Çocuğun Başka Şehre veya Yurt Dışına Taşınması
Çocuğun başka bir şehre ya da ülkeye taşınması; eğitim düzeni, sosyal çevre, bakım sürekliliği ve diğer ebeveynle kişisel ilişkinin uygulanabilirliği üzerinde doğrudan sonuç doğurabilir. Velayet hakkının kapsamı, mevcut mahkeme kararı, seyahatin geçici veya kalıcı oluşu, gidilecek ülke ve somut riskler birlikte incelenmelidir.
Pasaport düzenlenmesi, seyahat muvafakati, yurt dışına çıkışın engellenmesi veya çocuğun yeni yerleşim yerine götürülmesi hakkında her olaya uygulanabilecek tek bir cevap yoktur. Mevcut velayet ve kişisel ilişki kararı, idari uygulama, ebeveynlerin hukuki durumu ve yabancı ülke bağlantısı değerlendirilmeden genelleme yapılmamalıdır.
Taşınma mevcut kişisel ilişki düzenini uygulanamaz hâle getiriyorsa görüşme sürelerinin, tatillerin, ulaşım masraflarının, uzaktan iletişimin ve teslim koşullarının yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Çocuğun geri getirilmeme veya izinsiz olarak başka bir ülkede alıkonulma riski varsa geçici hukuki koruma yolları gecikmeden değerlendirilmelidir.
Uluslararası Velayet, Lahey Sözleşmeleri ve Çocuğun İadesi
Taraflardan veya çocuktan birinin yabancı vatandaş olması, farklı ülkelerde yaşanması, çocuğun yurt dışında doğması, yabancı mahkeme kararının bulunması ya da çocuğun başka bir ülkeye götürülmesi durumlarında uygulanacak hukuk, milletlerarası yetki ve uluslararası sözleşmeler ayrıca incelenmelidir. Çocuğun veya ebeveynlerin vatandaşlığı tek başına belirleyici değildir; çocuğun mutad meskeni ve somut olayın uluslararası bağlantıları özellikle önem taşır.
1980 Lahey Sözleşmesi Kapsamında Uluslararası Çocuk Kaçırma ve İade Süreci
Bir çocuğun mutad meskeninin bulunduğu ülkeden, velayet hakkını ihlal edecek şekilde başka bir ülkeye götürülmesi veya hukuka uygun bir seyahat sonrasında geri getirilmemesi, 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi ile 5717 sayılı Kanun kapsamında iade sürecini gündeme getirebilir.
Hukuki değerlendirmede özellikle şu hususlar incelenir:
- Çocuğun götürülmeden veya alıkonulmadan önceki mutad meskeni
- İlgili devletler arasında Sözleşmenin yürürlükte olup olmadığı
- Başvurucunun velayet hakkına sahip olup olmadığı ve bu hakkı fiilen kullanıp kullanmadığı
- Götürme veya geri dönmeme tarihleri ile başvuruya kadar geçen süre
- Sözleşmenin yaş bakımından uygulama alanı
- İade talebi ve Sözleşmede düzenlenen iade istisnaları
- Çocuğun görüşünün yaşı ve olgunluğu bakımından değerlendirilmesi
- Çocuğun güvenli dönüşünü sağlayabilecek geçici hukuki korumalar
- Merkezî makam ve görevli adli makamlar nezdinde izlenecek başvuru yolları
Uluslararası çocuk iadesi yargılaması, velayetin anneye veya babaya verilmesini kesin olarak karara bağlayan bir velayet davası değildir. İnceleme; haksız götürme veya alıkoyma ile iade koşulları üzerinde yoğunlaşır. Velayetin esası hakkında karar verilmesi, yetkili ülke mahkemelerindeki ayrı yargılamanın konusu olabilir.
1980 Lahey Sözleşmesi yalnız çocuğun iadesi bakımından değil, sınır ötesi kişisel ilişki veya erişim hakkının etkin biçimde kullanılmasına ilişkin başvurular bakımından da değerlendirilmelidir.
1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi
1996 tarihli Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunmasına İlişkin Tedbirler Hakkında Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İş Birliğine Dair Lahey Sözleşmesi; sınır ötesi uyuşmazlıklarda ebeveyn sorumluluğu, milletlerarası yetki, uygulanacak hukuk, çocuk hakkında alınan koruma tedbirlerinin tanınması ve uygulanması ile devletler arası iş birliğini düzenler.
Bu kapsamda özellikle şu konular ele alınabilir:
- Çocuğun mutad meskenine göre milletlerarası yetkinin belirlenmesi
- Geçici ve acil koruma tedbirleri
- Yabancı ülkede verilen velayet ve kişisel ilişki kararlarının etkisi
- Ebeveyn sorumluluğuna ilişkin karar ve tedbirlerin tanınması ve uygulanması
- Çocuğun şahsının ve malvarlığının sınır ötesi korunması
- Yetkili makamlar arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği
1980 ve 1996 Lahey sözleşmeleri aynı hukuki işlevi görmez. Somut olayda hangi sözleşmenin uygulanacağı; ilgili devletlerin taraf durumu, sözleşmenin iki devlet arasındaki yürürlüğü, beyan ve çekinceler, çocuğun mutad meskeni ve talep edilen hukuki korumanın niteliği birlikte incelenerek belirlenmelidir.
Yabancı Velayet ve Kişisel İlişki Kararlarının Türkiye’deki Etkisi
Yabancı bir mahkeme veya yetkili makam tarafından verilen velayet, kişisel ilişki veya çocuk koruma kararının Türkiye’de doğrudan sonuç doğurup doğurmadığı; kararın niteliği, kesinleşme ve uygulanabilirlik durumu, ilgili uluslararası sözleşme ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun çerçevesinde değerlendirilir. Tanıma, tenfiz, idari işlem veya kararın delil olarak kullanılması birbirinden ayrılmalıdır.
Yurt dışı tebligatı, apostil veya tasdik, tercüme, yabancı okul ve sağlık kayıtlarının temini ile Türkiye’de verilen kararın başka bir ülkede uygulanması da ilgili ülke hukuku ve uluslararası iş birliği mekanizmaları yönünden ayrıca planlanmalıdır.
Uluslararası çocuk kaçırma dosyalarında zaman önemlidir. Götürme veya geri dönmeme öğrenildiğinde ülkeler, tarihler, mevcut kararlar, seyahat belgeleri ve iletişim kayıtları kronolojik biçimde değerlendirilmelidir.
Yaş ve başvuru zamanı neden önemlidir?
1980 Lahey Sözleşmesi, 16 yaşını tamamlamamış çocuklar bakımından uygulanır. Sözleşmenin iki devlet arasında yürürlükte olması da kontrol edilir. Sözleşme m. 12’deki bir yıllık dönem, bütün başvuruları bir yıl sonunda kendiliğinden sona erdiren genel bir süre değildir; geçen zaman ve çocuğun yeni çevresine uyumu incelemeyi etkileyebilir. Başvuru için bu sürenin dolması beklenmemelidir.
İlgili ayrıntılı sayfalar: Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Çocuğun İadesi; Uluslararası Aile Hukuku, Boşanma ve Velayet
Hukuki dayanaklar
Talebin niteliğine göre Türk Medeni Kanunu ve ilgili usul, koruma ve milletlerarası özel hukuk hükümleri birlikte uygulanır.
Bu içerik genel bilgilendirmedir. Somut dosyanın incelenmesinin yerini tutmaz. Başvuru iletmek tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz.
