezasının hangi aşamada bulunduğu izlenebilmelidir. [1] [5]
| İncelenecek kayıt | Sorulacak soru | Önlenmek istenen hata |
|---|---|---|
| Kesinleşmiş ilam ve suç tarihi | Doğrudan hapis mi, doğrudan para cezası mı, hapisten çevrilmiş para cezası mı? | Farklı rejimlerin tek oranla hesaplanması |
| Toplama kararı | M.99 kapsamında alınabilecek bütün ve yalnız uygun cezalar mı toplandı? | Erken toplama veya eksik ilam |
| Ödeme emri ve tahsil kayıtları | Tebligat ve bakiye doğru mu? | Ödenmiş kısmın yeniden çevrilmesi |
| Kamuya yararlı çalışma ve ihlal kayıtları | Kurumda infaz aşamasına gerçekten gelindi mi? | Bekleyen dosyanın doğrudan cezaevi süresi sayılması |
| Mahsup ve fiilî infaz kayıtları | Önceki çalışma veya hapis doğru işlendi mi? | Eksik ya da mükerrer mahsup |
| Müddetnamenin açıklamaları | 28 yıllık süre ile çevrilmiş hapsin ayrı sonucu açık mı? | Para cezasının üst sınır içinde eritilmesi |
Bu belge tablosu bir hazırlık planıdır. Yetkili merciin yapacağı hukuki hesaplamanın yerine geçmez. Özellikle yeni ilam gelmesi, toplama kararının çözülmesi, ödeme yapılması veya çalışma yaptırımının kurumda infaza dönüşmesi hâlinde müddetnamenin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. [1] [5]
Müddetname hesabına başvuru ile infaz hâkimliği kararına itirazın süreleri aynı değildir
Hesapta duraksamanın giderilmesi m.98/1-b kapsamında istenebilir
5275 sayılı Kanun m.98/1-b; çektirilecek cezanın hesabında duraksama veya cezanın kısmen ya da tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği iddiası varsa infaz hâkimliğinden karar istenmesini düzenler. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.11.2024 tarihli, E.2024/6621, K.2024/7422 sayılı kararı, müddetnamedeki ceza hesabına ilişkin bu başvurunun süreye bağlı olmadığını kabul etmiştir. [2] [5]
Anılan olayda müddetnameye başvuru, tebliğden itibaren 15 gün geçtiği gerekçesiyle incelenmemiştir. Yargıtay, hesaplama uyuşmazlığının esasının incelenmesi gerektiğini belirterek itiraz merciinin kararını kanun yararına bozmuştur. Karar, hükümlünün istediği infaz oranının mutlaka doğru olduğuna değil, başvurunun süre nedeniyle inceleme dışı bırakılamayacağına ilişkindir. [5]
Diğer infaz şikâyetlerinde ve verilmiş karara itirazda süre korunmalıdır
4675 sayılı Kanun m.5 kapsamındaki işlem, karar veya faaliyetlere şikâyette öğrenmeden itibaren 15 gün ve her hâlde işlemden itibaren 30 gün kuralları bulunur. Müddetnamedeki ceza hesabına özgü yaklaşım, denetimli serbestlikteki her uyarı veya bütün infaz işlemlerine sınırsız başvuru hakkı gibi genellenemez. [5] [7]
İnfaz hâkimliğinin verdiği karara karşı itiraz ise ayrı kanun yoludur. 7499 sayılı Kanunla güncellenen m.6 uyarınca, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesi ve başvuru biçimi ilgili karardan ve kanundan belirlenmelidir. Eski yedi günlük açıklama güncel kural diye kullanılmamalıdır. [6]
M.98 başvurusu infazı kendiliğinden ertelemez; olayın özelliğine göre durdurma veya erteleme ayrıca kararlaştırılabilir. Kanun yararına bozma da hükümlünün doğrudan Yargıtaya yaptığı sıradan bir temyiz değildir. İncelenen kararın bu yolla verilmiş olması, zamanında kullanılabilecek olağan başvuruların ihmal edilmesini haklı kılmaz. [1] [2]
İlgili yazılar: Ceza İnfaz Rehberi: Kesinleşmeden Tahliyeye Süreç; Tutukluluk ve Gözaltı Sürelerinin Cezadan Mahsubu; Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi; Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilebilir mi? TCK 50.
Sonuç
Adli para cezasından çevrilen hapis, koşullu salıverilmeye tabi doğrudan hapis cezalarının 28 yıllık üst sınırı içinde kural olarak ortadan kalkmaz. Bununla birlikte kamuya yararlı çalışma aşamasında bekleyen dosyayla, ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelmiş dosya aynı sonuca tabi değildir. İlkinde toplama koşulu henüz oluşmamıştır; ikincisinde toplama yapılabilir, fakat çevrilmiş hapsin ayrı infaz rejimi korunur. [1]
Yargıtay’ın 22 Mayıs 2026 tarihli kararı, yalnız “ek süre” meselesini değil, doğru aşamanın müddetnamede açıklanması zorunluluğunu da ortaya koymaktadır. Ödeme, çalışma, mahsup, üç ve beş yıllık sınırlar ile tarihsel ve özel kanuni istisnalar birlikte değerlendirilmeden “28 yılda her şey biter” veya “herkese beş yıl daha eklenir” denilemez. Doğru infaz hesabı, cezaları toplarken aralarındaki hukuki farkları koruyan hesaptır. [1] [3] [8]
Sıkça Sorulan Sorular
İçtima kararı cezaları tek bir cezaya mı dönüştürür?
Hayır. İnfaz bakımından toplama yapılır; her cezanın bağımsızlığı ve kendisine uygulanacak hükümler korunur. Toplama, para cezasından çevrilen hapse koşullu salıverilme hakkı kazandırmaz. [1]
Birden fazla hapis cezası olan herkes 28 yıl mı kalır?
Hayır. 107/3-e’nin uygulanabildiği dosyada 28 yıl üst sınırdır. Bireysel hesapların toplamı daha düşükse bu toplam, özel hükümler ve diğer infaz şartları değerlendirilir. [1]
Para cezasından çevrilen hapis hiçbir zaman içtima edilemez mi?
Edilebilir. M.99’a göre kurumda infaz aşamasına gelmiş olmalıdır. Kamuya yararlı çalışma aşamasında bekleyen yaptırımın durumu farklıdır. [1] [2]
Başka cezadan cezaevinde bulunmak, para cezasındaki çalışma yükümlülüğüne uymama sayılır mı?
Kurumda bulunan kişi için yönetmelikte bekletme düzeni vardır. Sırf içeride olduğu için dışarıdaki çalışma yaptırımını ihlal etmiş sayılması yerine bu hüküm değerlendirilir. [1] [4]
Adli para cezası için mutlaka üç veya beş yıl hapis mi çekilir?
Hayır. Bunlar üst sınırlardır. Gerçek bakiye, hüküm sayısı, ödeme, çalışma ve mahsup üzerinden hesap yapılır. Az miktardaki çevrilmiş hapis sırf sınır bulunduğu için artırılmaz. [1]
Hapis sınırını aşan para cezası silinir mi?
Kendiliğinden silinmez. M.106/11’de kalan tutarın kamu alacaklarının tahsili usulüyle izlenmesi öngörülür. Hapis süresi ile para borcunun sonucu ayrıdır. [1]
Kamuya yararlı çalışma da denetimli serbestlik tarafından yürütülmüyor mu?
Evet. Ancak m.106/3’teki bu çalışma, m.105/A’daki erken kurum dışına ayrılarak infaz usulüyle aynı değildir. İdari birimin ortak olması hukuki dayanakları birleştirmez. [3] [7]
Sonradan ödeme yapılınca hapisten çıkılabilir mi?
İlgili para cezasının bakiye günlerinin bedeli ödendiğinde m.106/8 uygulanabilir. Başka hapis veya tutukluluk nedeni varsa ödeme bütün nedenleri ortadan kaldırmaz. [3]
Eski tarihli suçlarda farklı uygulama olabilir mi?
Evet. Özellikle kısa süreli hapisten çevrilmiş para cezalarında 1 Haziran 2005–1 Mart 2008 dönemi, Yargıtay kararında ayrı ele alınmıştır. Suç tarihi ve yaptırımın kaynağı birlikte incelenmelidir. [1]
Müddetnameye 15 gün içinde başvurulmadıysa hesap hatası düzeltilemez mi?
Ceza hesabındaki duraksamanın m.98/1-b kapsamında giderilmesi bakımından Yargıtay süre sınırlaması bulunmadığını kabul etmiştir. Fakat verilmiş infaz hâkimliği kararına itirazın iki haftalık süresi ve başka işlem şikâyetlerinin süreleri ayrıca korunmalıdır. [5] [6]
Kaynakça
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E.2024/1070, K.2026/4225, 22.05.2026. Tam karar; özellikle II/2–10 ve III. Kararda aktarılan 5275 sayılı Kanun m.99, 106 ve 107 hükümleri ile somut infaz aşaması birlikte değerlendirilmiştir. Tam karar kaydı.
- 7242 sayılı Kanun m.41–42: 5275 sayılı Kanun m.98 ve m.99 değişiklikleri. Adalet Bakanlığı, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Ceza İnfaz Yasası” başlıklı kanun metni yayını. Bakanlık metni.
- 6545 sayılı Kanun m.80–81: 5275 sayılı Kanun m.105/A/4 ile m.106/3, 8 ve 11 değişiklikleri. TBMM kabul metni.
- Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.41/7. Adalet Bakanlığı Kars Açık Ceza İnfaz Kurumu yayını; hüküm ayrıca [1] numaralı kararın II/5. bölümünde yer almaktadır. Yönetmelik metni.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E.2024/6621, K.2024/7422, 07.11.2024. Müddetnamedeki ceza hesabına başvuruda süre; özellikle II/6–7 ve III. Tam karar kaydı.
- 7499 sayılı Kanun: 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.6’daki itiraz süresi değişikliği ve zaman bakımından uygulama. TBMM kabul metni.
- Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı Sıkça Sorulan Sorular: Özellikle 2, 11, 12 ve 32. sorular. İdari açıklamalar, kanun hükmünün yerine geçirilmeden kullanılmıştır. CTE açıklamaları.
- 6728 sayılı Kanun m.63: 5941 sayılı Çek Kanunu m.5/11’deki kamuya yararlı çalışma uygulanmadan hapse çevirme düzenlemesi. TBMM kabul metni.