İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları

Adil Yargılanma Hakkı Nedir? Kapsamı, İhlal Hâlleri ve Başvuru Yolları

Duruşma tutanağı, savunma dilekçesi ve gerekçeli karar bulunan avukat masası; arka planda boş duruşma salonu
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 24 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Savunma, tanık sorgulama, gerekçeli karar, makul süre ve kararların uygulanması: AYM kararlarıyla adil yargılanma hakkının kapsamı ve başvuru yolları.

Adil yargılanma hakkı, kişinin hakları ve yükümlülükleri veya kendisine yöneltilen suçlama hakkında karar verilirken bağımsız ve tarafsız bir mahkemeye erişebilmesini, yargılamaya etkili biçimde katılabilmesini ve kararın denetlenebilir gerekçelere dayanmasını güvence altına alır. Savunma yapabilmek, karşı tarafın sunduğu delilleri öğrenip tartışabilmek, belirleyici tanıkları sorgulatabilmek, makul sürede karar almak ve bağlayıcı kararın uygulanmasını sağlamak bu güvencenin farklı yönleridir. [1, m.36 ve 141] [2, m.6]

Bir davanın kaybedilmesi tek başına hak ihlalini göstermez. Asıl soru, mahkemenin sonuca hangi usulle ulaştığı ve tarafın bu süreçte kendisini etkili biçimde savunup savunamadığıdır. Bununla birlikte usule ilişkin anayasal denetim, açık keyfîlik içeren veya esaslı itirazları cevapsız bırakan kararların hiçbir şekilde incelenemeyeceği anlamına gelmez.

Bu rehber, ceza, hukuk ve idari yargılama bakımından temel güvenceleri; Anayasa Mahkemesinin (AYM) gerçek kararları, belge hazırlığı ve güncel başvuru yollarıyla birlikte ele almaktadır. Karar örneklerinde yalnız ihlal sonuçlarına değil, ihlal bulunmayan ve kabul edilemez bulunan şikâyetlere de yer verilmiştir.

Adil yargılanma hakkının dayanağı ve kapsamı

Anayasa, AİHS ve usul kanunları birlikte değerlendirilir

Anayasa'nın 36. maddesi hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanmayı; 37. maddesi kanuni hâkim güvencesini; 38. maddesi masumiyet karinesi ile ceza yargılamasına ilişkin başka güvenceleri düzenler. Mahkemelerin bağımsızlığı, gerekçeli karar ve kararların bağlayıcılığı da anayasal korumayı tamamlar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesi, medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıkları ve suç isnadının karara bağlanmasını kapsar. [1] [2]

Bu güvenceler günlük yargılama işlemlerinde somutlaşır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkı; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) savunma, müdafi, delil ve duruşmaya ilişkin hükümleri; İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) dosyanın incelenmesi, karar ve kanun yollarına ilişkin kuralları birlikte okunmalıdır. Bir dilekçede yalnız Anayasa maddesini yazmak yerine, hangi usul imkânının nasıl engellendiği açıklanmalıdır. [3] [4] [5]

Ceza, hukuk ve idari davalarda kapsam aynı değildir

Ceza yargılamasında suç isnadı altındaki kişinin savunma güvenceleri özellikle önemlidir. Koruma yalnız hüküm duruşmasında başlamaz; soruşturmada alınan ifadenin sonraki mahkûmiyete etkisi de değerlendirilir. Hukuk davalarında ise davacı ve davalının uyuşmazlığa ilişkin bilgi edinme, açıklama ve ispat imkânları öne çıkar.

İdari yargıda davanın bir kamu kurumuna karşı açılmış olması, AİHS'nin 6. maddesini kendiliğinden devre dışı bırakmaz. Örneğin kişinin mesleki veya parasal haklarına ilişkin bazı uyuşmazlıklar medeni hak kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık salt vergi yükümlülüğü veya yabancıların ülkeye giriş ve sınır dışı edilmelerine ilişkin her uyuşmazlık, otomatik olarak aynı kapsama girmez. Cezalandırıcı nitelikteki idari yaptırımlarda ise işlemin iç hukuktaki adıyla yetinilmeyip niteliği ve ağırlığı incelenir. Kapsam dışında kalmak, diğer temel haklar yönünden koruma bulunmadığı anlamına gelmez. [26, kapsam bölümü] [27, suç isnadı bölümü]

Yargılama alanıÖne çıkan güvenceSomutlaştırılması gereken sorun
Cezaİsnadı öğrenme, etkili müdafi yardımı, tanık sorgulamaSavunmanın hangi işlem veya delil karşısında yetersiz bırakıldığı
HukukHukuki dinlenilme, delillerin tartışılması, mahkemeye erişimTebliğ edilmeyen raporun veya karşılanmayan itirazın karar üzerindeki etkisi
İdari yargıİlgili dosya içeriğine erişim, çelişmeli inceleme, gerekçeli kararİdarenin dayandığı belgenin tartışılıp tartışılamadığı ve uyuşmazlığın hak kapsamı

Şikâyetçinin bir başkasını cezalandırma hakkı var mıdır?

Onurhan Solmaz kararında AYM, bir gazete yayını nedeniyle yapılan suç duyurusunun sonuçsuz kalmasına ilişkin şikâyeti inceledi. Başvurunun odağı, üçüncü kişilerin cezalandırılmasıydı. Mahkeme, adil yargılanma hakkının kişiye tek başına başkalarının mahkûm edilmesini isteme hakkı vermediğini belirterek şikâyeti konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu. [8, §§18–26]

Buradan suçtan zarar görenlerin hiçbir anayasal güvencesi olmadığı sonucu çıkarılamaz. Bir tazminat hakkının belirlenmesi, yaşam hakkı, kötü muamele yasağı veya özel hayatın korunmasına ilişkin etkili soruşturma yükümlülüğü farklı bir inceleme gerektirebilir. Başvuruda kişinin davadaki sıfatı kadar, gerçekte hangi hakkının korunmasını istediği de belirlenmelidir.

Mahkemeye erişim hakkı ve usul kurallarının uygulanması

Mahkemeye erişim, uyuşmazlığın esasının yargısal incelemeye sunulabilmesini ifade eder. Dava süresi, görev, yetki, harç ve şekil koşulları bu hakkı düzenleyebilir. Ancak bu koşulların uygulanması öngörülemez veya aşırı biçimci hâle gelerek hakkın özünü ortadan kaldırmamalıdır. Diğer taraftan her süre veya şekil kuralı da anayasal hak ihlali sayılmaz; yargılamanın düzenli işlemesi ve hukuki güvenlik meşru amaçlardır. [26, mahkemeye erişim bölümü]

Muammer Tatar kararında mahkemenin gösterdiği kanun yolu süresine güvenen kişinin başvurusu, kanunda daha kısa bir süre bulunduğu gerekçesiyle reddedilmişti. AYM, somut olayda mahkemenin yanlış yönlendirmesinin sonuçlarının başvurucuya yüklenmesini değerlendirerek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. [9, §§48–52]

Bu karar, her yanlış kanun yolu bildiriminin süresiz başvuru hakkı doğurduğu şeklinde okunamaz. Bildirimin açıklığı, mevzuatın öngörülebilirliği, kişinin davranışı ve uyuşmazlığın koşulları önem taşır. Karardaki tarihsel süreler de bugünkü bütün davalara uygulanabilecek süreler değildir.

Bu tür bir iddia hazırlanırken kararın kanun yolu bildirimi, tebliğ belgesi, başvuru alındısı ve ret kararı birlikte sunulmalıdır. Harç veya gider nedeniyle erişimin engellendiği ileri sürülüyorsa ödeme gücü, istenen tutar, adli yardım talebi ve bu talebe verilen cevap belgelenmelidir. Dosyanın sonucunu beğenmemek ile davanın incelenmesine ölçüsüz bir engel çıkarılması farklı sorunlardır.

Kanuni, bağımsız ve tarafsız mahkeme güvencesi

Bağımsızlık, yargısal kararın dış baskı ve talimatlardan uzak biçimde verilmesiyle; tarafsızlık, hâkimin taraflardan birine veya uyuşmazlığın sonucuna ilişkin peşin bir tutum taşımamasıyla ilgilidir. Tarafsızlık incelemesinde kişisel önyargı yanında, dışarıdan bakıldığında nesnel olarak haklı kuşku yaratabilecek koşullar da önemlidir. Kanuni hâkim güvencesi ise uyuşmazlığın kanunla belirlenen görev ve yetki düzeni içinde görülmesini gerektirir. [1, m.37 ve 138]

Tahir Gökatalay kararında başvurucu, yargılamayı sürdüren hâkimin tarafsız olmadığını ileri sürmüştü. Dosyadaki çekinme süreci ve tarafın hâkime yönelttiği bildirim tek başına tarafsızlığın ortadan kalktığını göstermedi. AYM, somut ve yeterli bir dayanak ortaya konulmadığı için ilgili şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun buldu. [10, §§58–63]

Bu nedenle aleyhe ara karar verilmesi, bilirkişi talebinin reddedilmesi veya davanın kaybedilmesi tek başına taraflılık kanıtı değildir. Buna karşılık dosyayla kişisel bağlantı, uyuşmazlığın sonucu hakkında önceden açıklanan kesin kanaat veya taraflara farklı ölçüler uygulanması gibi olgular somutlaştırılmalıdır. İlgili usul kanununun hâkimin reddine ilişkin yolu, şartları oluşmuşsa zamanında kullanılmalı; tutanak, açıklama ve ret kararları saklanmalıdır.

Savunma hakkı ve yargılamaya etkili katılım

İsnadı öğrenme, hazırlanma ve avukatla görüşme

Savunma hakkı, kişiye yalnız konuşma sırası verilmesiyle gerçekleşmez. Suçlamanın olgusal ve hukuki temelini öğrenebilme, gerekli belgelere erişebilme, hazırlık için yeterli zaman bulabilme ve hukuki yardım alabilme imkânları da sağlanmalıdır. Suçlamanın hukuki niteliği değiştiğinde ek savunma gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir. Ceza yargılamasında susma ve kendisini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanmama güvenceleri de önemlidir. [2, m.6/3] [4, m.147,149,150,153,154 ve 226]

Emre Kunt [GK] kararında başvurucu ile görevlendirilen müdafi farklı illerdeydi. Başvurucunun müdafiiyle görüşemediğine ilişkin talepleri karşılanmamış, gizli ve etkili iletişim sağlayacak bir alternatif de oluşturulmamıştı. Soruşturmadaki beyanından mahkûmiyet bakımından olumsuz sonuç çıkarılması ve eksikliğin sonraki aşamalarda giderilmemesi birlikte değerlendirildi. AYM, müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. [29, §§58–66]

Kararın pratik sonucu, dosyada bir avukat adının bulunmasının tek başına yeterli olmadığıdır. Görüşme talepleri, bunların tarihleri, verilen cevaplar ve savunmanın hangi konuda hazırlıksız kaldığı gösterilmelidir. Her avukat hatası doğrudan devlete yüklenemez; kamu makamlarının bildiği veya bilmesi gereken ciddi bir yetersizlik karşısında ne yaptığı ayrıca değerlendirilir. Dil veya engellilik nedeniyle katılım güçlüğü varsa ihtiyaç somut olarak açıklanmalı ve uygun usul desteği talep edilmelidir.

SEGBİS kullanılması her durumda ihlal midir?

Şehrivan Çoban [GK] kararında başvurucu esaslı işlemlerin yapıldığı duruşmalara fiziksel olarak katılmak istemişti. AYM, talebin reddinde genel güvenlik açıklamalarıyla yetinilmesini ve daha hafif seçeneklerin somut biçimde değerlendirilmemesini dikkate alarak duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. [12, §§90–104]

Bu sonuç, uzaktan katılımın bütünüyle yasaklandığı anlamına gelmez. Duruşmanın niteliği, katılımın zorunlu olarak uzaktan sağlanmasının gerekçesi, ses ve görüntü kalitesi, avukatla iletişim ve geçerli bir feragatin bulunup bulunmadığı birlikte incelenir.

Nitekim Emre Kunt kararında müdafi yardımına ilişkin ihlal saptanırken, duruşmada fiziksel olarak bulunma şikâyeti somut koşullardaki örtülü feragat değerlendirmesi nedeniyle açıkça dayanaktan yoksun bulundu. Böylece aynı başvurudaki iki şikâyet farklı sonuçlandı. [29, §§67–76] Katılım biçimine itirazın, bağlantı sorununun ve yapılamayan savunma işleminin tutanağa geçirilmesi bu nedenle önemlidir.

Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi

Silahların eşitliği, tarafın iddia ve savunmasını karşısındaki kişiye göre önemli ölçüde dezavantajlı duruma düşmeden sunabilmesini gerektirir. Çelişmeli yargılama ise kararı etkileyebilecek görüş ve delilleri öğrenme, bunlara cevap verme ve bunları tartışma imkânını korur. Tarafların bütün yetkilerinin aynı olması gerekmez; değerlendirme, yargılamadaki somut denge üzerinden yapılır.

Örneğin karşı tarafın sunduğu teknik raporun hükümde kullanılması fakat raporun diğer tarafa bildirilmemesi bir sorun yaratabilir. Ancak ihlal iddiasında raporun içeriği, ne zaman öğrenildiği, cevap imkânı bulunup bulunmadığı ve kararın bu rapora hangi ölçüde dayandığı açıklanmalıdır. Sonradan sağlanan gerçek bir cevap ve inceleme imkânı, bazı eksikliklerin giderilmesini sağlayabilir.

Sencer Başat ve diğerleri [GK] kararında dijital delillerin güvenilirliğine yönelik teknik itirazlar ve savunmanın sunduğu uzman görüşleri önemliydi. AYM, bu itirazların yeterli biçimde karşılanmamasını ve tarafların sunduğu teknik değerlendirmelerin ele alınışındaki dengesizliği gerekçeli karar hakkına ve silahların eşitliği ilkesine aykırı bularak ihlal kararı verdi. [11, §§55–72]

Hukuk yargılamasında HMK 281 uyarınca bilirkişi raporuna karşı talepler için kural olarak tebliğden itibaren iki hafta öngörülür. Kanundaki güçlük veya teknik çalışma koşulları varsa, yine bu süre içinde istenmesi şartıyla bir defalık ve iki haftayı geçmeyen ek süre verilebilir. Dolayısıyla yalnız “raporu kabul etmiyoruz” demek yerine eksik veri, yöntem hatası veya çelişki gösterilmeli; ek açıklama, ek rapor ya da yeni bilirkişi ihtiyacı gerekçelendirilmelidir. [3, m.280–282]

Delillere itiraz ve tanık sorgulama hakkı

Delilin hukuka uygunluğu ile delilin ağırlığı farklı meselelerdir

Anayasa'nın 38. maddesi ve CMK'nın ilgili hükümleri hukuka aykırı elde edilen bulguların ceza yargılamasında kullanılmasına karşı güvenceler içerir. Bir delilin hukuka aykırı elde edildiği iddiası; arama, elkoyma, kayıt veya ifade alma işleminin hangi kurala aykırı olduğunu açıklamalıdır. Delilin güvenilir olmadığı iddiası ise içeriğin doğruluğu, bütünlüğü veya değerlendirme yöntemiyle ilgili olabilir. Bu itirazlar aynı dosyada birlikte bulunabilir. [1, m.38/6] [4, m.206 ve 217] Hukuka aykırı kayıtların yargılamada kullanılmasına ilişkin bir AYM değerlendirmesi askerlerin ifade özgürlüğü yazısında yer almaktadır.

AYM'ye yapılan başvuruda anayasal sorunun gösterilmesi gerekir. Başvurucu, delilin neden güvenilmez olduğunu, bunu hangi aşamada ileri sürdüğünü, mahkemenin nasıl cevap verdiğini ve itirazın hüküm bakımından neden önemli olduğunu açıklamalıdır. Bu, iç hukuktaki delil yasaklarını önemsizleştirmez; olağan kanun yolu denetimi ile bireysel başvurunun işlevini birbirinden ayırır.

Dijital delillerde yalnız teknik terimler kullanmak yeterli değildir. Elde etme işlemi, kayıtların kaynağı, bütünlük denetimi, tarih ve kullanıcı bağlantısı, inceleme olanağı ve uzman raporları dosyaya özgü biçimde ele alınmalıdır. Yeni bilirkişi atanması talebinin reddi her olayda ihlal oluşturmaz; belirleyici teknik çelişkinin cevapsız bırakılıp bırakılmadığı önemlidir.

Sorgulanamayan tanık: İhlal ve ihlal bulunmayan iki karar

Mahkûmiyette kullanılan bir tanık beyanı bakımından üç bağlantılı soru öne çıkar: Tanığın duruşmada bulunmamasının geçerli bir nedeni var mıdır? Beyan tek veya belirleyici delil niteliğinde midir? Savunmanın karşılaştığı güçlüğü dengeleyecek yeterli güvenceler sağlanmış mıdır? İnceleme, beyanın gerçek ağırlığını ve yargılamanın bütününü dikkate alır. [13, §§19–26]

Mehmet Bozan Karayılan kararında sorgulanamayan tanığın anlatımı, başvurucunun belirli faaliyetlere katıldığının kabulünde önemli rol oynuyordu. Tanığın yokluğu yeterince açıklanmamış, savunmaya etkili sorgulama imkânı sağlanmamıştı. AYM, dosyadaki diğer unsurların varlığını tek başına yeterli görmeyerek tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar verdi. [13]

T.C. kararında ise çoğunluk, sorgulanamayan tanığın beyanını dosyadaki diğer bulgular karşısında tek veya belirleyici delil olarak değerlendirmedi ve ihlal bulunmadığına karar verdi. Karşıoyda Kenan Yaşar, tanık beyanının mahkûmiyet ve cezanın belirlenmesi üzerindeki önemini farklı değerlendirdi. [14, §§15–23 ve karşıoy]

Bu iki karar, dosyada başka belgeler bulunmasının otomatik olarak sorunu giderdiğini göstermez. Önemli olan, bu belgelerin tanık anlatımından bağımsız olarak hangi olguyu ispatladığıdır. Başvuruda tanığın hangi cümlesinin hükmün hangi kabulünü taşıdığı açıklanmalı; sorulması istenen sorular ve ret kararları gösterilmelidir.

Hâkim veya heyet değişikliği ne zaman önem kazanır?

Erdal Sonduk [GK] kararında mahkûmiyete esas alınan tanıkları dinleyen heyetle hüküm veren heyetin çoğunluğu farklıydı. Yeni heyet, tanıkların güvenilirliğini değerlendirirken doğrudan gözleme dayalı izlenimler kullanmış; belirleyici tanıkların yeniden dinlenmemesini açıklayan yeterli gerekçe ve telafi edici güvenceler ortaya konulmamıştı. AYM çoğunluğu hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. [15, §§56–72]

Mahkeme, her hâkim değişikliğinin kendiliğinden ihlal oluşturmadığını da açıkça belirtti. Karşıoylarda, şikâyetin olağan yargılamada yeterince ileri sürülüp sürülmediği ve mevcut güvencelerin yeterliliği tartışıldı. Bu ayrım, yeniden dinleme talebinin zamanında ve somut gerekçeyle sunulmasının önemini gösterir.

Konunun ceza yargılamasına özgü yönleri için büromuzun doğrudan doğruyalık ilkesi ve adil yargılanma hakkına ilişkin incelemesine de bakılabilir.

Gerekçeli karar hakkı: Hangi iddialara cevap verilmelidir?

Mahkemenin bütün cümlelere ayrı cevap vermesi gerekmez. Ancak uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki açık ve somut iddiaların neden kabul edildiği veya reddedildiği anlaşılmalıdır. Karar, olay, delil, uygulanacak hukuk ve sonuç arasında denetlenebilir bir ilişki kurmalıdır. Gerekçeli karar hakkı, yalnız kararın uzunluğuyla ölçülemez. [1, m.141] [11, §§31–39]

Sencer Başat ve diğerleri kararındaki belirleyici teknik itirazların karşılanmaması buna örnektir. Buna karşılık Tahir Gökatalay kararında ilgili iddianın ilk derece gerekçesinde karşılandığı ve kanun yolu merciinin bu gerekçeyi benimsediği değerlendirilerek gerekçeli karar şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun bulundu. [10, §§64–68]

Dolayısıyla başvurucu, cevapsız bırakıldığını ileri sürdüğü iddiayı dilekçedeki yeriyle göstermeli; kabul edilmesi hâlinde hangi hukuki sonucun değişeceğini açıklamalıdır. Mahkeme iddiaya cevap vermişse, yalnız cevabı beğenmemek yerine neden görünüşte bir gerekçe bulunduğu, çelişkinin giderilmediği veya belirleyici meselenin gerçekten incelenmediği ortaya konulmalıdır.

Gerekçeyi öğrenemeden kanun yoluna başvurmak

Vesim Parlak kararında işe iade davasının gerekçeli kararı başvurucuya tebliğ edilmeden dosya temyiz incelemesine gönderilmiş ve karar onanmıştı. Başvurucu gerekçeye yönelik ayrıntılı itirazlarını sunma olanağı bulamamıştı. AYM bu durumu gerekçeli karar hakkıyla bağdaşmaz buldu. [16, §§33–42]

Karardaki eski iş yargılaması süreleri güncel başvuru süresi olarak kullanılmamalıdır. Günümüze taşınan ilke, kanun yolunun etkili kullanılabilmesi için kararın nedenlerinin öğrenilebilmesidir. Akademik literatürde de gerekçe, kararın denetlenebilmesi ve tarafların etkili başvuru yapabilmesiyle ilişkilendirilir; M. Nedim Bekri'nin çalışması bu bağlantıyı ayrıntılı biçimde inceler. [25, s.209–211 ve 227]

Aleni yargılama ve masumiyet karinesi

Duruşmanın aleniliği yargılamanın kamu denetimine açık olmasını sağlar. Bununla birlikte çocukların korunması, özel hayat veya kanunda öngörülen diğer meşru nedenlerle sınırlama gündeme gelebilir. Sınırlamanın gerekçesi ve kapsamı incelenmelidir. Ayrıca her hukuk veya idari uyuşmazlığın her aşamasında mutlaka sözlü duruşma yapılacağı söylenemez; uyuşmazlığın niteliği ve ilgili usul güvenceleri önemlidir. [2, m.6/1] [3, m.28] [4, m.182] [5, m.17]

Masumiyet karinesi ise suçluluk kanunen ortaya konulmadan kişinin suçlu muamelesi görmesini engeller. Ceza süreciyle bağlantılı disiplin veya idari işlemlerde kullanılan dil de bu bakımdan önem taşıyabilir. Ancak ceza sorumluluğu ile mesleki disiplin sorumluluğunun şartları aynı değildir.

Galip Şahin kararında AYM, idari yargı kararının kişiye ceza hukuku anlamında suçluluk yükleyip yüklemediğini inceledi. Disiplin değerlendirmesinin kendi koşulları içinde yapılması ve kullanılan ifadeler birlikte ele alınarak masumiyet karinesinin ihlal edilmediğine karar verildi. [19, §§39–55]

Başvuruda yalnız “ceza yargılaması devam ederken disiplin cezası verildi” denilmesi yeterli olmayabilir. İdari kararın hangi ifadesinin kesin suçluluk isnadı içerdiği, ceza kararının nasıl kullanıldığı ve işlemin bağımsız disiplin gerekçesine dayanıp dayanmadığı gösterilmelidir. Kararın geçmişte görev yapan yargı organına ilişkin olması, o organın bugün başvuru mercii olduğu anlamına gelmez.

Makul sürede yargılanma hakkı ve Tazminat Komisyonu

Makul süre için herkes bakımından geçerli tek bir yıl sınırı yoktur

Yargılamanın uzunluğu; dosyanın karmaşıklığı, tarafların davranışı, yargı makamlarının işlemleri ve uyuşmazlığın kişi bakımından önemiyle birlikte değerlendirilir. Çok taraflı veya teknik bir dosyada bazı işlemler zaman alabilir. Buna karşılık uzun süre işlem yapılmaması, sonuçsuz yazışmaların tekrarlanması ve açıklanamayan ertelemeler ayrıca değerlendirilmelidir.

Güher Ergun ve diğerleri kararında uzun süren bir taşınmaz uyuşmazlığı incelendi. Taraf sayısının fazlalığı dosyayı karmaşıklaştırsa da adres, mirasçılık ve bilirkişi işlemlerindeki gecikmeler yargılamanın toplam süresini haklı göstermedi. AYM makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. [17, §§39–61]

Bu kararın verildiği tarihteki başvuru usulü bugünkü usulle aynı değildir. Eski bir ihlal kararına dayanılarak güncel başvuru yolu atlanmamalıdır.

Güncel yol: Şikâyetin Tazminat Komisyonuna götürülmesi

6384 sayılı Kanun'un 5/A maddesi, makul sürede sonuçlandırılmayan soruşturma, kovuşturma ve yargılamalar için Tazminat Komisyonuna müracaatı düzenler. Başvuru süreç devam ederken veya kesin olarak sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren en geç bir ay içinde yapılabilir. Haklı mazeret varsa, mazeretin kalkmasından itibaren on beş günlük özel imkân belgeleriyle değerlendirilir. [23, m.2/3-a ve 5/A]

Ahmet Kartalkuş kararında AYM, yeni düzenlemeyle oluşturulan yolun makul süre şikâyeti bakımından tüketilmesi gerektiğini belirterek bu kısmı kabul edilemez buldu. Aynı dosyadaki mahkemeye erişim şikâyeti ise ayrı incelendi ve ihlal sonucuna bağlandı. [18, §§24–40] Böylece bir başvurudaki bütün şikâyetlerin aynı usulü izlemediği görülmektedir.

Müracaatta dosyanın başlangıcı, aşamaları, bekleme dönemleri ve zarar açıklanır. Başvuru doğrudan Komisyona veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla yapılabilir; kanun elektronik müracaatın usulünün Bakanlıkça belirlenmesini de öngörür. İşlemler harçtan muaftır. Eksik bilgi ve belgeler için verilen bir aylık süre izlenmelidir. Komisyon kararına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. [23, m.5,5/A ve 7]

Bir ay ile otuz gün aynı süre değildir. Ayrıca geçiş hükümlerindeki üç aylık imkânlar, bütün yeni müracaatların genel süresi olarak kullanılamaz. Komisyon, mahkûmiyeti kaldıran veya uyuşmazlığın esasını yeniden karara bağlayan bir temyiz mercii değildir.

Mahkeme kararının uygulanması da hakkın parçasıdır

Bir hakkın mahkeme kararıyla tanınması, karar etkisiz bırakılıyorsa yeterli olmayabilir. Kesin ve bağlayıcı kararın uygulanması, yargısal korumanın gerçekleşmesini sağlar. Uygulama sürecinin değerlendirilmesinde borçlunun niteliği, kararın içeriği, başvurucunun kullanabileceği icra yolları ve kamu makamlarının davranışı önem taşır.

Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım kararında belediyeden olan, yargı kararıyla belirlenmiş kamulaştırma alacağının uzun süre ödenmemesi incelendi. AYM, kamu makamlarının kaynak yetersizliğini kararın etkisiz bırakılmasını haklılaştıran genel bir gerekçe olarak kullanamayacağını vurgulayarak mahkemeye erişim hakkı kapsamında ihlal buldu. [20, §§36–54]

Bu yaklaşım, özel bir borçlunun her ödeme güçlüğünde devletin alacağı üstleneceği anlamına gelmez. Özel kişiler arasındaki uyuşmazlıkta devletin etkili bir icra sistemi kurup işletme yükümlülüğü ile borçlunun ödeme kabiliyeti ayrılmalıdır. Kesinleşme, icra işlemleri, idareye yapılan başvurular, ödeme kayıtları ve gecikmenin nedenleri belgelenmelidir.

Kararın uygulanmaması şikâyeti, uzun yargılama şikâyetiyle aynı değildir. 6384 sayılı Kanun'un 5/A maddesi her yeni icra edilmeme iddiasını kapsayan genel bir yol olarak gösterilemez; ilgili icra ve idari başvuru yolları ile varsa özel geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir.

İhlal iddiası nasıl belgelenir?

Etkili başvuru, olay anlatımı ile hukuki değerlendirme arasındaki bağı görünür kılar. Her şikâyet için işlem veya ihmal, ihlal edilen güvence, sunulan itiraz, mahkemenin cevabı, belge ve giderim talebi birlikte gösterilmelidir. Bütün dosyayı gelişigüzel eklemek, bu açıklamanın yerini tutmaz.

Veli Özdemir kararında tanık beyanları ve savunma imkânlarına ilişkin şikâyetler yeterince somutlaştırılmamış, değerlendirmeyi sağlayacak bilgi ve belgeler sunulmamıştı. AYM, başvurucunun iddiasını temellendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek ilgili şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun buldu. [22, §§20–27]

İddiaAçıklanacak bağlantıBaşlıca belge
Tanık sorgulanamadıBeyanın hangi kabulü belirlediği ve hangi soruların sorulamadığıTanık anlatımı, duruşma tutanağı, sorgulama talebi ve ret kararı
Rapor tartışılamadıRaporun ne zaman öğrenildiği ve hükümde nasıl kullanıldığıRapor, tebliğ kaydı, itiraz dilekçesi, ek süre talebi
Savunma hazırlanamadıYeni isnat veya delil karşısında neden ek zamana ihtiyaç olduğuİddianame, mütalaa, süre talebi, ara karar
Esaslı iddia cevapsız kaldıİddianın kabulü hâlinde sonucun neden değişebileceğiİlgili dilekçe ve sayfa, gerekçeli karar, kanun yolu dilekçesi
Yargılama gereksiz uzadıHangi dönemlerin hangi nedenle açıklanamadığıDava açılışı, işlem ve duruşma tarihleri, karar ve öğrenme kaydı
Karar uygulanmadıHangi yükümlülüğün, kim tarafından, ne kadar süredir yerine getirilmediğiKarar, kesinleşme, icra veya idari müracaat belgeleri

Varsayımsal bir örnekle, “bilirkişi raporu yanlıştır” ifadesi yerine; raporun yanlış döneme ait veriyi kullandığı, bu hatanın tazminat hesabını etkilediği, zamanında yapılan itirazın cevaplanmadığı ve hükmün aynı hesaba dayandığı açıklanabilir. Burada amaç başvuruyu teknik terimlerle uzatmak değil, anayasal sorunu denetlenebilir hâle getirmektir.

Belgeler tarih sırasıyla düzenlenmeli, ekler açık biçimde adlandırılmalı ve dilekçede ilgili eke yönlendirme yapılmalıdır. Kişisel ve hassas bilgiler, inceleme için gerekli kapsamda sunulmalı; anonimlik talebi varsa gerekçesi ayrıca açıklanmalıdır. Mahkemeye kimlik bildirme yükümlülüğü ile kararın kamuya açık metninde kimliğin gizlenmesi farklıdır.

Hangi başvuru yolu ne zaman kullanılmalıdır?

Önce olağan yargılamada giderim imkânı sağlanmalıdır

İhlal iddiası mümkün olan ilk uygun aşamada mahkemeye sunulmalı; itiraz, istinaf veya temyiz gibi erişilebilir ve etkili yollar usulüne uygun kullanılmalıdır. Yalnız kararın sonucuna itiraz edilip savunma kısıtlamasının hiç açıklanmaması, daha sonraki bireysel başvuruda sorun yaratabilir. Olağan mahkemelere, şikâyetin özünü inceleme ve ihlali giderme fırsatı tanınmalıdır. [6, m.45]

Her dosyada aynı kanun yolu açık değildir. Kararın türü, kesinlik, özel kanun ve geçiş hükümleri belirleyicidir. Etkisiz veya olağanüstü nitelikteki her yolun mutlaka kullanılması gerektiği de söylenemez. Kanun yararına bozma talebi gibi bir işlemin, kendiliğinden AYM süresini durdurduğu varsayılmamalıdır.

AYM'ye bireysel başvuru: Süre, kabul şartları ve doğru kanal

AYM başvurusu, kamu gücü kaynaklı ve Anayasa ile AİHS'nin ortak koruma alanındaki bir hak ihlali için kullanılır. Başvurucunun güncel ve kişisel hakkının doğrudan etkilenmesi, etkili yolların tüketilmesi, süreye ve şekle uyulması gerekir. Kamu tüzel kişilerinin başvuru yasağı, özel hukuk tüzel kişilerinin yalnız kendilerine ait haklar bakımından başvurabilmesi ve yabancılara ilişkin hak kapsamı ayrıca dikkate alınır. [6, m.45–48]

Kural olarak bireysel başvuru süresi otuz gündür. Nihai kararın öğrenilmesi bakımından yalnız tebligat zarfına bakılması yeterli olmayabilir. Hüseyin Aşkan kararında AYM, avukatın nihai kararı UYAP üzerinden okuduğunu gösteren kaydı süre değerlendirmesinde esas aldı. Bu nedenle UYAP okuma kaydı, elektronik tebligat ve diğer öğrenme belgeleri birlikte incelenmelidir. [30, §§20–29] Haklı mazeret iddiası varsa kanundaki özel süre ve belgelendirme koşulları ayrıca yerine getirilmelidir. [6, m.47/5]

Başvuru, AYM'nin resmî formu kullanılarak Mahkemeye doğrudan, diğer mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla yapılabilir. Ceza infaz kurumundaki kişiler için kurum aracılığıyla başvuru imkânı da bulunmaktadır. 1 Ekim 2025'ten itibaren avukatlar UYAP Avukat Portalı üzerinden elektronik bireysel başvuru yapabilmektedir. Bu kanal, vatandaşın herhangi bir e-Devlet ekranından veya sıradan e-postayla başvuru yapabileceği anlamına gelmez. [7, m.59–64] [24] [28]

Elektronik dosyanın hazırlanmasıyla gönderimin tamamlanması farklı aşamalardır. Başvuru kaydı, gönderilen ekler ve işlem sonucu kontrol edilip saklanmalıdır. Fiziksel başvuruda alındı belgesi korunmalıdır. Harç belgesi veya koşulları varsa gerekçeli adli yardım talebi dosyada yer almalıdır; harç tutarı başvuru tarihindeki resmî tarifeden kontrol edilmelidir. Eksiklik tamamlama imkânı, süresi geçmiş yeni bir şikâyetin sonradan serbestçe eklenebileceği güvencesi değildir.

AİHM ve geçici koruma

İç hukukta giderilmeyen Sözleşme şikâyetleri için AİHM yolu değerlendirilebilir. Genel kural, etkili iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra nihai kararın öğrenilmesinden itibaren dört aylık süreye uyulmasıdır. Türkiye bakımından etkili olduğu kabul edilen şikâyetlerde AYM yolu da bu değerlendirmeye dahildir. AİHM başvurusunun şekil koşulları ve süre hesabı ayrıca uygulanır; AYM'ye yapılan başvuru dosyasını aynen aktarmak yeterli değildir. [2, m.34–35]

Bireysel başvuru, mahkûmiyetin infazını veya diğer kararların uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. AYM'nin güncel İçtüzük 73 hükmü uyarınca temel haklara, özellikle yaşama veya maddi ve manevi varlığa yönelik ciddi tehlike varsa tedbir talebi değerlendirilebilir. Tehlikenin niteliği, yakınlığı ve dayanak belgeler açıklanmalıdır. Sıradan bir kanun yolu itirazı veya yalnız ekonomik kayıp iddiası, tedbir verilmesini otomatik olarak sağlamaz. [7, m.73]

YolTemel işlevSüre bakımından dikkat
Olağan itiraz, istinaf veya temyizUsul ve esas hatalarının ilgili yargı merciinde giderilmesiKararın türü ve uygulanacak kanun belirlenir; tek genel süre yoktur
Tazminat Komisyonu, makul süreUzayan süreç nedeniyle giderimSüreç devam ederken veya kesin sonucun öğrenilmesinden itibaren bir ay; özel geçişler ayrı
Komisyon kararına itirazKomisyon kararının denetimiTebliğden itibaren on beş gün; Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesi
AYM bireysel başvurusuAnayasal hak ihlalinin incelenmesiKural olarak otuz gün; her şikâyette tüketme ve öğrenme ayrı değerlendirilir
AİHM bireysel başvurusuSözleşme kapsamındaki ihlalin uluslararası denetimiKural olarak nihai iç hukuk kararından itibaren dört ay; Mahkemenin özel süre ve şekil kuralları uygulanır

Başvurularda ve avukatların hazırlığında sık görülen hatalar

Başvuru hazırlığında en önemli risklerden biri, olağan kanun yolu dilekçesinin başlığını değiştirerek AYM'ye sunmaktır. Oysa maddi olay ve delil değerlendirmesinin neden anayasal bir güvenceyi ihlal ettiği ayrıca açıklanmalıdır. Dosyada ileri sürülmemiş yeni bir anlatım oluşturmak yerine, mevcut itirazların ve cevapların izi gösterilmelidir.

HataNeden sorun yaratır?Hazırlıkta yapılacak işlem
Her olumsuz sonucu adil yargılanma ihlali saymakBaşvuru, yalnız kanun yolu şikâyeti olarak kalabilirİhlal edilen usul güvencesini ve etkisini belirlemek
Bütün şikâyetlere aynı başvuru yolunu uygulamakÖzellikle makul süre yolunun tüketilmemesi riski doğarHer hak için ayrı giderim ve süre çizelgesi hazırlamak
Yalnız resmî tebligat tarihini izlemekDaha erken öğrenme kaydı gözden kaçabilirUYAP, tebligat ve başvuru kayıtlarını karşılaştırmak
Tanığı yalnız isimle belirtmekBeyanın neden belirleyici olduğu anlaşılmazBeyan, hüküm ve sorulamayan soru arasında bağlantı kurmak
Rapor itirazını genel ifadelerle yapmakTeknik eksiklik ve sonuca etkisi görünmezVeri, yöntem ve hesap hatasını belgelemek
Emsal kararın yalnız sonuç cümlesini aktarmakOlay farkı ve karşıt yaklaşım gizlenirOlay, paragraf, hüküm ve sınırlamayı birlikte açıklamak
Eksik eklerle veya tamamlanmamış elektronik işlemle yetinmekŞikâyet temellendirilemez ya da başvuru kaydı oluşmazGönderim sonucunu ve eklerin okunabilirliğini denetlemek
Her ihlal için otomatik beraat veya tazminat istemekTalep, ihlalin giderimiyle bağlantısız kalırYeniden yargılama ve zarar taleplerini ayrı gerekçelendirmek

Avukatla takip edilmesi dosyanın otomatik olarak kabul edilebilir olmasını sağlamaz. Süre denetimi, doğru başvuru mercii, geçerli temsil, başvuru formunun içeriği ve belgelerin okunabilirliği birlikte kontrol edilmelidir. Yapay zekâ veya başka bir yazım aracı kullanılmışsa karar numarası, alıntı ve olay bağlantısı yine asıl kaynak üzerinden denetlenmelidir.

İhlal kararı verilirse ne olur?

AYM'nin ihlal kararı, saptanan anayasal sorunun ve sonuçlarının giderilmesini amaçlar. İhlal mahkeme kararından kaynaklanmışsa ve gerekli görülürse dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan durumlarda tazminat veya başka giderim seçenekleri değerlendirilir. Maddi zarar iddiasında tutar ve ihlalle bağlantı belgelenmelidir. [6, m.50]

Aligül Alkaya ve diğerleri (2) kararında, önceki AYM ihlal kararına rağmen yeniden yargılama yapılmaması ele alındı. AYM, ihlal kararının gerektirdiği işlemlerin yapılması gerektiğini; derece mahkemesinin, sonucun değişmeyeceğini öne sürerek bu yükümlülükten kaçınamayacağını ortaya koydu. Yeniden adil yargılanma ihlali saptandı. [21, §§53–68]

Buradaki yeniden yargılama, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesindeki bireysel başvuruya özgü giderimdir; olağan yargılamanın yenilenmesi şartlarıyla özdeşleştirilemez. Bununla birlikte ihlal kararı her durumda beraat veya davanın kabulü anlamına gelmez. Örneğin tanık sorgulama eksikliği giderildikten sonra mahkeme delilleri yeniden değerlendirebilir. Erdal Sonduk kararında da ihlal sonucunun otomatik beraat anlamına gelmediği açıkça belirtilmiştir. [15, §§74–78]

Kabul edilemezlik, ihlal bulunmaması ve ihlal tespiti farklı sonuçlardır. Süre aşımı veya yolların tüketilmemesi nedeniyle verilen karar, şikâyetin esasının haklı bulunduğunu ya da haksız görüldüğünü tek başına göstermez. Esastan ihlal bulunmaması ise ilgili güvencenin somut olayda ihlal edilmediğine ilişkin değerlendirmedir. Dosyanın sonraki adımı belirlenirken kararın yalnız başlığı değil, bu ayrım da okunmalıdır.

Konunun ayrıntıları için aynı fiilden iki kez yargılanmama hakkı yazımıza da bakabilirsiniz.

Sonuç

Adil yargılanma hakkı, mahkemeye başvurmaktan kararın uygulanmasına kadar uzanan somut güvencelerden oluşur. Savunma, tanık sorgulama, delillere erişim ve gerekçeli karar şikâyetleri; hangi işlemin neden sorunlu olduğu ve bu sorunun yargılamaya nasıl yansıdığı gösterildiğinde değerlendirilebilir hâle gelir.

İlk yapılacak iş, dosyanın işlem ve süre çizelgesini çıkarmak; her ihlal iddiasını ilgili tutanak, dilekçe ve kararla eşleştirmektir. Ardından her şikâyet için doğru giderim yolu belirlenmelidir. Özellikle makul süre bakımından Tazminat Komisyonu yolu ile AYM'nin otuz günlük başvuru süresi birbirine karıştırılmamalıdır. Güçlü başvuru, çok sayıda karar sıralayan değil, doğru karardaki hukuki ölçütü kendi dosyasının olgularıyla ilişkilendiren başvurudur.

Sıkça Sorulan Sorular

Adil yargılanma hakkı yalnız ceza davalarında mı geçerlidir?

Hayır. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili hukuk davalarında ve bu kapsama giren idari uyuşmazlıklarda da uygulanır. Bununla birlikte AİHS'nin 6. maddesinin kapsamı, davanın yalnız adıyla belirlenmez; uyuşmazlığın niteliği ve korunan hak incelenir. Kapsam.

Davayı kaybetmek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini gösterir mi?

Tek başına göstermez. İncelenen mesele, sonucun başvurucunun lehine olup olmadığı kadar yargılamadaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığıdır. Mahkemenin belirleyici itirazları cevapsız bırakması veya savunmayı ciddi biçimde dezavantajlı duruma düşürmesi ayrıca değerlendirilir. Hakkın sınırları.

Her tanığın duruşmada dinlenmemesi ihlal midir?

Hayır. Tanığın neden dinlenmediği, beyanının hükümdeki ağırlığı ve savunmaya sağlanan dengeleyici imkânlar incelenir. Tanığın anlatımı belirleyiciyse sorgulama olanağının sağlanmaması daha ciddi bir sorun yaratabilir. Talebin hangi olguyu açıklığa kavuşturacağı da gösterilmelidir. Tanık sorgulama.

SEGBİS ile duruşmaya katılmak her durumda hukuka aykırı mıdır?

Hayır. Katılımın nedeni, duruşmada yapılan işlemler, kişinin talebi, iletişim kalitesi ve avukatla görüşme imkânı önemlidir. Fiziksel katılım talebinin reddi ile müdafi yardımının etkisiz kalması aynı başvuruda ayrı ayrı incelenebilir. SEGBİS değerlendirmesi.

Avukat atanmış olması savunma hakkının sağlandığı anlamına gelir mi?

Tek başına gelmez. Avukatla görüşme, dosya üzerinde çalışma, yeterli hazırlık ve gizli iletişim gibi imkânların fiilen kullanılabilmesi gerekir. Emre Kunt kararı, şeklen görevlendirme ile etkili hukuki yardım arasındaki farkı gösterir. Etkili müdafi yardımı.

Mahkeme bütün iddialara ayrıntılı cevap vermek zorunda mıdır?

Bütün ayrıntılara tek tek cevap verilmesi zorunlu değildir. Ancak sonucu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların neden kabul edilmediği anlaşılmalıdır. Kısa gerekçe her zaman yetersiz olmadığı gibi, uzun bir karar da her zaman yeterli gerekçe içermez. Gerekçeli karar.

Hâkim değişirse yargılamanın baştan yapılması gerekir mi?

Her değişiklik böyle bir sonuç doğurmaz. Özellikle tanıkların güvenilirliğinin belirleyici olduğu dosyalarda yeni heyetin delilleri nasıl değerlendirdiği ve eksikliği gideren güvencelerin sağlanıp sağlanmadığı önemlidir. Yeniden dinleme ihtiyacı somutlaştırılmalıdır. Heyet değişikliği.

Uzayan dava için doğrudan AYM'ye başvurulabilir mi?

Makul süre şikâyetinde güncel Tazminat Komisyonu yolu dikkate alınmalıdır. Bu yol tüketilmeden AYM'ye başvurulması kabul edilemezlik sonucunu doğurabilir. Aynı dosyadaki savunma veya gerekçeli karar şikâyetlerinin başvuru yolu ise ayrıca belirlenir. Güncel başvuru yolu.

Tazminat Komisyonuna başvuru süresi otuz gün müdür?

Kanun, süreç devam ederken müracaatı veya kesin sonucun öğrenilmesinden itibaren en geç bir ay içinde başvuruyu düzenler. Bir ay, otuz günle özdeş değildir. Haklı mazeret ve özel geçiş hükümleri ayrı değerlendirilmelidir. Komisyon süresi.

AYM'ye UYAP üzerinden başvuru yapılabilir mi?

Evet. Avukatlar, 1 Ekim 2025'ten itibaren UYAP Avukat Portalı üzerinden bireysel başvuru yapabilmektedir. Başvuru oluşturma, imzalama ve gönderme işlemleri tamamlanmalı; oluşan kayıt kontrol edilmelidir. Bu imkân sıradan e-postayla başvuru anlamına gelmez. AYM başvuru kanalı.

AYM süresi için tebligatın gelmesini beklemek doğru mudur?

Nihai karar daha önce öğrenilmişse beklemek süre kaybına yol açabilir. Özellikle UYAP üzerinden okuma kayıtları önem taşır. Tebligat ve öğrenme belgeleri birlikte değerlendirilerek somut dosyanın otuz günlük süresi hesaplanmalıdır. Öğrenme ve süre.

Bireysel başvuru infazı veya icrayı durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz. İlgili olağan usul yollarındaki geçici koruma imkânları ayrıca değerlendirilir. AYM'den tedbir isteniyorsa güncel İçtüzükteki ciddi tehlike koşulu somut bilgi ve belgelerle açıklanmalıdır. Tedbir.

AYM ihlal kararı verirse mutlaka beraat kararı çıkar mı?

Hayır. Usul ihlalinin giderilmesi için yeniden yargılama yapılabilir; deliller anayasal güvencelere uygun biçimde tekrar değerlendirilir. İhlal kararının gereği yerine getirildikten sonra benzer veya farklı bir esas kararına ulaşılması mümkündür. İhlal sonrası giderim.

Başvuruya hangi belgeler eklenmelidir?

Nihai karar ve öğrenme belgeleri yanında, her şikâyeti gösteren dilekçe, tutanak, rapor ve ara kararlar gerekir. Kullanılan kanun yolları ve verilen cevaplar da sunulmalıdır. Belgelerin kapsamı ihlal iddiasına göre belirlenir; çok sayıda ilgisiz ek, açıklanmamış bir iddiayı güçlendirmez. Belge tablosu.

Kaynakça

[1] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m.36–38, 40, 138, 141, 148 ve 153. Resmî metin.

[2] Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, özellikle m.6 ve 34–35. AİHM resmî metni.

[3] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.27–28, 36, 280–282 ve 334 vd. Adalet Bakanlığı mevzuat metni.

[4] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.24, 147, 149–154, 182, 188, 193, 196, 201, 206, 210, 217, 226 ve 230. Adalet Bakanlığı mevzuat metni.

[5] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m.17, 20, 24, 28 ve 31. Adalet Bakanlığı mevzuat metni.

[6] 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m.45–50. AYM resmî metni.

[7] Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü, özellikle m.59–64 ve 73; tedbir hükmünde 5.8.2025 tarihli değişiklik. Resmî metin.

[8] AYM, Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26.3.2013, §§18–26. Karar.

[9] AYM, Muammer Tatar, B. No: 2014/819, 9.6.2016, §§48–52. Karar.

[10] AYM, Tahir Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20.3.2014, §§58–68. Karar.

[11] AYM [GK], Sencer Başat ve diğerleri, B. No: 2013/7800, 18.6.2014, §§31–39 ve 55–72. Karar.

[12] AYM [GK], Şehrivan Çoban, B. No: 2017/22672, 6.2.2020, §§90–104. Karar.

[13] AYM, Mehmet Bozan Karayılan, B. No: 2021/55075, 23.10.2024, §§19–30. Karar.

[14] AYM, T.C., B. No: 2020/16404, 5.6.2024, §§15–23 ve karşıoy. Karar.

[15] AYM [GK], Erdal Sonduk, B. No: 2020/23093, 15.2.2024, §§43–78 ve karşıoylar. Karar.

[16] AYM, Vesim Parlak, B. No: 2012/1034, 20.3.2014, §§33–42. Karar.

[17] AYM, Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2.7.2013, §§39–61. Karar.

[18] AYM, Ahmet Kartalkuş, B. No: 2019/39635, 19.3.2024, §§24–40. Karar.

[19] AYM, Galip Şahin, B. No: 2015/6075, 11.6.2018, §§39–55. Karar.

[20] AYM, Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3.4.2014, §§36–54. Karar.

[21] AYM, Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7.11.2019, §§53–68. Karar.

[22] AYM, Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9.1.2014, §§20–27. Karar.

[23] 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun, özellikle m.2, 5, 5/A, 7 ve geçici m.2–3; 7499 sayılı Kanun değişiklikleri. Adalet Bakanlığı birleştirilmiş metni.

[24] AYM, “Bireysel Başvurular UYAP Avukat Portalı Üzerinden Alınmaya Başlandı”, 1.10.2025. Resmî duyuru.

[25] M. Nedim Bekri, “Gerekçeli Karar Hakkı”, Ankara Barosu Dergisi, 2014/3, s.203–228; özellikle s.209–211 ve 227. Makale ve künye.

[26] AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü, Guide on Article 6 — Right to a Fair Trial (Civil Limb), güncelleme: 28.2.2026; kapsam, mahkemeye erişim ve kararların uygulanması bölümleri. Resmî rehber.

[27] AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü, Guide on Article 6 — Right to a Fair Trial (Criminal Limb), güncelleme: 28.2.2026; suç isnadı ve usul güvenceleri bölümleri. Resmî rehber.

[28] AYM, bireysel başvuru formu ve hazırlama sayfası. Resmî başvuru sayfası.

[29] AYM [GK], Emre Kunt, B. No: 2019/5577, 8.3.2023, §§55–76. Karar.

[30] AYM, Hüseyin Aşkan, B. No: 2017/15649, 21.7.2020, §§20–29. Karar.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları