Nafaka davalarında görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir. Ancak davanın hangi yerde açılacağı, nafakanın türüne ve talebin boşanma davası içinde mi yoksa bağımsız olarak mı ileri sürüldüğüne göre belirlenir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde görevlendirilmiş asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Dava hazırlığında mahkemenin adı kadar tarafların doğru gösterilmesi, talep dönemi ve delillerin zamanında sunulması da önemlidir. [1–3]
Bu yazı, nafakanın maddi koşullarını yeniden anlatmak yerine dava açma sürecini düzenler. Görev ve yetki, dilekçe, arabuluculuk, yargılama giderleri ve adli yardım birbirinden ayrılarak incelenmiştir. Araştırma tarihi 14 Ekim 2026’dır.
Görevli mahkeme ile yetkili mahkeme arasındaki fark
Görev, davaya hangi mahkeme türünün bakacağını; yetki ise hangi yerdeki mahkemenin davayı göreceğini belirler. Nafaka belirlenmesi veya artırılması davası ile nafaka tahsilindeki icra işlemi şikâyeti aynı mahkemenin işi değildir. Nafaka ihlalinde tazyik hapsi başvurusu da aile mahkemesinde yürütülen miktar davasından ayrılır. [1; 3; 7]
4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi, aile hukukundan doğan işlerde aile mahkemesinin görev alanını belirler. Mahkemenin bulunmadığı yerde aynı Kanun’un 2. maddesindeki görevlendirme düzeni uygulanır. Başvurunun yalnız “asliye hukuk” adıyla hazırlanması yerine mahkemenin aile mahkemesi sıfatıyla görevli olup olmadığı kontrol edilmelidir. [1]
Görev dava şartıdır ve mahkemece kendiliğinden incelenir. Yetkide ise kesin yetki bulunup bulunmadığı ayrılır. Kesin olmayan yetki itirazı, süresinde ve usulüne uygun ileri sürülmelidir; yetkili mahkeme de gösterilmelidir. Bu ayrım, yanlış yerde açılan her davanın mahkemece kendiliğinden gönderileceği yönündeki varsayımı önler. [3]
Nafaka türüne göre dava nerede açılır?
Tek bir adres kuralı bütün nafaka taleplerine uygulanamaz. Boşanma sonrası nafaka, evlilik devam ederken bağımsız önlem talebi ve yardım nafakası farklı maddelere dayanır. Genel yetki kuralı ile özel yetki imkânları birlikte değerlendirilmelidir. [2; 3]
| Talep | Öncelikle incelenecek düzenleme | Uygulama ayrımı |
|---|---|---|
| Boşanma davasında tedbir nafakası | TMK 169; boşanma dosyasının usulü | Talep mevcut dosyada değerlendirilir |
| Boşanma sonrası nafaka davası | TMK 177; HMK 6 | Alacaklının yerleşim yeri imkânı incelenir |
| Evlilik birliğinin korunmasına ilişkin bağımsız önlem | TMK 201 | Eşlerden birinin yerleşim yeri esasları |
| Yardım nafakası | TMK 365/6 | Taraflardan birinin yerleşim yeri |
| İcra işlemi veya nafaka ihlali şikâyeti | İİK’nın ilgili özel hükümleri | Aile mahkemesindeki miktar davasından ayrılır |
Tablodaki başlıklar hukuki nitelendirme için başlangıçtır. Özellikle ergin çocuğun eğitim gideri talebi, küçük çocuk adına açılan iştirak nafakası davasıyla aynı taraf ve yetki düzenine otomatik olarak bağlanmamalıdır. İkamet edilen yer ile hukuki yerleşim yeri de somut kayıtlarla değerlendirilmelidir.
Ergin çocuğun eğitim talebinde Yargıtay kararı
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 6 Kasım 2023 tarihli E.2023/4275, K.2023/10265 sayılı kararında, mahkemeler arasında yetki uyuşmazlığı çıkmıştır. Talep yardım nafakası olarak nitelendirilmiş ve TMK 365/6 uyarınca alacaklının seçtiği yer mahkemesi yetkili kabul edilmiştir. [5]
Karar metninde aktarılan ilk mahkemenin farklı değerlendirmesi, Yargıtayın nihai görüşü gibi okunmamalıdır. Ayrıca bu sonuç, bütün çocuk nafakası davalarının doğrudan TMK 365/6’ya tabi olduğu anlamına gelmez. Çocuğun yaşı, dava hakkını kimin kullandığı ve talebin hukuki sebebi belirtilmelidir.
Dilekçede taraflar ve talepler nasıl gösterilir?
Küçük çocuk yararına nafaka ile ergin çocuğun kendi adına ileri sürdüğü talep farklıdır. Küçük için temsil ve dava hakkı; ergin kişi için ise kendi taraf sıfatı değerlendirilir. Yalnız geçmişte anne veya babanın davacı olmuş olması, erginlik sonrasındaki bütün taleplerin aynı kişi tarafından sürdürülebileceğini göstermez. [2] Benzer bir ayrım 18 Yaşından Sonra Nafaka yazısında ele alınmıştır.
HMK 119 çerçevesinde dilekçede mahkeme, taraf bilgileri, olaylar, deliller, hukuki sebepler ve açık talep sonucu bulunmalıdır. Aylık istenen tutar, başlangıç tarihi ve varsa yıllık artış talebi belirsiz bırakılmamalıdır. Geçici nafaka ihtiyacı varsa bunun nedeni ve dayanak belgeleri ayrıca açıklanmalıdır. [3]
Gelir ve ihtiyaç bilgileri nasıl sunulur?
Kira, eğitim, sağlık, ulaşım ve diğer düzenli ihtiyaçlar mümkün olduğunca belgeyle gösterilmelidir. Gelir araştırması istenirken yalnız maaşa odaklanmak yerine malvarlığı, kira geliri, şirket ilişkileri ve fiilî ekonomik durumun araştırılmasını gerektiren somut veriler belirtilmelidir. Belgesiz yüksek gelir iddiası ile kayıtlı ücretin tek başına bütün ödeme gücünü gösterdiği varsayımı aynı ölçüde yetersiz olabilir.
Delillerin hangi olguyu ispatladığı açıklanmalıdır. Örneğin okul faturası eğitim giderini; banka kaydı ödeme akışını; sağlık belgesi düzenli bakım ihtiyacını gösterir. Aynı giderin farklı belgeler üzerinden iki kez aylık bütçeye eklenmemesi gerekir. İhtiyaç tablosu, yargılama boyunca değişen koşullarla birlikte güncellenebilir; usulî sunum sınırları ayrıca gözetilir. [2; 3]
Nafaka davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
Nafaka belirlenmesi veya değiştirilmesi davası için genel bir dava şartı arabuluculuk zorunluluğu yoktur. Aile hukukunun tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği yönleri ile salt malvarlığına ilişkin uyuşmazlıkları birbirinden ayrılmalıdır. “Aileyle ilgili her parasal uyuşmazlık arabuluculuğa uygundur” veya “nafakayla bağlantılı hiçbir konuda anlaşma yapılamaz” biçimindeki iki uç yaklaşım da isabetli değildir. [4] İlgili usul adımları Anlaşmalı Boşanmada Nafaka yazısında ayrıca anlatılmıştır.
6325 sayılı Kanun, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişli kabul etmez. Çocuğun gelecekteki bakım hakkı üzerinde yapılan düzenlemeler de tarafların istediği biçimde sınırsızca sonuç doğurmaz. Birikmiş parasal alacak üzerinde anlaşma düşünülüyorsa kapsam, temsil, irade ve geçerlilik koşulları ayrıca incelenmelidir. [2; 4]
Yargılama nasıl ilerler?
HMK 316, nafaka ile nafakanın kaldırılması veya azaltılmasına ilişkin davalarda basit yargılama usulünü düzenler. Bununla birlikte boşanma davası içinde ileri sürülen taleplerin usulü, bağımsız nafaka davası gibi değerlendirilmemelidir. Dava açıldıktan sonra tensip kararındaki işlemler, tebligat ve delil sunma süreleri izlenmelidir. [3]
Basit yargılamada cevap süresi kural olarak dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Koşulları varsa, süresinde başvuruyla bir defaya mahsus olmak üzere en çok iki haftalık ek süre verilebilir. Talep ve savunmanın genişletilmesine ilişkin sınırlar nedeniyle belgeleri sonradan sınırsız biçimde sunabileceğini düşünmek doğru değildir. [3]
| Aşama | Hazırlanacak işlem |
|---|---|
| Dava öncesi | Tür, taraf, görev, yetki ve dönem kontrolü |
| Dilekçe | Açık miktar, başlangıç, artış ve delil açıklaması |
| Tebligat sonrası | Cevap, itirazlar ve tensip sürelerinin takibi |
| İnceleme | Ekonomik araştırma ve ihtiyaç belgelerinin değerlendirilmesi |
| Karar sonrası | Tebliğ, kanun yolu ve icra koşullarının ayrı kontrolü |
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilirse dosyanın gönderilmesi de kendiliğinden gerçekleşecek bir işlem gibi bırakılmamalıdır. HMK 20’deki iki haftalık başvuru süresinin başlangıcı; kararın kesin olup olmaması, kanun yoluna başvurulması ve ilgili tebligatlara göre belirlenir. Süre kaçırılırsa davanın açılmamış sayılması sonucu doğabilir. [3]
Adli yardım hangi giderler için istenir?
HMK 334 ve devamındaki adli yardım, kişinin kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden yargılama giderlerini ödeyememesi ve talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması ölçütlerine dayanır. Yalnız “gelirim yok” ifadesi yerine ekonomik durumu gösteren belgeler sunulmalıdır. Gelir, malvarlığı, kira yükü ve bakmakla yükümlü olunan kişiler birlikte açıklanır. [3]
Mahkemeden istenen adli yardım ile barodan avukat görevlendirilmesi aynı başvuru değildir. Avukatlık Kanunu’nun 176 ve devamındaki baro adli yardımı hukuki temsil bakımından; HMK düzenlemesi ise yargılama giderleri ve ilgili usulî imkânlar bakımından değerlendirilir. Birinin kabul edildiği bilgisi diğerinin de kendiliğinden kabul edildiği anlamına gelmez. [3; 6]
Yargıtay kararını güncel süreyle birlikte okumak
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15 Haziran 2026 tarihli E.2026/632, K.2026/6525 sayılı kararında, kanun yolu aşamasındaki adli yardım talebi yeterli belge bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve gerekli usul işlemleri için dosya geri çevrilmiştir. Bu karar nafakanın esasına ilişkin bir ret kararı değildir; ekonomik durumun belgelendirilmesinin önemini gösterir. [8]
Karar metninde adli yardım reddine itiraz için bir haftalık süre ifadesi bulunmasına rağmen güncel HMK 337/2 metni iki hafta öngörmektedir. Süre bilgisi aktarılırken karar metnindeki ifade güncel kanun yerine kullanılmamalıdır. Bu rehberde genel kural, ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta olarak esas alınmıştır. [3; 8]
Adli yardım, bütün giderlerin her koşulda kesin ve kalıcı biçimde silinmesi değildir. HMK 339’daki tahsil, taksit ve muafiyet düzenlemeleri dikkate alınmalıdır. Başvuru kural olarak önceki giderleri kapsamaz; ihtiyaç ortaya çıktığında zamanında yapılması önemlidir. [3]
Sonuç
Nafaka davasını doğru hazırlamak, talep edilen miktar kadar usulî çerçeveyi de açık kurmayı gerektirir. Nafaka türü, taraf sıfatı ve yerleşim yeri doğru belirlendikten sonra ihtiyaç ve ödeme gücü belgelenmelidir. Adli yardım talepleri dayanaklarıyla sunulmalı; tebligat, cevap ve gönderme süreleri ayrı izlenmelidir. Bu hazırlık, esasa ilişkin haklı talebin usul hatası nedeniyle zayıflamasını önler.
İlgili yazılar: Nafaka İhlalinde Tazyik Hapsi: Şartlar, Tebligat, Şikâyet Süresi ve İtiraz; Nafakada Faiz ve Yıllık Artış Hesabı: Başlangıç Tarihi, Endeks ve Eksik Ödemeler; Fazla Ödenen Nafaka Geri Alınabilir mi? İstirdat, İcra Dosyasında İade ve Süreler; Nafaka Türleri ve Şartları: Kimler Nafaka Alabilir, Nasıl Hesaplanır ve Ne Zaman Sona Erer?; Yurt Dışındaki Eşten Nafaka.
Sıkça Sorulan Sorular
Nafaka davası hangi mahkemede açılır?
Kural olarak aile mahkemesinde; bu mahkemenin bulunmadığı yerde görevlendirilmiş asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülür. [1]
Her nafaka davasını kendi yaşadığım yerde açabilir miyim?
Nafaka türü ve özel yetki düzenlemesi incelenmelidir. Bütün taleplere tek bir adres kuralı uygulanmaz. [2; 3]
Boşanma devam ederken tedbir nafakası için ayrı dava gerekir mi?
Boşanma sırasındaki TMK 169 tedbir talebi mevcut boşanma dosyasında değerlendirilir. Bağımsız evlilik birliği önlemi farklıdır. [2]
Ergin çocuk adına anne dava açabilir mi?
Ergin kişinin kendi taraf sıfatı ve temsil yetkisi incelenir. Küçüklükteki velayet sıfatı kendiliğinden devam etmez. [2; 5]
Nafaka davasında arabuluculuk dava şartı mı?
Nafaka belirlenmesi veya değiştirilmesi için genel bir zorunluluk yoktur. Bağlantılı anlaşmaların elverişliliği ayrıca değerlendirilir. [4]
Cevap dilekçesi süresi ne kadardır?
Bağımsız basit yargılamada kural iki haftadır. Koşulları varsa süresinde istenen ek süre en çok iki hafta olabilir. [3]
Yanlış mahkeme dosyayı kendiliğinden gönderir mi?
HMK 20’deki gönderme talebi ve süre koşulları izlenmelidir. Kendiliğinden gönderileceği varsayımı hak kaybına yol açabilir. [3]
Barodan avukat atanması bütün harçları kaldırır mı?
Baro adli yardımı ile mahkemeden istenen adli yardım ayrı değerlendirilir. Birinin sonucu diğerinin yerine geçmez. [3; 6]
Adli yardım reddine itiraz süresi nedir?
Güncel HMK 337/2 uyarınca tebliğden itibaren iki haftadır. Eski süre içeren karar veya yazılar kanun metniyle kontrol edilmelidir. [3]
Adli yardım kabul edilirse hiç gider ödemem mi?
Sonuç her dosyada böyle değildir. Dava sonundaki tahsil, taksit veya muafiyet koşulları HMK 339’a göre değerlendirilir. [3]
Kaynakça
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.2 ve 4. <https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4787.pdf>
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.169, 177, 201, 328–330, 364–365. <https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf>
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.6, 19–20, 114, 119, 316–319, 334–339. <https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6100.pdf>
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.1, 18/A ve 18/B. <https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6325.pdf>
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 06.11.2023, E.2023/4275, K.2023/10265. <https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/965091500>
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m.176–181. <https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.1136.pdf>
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.16, 344, 348. <https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.2004.pdf>
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.06.2026, E.2026/632, K.2026/6525. <https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1221367000>