İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Nafaka Davaları

Yurt Dışında Yaşayan Anne veya Babadan Çocuk Nafakası Nasıl Tahsil Edilir?

Çocuk nafakası dosyası, ödeme planı, pasaport ve okul defterinin yer aldığı temsili hukuk masası
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 20 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Anne veya babanın yurt dışında yaşaması, çocuğa karşı nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Araştırma tarihi: 11 Ekim 2026

Anne veya babanın yurt dışında yaşaması, çocuğa karşı nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak tahsil için önce nafaka kararının bulunup bulunmadığı, kararın hangi ülkede verildiği, borçlunun gelir ve malvarlığının nerede olduğu belirlenmelidir. Türkiye’deki malvarlığına başvurulması, kararın yabancı ülkede tanınması ve icrası veya merkezî makamlar aracılığıyla yeni bir karar alınması farklı yollardır. Uygulanacak sözleşme, çocuğun yaşı ve borçlunun bulunduğu ülke bu seçimi doğrudan etkiler. [1] [2] [3]

İlk adım: Nafaka kararı ve tahsil ülkesi nasıl belirlenir?

“Yurt dışındaki babadan nafaka nasıl alınır?” sorusunun tek bir dilekçeyle bütün ülkeler için geçerli cevabı yoktur. Aynı kurallar, nafaka yükümlüsü anne olduğunda da geçerlidir. Önce mevcut kararın hüküm kısmı okunmalı; alacaklı, borçlu, çocuk, başlangıç tarihi, tutar, para birimi ve artış koşulu ayrı ayrı çıkarılmalıdır. Çocuğa ilişkin velayet kararı, tek başına belirli tutarda nafaka alacağı doğurduğunu göstermez.

Karara ve tahsil yerine göre başvuru yolu
Dosyanın durumuİlk hukuki işlemTahsil bakımından temel kontrol
Henüz nafaka kararı yokYetkili mahkeme veya makamdan nafaka kararı alınması; koşulları varsa merkezî makam başvurusuYetki, uygulanacak hukuk, soybağı ve çocuğun ihtiyaçları
Türkiye’de verilmiş nafaka kararı varTürkiye’de icra veya yabancı ülkede tanıma ve icra süreciKararın icra edilebilirliği, borçlunun malvarlığı ve uygulanabilir sözleşme
Yabancı ülkede verilmiş nafaka kararı varO ülkede icra; Türkiye’de tahsil gerekiyorsa uygulanabilir rejime göre tenfizKararın niteliği, savunma hakkı, borç dökümü ve Türkiye’deki tahsil olanağı

Bu ayrım gereksiz yere ikinci bir nafaka davası açılmasını da önler. Mevcut kararın uygulanması ile nafakanın artırılması farklı taleplerdir. Aynı dönemin aynı nafaka borcu iki ülkede ayrı ayrı tahsil edilemez; paralel işlemlerde yapılan her ödeme diğer dosyaya da bildirilmelidir. Artırım talebinin iç hukuktaki şartları nafaka artırım davası yazısında ele alınmıştır. [2] [3]

Çocuk nafakası kimden, hangi koşullarda istenebilir?

Anne ve babanın gelirleri birlikte değerlendirilir

Türk hukuku uygulanıyorsa çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerine anne ve baba katılır. Çocuğa fiilen bakan ebeveyn, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Temsil yetkisi, velayet veya vesayet durumu ve çıkar çatışması ayrıca incelenir; her başvuruda yalnız anne davacı, yalnız baba borçlu olacakmış gibi işlem kurulamaz. TMK m.329, ayırt etme gücüne sahip küçüğün kendi nafaka davasını açmasına da olanak tanır. Nafaka türleri ve şartları nafaka türleri ve şartları yazısında toplu olarak görülebilir. [1]

Nafaka miktarında çocuğun ihtiyaçları, anne ve babanın yaşam koşulları, ödeme güçleri ve çocuğun gelirleri önemlidir. Okul ve sağlık giderleri, barınma payı, beslenme ve ulaşım masrafları belgelenmelidir. Yabancı ülkede yüksek görünen brüt ücret, zorunlu vergi ve yaşam giderleri değerlendirilmeden doğrudan ödeme gücü sayılamaz. Buna karşılık yalnız “yurt dışında işsizim” beyanı da gelir ve malvarlığı araştırmasının yerini tutmaz. Türk hukukunda bütün dosyalara uygulanan sabit bir maaş yüzdesi bulunmaz. [1]

Çocuk 18 yaşını doldurunca ne değişir?

TMK m.328’e göre bakım borcu kural olarak erginliğe kadar sürer. Eğitim devam ediyorsa anne ve babadan durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde, eğitimin sonuna kadar destek istenebilir. Küçük çocuk için verilmiş iştirak nafakası kararının, yalnız öğrenci belgesi sunularak kendiliğinden süresiz devam ettiği kabul edilmemelidir. Ergin çocuğun kendi talebi, kararın kapsamı ve yeni hukuki dayanak değerlendirilir. Ergin öğrencinin talebi ayrıca 18 yaşından sonra nafaka yazısında incelenmiştir. [1]

Burada iki yaş sınırı karıştırılmamalıdır: Uluslararası sözleşmenin hangi başvurulara yardım sağladığı başka, nafaka hakkının hangi yaşa kadar sürdüğü başkadır. Sözleşmenin 21 yaş altını kapsaması veya Türkiye’nin eğitim için 25 yaş altına ilişkin beyanı, tek başına o yaşa kadar nafaka bağlanması sonucunu doğurmaz. [3] [5]

Yabancı bir kararın Türkiye’de icrasında da Türk hukukundaki erginlik ölçütü tek başına uygulanmaz. 2007 Sözleşmesi m.32/4, yükümlülüğün süresine ilişkin kararın verildiği devlette uygulanabilir kurallara etki tanınmasını öngörür. Bu nedenle yabancı kararın hangi yaşa veya eğitim aşamasına kadar ödeme içerdiği ayrıca okunmalıdır. [3]

Hangi ülkenin hukuku ve hangi sözleşme uygulanır?

Yetkili mahkeme ile uygulanacak hukuk aynı şey değildir

Türk mahkemesinin davaya bakabilmesi, her durumda Türk hukukunu uygulayacağı anlamına gelmez. MÖHUK m.1/2 milletlerarası sözleşmeleri saklı tutar; m.19 nafaka alacaklısının mutat meskeni hukukunu esas alır. Türkiye’nin taraf olduğu 1973 tarihli Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Lahey Sözleşmesi de temel olarak bu bağlantıyı kullanır; yardımcı bağlama kuralları ve çekinceler sonucu değiştirebilir. Bu metin, aynı tarihli tanıma ve tenfiz sözleşmesinden farklıdır. [2] [6]

Mutat mesken, yalnız nüfus veya konsolosluk adresi üzerinden belirlenmez; çocuğun fiilî yaşam merkezi araştırılır. Okul, sağlık, konut ve taşınma kayıtları bu nedenle önemlidir. Türk hâkimi uygulanacak yabancı hukuku resen araştırır; taraflardan içeriğinin belirlenmesine yardım isteyebilir. Yabancı hukukun Türk hukukundan farklı olması, tek başına uygulanmaması için yeterli değildir. [2]

1973 tarihli uygulanacak hukuk sözleşmesi, belirlediği hukukun taraf olmayan bir ülke hukuku olması hâlinde de uygulanabilen bir yapıdadır. Buna karşılık 2007 tarihli tahsil sözleşmesinin işbirliği rejimi taraf devletler arasındaki ilişkiye dayanır. Türkiye, 2007 tahsil sözleşmesine taraftır; aynı yıl kabul edilen uygulanacak hukuk protokolüne taraf değildir. Bu iki metin birbirinin yerine kullanılamaz. [3] [6] [7] [8]

2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi ne sağlar?

2007 Sözleşmesi Türkiye bakımından 1 Şubat 2017’de yürürlüğe girmiştir. Mevcut kararın tanınması ve icrası yanında, şartları varsa yeni karar alınmasını, soybağının belirlenmesine yardımı, kararın değiştirilmesini ve borçlunun yerinin araştırılmasını kapsar. Bununla birlikte sözleşme, her başvuruda her ülke mahkemesini yetkili hâle getirmez. Yeni karar ve değişiklik taleplerinde ilgili yetki kuralları da uygulanır. [3] [4]

11 Ekim 2026’da incelenen HCCH kaydında Almanya, Fransa, Hollanda, Birleşik Krallık ve ABD sözleşme kapsamında yer almaktadır. Fakat “Avrupa ülkesi” veya “AB üyesi” olmak tek başına yeterli açıklama değildir. Başvuru tarihinde iki ülke arasındaki yürürlük ilişkisi, ilgili ülkenin beyanları, çekinceleri ve varsa ülkesel uygulama sınırları kontrol edilmelidir. Bir devletin katılım belgesi vermesiyle sözleşmenin o devlet bakımından yürürlüğe girmesi aynı tarih olmayabilir. [4]

Temel çocuk nafakası kapsamı 21 yaşını doldurmamış kişilerle ilgilidir; devletler bunu 18 yaş altıyla sınırlayan çekince koyabilir. Türkiye, eğitimi devam eden 25 yaş altındaki çocuklar için kapsamı genişleten beyanda bulunmuştur. Genişletilmiş kapsam, diğer devletin beyanıyla örtüştüğü ölçüde karşılıklı işler. Bu nedenle 23 yaşındaki üniversite öğrencisinin başvurusu, 12 yaşındaki çocuğun başvurusuyla aynı koşullarda kabul edilecek varsayımıyla hazırlanmamalıdır. [3] [5]

2007 Sözleşmesi uygulanmıyorsa tahsil olanaksız mı?

Hayır. 1956 New York Sözleşmesi, 1958 veya 1973 Lahey tanıma ve tenfiz sözleşmeleri, ikili anlaşmalar ve ilgili ülkenin iç hukuku incelenir. 2007 Sözleşmesi önceki metinlerin yerine ancak kendi hükümlerinde belirtilen devletler arası ilişki ve ortak kapsam içinde geçer. Bütün eski sözleşmeleri bütün ülkeler için ortadan kaldırmaz. [3] [9]

Hiçbir uygun sözleşme bulunmadığında yabancı ülkede iç hukuka göre tanıma ve icra veya koşulları varsa yeni bir nafaka davası gündeme gelebilir. Masraf ve uygulanabilirlik, borçlunun bulunduğu ülke hukukuna göre değerlendirilir. Yurt dışındaki makamlar arasında işbirliği sağlanamaması, borçlunun Türkiye’deki haczedilebilir malvarlığına başvurma seçeneğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Kararın eski tarihli olması da 2007 Sözleşmesi yolunu tek başına kapatmaz. M.56’daki geçiş hükümleri uyarınca başvurunun alınma tarihi ve ilgili devletler bakımından yürürlük dikkate alınır. Yürürlük öncesi muaccel ödemeler için getirilen sınırlama ile 21 yaş altındaki ebeveyn–çocuk yükümlülüklerine ilişkin istisna ayrı incelenmelidir. [3]

Henüz nafaka kararı yoksa hangi yol izlenir?

Türkiye’de dava açılacaksa önce milletlerarası yetki belirlenir. MÖHUK m.40 iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarına gönderme yapar. Davalının yerleşim yeri genel yetki bağlantısıdır; boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri de önem taşır. Boşanma içindeki talep, bağımsız çocuk nafakası ve ergin çocuğun talebi aynı dosya türü sayılmamalıdır. Aile hukukuna ilişkin bu uyuşmazlıklar aile mahkemelerinin görev alanındadır; aile mahkemesi bulunmayan yerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi devreye girer. [1] [2] [10] [11]

Sözleşme koşulları mevcutsa, başvuranın ikamet ettiği devletin merkezî makamı üzerinden talep edilen devlette yeni karar alınması da istenebilir. 2007 Sözleşmesi m.10 bu olanağı düzenler; mevcut karar bulunmadığında her zaman önce Türkiye’de dava açılması gerektiği söylenemez. Soybağı kurulmamışsa bunun belirlenmesi de başvuru konusuyla birlikte ele alınabilir. [3]

Çocuğun güncel gereksinimleri yargılama sonuna kadar bekleyemiyorsa geçici koruma değerlendirilmelidir. Türk hukukunda TMK m.332, nafaka davasında gerekli önlemlere; soybağı belirlenmişse uygun nafaka tutarının yatırılmasına veya geçici ödenmesine olanak tanır. Yükümlülüğün sürekli ihlali, kaçma hazırlığı veya malların savurganca tüketilmesi gibi durumlarda m.334 uyarınca gelecekteki nafaka için güvence ve diğer önlemler istenebilir. Bunlar somut olgularla gerekçelendirilmelidir; yurt dışında yaşamak tek başına kötü niyet kanıtı değildir. [1]

Yabancı eşlerin Türkiye’de boşanma davası açması yurt dışında yaşayanlar ve yabancı eşler için Türkiye’de boşanma yazımızda anlatılmıştır.

Türkiye’deki nafaka kararı yurt dışında nasıl tahsil edilir?

Önce Türkiye’deki malvarlığı incelenir

Borçlunun Türkiye’de banka hesabı, taşınmazı, aracı, kira alacağı veya başka haczedilebilir malvarlığı varsa uygun takip yoluyla bunlara başvurulabilir. Önce kararın icraya elverişli olup olmadığı incelenir: Bağımsız nafaka hükmü, geçici tedbir ve boşanmanın kesinleşmesine bağlı iştirak nafakası hükmü aynı aşamada uygulanacakmış gibi değerlendirilmemelidir. [1] [11] [12]

Türkiye’deki icra dosyası, yabancı ülkedeki işverene veya bankaya doğrudan Türkiye içindekiyle aynı şekilde haciz uygulama yetkisi vermez. Yurt dışındaki ücret ve hesaplara erişim, o ülkede gerekli tanıma ve icra işlemlerinin tamamlanmasına ve yerel haciz kurallarına bağlıdır. Borçlunun bütün gelirinin veya her durumda sabit dörtte birinin kesileceği yönünde genel bir vaat kurulamaz. [3]

Merkezî makam başvurusu nereye yapılır?

Türkiye’de merkezî makam görevini Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü yürütür. Nafaka Bürosunun resmî açıklamasında işlemlerin Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yürütüldüğü belirtilir. Türkiye’deki başvuru sahibi, yerel Cumhuriyet başsavcılığı üzerinden başvuru dosyasının hazırlanması ve Bakanlığa iletilmesi sürecini başlatabilir. Savcılık üzerinden bu başvurunun yapılması, kendiliğinden bir ceza soruşturması veya tazyik hapsi talebi anlamına gelmez. [9]

2007 Sözleşmesi kapsamında başvuru, başvuranın ikamet ettiği taraf devletin merkezî makamı üzerinden yapılır. Çocuk ve başvuran ebeveyn yurt dışında yaşıyorsa, Türkiye’yle vatandaşlık bağı bulunması bütün başvuruların mutlaka Türkiye’den gönderilmesini gerektirmez. İkamet edilen devletin merkezî makamı ve talebin yöneltileceği devlet belirlenmelidir. [3]

İşlem sırası şöyledir:

  • Karar, çocuk ve borçlu bilgileriyle uygulanabilir sözleşme belirlenir.
  • Doğru talep türüne uygun form, borç cetveli ve belgeler hazırlanır.
  • Dosya ilgili merkezî makama iletilir; eksikler ve ek belge talepleri takip edilir.
  • Yabancı ülkedeki yetkili makam tanıma, karar tesisi veya icra işlemini yürütür.
  • Tahsil edilen tutar, ödeme dönemi ve kalan borç karşılaştırılarak dosya güncellenir.

Sözleşme doğrudan yabancı yetkili makama başvuru olanağını da korur. Ancak özel avukat aracılığıyla seçilen doğrudan yolun ücretleri ve adli yardım koşulları, merkezî makam yoluyla aynı değildir. Bu iki seçenek, tahsil edilebilir malvarlığı ve somut işlem ihtiyacı gözetilerek karşılaştırılmalıdır. [3] [8]

Uluslararası nafaka başvurusu için hangi belgeler gerekir?

Dosyaya yalnız boşanma ilamının ilk sayfasını eklemek yeterli olmaz. Özellikle nafaka hükmü, icra edilebilirlik, savunma hakkı ve borç hesabı birbiriyle uyumlu olmalıdır. Belgeler uygulanacak sözleşmeye, talep türüne ve talep edilen devletin bildirimlerine göre tamamlanır. [3] [9]

Uluslararası nafaka başvurusu için belge kontrolü
Belge veya bilgiNeyi gösterir?Hazırlanırken kontrol edilecek nokta
Kararın tam ve gerekli şekilde onaylı örneğiKim için, kimden, hangi tarihten itibaren ne istendiğiniHüküm, ek karar ve değişiklik kararları birlikte okunmalı
İcra edilebilirlik; gerektiğinde kesinleşme belgesiKararın uygulanabilme durumunuGenel MÖHUK rejimi ile sözleşmenin özel koşulları ayrılmalı
Tebligat ve katılım belgeleriBorçluya savunma olanağı sağlandığınıÖzellikle yoklukta verilen kararda usulüne uygun bildirim gösterilmeli
Çocuğun doğum, soybağı ve temsil belgeleriAlacaklı ve başvuranın sıfatınıErginlik ve velayet değişikliği gözden geçirilmeli
Dönemlere ayrılmış borç cetveli ve dekontlarMuaccel tutarı, ödemeleri ve bakiyeyiPara birimi, artış, faiz ve mahsuplar ayrı gösterilmeli
Borçlunun bilinen adres, işveren ve malvarlığı bilgileriTebligat ve tahsil araştırmasına başlangıcıBilinmeyen bilgi tahminle doldurulmamalı
Banka hesabı, iletişim ve gerekli tercümelerDosyanın yürütülmesini ve para transferiniHesap sahibi, IBAN/BIC ve kabul edilen belge dili doğrulanmalı

Apostil her dosyada zorunlu mudur?

Hayır. 2007 Sözleşmesi m.41, sözleşme kapsamında tasdik veya benzeri formalite aranmayacağını düzenler. Bu nedenle her nafaka belgesine otomatik olarak apostil şartı eklenemez. Buna karşılık onaylı karar örneği, icra edilebilirlik belgesi ve gerekli tercümeler yine istenebilir. Türkiye, m.25/3 uyarınca kararın yetkili makamca onaylanmış tam örneğini istemektedir. Sözleşme dışındaki belgeler veya başka hukuki rejimlerde tasdik koşulları ayrıca değerlendirilir. [3] [5]

Tercüme dili de her ülkede İngilizce değildir. Talep edilen devletin resmî dili, kabul ettiği diğer diller ve sözleşme bildirimleri kontrol edilmelidir. Yanlış dilde hazırlanmış kapsamlı bir dosya, yeniden tercüme gideri ve gecikme yaratabilir. [3]

Borçlunun adresi bilinmiyorsa başvuru yapılabilir mi?

Tam adresin bilinmemesi her durumda başvuruyu engellemez. 2007 Sözleşmesi m.6–7, borçlunun yerinin, gelirinin ve malvarlığının belirlenmesine yönelik yardımı kapsar. Bilinen son adres, doğum tarihi, eski işveren ve hukuka uygun elde edilmiş diğer ayırt edici bilgiler sunulmalıdır. Bununla birlikte devletler arası yardım, bütün kayıtlara sınırsız erişim veya borçlunun mutlaka bulunacağı garantisi değildir. [3]

Şiddet veya takip riski varsa güvenli iletişim adresi ve kişisel verilerin korunması başvuruda açıkça belirtilmelidir. Sözleşmenin m.38–40 hükümleri, verilerin kullanımını ve açıklanmasını sınırlar; sağlık, güvenlik veya özgürlük riski doğuracak açıklamalar bakımından koruma sağlar. Çocuğun okul adresi ve kimlik belgeleri açık internet ortamında paylaşılmamalıdır. [3]

Yabancı nafaka kararı Türkiye’de nasıl uygulanır?

Tanıma, tenfiz ve yeniden dava açma birbirinden ayrılmalıdır

Tanıma, yabancı kararın hukuki etkisinin kabulüyle; tenfiz ise Türkiye’de zorla uygulanabilmesiyle ilgilidir. Yalnız boşanma kararının tanınmış olması, yabancı karardaki nafakanın da otomatik olarak Türkiye’de icra edilebildiğini göstermez. Nafaka hükmü ve tenfiz kapsamı ayrıca incelenmelidir. [2]

Uygulanabilir sözleşme önceliklidir. Genel MÖHUK rejiminde m.50–54; yabancı mahkeme kararının niteliği ve kesinleşmesi, karşılıklılık, yetki, kamu düzeni ve savunma hakkı koşullarını düzenler. Aile nafakasına ilişkin tenfiz davasında aile mahkemesi görevlidir. Yer itibarıyla MÖHUK m.51’deki borçlunun Türkiye’de yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer; bunlar yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir bağlantıları değerlendirilir. [2] [10]

2007 Sözleşmesi uygulanıyorsa, m.20/6 uyarınca tanıma için kararın verildiği devlette etkili olması, tenfiz için orada icra edilebilir olması önem taşır. Genel kanundaki kesinleşme koşulu bütün sözleşme başvurularına aynen taşınamaz. Benzer biçimde nafaka miktarı yeniden hesaplanarak tenfiz davası yeni bir nafaka davasına dönüştürülemez; m.28 esastan incelemeyi yasaklar. Miktarın değiştirilmesi gerekiyorsa uygun ayrı başvuru yolu değerlendirilir. [3]

Yargıtay: New York Sözleşmesi doğrudan icra anlamına gelmez

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarihli, E.2016/20654, K.2018/10592 sayılı kararı, Almanya’da verilen çocuk nafakası kararının Türkiye’de tenfiziyle ilgilidir. İlk derece mahkemesi, 1956 New York Sözleşmesi nedeniyle kararın doğrudan icra edilebileceğini kabul ederek tenfiz talebini hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Daire bu yaklaşımı uygun bulmamış; kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur. [13]

Kararın pratik önemi, devletler arası tahsil yardımının gerekli tanıma ve tenfiz işlemini ortadan kaldırdığı varsayımını reddetmesidir. Bu karar, başvurana doğrudan para ödenmesine hükmeden bir karar değildir. Ayrıca bugün 2007 Sözleşmesinin uygulandığı dosyalarda o sözleşmenin özel koşulları ayrıca incelenmelidir.

Türkiye’nin özel beyanları ve kanun yolu etkisi

Türkiye, 2007 Sözleşmesi m.24’teki alternatif tanıma ve tenfiz usulünü seçmiştir. Dolayısıyla m.23’teki model ile onun 30 ve 60 günlük itiraz süreleri bütün Türkiye dosyalarına otomatik uygulanamaz. Başvuru yolu ve süre, uygulanan usul ve tebliğ edilen karar üzerinden belirlenmelidir. [3] [5]

MÖHUK m.57’deki genel düzenlemede tenfiz kararına karşı kanun yoluna başvuru yerine getirmeyi durdurur. Buna karşılık 2007 Sözleşmesi m.24/6, bu özel usulde kanun yolu başvurusunun kural olarak icrayı durdurmamasını; yalnız istisnai durumlarda durdurma olanağını öngörür. Bu nedenle “tenfiz kararı kesinleşmeden hiçbir işlem yapılamaz” veya “kanun yolu hiçbir zaman durdurmaz” şeklindeki iki genelleme de sakıncalıdır. [2] [3]

Türkiye’nin m.30 kapsamındaki nafaka düzenlemelerine ilişkin çekincesi de önemlidir. Ancak her mahkeme onaylı anlaşma veya yabancı idari belge otomatik olarak bu gruba sokulamaz. Önce belgenin m.19 anlamında karar mı, yoksa m.30 anlamında nafaka düzenlemesi mi olduğu incelenmelidir. Belgenin adı kadar onu düzenleyen makam, denetim olanağı ve hukuki etkisi belirleyicidir. [3] [5]

Daha önce açılmış dava ve savunma hakkı neden önemlidir?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.03.2023 tarihli, E.2022/10198, K.2023/980 sayılı kararı, Fransa’da verilmiş geçici velayet ve nafaka kararına ilişkin tanıma ve tenfiz uyuşmazlığındadır. Daire, Türkiye’de daha önce açılmış davanın da değerlendirildiği bölge adliye mahkemesinin ret kararını onamıştır. Nafaka yönünden 1973 tarihli tanıma ve tenfiz sözleşmesi tartışılmıştır. [14]

Bu örnek, önceki davanın tarihi, tarafları ve konusunun dosyaya eklenmesinin önemini gösterir. Geçici nitelikteki her nafaka kararı tenfiz edilemez sonucu çıkarılamaz; ilgili sözleşmenin geçici veya icra edilebilir kararlara ilişkin kuralları ayrıca değerlendirilir. 2007 Sözleşmesi de m.22’de önceki derdest yargılama, çelişen karar ve savunma olanağının bulunmaması gibi ret sebeplerini düzenler. [3] [14]

Birikmiş nafaka, faiz ve döviz hesabı nasıl hazırlanır?

Birikmiş nafaka, yalnız toplam rakam yazılarak sunulmamalıdır. Her dönem için karar uyarınca muaccel olan tutar, varsa artış, yapılan ödeme ve kalan bakiye gösterilmelidir. Kararda yer almayan bir yıllık artış oranı kendiliğinden eklenemez. Endeksleme varsa hangi tarihte, hangi ölçüte göre uygulandığı belgelendirilir. [3]

Varsayımsal örnek: Aylık nafaka 600 avro, incelenen dönem altı ay ve bu döneme sayılan toplam ödeme 1.000 avro ise ana para bakiyesi 3.600 − 1.000 = 2.600 avrodur. Bu hesap, artış bulunmadığı varsayımına dayanır; faiz, transfer masrafı ve yargılama giderlerini içermez. Gerçek dosyada ödeme açıklamaları ve hangi aya mahsup edildiği ayrıca incelenir.

Karar avro veya başka para birimiyle verilmişse borç dökümü önce kararın para birimiyle kurulmalıdır. Türkiye’deki takipte talep biçimi, kur ve faiz; kararın içeriği, yabancı para borcuna ilişkin hükümler ve icra kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. İnternet üzerindeki güncel kurla bütün geçmiş taksitleri gelişigüzel çevirmek doğru borç hesabı sağlamaz. [12] [15]

Devlet kurumunun nafaka yerine ödeme yapması, tahsil hakkının bir bölümünün o kuruma geçmesine yol açabilir. Her sosyal yardım nafaka ödemesi sayılmaz; yardımın türü ve rücu düzenlemesi incelenmelidir. 2007 Sözleşmesi m.36 kamu kurumlarının haklarını da düzenler. Aynı alacağın hem çocuk adına hem ödeme yapan kurum adına iki kez istenmesi önlenmelidir. [3]

Zamanaşımı için bütün dosyalara “beş yıl” veya “on yıl” yazılması güvenilir değildir. 2007 Sözleşmesi m.32/5, birikmiş nafakanın icrası bakımından kararın verildiği devlet ile talep edilen devlet hukuklarından daha uzun süreyi öngöreni esas alır. Dönemler, başlangıçlar ve kesilme veya durma nedenleri ayrıca hesaplanır. Merkezî makama dosya gönderilmesinin bütün ülkelerde her zamanaşımını kendiliğinden keseceği varsayılmamalıdır. [3]

Başvuru ne kadar sürer ve masrafları kim öder?

Bildirim süreleri tahsil süresi değildir

Merkezî makam bildirim ve tamamlama süreleri
İşlemSüre veya ölçütBu sürenin anlamı
Talep edilen merkezî makamın alındı bildirimiDosyanın alınmasından itibaren altı haftaBaşvurunun alındığının bildirilmesi; ödeme garantisi değildir
İlk durum bilgisiAlındı bildiriminden itibaren üç ayBaşvurunun durumuna ilişkin bilgi; davanın bitiş tarihi değildir
İstenen ek belgelerin iletilmesiKural olarak üç ay veya makamın belirlediği daha uzun süreEksiklik giderilmezse dosyanın işlemden kaldırılması gündeme gelebilir
Mahkeme, icra ve kanun yollarıUygulanan rejim ve ülkeye göre değişirTebliğ ve karara özgü süre ayrıca kaydedilmelidir

Tablonun ilk üç satırı 2007 Sözleşmesi m.12’ye dayanır. Tebligat güçlüğü, yeni karar gereksinimi, itirazlar, gelir araştırması ve borçlunun ödeme gücü toplam süreyi etkiler. Başvurunun kabul edilmesiyle fiilen para tahsil edilmesi farklı aşamalardır. [3]

Ücretsiz hukuki yardımın kapsamı nedir?

2007 Sözleşmesi merkezî makamların hizmetlerini kural olarak ücretsiz düzenler; belirli özel önlem taleplerinde önceden kabul gerektiren istisnai giderler olabilir. 21 yaş altındaki ebeveyn–çocuk ilişkisinden doğan ve alacaklı tarafından merkezî makam üzerinden yapılan başvurularda ücretsiz hukuki yardıma ilişkin güçlü güvenceler vardır. Bununla birlikte başvuru türü, m.15–17’deki ayrımlar ve devlet beyanları incelenmelidir. [3]

Bu güvence, başvuranın kendi seçtiği her özel avukatın ücretinin devletçe ödeneceği veya her tercümenin her koşulda ücretsiz yapılacağı anlamına gelmez. Özellikle ergin eğitim çocuğu, doğrudan başvuru ve kapsam genişletmesine dayanan taleplerde gider ve yardım rejimi ayrı kontrol edilmelidir. Sözleşme kapsamındaki işlemler için teminat yasağı da gözetilir; genel yabancılık teminatı kuralları otomatik uygulanamaz. Sözleşme dışı Türkiye davalarında ise HMK ve MÖHUK hükümleri ile adli yardım muafiyetleri değerlendirilir. [2] [3] [11]

Borçlunun itirazları ve nafakanın ödenmemesi nasıl değerlendirilir?

Ödeme, gelir kaybı ve nafakanın değiştirilmesi

Borçlu, borcun ödendiğini dekont ve dönem açıklamasıyla ileri sürebilir; başvuran da ödemelerin eksik veya başka borca ilişkin olduğunu somutlaştırmalıdır. Usulsüz bildirim, uygulanabilir ret sebepleri ve çelişen karar iddiaları dosyanın esaslı meseleleridir. Tenfiz incelemesi, borçlunun savunmasını bütünüyle ortadan kaldırmaz; fakat ilk davanın esası da baştan görülmez. [2] [3]

İş kaybı veya çocuğun ihtiyaçlarındaki değişiklik, koşulları varsa nafakanın değiştirilmesi talebine konu olabilir. Türk hukukunda TMK m.331 bu olanağı düzenler. Değişiklik davası açılması, mevcut hükümdeki borcun kendiliğinden silinmesi anlamına gelmez. 2007 Sözleşmesi m.18, alacaklının mutat meskeni devletinde verilmiş kararların borçlu tarafından başka bir devlette değiştirilmesi girişimlerini belirli koşullarda sınırlar; istisnaları ayrıca incelenir. [1] [3]

Nafaka artırım davası için yurt dışındaki ebeveyne karşı nafaka artırım davası yazımıza bakılabilir.

Tazyik hapsi uluslararası tahsilin yerine geçer mi?

Hayır. Türkiye’de nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında İİK m.344 koşulları oluşursa, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi gündeme gelebilir. Bu sonuç sırf bir borç cetveli hazırlanmasıyla doğmaz; takip, tebligat, ihlalin niteliği ve şikâyet süresi incelenir. İİK m.347’de öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl sınırı bulunmaktadır. [12] Bu başlıkta Nafaka İhlalinde Tazyik Hapsi yazısı da ayrıca yol gösterebilir.

Üç ay, her dosyada önce üç aylık nafakanın birikmesi gerektiği anlamına gelmez; yaptırımın üst sınırıdır. Bu yol yabancı ülkede ücret haczinin, tenfizin veya tahsil başvurusunun yerine geçmez. Tazyik hapsi kararı, yurt dışındaki borçludan paranın mutlaka tahsil edileceği güvencesi değildir.

Çocukla görüşme engellenirse nafaka kesilebilir mi?

Çocukla kişisel ilişki ve nafaka ayrı hukuki yükümlülüklerdir. Görüşmenin engellendiği iddiası, mevcut nafaka kararının tek taraflı uygulanmamasını haklı hâle getirmez. Kişisel ilişki kararının uygulanması veya değiştirilmesi için uygun başvuru yapılmalıdır. Aynı şekilde çocuk hukuka aykırı biçimde yurt dışına götürülmüşse iade süreci ayrıca değerlendirilir; nafakanın tahsili iade davasının sonucunu kendiliğinden belirlemez. [1]

Nafaka türleri ve Türkiye’deki genel başvuru çerçevesi için büronun nafaka hukukuna ilişkin açıklamalarına da bakılabilir. Sınır aşan dosyada ise bu genel çerçeve, ilgili ülke ve sözleşme incelemesiyle tamamlanmalıdır.

Görüşme hakkının yurt dışından kullanılması için yurt dışında yaşayan ebeveynin çocukla görüşme hakkı yazımıza bakılabilir.

Sonuç

Yurt dışından çocuk nafakası tahsilinde doğru başlangıç, önce kararın ve tahsil edilebilir malvarlığının belirlenmesidir. Türkiye’deki icra olanağı, merkezî makam yardımı, yabancı ülkede tanıma ve icra ile yeni nafaka kararı alınması aynı işlem değildir. Uygulanacak yol; iki ülke arasındaki sözleşme ilişkisi, çocuğun yaşı, kararın niteliği ve başvuranın sıfatıyla birlikte seçilmelidir.

Sağlam bir dosyada tam karar, icra edilebilirlik ve bildirim belgeleri, dönemlere ayrılmış borç cetveli, ödeme kayıtları ve doğru tercümeler birbirini tamamlar. Özellikle 2007 Sözleşmesindeki yaş kapsamı, tasdik muafiyeti, hukuki yardım, kanun yolunun etkisi ve zamanaşımı ayrımları atlanmamalıdır. Bu hazırlık usul eksikliği ve mükerrer tahsil riskini azaltır; fiilî tahsil ise borçlunun gelirine, malvarlığına ve ilgili ülkenin icra işlemlerine bağlıdır.

İlgili yazılar: Türk Nafaka Kararının Yurt Dışında Tahsili; Yabancı Nafaka Kararının Tanınması ve Tenfizi; Yurt Dışındaki Eşten Nafaka.

Sıkça Sorulan Sorular

Almanya’da yaşayan babadan çocuk nafakası alınabilir mi?

Evet. Mevcut karar, çocuğun yaşı ve iki ülke arasındaki sözleşme koşullarına göre merkezî makam üzerinden tanıma ve icra veya yeni karar alınması istenebilir. Borçlunun Türkiye’deki haczedilebilir malvarlığı da ayrıca değerlendirilebilir. İlgili açıklama

Nafaka yükümlüsü anne ise aynı yollar kullanılabilir mi?

Evet. Yükümlülük ebeveynin cinsiyetine bağlı değildir. Türk hukuku uygulanıyorsa çocuğa fiilen bakan anne veya baba, diğer ebeveynden çocuğun giderlerine katılmasını talep edebilir; temsil ve ödeme gücü koşulları incelenir. İlgili açıklama

Çocuk üniversite okuyorsa nafaka otomatik olarak 25 yaşına kadar sürer mi?

Hayır. Eğitim nedeniyle destek hakkının koşulları, mevcut hüküm ve ergin çocuğun başvurusu değerlendirilir. Türkiye’nin 25 yaş altına ilişkin sözleşme beyanı, karşı devletin kapsamıyla örtüştüğü ölçüde işler; tek başına yeni bir nafaka hakkı veya otomatik uzama yaratmaz. İlgili açıklama

Nafaka kararı olmadan Adalet Bakanlığı yoluna başvurulabilir mi?

2007 Sözleşmesinin koşulları varsa yeni nafaka kararı alınmasına yönelik başvuru yapılabilir. Bunun kabulü, ilgili ülkenin yetki kuralları ve gerekli belgelerle birlikte değerlendirilir; merkezî makam başvurusu kendiliğinden nafaka hükmü oluşturmaz. İlgili açıklama

Yurt dışındaki borçlunun adresini bilmiyorsam ne yapabilirim?

Bilinen son adres, kimlik ve işveren bilgileriyle sözleşme kapsamındaki adres ve malvarlığı araştırma yardımını isteyebilirsiniz. Adresin eksik olması her başvuruyu engellemez; fakat araştırmanın başarıya ulaşacağı garanti edilemez. İlgili açıklama

Bütün belgeler için apostil yaptırmak gerekir mi?

Hayır. 2007 Sözleşmesi kapsamındaki tasdik muafiyeti dikkate alınmalıdır. Onaylı suret ve gerekli tercüme yükümlülükleri devam edebilir; başka rejim veya belge türleri bakımından ayrıca inceleme yapılır. İlgili açıklama

Başvuru için mutlaka yurt dışına gitmek gerekir mi?

Her başvuruda gerekmez. Merkezî makam sistemi başvurunun ikamet edilen devlet üzerinden iletilmesine olanak tanır. Somut davadaki katılım, temsil veya ek işlem gereksinimini ise yabancı yetkili makamın usulü belirler. İlgili açıklama

Birikmiş nafaka da yurt dışından tahsil edilebilir mi?

Evet; uygulanabilir karar ve süre koşulları içinde birikmiş taksitler de istenebilir. Her ayın borcu ve ödemesi ayrı gösterilmeli; zamanaşımı değerlendirilirken 2007 Sözleşmesi uygulanıyorsa m.32/5’teki daha uzun süre kuralı dikkate alınmalıdır. İlgili açıklama

Merkezî makama başvuru üç ayda ödeme yapılmasını sağlar mı?

Hayır. Sözleşmedeki üç aylık durum bildirimi süresi, tahsilin tamamlanma süresi değildir. Tebligat, mahkeme ve icra işlemleri ile borçlunun ödeme gücü sonucu etkiler. İlgili açıklama

Yabancı nafaka kararını Türkiye’de doğrudan icraya koyabilir miyim?

Yabancı karar, yalnız sözleşme bulunduğu gerekçesiyle Türk icra dairesinde kendiliğinden uygulanmaz. Uygulanabilir sözleşmenin veya genel rejimin tanıma ve tenfiz koşulları yerine getirilmelidir; yalnız boşanmanın tanınmış olması nafaka için yeterli sayılmaz. İlgili açıklama

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.177, 182, 323, 327–334. Güncel kanun metni.
  2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, özellikle m.1–2, 19, 40, 48, 50–58. Güncel kanun metni.
  3. HCCH, Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafaka Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Sözleşme, 23.11.2007; özellikle m.2, 6–18, 19–25, 28, 30, 32, 34, 36–44, 48–49, 56. Sözleşmenin tam metni.
  4. HCCH, 2007 Nafaka Sözleşmesi taraflık ve yürürlük tablosu. Güncel durum tablosu. İnceleme: 11.10.2026.
  5. HCCH, Türkiye’nin 2007 Nafaka Sözleşmesine ilişkin beyan ve çekinceleri, özellikle m.2/3, 24, 25/3 ve 30. Türkiye bildirimleri.
  6. HCCH, Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Sözleşme, 02.10.1973, özellikle m.3–6, 14–15. Tam metin; Türkiye’nin çekinceleri.
  7. HCCH, 2007 Nafaka Yükümlülüklerine Uygulanacak Hukuka İlişkin Protokol taraflık tablosu. Durum tablosu. İnceleme: 11.10.2026.
  8. Mesut Aygün – Gözde Çağlayan Aygün, “Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafaka Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin La Haye Sözleşmesi”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2018, 9(2), s.71–102; özellikle s.75–83. DOI: 10.21492/inuhfd.424598. Makale.
  9. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, Nafaka Bürosu; Nafaka işlemleri, sözleşmeler ve formlar; 64/2 sayılı Genelge, 16.11.2011, özellikle ikinci bölüm I/10. Genelge. Genelge, 2007 Sözleşmesinin Türkiye’de yürürlüğünden önceki metindir.
  10. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.2 ve 4. Güncel kanun metni.
  11. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.6, 84–85, 334–335, 350 ve 367. Güncel kanun metni.
  12. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, özellikle m.58, 78, 89, 344 ve 347. Güncel kanun metni.
  13. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 25.10.2018, E.2016/20654, K.2018/10592; Resmî Gazete, 26.01.2019, sayı 30667. Resmî tam metin, PDF s.1–3.
  14. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.03.2023, E.2022/10198, K.2023/980. Tam metnin ikincil yayını, Consulto Hukuk. İlgili düzenleme: 1973 Nafaka Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Sözleşmesi, m.4–5.
  15. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.99. Güncel kanun metni.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları