İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Ceza Muhakemesinde Elkoyma: Hukuki Sınırlar, İtiraz ve İade Yolları

Mahkeme salonunda “ELKOYMA” şeridiyle kapatılmış poşette telefonlar ve saat; yanında elkoyma kararı, itiraz ve iade klasörleri, soruşturma dosyası, tokmak ve adalet heykeli.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 23 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Elkoyma kararının şartları, hâkim onayı, telefon ve banka hesabına ilişkin özel kurallar; itiraz, iade ve tazminat başvuruları için uygulama rehberi.

Elkoyma, bir eşyanın veya malvarlığı değerinin delil olarak korunması ya da muhtemel müsaderenin güvence altına alınması amacıyla uygulanan geçici koruma tedbiridir; peşinen cezalandırma veya mülkiyetin kendiliğinden devlete geçmesi değildir. Hukuka uygunluk; doğru kanuni dayanak, yetkili merci, gerekli şüphe düzeyi, usul güvenceleri ve ölçülülük üzerinden değerlendirilir. Genel itiraz süresi iki haftadır; buna karşılık hâkim denetimi ve iade talepleri farklı hükümlere tabidir. Telefon ve bilgisayarlar, banka hesapları, taşınmazlar ve üçüncü kişilere ait eşya aynı rejimle açıklanamaz. Dijital incelemeye ilişkin CMK m.134’ün iptal hükmünün 25 Şubat 2027’de yürürlüğe girecek olması da işlem tarihi bakımından önemlidir. [1] [4] [6]

Elkoyma, mülkiyet hakkını ortadan kaldıran bir ceza değildir

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 123. maddesi, ispat aracı olarak yararlı görülen veya eşya ya da kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınmasını düzenler. Bunları elinde bulunduran kişi rızasıyla teslim etmezse elkoymaya başvurulur. Ancak teslimin gönüllü olması, eşyanın sınırsız süre tutulmasını veya içeriğinin kanuni şartlar aranmadan incelenmesini haklı kılmaz. Muhafaza işleminin amacı ve devam eden gerekliliği yine denetlenmelidir. [1: m.123–124]

Arama, elkoyma ve müsadere farklı işlemlerdir. Arama, kişi veya delile ulaşmayı; elkoyma, ilgili eşya yahut değeri yargısal süreç için korumayı amaçlar. Müsadere ise Türk Ceza Kanunu’nun 54 ve 55. maddelerindeki şartlara bağlı ayrı bir güvenlik tedbiridir. Bir telefona, araca veya paraya elkonulmuş olması, sahibinin suçlu bulunduğunu veya malın kesin olarak kaybedildiğini göstermez. [1] [3]

İcra haczi, vergi idaresinin haczi, hukuk mahkemesinin ihtiyati tedbiri ve özel kanunlar uyarınca malvarlığının dondurulması da ceza muhakemesindeki elkoymayla aynı değildir. Bankanın “bloke var” açıklaması tek başına doğru başvuru yolunu belirlemez. Önce kararı veren makam, işlem tarihi, dosya numarası, dayanak ve kapsam öğrenilmelidir. Bu rehber CMK’daki adli elkoymayı esas alır; gümrük ve diğer özel kanunlardaki rejimler ayrıca incelenmelidir.

Hukuka uygunluk, soyut suç şüphesiyle değil somut gerekçeyle gösterilmelidir

Eşya ile soruşturmanın amacı arasında açıklanabilir bir bağlantı bulunmalıdır

Genel elkoymada eşyanın hangi olayı aydınlatacağı veya neden müsadere konusu olabileceği belirlenmelidir. Konutta, işyerinde veya şüphelinin üzerinde bulunmak, her eşyanın soruşturmayla ilgili olduğunu göstermez. Buna karşılık şüpheli olmayan kişide bulunan eşya da gerçekten delil niteliğindeyse tedbirin konusu olabilir. Sahibinin sıfatı ile eşyanın delil niteliği ayrı sorulardır. [1: m.123, 127, 131]

Bütün elkoyma türleri için tek bir şüphe ölçütü yoktur. CMK m.128’de suçun işlenmesine ve malvarlığının bu suçtan elde edilmesine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe aranır. M.134’teki dijital arama için buna ek olarak başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması koşulu öngörülür. M.128/A’daki hesap askıya alma ise kendi kapsamındaki makul şüphe ölçütüyle düzenlenmiştir. Bir tedbirin şartları diğerine kendiliğinden taşınamaz. [1] [5]

Tedbirin başlangıcı kadar devamı da ölçülü olmalıdır

Mülkiyet hakkına müdahale; kanuni dayanak, kamu yararı ve ölçülülük gereklerini birlikte taşımalıdır. Tedbirin elverişli olması yeterli değildir; gerekli olup olmadığı ve kişiye yüklediği külfet de değerlendirilmelidir. Başlangıçta haklı görülebilen bir elkoyma, inceleme tamamlandığı veya müsadere ihtimali ortadan kalktığı hâlde sürdürülürse hukuken farklı bir duruma dönüşebilir. [2] [7]

Kararda yalnız “dosya kapsamı”, “suçun niteliği” veya “incelemenin devam etmesi” denilmesi, her somut itirazı açıklamaz. Eşyanın ne için tutulduğu, hangi işlemin beklendiği ve kopyalama, sicile şerh ya da kontrollü teslim gibi daha hafif seçeneklerin neden yetersiz olduğu tartışılmalıdır. Geçici tedbir, gerekçesi yenilenmeden fiilî ve süresiz bir mahrumiyete dönüştürülemez. Bu, her dosya için aynı azami süre bulunduğu anlamına gelmez. [1: m.34, 131–132] [7]

Elkoymaya kim karar verir ve hâkim onayı hangi sürede alınır?

Genel rejimde karar hâkime aittir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının; savcıya ulaşılamayan hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle elkoyma yapılabilir. Bu sıra, kolluğun her olayda bağımsız ve sözlü talimatla elkoyabileceği anlamına gelmez. Gecikme tehlikesinin ve savcıya ulaşılamamasının somut olayda denetlenebilir olması gerekir. [1: m.127]

Hâkim kararı olmaksızın yapılan genel elkoyma, 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren 48 saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. Süreler toplanarak 72 saatlik bir yetki süresi oluşturulamaz. İşlemin başlama saati, onaya sunuluş ve hâkim kararının zamanı ayrı kayıtlarla belirlenmelidir. [1: m.127/3]

İşlemKarar veya başlangıç yetkisiSüre ve ayırt edici kural
Genel elkoyma, m.127Hâkim; acil hâlde savcı, ona ulaşılamazsa kolluk amirinin yazılı emriHâkimsiz işlem 24 saatte onaya sunulur; karar elkoymadan itibaren 48 saatte açıklanır
Malvarlığı değerlerine elkoyma, m.128Bu madde kapsamında yalnız hâkimSuç listesi, kuvvetli şüphe, suç geliri bağlantısı ve ilgili rapor koşulu ayrıca aranır
Dijital arama ve kopyalama, m.134Hâkim; gecikmede sakınca varsa savcıSavcı kararı 24 saatte onaya sunulur; hâkim en geç 24 saatte karar verir
Hesabın askıya alınması, m.128/AKanunda belirtilen mali kurum; ilgili savcılık yetkisi ayrıca saklıAskı en çok 48 saat; kaldırma başvurusunda savcı 24 saatte karar verir
Askıdaki suça konu menfaate elkoyma, m.128/AHâkim; acil hâlde savcının yazılı emriHâkimsiz elkoyma 24 saatte onaya sunulur; hâkim elkoymadan itibaren 48 saatte karar verir

Tablodaki süreler, eşyanın her durumda 48 saat sonunda sahibine teslim edileceği anlamına gelmez. Süresinde verilmiş hâkim kararı varsa tedbir kanuni koşulları devam ettiği sürece uygulanabilir. Buna karşılık onay eksikliğinin bulunduğu dosyada fiilî muhafazanın sürmesi, sürenin ve hukuki dayanağın yazılı olarak sorgulanmasını gerektirir. [1] [5]

Tutanak, eşyanın kimliğini ve muhafaza sürecini denetlenebilir kılmalıdır

Elkoyma kararının varlığı kadar uygulanışı da önemlidir. İşlemi yapan görevliler, tarih ve saat, karar veya yazılı emir, eşyanın bulunduğu yer, kimden alındığı, miktarı ve ayırt edici özellikleri kaydedilmelidir. CMK m.123/3, elkonulan eşya veya malvarlığı değerlerinin kıymetinin belirlenmesini de öngörür. Belirsiz “çeşitli eşya” kaydı, hem delilin güvenilirliği hem sonraki iade ve zarar hesabı bakımından sorun yaratabilir. [1: m.121, 123, 127]

Telefonda marka, model, seri veya IMEI bilgisi; araçta plaka ve şasi numarası; para ve kıymetlerde miktar, cins ve ayırt edici kayıtlar önemlidir. Ambalaj, mühür, teslim alan birim ve adli emanet bilgileri dosyada izlenebilir olmalıdır. Bunlar, her eşya için aynı teknik işlemin zorunlu olduğu anlamına gelmez; hangi eşyanın hangi durumda alındığının ve sonra ne yapıldığının açıklanmasını sağlar.

Tutanaktaki maddi yanlışlık ve itirazın kayda geçirilmesi istenebilir. İmza atılması veya atılmamasının etkisi belgenin türüne göre değerlendirilmelidir; yalnız imzadan kaçınmak işlemi kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Kollukla fiziksel müdahale veya tartışma yerine, karar örneği, tutanak, teslim kaydı ve avukat aracılığıyla hukuki başvuru üzerinde durulmalıdır. Rıza ile teslim edilen eşyanın da kapsamı ve iade talebi belgelenmelidir.

Telefon ve bilgisayara elkoyma, içerikte sınırsız inceleme yetkisi vermez

Cihazın alınması ile içindeki verilerin araştırılması ayrıdır

Telefonun çalıntı eşya olarak muhafazası ile mesajlarının, fotoğraflarının veya uygulama kayıtlarının suç delili amacıyla incelenmesi aynı işlem değildir. Genel arama veya elkoyma kararı, her dijital inceleme bakımından m.134’teki özel şartların yerine geçtiği kabul edilerek uygulanmamalıdır. Akıllı telefon ve benzeri cihazlarda, teknik işlev ve yapılacak incelemenin niteliği değerlendirilmelidir. Haberleşmenin denetlenmesi, bulut verileri ve üçüncü kişilerden kayıt temini de tek bir yetki başlığı altında eritilemez. [1: m.134–135] [6]

M.134’ün mevcut düzeninde somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması gerekir. Savcının acil durumda verdiği kararın hâkim onayına sunulması ve hâkimin karar süresi özel olarak düzenlenmiştir. Süre dolarsa veya hâkim aksine karar verirse çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinlerin derhâl imhası öngörülür. Cihazın gönüllü verilmesi, bütün özel verilerden sınırsız yararlanma izni olarak yorumlanmamalıdır. [1] [6]

Kopya alma ve iade, incelemenin ayrılmaz güvenceleridir

Şifrenin çözülememesi, gizlenmiş verilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması durumunda cihazın alınması gerekebilir. Ancak şifre çözümü ve gerekli kopyalama tamamlandığında cihaz gecikme olmaksızın iade edilmelidir. Cihazın ayrıca suçun konusu veya müsadere edilebilecek bir eşya olduğu iddiası varsa bunun dayanağı ayrıca değerlendirilir. [1: m.134/2]

Elkoyma sırasında bütün verilerin yedeğinin alınması, bu yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi ve işlemin imzalı tutanağa bağlanması mevcut kanuni güvencelerdendir. Böylece savunmanın kayıtları bağımsız olarak inceletmesi mümkün olur. Yedekleme, teknik inceleme raporu ve teslim kayıtlarındaki eksiklikler somutlaştırılmalı; gerektiğinde CMK m.67 kapsamında uzman mütalaası alınmalıdır. [1: m.67, 134] [6]

“İmaj”, dijital ortamın adli incelemeye elverişli kopyasını; “hash”, verinin değişip değişmediğini denetlemekte kullanılan sayısal özet değerini ifade eder. Teknik tutarlılık tek bir kelimenin raporda bulunmasına indirgenemez. Kullanılan yöntem, tarih, yetki, kopya bütünlüğü, sonraki erişimler ve raporun dayandığı kayıtlar birlikte incelenmelidir. Delillerin elde ediliş biçimi, muhafazası ve hükme esas alınabilirliği birbirinden koparılamaz. [1: m.206, 217] [6]

AYM’nin CMK m.134 kararı, yürürlük tarihi ayrılarak uygulanmalıdır

18 Ekim 2026 itibarıyla önemli ayrım şudur: CMK m.134 iptal edilmiştir; ancak iptal hükmü henüz yürürlüğe girmemiştir. Anayasa Mahkemesinin 12.02.2026 tarihli, E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararı 25 Mayıs 2026 tarihli ve 33264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; iptalin dokuz ay sonra, 25 Şubat 2027’de yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Maddenin kalan kısmı da uygulanma imkânı kalmaması nedeniyle iptal kapsamına alınmıştır. [6] [10]

Mahkeme, hâkim kararı, itiraz, yedekleme ve savunmanın inceleme imkânı gibi mevcut güvenceleri yok saymamıştır. Belirleyici sorun; elde edilen kişisel verilerin özellikle yargılama kesinleştikten sonra saklanması, silinmesi, işlenmesinin sınırlandırılması, süreler ve ilgili kişinin hakları bakımından yeterli kanuni düzenleme bulunmamasıdır. Çoğunluk, bu eksikliği özel hayat ve kişisel verilerin korunması yönünden orantısız sınırlama olarak değerlendirmiştir. [6: §§ 48–68]

Karşıoy sahipleri, mevcut muhakeme ve arşiv düzeninin, kanun yollarının ve diğer güvencelerin birlikte yeterli olduğunu; verilerin korunmasının bazı hâllerde sanığın lehine de olabileceğini savunmuştur. Bu görüş çoğunluğun iptal gerekçesi değildir. Karar, belirli bir ceza davasında beraat veya bütün dijital kayıtların otomatik olarak hukuka aykırı sayılması sonucunu doğuran bireysel hüküm de değildir. [6]

Uygulamada işlem tarihi, o tarihte yürürlükteki metin ve iptalden sonra yapılabilecek yeni düzenlemeler birlikte izlenmelidir. “Madde iptal edildi, bugün bütün cihazlar koşulsuz iade edilir” demek de, iptal kararını hiç yokmuş gibi ele almak da yanlıştır. Gerekçedeki veri koruma ve ölçülülük sorunları mevcut başvurularda hukuki değerlendirmeye alınabilir; fakat ertelenmiş yürürlük ve geçmiş işlemlerin kendi hukuki koşulları atlanamaz. [6] [10]

Banka hesabı, taşınmaz ve şirket payına elkoymada özel şartlar aranır

CMK m.128, belirli suçlarla bağlantılı malvarlığı değerlerine elkoymayı düzenler. Suçun işlendiğine ve söz konusu değerlerin bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunmalıdır. Bir kişinin şüpheli olması, bütün malvarlığının suç geliri olduğu anlamına gelmez. Suç bağlantısı ve kapsama alınan değerler somut olarak gösterilmelidir. [1: m.128]

Taşınmazlar, ulaşım araçları, banka hesapları, hak ve alacaklar, kıymetli evrak, şirket payları ve diğer değerler için maddenin suç listesi ile ilgili kurumsal rapor koşulu kontrol edilir. Rapora ilişkin üç aylık ve özel sebeplerle iki aylık ek süre, her elkoymanın beş ayda otomatik kalkacağı anlamına gelmez. İlgili raporun bulunup bulunmadığıyla tedbirin devam süresi ayrı sorunlardır. [1: m.128/1–2]

Bu madde kapsamında elkoymaya yalnız hâkim karar verir. Taşınmazda tapu şerhi, ulaşım aracında ilgili sicil kaydı, banka hesabında kuruma bildirim, şirket payında şirket ve ticaret siciline bildirim gibi uygulama biçimleri öngörülmüştür. Şirket payına elkoyma, şirketin bütün malvarlığının ortağın malı sayılması veya her durumda şirket yönetimine kayyım atanması değildir; m.128/10 ve m.133’teki yönetim tedbirlerinin şartları ayrıca incelenir. [1]

Şüphelinin malının başkasının zilyetliğinde bulunması, kanuni şartlar varsa elkoymayı engellemez. Ancak başkasının elinde bulunmak ile gerçekten başkasına ait olmak aynı şey değildir. Eş, ortak veya başka şirketle kişisel ya da ticari bağ, bağımsız mülkiyetin araştırılmasının yerine geçirilemez. Maaş, satış, kredi, miras veya ticari faaliyet kaynaklı paranın belgeleri; hesap hareketleri ve işlem tarihleriyle birlikte değerlendirilmelidir. [1] [7]

Hesabın 48 saat askıya alınması ile adli elkoyma aynı değildir

7571 sayılı Kanunla CMK’ya eklenen m.128/A, belirli bilişim bağlantılı hırsızlık, dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında ayrı bir düzen kurmuştur. Kapsam, TCK m.142/2-e, m.158/1-f ve l ile m.245’tir; her finansal uyuşmazlık veya bütün suçlar bu maddeye girmez. [5]

Bu suçların işlendiğine ilişkin makul şüphede, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı suçta kullanılan ilgili hesabı 48 saate kadar askıya alabilir. İşlem ve hesap hareketleri derhâl Cumhuriyet başsavcılığına, askıya alma da hesap sahibine bildirilir. Hesap sahibi kaldırma için başsavcılığa başvurabilir; savcı başvuru hakkında 24 saat içinde karar verir. [1: m.128/A/1–2] [5]

Askı süresi içinde suça konu menfaate hâkim kararıyla veya acil hâlde savcının yazılı emriyle elkonulabilir. Hâkimsiz işlem 24 saatte onaya sunulur; hâkim elkoymadan itibaren 48 saatte karar verir. Bu özel yolda m.128’deki rapor şartı aranmaz. Askıya alınan hesabın tamamı ile elkonulması gereken suça konu menfaatin kapsamı aynılaştırılmamalıdır. Sonraki adli karar varsa 48 saatin bitmesi, o ayrı kararın kendiliğinden kalkması değildir. [5]

Hakan Gündüz’ün 2026 tarihli çalışmasının erişilebilir özeti, hesap askıya alma ile suça konu menfaate elkoymayı iki ayrı koruma tedbiri olarak ele alır; özel hukuk tüzel kişilerine askıya alma yetkisi verilmesini yeni düzenin ayırt edici yönü olarak vurgular. Bu doktrinsel ayrım, başvurunun yalnız “bloke kaldırılsın” şeklinde değil, işlemin gerçek dayanağı üzerinden kurulmasının önemini gösterir. Aktarım çalışmanın kurumsal özetiyle sınırlıdır. [9]

Araç ve ticari eşya bakımından daha hafif koruma seçenekleri değerlendirilmelidir

Aracın delil olarak incelenmesi, suçta kullanıldığı iddiasıyla tutulması ve suçtan elde edilmiş değer olarak m.128’e tabi olması farklı hukuki nitelendirmelerdir. Bu nedenle “bütün araçlarda yalnız sicile şerh yeterlidir” denilemez. Ancak fiziken muhafazanın sürdürülmesi, özellikle inceleme tamamlandığında, hangi ihtiyaca dayandığı açıklanmadan uzatılamaz. [1] [7]

CMK m.132/5, bakım ve gözetim tedbirleri alınarak ve istendiğinde derhâl teslim edilmek koşuluyla eşyanın şüpheliye, sanığa veya başka kişiye muhafaza amacıyla bırakılmasına imkân tanır; teminat da istenebilir. Bu, her durumda tam ve koşulsuz iade değildir. Yediemin olarak teslim alanın kullanım ve tasarruf yetkisi, kararın içeriğiyle sınırlıdır. [1]

Ticari araç, üretim makinesi veya işletmenin bilgisayar sistemleri tutuluyorsa faaliyet kaybı somut belgelerle açıklanmalıdır. Sözleşmeler, teslim yükümlülükleri, teknik incelemenin tamamlanması, alternatif muhafaza koşulları ve başka delil koruma yöntemleri birlikte sunulabilir. Ekonomik zarar tek başına tedbiri kaldırmayı zorunlu kılmaz; fakat gereklilik ve orantılılık incelemesinde değerlendirilmesi gereken gerçek bir etkidir. [7]

Üçüncü kişinin mülkiyeti, hem delil ihtiyacı hem müsadere bakımından korunmalıdır

Eşyanın şüpheliye değil başka bir kişiye ait olduğu iddiası, fatura, sözleşme, sicil, banka ödemesi, teslim veya çalınma kaydı gibi belgelerle desteklenmelidir. Yalnız “benim malım” beyanıyla yetinilmemelidir. Öte yandan üçüncü kişi mülkiyetinin varlığı, delil niteliğindeki eşyanın hiçbir koşulda alınamayacağı anlamına da gelmez. [1: m.123, 131] [7]

Müsadere değerlendirmesinde iyiniyetli üçüncü kişiye ait eşya ve suç bağlantısı önem taşır. Niteliği gereği bulundurulması veya dolaşımı suç oluşturan eşya yönünden farklı kurallar uygulanır. Bu yüzden beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı, her eşyanın kayıtsız şartsız teslimini gerektiren tek ölçüt değildir. Gerçek hak sahibi, devam eden delil ihtiyacı ve müsadere koşulları birlikte belirlenir. [1] [3]

Mağdurun çalınan eşyası veya dolandırıcılıkla aktarılan parası için de iade imkânı vardır. M.131/2, m.128 kapsamındaki değerlerin zarar gören mağdura ait olması ve delil olarak gerekmemesi hâlini; m.128/A/5 ise özel rejimde elkonulan menfaatin mağdura ait olduğunun anlaşılmasını düzenler. Birden çok hak iddiası varsa aidiyet, miktar ve aynı para üzerindeki talepler gerekçeli biçimde incelenmelidir. [1] [5]

Avukat bürosu ve mesleki sır içeren belgeler özel güvencelere tabidir

CMK m.130 uyarınca avukat büroları ancak mahkeme kararıyla, kararda belirtilen olayla ilgili olarak ve Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya temsil eden avukatın hazır bulundurulması gerekir. Bu güvenceler, avukata kişisel ayrıcalık sağlamak için değil, savunmanın ve müvekkille kurulan gizli ilişkinin korunması için önemlidir. [1]

Elkonulmak istenen belgenin avukat ile müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğu ileri sürülürse kanundaki mühürleme, ayrı değerlendirme ve yargısal karar usulü uygulanır. İlgili kararlar 24 saat içinde verilir; mesleki ilişkiye aidiyet saptanırsa eşya derhâl iade edilir ve işlemi belirten tutanaklar ortadan kaldırılır. Mesleki sır itirazı, işlemin bütün kapsamını belirsiz bırakan genel bir söz yerine ilgili belge veya veri grubu üzerinden kayda geçirilmelidir. [1: m.130]

M.126’daki elkoyma yasağı da ayrıca gözetilir: Şüpheli veya sanıkla tanıklıktan çekinebilecek belirli kişiler arasındaki mektup ve belgeler, bu kişilerin nezdinde bulunduğu sürece korunur. Bu hüküm bütün yazışmaları her yerde mutlak biçimde dokunulmaz kılmaz. Postada elkoyma ve m.129’daki açma usulü ile istisnalar da genel eşya incelemesine indirgenemez. [1]

Elkoyma kararına itirazda genel süre iki haftadır

Başvuru kararı veren mercie yapılır; inceleme mercii ayrıca belirlenir

CMK m.268 uyarınca genel itiraz süresi, ilgilinin kararı kanundaki biçimde öğrendiği günden itibaren iki haftadır. Eski kaynaklardaki yedi günlük süre, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için güncel genel kural değildir. İki hafta ile on beş gün de aynı süre değildir; öğrenme ve tebliğ koşulları somut dosyadan belirlenmelidir. [1: m.268, geçici m.6] [4]

İtiraz, dilekçe veya kanundaki tutanak usulüyle kararı veren mercie yöneltilir. Bu merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde yetkili inceleme merciine gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin her kararına itirazın asliye ceza mahkemesine yapılacağı söylenemez: Tutuklama ve adli kontrole özgü görev kuralı, elkoymaya otomatik uygulanmaz. Merci m.268/3’e göre kararın türü ve yargı çevresi üzerinden saptanır. [1]

İtiraz, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Gerekli hâlde CMK m.269 kapsamında yerine getirmenin geri bırakılması ayrıca istenmelidir. Elden çıkarma, ticari faaliyetin kesilmesi veya geri döndürülmesi güç zarar riski varsa bu talebin dayanağı belgeleriyle açıklanmalıdır. Yanlış mercie başvuruda m.264’ün koruması değerlendirilse de buna güvenilerek süre veya doğru başvuru şekli ihmal edilmemelidir. [1]

İtiraz ile her zaman istenebilen hâkim denetimi aynı değildir

M.127/4, eşya veya malvarlığına elkonulan kimseye hâkimden her zaman karar verilmesini isteme imkânı tanır. M.131 kapsamında tedbirin devamına ihtiyaç kalmadığı ileri sürülerek iade de istenebilir. Bu yollar, geçirilmiş olağan itiraz süresini her durumda yeniden başlatmaz; aynı karar hakkında sınırsız kanun yolu oluşturmaz. [1]

İlk karara itiraz; yetki, şartlar veya başlangıçtaki gerekçeye yöneltilebilir. Daha sonraki iade talebi ise incelemenin tamamlanması, yeni mülkiyet belgesi, aidiyetin açıklığa kavuşması veya tedbirin uzaması gibi gelişmelere dayanabilir. Her iki başvuruda da hangi eşya için hangi hukuki sonucun istendiği açık olmalıdır. Devam eden talep imkânı, diğer kanuni başvuru sürelerinin korunması ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Elkonulan eşyanın iadesi için her durumda davanın bitmesi beklenmez

CMK m.131; eşyanın soruşturma veya kovuşturma bakımından saklanmasına gerek kalmaması ya da müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması durumunda, kendiliğinden veya istem üzerine geri verilmesini düzenler. Evreye ve yetkiye göre Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme karar verir. İstemin reddine karşı itiraz mümkündür. İade için mutlaka beraat veya kesinleşmiş hüküm beklenmesi şeklinde genel bir kural yoktur. [1]

Soruşturma dosyasında talep ilgili başsavcılığa ve gerekiyorsa yetkili hâkimliğe; kovuşturmada davaya bakan mahkemeye yöneltilir. Dilekçede emanet veya karar bilgileri, eşyanın ayırt edici özellikleri, aidiyet, neden artık tutulmaması gerektiği ve dayanak belgeler bulunmalıdır. Dijital cihazda inceleme ve kopyalamanın durumu; araçta keşif ve bilirkişi işlemi; hesapta paranın kaynağı ile ihtilaflı tutar özellikle açıklanmalıdır.

İade kararı alınması işlemin tamamı değildir. Kararın adli emanet birimine, kolluğa, bankaya veya ilgili sicile ulaştırılması ve uygulanması takip edilmelidir. Araç teslim edilmiş olsa bile sicildeki şerh; banka hesabında ise birden çok dosyaya dayanan kısıtlamalar devam ediyor olabilir. Her işlem kendi dayanağıyla kontrol edilmelidir. Bir dosyadaki kaldırma, başka geçerli haciz veya tedbiri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Teslimde eşya, başlangıç tutanağıyla karşılaştırılmalı; eksik parça, hasar, seri numarası farklılığı veya değer kaybı varsa kayıt altına alınmalıdır. Teslim belgesi yalnız “alındı” imzasından ibaret görülmemelidir. Gerekirse teknik inceleme ve zarar tespiti yapılmalı; hukuka uygun fotoğraf ve belge kayıtları korunmalıdır.

Muhafaza yükümlülüğü, eşyanın değerini korumayı da içerir

CMK m.132, elkonulan eşyanın değerinin muhafazasını ve zarar görmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını öngörür. Paslanma, rutubet, veri kaybı, parça eksilmesi veya gerekli bakımın yapılmaması, tedbirin kaçınılmaz sonucu olarak peşinen kabul edilemez. Muhafaza yeri ve koşulları, eşyanın özelliklerine uygun olmalıdır. [1] [7]

Eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı kayıp tehlikesi varsa hüküm kesinleşmeden elden çıkarılması mümkündür. Kararı soruşturmada hâkim, kovuşturmada mahkeme verir; öncesinde ilgili kişiler dinlenir ve karar bildirilir. Bu işlem sıradan bir idari tasarruf veya otomatik müsadere değildir. M.132/6’daki rayiç bedelin ödenmesi karşılığında teslim seçeneği de kendi şartlarıyla ayrıca değerlendirilebilir. [1]

AYM: İade edilmiş olması, muhafaza sırasında doğan zararı ortadan kaldırmaz

Hikmet Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., B. No: 2016/4557, 04.07.2019 kararında, çalınan ve daha sonra başka kişilerce suçta kullanılan kamyon yaklaşık üç yıl on bir ay fiilen tutulmuş; araçta koruma eksikliğine bağlı zarar saptanmıştır. AYM, gerçek sahibin belirlenmesindeki gecikme ve muhafaza yükümlülüğünü birlikte değerlendirmiştir. [7]

Karardaki temel tespit şöyledir: “el konulan eşyanın elkoyma süresince korunması ve muhafaza edilmesi yükümlülüğünün kamu makamlarına ait olduğu kuşkusuzdur.” Zararın yalnız aracı suçta kullanan kişilerden istenebileceği gerekçesi, kamu makamlarının kendi işleminden doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmamıştır. [7: §77]

AYM, mülkiyet hakkının ihlaline ve yeniden yargılamaya karar vermiş; yeniden yargılamayı yeterli giderim gördüğünden doğrudan tazminat taleplerini reddetmiştir. Makul süreye ilişkin ayrı iddia ise başvuru yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulunmuştur. Dolayısıyla karar, bütün iddiaların kabul edildiği veya AYM’nin araç bedelini doğrudan ödettirdiği şeklinde aktarılmamalıdır. [7]

Haksız elkoyma, geç iade ve koruma eksikliği için tazminat istenebilir

CMK m.141/1-j; koşulları oluşmadan elkoyma, gerekli koruma tedbirlerinin alınmaması, amaç dışı kullanım ve zamanında geri vermeme nedeniyle maddi ve manevi zararların Devletten istenebilmesini düzenler. Yalnız şüpheli veya sanık değil, şartları oluşan eşya sahibi üçüncü kişiler de korunur. Beraat, her zarar kaleminin ayrıca ispatlanmasına gerek olmadığı anlamına gelmez; buna karşılık tazminat yalnız beraat hâline de indirgenemez. [1] [7] [8]

Zarar; onarım gideri, değer kaybı, kullanamamadan doğan gerçek ekonomik kayıp veya somut olayda kanıtlanabilen diğer sonuçlarla açıklanmalıdır. Varsayımsal ciro, gerçekleşmesi belirsiz kazanç ve aynı kaybın farklı isimlerle iki kez istenmesi sorun yaratabilir. Eşyanın başlangıç ve iade durumu, piyasa değeri, kullanım amacı, muhafaza süresi ve nedensellik teknik ve mali belgelerle gösterilmelidir.

Elkoyma tazminatı otomatik olarak Tazminat Komisyonunun görevine geçmemiştir

7499 sayılı Kanunla CMK m.141/1’in e, f ve l bentleri kapsamındaki belirli istemler Tazminat Komisyonu rejimine alınmıştır. Elkoymaya ilişkin j bendi bu sayımda değildir. M.142’deki şartlarla, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi; kanunda belirtilen ilişkili mahkeme hâlinde ise uygun diğer ağır ceza mahkemesi görevlidir. Bir dilekçede farklı tedbirlerden doğan talepler varsa görev ayrımı ayrıca yapılır. [1: m.142/2] [4]

M.142/1’de kesinleşmenin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl şeklinde süre düzeni bulunur. Ancak talebin niteliğine göre kesinleşme gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilmelidir. “Asıl dosya bitmeden hiçbir elkoyma tazminatı istenemez” genellemesi güncel içtihatla bağdaşmaz. Süre ve dava edilebilirlik, zararın dayanağı ve gerçekleşme biçimiyle birlikte incelenmelidir. [1] [8]

Yargıtay’ın 2026 kararı: Geç iadede kesinleşme şartı otomatik aranamaz

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.07.2026 tarihli, E.2025/7405, K.2026/6889 sayılı kararında, 25 Mayıs 2009’da elkonulan oto çıkma ve yedek parçalarının 16 Eylül 2022’de iadesine dayanan tazminat talebi incelenmiştir. Asıl ceza dosyasının bir bölümü henüz kesinleşmemiştir. Daire, somut m.141/1-j talebi bakımından hükmün kesinleşmesinin gerekmediğini ve geç iade nedeniyle makul maddi tazminat değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. [8]

Sonuç, ret kararının bozulmasıdır; talep edilen tazminatın tamamının kesin olarak hüküm altına alınması değildir. Karar, geç iade ve kötü muhafaza iddialarının beraate bağlı başka tazminat sebepleriyle karıştırılmaması gerektiğini gösterir. Bununla birlikte her j bendi başvurusunun her aşamada aynı süreye tabi olduğu veya süresiz açılabileceği sonucu çıkarılamaz. [8]

Tazminat dosyasında istinaf, kararın uygulanması ve ödeme süreci ayrıca izlenmelidir. Güncel m.142/8’de bölge adliye mahkemesi kararlarının kesinliği düzenlenmiştir; geçmiş rejime tabi bir uyuşmazlığın 2026’da Yargıtayca incelenmiş olması bütün yeni dosyalarda temyiz bulunduğunu göstermez. Kesinleşen tazminat kararının ödeme için bildirilmesi ve m.142/10’daki idari ödeme süreci de doğrudan icra takibinden ayrılmalıdır. [1] [4] [8]

Etkili başvuru, eşya ve talep bazında kurulmalıdır

İtiraz, iade ve tazminatın amaçları farklıdır. İlkinde tedbir kararının hukuka uygunluğu, ikincisinde eşyanın tutulmasının sürdürülüp sürdürülemeyeceği, üçüncüsünde zarar ve giderim ele alınır. Aynı belgeler kullanılabilse de talepler tek bir belirsiz “elkoyma kaldırılsın” cümlesiyle sınırlanmamalıdır.

Belge veya kayıtİnceleme amacıDestekleyebileceği talep
Karar, yazılı emir, hâkim onayı ve saat bilgileriYetki, gerekçe ve onay süresinin denetimiİtiraz; hâkim denetimi
Elkoyma ve adli emanet tutanaklarıEşyanın kimliği, sayısı, değeri ve muhafaza yeriİade; eksiklik veya zarar tespiti
Fatura, sicil, sözleşme, ödeme ve çalınma kayıtlarıMülkiyet, iyiniyet ve paranın kaynağıÜçüncü kişi veya mağdur iadesi
Dijital kopya ve inceleme raporlarıKopyalama, inceleme ihtiyacı ve verinin denetlenmesiCihazın iadesi; delile itiraz
Faaliyet kayıtları ve muhafaza alternatifleriTedbirin ekonomik etkisi ve daha hafif araçlarDaraltma; kontrollü teslim
Teslim sonrası ekspertiz, onarım ve mali belgelerGerçek zarar ve nedensellikTazminat

Bu dosya hazırlığı avukatın yalnız dilekçe yazmasına değil, doğru tedbiri ve başvuru yolunu seçmesine hizmet eder. Gerekli hâllerde asıl talep kaldırma ve iade; alternatif talep kapsamın daraltılması, belirli tutarın serbest bırakılması veya uygun muhafaza yöntemi olabilir. Alternatif istem, dayanağı olmadan her dosyada kabul edilecek bir hak gibi sunulmamalıdır.

Hukuka aykırı elde edildiği ileri sürülen delilin ceza davasında kullanılmasına itiraz da ayrıca korunmalıdır. Elkoymanın kaldırılması veya eşyanın teslimi, geçmişteki delil elde etme usulünün hukuka uygunluğunu kendiliğinden çözmez. CMK m.206, 217 ve 230 çerçevesindeki değerlendirme, savunma ve gerekçeli karar denetiminin ayrı konusudur. [1]

İlgili yazılar: Ceza yargılamasında dijital deliller ve telefon incelemesi; Banka hesabının dolandırıcılıkta kullanılması ve hesap sahibinin sorumluluğu; Gümrükte elkonulma, alıkoyma ve müsadere; Havalimanında eşyanın alıkonulması veya eşyaya elkonulması; Tasfiye Sürecindeki Yatırım Fonlarında Ceza Soruşturması, El Koyma ve Yatırımcı Zararlarının Giderilmesi.

Sonuç

Elkoymanın hukuki gücü, malın alınmış olmasından değil; alınmasını ve tutulmaya devam edilmesini haklı kılan şartların varlığından doğar. Delilin korunması meşru amaçtır; ancak yetki, usul, mülkiyet, özel hayat ve savunma güvenceleri bu amaçla birlikte uygulanmalıdır. Tedbir, belirsiz süreli bir cezalandırmaya dönüşmemelidir. [1] [6] [7]

Doğru yaklaşım; işlemin gerçek dayanağını belirlemek, saat ve süreleri kaydetmek, uygun mercie başvurmak, daha hafif seçenekleri tartışmak ve iade kararını fiilen uygulatmaktır. Gereksiz devam, kötü muhafaza veya geç iade nedeniyle zarar doğmuşsa tazminat yolu ayrıca değerlendirilir. İtiraz, iade ve tazminat birbirinin yerine geçmez; birbirini tamamlayan fakat şartları farklı hukuki koruma yollarıdır. [1] [8]

Sıkça Sorulan Sorular

Elkoyma, malın devlete geçtiği anlamına gelir mi?

Hayır. Geçici koruma tedbiridir. Müsadere için ayrıca kanuni koşullar ve uygun karar gerekir; elkoyma tek başına suçluluk hükmü değildir. [1] [3]

Polis hâkim kararı olmadan eşyayı alabilir mi?

Genel rejimde acil hâl, savcının yazılı emri ve savcıya ulaşılamadığında kolluk amirinin yazılı emri ayrımı vardır. Yargısal onay süreleri ve özel tedbirlerin farklı kuralları ayrıca uygulanır. [1: m.127]

Hâkim onayı için 24 saat ve 48 saat nasıl hesaplanır?

Genel elkoyma 24 saatte hâkim onayına sunulur; hâkim elkoymadan itibaren 48 saatte kararını açıklar. Bu süreler toplanarak 72 saat oluşturulmaz. M.134’teki dijital işlemde özel 24 saatlik hâkim karar süresi vardır. [1]

Elkoyma kararına itiraz süresi yedi gün müdür?

Güncel genel süre iki haftadır. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından eski yedi günlük bilgi kullanılmamalı; öğrenme tarihi ve özel hükümler kontrol edilmelidir. [1] [4]

İtiraz edilince eşya hemen geri verilir mi?

Hayır. İtiraz uygulamayı kendiliğinden durdurmaz. Gerekli hâllerde geri bırakma ve iade ayrıca istenir; bunlar uygun merciin kararına bağlıdır. [1: m.131, 269]

İtiraz süresi geçtiyse hiçbir başvuru yapılamaz mı?

M.127/4’te hâkim denetimi, m.131’de iade imkânı bulunur. Ancak bunlar geçirilmiş kanun yolu süresini otomatik olarak canlandırmaz ve diğer süreleri durdurmaz. [1]

Telefonun verilmesi bütün mesajların incelenmesine rıza sayılır mı?

Fiziksel teslim ile dijital içerik incelemesi ayrı değerlendirilir. Özel yetki ve usul güvenceleri, yalnız teslim yapıldığı gerekçesiyle yok sayılamaz. [1: m.134] [6]

Dijital kopya alındıktan sonra cihaz tutulabilir mi?

M.134, gerekli işlemler tamamlandığında gecikmeksizin iadeyi öngörür. Cihazın kendisi için ayrı delil veya müsadere dayanağı ileri sürülüyorsa bu ayrıca gerekçelendirilmelidir. [1] [6]

AYM kararı nedeniyle CMK m.134 bugün uygulanamaz mı?

18 Ekim 2026 itibarıyla iptal henüz yürürlükte değildir. Belirlenen yürürlük tarihi 25 Şubat 2027’dir. İşlem tarihindeki hukuk ve arada yapılabilecek yeni düzenlemeler birlikte izlenmelidir. [6] [10]

Banka hesabının askıya alınması kesin elkoyma mıdır?

Hayır. M.128/A’daki en çok 48 saatlik askı ile suça konu menfaate adli elkoyma ayrıdır. Sonraki geçerli hâkim kararı varsa askı süresinin bitmesi onu otomatik kaldırmaz. [5]

Şüphelinin eşine veya ortağına ait mallara otomatik elkonulur mu?

Hayır. Kişisel veya ticari ilişki, mülkiyet ve suç bağlantısının yerine geçmez. Bununla birlikte başkasının elindeki eşya delil niteliği veya özel koşullar nedeniyle tedbire konu olabilir. [1] [7]

İade için beraat kararını beklemek gerekir mi?

Her zaman gerekmez. Muhafaza ihtiyacı kalmamışsa veya müsadereye tabi tutulmayacağı anlaşılmışsa soruşturma ya da kovuşturma sürerken de iade değerlendirilebilir. [1: m.131]

Yediemin olarak teslim, bütün kısıtlamaları kaldırır mı?

Hayır. Muhafaza amacıyla teslim, gerektiğinde geri verme ve diğer karar koşullarına bağlıdır. Tam iade ve sicil şerhinin kaldırılması ayrı işlemler olabilir. [1: m.132]

Muhafaza sırasında bozulan eşya için Devletten tazminat istenir mi?

Koşulları varsa evet. Gerekli korumanın sağlanmaması veya geç iade m.141/1-j kapsamındadır. Zararın niteliği, miktarı ve işlemle bağlantısı kanıtlanmalıdır. [1] [7]

Elkoyma tazminatı Tazminat Komisyonuna mı yapılır?

M.141/1-j kapsamındaki elkoyma talebi kural olarak m.142’deki ağır ceza mahkemesi rejimindedir. Komisyona aktarılan e, f ve l bentleriyle karıştırılmamalıdır. [1] [4]

Tazminat için asıl ceza dosyasının kesinleşmesi şart mı?

Her talepte otomatik şart değildir. Yargıtay’ın 1 Temmuz 2026 tarihli kararında geç iadeye dayanan somut j bendi talebi için kesinleşme aranmayacağı belirtilmiştir. Bu, başvurunun süresiz olduğu anlamına gelmez. [8]

Kaynakça

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: Özellikle m.34–35, 67, 121–134, 141–142, 153, 206, 217, 230, 264, 267–271 ve geçici m.6. Adalet Bakanlığı metni; 7499, 7571 ve AYM iptalinin yürürlük ayrımıyla birlikte değerlendirilmiştir. Kanun metni.
  2. Anayasa m.13, 20, 35 ve 36: Mülkiyet, özel hayat, ölçülülük ve yargısal korunma güvenceleri. AYM’nin mülkiyet hakkına ilişkin açıklamaları; ayrıca [6] ve [7] numaralı kararların ilgili anayasa hükümleri.
  3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.54–55: Eşya ve kazanç müsaderesinin ayrı niteliği; m.54 bakımından TBMM Genel Kurulundaki kabul metni. İlk kabul kaydı, sonraki değişiklikleri gösteren konsolide metin değildir; rehberde yalnız temel müsadere ayrımı bakımından kullanılmıştır.
  4. 7499 sayılı Kanun: 2 Mart 2024; özellikle CMK m.142 ve m.268 değişiklikleri ile geçiş hükümleri. TBMM kabul metni.
  5. 7571 sayılı Kanun m.22: 24 Aralık 2025; CMK m.128/A’nın eklenmesi. TBMM kabul metni.
  6. AYM, E.2023/128, K.2026/36, 12.02.2026: Özellikle §§17–19, 42–68, 69–73 ve hüküm; karşıoy ayrı değerlendirilmiştir. RG: 25.05.2026/33264. İncelenen tam karar kaydı.
  7. AYM, Hikmet Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., B. No: 2016/4557, 04.07.2019: Özellikle §§69–79, 86–88 ve hüküm. İncelenen tam karar kaydı.
  8. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2025/7405, K.2026/6889, 01.07.2026: Geç iade, kesinleşme ve CMK m.141/1-j; gerekçe ve bozma sonucu. İncelenen tam karar kaydı.
  9. Hakan Gündüz, “Bilişim Suçlarının İşlenmesi Suretiyle Elde Edilen Menfaatin Bulunduğu Hesabın Askıya Alınması ve Elkoyma Tedbirleri”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 16(4), 2026, s.196–229, DOI: 10.32957/hacettepehdf.1872070. Kurumsal kayıt ve öz. Atıf, erişilebilir özde açıklanan iki tedbir ayrımıyla sınırlıdır.
  10. AYM, 25 Mayıs 2026 tarihli ND 15/26 basın duyurusu: Bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoymaya ilişkin norm denetimi. Resmî açıklama.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları