İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Adi Ortaklıktan Ayrılma ve Ortağın Çıkarılması: Ortaklık Devam Ederken Haklar

Ortaklıktan ayrılmayı temsil eden toplantı masası ve masadan geriye çekilmiş bordo sandalye.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 12 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Adi ortaklıktan çıkma ve çıkarılma şartları, ayrılma payı, borçlardan kurtarma, devam eden işler, süreler ve dava öncesi belge hazırlığı.

Adi ortaklıktan ayrılma, her durumda bütün ortaklığın sona ermesini gerektirmez. TBK 633’teki olaylardan biri gerçekleşmiş ve sözleşmede kalan ortaklarla devam hükmü bulunmuşsa çıkma veya yazılı bildirimle çıkarma gündeme gelir. Ayrılan kişinin payı hesaplanmalı, kullanımını bıraktığı eşya iade edilmeli ve ortaklık borçlarına ilişkin durumu düzenlenmelidir. Ancak çoğunluk kararı tek başına sınırsız çıkarma yetkisi vermez; banka ve tedarikçilere karşı mevcut sorumluluk da iç anlaşmayla kendiliğinden bitmez.

Ayrılma, çıkarılma ve ortaklığın sona ermesi nasıl ayrılır?

Çıkmada ortağın veya kanunda belirtilen ilgili kişinin ayrılma iradesi; çıkarmada ise diğer ortakların yönelttiği işlem söz konusudur. Ortaklığın sona ermesinde bütün ilişki tasfiye aşamasına girer. Ortaklardan birinin artık çalışmak istememesi üzerine işletmenin faaliyetini sürdürmesi, hukuken hangi yolun kullanıldığını tek başına göstermez. Sözleşme, ayrılma sebebi ve bildirimin içeriği birlikte değerlendirilir. [1, m.633–640]

Ortaklar anlaşarak da ayrılmayı düzenleyebilir. Anlaşma; ayrılma tarihini, devam edecek kişileri, mali hesabı ve borçların akıbetini kapsamalıdır. Ayrılan kişinin de kabul ettiği böyle bir çözümle, onun iradesine rağmen yapılan çıkarma aynı değildir. İşyerinin anahtarını teslim etmek veya banka imza yetkisinin kaldırılması, bütün bu başlıkları çözen bir ayrılma sözleşmesi yerine geçmez.

İki kişilik ortaklıkta bir kişinin ayrılması ayrıca önem taşır. TBK 620 adi ortaklığı en az iki kişinin sözleşmesi olarak tanımlar. Tek kalan kişi işletmeyi sürdürebilir; ancak bunu tek kişilik adi ortaklık biçiminde yapamaz. Malvarlığının devri, sözleşmeler, ruhsatlar, vergi ve temsil kayıtları bakımından uygun hukuki yapı kurulmalı; üçüncü kişilerin hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

TBK 633 kapsamında çıkma ve çıkarılmanın şartları

Devam hükmü ve kanuni olay birlikte incelenir

TBK 633; fesih bildirimi, kısıtlanma, iflas, tasfiyedeki payın cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesi veya ölüm olaylarını sayar. Kanundaki mekanizma, sözleşmede ortaklığın diğer ortaklarla devam edeceğinin kararlaştırılmasına bağlıdır. Bu şartlarla ilgili ortak, temsilcisi veya ölen ortağın mirasçısı çıkabilir; diğer ortaklar yazılı bildirimle çıkarma yolunu kullanabilir. [1, m.633]

Ödeme güçlüğü iflasla; bir icra takibinin başlaması da tasfiye payının paraya çevrilmesiyle aynı değildir. Yalnız haciz konulmasını yeterli sayan bir çıkarma işlemi bu nedenle tartışmaya açıktır. Dayanılan olay, iflas kararı veya icra dosyasındaki satış işlemi gibi uygun belgelerle gösterilmelidir.

Ölüm halinde sözleşmenin mirasçılarla devamı mı, yalnız sağ kalan ortaklarla devamı mı öngördüğü belirlenir. İki hüküm farklı sonuçlar doğurur. Mirasçılık belgesi, miras ortaklığının temsili ve varsa vasiyetname birlikte incelenmeden mirasçılardan yalnız birine ödeme yapılması dosyayı kapatmayabilir. Devam düzenlemesi bulunmayan durumlarda TBK 639’daki sona erme sebepleri gündeme gelir.

Çoğunluk, istenmeyen ortağı her zaman çıkarabilir mi?

Çıkarma yetkisinin bulunması ile kararın hangi çoğunlukla alınacağı ayrı meselelerdir. TBK 624’te ortaklık kararları için esas oybirliğidir; sözleşmede çoğunluk kararı öngörülebilir. TBK 633 kapsamındaki çıkarma, diğer ortaklarca yöneltilir; çıkarılan kişinin rızasına bağlı anlaşmalı ayrılma değildir. Bununla birlikte genel bir çoğunluk kaydı, çoğunluğa dilediği ortağın sıfatını ortadan kaldırma yetkisi vermez. Önce kanuni veya geçerli sözleşmesel çıkarma dayanağı, ardından yetkili kişiler, karar usulü ve yazılı bildirimin muhataba ulaşması araştırılır.

Sözleşmede bu konuda hüküm bulunmaksızın haklı sebeple çıkarma ise tartışmalıdır. Şahankaya, konuya ilişkin çalışmasında sözleşmede devam hükmü bulunmasa da haklı sebep yaratan ortağın mahkemece çıkarılabileceğini savunur; kalan ortakların birlikte dava açması gerektiğini belirtir. Aynı çalışma, kanun boşluğu bulunmadığı gerekçesiyle bu imkâna karşı çıkan görüşleri de aktarır. Bu, açıkça düzenlenmiş ve her uyuşmazlığa uygulanabilen kesin bir çıkarma yetkisi olarak sunulamaz. [2, s.175–189]

Dolayısıyla kişisel anlaşmazlık, azalan güven veya kâr dağıtımına itiraz tek başına yeterli kabul edilmemelidir. İleri sürülen davranışın sözleşmesel yükümlülüğü nasıl ihlal ettiği, ne zaman gerçekleştiği ve ortaklığın sürdürülmesini nasıl etkilediği açıklanmalıdır. Karşı taraf; sebebin gerçekleşmediğini, sözleşmenin çıkarma yetkisi vermediğini, kararın yetkisiz kişilerce alındığını veya hakkın kötüye kullanıldığını savunabilir.

Yönetim yetkisinin kaldırılması ortaklığı bitirir mi?

TBK 629, sözleşmeyle verilen yönetim yetkisinin haklı sebep olmadan kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını engeller. Haklı sebep varsa, yetkinin kaldırılamayacağı yazılmış olsa bile diğer ortaklardan her biri müdahale edebilir. Yönetim görevinin ağır biçimde ihmal edilmesi veya gerekli yeteneğin kaybedilmesi kanuni örneklerdir. [1, m.629]

Bu işlem ortak sıfatını kendiliğinden sona erdirmez. Yönetimden alınan ortağın kâr, hesap ve bilgi hakları ayrı değerlendirilir. TBK 631 uyarınca yönetim yetkisi bulunmayan ortak da kayıtları inceleyebilir. Sorun yalnız kötü yönetimse, çıkarma talebinden önce yetkinin kaldırılması veya sınırlandırılması seçeneğinin değerlendirilmesi, uyuşmazlığın kapsamını daraltabilir. Buna karşılık her yönetim hatası haklı sebep sayılmaz; görev tanımı, işlem belgeleri ve somut ihmal gösterilmelidir.

Fesih bildirimi hangi tarihte sonuç doğurur?

TBK 639; amacın gerçekleşmesi veya imkânsızlaşması, ortakların oybirliği, sürenin dolması ve diğer kanuni sebeplerle ortaklığın sona ermesini düzenler. Haklı sebep varsa her zaman mahkemeden fesih istenebilir. Bu yol, sözleşmede kalanlarla devam mekanizmasına dayalı ayrılmayla karıştırılmamalıdır. [1, m.639]

Belirsiz süreli veya bir ortağın ömrü boyunca sürecek ortaklıkta TBK 640 gereğince en az altı ay önceden fesih bildirimi yapılabilir; bildirim hesap yılı sonunda sonuç doğurur. Dürüstlük kuralına aykırı ve özellikle uygun olmayan zamandaki bildirim ayrıca sorun yaratır. Belirli süre dolduktan sonra ortakların örtülü iradesiyle faaliyete devam edilirse ilişki belirsiz süreliye dönüşür.

Örneğin hesap yılı takvim yılı olan bir ortaklıkta, 15 Mayıs’ta ulaşan bildirim bakımından 31 Aralık sonu değerlendirilirken; 15 Eylül’de ulaşan bildirim aynı yıl sonuna kadar altı aylık süreyi sağlamaz. Bunlar varsayımsal tarihlerdir; sözleşme hükümleri ve bildirimin uygun zamanda yapılıp yapılmadığı ayrıca incelenir. Gönderim tarihiyle ulaşma tarihinin farklı olması, hesabı değiştirebilir.

Ayrılma payı ve diğer mali haklar nasıl belirlenir?

Hesabın tarihi, kapsamı ve uzman incelemesi

TBK 634’e göre ayrılan ortağın payı, kalan ortaklara payları oranında geçer. Ayrılana ödenecek tutar, ortak sıfatının bittiği tarihte ortaklık tasfiye edilseydi elde edeceği paydır. Bu nedenle kuruluşta yatırılan paranın nominal tutarıyla hesabı kapatmak her durumda doğru değildir. Katılım payı, kâr ve zarar oranları, önceki çekişler ve mevcut malvarlığı birlikte değerlendirilmelidir. [1, m.634]

Kanun mali işlerde uzman kişiye hesap yaptırılmasını öngörür. Uzmanda anlaşma sağlanamazsa atamayı hâkim yapar. Uyuşmazlık bulunan ayrılma tarihinin hukuken belirlenmesi, hesap uzmanının değerleme görevinden ayrıdır. Farklı tarihler farklı sonuç yaratıyorsa gerektiğinde alternatif hesap istenir; hangi tarihin uygulanacağına ilişkin hukuki sorun böylece görünür olur.

Hesapta banka bakiyeleri, tahsil edilebilir alacaklar, stoklar, mallar ve borçlar belgeleriyle gösterilmelidir. Tartışmalı alacağın tamamını kesin gelir saymak kadar, gerçek bir varlığı sırf defterde düşük görünüyor diye dışlamak da itiraz doğurabilir. Karşı tarafın ödeme, avans, zarar veya mahsup savunması her kalem için ayrı incelenir. Aynı ödemenin iki defa düşülmesini önlemek için ortak cari hesaplarıyla banka hareketleri karşılaştırılır.

Eşyanın iadesi, borçtan kurtarma ve güvence

Ortağın yalnız kullanımını bıraktığı eşya geri verilmelidir. Buna karşılık mülkiyeti ortaklık malvarlığına geçirilmiş makinenin aynen iadesi aynı kurala dayanmaz. Katkının hukuki biçimi; sözleşme, satın alma kaydı, tescil ve teslim belgeleriyle belirlenir. Para hesabının ödenmesi, ayrı bir eşya teslim borcunu kendiliğinden yerine getirmez.

Kalan ortaklar, ayrılanı muaccel ortaklık borçlarından kaynaklanan müteselsil sorumluluktan da kurtarmalıdır. Henüz vadesi gelmeyen borçlarda kanun, kurtarma yerine güvence verilmesine izin verir. Bu yüzden borç dökümü yalnız toplam tutarı değil alacaklıyı, vadeyi, teminatı ve ayrılan kişinin yükümlülüğünü göstermelidir. Güvencenin türü, tutarı ve kuruluş işlemleri somutlaştırılmadan yazılan genel bir ödeme sözü yeterli korumayı sağlamayabilir. [1, m.634] Bu aşamanın ayrıntıları Adi Ortaklıkta Sermayenin İadesi başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.

Zarar ve henüz sonuçlanmamış işler

Ortaklık malvarlığı borçları karşılamıyorsa ayrılan ortak alacaklı çıkmayabilir. TBK 635, zarara katılma düzenine göre kendisine düşen borcu diğer ortaklara ödeme yükümlülüğü getirir. Paylaşım oranında TBK 623 ve sözleşme dikkate alınır. Yalnız emeğini koyan ortağın zarara katılmamasına ilişkin geçerli anlaşma sonucu değiştirebilir. Bir ortağın kusuruyla oluşan zarar ise ayrıca TBK 628 kapsamında değerlendirilir; işletmenin her zararı ayrılan kişiye yüklenemez.

TBK 636’ya göre ortak olunan dönemde sonuçlanmamış işlerin sonradan oluşan kâr veya zararına katılım sürer. Ayrılan kişi hesap yılı sonunda tamamlanmış işlerden düşen kârı ve devam eden işler hakkında gerekli bilgiyi isteyebilir. Bunun karşılığı, ayrılıştan sonra başlatılan bütün yeni işlere ortak olmak değildir. Proje, sipariş ve sözleşmelerin ayrılma tarihindeki durumunu gösteren bir çizelge, sonraki tahsilatların hangi döneme ait olduğunu ayırır.

Ayrılma protokolü üçüncü kişilere karşı sorumluluğu kaldırır mı?

TBK 638 uyarınca ortaklık ilişkisi kapsamında birlikte veya temsilci aracılığıyla üstlenilen borçlarda, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsil sorumluluk doğar. Alacaklı borcun tamamını sorumlu ortaklardan birinden isteyebilir. TBK 645, bütün ortaklığın sona ermesinin dahi üçüncü kişilere karşı yükümlülükleri değiştirmediğini belirtir. [1, m.638, 645]

Ortakların kendi aralarında yazdığı ibra, buna katılmayan bankanın veya tedarikçinin hakkını ortadan kaldırmaz. İç ilişkide borcu kimin taşıyacağıyla alacaklı karşısında borçlunun değişmesi ayrıdır. TBK 195–196 çerçevesinde ödeme veya alacaklının kabul ettiği borç üstlenmesi gibi işlemler tamamlanmalıdır. Ayrılanın bağımsız kefaleti, rehni veya başka güvencesi ayrıca incelenir.

Protokolde alacaklı bazında hangi belgenin alınacağı ve işlemin kim tarafından yapılacağı yazılmalıdır. Hesapla birlikte temsil yetkisinin güncellenmesi de önemlidir. Çıkıştan sonraki yeni işlemlerin ayrılan kişiye bağlanıp bağlanmayacağı, yetki ve üçüncü kişinin durumuna göre ayrıca değerlendirilir.

Olay matrisi: Aynı ayrılma talebi neden farklı sonuç verir?

Aşağıdaki varsayımsal örnekler, hangi bilginin hukuki sonucu değiştirdiğini gösterir.

OlayBelirleyici incelemeMuhtemel yol ve karşı savunma
Üç ortaktan biri fesih bildirir; sözleşmede kalanlarla devam kaydı vardır.Süre, hesap yılı ve bildirimin ulaşmasıTBK 633 kapsamında ayrılma ve pay hesabı; erken sonuç doğurduğu iddiasına süre savunması
İki ortak üçüncüyü toplantıda istemediklerini açıklar.Çıkarma sebebi, sözleşme ve yazılı bildirimSalt çoğunluk yeterli değildir; yetki ve sebep itirazı
Yöneticinin ağır ihmali belgelenir.Görev kapsamı ve ihmalin ağırlığıTBK 629 müdahalesi; ortak sıfatının sürdüğü savunması
Ortağın kişisel alacaklısı tasfiye payına haciz koydurur.Yalnız haciz mi, paraya çevirme de var mı?Kanuni olayın gerçekleşmediği itirazı
Ayrılanın devam eden projesi sonradan kâr sağlar.Projenin ayrılma öncesi bağlantısıTBK 636 hesabı; tamamen yeni iş olduğu savunması
İki kişilik işletmede tek kişi kalır.Devir ve borçların hukuki düzeniİşletmenin yeni yapıyla sürdürülmesi; adi ortaklığın tek kişiyle devam edememesi

Dava, süre ve ispat bakımından hangi noktalar kontrol edilmeli?

Görev, taraflar ve arabuluculuk

Adi ortaklığın ayrı tüzel kişiliği bulunmadığından dava yalnız ortaklık adına yöneltilmemelidir. Geçerli ayrılmanın tespiti, çıkarma işleminin tartışılması, pay alacağı ve eşyanın teslimi farklı taleplerdir. Davacı ve davalılar talebe göre belirlenmeli; ilişkinin tamamını etkileyen uyuşmazlıklarda ilgili ortakların katılımı sağlanmalıdır. Mirasçılar söz konusuysa terekenin temsili ayrıca araştırılır.

Genel görevli mahkeme asliye hukuktur. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olup ticari dava şartlarını taşıyorsa asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir. Adi ortaklık bulunması tek başına bütün davaları ticari yapmaz. Yetkide davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve geçerli yetki anlaşması değerlendirilir. [3, m.2, 6, 10, 17; 4, m.4–5]

Ticari nitelikte ve konusu para olan ayrılma payı alacağı için TTK 5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk kontrol edilmelidir. Yalnız statüye ilişkin taleple para talebinin birlikte ileri sürülmesi ayrıca incelenir. Her ayrılma uyuşmazlığı için arabuluculuk zorunludur denilemez.

Muacceliyet, temerrüt ve zamanaşımı

Payın hangi tarihe göre hesaplanacağı, ne zaman ödenebilir hale geldiği ve temerrüt tarihi aynı soru değildir. Sözleşmedeki ödeme günü ve hesap koşulları incelenir. Tekelioğlu, özellikle ölümle ayrılmada pay alacağının doğumuyla muacceliyetini ayırarak hesapla belirlenme anını esas alan görüşü açıklar. [5, s.250–251] Muaccel borç için TBK 117 uyarınca kural olarak ihtar gerekir; belirlenmiş ödeme günü gibi istisnalar saklıdır. Talepte tutar veya belirlenebilir hesap, borçlu ve istenen edim açık gösterilmelidir.

Ortaklık sözleşmesinden doğan ortaklar arası alacaklarda TBK 147/4 beş yıl öngörür. Ayrılma payını ortaklık dışı bir alacak olarak nitelendirip TBK 146’daki on yıllık süreye tabi tutan akademik görüş de vardır. [5, s.251–252] Bu nedenle ayrılma payı, geçmiş kâr payı ve tazminat kalemleri tek süre altında toplanmamalıdır. Başlangıç TBK 149’daki muacceliyet kuralıyla değerlendirilir; hesap henüz çıkarılmadı düşüncesiyle başvuruyu sınırsız ertelemek güvenli değildir. Konunun ayrıntıları için Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler yazısına bakılabilir.

Deliller ve talebin kurulması

HMK 190 gereğince taraf, lehine sonuç bağladığı vakıaları ispatlamalıdır. Ayrılma isteyen; sözleşmeyi, geçerli sebebi, bildirimi ve mali hakkın dayanaklarını sunmalıdır. Ödeme veya borcu sona erdiren anlaşma savunmasının belgeleri de karşı taraftan beklenir. Defterler verilmezse HMK 219–221 kapsamındaki ibraz; kaybolma tehlikesinde delil tespiti değerlendirilir. Dava açılması tek başına malvarlığı hareketlerini durdurmaz; gerekli koruma tedbirlerinin şartları ayrıca gösterilir. [3]

Talep miktarı henüz belirlenemiyorsa eski belirsiz alacak davası açıklamaları doğrudan kullanılmamalıdır. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, HMK 107’yi kaldırmış; HMK 109/4 ile kısmi davada tahkikatın sona ermesine kadar bir defalık artırım olanağı getirmiştir. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır. Bu tarihten önce HMK 107 kapsamında açılmış davalar geçiş hükmüne tabidir. Dava tarihi, harç ve talep stratejisi buna göre değerlendirilmelidir. [6, m.19–20, geçici m.1/10, m.26] Benzer bir durumla karşılaşan okuyucular için Adi Ortaklığın Tasfiyesinde Malvarlığının Korunması yazısı yol gösterebilir.

Ayrılmadan önce hazırlanacak belge dosyası

  • Ortaklık sözleşmesi ve ekleri: devam, çıkarma, süre, paylaşım ve yönetim hükümleri.
  • Kararlar ve bildirimler: imzalar, temsil belgeleri, gönderim ve ulaşma kayıtları.
  • Olay belgeleri: gerektiğinde mirasçılık belgesi, kısıtlama veya iflas kararı, icra dosyası işlemleri.
  • Ayrılma tarihli mali kayıtlar: banka hareketleri, envanter, alacak ve borç listeleri, ortak cari hesapları.
  • Mal ve güvence belgeleri: mülkiyet kayıtları, kullanım anlaşmaları, kefalet ve rehin belgeleri.
  • Devam eden işler: sözleşmeler, gerçekleşme durumu, beklenen gider ve tahsilatlar.
  • Ayrılma protokolü: ödeme takvimi, eşya teslimi, alacaklı onayları ve henüz kapanmayan hesaplara ilişkin açık kayıtlar.

İlk belgeler yalnız hukuki değerlendirme ve üstlenilen hizmet kapsamında, meslek sırrı ve kişisel verilerin korunması kuralları gözetilerek paylaşılmalıdır. Güvenli iletim kanalı bürodan öğrenilmeli; gereksiz kişisel veri gönderilmemelidir. İlk belge gönderimi tek başına işin kabul edildiği veya avukatlık ilişkisinin kurulduğu anlamına gelmez.

Ayrılma bedelinin bileşenleri tasfiye payı hesabında, ödeme ve teminat düzeni ise tasfiye protokolü incelemesinde ayrıntılandırılmıştır. Genel aşamalar için adi ortaklığın tasfiyesi ve hukuki süreçler ana rehberine de başvurulabilir.

İlgili yazılar: Adi Ortaklıkta Hesap Vermeyen Ortak: Bilgi Alma, Kayıtları İnceleme ve Kâr Payı Talepleri; Adi Ortaklıkta Ortağın Ölümü ve Mirasçıların Hakları.

Sonuç

Adi ortaklıktan ayrılmanın sağlıklı yürütülmesi, ortak sıfatının hangi sebeple ve tarihte sona erdiğinin belirlenmesiyle başlar. Ardından pay hesabı, eşya iadesi, borçtan kurtarma ve bitmemiş işler tamamlanır. Çoğunluk kararı, yönetimden uzaklaştırma ve ortaklıktan çıkarma birbirinin yerine kullanılamaz. Sözleşme ve deliller üzerinden doğru yol seçilmesi; kalanların faaliyetiyle ayrılanın mali haklarının birlikte korunmasını sağlar. Bu açıklamalar genel bilgilendirmedir; somut talep ve süre hesabı dosya özelliklerine göre yapılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Adi ortaklıktan istediğim gün ayrılabilir miyim?

Her durumda değil. Sözleşme, ortaklığın süresi, devam kaydı ve kullanılan hukuki yol önemlidir. TBK 640 kapsamındaki olağan fesihte altı aylık bildirim ve hesap yılı sonu birlikte dikkate alınır. Anlaşmalı ayrılma veya haklı sebeple yargısal fesih ayrıca değerlendirilir.

Çıkarılan ortak başlangıçta koyduğu parayı mı alır?

Hesap bununla sınırlı değildir. TBK 634’te esas, ortak sıfatının sona erdiği tarihteki tasfiye varsayımıdır. Borçlar, varlıklar, paylaşım oranları ve önceki ödemeler dikkate alınır. Malvarlığı yetersizse ayrılanın ödeme yükümlülüğü de doğabilir.

Yönetimden alınmam bilgi hakkımı bitirir mi?

Ortak sıfatınız sürüyorsa TBK 631’deki bilgi ve inceleme hakları devam eder. Yönetim yetkisinin kaldırılmasıyla ortaklık sıfatının sona ermesi farklıdır. Ayrılma sonrasında ise özellikle bitmemiş işler bakımından TBK 636 değerlendirilir.

Ayrılma anlaşması banka borcunu sona erdirir mi?

Bankanın katılmadığı iç anlaşma mevcut alacak hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Borçtan kurtarmanın banka karşısında sonuç doğuracak biçimde tamamlanması gerekir. Kefalet ve diğer kişisel güvenceler ayrıca incelenmelidir.

Ayrılma payı için dava açmadan arabulucuya gitmek gerekir mi?

Para alacağı ticari dava niteliğindeyse TTK 5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır. Ticari niteliği bulunmayan uyuşmazlık veya yalnız ortaklık statüsüne ilişkin talep aynı biçimde değerlendirilemez. Talep türü ve tarafların faaliyetleri birlikte incelenir.

Kaynakça

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.117, 146–149, 195–196, 620, 623–624, 628–645. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı metni.
  2. Sarp Şahankaya, “Adi Ortaklıklarda Sözleşmede Hüküm Bulunmaması Durumunda Haklı Sebeple Çıkarma Yapılıp Yapılamayacağı Meselesi”, Ankara Barosu Dergisi, 2021/2, s.171–192. Tam metin, DOI: 10.30915/abd.978852.
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.2, 6, 10, 17, 190, 219–221, 389 ve 400. Adalet Bakanlığı metni; sonraki değişiklikler bakımından [6].
  4. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.4, 5 ve 5/A. Ticaret Bakanlığı metni.
  5. Numan Tekelioğlu, “Adi Ortaklıkta Ortağın Ölümü Halinde Mirasçıların Hukuki Durumu”, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 25/3, 2021, s.225–268; özellikle s.250–252. Tam metin, DOI: 10.34246/ahbvuhfd.979233.
  6. 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, özellikle m.18–20 ve geçici m.1/10. TBMM kanun metni.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları