Koşullu salıverilme, hükmedilen hapis cezasının kanunda öngörülen bölümünü iyi hâlli olarak geçiren hükümlünün, infaz hâkiminin kararıyla ve belirli bir denetim süresine bağlı olarak ceza infaz kurumundan ayrılmasını sağlayan infaz kurumudur. Halk arasında “şartlı tahliye” olarak adlandırılır. Yalnız ceza miktarının belirli bir kesrini hesaplamak yeterli değildir: suçun niteliği ve tarihi, hükümlünün yaşı, tekerrür, mahsup, birden fazla ilam ve iyi hâl değerlendirmesi birlikte incelenir.[1]
Bu incelemenin amacı, koşullu salıverilme şartlarını güncel kanun hükümleriyle açıklamak; oran, tarih ve karar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Kişiye özgü tahliye tarihi, kesinleşmiş ilam ve güncel infaz dosyası görülmeden güvenilir biçimde belirlenemez. Aşağıdaki oranlar bu dosya incelemesinin hukuki çerçevesini gösterir; otomatik tahliye hesabı oluşturmaz.
Koşullu salıverilme cezanın sona ermesi anlamına gelir mi?
Cezanın infazı denetim süresinde devam eder
Koşullu salıverilme, mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz. Hükümlü, kanuni şartlara bağlı bir denetim dönemine girer. Bu dönemin yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli geçirilmesi durumunda ceza infaz edilmiş sayılır. Buna karşılık kanunda belirtilen yeni suç veya yükümlülük ihlali, koşullu salıverilmenin geri alınmasına yol açabilir.[1]
Denetim süresinin uzunluğu, kurumda fiilen geçirilen günler ile her zaman aynı değildir. Güncel 107. maddenin altıncı fıkrası, ilgili fıkralara göre kurumda geçirilmesi gereken süreyi esas alır; süreli hapislerde hak ederek tahliye tarihi aşılamaz. Eski suç ve hükümler bakımından lehe kanun değerlendirmesi yapılırken önceki düzenlemedeki denetim süresi ayrıca dikkate alınmalıdır.
Açık cezaevi ve denetimli serbestlikten farkı
Açık ceza infaz kurumuna ayrılma, cezanın infaz edildiği kurumun değişmesidir. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesindeki denetimli serbestlik ise şartları oluştuğunda cezanın koşullu salıverilme tarihine kadar kurum dışında infaz edilmesine imkân verir. Koşullu salıverilme, bu iki kurumdan farklı olarak 107. maddeye dayanan bir karardır.[1]
Bu nedenle “açık cezaevine geçtim”, “denetimli serbestliğe ayrıldım” ve “koşullu salıverildim” ifadeleri aynı hukuki sonucu anlatmaz. Başvurunun doğru kurulabilmesi için eldeki kararın dayanağına bakılmalıdır. Özellikle 105/A kapsamında açık kuruma iade ile 107. maddeye göre koşullu salıverilmenin geri alınması birbirinin yerine kullanılamaz.
Koşullu salıverilmenin temel şartları
Kanuni sürenin tamamlanması
Süre hesabında ilk işlem, kesinleşen hükmün hangi suç maddesi ve fıkrasına dayandığını belirlemektir. Suçun günlük dildeki adı yeterli değildir. Aynı suç grubunun farklı fıkraları için farklı infaz oranları bulunabilir. Ayrıca tekerrür ve özel kanun hükümleri genel oranı değiştirebilir.[1][2][3]
Birden fazla cezanın bulunması hâlinde her ilam önce kendi özellikleriyle incelenmelidir. Suç tarihleri, oranlar, tekerrür kayıtları ve mahsup süreleri belirlendikten sonra toplama ve üst sınır hükümleri uygulanır. Toplam ceza miktarını tek bir oranla çarpmak, farklı rejimlere tabi ilamlar bakımından hatalı sonuç verebilir.
İyi hâlin gerekçeli olarak belirlenmesi
5275 sayılı Kanun’un 89. maddesi, kurum kurallarına uyumun yanında eğitim ve iyileştirme faaliyetleri, ilişkiler, sorumlulukların yerine getirilmesi ve yeniden suç işleme riski gibi ölçütlerin değerlendirilmesini öngörür. Disiplin cezası bulunmaması önemli olmakla birlikte tek başına bütün iyi hâl incelemesinin yerine geçmez.[1]
Olumsuz değerlendirmeye karşı başvuruda yalnız “iyi hâlliyim” denilmesi yeterli bir dosya anlatımı oluşturmaz. Kurulun hangi olumsuz tespitine hangi kurum kaydının cevap verdiği gösterilmelidir. Eğitim veya çalışmaya katılım imkânının sağlanmadığı bir durumda, katılmamanın kişiye nasıl yüklendiği; raporlar arasında farklılık varsa bunun kararda açıklanıp açıklanmadığı tartışılmalıdır.
İnfaz hâkiminin karar vermesi
Kurum idaresinin hükümlü hakkında hazırladığı gerekçeli rapor, yetkili infaz hâkimliğine sunulur. Olumlu rapor salıverilmenin kendisi değildir. Hâkim, kanuni koşulları ve raporu inceler; raporu uygun bulmazsa gerekçesini kararında gösterir. Karara karşı itiraz mümkündür.[1][4]
Süre dolduğu hâlde işlemlerin tamamlanmadığı iddiası da somutlaştırılmalıdır. Güncel müddetname, raporun hazırlanma ve gönderilme tarihleri ile hâkimliğe intikal kaydı, gecikmenin hangi aşamada bulunduğunu gösterir.
İnfaz oranları hangi kurallara göre belirlenir?
Süreli hapis cezalarında genel ve özel oranlar
Güncel genel kural, süreli hapis cezasının yarısının kurumda geçirilmesidir. Bununla birlikte 107. maddede sayılan suçlar, 108. maddedeki özel infaz rejimleri ve Terörle Mücadele Kanunu aynı sonuca tabi değildir.[1][3]
| Rejim | Temel oran veya süre | İncelemede dikkat edilecek husus |
|---|---|---|
| Genel süreli hapis | 1/2 | Özel suç, tekerrür ve geçiş hükümleri ayrıca incelenir. |
| 107/2’de sayılan suçlar | 2/3 | Suçun madde ve fıkrası esas alınır; bütün suçlar bu gruba girmez. |
| 107/4 kapsamındaki örgüt suçları | Süreli hapiste 2/3 | Daha yüksek özel oran korunur; çocuklara ilişkin düzenleme ayrıdır. |
| İlk tekerrür | Kural olarak 2/3 | Daha yüksek özel oran ve 108/2’deki artış sınırı kontrol edilir. |
| İkinci tekerrür | Süreli hapiste 3/4 | 4 Haziran 2025 değişikliği ve hükümdeki tekerrür kararı incelenir. |
| 108/9 kapsamındaki yetişkin suçları | Süreli hapiste 3/4 | Maddede gösterilen cinsel suçlar ve TCK188 bakımından özel düzen vardır. |
| Genel müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet | 24 yıl / 30 yıl | Örgüt, tekerrür, birden fazla ilam ve yararlanamama hükümleri saklıdır. |
107/2’deki üçte iki oranı; maddede gösterilen kasten öldürme suçlarına ilişkin süreli cezalar, belirli neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence ve eziyet, bazı cinsel suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ile devlet sırları ve casusluk suçları gibi kategorileri kapsar. Cinsel suçlarda madde ve fıkra ayrımı özellikle önemlidir: yetişkinler bakımından TCK102/2, 103 ve 104/2–3, 108/9’daki özel rejim içinde değerlendirilir.[1]
Terör suçları bakımından 3713 sayılı Kanun’un 17. maddesi ayrıca okunmalıdır. Örgüt suçu ile terör suçunu tek kategori sayarak bütün dosyalara üçte iki uygulamak doğru değildir. Çocuklar için getirilen özel hükümler de yetişkinlere ilişkin tablodan ayrı değerlendirilir.[1][3]
Birden fazla ceza ve üst sınırlar
Genel rejimde birden fazla süreli hapis cezası için koşullu salıverilmede kurumda geçirilecek sürenin üst sınırı 28 yıldır. Örgüt rejiminde ve mükerrirlere özgü düzenlemede farklı üst sınırlar bulunur. Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezaların birbiriyle veya süreli hapisle birleşmesi de ayrı kurallara bağlıdır.[1]
Bu sınırlar mahkûmiyetin silinmesi veya toplam cezanın indirilmesi anlamına gelmez. Koşullu salıverilme için gerekli kurum süresine ilişkindir. Ayrıca kanuni yararlanamama hâlleri varsa genel üst sınır tablosundan hareketle hak üretilemez. Özellikle 107/16’da düzenlenen belirli örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen suçlardan verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalar yönünden ayrı yasak bulunmaktadır.
Çocuklar ve geçmiş tarihli suçlar bakımından özel hesap
On beş yaş öncesi gün hesabındaki 2026 değişikliği
18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun değişikliği sonrasında, 107/5’te on beş yaşın doldurulmasına kadar kurumda geçirilen bir günün iki gün sayılması kuralına suç istisnaları eklenmiştir. TCK81, 82, 83, 102, 103, 188 ve 220 kapsamındaki suçlar güncel metinde bu genel avantajın dışında bırakılmıştır.[1]
Bu gün hesabı, suç tarihinde çocuk olma ile aynı soruyu cevaplamaz. Hüküm, kurumda geçirilen günlerdeki yaşa ilişkindir. Suç tarihindeki yaş ise başka özel rejimlerin uygulanmasında ayrıca önem taşır. Daha eski suçlar bakımından önceki ve yeni düzenlemelerin zaman bakımından uygulanması TCK7 çerçevesinde incelenmelidir; son metin geçmiş dosyalara kendiliğinden aleyhe uygulanamaz.[2]
Geçici maddeler genel düzenlemeyle karıştırılmamalıdır
5275 sayılı Kanun’un geçici 6/4 hükmü, 30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından ayrı bir çocukluk gün hesabı içerir: on beş yaşın doldurulmasına kadar bir gün üç gün; on sekiz yaşın doldurulmasına kadar sonraki dönem bakımından bir gün iki gün olarak dikkate alınır. Bu özel düzenleme, genel 107/5 ile ayrı başlıkta değerlendirilmelidir.[1]
Geçici 6 ve geçici 10’daki denetimli serbestlik veya erken açık kuruma ayrılma imkânları da koşullu salıverilme oranının değişmesiyle özdeş değildir. Bir düzenleme kişinin kurumdan daha erken ayrılmasını sağlayabilir; buna rağmen koşullu salıverilme tarihi ve denetim dönemi farklı kurallara tabi olmaya devam edebilir.
Gerçek kararlar uygulamayı nasıl açıklıyor?
Emre Kendir kararı ve özel infaz rejiminin devamı
AYM Birinci Bölümünün Emre Kendir, B. No: 2022/17941, 18.12.2024 kararında başvurucu, 2020 değişikliği sonrasında daha lehe oran uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, ilgili terör mahkûmiyeti bakımından üçte dört oranının değişmediğini değerlendirerek kanunilik iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur. Eşitlik şikâyeti de kabul edilebilir görülmemiştir.[5]
Karar, bütün örgüt suçlarının aynı orana tabi olduğu anlamına gelmez. Somut dosyada uygulanan özel terör rejiminin devam etmesiyle ilgilidir. Başvuruda yalnız genel oranın değiştiğini göstermek yerine, özel hükmün neden uygulanmayacağı veya hangi yeni hükmün somut mahkûmiyeti kapsadığı açıklanmalıdır.
Yargıtay kararı ve eski yeni kuralların birlikte değerlendirilmesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin E. 2024/6836, K. 2025/6957, 10.10.2025 tarihli kararında, 2020 değişikliği sonrası rejimden yararlanılarak koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresi tartışılmıştır. Daire, yeni düzenlemenin kurumda kalma süresiyle eski düzenlemenin daha kısa denetim süresinin seçilerek bir araya getirilemeyeceğini değerlendirmiş; geri alma talebinin reddine ilişkin kararı bozmuştur.[6]
Buradan çıkan uygulama sonucu, lehe kanunun yalnız tek oran üzerinden belirlenemeyeceğidir. Kurum süresi, denetim süresi ve geri alma sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Kararın başındaki kanun yararına bozma isteminin açıklamaları ile Dairenin kendi gerekçesi aynı şey değildir; hukuki sonuç Dairenin gerekçesi ve hükmünden çıkarılmalıdır.
Başvuru ve itiraz dosyası nasıl hazırlanır?
Hangi belgeler birlikte sunulmalıdır?
Başvurunun merkezinde, koşullu salıverilme şartlarının oluştuğunu gösteren somut kayıtlar bulunmalıdır. Dosyada şu belgelerin bağlantısı kurulmalıdır:
- Kesinleşmiş hüküm, suç tarihi ve uygulanmış kanun maddeleri: infaz rejimini gösterir.
- Güncel müddetname, mahsup ve varsa toplama kararı: süre hesabını açıklığa kavuşturur.
- İdare ve gözlem kurulu kararı ile dayanak raporlar: iyi hâl değerlendirmesini denetlenebilir kılar.
- Başvuru, sevk ve tebligat kayıtları: yetkili merci ile süre başlangıcını gösterir.
- İstenen kararın açık ifadesi: koşullu salıverilme, hesap düzeltimi veya hukuka aykırı ret kararının kaldırılması taleplerini birbirinden ayırır.
Varsayımsal bir örnekte, genel rejime tabi sekiz yıllık tek hapis cezasının yalnız oran karşılığı dört yıldır. Ancak bu bilgi tek başına kişinin dört yıl daha kurumda kalacağını göstermez. Önceden geçen tutukluluk, başka ilam, kurum dışı infaz ve iyi hâl gibi unsurların etkisi ayrıca belirlenir. Örneğin işlevi oranı açıklamaktır; kişisel tahliye tarihi vermek değildir.
Şikâyet ve itiraz süreleri
İdari işlem veya infaza ilişkin savcılık kararına yönelik şikâyet, öğrenmeden itibaren 15 gün ve her hâlde işlem tarihinden itibaren 30 gün içinde infaz hâkimliğine yapılır. İnfaz hâkiminin kararına karşı ise tebliğden itibaren iki hafta içinde ilgili ağır ceza mahkemesine itiraz edilir. Bu iki aşamanın süresi birbirine eklenerek serbestçe kullanılabilecek tek süre oluşturmaz.[4]
Başvuru kendiliğinden infazı durdurmaz. Kanuni koşullar mevcutsa geçici durdurma veya erteleme talebi ayrıca gerekçelendirilmelidir. Yeniden kurul değerlendirmesinin beklenmesi ya da aynı dilekçenin tekrar verilmesi, geçirilmiş itiraz süresini canlandırmaz.
Olağan yolların tamamlanmasından sonra anayasal bir şikâyet gündeme geliyorsa ceza davasında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve AYM başvurusunda 30 günlük sürenin hesabı ayrıca incelenmelidir. Bireysel başvuru, her infaz hesabını yeniden yapan genel bir kanun yolu değildir.
Konuyla bağlantılı ayrıntılar için koşullu salıverilmenin geri alınması ve infazın ertelenmesi yazılarımıza da bakabilirsiniz.
Sonuç
Koşullu salıverilme, doğru oran kadar doğru dosya incelemesini de gerektirir. Suçun kanuni karşılığı, tarihli geçiş hükümleri, yaş, tekerrür, mahsup ve iyi hâl birbirinden koparılamaz. Etkili başvuru; hesaplanan süreyi, dayanak belgeyi, tartışılan işlemi ve istenen hukuki sonucu açık bir bağ içinde sunar. Gerçek kararlar bu yaklaşımı desteklerken, her kararın kendi olayına ve uygulanan döneme ilişkin sınırlarının korunması gerekir.
Ceza yargılaması ve infaz süreçlerinde hukukî destek için ceza avukatlık hizmetlerimize göz atabilirsiniz.
İlgili yazılar: Hükümlü İzinleri: Mazeret, Özel İzin ve İş Arama.
Sıkça Sorulan Sorular
Koşullu salıverilme ile şartlı tahliye aynı şey midir?
Evet. Şartlı tahliye, koşullu salıverilme için günlük dilde kullanılan ifadedir. Hukuki dayanak esas olarak 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesidir.
Bütün hapis cezalarında yarı oranı uygulanır mı?
Hayır. Genel oran yarı olmakla birlikte özel suç, tekerrür ve özel kanun hükümleri farklı oranlar veya yararlanamama hâlleri öngörebilir.
Süre dolduğunda otomatik tahliye olur mu?
Kanuni sürenin yanında iyi hâl ve infaz hâkiminin kararı gerekir. Kurum raporu veya müddetnamedeki tarih tek başına salıverme kararı yerine geçmez.
Disiplin cezasının bulunmaması iyi hâl için yeterli midir?
Tek başına yeterli değildir. 89. maddede belirtilen diğer ölçütler ve kurum kayıtları da değerlendirilir; karar somut gerekçeye dayanmalıdır.
Denetimli serbestlik koşullu salıverilme midir?
105/A kapsamındaki denetimli serbestlik ayrı bir infaz aşamasıdır. Bu dönemin tamamlanması ile koşullu salıverilme kararının hukuki sonuçları farklıdır.
İkinci kez mükerrir koşullu salıverilebilir mi?
Güncel 108/3, süreli hapis cezalarında üçte dört oranıyla yararlanma imkânı tanır. Hüküm, suç, iyi hâl ve diğer şartlar ayrıca incelenir; otomatik tahliye söz konusu değildir.
Çocukların kurumda geçirdiği her gün iki gün mü sayılır?
Her durumda değil. Yaş dönemi, suç tarihi, 107/5’teki güncel istisnalar ve geçici 6/4 gibi özel hükümler birlikte değerlendirilmelidir.
Ret kararına itiraz süresi kaç gündür?
İnfaz hâkimi kararına karşı süre, tebliğden itibaren iki haftadır. Önceki idari işleme yönelik 15 ve 30 günlük şikâyet sınırları farklı bir aşamaya ilişkindir.
Kaynakça
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, özellikle m.89, 99–101, 105/A, 107–108, geçici m.6, 10 ve 11. Konsolide metin kontrolü: 13.10.2026.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7, 58 ve 63. Kontrol: 13.10.2026.
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, m.17. Kontrol: 13.10.2026.
- 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m.4–6. Kontrol: 13.10.2026.
- AYM, Emre Kendir, B. No: 2022/17941, 18.12.2024, özellikle §§14–24 ve hüküm.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/6836, K. 2025/6957, 10.10.2025, II. Gerekçe ve III. Karar.