İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması: Yeni Suç, Yükümlülük İhlali ve İtiraz

İki dosya ve takvim üzerinden tarih incelemesini gösteren temsili hukuk çalışma masası.
Yazar: Yayın tarihi: Güncelleme: Yaklaşık 12 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Şartlı tahliyenin geri alınması, yeni suç, tebligat, denetim süresi ve aynen infaz hesabı. Yargıtay ve AYM kararlarıyla başvuru yolları.

Koşullu salıverilmenin geri alınması, hükümlünün ceza infaz kurumuna yeniden dönmesine ve kanunda belirlenen sürenin aynen infazına yol açabilen yargısal bir karardır. Güncel düzenlemede iki temel sebep bulunur: denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar edilmesi. Her olumsuz davranış, soruşturma veya bildirim kendiliğinden geri alma sonucu doğurmaz.[1]

Uygulamada “şartlı tahliyenin yanması” olarak ifade edilen bu süreçte en önemli inceleme, tarihlerin ve kararların birbirine bağlanmasıdır. Koşullu salıverilme tarihi, denetimin bitişi, yeni suç tarihi, yeni hükmün kesinleşmesi ve hak ederek tahliye tarihi ayrı ayrı belirlenmelidir. Aynen infaz süresi de geri alma sebebine ve uygulanacak kanun dönemine göre hesaplanır.

Hangi kararın geri alındığı neden önemlidir?

Koşullu salıverilme ile denetimli serbestlik farklı aşamalardır

5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesine göre denetimli serbestliğe ayrılma, koşullu salıverilme tarihinden önce cezanın kurum dışında infaz edilmesidir. Bu dönemdeki ihlal nedeniyle açık ceza infaz kurumuna gönderilme, 107. maddeye göre koşullu salıverilmenin geri alınmasıyla aynı işlem değildir.[1]

İki rejimin yeni suç, yükümlülük ihlali ve karar usulleri farklıdır. Örneğin 105/A’daki yeni kamu davasına bağlı değerlendirme koşulları, 107. madde kapsamındaki mahkûmiyet incelemesinin yerine geçirilemez. İtiraz dilekçesinde kararın tarih ve numarasından önce hangi kanun maddesine dayandığı anlaşılır biçimde ortaya konulmalıdır.

Yükümlülüğün kaldırılması denetim süresinin bittiği anlamına gelmez

İnfaz hâkimi, 107/10 kapsamında denetim süresinin yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine veya belirlenmiş yükümlülüklerin kaldırılmasına karar verebilir. Bu durum, koşullu salıverilmeye bağlı bütün hukuki sonuçların kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez. Yeni kasıtlı suç yönünden denetim süresinin devam edip etmediği ayrıca belirlenmelidir.[1]

Dolayısıyla imza veya programa katılım yükümlülüğünün sona ermesi ile cezanın infaz edilmiş sayılması aynı tarih olmak zorunda değildir. Hükümlüye verilen belgelerin her biri, dayandığı karar ve süre yönünden okunmalıdır.

Yeni suç nedeniyle geri almanın şartları

Yeni suç denetim süresinde işlenmiş olmalıdır

107/12, hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçun denetim süresi içinde işlenmesini esas alır. Belirleyici tarih, yeni mahkûmiyet kararının verildiği gün değil suçun işlendiği gündür. Denetim sona erdikten sonra kesinleşen bir mahkûmiyet, denetim sırasında işlenen bir suça ilişkin olabilir. Buna karşılık yalnız kararın denetim sırasında verilmesi, daha önce işlenmiş suç bakımından bu koşulu oluşturmaz.[1]

Taksirli suç ile kasıtlı suç ayrımı da önemlidir. Kanunun kasıtlı suç şartı, her tür mahkûmiyeti kapsayacak biçimde genişletilemez. Suç tarihi tartışmalıysa veya birden fazla fiil bulunuyorsa, kesinleşen hükmün hangi fiile ilişkin olduğu incelenmelidir.

Suç isnadı ile kesinleşmiş hüküm ayrılmalıdır

Geri alma incelemesinde yalnız soruşturma kaydı veya suç duyurusu yeterli kabul edilemez. Yeni suç nedeniyle verilen hükmün hukuki niteliği, hapis mahkûmiyetinin durumu ve kesinleşmesi dosyaya getirtilmelidir. 107/15’in hapis cezasına mahkûmiyet koşulu, infaz hâkimliğinin yeni suç yargılamasının yerine geçerek suçluluk belirlemesine izin vermez.[1][2]

Adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve ertelenmiş hapis cezası birbirinden farklı kurumlardır. Bunları yalnız “ceza aldım” ifadesi altında toplamak yanıltıcıdır. Özellikle erteleme, hapis mahkûmiyetinin hukuki varlığını her durumda ortadan kaldıran bir karar değildir. Somut yeni hükmün sonuçları, ilgili rejimin kendi kurallarıyla incelenmelidir.

Denetim süresi ile hak ederek tahliye tarihi aynı mıdır?

Güncel hüküm ve eski düzenleme ayrı hesaplanır

Güncel 107/6’ya göre denetim süresi, ilgili fıkralar uyarınca kurumda geçirilmesi gereken süre kadardır; süreli hapislerde hak ederek tahliye tarihi aşılamaz. Önceki düzenlemede sürenin yarısına dayanan bir hesap bulunmaktaydı. Bu nedenle eski dosyalarda denetimin sonu ile hak ederek tahliye tarihi farklı olabilir.[1]

“Hak ederek tahliye tarihinden önce suç işlenmiş olması yeterlidir” biçimindeki genel ifade, denetim süresini ayrıca incelemeyi atladığında hataya yol açar. Önce uygulanacak kanun dönemi ve denetim süresi saptanmalı, ardından yeni suçun bu aralıkta kalıp kalmadığı belirlenmelidir.

Lehe kanun parçalar seçilerek oluşturulamaz

TCK 7, koşullu salıverilme ve tekerrür bakımından zaman yönünden uygulamayı genel infaz kurallarından ayırır. Lehe değerlendirme, bağlantılı hükümlerin somut olaydaki sonuçları karşılaştırılarak yapılmalıdır. Yeni kanunun daha kısa kurum süresi ile eski kanunun daha kısa denetim süresi, bağımsız avantajlar gibi birleştirilemez.[3]

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin E. 2024/6836, K. 2025/6957, 10.10.2025 kararında bu sorun doğrudan ele alınmıştır. Daire, 2020 sonrası rejimden yararlanılarak 2021’de koşullu salıverilen hükümlü yönünden denetimin yeni rejime göre değerlendirilmesi gerektiğini açıklamış ve geri alma talebinin reddini bozmuştur. Karar, her dosyada yeni rejimin mutlaka lehe olduğunu değil, bağlantılı kuralların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.[5]

Yükümlülük ihlali nedeniyle geri alma

İnfaz hâkiminin uyarısı ve ısrar koşulu

107/12 bakımından yükümlülüğe aykırı tek bir davranış ile uymamakta ısrar aynı değildir. Kanun, infaz hâkiminin uyarısına rağmen aykırılığın sürdürülmesini arar. Dosyada yükümlülüğün içeriği, hükümlüye bildirilmesi, ihlalin tespiti, hâkim uyarısı ve buna rağmen devam eden davranış ayrı ayrı gösterilmelidir.[1]

105/A uygulamasında konuşulan belirli sayıdaki ihlal kuralları, hukuki dayanak incelenmeden 107. maddeye aktarılmamalıdır. Buradaki kanuni ölçüt, uygulanabilir yükümlülük ve hâkim uyarısına rağmen ısrardır. Hastalık, erişim engeli veya yanlış bildirim iddiası varsa somut olayın ilgili tarihine ait belgeler gerekir.

Uygulanabilirlik ve mazeret birlikte değerlendirilir

Hükümlünün çalışma saatleri, tedavi programı veya bakım sorumluluğu ile çakışan yükümlülüklerde, uygun uyarlama talebi zamanında sunulmalıdır. Böyle bir talep mevcut yükümlülüğü kendiliğinden kaldırmaz. Ancak idarenin bilgisine sunulmuş gerçek bir engel, ihlalin hukuki değerlendirmesinde göz ardı edilemez.

İtirazda genel ifadeler yerine, hangi gün hangi yükümlülüğün neden yerine getirilemediği açıklanmalıdır. Sağlık kaydının yalnız tanıyı göstermesi değil, ilgili tarihteki fiilî engeli ortaya koyması önemlidir. Uyarının tebliğ edilmediği ileri sürülüyorsa tebligat kaydının getirtilmesi açıkça istenmelidir.

Geri alma hâlinde aynen infaz süresi nasıl belirlenir?

Yeni suç nedeniyle güncel hesap

107/13-a uyarınca, sonraki suçun işlendiği tarihten başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla, sonradan işlenen her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süre aynen çektirilir. Güncel kural, her durumda kalan cezanın tamamının infazı anlamına gelmez.[1]

Varsayımsal olarak yeni suçtan beş ay hapis cezası verilmişse, iki kat hesabının başlangıç karşılığı on aydır. Bununla birlikte yeni suç tarihi ile hak ederek tahliye tarihi arasındaki üst sınır ayrıca incelenir. Bu örnek; başka suç, farklı kanun dönemi veya ilam bulunmadığı varsayımıyla yalnız hesap yöntemini açıklar. Nihai gün hesabı, kesinleşmiş hükümlerle yapılır.

Birden fazla yeni suç bulunuyorsa her suçun tarihi ve hapis cezası ayrı satırda gösterilmelidir. Başlangıçların ve üst sınırların gerekçesiz biçimde tek toplama indirgenmesi denetimi güçleştirir. Yeni suçtan verilen hapis cezasının kendi infazı ile önceki hükme ilişkin geri alma sonucu da ayrı hukuki kalemlerdir.

Yükümlülük ihlalinde süre takdir edilir

107/13-b, yükümlülüğe uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi aşmamak üzere, ihlalin niteliğine göre belirlenecek sürenin aynen infazını düzenler. Bu nedenle yeni suçtaki “iki kat” formülü yükümlülük ihlaline doğrudan uygulanamaz.[1]

Takdirin gerekçesi, aykırılığın niteliği ve somut dosyayla bağlantılı olmalıdır. En ağır sonucun neden gerekli görüldüğü açıklanmadan kalan sürenin bütünüyle seçilmesi, itirazda tartışılması gereken bir gerekçe sorunu oluşturabilir.

Aynı hükümden yeniden koşullu salıverilme

Geri alma kararından sonra aynı hükmün infazı bakımından bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez. Bu sınırlama, kişinin başka bütün hükümleri için ömür boyu geçerli genel bir yasak şeklinde anlatılmamalıdır. Her ilamın infaz rejimi ve kanundaki özel sınırlamalar ayrıca değerlendirilir.[1]

Kararı hangi merci verir ve nasıl itiraz edilir?

Geri alma merciinin belirlenmesi

107/15, kural olarak hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliğini yetkili kılar. Cezaların toplandığı veya hükmün bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından verildiği hâllerde 101/2’deki belirleme uygulanır. Bu merci, her dosyada ilk koşullu salıverme kararını veren infaz hâkimliğiyle aynı olmayabilir.[1]

Hükümlünün güncel adresini veya bulunduğu kurumu esas alarak yetkiyi otomatik belirlemek yerine, geri alınan koşullu salıvermenin dayandığı hüküm ve varsa toplama kararı dosyaya konulmalıdır.

İtiraz ve durdurma talebi

İnfaz hâkimi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde ilgili ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren hâkimliğe sunularak yetkili merciye gönderilir. İtirazın yapılması infazı kendiliğinden durdurmaz; durdurma talebi ve somut gerekçeleri ayrıca belirtilmelidir.[4][8]

Tartışılan sorunÖncelikli belgeİtirazın açıklaması
Yeni suç denetim dışındaSalıverme kararı, denetim hesabı, yeni ilamSuç tarihinin hangi sınırın dışında kaldığı gösterilir.
Yeni mahkûmiyetin niteliğiTam hüküm ve kesinleşme şerhiİsnat, mahkûmiyet ve yaptırım türü ayrılır.
Uyarı veya ısrar eksikliğiYükümlülük kararı, uyarı ve tebligatEksik aşama ve bunun sonuca etkisi açıklanır.
Aynen infaz süresi hatalıTarih ve ceza bazında hesapBaşlangıç, iki kat ve üst sınır ayrı denetlenir.
Lehe kanun uygulanmamışEski karar, yeni hüküm ve karşılaştırmaUyarlama ile salt müddetname düzeltimi ayrılır.

AYM kararları başvuru stratejisi açısından ne söylüyor?

Harun Müsellim ve başvuru süresinin yeniden başlamaması

AYM Birinci Bölümünün Harun Müsellim, B. No: 2022/60278, 18.12.2024 kararında, 2015’te öğrenilen geri alma kararına ilişkin şikâyetlerin sonraki infaz ve kanun yararına bozma başvurularıyla yeniden süreye bağlanamayacağı değerlendirilmiştir. Kişi hürriyeti ve güvenliği şikâyeti süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Adil yargılanma hakkına ilişkin bölüm ise incelenen infaz uyuşmazlığının niteliği nedeniyle konu bakımından yetkisizlik sonucuna bağlanmıştır.[6]

Karar, geri alma süresinin esastan doğru bulunduğu şeklinde okunamaz. Başvuru yolu ve kabul edilebilirlik bakımından verilmiş bir karardır. Aynı dilekçenin farklı makamlara gönderilmesi, ilk kararın öğrenilmesiyle doğan süre sorununu gidermemektedir.

Nehir Aydıncı ve önce uyarlama kararının denetlenmesi

AYM Birinci Bölümünün Nehir Aydıncı, B. No: 2023/86815, 11.03.2026 kararında başvurucu, 2020 değişikliği sonrası daha önce infaz ettiği dönemin başka cezadan mahsubunu istemiştir. AYM, yeni düzenlemenin lehe niteliğini açıklamış; ancak önceki uyarlama talebinin reddine itiraz edilmediğini ve fazladan infazı saptayan bir mahkeme kararı bulunmadığını belirtmiştir. Mahsup uyuşmazlığı yönünden keyfîlik veya bariz takdir hatası görmeyerek başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.[7]

Bu kararın sonucu “lehe kanun uygulanmaz” değildir. Aynı şekilde Mahkemenin açıklaması doğrudan tahliye veya mahsup kararı değildir. Uygulama bakımından ders, uyarlama talebinin reddi ile sonraki mahsup talebinin ayrı işlemler olduğudur. İlk karar zamanında denetlenmeden yalnız ikinci işlem üzerinden sonuca ulaşılacağı varsayılmamalıdır.

Bireysel başvuru aşaması için ceza davasında AYM başvurusunun hazırlanması ve 30 günlük başvuru süresinin öğrenme, UYAP ve UETS kayıtlarıyla hesabı birlikte değerlendirilmelidir.

Konuyla bağlantılı ayrıntılar için denetimli serbestlik ihlali ve cezaevine iade yazımıza da bakabilirsiniz.

Koşullu salıverme kararı tebliğ edilmemişse geri alma mümkün müdür?

Yargıtay 2025/7414 sayılı kararında hangi belgeleri esas aldı?

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24 Ekim 2025 tarihli, E.2025/434, K.2025/7414 sayılı kararında, koşullu salıverilme kararının hükümlüye ayrıca tebliğ edilmemesi tartışılmıştır. Dosyada hükümlüye tebliğ edilen müddetnamede koşullu ve hak ederek tahliye tarihleri gösterilmiş; denetimli serbestlik kararında da cezanın hangi koşullu salıverilme tarihine kadar bu usulle infaz edileceği açıkça belirtilmiştir. Denetimli serbestlik uygulaması o tarihte sona ermiş ve infaz hâkimliği aynı tarihten geçerli koşullu salıverme kararı vermiştir. [9]

Daire, bu belgeler karşısında hükümlünün koşullu salıvermeden haberdar olmadığını ileri süremeyeceğini değerlendirmiştir. Sırf salıverme kararının ayrıca tebliğ edilmediği gerekçesiyle geri alma ve aynen infazın mümkün olmadığı yönündeki kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. Karar, tebliğ eksikliğinin hiçbir olayda önem taşımadığı şeklinde genişletilmemelidir. Sonuç, hükümlünün infaz takvimini bilmesini gösteren somut belge ve uygulamalar üzerinden kurulmuştur. [9]

Müddetnamedeki tarih sonradan değişmişse ne incelenir?

Dosyada müddetnamenin tebliğ kaydı bulunmaması, disiplin nedeniyle fiilî salıverilmenin ertelenmesi veya önceki hesap belgesinden farklı tarihte karar verilmesi gibi durumlar varsa bunlar ayrıca tartışılmalıdır. Eski belgede görünen tarih ile yürürlükteki kararın başlangıcı farklıysa, hükümlünün hangi tarihten ve hangi hukuki statüden haberdar edildiği gösterilmelidir. Böyle bir farkın varlığı tek başına geri alma kararını geçersiz kılmaz; fakat 2025/7414 sayılı karardaki olguların somut dosyada bulunup bulunmadığını belirler.

İtiraz hazırlanırken yalnız salıverme kararının tebliğ mazbatası değil, müddetname tebliği, denetimli serbestliğe ayrılma kararı, müdürlük kapanış kayıtları ve kurumdan çıkış belgeleri birlikte istenmelidir. Belgelerden biri eksikse diğerlerinin hangi bilgiyi içerdiği açıklanmalıdır. “Hiçbir şey bilmiyordum” biçimindeki genel savunma yerine, hangi bildirimin yapılmadığı ve bunun uyuşmazlığın hangi unsurunu etkilediği belirtilmelidir.

Dosyanın kronolojisi ve sonuç talebi nasıl hazırlanır?

Altı belgeyle hukuki aşamayı belirleme

İlk mahkûmiyet hükmü ve kesinleşme şerhi, koşullu salıverme kararı, o tarihte geçerli müddetname, yeni suçtan verilen hüküm ve kesinleşme kaydı, geri alma kararı ve tebligat belgeleri birlikte incelenmelidir. Yükümlülük ihlaline dayanılıyorsa buna yükümlülük kararı, infaz hâkiminin uyarısı ve ihlal kayıtları eklenir. Her belgenin hangi hukuki olguyu gösterdiği ayrı yazıldığında, hesap tartışması ile kararın esasına yönelik itiraz birbirinden ayrılır.

Varsayımsal bir dosyada yeni suçun işlendiği tarih ile mahkûmiyetin kesinleştiği tarih arasında iki yıl bulunabilir. Denetim içinde kalıp kalmadığı araştırılırken suç tarihi esas alınır; hükmün kesinleşmesi ise yeni hapis mahkûmiyetinin hukuki durumunu gösterir. Bu iki tarihin karıştırılması, hem hatalı geri alma hem de dayanaksız itiraz sonucunu doğurabilir. [1]

Lehe düzenleme, hesap hatası ve yeni karar farklı taleplerdir

Yürürlükteki hükme göre aritmetik hata bulunduğu iddiası ile hükmün yeni kanuna göre uyarlanması gerektiği iddiası aynı değildir. AYM'nin Nehir Aydıncı kararındaki süreç, bu ayrımın başvuru yolları bakımından önemini gösterir. Uyarlama talebinin reddi zamanında denetlenmemişse, sonradan başka cezadan mahsup talebi yapılması aynı hukuki incelemenin yerini kendiliğinden tutmaz. [7]

Geri alma kararı kaldırıldığında veya aynen infaz süresi değiştirildiğinde yeni müddetnamenin buna uygun düzenlenmesi de izlenmelidir. İlam, geri alma kararı ve hesap belgesi arasında uyumsuzluk varsa hangi belgenin hangi bölümünün düzeltilmesi gerektiği açıklanır. Ayrıntılı hesap incelemesi için müddetnameye itiraz ve infaz hesabının düzeltilmesi yazısı tamamlayıcıdır.

Sonuç

Koşullu salıverilmenin geri alınmasına karşı etkili hukuki koruma, kararın hangi rejime dayandığını doğru belirlemekle başlar. Denetim süresi, yeni suç tarihi, kesinleşmiş hüküm, uyarı ve aynen infaz hesabı ayrı ayrı incelenmelidir. Başvurunun gücü, yalnız sonuç talebinden değil, hatanın belge ve kanun hükmüyle gösterilmesinden doğar. İtiraz ve bireysel başvuru sürelerinin korunması, bu incelemenin ayrılmaz parçasıdır. Konunun ayrıntıları için infaz düzenlemelerinden yararlanma, suç tarihi ve geçiş hükümleri yazısına bakılabilir.

Ceza yargılaması ve infaz süreçlerinde hukukî destek için ceza avukatlık hizmetlerimize göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Her yeni soruşturma şartlı tahliyeyi geri aldırır mı?

Hayır. 107. madde bakımından salt soruşturma kaydı yeterli değildir. Yeni suçun niteliği, denetim içindeki tarihi ve hapis mahkûmiyetinin hukuki durumu incelenir.

Taksirli suç geri alma sebebi midir?

107/12’nin yeni suç sebebi kasıtlı suçlara ilişkindir. Taksirli suç bu şartın yerine geçirilemez; dosyada başka bir geri alma sebebi olup olmadığı ayrı değerlendirilir.

Yeni mahkûmiyet denetim bittikten sonra kesinleşirse ne olur?

Suçun işlendiği tarih önemlidir. Denetim içinde işlenen suçun sonradan kesinleşmesi geri alma incelemesini tek başına engellemez.

İmza yükümlülüğü bittiğinde denetim de biter mi?

Her zaman değil. Belirli yükümlülüğün kaldırılması ile 107. madde kapsamındaki denetim süresinin sona ermesi farklıdır.

Geri alma hâlinde kalan cezanın tamamı mı çekilir?

Güncel yeni suç kuralında her suç için verilen hapis cezasının iki katı ve hak ederek tahliye üst sınırı dikkate alınır. Eski kanun dönemi ve lehe uygulama ayrıca incelenir.

Yükümlülük ihlalinde de iki kat kuralı var mı?

Hayır. Bu hâlde 107/13-b’deki tarih sınırı içinde, ihlalin niteliğine göre bir süre belirlenir.

Geri alma kararına itiraz süresi nedir?

İnfaz hâkimi kararının tebliğinden itibaren iki haftadır. Tebliğ belgesi dosyadan alınmalı ve süre ayrıca takip edilmelidir.

Kanun yararına bozma talebi AYM süresini yeniden başlatır mı?

Kural olarak böyle bir sonuç doğurmaz. Harun Müsellim kararı, sonradan yapılan başvuruların eski karara ilişkin süre aşımını gidermediğini gösterir.

Kaynakça

  1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m.98, 101, 105/A ve 107. İnceleme: 14.10.2026.
  2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.50–51 ve kesinleşmiş hükmün yaptırım niteliği bakımından ilgili hükümler. İnceleme: 14.10.2026.
  3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7. İnceleme: 14.10.2026.
  4. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m.6. İnceleme: 14.10.2026.
  5. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/6836, K. 2025/6957, 10.10.2025, II. Gerekçe ve III. Karar.
  6. AYM, Harun Müsellim, B. No: 2022/60278, 18.12.2024, değerlendirme ve hüküm.
  7. AYM, Nehir Aydıncı, B. No: 2023/86815, 11.03.2026, özellikle §§17–22 ve hüküm.
  8. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.267–271, özellikle m.269. İnceleme: 14.10.2026.
  9. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E.2025/434, K.2025/7414, 24.10.2025. II ve III; müddetname tebliği ve denetimli serbestlik kararının etkisi. Tam metin incelendi; erişim oturum gerektirebilir.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları