Nafaka; eşin, çocuğun veya kanunda belirtilen yakınların geçimini koruyan, şartları hukuki ilişkiye göre değişen bir yükümlülüktür. Tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası aynı kurallara tabi değildir. Evlilik içindeki parasal katkı ile ergin çocuğun eğitim giderleri de ayrıca değerlendirilir. Tutar için herkese uygulanan sabit bir maaş yüzdesi bulunmaz.
13 Ekim 2026 itibarıyla güncel durum: Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasını düzenleyen TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Ancak iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Karar, bütün nafakaları kaldıran veya mevcut ödemeleri hemen durduran bir düzenleme değildir. Bu rehberde mevcut kurallar ile ertelenmiş iptal hükmünün etkisi ayrı ayrı ele alınmaktadır. [1–3]
Nafaka hakkını belirlerken önce hangi sorular sorulmalıdır?
Bir nafaka uyuşmazlığında ilk soru yalnızca “Ne kadar ödeme yapılır?” değildir. Önce geçim ihtiyacının kime ait olduğu, taraflar arasındaki hukuki bağ, açılmış bir dava veya verilmiş bir karar bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Eş için istenen parayla çocuk için istenen para aynı kalemde değerlendirilirse talep, süre ve tahsil bakımından hata yapılabilir.
Evlilik devam ederken aile giderlerine katılma borcu vardır. Boşanma yargılaması sürerken geçici koruma gerekir. Boşanma sonrasında eski eş bakımından yoksulluk şartı, çocuk bakımından ise bakım ve eğitim ihtiyacı öne çıkar. Ergin bir öğrencinin istemiyle çalışamayacak durumdaki yaşlı bir kişinin yakınlarından istediği yardım da farklı dayanaklara sahip olabilir. [1]
Nafaka türlerini karşılaştıran tablo
| Hukuki durum | Başlıca dayanak ve yararlanan kişi | Belirleyici koşul | Süre bakımından temel ayrım |
|---|---|---|---|
| Birlikte yaşayan eşlerin parasal katkısı | TMK m.186 ve 196; evlilik birliği | Aile giderlerine güç oranında katılım; ev ve bakım emeğinin dikkate alınması | TMK m.196 uyarınca geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için katkı istenebilir. |
| Ayrı yaşayan eşin korunması | TMK m.197; eş ve gerekiyorsa çocuk | Ayrı yaşamayı veya önlem alınmasını haklı kılan kanuni koşullar | Boşanma davası açılmasına bağlı değildir; koşullar değişince önlem değişebilir. |
| Boşanma veya ayrılık davasında tedbir nafakası | TMK m.169; eş ve çocuk | Yargılama sırasında geçim ve bakım için geçici koruma ihtiyacı | Kural olarak dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar; ara kararın kapsamı önemlidir. |
| Yoksulluk nafakası | TMK m.175–176; boşanan eş | Talep, boşanma nedeniyle yoksulluk, daha ağır kusurlu olmama ve karşı tarafın mali gücü | Mevcut hüküm ve sona erme sebepleri uygulanır; 2026 tarihli iptalin yürürlüğü ayrıca izlenir. |
| İştirak nafakası | TMK m.182, 327–331; ergin olmayan çocuk | Çocuğun ihtiyaçları ve ana babanın olanakları | Kural olarak erginliğe kadar; eğitimine devam eden ergin çocuğun talebi ayrı değerlendirilir. |
| Ergin çocuğun eğitim nafakası | TMK m.328/2; eğitimine devam eden ergin çocuk | Eğitimin devamı ve katkının ana babadan beklenebilir olması | Eğitim süreci ve somut koşullara bağlıdır; genel bir 25 yaş sınırı yoktur. |
| Yardım nafakası | TMK m.364–365; altsoy, üstsoy ve kardeş | Yardım edilmezse yoksulluğa düşme; kardeş bakımından ayrıca refah koşulu | İhtiyaç, ödeme gücü ve yükümlülük koşulları sürdükçe değerlendirilir. |
Bu tablo, nafakanın değişmez sayıda kutudan oluştuğu anlamına gelmez. “Bakım nafakası” öğretide farklı yükümlülükleri kapsayan üst kavram olarak da kullanılır. Dilekçede kullanılan ad kadar, istenen ödemenin hangi olaylara ve hangi kanun hükmüne dayandığı önemlidir. [1, 6]
Boşanma davası açmadan nafaka istenebilir mi?
Eşler aynı evde yaşarken aile giderlerine katkı
TMK m.186’ya göre eşler birliğin giderlerine emekleri ve malvarlıklarıyla güçleri oranında katılır. Bir eşin ücretli bir işte çalışmaması, aileye hiç katkı sağlamadığı anlamına gelmez. Ev işlerinin görülmesi, çocukların bakımı ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışma, parasal katkı belirlenirken dikkate alınır. [1]
Eşlerden biri giderleri üstlenmiyorsa diğer eş, TMK m.196 kapsamında hâkimden her birinin yapacağı parasal katkının belirlenmesini isteyebilir. Burada boşanmanın gerçekleşmesi veya önce boşanma davası açılması gerekmez. Barınma giderleri, faturalar, çocukların ihtiyaçları ve tarafların ekonomik olanakları birlikte ortaya konulmalıdır.
Madde, katkının geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilmesine imkân tanır. Bu hüküm, bütün nafaka türlerinde dava açılmadan önceki bir yılın otomatik olarak tahsil edilebileceği şeklinde genellenemez. Talebin TMK m.196’ya mı, başka bir nafaka hükmüne mi dayandığı açık olmalıdır. [1]
Ayrı yaşamaya haklı sebep varsa alınabilecek önlemler
TMK m.197, ortak hayatın kişiliği, ekonomik güvenliği veya aile huzurunu ciddi biçimde tehlikeye düşürdüğü durumlarda ayrı yaşama hakkını düzenler. Haklı ayrılık hâlinde hâkim; parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimi konusunda önlem alabilir. Diğer eşin haklı sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir nedenle olanaksızlaşması da maddede ayrıca düzenlenmiştir. [1]
Bu nedenle “Tedbir nafakası yalnız boşanma dosyasında istenir” açıklaması eksik kalır. Boşanma davasındaki TMK m.169 tedbiri ile bağımsız koruma isteminin dayanağı ve incelenecek koşulları birbirinden ayrılmalıdır. Ayrı yaşamanın nedenleri, giderlerin kim tarafından karşılandığı ve mevcut çocuk bakım düzeni somutlaştırılmalıdır.
Şiddet nedeniyle koruma istenirken nafaka
6284 sayılı Kanun m.5/4 uyarınca, şiddet uygulayan kişi aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyor veya buna katkıda bulunuyorsa, TMK hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması koşuluyla hâkim talep olmasa da tedbir nafakasına karar verebilir. Bu koruma, boşanma davasının sonucunu beklemek zorunda değildir. [11]
Başvuruda daha önce verilmiş nafaka kararları belirtilmelidir. Aynı dönem ve aynı ihtiyaç için farklı kararların nasıl uygulanacağı gözden kaçırılmamalıdır. Korunan kişinin adresi ve iletişim bilgileri bakımından gizlilik önlemleri de nafaka istemiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Tedbir nafakası hangi şartlarla verilir?
Dava sürerken eşin ve çocuğun geçimi
TMK m.169, boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkime gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alma görevi verir. Nafaka bu önlemlerden biridir. Amaç, yargılama devam ederken barınma, geçim, bakım ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. [1]
Hâkimin kendiliğinden inceleme yapabilmesi, her dosyada herkese aynı tutarın bağlanacağı anlamına gelmez. Talebin dilekçede açıkça yazılması; eş ve her çocuk için ayrı tutar belirtilmesi, acil giderlerin belgelenmesi ve gelir araştırmasının istenmesi incelemeyi somutlaştırır. Koşullar değişirse yargılama sırasında ara kararın yeniden değerlendirilmesi istenebilir.
Tedbir nafakasının başlangıcı ve sona ermesi, hükmedildiği hukuki dayanakla birlikte okunmalıdır. Boşanma dosyasındaki tedbir kural olarak dava tarihinden itibaren değerlendirilir ve karar kesinleşinceye kadar sürer. TMK m.197’ye veya 6284 sayılı Kanun’a dayanan önlem için aynı süre açıklaması otomatik olarak kullanılamaz. [1, 4, 11]
Kusur ve işsizlik tedbir nafakasını nasıl etkiler?
Tedbir nafakası, boşanmada kusurlu bulunan eşe uygulanan bir yaptırım değildir. Yoksulluk nafakasındaki “daha ağır kusurlu olmama” şartı, TMK m.169 bakımından aynen uygulanmaz. Bununla birlikte ekonomik ihtiyacın, tarafların olanaklarının ve somut yaşam koşullarının incelenmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.10.2018, E.2017/2-1891, K.2018/1577: Mahkeme, daha önce bağladığı tedbir nafakasını erkeğin işsiz ve gelirsiz olduğu gerekçesiyle durdurmuştu. Kurul, somut olayda işsizlik, kadının bir süre çalışmış olması ve kusur durumunu nafakanın tamamen kaldırılması için yeterli bulmayarak direnme kararını bozdu. Kararda, ekonomik güçlerin birbirine yakınlığının ve evlilik dışı fiilî birliktelik gibi farklı olguların ayrıca değerlendirilmesi gerektiği de belirtildi. Bu karar, gelir araştırması yapılmadan herkese mutlaka nafaka bağlanacağı şeklinde okunamaz. [4]
Gelirsizliğin nafakaya etkisi öğretide de tartışılmaktadır. Aziz Erman Bayram’ın bu karara ilişkin incelemesi, özellikle her iki eşin gelirinin bulunmadığı durumlarda yükümlülüğün sınırlarını ele alır. Uygulama bakımından önemli olan, işsizlik iddiasını tek başına sonuç kabul etmek yerine gerçek ekonomik kapasiteyi ve geçim ihtiyacını birlikte değerlendirmektir. [18]
Yoksulluk nafakasını kimler alabilir?
Talep, yoksulluk, kusur ve mali güç koşulları
TMK m.175 bakımından yoksulluk nafakası için dört nokta birlikte incelenir: Nafaka talep edilmelidir; talep eden boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmelidir; boşanmadaki kusuru diğer eşten daha ağır olmamalıdır; ödeme diğer eşin mali gücüyle bağdaşmalıdır. Nafaka borçlusunun boşanmada kusurlu olması ayrıca aranmaz. [1]
Kanun kadın ve erkek arasında hak sahipliği yönünden ayrım yapmaz. Koşulları varsa erkek eş de nafaka isteyebilir. Eşit kusur, tek başına ret sebebi değildir. Buna karşılık daha ağır kusurlu olmak, yoksulluk nafakası yönünden belirleyici bir engeldir. Çocuğun nafaka hakkı ise ebeveynlerin bu kusur değerlendirmesine bağlı değildir.
Yoksulluk incelemesi yalnız maaş bordrosuna indirgenemez. Barınma olanağı, düzenli kira veya emekli geliri, kullanılabilir malvarlığı, sağlık ve bakım giderleri, gelirin devamlılığı ve kişinin kendi geçimini sağlayabilme durumu birlikte değerlendirilir. Evlilikteki yaşam düzeyinin düşmesi ile kanunun aradığı yoksulluk aynı şey değildir.
Çalışan, emekli veya asgari ücretli kişi nafaka alabilir mi?
Çalışıyor olmak tek başına bütün nafaka türleri için kesin bir ret sebebi değildir. Buna karşılık “Asgari ücret alan herkes nafaka alabilir” sonucu da doğru olmaz. Gelirin ihtiyaçları karşılamaya yeterliliği, barınma koşulları ve diğer kaynaklar dosya özelinde incelenmelidir. Aynı ücret, farklı sağlık, kira ve bakım giderleri bulunan kişilerde aynı ekonomik durumu göstermeyebilir. [1, 2]
Nafaka isteyen eşin yalnız meslek sahibi olmasıyla fiilen düzenli gelir elde etmesi de birbirinden farklıdır. Çalışabilecek durumda olma, gerçek iş olanakları ve mevcut bakım yükümlülükleriyle birlikte ele alınmalıdır. Karşı tarafın gelir sakladığı iddiası ise soyut bırakılmamalı; iş, malvarlığı ve ticari faaliyet kayıtlarının araştırılması talep edilmelidir.
Nafaka, tazminat ve mal paylaşımı ayrı taleplerdir
Yoksulluk nafakası geçim ihtiyacına yönelir. Boşanma nedeniyle maddi veya manevi tazminat ile mal rejiminden doğan alacakların şartları farklıdır. Birine hak kazanılması, diğerinin de aynı gerekçeyle kabul edileceği anlamına gelmez. Mal paylaşımından elde edilen değerler ekonomik durum incelemesinde önem taşıyabilir; ancak “mal paylaşımı yapıldı, nafaka mutlaka biter” biçiminde genel bir kural yoktur. Mal rejiminden doğan alacakların nasıl çözüldüğü boşanmada mal paylaşımı ve mal rejimi davaları yazısında ele alınmıştır. [1]
Süresiz nafaka kaldırıldı mı? AYM’nin 2026 kararı neyi değiştiriyor?
Kararın kapsamı ve yürürlük takvimi
AYM, 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30.09.2026 tarihli, 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Dokuz aylık erteleme nedeniyle iptal hükmünün yürürlük tarihi 30.06.2027’dir. Güncel TMK metninin ilgili dipnotu da bu tarihi göstermektedir. [1, 2]
İptal; tedbir, iştirak veya yardım nafakasını kaldırmaz. Yoksulluk nafakasının talep, yoksulluk, kusur ve mali güç koşulları da bu kararın konusundaki ibareyle aynı şey değildir. Karardan Türkiye’de herkes için üç yıl, beş yıl veya evlilik süresinin yarısı kadar nafaka uygulanacağı sonucu çıkarılamaz.
Çoğunluk gerekçesi ve karşı görüş
Çoğunluk; süre konusunda somut koşulların değerlendirilmesine imkân vermeyen uygulamayı, öngörülebilirlik ve tarafların hakları arasında denge bakımından sorunlu bulmuştur. Gerekçede evliliğin süresi, yaş, sağlık, eğitim ve kişinin geçimini sağlayabilme kapasitesi önem taşır. Bazı durumlarda uzun süreli veya yaşam boyu desteği gerektiren koşulların da açıkça düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir. [2, §§19, 26–33]
Karşıoyda ise bakım emeği nedeniyle oluşan ekonomik kırılganlık ve TMK m.176’daki uyarlama imkânları vurgulanmıştır. Farklı gerekçe, belirlilik sorununa ve yasama organının tercih alanına odaklanır. Bu görüşler tartışmanın sınırlarını gösterir; bağlayıcı hükmün yerine geçmez. [2]
Mevcut kararlar ve devam eden davalar
13 Ekim 2026’da iptal hükmü henüz yürürlüğe girmemiştir. Kararın yayımlanması, kesinleşmiş nafaka ilamını kendiliğinden silmez; birikmiş borcu ortadan kaldırmaz ve geçmiş ödemeleri otomatik iade alacağına dönüştürmez. Anayasa m.153’teki geriye yürümezlik ilkesi ile mevcut hüküm ve sonradan verilen kararlar birlikte gözetilmelidir. [1–3]
Görülmekte olan uyuşmazlıklarda davanın aşaması, karar tarihi, Anayasa m.152–153 hükümleri ve çıkarılabilecek yeni düzenlemenin geçiş kuralları önem taşır. Ertelenmiş yürürlük ile derdest dosyalara etki konusunda bütün davalar için tek sonuç ilan etmek doğru değildir. Yeni düzenleme beklemek, mevcut dava veya başvuru sürelerini kendiliğinden durdurmaz.
İştirak nafakası ve çocuğun giderlerine katılma borcu
Çocuk nafakasında esas olan çocuğun ihtiyacıdır
İştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımı sağlar. Çocuğun yaşı, sağlık durumu, barınması, okul ve ulaşım giderleri ile ana babanın yaşam koşulları ve ödeme güçleri birlikte değerlendirilir. Çocuğun kendi gelirleri de miktar bakımından dikkate alınır. TMK m.330 uyarınca bu nafaka her ay peşin ödenir. [1]
Çocuğa fiilen bakan ebeveynin katkısı yalnız nakit ödeme değildir. Bakım için harcanan emek, zaman ve sağlanan barınma da somut yaşam düzeninin parçasıdır. Giderlerin her durumda yarı yarıya paylaşılması veya diğer ebeveynin maaşının sabit bir oranının alınması şeklinde değişmez bir hesap bulunmaz.
Velayet veya kişisel ilişki uyuşmazlığı, çocuğun nafaka hakkını pazarlık aracına dönüştürmez. “Çocuğu göremiyorum, ödeme yapmayacağım” yaklaşımı nafaka borcunu sona erdirmez. Kişisel ilişki kararının uygulanmasına ilişkin başvurular, nafaka ödeme yükümlülüğünden ayrı değerlendirilir. Yurt dışında yaşayan ebeveynin çocukla görüşmesi ise yurt dışında yaşayan anne veya babanın çocukla görüşme hakkı yazısında incelenmiştir. [1]
Anne veya baba çocuğun gelecekteki nafakasından vazgeçebilir mi?
Eşin kendi yoksulluk nafakası hakkına ilişkin beyanı ile çocuğun gelecekteki bakım ihtiyacına ilişkin beyan aynı hukuki etkiye sahip değildir. Boşanma sırasında çocuk için nafaka istenmemiş olması, sonradan ortaya çıkan veya devam eden bakım ihtiyacını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Anlaşmalı boşanma protokolü de çocuğun yararı bakımından hâkimin denetimine tabidir. [1, m.166/3, 182, 327–331]
Gelecekteki nafaka ile doğmuş taksit alacakları ayrılmalıdır. “Nafakadan vazgeçildi” ifadesinin kimin hakkına, hangi döneme ve hangi ödeme türüne ilişkin olduğu incelenmeden sonuç çıkarılmamalıdır. Anne veya babanın yaptığı protokolün ergin çocuğun kendi adına ileri süreceği talebe etkisi ayrıca değerlendirilir.
Evlilik dışında doğan çocuk ve babalık davası
Çocuğun bakım ve eğitim ihtiyacı, ana babanın birbirleriyle evli olmasına bağlı değildir. Baba yönünden soybağının hukuken kurulması önemlidir. TMK m.332, nafaka davasında geçici önlemleri; m.333 ise babalık davasıyla birlikte nafaka istenmesi ve babalık olasılığının kuvvetli bulunması hâlinde hükümden önce uygun bir nafakaya karar verilebilmesini düzenler. [1]
Bu nedenle babalık uyuşmazlığı bulunan bir dosyada yalnız boşanma nafakalarının şartları üzerinden değerlendirme yapılması yetersiz kalır. Soybağı talebi, çocuğun temsili ve geçici geçim ihtiyacı birlikte ele alınmalıdır.
Çocuk 18 yaşını doldurunca nafaka sona erer mi?
İştirak nafakası ile ergin çocuğun talebi ayrılmalıdır
Ana babanın çocuğa bakım borcu kural olarak erginliğe kadar sürer. Erginlik çoğunlukla 18 yaşın doldurulmasıyla kazanılır; kanunda başka erginlik yolları da vardır. Eğitim devam ediyorsa TMK m.328/2 uyarınca, durum ve koşullara göre ana babadan beklenebilecek ölçüde bakım yükümlülüğü eğitim bitene kadar sürebilir. [1]
Burada önceki iştirak nafakasının aynı alacaklı ve aynı icra dosyasıyla kendiliğinden sınırsız devam ettiği varsayılmamalıdır. Ergin çocuk kural olarak kendi adına talepte bulunur. Önceki hükümdeki ödeme düzeni, eğitim durumu, temsil ve varsa kısıtlılık koşulları incelenir. Çocuğun ergin olması, yeni talebin hangi sıfatla ileri sürüleceğini etkiler.
Üniversite, çalışma ve eğitim süresi
Öğrenci belgesi tek başına bütün uyuşmazlığı çözmez. Eğitim programı, devamlılık, makul eğitim süreci, barınma ve öğrenim giderleri, burs veya çalışma geliri ile ana babanın ödeme gücü açıklanmalıdır. İkinci eğitim, açıköğretim veya lisansüstü program bakımından her olayda aynı sonuç kabul edilemez. Kanunda herkes için geçerli otomatik bir 25 yaş sınırı bulunmaz. Eğitimini sürdüren ergin çocuğun talebi ayrıca 18 yaşından sonra nafaka yazısında değerlendirilmiştir. [1, 6]
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 01.11.2012, E.2012/17987, K.2012/22454: Açıköğretimde okurken asgari ücretle çalışan davacı ile emekli aylığı alan babanın ekonomik durumunun değerlendirildiği dosyada nafakanın kabulü yönündeki hüküm bozulmuştur. Karar, çalışmanın ve ödeme gücünün birlikte incelenmesine örnektir; bütün öğrenciler veya bütün asgari ücretliler için genel bir yasak oluşturmaz. [7]
Eğitim nafakası ile yardım nafakası neden aynı sayılmamalıdır?
Bazı kararlarda ergin öğrencinin istemi yardım nafakası olarak adlandırılır. Öğretide ise TMK m.328/2’deki eğitim yükümlülüğünün, m.364’teki yakınlar arası yardımdan farklı dayanak ve koşullara sahip olduğu vurgulanmaktadır. Derya Ateş’in incelemesi bu ayrımı açıkça ele alır. Bu nedenle dilekçe yalnız nafakanın adına değil, eğitim ihtiyacına ve hukuki dayanağına göre hazırlanmalıdır. [6]
Eğitim bittikten sonra sağlık veya engellilik nedeniyle geçimini sağlayamayan ergin kişinin durumu da otomatik olarak eski iştirak nafakasının devamı şeklinde ele alınamaz. Yardım nafakası, temsil ve diğer koruma hükümlerinin koşulları ayrıca araştırılmalıdır.
Yardım nafakası kimlerden istenebilir?
Altsoy, üstsoy ve kardeşler
TMK m.364, yardım edilmediğinde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşler arasında nafaka yükümlülüğü düzenler. Anne, baba, büyükanne, büyükbaba, çocuk ve torun gibi hısımlar bakımından ilişkinin niteliği ve sıra değerlendirilir. Evlat edinmenin hukuki sonuçları da dikkate alınır. Her akrabalık, tek başına nafaka borcu doğurmaz; amca, dayı veya kuzen sırf bu sıfatla m.364 kapsamına girmez. [1]
Talep edenin geçimini sağlayacak olanaklardan yoksunluğu ile karşı tarafın mali gücü birlikte ortaya konulmalıdır. Aile üyeleri arasındaki anlaşmazlık tek başına yükümlülüğü kaldırmaz. Buna karşılık kanunun aradığı koşullar gösterilmeden yalnız yakınlık ilişkisine dayanılması da yeterli değildir.
Kardeşin refah içinde olması ve yükümlülerin sırası
Kardeşler yönünden kanun ayrıca refah içinde bulunma şartını arar. Herhangi bir ücret alıyor olmakla bu koşulun gerçekleştiği aynı şey değildir. Kardeşin geliri, malvarlığı, kendi geçim ve bakım yükümlülükleri değerlendirilmelidir. [1]
TMK m.365, davada mirasçılıktaki sıranın gözetilmesini öngörür. İhtiyaç sahibinin eşine ve ana babanın bakım borcuna ilişkin özel hükümler de saklıdır. Bu sebeple en varlıklı görünen akrabayı doğrudan davalı seçmek yeterli bir yöntem değildir. Öncelikli yükümlüler, bunların ödeme gücü ve talebin bir veya birkaç kişiye yöneltilmesinin hakkaniyete etkisi araştırılmalıdır.
Birden fazla yakının bulunması, bütün borcun mutlaka tek kişiye yüklenmesini gerektirmez. Hâkim, yardımın bazı yükümlülerden istenmesini hakkaniyete aykırı bulursa yükümlülüğü azaltabilir veya kaldırabilir. Amaç, talep edenin geçimi için gereken yardımla yükümlünün gerçek olanaklarını bağdaştırmaktır. [1]
Nafaka miktarı nasıl belirlenir ve hangi belgeler gerekir?
Sabit tarife yerine gelir, ihtiyaç ve ödeme gücü araştırması
Kanunda nafakanın her dosyada maaşın yüzde 25’i, yüzde 30’u veya başka sabit bir oranı olacağını söyleyen genel bir kural yoktur. İnternette yalnız maaş girilerek bulunan bir tutar, mahkemenin vereceği sonucu göstermez. Eş ve çocuk için ayrı ihtiyaçlar, farklı gelir kaynakları ve zorunlu giderler araştırılmalıdır. [1]
Ücretin yanında kira geliri, ticari kazanç, emekli aylığı ve ekonomik kapasiteyi gösteren diğer veriler önem taşıyabilir. Giderlerde ise aynı kalemin iki kez yazılmaması gerekir. Yıllık okul gideriyle aylık okul taksidinin, ortak konut gideriyle kişinin bireysel payının ayrı gösterilmesi daha anlaşılır bir hesap sağlar.
Belge hazırlama tablosu
| İncelenecek konu | Yararlı belge veya kayıt | Açıklığa kavuşturduğu husus |
|---|---|---|
| Gelir ve çalışma | Bordro, SGK kaydı, emekli aylığı, vergi ve ticari kayıtlar | Gelirin tutarı, devamlılığı ve çalışma biçimi |
| Malvarlığı ve barınma | Tapu ve araç kayıtları, kira sözleşmesi, kira ödemeleri | Kullanılabilir kaynaklar ve zorunlu barınma gideri |
| Çocuğun ihtiyaçları | Okul, servis, yemek, sağlık, bakım ve eğitim belgeleri | Çocuğa özgü düzenli ve olağanüstü giderler |
| Sağlık ve çalışma kapasitesi | İlgili sağlık raporları ve tedavi giderleri | Gelir elde etme olanağı ve bakım ihtiyacı |
| Önceki hukuki durum | Boşanma kararı, kesinleşme şerhi, protokol, ara kararlar | Hangi nafakanın, kimin için ve hangi tarihten itibaren belirlendiği |
| Ödeme ve değişiklik | Açıklamalı banka dekontları, ay bazında ödeme dökümü, gelir değişikliği kayıtları | Borç hesabı ve artırma–azaltma isteminin dayanağı |
Kişi kendi elindeki belgeleri sunabilir; ulaşamadığı banka, işyeri veya resmî kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesini isteyebilir. Başkasının hesabına izinsiz erişmek veya özel hayatı ihlal eden yollarla veri toplamak yerine hukuka uygun delil ve kayıt isteme yöntemleri kullanılmalıdır. HMK m.189/2, hukuka aykırı elde edilen delillerin değerlendirilmesine engel getirir. [8]
AYM: Gelir iddiasına cevap verilmeden tutar belirlenemez
İbrahim Acar, B. No: 2016/3140, 07.11.2019: Başvurucu, şirket çalışanı olarak aylık 950 TL kazandığını; eski eşi ve dört çocuğu için toplam 1.000 TL nafaka ödemesine hükmedildiğini ileri sürmüştür. AYM, mahkemenin çalışma biçimini ve gerçek gelirini yeterince araştırmadığını, sonuca etkili bu iddiaya gerekçeli cevap vermediğini belirleyerek Anayasa m.17 yönünden ihlal ve yeniden yargılama kararı vermiştir. [5, §§32–43]
Kararın önemi, bugünkü nafaka tutarları için sayısal bir sınır koyması değildir. Tarihsel tutarlar güncel tarife olarak kullanılamaz. Karar, hem ihtiyaç sahibinin korunmasını hem borçluya aşırı yük yüklenip yüklenmediğinin gerçek ekonomik verilerle denetlenmesini gerektirir.
Nafaka artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir mi?
Önceki karardan sonra ne değiştiği gösterilmelidir
İrat biçimindeki yoksulluk nafakası bakımından TMK m.176; çocuk nafakasında m.331, değişen koşullara göre yeniden değerlendirmeye imkân tanır. Artan eğitim veya sağlık giderleri, gelirin sürekli biçimde değişmesi ve hakkaniyetin gerektirdiği durumlar önemlidir. Önceki karardaki olguları tekrarlamak yerine, hangi değişikliğin ne zaman gerçekleştiği belgelenmelidir. Artırım talebinin şartları ve yeni tutarın başlangıcı için nafaka artırım davası yazısına bakılabilir. [1]
İşten ayrılma, emeklilik, yeniden evlenme, başka bir çocuğun doğması veya askerlik, her nafakayı kendiliğinden durduran ortak sebepler değildir. Etkileri, talebin türüne ve gerçek ekonomik duruma göre değerlendirilir. Ödeme gücü azaldığını ileri süren tarafın indirim veya kaldırma istemiyle hukuki yola başvurması gerekir; dava açılması da tek başına mevcut hükmü askıya almaz. İndirim veya kaldırma isteyen tarafın izleyeceği yol nafakanın azaltılması ve kaldırılması yazısında anlatılmıştır.
Yıllık artış her nafakada otomatik midir?
Hâkim, istem üzerine gelecek yılların nafakasını belirleyebilir. Mevcut kararda veya hâkimin onayladığı protokolde uygulanabilir bir artış hükmü varsa hesap bu hükme göre yapılır. Artış ayı, uygulanacak endeks, endeksin hangi değişim ölçütünün esas alınacağı ve başlangıç tutarı açık olmalıdır. TÜFE’nin yıllık değişimi ile on iki aylık ortalamalara göre değişimi aynı oran değildir. [1, m.176/5, 330/3, 365/5]
Artış hükmü bulunmaması, taraflardan birine tek başına istediği oranı belirleme yetkisi vermez. Koşulları varsa nafaka artırım davası açılabilir. Kararda artış hükmü bulunması da sonradan ortaya çıkan önemli değişikliklerin ayrıca değerlendirilmesini her durumda engellemez.
Kendiliğinden sona erme ile mahkeme kararıyla kaldırma
İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya kanundaki ifadeyle “haysiyetsiz hayat sürmesi” durumunda ise kaldırma mahkeme kararı gerektirir. Bu son kavram, öznel ahlak yargılarıyla veya tek bir sosyal medya paylaşımıyla özdeşleştirilemez; hukuken somutlaştırılmış olgular gerekir. [1, m.176/3] Ayrıntılı değerlendirme için Nafaka Borçlusu veya Alacaklısı Ölürse Ne Olur? başlıklı yazı incelenebilir.
Borçlunun yeniden evlenmesi, alacaklının yeniden evlenmesiyle aynı sonucu doğurmaz. Alacaklının işe başlaması da tek başına yoksulluğunun bittiğini kanıtlamaz. Öte yandan nafaka türüne özgü sona erme olayı gerçekleşmişse, bunun ödeme kayıtları ve mevcut icra dosyasına nasıl yansıtılacağı ayrıca ele alınmalıdır. Önceden doğmuş taksitler de gelecekteki ödeme borcundan ayrılmalıdır.
Nafaka davası hangi mahkemede açılır, süreler nelerdir?
Görevli ve yetkili mahkeme
Nafaka uyuşmazlıklarında kural olarak aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde, kanunda öngörülen görevlendirme çerçevesinde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Nafaka borcunun tahsili ve buna ilişkin icra şikâyetleri ise kendi görev kurallarına tabidir. [9, 12]
Yer bakımından yetki, talebin dayanağına göre belirlenir. Boşanma davasında TMK m.168; evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemlerde m.201; boşanma sonrasında açılacak nafaka davalarında m.177; yardım nafakasında m.365 dikkate alınır. Özellikle m.177, nafaka alacaklısının yerleşim yerini; m.365 ise taraflardan birinin yerleşim yerini yetkili kılar. Evlilik birliğini koruma önlemlerinin değiştirilmesinde m.201’deki özel düzenleme de gözetilmelidir. [1]
Bir yıllık zamanaşımı bütün nafaka talepleri için midir?
TMK m.178, evliliğin boşanmayla sona ermesinden doğan dava hakları bakımından boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı öngörür. Boşanma dosyasında ileri sürülmemiş ilk yoksulluk nafakası istemi bakımından bu süre önemlidir. Süre, ayrılık gününden veya boşanma dilekçesinin verildiği günden başlatılmaz. [1]
Bu bir yıllık süre; mevcut nafakanın artırılması, çocuğun devam eden bakım ihtiyacı veya ilama bağlanmış birikmiş taksitlerin tahsiliyle aynı mesele değildir. Zamanaşımı ile hak düşürücü süre de aynı kavram değildir. Protokoldeki feragat veya kesinleşmiş ret kararının etkisi, süre hesabından ayrı olarak incelenmelidir.
Usul, dava giderleri ve adli yardım
Bağımsız nafaka davalarında HMK m.316/1-ç uyarınca basit yargılama usulü uygulanır. Boşanma davası içinde ileri sürülen bağlı istemlerde ise dosyanın usulî bütünlüğü dikkate alınır. Dilekçede nafakanın türü, hak sahibi, istenen aylık tutar, başlangıç ve gerekiyorsa gelecek yıllara ilişkin artış istemi açık yazılmalıdır. [8]
Harç ve giderler, talebin boşanma içinde mi ayrı dava olarak mı ileri sürüldüğüne ve dava değerine göre değişebilir. Yargılama veya takip giderlerini karşılayamayan kişi, HMK m.334 ve devamı uyarınca adli yardım isteyebilir. Mahkemenin adli yardım kararı ile baronun avukat görevlendirmesi aynı işlem değildir; koşulları ayrı değerlendirilir. [8] Dava açma sürecinin adımları Nafaka Davası Nerede ve Nasıl Açılır? yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Arabuluculuk zorunlu mu, anlaşma yapılabilir mi?
Nafaka istemleri için genel bir zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmamaktadır. Aile hukukundaki bütün hakların serbestçe tasarruf edilebilir olduğu da söylenemez. 6325 sayılı Kanun m.1/2, arabuluculuğu tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarla sınırlar; aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkları ayrıca kapsam dışında bırakır. [10]
Eşler anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka konusunda düzenleme yapabilir. Bununla birlikte boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hâkimin denetimine tabidir. “Her türlü nafakadan vazgeçildi” gibi genel bir ibare kullanılmadan önce eşin kendi hakkı, çocuğun hakkı, doğmuş taksitler ve gelecekteki ihtiyaçlar ayrılmalıdır. [1, m.166/3]
Nafaka ödenmezse ne yapılabilir?
Önce kararın türü ve hangi dönemin istendiği belirlenir
Takip hazırlığında mahkeme kararının hüküm bölümü, kesinleşme durumu, ara kararlar, ödeme ayları ve yapılan ödemeler birlikte incelenmelidir. Boşanma dosyasındaki tedbir nafakasına ilişkin ara karar, tek başına ilam niteliğinde değildir; bu ara karara dayanan alacak için genel haciz yoluyla ilamsız takip gündeme gelir. Nafaka bir nihai hükümde ilama bağlanmışsa ilamlı takip yönünden ayrıca değerlendirme yapılır. Dolayısıyla yalnız ödemenin “tedbir nafakası” olarak adlandırılması takip yolunu belirlemeye yetmez. [8, 12, 19]
Boşanma hükmüne bağlı yoksulluk ve iştirak nafakasının icrasında boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Boşanma hükmü kesinleşmişse nafaka bölümü için ayrıca aynı kesinleşme koşulunun aranıp aranmayacağı farklı bir meseledir. Bağımsız nafaka ilamları bakımından da bütün aile hukuku kararlarının mutlaka kesinleşmesi gerektiği şeklinde genelleme yapılmaz. HMK m.350 ve 367, nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına ilişkin özel hüküm içerir. Kanun yoluna başvuru ile borcun kendiliğinden durduğu kabul edilmemelidir. İlamların kesinleşmeden icraya konulabilmesine ilişkin ayrım kesinleşmeden icraya konulabilen ilamlar yazısında genel olarak açıklanmıştır. [8, 19]
Takipte her ayın asıl alacağı, karara uygun artış, ödeme ve varsa faiz ayrı gösterilmelidir. Dekont açıklamalarına ay ve nafaka türünün yazılması uyuşmazlığı azaltır. Hediye, okul alışverişi veya başka bir ödeme, mahkemenin belirlediği nakit nafakadan kendiliğinden mahsup edilmiş sayılmaz; ödemenin hukuki niteliği ve kabulü ayrıca değerlendirilir.
Birikmiş nafakada zamanaşımı
İlk yoksulluk nafakası talebindeki bir yıllık süre, birikmiş nafakanın tahsil süresi değildir. TBK’daki dönemsel alacak hükümleri, mahkeme kararına bağlanmış alacaklara ilişkin düzenleme ve İİK m.39 birlikte değerlendirilmelidir. Hangi aya ait taksidin ne zaman doğduğu ile zamanaşımını kesen işlemler önem taşır. [12, 13]
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 23.09.2019, E.2019/9724, K.2019/13231: Daire, nafaka ilamının üzerinden on yıl geçtiği için takibin tümden iptalini doğru bulmamış; alacağın zaman içinde doğduğunu ve takip tarihinden geriye doğru on yıllık dönem esas alınarak inceleme yapılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Bu değerlendirme ilama bağlı nafaka alacağına ilişkindir. Her türlü aile içi ödeme veya sözleşme alacağına aynı süre uygulanacağı anlamına gelmez. [14]
Nafaka borcu için tazyik hapsi uygulanabilir mi?
İİK m.344, nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsini düzenler. Bu sonuç otomatik değildir. Karar, takip ve tebligatın durumu, yerine getirilmeyen yükümlülük, ödeme dönemi ve şikâyet süresi birlikte incelenir. Eski birikmiş alacağın bulunması ile işleyen nafaka yükümlülüğünün ihlali aynı değerlendirmeye indirgenemez. Ödenmeyen nafakada izlenecek yollar nafaka ödenmezse ne yapılır yazısında adım adım ele alınmıştır. [12]
İİK m.347’de şikâyet için fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl öngörülür. Bu süreler, para alacağının zamanaşımından farklıdır. Tazyik hapsinin uygulanması borcu ödenmiş hâle getirmez; kararın gereği yerine getirilirse tahliye söz konusu olur. Nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açılmışsa, m.344/2 çerçevesinde hapsin uygulanmasının davanın sonuna bırakılması değerlendirilebilir. [12]
Nafaka borçlusu veya alacaklısı yurt dışındaysa
Yurt dışında yaşamak nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez. Ancak uygulanacak hukuk, mahkemenin yetkisi, kararın diğer ülkede tanınması veya tenfizi ve tahsil yöntemi ayrı sorulardır. MÖHUK m.19 nafaka taleplerine uygulanacak hukuku düzenler; milletlerarası sözleşmelerin uygulanma alanı da ayrıca kontrol edilmelidir. Çocuk nafakasının yurt dışındaki ebeveynden tahsili için yurt dışında yaşayan anne veya babadan çocuk nafakası tahsili yazısı da incelenebilir. [15]
Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü bünyesindeki Nafaka Bürosu, ilgili milletlerarası düzenlemeler kapsamında merkezî makam olarak görev yapar. Başvuru yolu, karşı ülkenin sözleşmelere taraflığına ve talebin niteliğine göre belirlenir. Karar, kesinleşme ve tebliğ belgeleri, borç dökümü, tercüme ve diğer belgeler somut başvuru usulüne göre hazırlanmalıdır. [16]
Yabancı ülkede verilmiş bir kararın yalnız tercümesini yaptırmak, Türkiye’de her durumda doğrudan icra edilebilmesini sağlamaz. Aynı şekilde Türk kararının yabancı ülkede hangi işlemlerden sonra uygulanacağı, o ülkeyle geçerli hukuki rejime göre incelenir. Büro hizmetlerine ilişkin bilgiler için Güneş & Güneş Hukuk Bürosu nafaka davaları sayfası ziyaret edilebilir. Yurt dışındaki ebeveyne karşı artırım talebi bakımından yurt dışında yaşayan anne veya babaya karşı nafaka artırım davası yazısı ayrıca okunabilir.
Sonuç
Nafaka uyuşmazlığında sağlıklı değerlendirme; önce doğru nafaka türünü belirlemek, sonra ihtiyaç ve ödeme gücünü belgelemek, son olarak süre ve tahsil yolunu buna göre kurmakla mümkündür. Eşin geçimi, çocuğun bakım gideri, ergin öğrencinin eğitim ihtiyacı ve yakınlar arasındaki yardım yükümlülüğü aynı hukuki teste tabi değildir.
Başvuru hazırlanırken mevcut karar ve protokol, kesinleşme tarihi, güncel gelir ve giderler, çocuğun veya diğer hak sahibinin durumu ile ödenen ve ödenmeyen aylar birlikte incelenmelidir. Nafakanın artırılması ya da kaldırılması isteniyorsa önceki karardan sonra ortaya çıkan değişiklik açıkça gösterilmelidir.
AYM’nin 2026 tarihli kararı da kendi kapsamı ve yürürlük takvimi içinde değerlendirilmelidir. Mevcut borcun durumu, sadece bir haber başlığına veya genel bir hesaplama aracına bakılarak belirlenemez. Nafaka alan kişinin geçiminin korunması ile ödeme yapanın gerçek ekonomik gücünün gözetilmesi, somut ve gerekçeli bir değerlendirme gerektirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davası açmadan nafaka isteyebilir miyim?
Evet. Birlikte yaşayan eşler bakımından TMK m.196, ayrı yaşamayı gerektiren koşullarda m.197 kapsamında katkı ve önlem istenebilir. Şiddet nedeniyle korumada 6284 sayılı Kanun’un nafaka hükmü de ayrıca değerlendirilir. [1, 11]
Erkek eş nafaka alabilir mi?
Kanun yoksulluk nafakasını yalnız kadına tanımaz. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen, kusuru diğer eşten daha ağır olmayan erkek eş de diğer koşullar varsa nafaka isteyebilir. [1]
Boşanmada kusurlu olan eş tedbir nafakası alabilir mi?
Kusur, tedbir nafakasında yoksulluk nafakasındaki gibi bir hak kazanma koşulu değildir. Ancak geçim ihtiyacı, ekonomik olanaklar ve somut yaşam koşulları yine değerlendirilir. [1, 4]
Nafaka maaşın yüzde kaçı olur?
Herkese uygulanacak sabit bir yüzde yoktur. Hak sahibinin ihtiyaçları, tarafların gelir ve malvarlığı ile zorunlu giderleri incelenir. Çocuk nafakasında çocuğa özgü bakım ve eğitim giderleri ayrıca önem taşır. [1, 5]
Asgari ücretle çalışmak nafaka almaya engel mi?
Tek başına çalışma veya belirli bir ücret seviyesi bütün nafaka talepleri için aynı sonucu doğurmaz. Gelirin yeterliliği, diğer kaynaklar, ihtiyaçlar ve istenen nafakanın türü birlikte değerlendirilir. [1, 7]
Süresiz nafaka hemen sona erdi mi?
Hayır. AYM’nin E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararındaki iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Karar bütün nafakaları kaldırmaz ve mevcut ilamları kendiliğinden sona erdirmez. [1–3]
Çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra üniversiteye devam ederse nafaka isteyebilir mi?
TMK m.328/2’nin koşulları varsa isteyebilir. Ergin çocuk kural olarak kendi adına talepte bulunur; eğitim ihtiyacı ve ana babadan beklenebilecek katkı incelenir. Önceki iştirak nafakasının otomatik devam ettiği varsayılmaz. [1, 6]
Çocuğumu göremediğim için nafaka ödemeyi kesebilir miyim?
Kişisel ilişki uyuşmazlığı nafaka borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çocukla görüşmeye ilişkin kararın uygulanması için başvurulacak yollar ile çocuğun bakım giderlerine katılma yükümlülüğü ayrıdır. [1]
Nafaka alan kişinin işe girmesi nafakayı otomatik kaldırır mı?
İşe girmek ile yoksulluğun ortadan kalkması aynı şey değildir. İrat biçimindeki yoksulluk nafakasının bu nedenle kaldırılması için koşulların değerlendirilmesi ve mahkeme kararı gerekir. [1]
Nafaka borçlusu yeniden evlenirse ödeme sona erer mi?
Hayır. Borçlunun yeniden evlenmesi tek başına otomatik sona erme sebebi değildir. Mali duruma etkisi ve diğer koşullar, azaltma veya kaldırma isteminde değerlendirilebilir. [1]
Nafaka her yıl kendiliğinden TÜFE kadar artar mı?
Her nafaka için böyle bir otomatik kural bulunmaz. Karardaki veya onaylı protokoldeki artış hükmü esas alınır. Hüküm yoksa koşulları oluştuğunda artırım davası gündeme gelir. [1]
Boşanmadan sonra ilk kez nafaka istemek için ne kadar süre vardır?
İlk yoksulluk nafakası istemi bakımından TMK m.178’deki, boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayan bir yıllık zamanaşımı önemlidir. Bu süre mevcut nafakanın artırılması veya birikmiş taksitlerin tahsiliyle karıştırılmamalıdır. [1, 14]
Birikmiş nafaka borcu veya hapis şikâyeti için aynı süre mi geçerlidir?
Hayır. Para alacağının zamanaşımı ile İİK m.347’deki şikâyet süreleri farklıdır. İlâma bağlı alacağın dönemi, takip işlemleri ve şikâyete konu yükümlülük ayrı ayrı incelenir. [12–14]
Anne veya baba çocuğundan nafaka isteyebilir mi?
TMK m.364–365 koşulları varsa yardım nafakası isteyebilir. Yardım edilmezse yoksulluğa düşme, yükümlünün mali gücü ve yükümlüler arasındaki sıra birlikte değerlendirilir. [1]
Nafaka almak için mutlaka arabulucuya gitmek gerekir mi?
Nafaka talepleri için genel bir zorunlu arabuluculuk şartı yoktur. Hakkın niteliği, tarafların tasarruf yetkisi ve çocukların yararı önemlidir. Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. [10]
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu. Özellikle m.11–12, 158, 166, 168–178, 182, 186, 196–201, 327–334, 350, 364–366; m.175’e ilişkin güncel AYM dipnotu. Resmî konsolide metin. Erişim: 13.10.2026.
- Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026, E.2025/156, K.2026/131. Resmî Gazete, 30.09.2026, sayı 33386; özellikle §§19, 26–35, hüküm, karşıoy ve farklı gerekçe. Resmî Gazete karar nüshası.
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası. Özellikle m.17, 41, 152–153. Resmî metin.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.10.2018, E.2017/2-1891, K.2018/1577. Tedbir nafakasının kaldırılması ve ekonomik durum. Kazancı’da yayımlanan tam karar metni; ikincil karar yayımı.
- Anayasa Mahkemesi, İbrahim Acar, B. No: 2016/3140, 07.11.2019. Özellikle §§32–43; Resmî Gazete, 17.12.2019, sayı 30981. AYM’nin resmî duyurusu; tam metnin Librum’daki ikincil yayımı.
- Ateş, Derya. “İsviçre Hukukundaki Gelişmeler Işığında Ana Babanın Ergin Çocuğun Bakım ve Eğitim Giderlerini Karşılama Yükümlülüğü”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2021, sayı 47, s.179–214; özellikle s.181–186. Makale ve yayın bilgileri.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 01.11.2012, E.2012/17987, K.2012/22454. Eğitimine devam eden ve çalışan ergin çocuğun istemi. Tam karar metninin ikincil yayımı: Uğur Aslan, “Nafaka Nedir? Türleri Nelerdir? Süresiz Olması Hakkaniyete Uygun mudur? Yargıtay Kararları Işığında Genel Bir Değerlendirme”, Adaletbiz.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu. Özellikle m.189, 316, 334–340, 350 ve 367. Resmî metin.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun. Özellikle m.2 ve 4. Resmî metin.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu. Özellikle m.1/2 ve dava şartı düzenlemeleri. Resmî metin.
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. Özellikle m.5/4 ve 8/6. Resmî metin.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu. Özellikle m.39, 344 ve 347. Resmî metin.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu. Özellikle m.147, 154 ve 156. Resmî metin.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 23.09.2019, E.2019/9724, K.2019/13231. İlâma bağlı nafaka alacağında zamanaşımı. Tam metnin Av. Esra Demirel tarafından yayımlanan nüshası; ikincil karar yayımı.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun. Özellikle m.1, 19, 40, 50, 54 ve 58. Resmî metin.
- Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü. Nafaka Bürosu: görevler ve başvuru çerçevesi. Erişim: 13.10.2026.
- Gül, Sefa. “Aile Hukukunda Maddi Dayanışma Mekanizması: Tüm Yönleriyle Nafaka Türleri”, Hukukihaber, 13.10.2026. Konuya ilişkin güncel yazı. Yazı bağlantısı.
- Bayram, Aziz Erman. “Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Tedbir Nafakasına Dair 25.10.2018 Tarihli ve 2017/2-1891 Esas, 2018/1577 Karar Sayılı Kararının Değerlendirilmesi”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2019, sayı 144, s.213–248. Derginin tam sayısı.
- Tanır, Zeliha Büşra. “Yargıtay Kararları Işığında Nafaka İlâmlarının İcrası”, Hukukihaber, 17.04.2019; sayfada görünen güncelleme 27.12.2022. Yazı bağlantısı. Ara karar–ilam ve boşanmanın ferisi ayrımına ilişkin açıklamalar; ikincil kaynak.