Eşitlik ilkesi, benzer durumda bulunan kişilere nesnel ve makul bir neden olmadan farklı davranılmasını önler. Ayrımcılık yasağı ise haklardan yararlanmanın cinsiyet, din, engellilik ve diğer korunan nedenler temelinde haksız biçimde sınırlandırılmasına karşı güvence sağlar. İşe alım, ücret, eğitim, sağlık, konut ve kamu hizmetlerinden yararlanma bu güvencelerin gündeme gelebileceği alanlardır. Ancak her olumsuz karar veya her farklı uygulama kendiliğinden ayrımcılık değildir. [1] [2]
Etkili bir ayrımcılık başvurusu, hangi hakkın kullanımında nasıl bir farklılık oluştuğunu ve bunun hangi olgularla desteklendiğini gösterir. Karşılaştırılan kişilerin durumu, uygulamanın gerekçesi, etkisi ve talep edilen giderim birlikte açıklanmalıdır. TİHEK başvurusu, iş mahkemesinde tazminat, idari dava ve AYM bireysel başvurusu farklı yetki ve usullere tabidir. Bu rehber, bu yolları ve gerçek kararların uygulamaya katkısını birlikte ele alır.
Eşitlik herkesin aynı işleme tabi tutulması mıdır?
Karşılaştırılabilir durum ve haklı farklılık
Eşitlik, bütün kişilere koşullarından bağımsız olarak aynı davranılması anlamına gelmez. Mesleki yeterlilik, görevin gereği, deneyim ve somut ihtiyaç gibi nesnel nedenler farklı uygulamayı haklı kılabilir. Ancak ileri sürülen nedenin olayla bağlantısı ve uygulamanın ölçülülüğü açıklanmalıdır. Sonradan üretilmiş veya tutarsız gerekçeler yeterli olmayabilir.
Örneğin aynı işyerinde farklı görev ve sorumlulukları bulunan iki çalışanın ücretlerinin farklı olması tek başına ayrımcılığı göstermez. Buna karşılık aynı işi yapan çalışanlar arasında cinsiyet nedeniyle ücret farkı bulunduğu iddiası daha farklı değerlendirilir. Başvurucu, yalnızca başka kişinin daha yüksek ücret aldığını değil, kıyaslamanın neden uygun olduğunu da açıklamalıdır.
Fiilî eşitsizliği giderecek tedbirler
Bazı durumlarda herkese aynı kuralı uygulamak dezavantajı sürdürebilir. Engelli kişinin hizmete erişimi için uygun düzenleme yapılması veya Anayasa’nın izin verdiği özel koruma tedbirleri eşitlik ilkesine aykırılık olarak görülmez. Amaç, hakka fiilen erişebilme imkânının sağlanmasıdır. [1, m. 10] [2]
Bununla birlikte her talep edilen farklı uygulama zorunlu değildir. Düzenlemenin ihtiyaca uygunluğu, sağlayacağı yarar, teknik uygulanabilirlik ve orantısız yük oluşturup oluşturmadığı incelenir. Kurumun hiçbir somut değerlendirme yapmadan “herkese aynı kural uygulanıyor” demesi yeterli olmayabilir.
Ayrımcılığın türleri ve korunan nedenler
Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık
Doğrudan ayrımcılık, benzer durumda bulunan kişiye korunan bir neden temelinde daha olumsuz davranılmasıyla ortaya çıkabilir. Dolaylı ayrımcılıkta ise görünüşte tarafsız bir kural, belirli bir grubu nesnel biçimde haklılaştırılamayan özel bir dezavantaja sürükleyebilir. İkinci durumda yalnızca kuralın metnine değil, sonuçlarına da bakılır. [2, m. 2–4]
Dolaylı ayrımcılık iddiasında uygulamadan etkilenen gruplar, sonuçlar ve varsa istatistiksel veriler önemlidir. Ancak bütün farklar aynı nedenden kaynaklanmayabilir. Verinin kapsamı, örneklem ve karşılaştırmanın güvenilirliği açıklanmalıdır. Açık ayrımcı ifadeler güçlü delil olabilir; böyle bir ifadenin bulunmaması ise ayrımcılığı otomatik olarak dışlamaz.
Taciz, mağdurlaştırma ve makul düzenleme
6701 sayılı Kanun, taciz ve makul düzenleme yapmama gibi ayrımcılık biçimlerini de düzenler. Eşit muamele için başvuru yapan kişinin bu nedenle olumsuz muamele görmesi ayrıca önem taşır. Ayrımcılık iddiası ile işyerindeki her çatışma veya her mobbing iddiası aynı kabul edilmemelidir; olayın hangi hukuki tanıma girdiği somutlaştırılır. [2]
Makul düzenleme, özellikle engelli kişinin hakkı kullanabilmesi için gerekli ve uygun değişiklikleri ifade eder. Erişilebilir giriş, uygun sınav düzeni veya işin yürütülmesine ilişkin uyarlama gündeme gelebilir. Talebin ne olduğu, hangi engeli gidereceği ve neden uygulanabilir bulunduğu açık biçimde sunulmalıdır.
Anayasa ile TİHEK Kanunu’nun kapsamı aynı değildir
Anayasa’nın 10. maddesinde “benzeri sebepler” ifadesi yer alır. 6701 sayılı Kanun’un 3. maddesi ise cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş temellerini sayar. Bir iddianın hangi düzenleme kapsamında incelenebileceği ayrıca belirlenmelidir. [1] [2]
AİHS’nin 14. maddesi ve AYM bireysel başvurusu bakımından bağlantılı bir hak da gösterilmelidir. Anayasal eşitlik denetimi ile bireysel başvurunun ortak koruma alanına ilişkin koşulları birbirine karıştırılmamalıdır. Sadece “bana haksızlık yapıldı” iddiası, anayasal ayrımcılık şikâyetini açıklamaya yetmez.
Gerçek kararlar ne gösteriyor?
Tuğba Arslan: mesleki faaliyette din temelinde farklı muamele
AYM Genel Kurulunun Tuğba Arslan, B. No: 2014/256, 25/6/2014 tarihli kararı, başörtülü avukatın duruşmaya katılımının engellenmesine ilişkindir. Mahkeme din özgürlüğü ve ayrımcılık yasağı yönünden ihlal sonucuna ulaşmıştır. Kararda karşıoylar da bulunmaktadır. [3, özellikle §§ 151–158 ve hüküm]
Karar, farklı muamelenin soyut kaygılarla haklılaştırılamayacağını gösterir. Ayrıca başvurucunun kendi hakkı ile temsil ettiği kişinin hakkı ayrılmalıdır: Kararda avukatın müvekkiline ait savunma ve mahkemeye erişim iddiaları bakımından kişi yönünden kabul edilebilirlik sorunu da ele alınmıştır. Avukatın her müvekkil hakkını kendi adına bireysel başvuruya taşıyabileceği varsayılmamalıdır. Dinî topluluklar arasındaki dengeye ilişkin bir AYM değerlendirmesi dinî toplulukların lider seçme özgürlüğü ve devletin tarafsızlığı yazısında yer almaktadır.
Burcu Reis: işyerindeki kreş imkânı ve ispat yükü
AYM Birinci Bölümünün Burcu Reis, B. No: 2016/5824, 28/12/2021 tarihli kararında bazı kadın çalışanlara kreş imkânı sağlanırken başvurucunun bundan yararlandırılmaması incelenmiştir. Benzer durumdaki çalışanlar arasındaki farklılığın nesnel gerekçesi açıklanmamış; başvurucuya yüklenen ispat külfeti de değerlendirilmiştir. Mahkeme, aile hayatına saygı hakkıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir. [4, §§ 45–69]
Bu karar yalnızca cinsiyetler arası ücret karşılaştırması değildir; aynı işyerindeki çocuklu kadın çalışanlar arasındaki uygulamayla ilgilidir. Uygulamadaki ders, işverenin elindeki seçim ölçütlerinin ve sağlanan menfaatin ekonomik değerinin hiçbir inceleme yapılmadan bütünüyle işçiye ispat ettirilmemesi gerektiğidir. Bununla birlikte her sosyal hak farklılığı otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz; kıyaslanabilirlik ve haklı neden incelenir.
Çam/Türkiye: eğitimde makul düzenleme
AİHM İkinci Bölümünün Çam/Türkiye, B. No: 51500/08, 23/2/2016 tarihli ve 23/5/2016 tarihinde kesinleşen kararında görme engelli başvurucunun müzik eğitimine kabul edilmemesi değerlendirilmiştir. Mahkeme, ihtiyaçların ve mümkün uyarlamaların yeterince incelenmediğini belirleyerek eğitim hakkıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir. [5, §§ 65–69]
Karar, engelliliğin doğrudan dışlama nedeni yapılması yerine erişimi mümkün kılacak düzenlemelerin araştırılması gerektiğini gösterir. AİHM her teknik uyarlamanın biçimini kendisi belirlememiştir. Kurumun bireysel ihtiyacı ve uygulanabilir seçenekleri somut olarak değerlendirmesi beklenir. Bu nedenle başvuruda istenen düzenleme ile hakkın kullanılabilmesi arasındaki bağ açıkça kurulmalıdır.
TİHEK’e kim, nasıl başvurabilir?
Ön başvuru ve başvuru içeriği
6701 sayılı Kanun kapsamındaki ayrımcılık yasağının ihlalinden zarar gördüğünü ileri süren gerçek ve tüzel kişiler TİHEK’e başvurabilir. Başvuru ücretsizdir. Kural olarak önce uygulamayı yapan taraftan düzeltme istenir. Talep reddedilirse veya otuz gün içinde cevap verilmezse Kuruma başvuru yapılabilir. Telafisi güç veya imkânsız zarar ihtimalinde Kurumun bu ön koşulu aramama yetkisi vardır. [2, m. 17] [6]
Başvuruda olayın tarihi, muhatap, ayrımcılık temeli, etkilenen hak veya hizmet ve mevcut deliller açıklanmalıdır. Ön düzeltme talebi ile cevabı veya cevapsızlık kaydı eklenmelidir. Başvuru yöntemleri ve gerekli bilgiler için TİHEK’in güncel resmî başvuru sayfası esas alınmalıdır. İmzasız, belirsiz veya yalnızca genel yakınmadan oluşan bir metin yerine incelenebilir bir olay anlatımı kurulmalıdır.
Kurumun yetki sınırları
TİHEK, mahkeme kararını bozan bir kanun yolu mercii değildir. Yasama ve yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler Kanun’daki görev sınırı bakımından ayrıca değerlendirilir. Ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi kapsamındaki iddialarda 6701 sayılı Kanun’un 17. maddesinin beşinci fıkrasındaki özel başvuru koşulu dikkate alınmalıdır. Her iş uyuşmazlığında doğrudan Kuruma yönelmek doğru değildir. [2]
Kurulun ihlal ve idari yaptırım yetkisi, iş mahkemesinin tazminat veya idari mahkemenin iptal yetkisiyle aynı değildir. TİHEK’in verdiği idari para cezası mağdura ödenen tazminat olarak anlatılmamalıdır. Hangi sonuç isteniyorsa buna uygun yargısal yol ayrıca planlanır.
Dava süresine etkisi
6701 sayılı Kanun’un 17. maddesinin üçüncü fıkrası, dava açma süresi içinde Kuruma yapılan başvurunun işlemeye başlamış dava açma süresini durduracağını düzenler. Bu hüküm göz ardı edilerek TİHEK başvurusunun hiçbir süre etkisi olmadığı söylenemez. Bununla birlikte geç başvurunun dolmuş süreyi canlandırdığı veya AYM süresini her durumda durdurduğu sonucuna da varılamaz. [2]
Başvuru tarihi, kalan dava süresi ve Kurum sürecinin sonucu birlikte takip edilmelidir. Özel usul ve başvuru koşulları bulunan bir uyuşmazlıkta bu düzenleme otomatik bir güvence gibi kullanılmamalı; somut dosyanın süre çizelgesi hazırlanmalıdır.
İşyerinde ayrımcılık ve tazminat
4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi eşit davranma ilkesini düzenler. İhlalin koşulları oluştuğunda işçi, dört aya kadar ücreti tutarında uygun tazminatın yanında yoksun bırakıldığı hakları isteyebilir. Kanuni üst sınır, her olayda otomatik dört aylık ödeme yapılacağı anlamına gelmez. Her ücret veya yönetim farklılığının bu özel tazminatı doğurduğu da varsayılmamalıdır. [7]
İşçi alacağı ve tazminat taleplerinde dava şartı arabuluculuk kuralları; işe iade talebinde ise özel ve kısa süreler ayrıca incelenir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca işe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvuru, anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açma süreleri önem taşır. Ayrımcılık şikâyeti bu sürelerin yerine geçmez. [7] [8]
İşverenin savunması; performans, görev, kıdem veya işletmesel ihtiyaç gibi nedenlere dayanabilir. Bu nedenlerin tutarlı uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilir. İşçinin kıyaslama yaptığı kişinin kişisel verileri de korunmalıdır; gerekli kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesi, izinsiz hesap veya dosya erişimine tercih edilmelidir.
Ayrımcılık nasıl ispatlanır?
6701 sayılı Kanun’un 21. maddesinde, başvurucu ayrımcılık iddiasının gerçekliğine ilişkin kuvvetli emareleri ve karine oluşturan olguları ortaya koyduğunda karşı tarafın ayrımcılık yapmadığını ispat etmesi öngörülür. İş Kanunu’nun 5. maddesinde de işçinin ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösterdiği durumlar için ispat yüküne ilişkin düzenleme vardır. Salt iddia, bu yük değişimini her olayda başlatmaz. [2] [7]
| Gösterilecek husus | Yararlı olabilecek kayıt | Dikkat edilecek sınır |
|---|---|---|
| Benzer durum | Görev tanımı, başvuru koşulları, eğitim veya hizmet ölçütleri | Kıyaslanan kişilerin ilgili özellikleri açıklanmalı |
| Olumsuz farklılık | Ret yazısı, ücret kaydı, erişim engeli, uygulama örnekleri | Tarih ve karar verici belirlenmeli |
| Ayrımcılık nedeni veya etkisi | Yazışma, tanık, tutarlı uygulama örüntüsü, güvenilir veri | Hukuka uygun elde edilmiş olmalı |
| Makul düzenleme ihtiyacı | Sağlık veya erişilebilirlik belgesi, somut uyarlama talebi | Gereksiz hassas veri paylaşılmamalı |
| Haklı nedenin yetersizliği | Çelişkili açıklamalar, ölçütlerin farklı uygulanması | Karşı tarafın gerçek gerekçesi ele alınmalı |
| İstenen giderim | Zarar kaydı, yoksun kalınan hak ve talep | İlgili merciin yetkisine uygun olmalı |
Delillerin çoğunun karşı tarafta bulunması açıklanmalı ve gerekli belgelerin getirtilmesi istenmelidir. Ancak başvurucunun erişebildiği temel olayları hiç ortaya koymadan bütün araştırmayı mercie bırakması da uygun değildir. Kronolojik ve karşılaştırmalı anlatım, iddianın incelenmesini kolaylaştırır.
Karan’ın çalışması, eşitlik ve ayrımcılık kavramlarının ilişkisini ve aynı işlemin farklı durumdaki kişiler üzerinde yaratabileceği eşitsizliği tartışır. Uçar ve Türe ise TİHEK’in ispat yükünü değerlendirirken resen araştırma ve idari yaptırımlardaki suçsuzluk karinesinin korunması gerektiğini savunur. Bu ikinci yaklaşım, kanunun metninden ayrı bir akademik yorumdur: İspat kolaylığının, Kurumun olayları araştırma görevini ve karşı tarafın usul güvencelerini ortadan kaldırdığı söylenemez. [12] [13]
Diğer başvuru yolları ve AYM
Kamu işleminden kaynaklanan ayrımcılıkta idari başvuru ve idari yargı, özel hukuk ilişkisinde ilgili hukuk veya iş yargısı gündeme gelebilir. TCK’nın 122. maddesindeki nefret ve ayrımcılık suçu ise belirli nedenler ve fiillerle sınırlı bir suç tipidir. Her eşitlik ihlali ceza suçu değildir. Suç duyurusu yapılması da iptal veya tazminat davasının yerine geçmez. [9] [10]
AYM bireysel başvurusunda ortak koruma alanındaki hakla bağlantı kurulmalı, etkili olağan yollar tüketilmeli ve nihai kararın öğrenilmesinden itibaren kural olarak otuz günlük süre gözetilmelidir. Benzer kişiler, farklı muamele, ilgili neden, nesnel gerekçenin yokluğu ve orantısız etki açıklanmalıdır. Şikâyetin özünün önceki mercilerde ileri sürülmüş olması önemlidir. [11]
AYM’ye herkes adına soyut eşitlik denetimi yaptırılması mümkün değildir. Kişisel ve güncel etkilenme gösterilmelidir. Başvuru yalnızca bir kanunun iptalini isteyen metne dönüştürülmemeli; somut uygulama ve yargısal süreç anlatılmalıdır. Tazminat veya yeniden yargılama talepleri de ihlalin niteliğine uygun kurulmalıdır.
Başvurunun sunulması ve elektronik kanal
6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinde doğrudan AYM’ye, mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla başvuru düzenlenir. Avukatlar ayrıca 1 Ekim 2025’ten itibaren UYAP Avukat Portalı üzerinden elektronik bireysel başvuru yapabilmektedir. Formun kaydedilmesi ile gönderimin tamamlanması aynı değildir; imza, ekler, harç veya adli yardım talebi ve başvuru kaydı kontrol edilmelidir. Bu imkân bütün elektronik iletişim kanallarının geçerli olduğu anlamına gelmez. [14]
Konunun ayrıntıları için din ve vicdan özgürlüğünde inanç açıklaması ve ayrımcılık yasağı yazımıza da bakabilirsiniz.
Sonuç
Eşitlik ve ayrımcılık başvurularının gücü, farklılığın açık biçimde gösterilmesine ve karşı tarafın gerekçesinin somut olarak değerlendirilmesine bağlıdır. Eşit davranmak bazen aynı işlemi, bazen de dezavantajı giderecek uygun düzenlemeyi gerektirir. Doğru merci seçimi, sürelerin birlikte takibi ve hukuka uygun deliller; TİHEK, mahkeme ve AYM yollarının etkili kullanılmasını sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Her farklı ücret ayrımcılık mıdır?
Hayır. Görev, kıdem, performans ve diğer nesnel nedenler incelenir. Kıyaslanabilir durum ve hukuken önem taşıyan farklılık gösterilmelidir.
TİHEK başvurusu ücretli midir?
Kanun uyarınca başvurulardan ücret alınmaz. Ön düzeltme talebi ve diğer usul koşulları yine de gözetilir.
TİHEK bana tazminat öder mi?
Kurumun idari para cezası mağdura ödenen tazminat değildir. Zarar ve diğer talepler için uygun yargısal yol ayrıca değerlendirilir.
TİHEK’e başvurunca dava süresi durur mu?
6701 sayılı Kanun m. 17/3, dava açma süresi içinde yapılan başvurunun işlemeye başlamış dava süresini durduracağını düzenler. Bu, dolmuş süreyi canlandıran veya bütün diğer süreleri kapsayan sınırsız bir kural değildir.
Açık ayrımcı söz yoksa başvuru yapılamaz mı?
Yapılabilir. Uygulamanın sonucu, karşılaştırmalar, belgeler ve diğer emareler de önemlidir. İddianın somut olgularla desteklenmesi gerekir.
Engelli kişi için farklı düzenleme eşitliğe aykırı mıdır?
Hakka erişimi sağlayan gerekli ve uygun makul düzenlemeler eşitliği gerçekleştirebilir. Düzenlemenin kapsamı ve orantısız yük oluşturup oluşturmadığı somut incelenir.
Kaynakça
[1] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m. 10, 20, 24 ve 148.
[2] 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu, özellikle m. 2–7, 17, 21 ve 25.
[3] AYM, Tuğba Arslan [GK], B. No: 2014/256, 25/6/2014.
[4] AYM, Burcu Reis, B. No: 2016/5824, 28/12/2021.
[5] AİHM, Çam/Türkiye, B. No: 51500/08, 23/2/2016, kesinleşme 23/5/2016.
[6] TİHEK, resmî başvuru bilgileri.
[7] 4857 sayılı İş Kanunu, m. 5 ve 20.
[8] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3.
[9] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
[10] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 122.
[11] 6216 sayılı Kanun, m. 45–50.
[14] AYM, Bireysel Başvurular UYAP Avukat Portalı Üzerinden Alınmaya Başlandı.