Denetimli serbestlik devam ederken yeni bir suç işlendiğinin ileri sürülmesi, her durumda otomatik cezaevine dönüş anlamına gelmez. 5275 sayılı Kanun m.105/A/7 bakımından suçun zamanı, kasıtlı olması, cezasının alt sınırı, kamu davasının açılması ve infaz hâkimliğinin değerlendirmesi önem taşır. Buna karşılık iade kararı verilmesi hâlinde, denetimde geçen sürenin hesabı kişinin beklediğinden farklı sonuçlanabilir.
Yeni suç nedeniyle iade ile denetim yükümlülüğünün ihlali nedeniyle iade aynı süre hesabına tabi tutulmamalıdır. İmza yükümlülüğünün sürdürülmüş olması, yeni kamu davasına bağlı iadenin bütün sonuçlarını tek başına ortadan kaldırmaz. Bu makale, koşullu salıverilme tarihinden önce m.105/A kapsamında yürütülen infazı ele almaktadır; koşullu salıverilmenin geri alınması ayrı bir hukuki rejimdir.
Yeni suç iddiasıyla iadenin koşulları nelerdir?
İddia edilen fiil denetim başladıktan sonra işlenmiş olmalı
Kanun, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçu esas alır. Önceki tarihte işlendiği ileri sürülen bir suç için daha sonra iddianame düzenlenmesi, sırf dava tarihi yeni olduğu için aynı şartı sağlamaz. Suç tarihi ile dava tarihinin ayrı gösterilmesi bu nedenle zorunludur. [1]
Dosyada tek bir tarih bulunmayabilir. Süreklilik gösterdiği ileri sürülen eylemler, zincirleme suç iddiaları veya birden fazla fiil varsa iddianamenin hangi olayı esas aldığı açıklanmalıdır. Uyuşturucu kullanma gibi başka denetim süreçlerinin bulunduğu dosyalarda, o süreçteki ihlal tarihi ile m.105/A bakımından yeni suç sayılan fiilin tarihi otomatik olarak eşitlenmemelidir.
Kasıtlı suç ve en az bir yıllık alt sınır
Maddenin aradığı koşul, cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis gerektiren kasıtlı suçtur. Yalnız “hapis cezası isteniyor” denilmesi yeterli değildir. Taksirli suçlar bu özel fıkradaki kasıt şartını sağlamaz. Bir yıllık eşik ise yalnız bir yıldan fazla cezaları kapsamaz; tam bir yıllık alt sınır da metnin kapsamındadır. [1]
Değerlendirmede savcının istediği ceza miktarı veya kamuoyunda suçun ağır görülmesi yerine, isnadın hukuki niteliği ve uygulanacak hüküm incelenmelidir. Nitelikli hâl, suç tarihindeki düzenleme ve sonraki lehe değişiklikler tartışmalıysa bunun iade şartlarına etkisi ayrıca gerekçelendirilmelidir. Kesinleşmiş başka mahkûmiyetin infaza gelmesi ise farklı işlemlere yol açabilir.
Soruşturma açılması ile kamu davasının açılması farklıdır
Şikâyet, ifade alma, yakalama veya soruşturma numarası bulunması tek başına kamu davasının açıldığı anlamına gelmez. CMK m.175 uyarınca kamu davası iddianamenin kabulüyle açılır. Bu nedenle iddianamenin düzenlenme tarihi ile mahkemenin kabul tarihi birbirine karıştırılmamalıdır. [2]
Kabul kararı ve ilgili mahkeme kaydı dosyaya alınmalıdır. İddianame iade edilmişse bunun durumu araştırılmalıdır. Tutuklama kararı veya yeni kesinleşmiş cezanın infazı gibi ayrı nedenler varsa, bunların m.105/A/7’den bağımsız sonuçları ayrıca değerlendirilir. “Henüz dava yok” açıklaması bütün diğer infaz işlemlerini kendiliğinden geçersiz kılmaz.
İnfaz hâkimi otomatik iade kararı vermek zorunda mı?
Karar verilebilir ifadesinin anlamı
Kanun, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından açık kuruma gönderilmeye karar verilebileceğini düzenler. Böylece koşulların varlığı ve somut olayın değerlendirilmesi gerekir. Yetki müdürlüğün tek taraflı kararıyla yerine geçilebilecek bir yetki değildir. [1]
Takdir yetkisi, gerekçesiz kabul veya ret yetkisi de değildir. Hangi suçun hangi tarihte işlendiğinin iddia edildiği, dava ve ceza eşiği koşullarının nasıl oluştuğu, ileri sürülen itirazların neden kabul edilmediği kararda anlaşılabilmelidir. Savunma, yalnız “henüz mahkûm olmadım” demekle sınırlı tutulmamalı; somut koşullar yönünden de açıklama içermelidir.
Masumiyet karinesi ile infaz işlemi arasındaki sınır
Yeni davanın açılması, suçluluğun kesinleştiği anlamına gelmez. İade işlemi ile yeni suçun ispatı ayrı değerlendirmelerdir. Buna karşılık m.105/A/7, belirli koşullarda kesinleşmiş yeni mahkûmiyet beklenmeden infaz kararı verilebilmesini düzenlemektedir. Bu nedenle ne “dava varsa kişi suçludur” ne de “mahkûmiyet kesinleşmedikçe hiçbir infaz işlemi yapılamaz” şeklinde genel bir sonuç doğrudur.
Yeni suçun yargılamasında beraat savunması yürütülürken, infaz dosyasında iade koşulları ve kararın gerekçesi ayrıca incelenmelidir. Başvuru dosyalarının birbirine referans vermesi mümkündür; ancak biri diğerinin yerini almaz.
Denetimli serbestlikte geçen süre nasıl hesaplanır?
2026 tarihli kararın ortaya koyduğu ayrım
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.04.2026 tarihli, 2025/426 E., 2026/2778 K. sayılı kararında denetim 15.02.2023’te başlamış, kamu davası 16.10.2023’te açılmış, iade kararı 07.12.2023’te kesinleşmiştir. Daire, bu dosyada sayılacak denetim süresinin kamu davasının açıldığı tarihe kadar belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. İade kararının kesinleşmesine kadar geçen sürenin Yönetmelik m.87/1 gerekçesiyle hesaba katılmasını uygun bulmamıştır. [4]
Bu kararın pratik önemi, iade kararının tarihi ile infaz hesabında esas alınacak tarihin aynı olmayabileceğini göstermesidir. Ancak karar, her soruşturmanın kendiliğinden denetimi sona erdirdiği veya hükümlünün dava açıldığını öğrenince yükümlülüklerini bırakabileceği anlamına gelmez. İade kararı ve sonrasındaki hesap ayrı aşamalardır.
Yükümlülük ihlali nedeniyle iade neden farklıdır?
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.03.2026 tarihli, 2025/451 E., 2026/1976 K. sayılı kararında ise yükümlülük ihlali sonrasında denetimin fiilen devam edip etmediği önem taşımıştır. Yükümlülüklerin yerine getirilmesi hâlinde hâkimlik kararının müdürlüğe ulaştığı tarihe kadarki süre ile fiilen denetim uygulanmayan dönem aynı değerlendirilmemiştir. [5]
İki kararın karşılaştırılması, süre hesabından önce iadenin hukuki nedeninin belirlenmesi gerektiğini gösterir. Yeni suçtan dava açılması ile üçüncü yükümlülük ihlali birbirinin yerine yazılamaz. Aynı dosyada iki neden ileri sürülmüşse, kararın hangi nedene ve hangi olaylara dayandığı ayrıca açıklığa kavuşturulmalıdır.
Hesap kontrolü için tarih tablosu
| Tarih veya kayıt | Neden gerekli? |
|---|---|
| Denetimin fiilen başlaması | Yeni fiilin denetim sonrasında olup olmadığını gösterir |
| İddia edilen suç tarihi | m.105/A/7’nin zaman koşulunu belirler |
| İddianamenin kabulü | Kamu davasının açılışını ve tartışılan hesap sınırını gösterir |
| İade kararı ve kesinleşmesi | İşlemin hukuki sürecini ortaya koyar |
| Kararın müdürlüğe ulaşması | Yükümlülük ihlaline dayanan farklı hesabın karşılaştırılmasını sağlar |
| Kuruma giriş ve güncel müddetname | Sonraki infazın ve tahliye tarihlerinin kontrolünü sağlar |
Müddetname yalnız sonuç tarihini gösteriyorsa, hesabın dayandığı dönemlerin açıklanması istenebilir. Denetimde sayılmayan aralığın ayrıca tutukluluk veya başka bir infaz nedeniyle değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ayrı bir mahsup sorunudur. Aynı süre iki kez sayılamaz; kişisel dosya incelenmeden kesin tahliye tarihi hesaplanmamalıdır. Ayrıntılı yöntem için müddetnameye itiraz ve infaz hesabının düzeltilmesi yazımız incelenebilir.
Yeni davada beraat veya düşme kararı verilirse ne olur?
Kanunda sayılan kararlar
M.105/A/7, kovuşturma sonunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde denetimli serbestlik uygulanarak infaza devam edilmesine infaz hâkimliğince karar verilmesini öngörür. Bu kararların dosyaya sunulması ve ilgili infaz işleminin yapılması istenmelidir. Hükümlü kendiliğinden kurumdan ayrılmaz veya eski planı kendi kararıyla yeniden başlatmaz. [1]
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi farklı karar türleri, kanunda sayılan sonuçlarla gerekçesiz biçimde eşitlenmemelidir. Yeni bir mahkûmiyetin kesinleşmesi de toplama ve infaz değerlendirmesini gündeme getirebilir. Hangi sonucun doğacağı, kararın türü ve diğer infaz dosyalarının durumuyla birlikte belirlenir.
Önceki süre hesabı otomatik düzelir mi?
Denetimli serbestliğe devam kararı ile daha önceki infaz hesabının düzeltilmesi aynı işlem değildir. İade döneminde kurumda geçirilen süre, sayılmayan dönemler ve yeni müddetname birlikte kontrol edilmelidir. Olumlu kararın uygulanması talep edilirken varsa hesap uyuşmazlığı da açıkça belirtilmelidir. İlgili kararlardan, bütün dosyalarda aynı geriye dönük hesap sonucunun otomatik doğduğu çıkarılmamalıdır.
İade kararına ve müddetnameye nasıl başvurulur?
Talebin konusu açık olmalı
İade kararına karşı başvuruda suç tarihi, kasıt ve ceza alt sınırı, kamu davasının açılışı, kararın gerekçesi ve ileri sürülen savunmalar ele alınır. Müddetnameye ilişkin başvuruda ise hangi dönemin neden yanlış sayıldığı gösterilir. Birinci talep iadenin hukuki dayanağını, ikincisi infaz hesabını hedefler. Gerekliyse iki sorun birlikte açıklanır; ancak birbirine karıştırılmaz.
İnfaz hâkimliği kararına itiraz için tebliğden itibaren iki haftalık süre dikkate alınır. Müdürlük veya ilgili infaz işlemlerine yönelik şikâyette ise işlemin niteliğine göre 4675 sayılı Kanun m.5’teki öğrenmeden itibaren 15 günlük ve işlemden itibaren 30 günlük süreler değerlendirilir. Somut işlem için doğru yol belirlenmelidir. [3]
Durdurma talebi ayrıca gerekçelendirilmeli
Başvuru, iade veya infaz işlemini kendiliğinden durdurmaz. Durdurma veya erteleme isteniyorsa açık hukuka aykırılık ile giderilmesi güç veya imkânsız sonucun birlikte ortaya konulması gerekir. Yalnız yeni davanın sürdüğünü belirtmek, bütün başvuru koşullarının yerine geçtiği anlamına gelmez. [3]
Başvuru ekleri arasında denetim kararı, başlangıç kaydı, iddianame ve kabul kararı, iade kararı, tebliğ belgeleri ve güncel müddetname bulunmalıdır. İnfaz hesabına ilişkin karşılaştırma bir tarih tablosuyla sunulabilir. Koşullu salıverilme sonrasında yeni suç işlenmişse ayrıca koşullu salıverilmenin geri alınması düzenlemeleri incelenmelidir.
Sonuç
Denetimli serbestlikte yeni suç iddiasının sonuçları, iddianın varlığıyla sınırlı bir değerlendirmeyle belirlenemez. Suç ve dava tarihleri, suçun hukuki niteliği, kanuni ceza eşiği ve infaz hâkimliğinin gerekçesi birlikte incelenmelidir. İade hâlinde süre hesabı ayrıca denetlenmeli; yükümlülük ihlaline ilişkin hesap yöntemi yeni kamu davasına dayanan iadeye doğrudan uygulanmamalıdır.
İlgili yazılar: Denetimli Serbestlik İhlalinde Mazeret: Sağlık Raporu, Hastane Refakati, Gözaltı ve İtiraz; Denetimli Serbestlik Yükümlülüklerinin Değiştirilmesi: Çalışma, Sağlık, İkamet ve Başvuru Yolları; Denetimli Serbestlik Sonrası Cezaevine Teslim Olmama: Firar Suçu, Tebligat ve İhtarat.
Sıkça Sorulan Sorular
Denetimli serbestlikte şikâyet edilmek cezaevine dönüş sebebi midir?
Şikâyet tek başına m.105/A/7’deki bütün koşulları sağlamaz. Kamu davasının açılması ve diğer kanuni koşullar ile hâkimlik değerlendirmesi gerekir.
Eski bir suç için yeni dava açılması aynı sonucu doğurur mu?
Fiilin denetim başladıktan sonra işlendiğinin iddia edilmesi koşulu ayrıca incelenir. Dava tarihinin yeni olması, eski fiili yeni suç hâline getirmez.
Bir yıllık alt sınır mı, bir yıldan fazla alt sınır mı aranır?
Kanun bir yıl veya daha fazla alt sınırı esas alır. Tam bir yıllık alt sınır da kapsam içindedir; diğer koşullar ayrıca aranır.
Dava açılınca imza vermeyi bırakabilir miyim?
Hayır. İade ve uygulanacak plan hakkında yetkili kararlar izlenmelidir. İnfaz hesabındaki tarih tartışması kişiye denetimi tek taraflı bırakma yetkisi vermez.
İade kararına kadar bütün süre infazdan sayılır mı?
Her durumda sayılmaz. Belirtilen 2026 tarihli kararda yeni kamu davasına bağlı iadede dava açılışı esas alınmıştır. İadenin nedeni ve kişisel infaz kayıtları birlikte incelenmelidir.
Beraat edince yeniden denetimli serbestliğe çıkılır mı?
Kanunun öngördüğü devam işlemi infaz hâkimliğince yapılır. Karar sunularak uygulanması istenmeli; diğer cezaların ve infaz kayıtlarının etkisi de kontrol edilmelidir.
Kaynakça
- 5275 sayılı Kanun m.105/A/7; Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.87/2. Kanun metni, Yönetmelik. Konuya ilişkin hüküm, aşağıdaki 2026 tarihli karar gerekçesiyle de karşılaştırılmıştır.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.175. Adalet Bakanlığı yayımlı kanun PDF’si.
- 4675 sayılı Kanun m.5–6; 7499 sayılı Kanun m.37. 4675 metni, 7499 değişikliği.
- Yargıtay 1. CD, 10.04.2026, E.2025/426, K.2026/2778. Erişilebilir karar metni.
- Yargıtay 1. CD, 13.03.2026, E.2025/451, K.2026/1976. Erişilebilir karar metni, resmî UYAP karar adresi. İncelemede erişilebilir tam metin yayımı kullanılmıştır.