Cezaevinde bir başvurunun hukuken sonuç doğurabilmesi için dilekçenin hazırlanması kadar teslim alınması, kayda geçirilmesi ve doğru mercie gönderilmesi de önemlidir. Dilekçenin alınmadığı, gönderilmediği veya geç gönderildiği iddiasında hangi başvurunun söz konusu olduğu belirlenmelidir. Kurum yönetimine yapılan talep, infaz hâkimliğine şikâyet, ceza davasındaki kanun yolu ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru farklı usullere tabidir.
Bu ayrım, süre kaybını önlemek bakımından belirleyicidir. Bir kurumdan cevap beklenmesi, başka bir yargısal başvurunun süresini her durumda durdurmaz. Dilekçenin yazıldığı tarih, görevliye verildiği tarih ve ilgili mahkemeye ulaştığı tarih aynı olmayabilir. Başvuru dosyasında bu aşamaları gösteren kayıtlar ile istenen hukuki sonuç arasında açık bağlantı kurulmalıdır.
Dilekçe hakkının hukuki dayanakları
İdari talep ile yargısal başvuru farklıdır
Anayasa m.74 dilekçe hakkını, m.36 hak arama hürriyetini ve m.148 bireysel başvuruyu düzenler. Bir dilekçenin taşıdığı hukuki koruma, yalnız üzerinde “dilekçe” yazmasına göre belirlenmez. İçeriği, muhatabı ve istenen işlem önemlidir. Örneğin oda koşullarının düzeltilmesi isteğiyle mahkûmiyet hükmünün istinafına ilişkin başvuru aynı kayıt ve karar sürecine tabi değildir. [1]
3071 sayılı Kanun’un genel dilekçe rejimi, özel yargısal usullerin yerine geçmez. Kanun m.6’da yargı mercilerinin görevine giren konulara ilişkin dilekçeler bakımından ayrı sınır bulunur. Bu nedenle ceza davasındaki kanun yolunu yalnız idari bir şikâyet metniyle takip etmek risklidir. Talepte kararın tarihi ve numarası, başvurulan yol ve dosyanın gönderilmesi istenen merci açıkça gösterilmelidir. [2]
Resmî makamlara ve avukata yazışma
5275 sayılı Kanun m.68/4, resmî makamlara veya savunma için avukata gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tabi olmadığını düzenler. Hukuki yardım ve resmî başvuruyla bağlantılı yazışmaların sıradan özel yazışmalardan ayrılması gerekir. Avukat ilişkisine dair özel hükümler de kendi kapsamı içinde değerlendirilir. [3] Bu başlıkla ilgili ayrıca cezaevinde disiplin cezalarına şikâyet ve itiraz yazısı incelenebilir.
Bu koruma, her tür içeriğe yalnız resmî makam adresi yazılarak aynı hukuki nitelik kazandırıldığı anlamına gelmez. Belgenin gerçek amacı ile hukuki taleple bağlantısı açıklanmalıdır. Özellikle başvurunun ekindeki bir yayının veya belgenin daha önce sakıncalı bulunması, başvuru formu ve bütün hukuki eklerin değerlendirmesiz biçimde engellenmesi için yeterli olmayabilir. Candaş Kat kararı bu ayrım bakımından önem taşır. [6]
Dilekçenin teslimi nasıl belgelendirilir
Teslim ve gönderim kaydı
Dilekçenin bir örneği, ek listesi ve teslim alındığını gösteren kayıt birlikte saklanmalıdır. Varsa evrak numarası, teslim tarihi, gönderim yazısı ve mahkeme dosyasına kayıt tarihi birbirini izleyen aşamaları gösterir. Sadece dilekçenin altındaki tarih, o gün idareye verildiğini kesin olarak kanıtlamayabilir. Bu nedenle teslimin belgelendirilmesi, başvurunun içeriği kadar önemlidir.
İdare belge veya numara vermiyorsa, bunun hangi tarihte istendiği ve verilen cevap kayda geçirilmelidir. Avukat, yetkisi ve erişimi kapsamında mahkeme dosyasına evrakın girip girmediğini kontrol edebilir. Gönderildiği söylenen dilekçenin tarih, sayfa sayısı ve ekleriyle birlikte ilgili mercideki karşılığı aranır. Böylece hiç gönderilmeme, yanlış mercie gönderilme ve gecikme ihtimalleri ayrılır.
Sözlü başvuru imkânı
4675 sayılı Kanun m.5, infaz hâkimliğine sözlü şikâyetin tutanağa bağlanmasını ve bir örneğinin başvurana verilmesini öngörür. Kurum müdürlüğü veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla yapılan şikâyetler hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilmelidir. Bu üç günlük süre, kişinin şikâyet süresine eklenen yeni bir bekleme hakkı değildir; başvuruyu ileten makamın yükümlülüğüdür. [4]
Okuma yazma, dil, sağlık veya engellilik nedeniyle yazılı başvuru hazırlamakta güçlük varsa ihtiyaç somut biçimde açıklanmalıdır. Sözlü başvurunun tutanakta doğru yer alması ve örneğine erişim önemlidir. Tutanakta yalnız “şikâyetçi” yazılması yerine şikâyetin konusu ve talebin ne olduğunun anlaşılması sağlanmalıdır. Kanunun tanıdığı sözlü başvuru yolu, dilekçe yazılamaması nedeniyle tamamen işlevsiz bırakılmamalıdır.
Ceza davasındaki kanun yollarında özel güvence
CMK m.263, tutuklu şüpheli veya sanığın zabıt kâtibine yahut tutulduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yoluna başvurabilmesini düzenler. Başvuru kayda geçirilir, tutanak oluşturulur ve bir örneği kişiye verilir. Kurum müdürüne başvurulduğunda tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. [5] Yakın bir konu olarak cezaevinden başka kuruma nakil yazısı da değerlendirilebilir.
Maddenin dördüncü fıkrası, öngörülen kayıt işlemi yapıldığında kanun yoluna ilişkin sürenin kesilmiş sayılmasını düzenler. Bu nedenle mahkemenin evrakı daha sonra kaydetmiş olması tek başına başvurunun geç olduğunu göstermez. Dilekçenin kuruma verildiği ve kanuni kayıt işleminin yapıldığı tarih araştırılmalıdır. Buna karşılık hiç teslim edilmemiş taslak veya tarihi belirsiz bir kopya aynı ispat gücünü taşımaz. [5]
CMK m.264, kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolu veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın kişinin hakkını ortadan kaldırmamasını ve evrakın yetkili mercie gönderilmesini öngörür. Bu güvence, süresiz ve konusu belirsiz her metnin bütün kanun yollarını koruduğu anlamına gelmez. Hangi karara karşı ne istendiğinin anlaşılması ve başvurunun diğer kabul şartları önemini korur. [5] Bu konuyla bağlantılı olarak cezaevinde sağlık ve tedavi hakkı yazısı da okunabilir.
Dilekçeye cevap verilmemesi ve gönderilmemesi
Genel cevap süresi yargısal süre değildir
3071 m.7, yetkili idari makamlara yapılan başvurularda sonuç veya işlem safahatı hakkında en geç otuz gün içinde gerekçeli cevap verilmesini düzenler. Yalnız işlem aşaması bildirilmişse alınan sonuç ayrıca bildirilir. Bu kural, bütün mahkeme kararlarının otuz gün içinde verileceği veya cevap gelene kadar itiraz süresinin işlemeyeceği anlamına gelmez. Özel kanundaki süre ve usul öncelikle belirlenmelidir. [2] Ayrıntılı açıklama için hükümlü izinleri yazısına bakılması yararlı olur.
İnfaz hâkimliğine şikâyette öğrenmeden itibaren on beş gün ve her hâlde işlemden itibaren otuz gün esastır. Süregelen bir ihmal, açık ret veya belirli tarihli gönderilmeme işlemi bakımından sürenin başlangıcı somut dosyada tartışılabilir. Aynı metni yeniden vermenin geçmiş bir işleme ilişkin süreyi her defasında başlattığı varsayılmamalıdır. Cevap beklerken korunması gereken bağımsız kanun yolu varsa bu yol süresinde kullanılmalıdır. [4]
Şikâyetin konusu somutlaştırılmalıdır
“Hiçbir dilekçeme cevap verilmiyor” biçimindeki genel ifade yerine, her dilekçenin muhatabı, tarihi, konusu, eki ve akıbeti ayrı gösterilmelidir. Başvurucu, gönderim kaydının getirtilmesini, geciken dilekçenin ilgili mercie iletilmesini veya engelleme işleminin kaldırılmasını isteyebilir. Talebin yalnız görevlilerin cezalandırılmasıyla sınırlı tutulması, asıl yargısal başvurunun işleme alınmasını sağlamayabilir.
| Başvuru | Temel takip noktası | Karıştırılmaması gereken husus |
|---|---|---|
| İdari talep | Alındı kaydı ve gerekçeli cevap | Genel cevap süresi, yargısal itiraz süresi değildir |
| İnfaz hâkimliğine şikâyet | Teslim tarihi ve hâkimliğe gönderim | En geç üç günlük iletim yükümlülüğü ek süre değildir |
| Ceza kanun yolu | CMK m.263 kaydı ve ilgili dosya | Mahkemeye ulaşma tarihi tek başına yeterli olmayabilir |
| AYM başvurusu | Nihai kararın öğrenilmesi ve başvuru teslimi | Sıradan mektup, usulüne uygun formun yerine geçmez |
İnfaz hâkimliği ve suç duyurusu birbirinin yerine geçer mi
Kurumun başvuruyu almaması veya göndermemesiyle ilgili işlem, görev kapsamında infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir. İnfaz hâkiminin kararına karşı güncel itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır. Karar usule ilişkin olsa veya “karar verilmesine yer olmadığı” şeklinde kurulsa bile açık olan itiraz yolunun kullanılıp kullanılmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir. [4] İlgili süreç iyi hâl değerlendirmesi ve İdare ve Gözlem Kurulu kararına itiraz yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Belgenin kasten yok edildiği veya hukuka aykırı biçimde alınmadığı gibi suç şüphesi doğuran olgular savcılığa bildirilebilir. Ancak bu soruşturma, infaz hâkimliği kararına karşı itirazın yerine geçmez. AYM’nin N.C. kararında bu ayrım doğrudan kabul edilebilirlik sonucunu etkilemiştir. Genel usul bakımından infaz hâkimliğine başvuru ve itiraz makalemiz birlikte okunabilir. [7] Konunun ayrıntıları için müddetnameye itiraz ve infaz hesabının düzeltilmesi yazısına bakılabilir.
Bir suç duyurusunun sonuçsuz kalması, her durumda adil yargılanma hakkı ihlali olarak ileri sürülemez. Yalnız üçüncü kişinin cezalandırılmasını istemek, kişinin kendi medeni hakkı veya kendisine yöneltilmiş suç isnadıyla aynı koruma alanında değildir. Buna karşılık yaşam veya kötü muamele yasağı gibi haklardan kaynaklanan etkili soruşturma yükümlülükleri ayrı değerlendirilir. N.C. kararındaki dar konu bakımından yetkisizlik sonucu, bu farklı haklara genellenmemelidir. [7]
Anayasa Mahkemesine başvurunun engellenmesi
Başvuru formu ve belgelerin hazırlanması
AYM başvurusunda olaylar, ihlal edilen hak, önceki başvurular, nihai karar ve süre bilgisi usulüne uygun formda gösterilmelidir. Genel kural, olağan başvuru yollarının tüketilmesi ve otuz günlük sürenin korunmasıdır. Nihai kararın öğrenilmesi önemlidir; tebliğ veya elektronik ortamda öğrenme kayıtları kontrol edilmelidir. Başka makama gönderilmiş genel bir şikâyet mektubunun AYM başvuru formunu ve eklerini kendiliğinden tamamladığı kabul edilmemelidir. [9]
Avukatlar için 1 Ekim 2025’ten itibaren UYAP Avukat Portalı üzerinden elektronik bireysel başvuru imkânı bulunmaktadır. Bu imkân, cezaevindeki kişinin avukatına gerekli belgeleri ulaştırmasının önemini azaltmaz. Elektronik başvuru kullanıldığında işlem tamamlanma kaydı ve gönderilen ekler kontrol edilmelidir. Fiziki kurum teslimiyle avukatın yaptığı elektronik başvuru, ayrı kayıtlarla izlenir. [10]
Bireysel başvuru hakkının kendisinin engellenmesi
Candaş Kat kararında AYM, bireysel başvuru hakkının ihlaline ilişkin şikâyetin doğası gereği ilk kez kendisince inceleneceğini açıklamıştır. Bu nedenle bireysel başvuru yapmanın bizzat engellenmesi iddiası ile eğitim, arama veya disiplin işlemine ilişkin asıl ihlal iddiası ayrılmalıdır. İlkine ilişkin özel değerlendirme, asıl uyuşmazlıkta tüketilmesi gereken bütün olağan yolları ortadan kaldırmaz. [6] Ayrıntılı bilgi için cezaevinde eğitim ve sınava katılma hakkı başlıklı yazıya başvurulabilir.
Somut başvuruda hangi belgenin AYM’ye veya başvuru hazırlayan avukata ulaştırılmasının engellendiği, belgenin başvuruyla ilişkisi ve bunun hak kullanımı üzerindeki etkisi açıklanmalıdır. İdareye verilen talep ve cevabı eklenmeli; belge elde edilememişse sebebi belirtilmelidir. “Belgem yok” ifadesi yerine belgenin hangi makamda bulunduğu ve neden temin edilemediği gösterilmelidir.
Gerçek AYM kararlarından uygulama sonuçları
Candaş Kat kararı
Candaş Kat, B. No: 2015/18467, 19 Kasım 2019 kararında başvurucu, bireysel başvuru için avukatına gönderdiği dilekçe ve eklerinin engellenmesinden şikâyet etmiştir. AYM, daha önce sakıncalı bulunan dergi içeriğiyle bireysel başvuruya ilişkin belgeler arasında yeterli ayrım yapılmadığını değerlendirmiş; Anayasa m.148 kapsamındaki bireysel başvuru hakkının ihlaline karar vermiştir. [6]
Bu kararın dosya hazırlığına katkısı, her ekin başvuruyla bağlantısının gösterilmesidir. Yasaklama gerekçesi belgenin belirli kısmına ilişkinse, hukuki başvuru evrakının tamamının gönderilmemesi ayrıca açıklanmalıdır. Kamu makamlarının kolaylaştırıcı yükümlülüğü de kişinin fiilen idarenin kontrolü altında bulunmasıyla birlikte ele alınır. [6]
N.C. kararı
N.C., B. No: 2021/43145, 13 Mart 2025 kararında dilekçelerin işleme alınmadığı iddiasıyla infaz hâkimliğine başvurulmuş, hâkimlik kararına karşı ağır ceza mahkemesine itiraz edilmeden savcılığa suç duyurusuna gidilmiştir. AYM, infaz hâkimliği süreci yönünden olağan yol tüketilmediği için kabul edilemezlik kararı vermiştir. Soruşturmayla ilgili yalnız üçüncü kişilerin cezalandırılmasına yönelik adil yargılanma şikâyeti ise konu bakımından yetkisizlikle sonuçlanmıştır. [7]
Karar, başvuru yollarının sayısını artırmanın doğru yolu tamamlamakla aynı olmadığını gösterir. İlgili kurum işlemine karşı öngörülen itiraz kullanılmalı ve hangi kararın hangi tarihte kesinleştiği ayrı izlenmelidir.
Bahaa Joughel kararında teslim tarihi
Bahaa Joughel, B. No: 2013/7643, 21 Ocak 2016 kararında AYM, başvuru formu ve eklerini bizzat teslim edemeyen cezaevindeki kişinin kurum idaresine teslim tarihini bireysel başvuru tarihi olarak kabul etmiştir. Burada anılan husus kararın başvuru usulüne ilişkin değerlendirmesidir; kararın esasındaki gerekçeli karar hakkı ihlali ayrı bir meseledir. [8]
Uygulamada teslim kaydı bu nedenle korunmalıdır. Karar, her belgesiz teslim iddiasının doğru sayılacağını veya başvuru formundaki eksikliklerin önemsiz olduğunu söylemez. Teslim tarihiyle form ve eklerin kapsamı birlikte gösterilmelidir. [8] Konuya ilişkin ayrı bir değerlendirme için cezaevinde arama ve insan onurunun korunması yazısına göz atılabilir.
Başvuru dosyasının kurulması
Etkili dosya, dilekçeler arasında kaybolan bir kronoloji yerine her işlemi izlenebilir kılar. Bir takip çizelgesinde tarih, muhatap, konu, ekler, teslim kaydı, cevap ve son başvuru günü yer alabilir. Çizelge, asıl belgelerin yerine geçmez; hangi belgenin hangi iddiayı desteklediğini gösterir.
- Gönderilmediği ileri sürülen dilekçenin okunabilir örneği ve ek listesi.
- Teslim, kayıt veya sözlü başvuru tutanağı; bunlar yoksa temin girişimleri.
- Kurumun ret, gönderim veya cevap yazısı.
- İlgili mahkeme dosyasında evrakın bulunup bulunmadığına ilişkin kayıt.
- Süreyi gösteren karar, tebligat ve öğrenme belgesi.
- Gecikmenin hangi savunma veya başvuru imkânını etkilediğinin açıklaması.
Talep de uyuşmazlığa uygun kurulmalıdır. Dilekçenin gönderilmesi, kayıtların getirtilmesi, ret işleminin kaldırılması veya belirli bir süre yönünden teslim tarihinin kabulü farklı taleplerdir. Sonuç kısmında bunların hangisinin istendiği açıkça yazılmalıdır. İnfazın diğer aşamalarıyla bağlantı için infaz hukuku ve adli sicil hizmet alanına ilişkin açıklamalarımız incelenebilir.
Başvurunun kaybolduğu veya geciktiği iddiasında araştırma
Aynı dilekçenin üç ayrı tarihi
Bir dilekçenin hazırlanma tarihi, kurum idaresine teslim tarihi ve mahkeme dosyasına giriş tarihi ayrı ayrı kaydedilmelidir. Uyuşmazlığın niteliğine göre bu tarihlerden biri hukuki süre bakımından belirleyici olabilir. Teslim edilmiş dilekçenin mahkemeye geç ulaşması ile dilekçenin süresi geçtikten sonra ilk kez kuruma verilmesi aynı olay değildir. Başvurunun hangi tarihte tamamlandığı, uygulanacak özel usulle birlikte açıklanır.
Birden çok dilekçe verildiyse her dilekçe için konu ve ek listesi ayrı tutulur. Aynı başlıklı iki belge arasındaki fark, örneğin birinin asıl başvuru diğerinin ek rapor olduğunu gösteren açıklamayla belirlenebilir. Evrak numarası bulunmadığında eldeki yazışmalar, kurum cevabı, avukatın dosya kontrolü ve kayıt temin girişimleri bir araya getirilir. Belirsizlik açıkça yazılmalı; belgeyle doğrulanmayan teslim tarihi kesin olgu gibi gösterilmemelidir.
Kurumdan ve mahkemeden istenecek kayıtlar
Talep, belirli gün veya dönemle sınırlandırılarak gelen evrak kaydı, gönderim yazısı ve ilgili dosyaya intikal bilgisinin araştırılmasına yöneltilebilir. Hangi belgenin hangi vakıayı aydınlatacağı belirtilmelidir. Örneğin mahkeme dosyasında dilekçe bulunmaması, tek başına kurumun hiç teslim almadığını kanıtlamaz; gönderim ve teslim zincirindeki hangi aşamanın eksik olduğu incelenir.
Kurum başka bir mercie gönderildiğini bildiriyorsa o merci, gönderim tarihi ve belge kapsamı doğrulanır. Yanlış mercie gönderme ile hiçbir yere göndermeme, sorumluluk ve giderim bakımından farklı sonuçlara yol açabilir. Usul kanununun yanlış merci veya kanun yolu konusunda tanıdığı güvenceler de ancak somut başvurunun kabul şartları içinde değerlendirilebilir. [5]
Cevabın öğrenilmesi ve sonraki başvuru
Dilekçeye cevap verilmesi, talebin mutlaka karşılandığı anlamına gelmez. Cevabın hangi istemi değerlendirdiği ve hangi istemi yanıtsız bıraktığı belirlenmelidir. Ret kararı alınmışsa kararın gerekçesi kadar öğrenme ve tebliğ kayıtları da korunur. Yeniden idari başvuru yapılması, önceki kararın yargısal denetim süresinin uzadığı varsayımına dayanmamalıdır.
N.C. kararında belirleyici usul eksikliği, infaz hâkimliği kararına karşı açık olan itirazın kullanılmamasıdır. Kurum görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olması bu eksikliği gidermemiştir. Buradan çıkarılabilecek pratik sonuç, başvuruların sayısından önce her uyuşmazlık için öngörülen yolun sonuna kadar izlenmesidir. Aynı olay birden fazla hukuki talep doğursa bile bunların kararları ve süreleri ayrı tutulur. [7]
Dilekçenin eki gönderilmediğinde başvuru nasıl korunur
Candaş Kat kararının önemi, hukuki başvuru evrakıyla sakıncalı görülen başka içeriğin ayrılmasını gerektirmesidir. Bir dosyada çok sayıda ek bulunması, eklerin hepsinin aynı işleme tabi tutulmasını haklı kılmaz. Başvuru formu, mahkeme kararı, tebliğ belgesi ve tartışmalı yayın sayfasının başvuruya katkısı ayrı açıklanabilir. Belgenin iddia edilen ihlalle ilişkisi görünür hâle getirildiğinde, tamamının gönderilmemesinin gerekçesi daha etkin denetlenebilir. [6]
Belge temin edilemiyorsa başvuru süresinin geçmesi beklenmemelidir. Usulün izin verdiği çerçevede eksikliğin nedeni, belgenin bulunduğu makam ve temin için yapılan girişimler açıklanır. Mahkemenin belge isteyebilme yetkisi, başvurucunun kendi iddiasını açıklama ve ulaşabildiği belgeleri sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Özellikle bireysel başvuruda bir hakkın ihlal edildiğinin genel olarak ileri sürülmesi yerine olay, müdahale, önceki başvuru ve sonuç arasında bağlantı kurulmalıdır. [6] [9]
| İzleme alanı | Dosyaya yazılacak bilgi |
|---|---|
| Muhatap ve amaç | Hangi makamdan hangi işlem istendiği |
| Teslim | Tarih, kayıt veya tutanak ve ek sayısı |
| Gönderim | İletildiği merci, tarih ve gönderim bilgisi |
| Karar | Sonuç, gerekçe, tebliğ ve öğrenme kaydı |
| Sonraki yol | Uygulanacak özel usul, merci ve süre dayanağı |
Bu çizelge bir otomatik süre hesabı değildir. Somut karar, kişinin hukuki sıfatı ve ilgili usul hükmü incelenerek doldurulmalıdır. Başvurunun esasına ilişkin açıklama ve asıl belgeler çizelgenin arkasında düzenli biçimde tutulur.
Sonuç
Cezaevinde dilekçe hakkının korunması, başvurunun doğru mercie ulaşmasını ve süresinde yapıldığının gösterilmesini gerektirir. İdari talep, infaz şikâyeti, ceza kanun yolu ve AYM başvurusu ayrı takip edilmelidir. Teslim kaydı, gönderim bilgisi ve nihai kararın öğrenilme tarihi bir arada tutulduğunda gecikmenin veya engellemenin hukuki etkisi daha açık biçimde ortaya konulabilir. Konunun ayrıntıları için cezaevinde avukatla görüşme hakkı yazısına bakılabilir.
İlgili yazılar: Cezaevinde Mektup Hakkı; Cezaevinde Telefon ve e-Görüş.
Sıkça Sorulan Sorular
İnfaz hâkimliğine dilekçe cezaevi idaresi aracılığıyla verilebilir mi
Evet. 4675 m.5 bu yolu düzenler. Dilekçe hemen ve en geç üç gün içinde hâkimliğe gönderilmelidir. Başvuran kendi şikâyet süresini ayrıca korumalıdır.
Yazılı dilekçe hazırlayamayan kişi sözlü şikâyet yapabilir mi
İnfaz hâkimliğine şikâyet sözlü yapılırsa tutanağa bağlanır ve bir örneği verilir. İlgili kanun yolunun kendine özgü koşulları ayrıca incelenir.
Kurumun cevabını beklemek itiraz süresini durdurur mu
Genel olarak böyle bir sonuç varsayılamaz. İtirazın dayandığı özel hüküm, başlangıç tarihi ve teslim kaydı esas alınmalıdır.
Suç duyurusu infaz hâkimliği kararına itirazın yerine geçer mi
Hayır. N.C. kararında bu yol ayrımı kabul edilebilirlik bakımından belirleyici olmuştur. Açık itiraz yolu ayrıca takip edilmelidir.
Avukat AYM başvurusunu elektronik olarak yapabilir mi
Evet. 1 Ekim 2025’ten itibaren UYAP Avukat Portalı üzerinden başvuru imkânı vardır. Form, ekler, süre ve tamamlanmış gönderim kaydı yine önemlidir.
Kaynakça
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.36, 74 ve 148.
- 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun, m.3–7.
- 5275 sayılı Kanun, m.59, 68 ve 116.
- 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m.4–6.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.263–264.
- AYM, Candaş Kat, B. No: 2015/18467, 19/11/2019, özellikle §§ 33, 38–44 ve hüküm.
- AYM, N.C., B. No: 2021/43145, 13/3/2025, §§ 14–22.
- AYM, Bahaa Joughel, B. No: 2013/7643, 21/1/2016, özellikle §§ 35–44.
- 6216 sayılı Kanun, m.45–48.
- AYM, Bireysel Başvurular UYAP Avukat Portalı Üzerinden Alınmaya Başlandı, 1/10/2025 tarihli resmî duyuru. Kaynak erişim ve mevzuat kontrolü: 13 Ekim 2026.