Yat veya tekne kazasında tazminat sorumluluğu yalnız dümeni kullanan kişiye ait değildir. Kaptanın kusuru, donatanın ve işletenin hukuki konumu, yolcu taşıma ilişkisi, kazanın nedeni ve sigorta teminatı birlikte değerlendirilir. Yaralanma, ölüm ve tekne hasarında uygulanacak hükümler aynı olmayabilir. İlk aşamada can güvenliği sağlanmalı; ardından deliller korunmalı, doğru sorumlular belirlenmeli ve her talebin süresi ayrı hesaplanmalıdır.
Bir gezi sırasında yolcunun düşmesi, iki teknenin çarpışması ve kiralanan yatın karaya oturması gündelik dilde aynı başlık altında anlatılır. Hukuken ise bunlar farklı sorumluluk ilişkileri doğurabilir. Bu yazı, Türkiye bakımından kazanın özel hukuk sonuçlarına odaklanır. Yabancı bayrak, yabancı taraf veya başka ülkede meydana gelen olay varsa uygulanacak hukuk ve milletlerarası yetki ayrıca incelenir; kazanın Türkiye ile bağlantısı her talebe kendiliğinden Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. Yabancı armatör ve sigortacıların Türkiye’deki ilk adımları için Türkiye’de gemi kazası sonrası hukuki süreç yazısına bakılabilir.
Kazanın türü hangi kuralların uygulanacağını belirler?
Türk Ticaret Kanunu’nun deniz ticareti hükümleri kural olarak ticaret gemilerini esas alır. Bununla birlikte TTK m.935/2-a, çatma, kurtarma, sorumluluğun sınırlandırılması ve gemiadamlarının kusurundan doğan donatan sorumluluğu gibi önemli hükümleri yalnız gezinti veya spor amacıyla kullanılan yatlara da genişletir. Bu nedenle özel kullanımda olan bir teknenin kazasında deniz ticareti hukukunun bütünüyle dışarıda kaldığı söylenemez. (TTK m.935, 1062 ve 1286 vd.)
İki veya daha fazla geminin çarpışması çatmadır. Bir teknenin hatalı manevrası ya da seyir kuralını ihlali, fiziksel temas olmadan başka teknede zarara yol açmışsa da TTK m.1286/2 gündeme gelebilir. Buna karşılık teknenin kendi başına kayalığa oturması veya yolcunun merdivenden düşmesi, sırf denizde gerçekleştiği için çatma sayılmaz. Böyle bir olayda taşıma sözleşmesi, kira ilişkisi, bakım borcu ve genel haksız fiil hükümleri araştırılır.
Olayın doğru sınıflandırılması ispat yükünü, sorumluluk sınırını, görevli mahkemeyi ve zamanaşımını etkiler. İlk bildirimde kesin hukuki nitelendirme yapmak yerine tarih, koordinat, hava ve deniz koşulları, hareketler, kişiler ve görülen hasar olgusal biçimde kaydedilmelidir. Daha sonra değişen anlatımların nedenini açıklamak zorlaşabilir.
Kaptan, malik, donatan ve kiralayan hangi durumda sorumlu olur?
Kaptanın kişisel kusuru ve donatanın sorumluluğu
Kaptanın gözcülük, güvenli sürat, rota, hava değerlendirmesi veya emniyetli manevra yükümlülüğünü kusuruyla ihlal etmesi kişisel sorumluluk doğurabilir. Ancak kaptanın olay sırasında görevini yerine getirirken üçüncü kişiye verdiği zarar bakımından TTK m.1062 uyarınca donatanın sorumluluğu da incelenir. Donatan, gerekli özeni gösterdiği için her olayda sorumluluktan kurtulacağını varsayamaz; bu düzenleme genel adam çalıştıran sorumluluğuyla birebir aynı değildir.
TTK m.1061’de donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan malik olarak tanımlanır. Başkasına ait gemiyi kendi adına aynı amaçla işleten kişi de üçüncü kişilerle ilişkilerinde donatan sayılabilir. Sicildeki malik, tekneyi fiilen işleten şirket ve kiralama bedelini tahsil eden kişi farklıysa bu sıfatlar belgeyle ayrıştırılmalıdır. Özel gezinti yatlarında ise TTK m.935’in genişletici hükmü ayrıca dikkate alınır.
Kaptanın işvereni adına hareket etmesi kendi kusurlu fiilinden doğan sorumluluğunu otomatik kaldırmaz. Buna karşılık kaptanın teknede bulunması da kazanın mutlaka onun hatasından kaynaklandığını kanıtlamaz. Bakım eksikliği, ani mekanik arıza, yanlış teknik bilgi veya başka teknenin hareketi kazaya etkili olabilir. Her kişi bakımından davranış ile zarar arasındaki bağ gösterilmelidir. Kaptan ve mürettebatın iş ilişkisi için yat kaptanı ve mürettebatın işçilik hakları yazısına bakılabilir.
Kiralama ve yönetim sözleşmeleri neden önemlidir?
Mürettebatsız kiralamada teknenin kullanım ve sevk düzeni kiracıya bırakılmış olabilir. Mürettebatlı kiralamada ise kaptan ve teknik yönetim işletmecinin kontrolünde kalabilir. Sözleşmenin adı kadar fiilî organizasyon da önemlidir: Personeli kim seçti, bakımı kim yaptırdı, rotaya kim karar verdi ve güvenlik talimatını kim verdi? Kiralama ilişkisinin ayrıntıları için yat kiralama sözleşmesi yazısına bakılabilir.
Malik ile yönetim şirketinin kendi aralarında sorumluluğu paylaşması, zarar gören üçüncü kişinin kanundan doğan haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Örneğin bakım giderinin malike ait olması ile bakımı takip etme borcunun yöneticiye bırakılması farklıdır. İç ilişkideki masraf paylaşımı ve rücu hükümleri, dış ilişkide kimin hangi sebeple sorumlu olduğunu belirleyen kurallarla birlikte okunur. Konunun ayrıntıları için yat yönetim sözleşmesi, yetki ve hesap verme yazısına bakılabilir.
Çatmada tekne hasarı ile bedensel zarar arasında nasıl fark vardır?
Çatma tek tarafın kusurundan doğmuşsa TTK m.1288 uyarınca o geminin donatanının sorumluluğu gündeme gelir. Her iki gemide de kusur varsa tekne ve eşya zararları yönünden TTK m.1289, kusurun ağırlığına göre paylaşım öngörür. Oran belirlenemiyorsa veya kusurlar eşitse eşit paylaşım uygulanır. Bu özel düzenlemede donatanların eşya zararları için üçüncü kişilere karşı sorumluluğu müteselsil değildir. Ticari gemilerin çatmasındaki kusur ve tazminat rejimi gemi çatmalarında kusur ve tazminat yazısında ayrıca incelenmiştir.
Ölüm, yaralanma veya sağlığın bozulmasında TTK m.1290 farklıdır: Ortak kusurlu çatmada donatanlar zarar görene karşı müteselsilen sorumlu tutulabilir. Kendi aralarındaki rücu ise kusurun ağırlığına göre değerlendirilir. Böylece aynı kazada bir yolcunun bedensel zarar talebiyle hasarlanan teknenin onarım talebinin muhatap ve paylaşım yöntemi farklılaşabilir.
Çatma umulmayan hâl veya mücbir sebepten kaynaklanmışsa yahut nedeni belirlenememişse TTK m.1287’deki sonuç ayrıca değerlendirilir. Fırtına bulunması tek başına kusursuzluk kanıtı değildir; uyarıların alınması, seyir kararının uygunluğu, bağlama ve kaçınma imkânları araştırılır. TTK m.1294 uyarınca çatmada kusur belirlenirken karineye dayanılmaz. “Büyük tekne çarptığı için tamamen kusurludur” veya “demirdeki tekne daima kusursuzdur” biçiminde otomatik sonuç kurulamaz.
Yolcu yaralanmasında taşıyanın sorumluluğu
Ticari gezi veya taşıma hizmetinde, şartları varsa TTK’nın deniz yoluyla yolcu taşıma hükümleri uygulanır. TTK m.1256, kanunda tanımlanan gemi kazasından doğan ölüm ve yaralanma ile gemi kazasından kaynaklanmayan bedensel zararı farklı düzenler. Çatma, alabora, karaya oturma, yangın veya kanundaki anlamıyla gemi arızası ile günlük bir dikkatsizlik sonucu düşme aynı ispat rejimine tabi olmayabilir.
Gemi kazası dışında gerçekleşen ölüm veya yaralanmada taşıyanın kusurunu ispat yükü kural olarak davacıdadır. Kanunda tanımlanan gemi kazalarında ise taşıyan yönünden daha ağır bir sorumluluk yapısı ve özel kurtuluş sebepleri vardır. Ancak olayın taşıma sırasında meydana geldiği ve zararın kapsamı yine ortaya konulmalıdır. Yolcu taşıma ilişkisinin kurulmadığı özel misafirlik gezisine bu hükümler doğrudan aktarılmaz.
TTK m.1256 ile m.1262–1263’teki kişi ve zarar türüne bağlı sınırlar, m.1267’deki sınırdan yararlanmanın kaybı ve genel deniz alacakları sınırlama rejimi birbirine karıştırılmamalıdır. Sınır tutarları her dosyada otomatik ödenecek tazminat değildir. Gerçek zarar, uygulanabilir sözleşme veya milletlerarası düzenleme, hesap birimi ve sınırdan yararlanma koşulları belirlenmeden sabit bir ödeme vaadi verilemez.
Yolcunun açık güvenlik talimatını ihlal etmesi veya tehlikeli davranışı, kazanın meydana gelmesine ya da zararın artmasına etkisi oranında değerlendirilebilir. Buna karşılık yolcuya yalnız bir sorumsuzluk formu imzalatılması, emredici güvenlik ve sorumluluk hükümlerinin etkisini ortadan kaldırmaz. Formun içeriği ve sözleşmedeki genel işlem şartları ayrıca denetlenir.
Yaralanma, ölüm ve tekne hasarında hangi zararlar istenebilir?
Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma
TBK m.54 çerçevesinde tedavi gideri, geçici kazanç kaybı, çalışma gücündeki azalmadan doğan kayıp ve ekonomik geleceğin sarsılması değerlendirilebilir. Tıbbi tanı ile kazanın bağlantısı, iyileşme süreci, kalıcı etkiler ve gerçek gelir durumu belgelendirilmelidir. Aynı giderin farklı başlıklarla iki kez istenmemesi gerekir; ileride doğabilecek zararlar için de somut tıbbi ve ekonomik dayanak aranır.
Ölüm hâlinde TBK m.53 kapsamında cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ilgili tedavi ve çalışma kayıpları ile destekten yoksun kalma zararı gündeme gelir. Destekten yoksun kalma, yalnız mirasçı olmaya bağlı bir hak değildir. Ölenin düzenli desteğinden yararlanan kişinin ilişkiyi ve destek beklentisini kanıtlaması önemlidir. Miras payı ile tazminat payı aynı yöntemle hesaplanmaz.
TBK m.56 uyarınca zarar görenin, ağır bedensel zarar veya ölümde yakınlarının manevi tazminat talebi de değerlendirilebilir. Bu talep için herkese uygulanan sabit bir tarife yoktur. Olayın ağırlığı, yakınlık ve diğer somut koşullar değerlendirilir. Sosyal güvenlik ödemeleri ve sigorta bedellerinin indirimi de ödeme türüne göre incelenir; bütün ödemeler otomatik olarak toplam zarardan düşülmez. (TBK m.53–56)
Tekne, donanım ve kullanım kaybı
Tekne zararında makul onarım gideri, kurtarma ve muhafaza için gerekli giderler, şartları varsa onarım sonrası kalan değer kaybı ve kullanım veya kazanç kaybı ayrı gösterilmelidir. Eski donanım yerine daha yüksek nitelikli yeni donanım takılması bütün yenileme bedelinin kazaya yüklenmesini haklı kılmaz. Önceki hasarlar, aşınma ve kazayla ilgisiz işler ayrılır.
Ticari kazanç kaybında yalnız günlük kira fiyatının teknenin kullanılamadığı gün sayısıyla çarpılması yeterli olmayabilir. Gerçek rezervasyonlar, sezon, makul onarım süresi, tasarruf edilen giderler ve zararı azaltma olanakları incelenir. Özel kullanılan teknede ise varsayımsal ticari kira gelirinin kaybedilmiş kazanç gibi sunulması doğru değildir. İkame tekne ihtiyacı veya kullanımdan yoksun kalmanın ekonomik sonucu somutlaştırılmalıdır. Bilirkişi hesabına itiraz için hukuk davasında bilirkişi raporuna itiraz yazısına bakılabilir.
İlk aşamada hangi deliller korunmalıdır?
Can kurtarma ve sağlık müdahalesi her türlü belge toplamanın önündedir. Güvenlik sağlandıktan sonra olayın saati, koordinatı, teknelerin kimliği, kaptan ve tanık bilgileri, hava durumu ve hasarın görünümü kaydedilmelidir. Kolluk, liman ve ilgili kurtarma birimlerinin kayıtlarına ulaşılması için başvurular zamanında yapılmalıdır. Tehlike doğurmadan çekilen fotoğraflarda yalnız hasar değil çevre, teknenin konumu ve seyir ortamı da görünmelidir.
- Mevcutsa AIS, GPS, harita çizici, kamera ve haberleşme kayıtlarının asılları korunmalı; cihaz saatindeki farklar not edilmelidir.
- Seyir jurnali, mürettebat listesi, yeterlik belgeleri, bakım kayıtları, taşıma veya kira sözleşmesi ve poliçeler birlikte toplanmalıdır.
- Yaralanmada ilk sağlık başvurusu, tanılar, tedavi belgeleri, iş göremezlik ve gelir kayıtları saklanmalıdır.
- Onarım zorunluysa önce teknik durum belgelenmeli; sökülen parçalar, teklifler, faturalar ve ödeme kayıtları muhafaza edilmelidir.
Bir eksper raporu alınması yararlıdır; ancak raporun hangi soruyu yanıtladığı belirleyicidir. Sigorta eksperinin hasar bedeli hesabı, bütün tarafların kusurunu kesinleştiren yargısal karar değildir. Acil delil tespitinde TTK m.1292’nin özel yetki ve bildirim kuralları uygulanır; bu maddeye göre tespit raporunda kusur oranları belirtilmez. Tespitin amacı sonradan kaybolabilecek olguları korumaktır, esas davayı peşinen sonuçlandırmak değildir. Dava öncesi delil tespitinin genel çerçevesi için delil tespiti yazısına bakılabilir.
Sigorta başvurusu ile tazminat davası nasıl birlikte yürütülür?
Teknenin kendi hasarını kapsayan sigorta ile üçüncü kişilere karşı sorumluluk sigortası farklıdır. Poliçede sigortalı kişi, kullanım amacı, coğrafi sınır, muafiyet, ihbar ve teminat dışı hâller okunmalıdır. Zarar görenin sorumluluk sigortacısına doğrudan talep imkânı TTK m.1478 ve uygulanabilir özel hükümler kapsamında değerlendirilir. Sigorta varlığı tek başına bütün zararların teminatta bulunduğunu göstermez. Teminat dışı hâller ve hasar talebinin reddi için yat sigortasında hasar talebinin reddi yazısına bakılabilir.
Sigortacı ödeme yaptığında halefiyet ve rücu ilişkisi ortaya çıkabilir. Hak sahibinin elinde kalan muafiyet, eksik ödeme veya teminat dışı zarar ile sigortacının devraldığı talep ayrıştırılır. Aynı zararın hem sigortacıdan hem sorumludan iki kez tahsili mümkün değildir. Ödeme karşılığında imzalanacak ibranamenin yalnız alınan bedeli mi, tüm kaza taleplerini mi kapsadığı özellikle kontrol edilmelidir.
Kurtarma ile olağan çekme hizmeti de aynı şey değildir. Tehlikedeki aracın kurtarılmasına ilişkin TTK m.1298 ve devamındaki şartlar, hizmetin sözleşmesi ve elde edilen sonuç incelenir. Acil durumda verilen talimat ve kabul edilen ücret koşulları kaydedilmeli; kurtarma giderinin kazaya neden olan kişiye yöneltilmesiyle kurtarana karşı doğan borç birbirinden ayrılmalıdır.
Ceza soruşturması, mahkeme ve süreler
Yaralanma veya ölüm ceza soruşturmasına konu olabilir. Bununla birlikte savcılığa başvuru, tazminat alacağını kendiliğinden tahsil etmez ve hukuk davasının bütün sürelerini otomatik olarak durdurmaz. TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi ceza hukukunun kusur ölçütleriyle, beraat kararıyla ve ceza hâkiminin zarar veya kusur değerlendirmesiyle aynı şekilde bağlı değildir. Kesinleşmiş ceza kararındaki maddi olguların etkisi ise ayrıca değerlendirilir; ceza dosyası bütünüyle önemsiz de sayılamaz.
TTK m.1297’de çatmaya dayanan tazminat istemleri için olaydan başlayan iki yıllık zamanaşımı, donatanlar arasındaki belirli rücu hakları için ödeme tarihinden başlayan bir yıl öngörülür. Buna karşılık TTK m.1270’in uygulandığı yolcu taşıma ilişkisinde ölüm ve bedensel zarar istemleri için on yıl; diğer taşıma alacakları için iki yıl düzenlenmiştir. Genel haksız fiilde TBK m.72’nin öğrenmeye bağlı iki yıllık ve fiile bağlı on yıllık süreleri ile daha uzun ceza zamanaşımı ihtimali ayrı incelenir. Milletlerarası sözleşme, yabancı hukuk veya özel sorumluluk sebebi uygulanıyorsa sonuç değişebilir. Talebin dayanağı ve süreyi kesen işlemler belirlenmeden bütün deniz kazaları için tek süre ilan edilmemelidir.
Deniz ticareti hükümlerinden doğan uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi ve deniz ticareti işlerine ilişkin görev dağılımı önemlidir. İş kazasında iş mahkemesi; tüketici ilişkisinde ise özel görev hükümleri ayrıca incelenir. Ticari para alacağı davalarında TTK m.5/A, tüketici uyuşmazlıklarında kendi istisnalarıyla özel arabuluculuk düzeni gündeme gelebilir. Acil delil tespiti ve geçici hukuki koruma ihtiyacı, esas davanın hazırlığıyla birlikte ele alınmalıdır. Teknenin ihtiyati haczi için geminin ve yatın ihtiyati haczi yazısına bakılabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.03.2023 tarihli, E.2022/1944, K.2023/1919 kararında, feribot ile küçük tekne arasındaki kazadan doğan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat hükmü onanmıştır. Karar, kaptanın görev sırasındaki kusuru bakımından donatan sorumluluğunu vurgular. Olay 2012’de, 6102 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce gerçekleştiği için eski TTK hükümleri uygulanmıştır. Bu kararın kusur oranları veya tazminat tutarları başka kazalara taşınamaz; güncel hukuki dayanak ayrıca kurulmalıdır.
Sonuç
Yat kazasında güçlü bir talep dosyası, kazanın türünü ve tarafların gerçek sıfatlarını belirlemekle başlar. Tekne hasarı ile bedensel zarar ayrılmalı; kusur, nedensellik ve zarar kalemleri uygun delillerle kurulmalıdır. Sigorta işlemleri sürerken zamanaşımı ve delil kaybı riski izlenmeli, özellikle toplu ibra veya uzlaşma öncesinde hangi hakkın sona ereceği açıklığa kavuşturulmalıdır. Somut olayın belgeleri üzerinden yapılacak hukuki ve teknik değerlendirme, doğru başvuru yolunun seçilmesini sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaza yaptığım tekne özel kullanımda ise TTK uygulanmaz mı?
Uygulanabilir. TTK m.935, çatma ve bazı sorumluluk hükümlerini özel gezinti ve spor yatlarına da genişletir. Ancak bütün deniz ticareti hükümleri ayrım yapılmadan uygulanmaz; kazanın ve talebin niteliği belirlenir. Ayrıntı: Kazanın türü hangi kuralların uygulanacağını belirler?.
Yalnız kaptana dava açmak yeterli midir?
Her zaman yeterli değildir. Donatan, taşıyan veya başka bir sorumlunun da talebin muhatabı olması gerekebilir. Malik, işletmeci ve kaptanın sıfatları, kusurları ve sözleşmeler birlikte incelenmelidir. Ayrıntı: Kaptan, malik, donatan ve kiralayan hangi durumda sorumlu olur?.
Yaralanma ile tekne hasarında sorumluluk aynı oranda mı paylaşılır?
Ortak kusurlu çatmada aynı yöntem uygulanmaz. TTK m.1289’da eşya zararı bakımından oranlı sorumluluk; m.1290’da bedensel zarar bakımından müteselsil sorumluluk düzenlenmiştir. İç ilişkide rücu ayrıca hesaplanır. Ayrıntı: Çatmada tekne hasarı ile bedensel zarar arasında nasıl fark vardır?.
Ceza davası bitmeden tazminat istenebilir mi?
Kural olarak mümkündür. Ceza dosyasının hukuk yargılamasına etkisi ayrıca değerlendirilir. Ceza sürecinin devam etmesi, tazminat başvurularının bütün sürelerini kendiliğinden korumaz. Ayrıntı: Ceza soruşturması, mahkeme ve süreler.
Onarıma başlamadan mahkemeden tespit almak zorunlu mudur?
Her olayda zorunlu değildir; fakat hasarın kaybolması veya nedenin tartışmalı olması hâlinde önemlidir. Acil güvenlik ve zararı azaltma önlemleri geciktirilmeden, mümkün olan teknik kayıtlar ve parçalar korunmalıdır. Ayrıntı: İlk aşamada hangi deliller korunmalıdır?.
Sigorta ödemesini alınca başka talebim kalmaz mı?
Otomatik olarak sona ermez. Ödenmeyen zarar ile imzalanan ibra veya uzlaşmanın kapsamı incelenir. Sigortacının halef olduğu bölümde ise mükerrer tahsilat yapılamaz. Ayrıntı: Sigorta başvurusu ile tazminat davası nasıl birlikte yürütülür?.
Kaynakça
1 — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Özellikle m.5/A, 935, 1061–1063, 1247 vd., 1256, 1262–1267, 1286–1298, 1328 vd., 1472 ve 1478. Ticaret Bakanlığı resmî kanun nüshası. Tarihli derleme, kullanılan hükümler bakımından incelenmiştir.
2 — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: Özellikle m.49–56, 60–62, 72, 74, 112 ve 115. TBMM kabul metni. Kabul metni, bütün değişiklikleri içeren güncel derleme olarak kullanılmamıştır.
3 — Yargıtay 11. Hukuk Dairesi: 29.03.2023, E.2022/1944, K.2023/1919. Karar tam metni erişim kaydı. Eski kanun dönemindeki kazaya ilişkin onama kararı; tam metin incelenmiştir.
4 — Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı: Dava şartı arabuluculuk ve uyuşmazlık türleri hakkında resmî açıklamalar. Kanun hükümleri ile kurum açıklaması ayrı değerlendirilmiştir. Kaynak kontrolü: 13–14.10.2026.