CCF silme kararı tam olarak neyi ortadan kaldırır?
CCF, INTERPOL bünyesinde işlenen kişisel verilerin INTERPOL Anayasası ve Veri İşleme Kurallarıyla uyumunu denetleyen bağımsız organdır. Düzeltme veya silme talebi kabul edildiğinde karar, INTERPOL sistemi içindeki veriye ilişkindir.
Silme kararı kural olarak;
- Kırmızı Bültenin INTERPOL sisteminde yayımlanmasına,
- Diffüzyonun INTERPOL veri tabanında işlenmesine,
- İlgili INTERPOL verisinin üye ülkelere INTERPOL kanalıyla erişilebilir tutulmasına
son verir veya kararın kapsamına göre verinin düzeltilmesini sağlar.
INTERPOL bildirimleri, CCF denetimi ve iade sürecinin genel çerçevesi için İnterpol ve Kırmızı Bülten Nedir? rehberimize bakılabilir.
CCF kararı yabancı mahkeme kararını iptal eder mi?
Hayır. CCF;
- Kaynak ülkenin mahkemesi değildir.
- Ulusal yakalama emrini iptal edemez.
- Ceza soruşturmasını veya kovuşturmasını sona erdietmez.
- Mahkûmiyet hükmünü kaldıramaz.
- İade dosyası hakkında ulusal mahkeme yerine karar veremez.
- Üye ülkenin göç, sınır veya millî güvenlik kaydını doğrudan silemez.
Bu nedenle INTERPOL kaydı silinmiş olsa bile kaynak ülkedeki yakalama emri yürürlükte kalabilir. Kaynak ülke ikili adlî yardımlaşma, doğrudan iade talebi veya başka bölgesel sistemler üzerinden işlem yapmayı sürdürebilir.
CCF kararının ulusal makamlar bakımından hiç etkisi yok mudur?
Vardır. CCF kararı, INTERPOL verisinin örgüt kurallarıyla uyumsuz bulunduğunu veya artık işlenemeyeceğini gösteren güçlü ve resmî bir belgedir. Ulusal makamlar özellikle kararın dayandığı;
- Siyasî nitelik (INTERPOL Anayasası m. 3),
- İnsan hakları ihlali (INTERPOL Anayasası m. 2 / AİHS m. 3),
- Veri doğruluğu veya güncellik sorunu,
- Geçerli yakalama emri bulunmaması,
- Beraat, düşme, zamanaşımı veya infaz,
- Kimlik karışıklığı,
- Gereklilik ve orantılılık eksikliği
gibi nedenleri kendi kayıtları bakımından değerlendirmek zorundadır. Ancak CCF kararı, ulusal kaydın kaldırılması için gerekli başvurunun yerine geçmez.
2026 yılında CCF başvuruları nasıl yapılır?
INTERPOL’ün güncel açıklamasına göre 26 Mart 2026 saat 10.00 CET’ten itibaren yeni CCF başvuruları güvenli çevrim içi portal üzerinden yapılır. E-posta ve posta, CCF Çalışma Kuralları m.25/2 kapsamındaki istisnai durumlar dışında yeni başvuru kanalı değildir. Daha önce açılmış dosyalarda iletişim başlangıçta eski usulle sürebilir; portal geçişi yapılırsa ilgili kişiye bildirilir.
Portal; veriye erişim, düzeltme veya silme talepleri ile uygun koşullardaki kararın yeniden incelenmesi başvurularında kullanılır. Kimlik, temsil yetkisi, talebin kapsamı ve deliller düzenli sunulmalıdır. CCF’nin kendi inceleme faaliyeti için başvuru ücreti almaması, tercüme, temsil veya ulusal yargı süreçlerinin de ücretsiz olduğu anlamına gelmez.
CCF başvurusu yapılmış olması ulusal yakalama, iade veya sınır dışı işlemini otomatik durdurmaz. Geçici önlem gereksinimi varsa ilgili ulusal merci ve CCF’nin kendi yetkisi ayrı değerlendirilir. Gizlilik de mutlak bilgi paylaşmama garantisi gibi sunulmamalıdır: CCF gerekli inceleme için ilgili birimlerle bilgi alışverişi yapabilir. Özellikle gizli tutulması istenen bilgi açıkça belirtilmeli; bunun incelemeye etkisi gözetilmelidir.
Neden kayıtlar otomatik olarak temizlenmez?
Uluslararası ve ulusal sistemler tek bir merkezi veri tabanı değildir. Aynı kişiyle ilgili bilgi farklı hukukî amaçlarla farklı kurumlarda tutulabilir.
Örneğin;
- INTERPOL verisi uluslararası polis iş birliği amacıyla,
- Ulusal yakalama emri ceza muhakemesi amacıyla,
- İade kaydı (6706 s.K.) uluslararası adlî iş birliği amacıyla,
- Tahdit kodu (G-87, N-82 vb.) sınır ve göç yönetimi amacıyla,
- SIS uyarısı Schengen hukukundaki belirli amaçlarla,
- Banka risk kaydı suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi (MASAK) ve müşteri risk yönetimi amacıyla
işlenebilir.
Bu kayıtların veri sorumlusu, hukukî dayanağı, saklama süresi, erişim yetkisi ve itiraz mercii farklıdır. Bir sistemdeki silme, diğer sistemin hukukî temelini kendiliğinden sona erdirmez.
Türkiye’ye giriş yasağı ve tahdit kayıtlarının incelenmesi için Tahdit Kodu Nedir? Türkiye’ye Giriş Yasağı ve Kodun Kaldırılması yazımıza bakılabilir. Ceza dosyasının sonucunun tahdit kaydına etkisi beraat ve takipsizlik tahdit kodunu kaldırır mı yazısında incelenmiştir.
Silme kararı ulusal sistemlere nasıl yansır?
INTERPOL’ün resmî uyum açıklaması, silinen Kırmızı Bültenlerin örgüt veri tabanından kaldırıldığını ve üye ülkelere bildirim yapıldığını belirtir. CCF silme kararları bakımından da ulusal veri tabanlarının güncellenmesini isteyen bildirimler gönderilir. Bununla birlikte kaynak ülke kişiyi kendi ulusal arananlar listesinde tutabilir; INTERPOL dışındaki ikili veya bölgesel kanallar ayrı hukuki inceleme gerektirir.
Bu nedenle iki durum ayrılmalıdır. Birincisi, silinen uluslararası kaydın eski kopyasının ulusal sistemde hâlâ aktifmiş gibi görünmesidir. İkincisi, aynı kişiye ilişkin farklı ve bağımsız bir ulusal kararın bulunmasıdır. İlkinde veri doğruluğu ve güncelleme sorunu öne çıkar; ikincisinde ulusal kararın kaldırılması için esasa ve usule ilişkin ayrı başvuru gerekir.
Uygulamanın teyidi için silme veya güncelleme yazısı, dosya numarası, karar tarihi ve kapsamı saklanır. Bir ülkeye seyahat sırasında sorun sürüyorsa olayın tarihi, makamı, tutanağı ve hangi kayda dayanıldığı mümkün olduğu ölçüde belirlenir. INTERPOL’ün resmî açıklamasına göre ilgili ülkeye silmenin ve ulusal kayıtların güncellenmesi gereğinin hatırlatılması gündeme gelebilir. Bu süreç bütün ülkeler için aynı anda temiz kayıt belgesi üretmez.
Silme sonrasında ilk yapılması gereken kayıt envanteridir
Kişinin “bütün kayıtlarının temizlenmesi” şeklindeki genel talebi uygulamada yetersiz kalabilir. Önce somut kayıt haritası oluşturulmalıdır.
| Kayıt katmanı | Muhtemel kayıt sahibi veya yetkili makam | CCF silme kararının doğrudan etkisi |
|---|---|---|
| INTERPOL Kırmızı Bülteni/diffüzyonu | INTERPOL Genel Sekreterliği ve ilgili NCB | Doğrudan |
| Kaynak ülke yakalama emri | Kaynak ülke savcılığı veya mahkemesi | Yok |
| Türkiye’de yakalama veya adlî kontrol kararı | Türk savcılığı veya mahkemesi | Yok |
| İade ve geçici tutuklama dosyası (6706 s.K.) | Adalet Bakanlığı, savcılık ve görevli Ağır Ceza / BAM | Otomatik değil |
| UYAP kaydı | Kaydı oluşturan adlî merci ve Adalet Bakanlığı sistemi | Otomatik değil |
| Kolluk sorgu/aranma kaydı (GBT/KİHBİ) | İçişleri Bakanlığı, EGM, Jandarma | Otomatik değil |
| Tahdit kodu (G-87 / N-82) / Giriş yasağı | Göç İdaresi Başkanlığı ve il göç idaresi | Otomatik değil |
| GöçNet dosyası | Göç İdaresi Başkanlığı ve il göç idaresi | Otomatik değil |
| SIS uyarısı | Uyarıyı giren Schengen devleti | Yok |
| Vize/konsolosluk kaydı | İlgili devletin konsolosluk ve göç makamları | Yok |
| Özel sektör risk kaydı | Banka, havayolu, veri sağlayıcısı veya iş ortağı | Yok |
Temel sonuç: Düzeltme stratejisi kayıt adına değil, kaydı oluşturan karar ve yetkili makama göre kurulmalıdır.
Hangi kayıt hangi makamda incelenir?
| Kayıt veya işlem | İncelemenin odağı | Başvurunun genel yönü |
|---|---|---|
| INTERPOL verisi | CCF veya Genel Sekreterlik kararının kapsamı | INTERPOL sistemi ve uygulama teyidi |
| Kaynak ülke yakalama kararı | Ceza dosyası ve kararın güncel geçerliliği | O ülkenin yetkili adli makamı |
| Türkiye’de yakalama veya tutuklama | Yerel karar, dosya ve infaz durumu | İlgili savcılık veya mahkeme |
| İade dosyası | 6706 sayılı Kanun ve uygulanabilir sözleşme | İade dosyasındaki adli merciler ve merkezî makam |
| UYAP veya kolluk kaydı | Kaynak karar ve aktif kayıt uyumu | Kaydı oluşturan veya güncelleyen yetkili birim |
| Tahdit ve giriş yasağı | İdari işlemin sebebi, süresi ve kişisel dayanakları | Yetkili göç idaresi ve gerektiğinde idari yargı |
| GÖÇ-NET ve ikamet kaydı | Statü, dayanak karar ve güncellik | İlgili göç idaresi işlemi ve kayıt düzeltme süreci |
| SIS kaydı | Kaydı giren devlet ve alarmın türü | İlgili ulusal merci, veri koruma ve yargı yolları |
| Banka veya özel veri sağlayıcı | Kullanılan bilginin kaynağı ve güncelliği | Veri sorumlusu ve uygulanabilir başvuru yolu |
Bu tablo makamların görevini genel olarak gösterir. Somut görev ve yetki, kaydın hukuki niteliğine göre belirlenir. Aynı kuruma gönderilen tek dilekçeyle bütün ceza, göç ve özel sektör kayıtlarının silinmesi beklenmemelidir. Kişinin daha önce kullandığı adlar, farklı alfabe yazımları, eski pasaportları ve doğum tarihi farklılıkları eşleştirme tablosunda gösterilebilir.
CCF kararının kapsamı nasıl incelenmelidir?
Her CCF kararı aynı gerekçeye dayanmaz. Kararın tam metni veya açıklanabilen bölümü şu sorular yönünden okunmalıdır:
- Silinen veri Kırmızı Bülten mi, diffüzyon mu, yoksa başka bir kayıt mı?
- Karar yalnız belirli bir dosya veya isnatla mı sınırlıdır?
- Silme, INTERPOL Anayasası madde 3’teki siyasî, askerî, dinî veya ırksal faaliyet yasağına mı dayanmaktadır?
- İnsan hakları, mültecilik veya geri gönderme riski (m. 2) değerlendirilmiş midir?
- Geçerli ulusal yakalama kararı bulunmadığı mı tespit edilmiştir?
- Veri yanlış, yetersiz veya güncelliğini yitirmiş midir?
- Kararda kaynak ülkenin yeni veri sunması hâlinde yeniden işlem ihtimali var mıdır?
- Karar tarihi ve dosya referansı nedir?
Ulusal makama sunulan dilekçede yalnız “INTERPOL kaydı silindi” denilmemeli; silme gerekçesinin ulusal kaydın hukukî dayanağını neden zayıflattığı veya ortadan kaldırdığı açıklanmalıdır.
INTERPOL sistemindeki silmenin uygulandığı nasıl teyit edilir?
CCF kararı alındıktan sonra kamuya açık arama ekranında adın görünmemesi tek başına yeterli teyit değildir; kayıt baştan beri kamuya kapalı olabilir.
Teyit için;
- CCF kararının bildirim tarihi ve dosya numarası saklanmalı,
- Kararın verinin silindiğini mi, düzeltilmesini mi, yoksa erişimin sınırlandırılmasını mı öngördüğü belirlenmeli,
- Gerekirse CCF nezdinde kararın uygulanmasına ilişkin yazışma yapılmalı,
- Kaynak NCB’nin aynı olgularla yeni veya farklı kayıt oluşturup oluşturmadığı izlenmeli,
- Yeni başvuru gerekirse önceki CCF kararı mutlaka sunulmalıdır.
Silme kararı sonrası “kayıt yoktur” içerikli sahte veya yetkisiz belgeler düzenleyen kişilerden hizmet alınmamalıdır. Resmî CCF kararı dışında özel kuruluşların verdiği “INTERPOL temiz belgesi” hukukî güvence sağlamaz.
Kaynak ülkedeki ulusal yakalama emri nasıl kaldırılır?
Ulusal yakalama emri, onu veren ülkenin ceza muhakemesi hukukuna tabidir. CCF kararı bu emri iptal etmediğinden, kaynak ülkede ayrı çalışma gerekir.
Hangi merciye başvurulur?
Somut sisteme göre;
- Yakalama emrini veren mahkeme,
- Soruşturmayı yürüten savcılık,
- Kararı denetleyen üst mahkeme,
- İnfaz makamı,
- Kaynak ülkenin NCB’si veya adalet bakanlığı
nezdinde işlem gerekebilir.
Hangi gerekçeler ileri sürülebilir?
- Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı,
- Davanın düşmesi veya zamanaşımı,
- Cezanın tamamen infaz edilmesi,
- Yakalama emrinin usulsüz veya yetkisiz verilmesi,
- Gıyabî karar nedeniyle savunma ve yeniden yargılanma güvencesi,
- Kimlik karışıklığı,
- Aynı fiil nedeniyle kesin hüküm,
- Suç vasfının iade veya uluslararası aramaya elverişli olmaması,
- Ölçülülük ve güncellik eksikliği.
CCF’nin siyasî nitelik (m. 3) nedeniyle verdiği karar, kaynak ülke mahkemesinde ulusal yakalama emrini otomatik geçersiz hâle getirmeyebilir. Buna rağmen uluslararası dolaşıma sokulan kaydın tarafsızlığı ve meşru amacı bakımından güçlü destek sağlar.
Kaynak ülke emri kaldırılırsa ne yapılmalıdır?
Kararın kaldırıldığına ilişkin kesin ve doğrulanabilir belge;
- Kaynak ülke NCB’sine,
- INTERPOL’e veya CCF’ye gerekli güncelleme için,
- Türkiye’deki Adalet Bakanlığı ve ilgili adlî mercilere,
- Göç ve sınır makamlarına,
- Varsa SIS uyarısını giren ülkeye
uygun tercüme, apostil veya tasdik şartları gözetilerek sunulmalıdır.
Türkiye’de ulusal yakalama kararı ve UYAP kayıtları nasıl düzeltilir?
Türkiye’de mahkeme ya da savcılık tarafından verilmiş yakalama emri, CCF kararıyla kendiliğinden kalkmaz. Emrin dayanağı Türk ceza dosyasıysa, ilgili soruşturma veya kovuşturma merciine başvurulmalıdır.
UYAP kaydındaki yakalama emri için doğru yol nedir?
UYAP, adlî kararların işlendiği sistemdir; hukuken geçerli yakalama emrini teknik bir veri düzeltme talebiyle silmek mümkün değildir. Önce emrin kaldırılmasını gerektiren adlî karar alınmalıdır.
İşlem sırası kural olarak şöyledir:
- Yakalama emrini veren dosya ve merci tespit edilir.
- Emrin hukuken devam edip etmediği araştırılır.
- Yetkili savcılık veya mahkemeden yakalama emrinin kaldırılması talep edilir.
- Kaldırma kararı UYAP’a işlenir.
- Kararın kolluk ve sınır sistemlerine iletildiği kontrol edilir.
- Gecikme veya teknik uyumsuzluk varsa kararı veren merci ve sistem sorumlularına yazılı başvuru yapılır.
Önemli ayrım: Adlî kararın kaldırılması ile sistemdeki yanlış veya eski verinin teknik olarak düzeltilmesi iki ayrı aşamadır. Geçerli karar kaldırılmadan yalnız veri silme talep edilemez; karar kaldırıldıktan sonra eski kaydın işlem doğurmaya devam etmesi de kabul edilemez.
Yakalama kararı kaldırıldığı hâlde sınırda görünüyorsa ne yapılmalıdır?
- Kaldırma kararının onaylı örneği ve UYAP evrak doğrulama bilgisi hazır tutulmalıdır.
- Kaydın hangi sistemde, hangi dosya numarasıyla göründüğü tutanakla belirlenmeye çalışılmalıdır.
- İşlemi yapan kolluk biriminden savcılık veya mahkeme teyidi istenmelidir.
- Haksız özgürlük kısıtlaması varsa tutanak, saat, görevli birim, uçuş kaybı ve masraflar belgelenmelidir.
- Anayasa m. 19 ve CMK m. 141 uyarınca haksız tutuklama/yakalama tazminatı hakları değerlendirilmelidir.
Kişinin yalnız telefonundaki ekran görüntüsüne dayanması yerine, doğrulanabilir ve resmî karar örneği bulundurması daha güvenlidir.
Kolluk sorgu ve aranma kayıtları (GBT / KİHBİ) ve AYM İçtihatları
Uygulamada “GBT kaydı” veya “KİHBİ kaydı” şeklinde genel ifadeler kullanılmaktadır. Ancak kolluk ekranında görülen her bilgi aynı türde değildir. Kayıt;
- Adlî yakalama emri,
- Kayıp kişi veya kimlik bildirimi,
- Göç tahdidi (G-87, N-82 vb.),
- Giriş yasağı,
- İade/INTERPOL bağlantılı uyarı,
- Güvenlik veya istihbarat değerlendirmesi,
- Eski fakat henüz güncellenmemiş teknik veri
olabilir.
Anayasa Mahkemesi'nin GBT / Kişisel Veri İhlal İçtihatları
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun Fatih Saraman (B. No: 2014/7256, 27/02/2019) kararında vurgulandığı üzere; kişi hakkında yürütülen ceza soruşturması beraat, takipsizlik veya zamanaşımı ile sonuçlanmasına ya da idarî dayanağı ortadan kalkmasına rağmen, bu bilgilerin kolluk ve güvenlik sistemlerinde (GBT/KİHBİ) süresiz ve kontrolsüz biçimde tutulmaya devam edilmesi Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan Kişisel Verilerin Korunması ve Özel Hayata Saygı Hakkının ihlalini oluşturur.
Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi’nin Samira Alakbarova (B. No: 2018/19302, 22/02/2022) kararında, INTERPOL Kırmızı Bültenine dayanılarak uygulanan hürriyet kısıtlamalarının ve adlî kontrol tedbirlerinin yargısal denetiminin makul süre ve somut olgu standartlarına dayanması gerektiği içtihat edilmiştir.
Kolluk kaydının güncellenmesi için ne yapılmalıdır?
- Kaydı oluşturan makam ve dayanak karar belirlenmelidir.
- CCF silme kararı, UYAP kaldırma kararı ve beraat/takipsizlik evrakı İçişleri Bakanlığı EGM / Jandarma Genel Komutanlığı Bilgi Toplama Daire Başkanlığına sunulmalıdır.
- Kolluk birimi kaydı pasife almada direnirse, Anayasa m. 20 ve AYM içtihatları çerçevesinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.
Türkiye’de iade ve geçici tutuklama kayıtları nasıl düzeltilir? (6706 s.K.)
INTERPOL kaydı silinse bile daha önce Türkiye’ye iletilmiş bir iade talebi veya doğrudan diplomatik/adlî talep bulunabilir. 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu kapsamındaki süreç, INTERPOL veri işlemesinden ayrı yürür.
Devam eden iade dosyasında yapılması gerekenler
CCF kararı;
- Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne,
- İlgili Cumhuriyet başsavcılığına,
- Geçici tutuklama veya iade incelemesini yapan Ağır Ceza Mahkemesine veya BAM Ceza Dairesine
sunulmalıdır.
6706 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca, CCF kararının kaydın siyasî nitelikte (m. 3) olduğunu veya insan hakları ihlali riski taşıdığını (m. 2) tespit etmiş olması, Türk mahkemesi nezdinde "İadenin Kabule Değer Olmadığına" karar verilmesinde belirleyici delil oluşturur.
İade dosyası kapanırsa kayıtlar otomatik temizlenir mi?
Her zaman değil. İade talebinin reddi, geri çekilmesi veya dosyanın kapanması sonrasında;
- Geçici tutuklama ve adlî kontrol kararlarının kaldırıldığı,
- Yakalama müzekkerelerinin iade edildiği,
- UYAP dosyasının doğru statüyle kapandığı,
- Kolluk uyarılarının güncellendiği,
- Göç makamlarının kapanış kararından haberdar edildiği
ayrıca kontrol edilmelidir.
İade reddinin belge eksikliği, zamanaşımı, siyasî suç, vatandaşlık, aynı fiil nedeniyle kesin hüküm veya işkence riski gibi hangi gerekçeye dayandığı; ulusal kayıtların devam edip edemeyeceği bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.
Tahdit kodları (G-87 / N-82) ve Danıştay 10. Dairesi İptal İçtihatları
“Tahdit kodu”, yabancı hakkında sınır, giriş, kalış, sınır dışı veya güvenlik işlemlerinde kullanılan idarî kayıtların uygulamadaki genel adıdır. INTERPOL kaydı tespit edildiğinde Göç İdaresi Başkanlığı tarafından genellikle G-87 (Genel Güvenlik Açısından Tehlike) veya N-82 (Türkiye'ye Girişi Ön İzne Bağlı Yabancılar) kodu girilmektedir. N-82 ve N-99 kayıtlarının ön izin boyutu N-82 ve N-99 tahdit kodlarında ön izin ve meşruhatlı vize yazısında anlatılmıştır.
CCF kararı tahdit kodunu kaldırır mı?
Hayır. Tahdit kodu Göç İdaresi veya ilgili ulusal makamın kaydıdır. CCF kararı ise INTERPOL sistemindeki veriye ilişkindir. Bununla birlikte tahdit yalnız silinen INTERPOL verisine dayanıyorsa, dayanak ortadan kalktığından kodun kaldırılması veya yeniden değerlendirilmesi istenebilir.
Danıştay 10. Dairesi ve Bölge İdare Mahkemeleri (BİM) İptal Kararları
Danıştay 10. Dairesi’nin yerleşik kararlarında (Örn. Danıştay 10. D., E. 2021/4120, K. 2022/1845) ve BİM Bölge İdare Mahkemesi kararlarında vurgulandığı üzere:
- İdarenin yabancılar hakkındaki tahdit kodlama yetkisi mutlak ve sınırsız değildir.
- Somut, hukuken geçerli, teyit edilebilir bilgi ve belgelere dayanmayan; sırf harici duyum veya dayanağı çökmüş INTERPOL uyarısına dayanarak tesis edilen G-87 ve N-82 tahdit kodları sakattır.
- INTERPOL kaydı CCF tarafından silinen veya ceza dosyasında takipsizlik/beraat alan yabancının tahdit kodunun kaldırılması talebinin reddi hukuka aykırıdır.
İdare mahkemesinde açılacak iptal davasında (İYUK m. 7 uyarınca 60 gün içinde), İYUK m. 27 uyarınca Yürütmenin Durdurulması (YD) talep edilmeli; idarenin somut ceza dosyasını ve dayanak delilleri mahkemeye sunması zorunlu tutulmalıdır.
Türkiye’ye giriş yasağı nasıl kaldırılır veya düzeltilir?
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından Türkiye’ye girişi sakıncalı görülen yabancılar hakkında giriş yasağı uygulanabilir. Giriş yasağı, INTERPOL kaydından ayrı bir idarî işlemdir.
Silinen kayıt giriş yasağının tek dayanağıysa
CCF kararı ve varsa ulusal yakalama emrinin kaldırılması;
- Giriş yasağının sebep unsurunun ortadan kalktığını,
- Güncel risk değerlendirmesi yapılması gerektiğini,
- Eski ve yanlış veriye dayalı işlemin sürdürülmesinin ölçüsüz olduğunu
göstermek için kullanılabilir.
Başka bağımsız gerekçe varsa
İdare;
- Vize veya ikamet ihlali,
- Sınır dışı kararı,
- Sahte belge,
- Kamu düzenine ilişkin başka somut olgular,
- Yabancının Türkiye’deki davranışları
gibi bağımsız bir gerekçeye dayanıyorsa, INTERPOL kaydının silinmesi giriş yasağını tek başına sona erdirmeyebilir. Her gerekçe ayrı incelenmelidir.
Meşruhatlı vize veya özel izin kalıcı çözüm müdür?
Belirli durumlarda giriş yasağı bulunan yabancının özel meşruhatlı vize veya izinle giriş imkânı değerlendirilebilir. Ancak bu, giriş yasağının veri tabanından kaldırıldığı anlamına gelmez. Kalıcı çözüm için yasağın dayanağına karşı ayrıca başvuru veya dava gerekebilir.
GöçNet ve göç dosyasındaki veriler nasıl düzeltilir?
GöçNet, yabancılar ve uluslararası koruma işlemlerinde kullanılan idari bilgi sistemidir. Bir kişinin dosyasında;
- İkamet başvuruları,
- Uluslararası koruma süreci,
- Sınır dışı ve idarî gözetim işlemleri,
- Giriş yasağı veya tahdit bilgileri,
- Kimlik ve seyahat belgesi bilgileri,
- Güvenlik veya adlî makam bildirimleri
yer alabilir.
Hangi makama başvurulur?
Somut kayda göre İl Göç İdaresi Müdürlüğü, Göç İdaresi Başkanlığı veya işlemi tesis eden başka yetkili makam muhatap alınır. Başvuruda;
- Hangi verinin yanlış veya güncel olmadığı,
- Doğru bilginin ne olduğu,
- CCF kararının hangi bölümüyle bağlantı kurulduğu,
- Yanlış verinin hangi güncel işleme yol açtığı,
- Silme mi, düzeltme mi, şerh mi, yeniden değerlendirme mi istendiği
açıkça gösterilmelidir.
Eski bilgi tamamen silinir mi, yoksa güncellenir mi?
Her durumda fiziksel silme mümkün veya hukuken gerekli olmayabilir. İdarenin işlem geçmişini saklama yükümlülüğü bulunabilir. Ancak;
- Eski kaydın güncel ve aktif risk gibi görünmemesi,
- Sonraki beraat, kaldırma veya CCF kararının dosyaya işlenmesi,
- Yanlış verinin düzeltilmesi,
- Artık gerekli olmayan verinin erişim ve kullanımının sınırlandırılması,
- Hukukî saklama süresi dolan verinin silinmesi veya anonimleştirilmesi
gerekebilir.
Hedef yalnız geçmişi görünmez kılmak değil, yanlış veya güncelliğini yitirmiş verinin yeni bir ret, yakalama ya da sınır işlemi üretmesini engellemektir.
KVKK kapsamında düzeltme veya silme başvurusu yapılabilir mi?
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 11, ilgili kişiye kişisel verisinin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenmişse bilgi talep etme, amacını öğrenme, aktarılan üçüncü kişileri bilme, eksik veya yanlış işlenmiş verinin düzeltilmesini ve şartları varsa silinmesini ya da yok edilmesini isteme hakları tanır.
Veri sorumlusuna başvuru
KVKK madde 13 uyarınca ilgili kişi, talebini önce veri sorumlusuna iletir. Başvuruda;
- Kimlik ve iletişim bilgileri,
- Talebin konusu,
- Yanlış veya güncel olmayan veri,
- Düzeltmeyi gösteren resmî belgeler,
- CCF kararı,
- Verinin aktarıldığı üçüncü kişilere düzeltmenin bildirilmesi talebi
yer almalıdır.
Veri sorumlusu başvuruyu en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde sonuçlandırır. Ret, yetersiz cevap veya süresinde cevap verilmemesi hâlinde KVKK’daki şart ve sürelerle Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet değerlendirilebilir.
KVKK başvurusu her kayıt için yeterli midir?
Hayır. 6698 sayılı Kanun’un tam ve kısmi istisnaları; suç soruşturması, kovuşturması, yargılama, infaz, millî savunma, millî güvenlik, kamu güvenliği ve belirli denetim faaliyetleri bakımından uygulanabilir. Ayrıca geçerli bir yakalama veya idarî karar, yalnız kişisel veri talebiyle ortadan kaldırılamaz.
Bu nedenle;
- Yakalama emri için adlî merci,
- İade işlemi için ilgili adlî ve idarî merciler,
- Tahdit ve giriş yasağı için idarî makam ve idarî yargı,
- SIS kaydı için uyarıyı giren devlet,
- Özel sektör verisi için ilgili veri sorumlusu
nezdinde ayrı yollar kullanılmalıdır.
Temel sonuç: KVKK önemli bir düzeltme aracıdır; fakat adlî veya idarî kararın iptali yerine geçen evrensel bir “kayıt silme” yolu değildir.
Bilgi edinme ve dilekçe hakkı nasıl kullanılmalıdır?
Anayasa madde 74, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; kişinin idareye başvurması ve belirli bilgileri istemesi için genel çerçeve sağlar.
Ancak;
- Devlet sırrı,
- İstihbarat,
- Devam eden soruşturma,
- Suç önleme ve kamu güvenliği,
- Üçüncü kişilerin kişisel verileri
gibi alanlarda erişim sınırlanabilir.
Başvuru yalnız “hakkımdaki tüm kayıtları gönderin” şeklinde geniş tutulmamalıdır. Bilinen işlem, tarih, sınır olayı, dosya numarası, CCF kararı ve istenen düzeltme somutlaştırılmalıdır. Bilginin açıklanmaması hâlinde dahi idarenin işlemin hukukî varlığını ve başvuru yolunu bildirmesi istenebilir.
SIS kaydı INTERPOL silme kararıyla kalkar mı?
Hayır. Schengen Bilgi Sistemi — SIS, INTERPOL’den ayrı bir Avrupa bilgi sistemidir. SIS’te girişin reddi, yakalama, kayıp kişi, adlî işlem veya başka amaçlarla farklı uyarı kategorileri bulunabilir.
SIS düzeltme veya silme başvurusu nereye yapılır?
SIS verisinin doğruluğu ve hukukî dayanağından öncelikle uyarıyı giren Schengen devleti sorumludur. Kişi, uygulanabilir AB ve ulusal hukuk çerçevesinde;
- Veriye erişim,
- Yanlış verinin düzeltilmesi,
- Hukuka aykırı kaydın silinmesi,
- Ulusal veri koruma makamına şikâyet,
- Ulusal mahkemede dava
yollarını kullanabilir.
Bir Schengen devletine yapılan başvuru, gerekli iş birliği mekanizmalarını harekete geçirebilir; fakat uyarıyı giren devletin rolü belirleyicidir.
CCF kararı SIS dosyasında nasıl kullanılır?
CCF kararı;
- SIS uyarısının yalnız Kırmızı Bültene dayandığını,
- Dayanak verinin siyasî veya insan haklarına aykırı bulunduğunu,
- Kişi eşleşmesinin yanlış olduğunu,
- Ulusal yakalama emrinin geçerli olmadığını
gösteriyorsa güçlü delil olabilir. Bununla birlikte SIS uyarısının ayrı ulusal veya AB hukuku dayanağı varsa ayrıca incelenmelidir.
Yabancı ülkelerdeki vize, göç ve sınır kayıtları nasıl düzeltilir?
Bir ülkenin daha önce verdiği vize reddi, giriş reddi, sınır dışı veya güvenlik kararı CCF silme kararıyla otomatik ortadan kalkmaz. Her ülkenin kendi göç ve veri koruma hukuku uygulanır.
Başvuru paketi genellikle;
- CCF kararını,
- Kaynak ülke yakalama emrinin güncel durumunu,
- Beraat veya iade ret kararını,
- Önceki vize/giriş kararının tarih ve numarasını,
- Yeni ve doğru kişisel bilgileri,
- Yanlış verinin somut etkisini
içermelidir.
Önceki vize reddinin “formda sorulduğunda” dürüstçe açıklanması gerekebilir. CCF kararı geçmişteki ret olayını tarihsel olarak yok etmez; ret kararının dayanağının sonradan ortadan kalktığını gösterir.
Özel sektör kayıtları nasıl düzeltilir?
INTERPOL verileri veya kamuya açık Kırmızı Bülten özetleri;
- Bankaların müşteri kabul ve uyum sistemlerine,
- Finansal suç ve yaptırım tarama sağlayıcılarına,
- Havayolu veya seyahat güvenliği sistemlerine,
- İşverenlerin risk incelemelerine,
- Arama motoru önbelleklerine,
- Basın arşivlerine
yansımış olabilir.
Banka ve uyum sağlayıcısına başvuru
Bankadan hesabı mutlaka açması veya ilişkiyi sürdürmesi istenemez; kurumun mevzuattan doğan risk değerlendirmesi vardır. Ancak kararın eski veya yanlış veriye dayanması hâlinde;
- CCF silme kararı,
- Ulusal emrin kaldırılması,
- Kimlik doğrulama belgeleri,
- Risk sağlayıcısının yanlış eşleşmesini gösteren kayıtlar
sunularak verinin güncellenmesi ve insan incelemesi talep edilebilir.
İnternet ve basın içerikleri
CCF kararı, geçmişte hukuka uygun yayımlanmış bir haberin otomatik silinmesini sağlamaz. İçeriğin güncelliği, kamu yararı, kişinin kamusal niteliği, haberin doğruluğu, unutulma hakkı, ifade ve basın özgürlüğü birlikte değerlendirilir.
Öncelikle;
- İçeriğe güncelleme eklenmesi,
- Yanlış bilginin düzeltilmesi,
- Arama sonucunun güncellenmesi veya belirli sorgularda listelenmemesi,
- Koşulları varsa içeriğin kaldırılması
talep edilebilir.
Adlî sicil kaydı ile INTERPOL kaydı aynı şey midir?
Hayır. 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu kapsamındaki mahkûmiyet kaydı ile Kırmızı Bülten, yakalama emri, kolluk uyarısı ve göç tahdidi farklı veri türleridir.
CCF silme kararı;
- Kesinleşmiş mahkûmiyeti adlî sicilden silmez.
- Arşiv kaydını kendiliğinden kaldırmaz.
- Yasaklanmış hakların geri verilmesi veya memnu hakların iadesi yerine geçmez.
Adlî sicil ve arşiv kaydının silinmesi için 5352 sayılı Kanun’daki şartlar ve yetkili Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü işlemleri ayrıca incelenmelidir.
Kayıt düzeltme başvurusunda hangi belgeler bulunmalıdır?
Temel belge paketi
- Kimlik ve pasaport örnekleri,
- CCF kararının tam ve okunabilir örneği,
- Gerekirse yeminli tercüme ve tasdik,
- Kırmızı Bülten veya diffüzyona ilişkin bilinen referanslar,
- Kaynak ülke ceza dosyası ve yakalama emri bilgileri,
- Yakalama emrinin kaldırıldığına ilişkin karar,
- Beraat, düşme, zamanaşımı veya infaz belgeleri,
- İade ret veya iade talebinin geri çekilmesi kararı,
- Mülteci ya da ikincil koruma kararı,
- Yanlış kaydın yol açtığı sınır, banka, vize veya göç işlemleri.
Başvuru dilekçesinde bulunması gerekenler
- Düzeltilmesi istenen kaydın açık tanımı,
- Kaydı oluşturan karar veya makam,
- Yanlış, eski veya hukuka aykırı yön,
- CCF kararının bu kayıtla bağlantısı,
- Talep edilen işlem: silme, düzeltme, kaldırma, pasife alma, şerh veya yeniden değerlendirme,
- Verinin aktarıldığı birimlere düzeltmenin bildirilmesi talebi,
- Yazılı ve gerekçeli cevap talebi,
- Aciliyet varsa somut zarar ve süre bilgisi.
“Tüm kayıtların silinmesi” şeklindeki belirsiz talep yerine kayıt bazlı ve icra edilebilir talepler kurulmalıdır.
Düzeltme tamamlandığında nasıl doğrulanır?
Bir kurumun “işlem yapılmıştır” cevabı yeterli olmayabilir. Uygulama doğrulaması şu katmanlarda yapılmalıdır:
- Dayanak karar kaldırıldı mı?
- Ana veri tabanındaki kayıt güncellendi mi?
- Kolluk ve sınır birimlerine bildirim yapıldı mı?
- Göç ve vize dosyasına yeni karar işlendi mi?
- İade dosyası kapandı mı?
- Üçüncü kişilere veya alt sistemlere gönderilen eski veri düzeltildi mi?
- Aynı kişi için mükerrer veya farklı isim varyasyonlu kayıt var mı?
- Eski pasaport numarasıyla eşleşme devam ediyor mu?
Doğrulama işlemi, plansız uluslararası seyahat yaparak test edilmemelidir. Önce resmî yazılar, dosya incelemesi ve ülke bazlı risk analizi tamamlanmalıdır.
Kayıt düzeltmesi ne kadar sürer?
Tek bir standart süre yoktur. Süre;
- Kaydın adlî mi idarî mi olduğu,
- Kaynak ülke işlemi gerektirip gerektirmediği,
- CCF kararının kapsamı,
- Devam eden iade veya ceza dosyası,
- Kurumlar arası yazışma,
- Açık ret veya zımnî ret sonrası dava açılması,
- Yürütmenin durdurulması veya tedbir ihtiyacı
gibi unsurlara bağlıdır.
KVKK veri sorumlusu başvurusunda en geç otuz günlük cevap süresi bulunması, adlî veya idarî kararın otuz günde mutlaka kaldırılacağı anlamına gelmez. İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi de özel kanunda ayrı süre yoksa kural olarak altmış gündür; fakat sınır dışı ve uluslararası koruma gibi alanlarda özel ve daha kısa süreler bulunabilir.
Hangi durumlarda acil müdahale gerekir?
- Yakın tarihli uluslararası seyahat varsa,
- Kişi sınırda veya havalimanında tutulmuşsa,
- Geçici tutuklama veya iade süreci başlamışsa,
- Sınır dışı kararı tebliğ edilmişse,
- İdarî gözetim uygulanmışsa,
- İkamet veya uluslararası koruma statüsü iptal edilmişse,
- Vatandaşlık ya da vize başvurusu aynı kayıt nedeniyle reddedilmişse,
- Banka hesabı dondurulmuş veya işlem reddedilmişse
beklenmeden işlem türüne uygun başvuru yapılmalıdır.
CCF kararının varlığı, ulusal tedbiri kendiliğinden durdurmadığından; yürütmenin durdurulması, geçici hukukî koruma, tahliye, itiraz veya tedbir talebi ayrıca gerekebilir.
Kayıt temizleme sürecinde sık yapılan hatalar nelerdir?
- CCF kararının bütün ulusal kayıtları otomatik sildiğini varsaymak.
- Kaynak ülkedeki yakalama emrini araştırmamak.
- UYAP, kolluk, göç, tahdit ve SIS kayıtlarını tek veri tabanı sanmak.
- Geçerli adlî kararı yalnız KVKK başvurusuyla kaldırmaya çalışmak.
- Tahdit kodunu öğrenip dayanak idarî işlemi incelememek.
- İade dosyasının kapanmasıyla bütün yakalama uyarılarının güncellendiğini kabul etmek.
- CCF kararını tercümesiz veya açıklamasız biçimde kuruma sunmak.
- Silme gerekçesinin ulusal kayda etkisini hukukî olarak kurmamak.
- Kurum cevabından sonra alt sistemlerdeki uygulamayı doğrulamamak.
- Önceki vize reddi veya sınır olayını yeni başvuruda gerçeğe aykırı biçimde gizlemek.
- Dava süresini idarî başvuru yapıldığı varsayımıyla yanlış hesaplamak.
- Kaydın temizlendiğini denemek için plansız seyahat etmek.
- Gayriresmî kişilere pasaport ve CCF kararını göndermek.
Kayıt düzeltme yol haritası
| Aşama | Yapılacak işlem | Çıktı |
|---|---|---|
| Kayıt teşhisi | INTERPOL, kaynak ülke, UYAP, kolluk, iade, göç, SIS ve özel kayıtları ayırma | Kayıt envanteri |
| Hukukî dayanak | Her kaydın kararını ve yetkili makamını belirleme | Yetki ve başvuru haritası |
| Belge paketi | CCF, beraat, kaldırma, iade ret, koruma ve kimlik belgelerini toplama | Doğrulanabilir dosya |
| Kaynak işlem | Ulusal yakalama veya idarî kararın kaldırılmasını isteme | Dayanak kararın sona ermesi |
| Teknik güncelleme | Alt veri tabanları ve aktarılan kayıtların düzeltilmesini isteme | Güncel sistem kaydı |
| Yargı yolu | Ret veya cevapsızlık hâlinde süresinde dava/itiraz | Hukukî denetim |
| Uygulama kontrolü | Sınır, göç ve diğer sistemlere güncellemenin işlendiğini doğrulama | Fiilî riskin azaltılması |
Yargı kararları hangi ilkeleri gösterir?
ABAD, WS kararı: INTERPOL verisi ulusal ve bölgesel hukuk güvencelerinden bağımsız değildir
Avrupa Birliği Adalet Divanı Büyük Dairesi, WS v Bundesrepublik Deutschland, C‑505/19, 12 Mayıs 2021, EU:C:2021:376 kararında Kırmızı Bülten, geçici yakalama, ne bis in idem ve kişisel veri işleme ilişkisini incelemiştir.
Mahkeme, aynı fiiller hakkında ne bis in idem ilkesinin uygulanacağının kesin biçimde saptanması hâlinde Schengen makamlarının yakalama ve veri işleme yetkisinin AB hukukundaki güvencelere göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Somut etkisi: INTERPOL verisinin varlığı, ulusal veya bölgesel veri tabanındaki işlemi hukuk denetiminden bağışık kılmaz. Bununla birlikte karar bütün ulusal kayıtları otomatik silen genel bir hüküm değildir; ilgili kayda karşı yetkili hukuk yolu kullanılmalıdır.
AİHM, M.C./Türkiye: Kırmızı Bülten ulusal tutmanın tek başına hukukî temeli değildir
M.C. v. Türkiye, B. No. 31592/18, 4 Haziran 2024 kararında Rusya NCB’si üzerinden yayımlanan Kırmızı Bülten ve gıyabî yakalama kararına dayalı geçici tutma ile iade süreci incelenmiştir.
Somut etkisi: Ulusal makam, INTERPOL uyarısına dayanırken özgürlükten yoksun bırakmanın kanunî temelini, süresini, keyfîlik riskini ve etkili yargısal denetimi ayrıca sağlamak zorundadır. INTERPOL verisinin silinmesi sonrasında ulusal tutma kaydının sürdürülmesi de bağımsız ve güncel hukukî temele dayanmalıdır.
AİHM, Liu/Polonya: İade ve geri gönderme riski bağımsız olarak incelenir
Liu v. Poland, B. No. 37610/18, 6 Ekim 2022 kararında AİHM, Çin’e iade hâlinde kötü muameleye uğrama riskini ve iade amacıyla tutmanın süresini incelemiştir.
Somut etkisi: Yabancı yakalama kararı veya uluslararası uyarı, talep edilen devleti insan hakları denetiminden kurtarmaz. CCF kararıyla birlikte iade ret ve koruma kararlarının ulusal veri düzeltme dosyasına sunulması, kaydın sürdürülmesinin meşru ve güncel olup olmadığının değerlendirilmesini sağlar.
AYM, Fatih Saraman Kararı: Haklarında Ceza Kovuşturması Sona Eren Kişilerin Kayıtlarının Tutulması Hak İhlalidir
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Fatih Saraman, B. No: 2014/7256, 27.02.2019 kararında beraat eden veya hakkındaki ceza dosyası kapanan kişilerin kolluk bilgi sistemlerindeki kayıtlarının silinmemesini Anayasa m. 20 yönünden hak ihlali saymıştır.
AYM, Samira Alakbarova Kararı: İade Tutukluluğunun Yargısal Denetimi
Anayasa Mahkemesi, Samira Alakbarova, B. No: 2018/19302, 22.02.2022 kararında Kırmızı Bültene dayalı hürriyet kısıtlamalarının makul süre ve somut olgularla gerekçelendirilmesi gerektiğini içtihat etmiştir.
Güneş & Güneş Hukuk Bürosu kayıt düzeltme sürecinde nasıl çalışır?
Güneş & Güneş Hukuk Bürosu, CCF kararını yalnız arşivlenecek bir belge olarak değil; ulusal ve uluslararası kayıtlarda doğan sonuçların sistematik biçimde giderilmesi için temel hukukî araç olarak kullanır.
Müvekkile sunulan somut hukukî çalışmalar
- CCF kararının kapsamı ve ulusal kayıtlara etkisinin analizi,
- INTERPOL, kaynak ülke, UYAP, kolluk, iade, tahdit, GöçNet, SIS ve özel sektör kayıt envanterinin çıkarılması,
- Kaynak ülkedeki yakalama emrinin kaldırılması için yerel avukat koordinasyonu,
- Türkiye’deki adlî yakalama veya geçici tutuklama kararlarına ilişkin başvurular,
- Adalet Bakanlığı ve iade dosyası nezdinde karar sunumu ve takip,
- Kolluk ve sınır sistemlerinde eski veya yanlış kaydın güncellenmesi başvuruları,
- Tahdit kodu, giriş yasağı, sınır dışı ve ikamet işlemlerinin ayrı ayrı incelenmesi,
- Göç İdaresi nezdinde düzeltme, kaldırma ve yeniden değerlendirme talepleri,
- KVKK kapsamında veri sorumlusu başvurusu ve uygun dosyalarda Kurul şikâyeti,
- Açık veya zımnî ret işlemlerine karşı iptal davası ve koşulları varsa yürütmenin durdurulması (YD) talebi,
- SIS ve yabancı ülke göç kayıtları için yetkili yabancı hukukçularla koordinasyon,
- Banka, risk sağlayıcısı, arama motoru ve diğer özel sektör kayıtlarının güncellenmesi başvuruları,
- Düzeltme sonrasında alt sistemlere bildirim ve fiilî uygulama kontrolü,
- Seyahat öncesi çıkış, transit ve varış ülkesi risk analizi.
Güneş & Güneş Hukuk Bürosu, 1999’dan bu yana Antalya merkezli olarak Türkiye’nin 81 ilinde ve uluslararası bağlantılı dosyalarda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça hukukî hizmet sunmaktadır.
Her kayıt farklı hukukî temele dayanabileceğinden sonuç garantisi verilmez. Müvekkile yetkili merciler, uygulanabilir başvuru yolları, süreler, riskler ve işlem sırası somut belgeler üzerinden açıklanır.
Sık sorulan sorular
CCF Kırmızı Bülteni sildiyse hakkımdaki yakalama emri de kalkar mı?
Hayır. CCF kararı INTERPOL sistemindeki veriyi etkiler. Kaynak ülke veya Türkiye’deki ulusal yakalama emrinin, onu veren savcılık ya da mahkeme nezdinde ayrıca kaldırılması gerekir.
CCF kararı UYAP kaydını otomatik düzeltir mi?
Hayır. UYAP’taki geçerli adlî karar için önce yetkili mahkeme veya savcılıktan kaldırma kararı alınmalı; ardından kararın sisteme ve kolluk birimlerine işlendiği kontrol edilmelidir.
2026 yılında CCF’ye e-postayla yeni başvuru yapılabilir mi?
26 Mart 2026’dan itibaren kural güvenli çevrim içi portaldır. CCF Çalışma Kuralları’ndaki istisnalar ve devam eden eski dosyalara ilişkin bildirimler ayrıca dikkate alınır.
INTERPOL kaydı silinince tahdit kodu kalkar mı?
Hayır. Tahdit kodu ulusal idarî kayıttır. Yalnız silinen INTERPOL verisine dayanıyorsa CCF kararıyla kaldırma veya yeniden değerlendirme talep edilebilir; ret hâlinde idarî yargı yolu gündeme gelir.
Giriş yasağı kendiliğinden sona erer mi?
Hayır. Giriş yasağı ayrı idarî işlemdir. CCF kararı yasağın dayanağını zayıflatabilir veya ortadan kaldırabilir; ancak yetkili makamdan kaldırma kararı ya da mahkeme denetimi gerekir.
GöçNet’teki eski kayıt tamamen silinir mi?
Her eski veri fiziksel olarak silinmeyebilir; idarenin işlem geçmişini saklama yükümlülüğü olabilir. Fakat yanlış veya güncel olmayan verinin düzeltilmesi, yeni kararların dosyaya işlenmesi ve eski kaydın aktif risk gibi kullanılmaması gerekir.
KVKK başvurusuyla bütün güvenlik kayıtları silinebilir mi?
Hayır. KVKK’da suç soruşturması, yargılama, millî güvenlik ve kamu güvenliği alanlarında istisnalar bulunur. Ayrıca geçerli adlî veya idarî karar, yalnız veri sorumlusu başvurusuyla iptal edilemez.
CCF silme kararı SIS kaydını kaldırır mı?
Hayır. SIS ayrı bir Avrupa sistemidir. Erişim, düzeltme veya silme talebi uygulanabilir AB ve ulusal hukuk uyarınca, özellikle uyarıyı giren Schengen devleti nezdinde yürütülmelidir.
Banka hesabım CCF kararından sonra otomatik açılır mı?
Hayır. Banka kendi mevzuat ve risk değerlendirmesini yapar. Ancak CCF kararı, ulusal emrin kaldırılması ve kimlik doğrulama belgeleri sunularak yanlış veya eski verinin düzeltilmesi ve insan incelemesi istenebilir.
Kayıtlar düzeltildikten sonra hemen seyahat edilebilir mi?
Otomatik olarak güvenli kabul edilmemelidir. Kaynak ülke yakalama emri, transit ve varış ülkesi kayıtları, SIS uyarısı, giriş yasağı ve alt veri tabanlarındaki güncellemeler seyahat öncesinde ayrıca kontrol edilmelidir.
CCF kararını bütün kurumlara aynı dilekçeyle göndermek yeterli midir?
Hayır. Her kurumun tuttuğu veri, yetkisi ve hukukî dayanağı farklıdır. Talep, ilgili kayda ve yetkili makama özgü hazırlanmalıdır.
Sonuç
INTERPOL verisinin CCF tarafından silinmesi, kişinin uluslararası polis veri sistemindeki kaydı bakımından güçlü ve önemli bir sonuçtur. Ancak ulusal yakalama emri, ceza dosyası, UYAP ve kolluk kayıtları, iade süreci, tahdit kodu, giriş yasağı, GöçNet, SIS ve özel sektör veri tabanları bağımsız hukukî dayanaklara sahip olabilir.
Bu nedenle etkili çalışma üç ayrı hedefe yönelmelidir:
- Kaynak kararın kaldırılması: Ulusal yakalama, iade, tahdit veya giriş yasağı kararının yetkili makam nezdinde sona erdirilmesi.
- Teknik kayıtların güncellenmesi: Kararın alt veri tabanlarına, kolluk, sınır ve göç sistemlerine doğru biçimde işlenmesi.
- Fiilî etkilerin giderilmesi: Vize, ikamet, seyahat, bankacılık ve diğer alanlarda eski verinin işlem üretmesinin önlenmesi.
CCF kararının etkisi, gerekçesinin ulusal kaydın sebep unsuruyla bağlantısı kurulduğunda güçlenir. Genel “kayıt silme” talebi yerine, her veri için kaynağı, yetkili makamı, hukukî dayanağı, başvuru süresi ve doğrulama yöntemi belirlenmelidir.
Nihai hukukî sonuç: INTERPOL sisteminden silinmek, bütün sistemlerden silinmek değildir. Gerçek sonuç; dayanak kararın kaldırılması, bütün ulusal ve bölgesel kayıtlara güncellemenin işlenmesi ve eski verinin yeni bir yakalama, ret veya sınır işlemi üretmediğinin doğrulanmasıyla sağlanır.
Gizlilik ve hukukî bilgilendirme
Güneş & Güneş Hukuk Bürosuyla paylaşılan bilgi ve belgeler yalnız hukukî değerlendirme ve hizmet amacıyla kullanılır; avukatlık meslek sırrı, gizlilik yükümlülüğü ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat kapsamında korunur.
Bu makale genel hukukî bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyanın belgeleri, CCF kararının kapsamı, kayıt türleri, kaynak ülke, kişinin statüsü, başvuru yapılan makam ve güncel mevzuat incelenmeden hukukî görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
Resmî, yargısal ve akademik kaynaklar
INTERPOL ve CCF resmî kaynakları
- INTERPOL — Red Notices: Kırmızı Bültenin amacı ve uluslararası tutuklama emri olmadığı.
- INTERPOL — About Notices: Bildirim ve diffüzyon türleri.
- INTERPOL — Compliance and Review: Bildirim ve diffüzyonların ön ve sürekli uygunluk denetimi.
- INTERPOL Constitution: İnsan hakları çerçevesi ile siyasî, askerî, dinî ve ırksal faaliyet yasağı.
- Rules on the Processing of Data: INTERPOL veri işleme, düzeltme, güncellik ve silme kuralları.
- Statute of the Commission for the Control of INTERPOL’s Files: CCF’nin görev, yetki ve karar çerçevesi.
- CCF — How to Submit a Request: Erişim, düzeltme/silme ve yeniden inceleme başvurularının güvenli portal usulü.
Türkiye resmî kaynakları ve yargı kararları
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: Özel hayat ve kişisel verilerin korunması, hak arama ve dilekçe hakkı.
- AYM, Fatih Saraman [GK], B. No: 2014/7256, 27.02.2019: Beraat eden/dosyası kapanan kişilerin kolluk verilerinin tutulmasının hak ihlali olduğuna ilişkin Genel Kurul kararı.
- AYM, Samira Alakbarova, B. No: 2018/19302, 22.02.2022: Kırmızı Bültene dayalı tutuklamalarda yargısal denetim ve kişi hürriyeti.
- Danıştay 10. Dairesi İçtihatları (E. 2021/4120, K. 2022/1845): Somut bilgi/belgeye dayanmayan G-87 ve N-82 tahdit kodlarının iptali ve İYUK m. 27 yürütmenin durdurulması kararları.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu: İlgili kişinin hakları, veri sorumlusuna başvuru, Kurula şikâyet ve istisnalar.
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu: Giriş yasağı, ikamet, sınır dışı, idarî gözetim ve uluslararası koruma işlemleri.
- 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu: İptal davası, idarî başvuru, süre ve yürütmenin durdurulması.
- 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu: İade ve geçici tutuklama süreci.
- 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu: Adlî sicil ve arşiv kayıtlarının ayrı hukukî rejimi.
- 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun: İdarî makamlara dilekçe hakkı.
- 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu: Bilgi edinme usulü ve sınırlamalar.
Avrupa Birliği ve Uluslararası Kararlar
- ABAD Büyük Daire, WS v Bundesrepublik Deutschland, C‑505/19, 12.05.2021: Kırmızı Bülten, geçici yakalama, ne bis in idem ve veri işleme ilişkisi.
- AİHM, M.C. v. Türkiye, B. No. 31592/18, 04.06.2024: Kırmızı Bültene dayalı geçici tutma ve iade sürecinin kişi özgürlüğü yönünden denetimi.
- AİHM, Liu v. Poland, B. No. 37610/18, 06.10.2022: İade hâlinde kötü muamele riski ve iade amacıyla tutmanın denetimi.