İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Şirketler Hukuku

Adi Ortaklıkta Tasfiye Payı Nasıl Hesaplanır? Sermaye, Avans, Kâr ve Zarar

Tasfiye hesabını temsil eden işletme modeli, envanter, hesap makinesi ve ayrı dağıtım kapları.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 12 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Adi ortaklıkta tasfiye payı hesabı: sermaye, avans, gider, kâr ve zarar sırası; iki denetlenebilir örnek, önceki çekişler, zamanaşımı ve dava usulü.

Adi ortaklıkta tasfiye payı, kasadaki paranın ortaklık yüzdesiyle çarpılmasıyla bulunmaz. Önce bütün varlık ve borçlar belirlenir; üçüncü kişilere karşı borçlar, tasfiye giderleri, ortakların belgeli avans ve gider alacakları hesaba katılır. Sermaye iadelerinden sonra kalan kazanç veya sermaye açığı, uygulanacak paylaşım oranına göre dağıtılır. Doğru sonuç için sözleşmenin, değerleme tarihlerinin ve önceki çekişlerin aynı hesap üzerinde birlikte incelenmesi gerekir.

Tasfiye payı ile sermaye alacağı arasındaki fark nedir?

Tasfiye payı, sona eren ortaklığın hesapları kapatıldığında bir ortağın elde edeceği net sonucu ifade eder. Katılım payı ise ortağın ortak amaç için koyduğu para, alacak, mal veya emektir. Ortaklığa 600.000 TL vermiş olmak, tasfiye sonunda mutlaka 600.000 TL alınacağı anlamına gelmez. Zarar bu tutarı azaltabilir; avans alacağı ve kazanç payı ise elde edilecek toplam ödemeyi artırabilir. Temel çerçeve TBK m. 620–645 hükümleridir.

Her para transferi sermaye sayılır mı?

Ortağın gönderdiği para; kararlaştırılmış sermaye, ortaklığa verilen avans, gider karşılığı veya ortaklık dışındaki bir borç ilişkisine dayanabilir. Banka açıklaması önemli olmakla birlikte tek başına her uyuşmazlığı çözmez. Sözleşme, ortak kararları, muhasebe kaydı ve ödeme amacı birlikte değerlendirilmelidir. Aynı tutarın hem sermaye hem avans yazılması, ortağa iki kez ödeme yapılmasına yol açar.

TBK m. 627 uyarınca ortaklık için avans veren ortak, parayı verdiği tarihten itibaren faiz isteyebilir. Ancak faizin türü, oranı, dönemi ve sözleşmenin etkisi ayrıca belirlenmelidir. Gider alacağı bakımından harcamanın gerçekten yapılması, ortaklık işiyle bağlantısı ve daha önce karşılanmamış olması araştırılır. Ortağın kendi üstlendiği emek borcunu yerine getirmesi de kendiliğinden ayrıca ücret alacağı yaratmaz; yükümlü olmadığı hâlde harcadığı emek için m. 627’deki hakkaniyet karşılığı farklıdır.

Tasfiye hesabında hangi değerler ve tarihler kullanılır?

Aktif ve pasif envanteri nasıl oluşturulur?

Aktifte kasa ve banka, tahsil edilecek alacaklar, stoklar, araçlar, makineler, taşınmazlar, depozitolar ve ortaklardan alacaklar bulunabilir. Pasifte tedarikçi, kredi, vergi, çalışan, kira ve diğer borçlar; tahakkuk etmiş faizler ve tasfiye için gerekli giderler gösterilir. Bir kalemin ortak adına kayıtlı olması veya ortaklık defterine yazılmaması, gerçek hukuki aidiyetinin araştırılmasını gereksiz kılmaz.

Envanter, her satırı belgeye bağlanan bir çalışma olmalıdır. Borcun alacaklısı, dayanağı, vadesi, teminatı, ödenen bölümü ve kalan miktarı ayrı izlenmelidir. Rehinli bir malın satış değeri yazılırken aynı kredi borcunun hem satış gelirinden hem borç listesinden düşülmesi de önlenmelidir. Tasfiye işlemlerinin vergisel sonuçları, pay hesabından önce mali uzmanlıkla belirlenmelidir.

Şüpheli alacak, sırf faturada yazılı olduğu için tamamı tahsil edilecek para gibi dağıtılamaz. Tahsil ihtimali, teminat, dava ve icra durumu incelenir; yapılan değer indiriminin gerekçesi açıklanır. Devam eden işlerde yalnız beklenen hakediş değil, işi bitirme maliyeti, kesintiler ve muhtemel sorumluluklar da değerlendirilir. Bunlar birbiriyle ilişkilendirilmezse henüz doğmamış bir kazanç dağıtılmış olur.

Şerefiye veya müşteri çevresi için ayrıca bedel yazılacaksa ekonomik değerin devredilebilirliği ve satışa yansıması gösterilmelidir. İşletmenin bütün olarak satış bedeli bu değeri içeriyorsa üzerine yeniden şerefiye eklenemez. Her dosyada şerefiye bulunacağı varsayımı da doğru değildir.

Mülkiyeti konulan mal hangi bedelle geri verilir?

TBK m. 642, mülkiyeti katılım payı olarak konulan eşyanın aynen geri alınmasını kanuni esas kabul etmez. Ortağın sermaye hesabında önce kararlaştırılmış katkı değeri esas alınır; böyle bir değer yoksa malın ortaklığa konulduğu tarihteki değeri belirlenir. Örneğin katkı değeri 400.000 TL olarak belirlenmiş makinenin bugün 700.000 TL’ye satılması, ilgili ortağın sermaye iadesini otomatik olarak 700.000 TL yapmaz. Satıştan doğan fark, bütün hesap içinde kazanç veya zarar sonucunu etkiler.

Yalnız kullanım hakkı bırakılmış makinede mülkiyet ortaklığa geçirilmiş değildir. Bu nedenle makinenin tüm satış bedeli ortaklığın dağıtılabilir aktifi gibi gösterilemez. Kullanımın sona ermesi, eşyanın teslimi, hasar ve varsa ayrı alacaklar sözleşmeye göre ele alınır. Ortakların geçerli bir aynen paylaşım anlaşması yapması ise kanunun varsayılan para üzerinden hesaplama düzeninden ayrıca değerlendirilir.

Ortaklığın sona erdiği tarih, envanter tarihi, malın sermaye olarak konulduğu tarih, fiilî satış tarihi ve son hesap tarihi ayrı gösterilmelidir. Tasfiye varlığının güncel değerinin araştırılması ile m. 642 uyarınca sermaye katkısının tarihsel değerinin belirlenmesi farklı işlemlerdir. Muhasebedeki kayıt değeri de kendiliğinden bu iki hukuki değerin yerine geçmez.

Borç, avans, gider ve sermaye hangi sırayla hesaba katılır?

TBK m. 643 bakımından, ortaklara dağıtılacak kazanç ancak borçlar, avanslar, giderler ve katılım payları değerlendirildikten sonra ortaya çıkar. Hesap kurulurken şu sıra izlenir:

  • Üçüncü kişi borçları ve tasfiye için gereken giderler belirlenir; ödenmemiş veya çekişmeli yükümlülükler açıklığa kavuşturulur.
  • Ortakların belgeli avans ve gider alacakları, daha önce yapılan ödemeler dikkate alınarak hesaplanır.
  • Kalan varlığın sermayeyi karşılayıp karşılamadığı belirlenir.
  • Artan kazanç veya sermaye açığı ortaklara uygulanacak oranlarla dağıtılır.

Bu şema, bütün alacaklıların birbirlerine karşı cebrî icra sırasını belirleyen bir imtiyaz cetveli değildir. Rehin, kamu alacağı ve diğer özel öncelikler kendi hükümlerine tabidir. Tasfiye görevlisinin ücreti için de TBK m. 644’te özel düzenleme vardır: ücret ortaklık varlığından, bunun mümkün olmaması durumunda ortaklardan müteselsilen karşılanır.

Sermayesi fazla olan ortak daha fazla kâr alır mı?

Sözleşmede farklı düzenleme yoksa TBK m. 623 gereğince kazanç ve zarar payları, sermayenin miktarından ve niteliğinden bağımsız olarak eşittir. İki ortağın sermayeyi yüzde 60 ve yüzde 40 oranında koyması, kârın da mutlaka bu oranlarda bölüşüleceğini göstermez. Sözleşmede yalnız kazanç veya yalnız zarar oranı belirlenmişse kanundaki kural gereğince bu oran diğeri için de esas olur.

Yalnız emeğini koyan ortak da anlaşma bulunmadıkça otomatik olarak zarardan kurtulmaz. Bu ortağın yalnız kazanca katılmasını ve zarara katılmamasını öngören anlaşma yapılabilir; emek dışında katılımı da bulunan ortak bakımından aynı istisna uygulanmaz. Emek katkısı, sırf tahminî bir ücret karşılığı hesaplanarak nakit sermaye gibi geri ödenecek kaleme dönüştürülemez.

İç ilişkideki zarar paylaşımı, üçüncü kişi alacaklısına karşı sorumlulukla aynı değildir. TBK m. 637–638 uyarınca işlem ve temsil biçimi araştırılır; birlikte veya temsilciyle üstlenilen ortaklık borçlarında kural olarak müteselsil sorumluluk gündeme gelir. Ortaklar arasındaki zarar paylaşım anlaşması, alacaklıyı kendiliğinden bağlamaz. Ortaklığın sona ermesi de m. 645 gereğince üçüncü kişilere karşı yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

İki senaryoda tasfiye payı hesabı

Örneğin varsayımları ve ortak hesap

Aşağıdaki rakamlar tamamen varsayımsaldır. Ayşe 600.000 TL, Burak 400.000 TL nakit sermaye koymuştur; kazanç ve zarar için farklı oran kararlaştırılmamıştır. Ayşe’nin toplam 100.000 TL avans alacağı, 95.000 TL anapara ile tarafların hesapta kabul ettiği 5.000 TL işlemiş faizden oluşmaktadır; bu faiz tutarı bir yasal oran örneği değildir. Burak’ın ayrıca 50.000 TL belgeli, henüz karşılanmamış gider alacağı vardır.

Üçüncü kişi borçları 180.000 TL tedarikçi, 30.000 TL vergi ve 40.000 TL diğer borç olmak üzere 250.000 TL’dir. Tasfiye gideri 20.000 TL görevli ücreti ve 30.000 TL satış/işlem giderinden oluşur. Aşağıdaki varlıklar tamamen paraya çevrilmiş; başka borç, vergi, faiz, çekiş, teminat veya devam eden iş kalmadığı kabul edilmiştir. Avans ve gider alacakları, üçüncü kişi borçlarına dahil değildir.

Hesap kalemiKazanç senaryosu (TL)Zarar senaryosu (TL)
Kasa ve banka300.000200.000
Tahsil edilen müşteri alacakları500.000400.000
Stok satış geliri450.000350.000
Ekipman satış geliri350.000250.000
Toplam gerçekleşen varlık1.600.0001.200.000
Üçüncü kişi borçları−250.000−250.000
Tasfiye giderleri−50.000−50.000
Ortaklara toplam ödenebilir tutar1.300.000900.000
Ayşe’nin avans alacağı−100.000−100.000
Burak’ın gider alacağı−50.000−50.000
Sermaye ve sonuç paylaşımına kalan1.150.000750.000
Toplam sermaye karşılaştırma tutarı1.000.0001.000.000
Kazanç / sermaye açığı+150.000−250.000

Son iki satır, kalandan ikinci kez ödeme düşülen işlemler değildir: 1.150.000 veya 750.000 TL ile 1.000.000 TL sermayenin karşılaştırmasını gösterir. Kazanç 150.000 TL ise her ortağa 75.000 TL; zarar 250.000 TL ise her ortağa 125.000 TL düşer.

Ortağın net hesabıAyşe: kazançBurak: kazançAyşe: zararBurak: zarar
Sermaye hesabı (TL)600.000400.000600.000400.000
Kazanç ilavesi / zarar indirimi (TL)+75.000+75.000−125.000−125.000
Sermaye ve sonuç toplamı (TL)675.000475.000475.000275.000
Avans / gider alacağı (TL)+100.000+50.000+100.000+50.000
Net ödeme (TL)775.000525.000575.000325.000

Hesabın doğruluğu nasıl denetlenir?

Kazanç senaryosunda 775.000 + 525.000 + 250.000 + 50.000 = 1.600.000 TL’dir. Zarar senaryosunda 575.000 + 325.000 + 250.000 + 50.000 = 1.200.000 TL’dir. Böylece bütün varlık, hak sahiplerine yapılan ödemelerle kapanır; avans ve gider iadeleri ortakların net ödemelerine zaten dahildir.

Zarar senaryosunda üçüncü kişi borçları ödenebildiği hâlde sermaye tam geri dönmemektedir. Bu durum tek başına “iflas” değildir. Daha ağır bir kayıpta ortağın sermaye hesabını aşan zarar katkısı veya ayrıca üçüncü kişiye ödeme yükümlülüğü doğabilir. Bunlar zarar oranı, emek ortağına ilişkin geçerli anlaşma, dış sorumluluk ve tahsil imkânı bakımından ayrı değerlendirilir. Benzer bir durumla karşılaşan okuyucular için Adi Ortaklıkta Hesap Vermeyen Ortak yazısı yol gösterebilir.

Önceki kişisel çekişler neden iki kez düşülmemelidir?

Kazanç senaryosunu değiştirelim: Ayşe tasfiyeden önce ortak hesaptan kişisel kullanım için 100.000 TL çekmiş olsun. Kasa/banka 300.000 TL yerine 200.000 TL’ye iner. Bu tutarın ortaklıktan alınmış, daha önce mahsup edilmemiş ve iadesi/hesaben mahsubu gereken çekiş olduğu kabul edilirse, ortaklardan alacak satırına 100.000 TL eklenir. Ekonomik hesap yine 1.600.000 TL üzerinden kurulur; eldeki gerçek para 1.500.000 TL’dir.

Ayşe’nin 775.000 TL toplam hakkından çekiş bir kez düşülür ve şimdi 675.000 TL ödenir. Burak 525.000 TL alır. Şimdiki ortak ödemeleri 1.200.000 TL; üçüncü kişi borçları ve tasfiye giderleri 300.000 TL’dir. Toplam, eldeki 1.500.000 TL’yi kapatır. Ayşe’nin önceden aldığı 100.000 TL ayrıca hatırlanmalıdır.

Çekişi hem ortaklık gideri sayarak kazancı azaltmak hem de Ayşe’nin payından tekrar düşmek hatalıdır. Buna karşılık geçmişte kesinleşmiş kâr dağıtımı, sermaye iadesi veya gerçek gider ödemesi aynı yöntemle gelişigüzel geri alınamaz. Her hareketin hukuki niteliği ve daha önce hangi hesaba işlendiği gösterilmelidir.

Uyuşmazlıkta tasfiye payı mahkemece nasıl belirlenir?

TBK m. 644, tasfiyeyi bütün ortakların katılımıyla yürütülen bir süreç olarak düzenler. Ortaklar tasfiye görevlisi belirleyebilir; anlaşamazlarsa her ortak hâkimden atama isteyebilir. Tasfiye usulü ve dağıtılacak pay uyuşmazlıkları da mahkemece çözülür. Yalnız tek bir makinenin değerini belirleyip yarısını hüküm altına almak, bütün ortaklık hesabının kapatılması gereken dosyada yeterli olmayabilir.

Yargıtay HGK’nın 08.07.2020 tarihli, E. 2017/3-1768, K. 2020/541 sayılı kararında kardeşlerin hayvancılık ortaklığı incelenmiştir. Karamercan Hukuk’ta yayımlanan tam metne göre, ortaklığın bütün aktif ve pasiflerinin çıkarılması, bilanço itirazlarının değerlendirilmesi, malların paraya çevrilmesi ve sonuç bilançosuna göre hüküm kurulması gerektiği kabul edilmiştir. Hayvancılık ortaklığı yönünden direnme kararı bozulmuş; ayrı traktör ve faiz itirazları hukuki yarar yokluğundan reddedilmiştir. Karar, yalnız arzu edilen kalemi seçerek hesap yapılmaması bakımından önemlidir.

Karardaki üç aşama; envanter, paraya çevirme ve son hesap/paylaştırmadır. Metinde geçen üçer aylık dönemler, uyuşmazlığa göre değişebilen çalışma düzenidir; tasfiyenin dokuz ayda biteceğini söyleyen kanuni sabit süre değildir. Tasfiye tarihi belirlenmemiş somut olayda karar tarihine yakın değerleme yapılması yaklaşımı da m. 642’deki sermaye değerleme kuralını ortadan kaldırmaz.

Oğuz Yolal’ın 2026 tarihli incelemesi, mahkemenin tasfiyedeki rolünün öğretide tartışıldığını; teknik tasfiye faaliyetleri ile yargısal gözetimin ayrılmasını vurgular. Bu ayrım pratikte de önemlidir: tasfiye görevlisinin hesabı ve bilirkişinin teknik incelemesi, hukuki nitelendirme ve hüküm kurma yetkisini devralmaz. Doktrindeki tartışma, tarafların hesap ve belge itirazlarının incelenmesi gereğini azaltmaz. Daha geniş çerçeve için Adi Ortaklığın Tasfiyesinde Malvarlığının Korunması yazısı okunabilir.

Görev, taraflar ve arabuluculuk nasıl belirlenir?

Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından yalnız ortaklık adı davalı gösterilerek hareket edilmemelidir. Tasfiye ilişkisinin tarafları, ortak sıfatı, temsil ve gerektiğinde mirasçılık araştırılır; bütün ortakların yargılamada yer almasını sağlayan taraf teşkili kurulmalıdır. Bir kişinin yalnız yönetici veya muhasebe işlerini yürüten kişi olması, kendiliğinden ortak olduğunu kanıtlamaz.

Genel görevli mahkeme asliye hukuktur; ancak TTK m. 4–5 kapsamında ticari dava şartları gerçekleşiyorsa asliye ticaret mahkemesi görevli olur. Ticari işletme ve tarafların sıfatı dosyada incelenmelidir. “Adi ortaklık” etiketi tek başına görev sorununu çözmez.

Ticari nitelikteki para alacağı talebinde TTK m. 5/A uyarınca dava şartı arabuluculuk değerlendirilir. Sadece fesih/tasfiye istemi ile bunun yanında ileri sürülen para talebi aynı kabul edilmemelidir. Ortaklığın tasfiyesi, yalnız adındaki “ortaklık” sözcüğü nedeniyle paylı mülkiyetin giderilmesi davasıyla da özdeşleştirilemez; talep sonucu ve hukuki ilişki belirleyicidir.

Zamanaşımı ve rapora itirazda hangi noktalar önemlidir?

Ortaklık sözleşmesinden doğan ilgili alacaklarda TBK m. 147/4’ün beş yıllık zamanaşımı dikkate alınır. Başlangıç m. 149 uyarınca muacceliyettir. Sermayenin yatırıldığı gün, ilişkinin fiilen kesildiği gün ve tasfiye alacağının istenebilir hâle geldiği gün her olayda aynı değildir. Kesin hesap anlaşması, tasfiyenin gerçekleşme biçimi ve bağımsız avans/gider alacağının niteliği incelenmeden bütün taleplere tek başlangıç tarihi verilemez. Borcun ikrarı ve dava gibi kesilme sebepleri de ayrıca kontrol edilir.

Hesap dava açılırken tam belirlenemiyorsa eski belirsiz alacak davası açıklamalarına dayanılmamalıdır. 7589 sayılı Kanun, HMK m. 107’yi kaldırmış; m. 109/4 ile kısmi davada tahkikat bitene kadar bir kez artırıma ve artırılan kısımda zamanaşımının dava tarihinden kesilmesine ilişkin düzenleme getirmiştir. Kaldırılmadan önce açılan m. 107 davaları için geçiş hükmü bulunmaktadır. Talep ve harç planı dava tarihine göre kurulmalıdır.

Bilirkişi raporuna itiraz, HMK m. 281 gereğince tebliğden itibaren iki hafta içinde yapılır. 7251 sayılı Kanun m. 24 ile eklenen şartlar varsa, süresinde istenmek koşuluyla bir defaya mahsus en fazla iki haftalık ek süre verilebilir. Bu imkân otomatik değildir.

İtirazda yalnız sonuç tutarını reddetmek yerine eksik varlık, yanlış değerleme tarihi, isabetsiz paylaşım oranı, belgesiz gider ve çift mahsup gösterilmelidir. Tasfiye görevlisinin bilançosuna ilişkin mahkeme süreleri ile bilirkişi raporuna itiraz süresi birbirine karıştırılmamalıdır. Sözleşme, banka kayıtları, envanter, faturalar, hakedişler ve ortak hesap hareketlerinin aynı tarihler üzerinden eşleştirilmesi, incelemeyi somutlaştırır.

Güneş & Güneş Hukuk Bürosuna iletilen bilgi ve belgeler, yalnız hukuki değerlendirme ve üstlenilen hizmet kapsamında, meslek sırrı ve KVKK yükümlülükleri gözetilerek ele alınır. Hassas belgeler için güvenli paylaşım kanalı bürodan öğrenilmelidir. İlk iletişim, işin veya vekâlet ilişkisinin kabul edildiği anlamına gelmez; hizmetin kapsamı ayrıca belirlenir.

Ödemelerin sınıflandırılması için sermayenin iadesi, hesapta uzlaşıldığında tasfiye protokolü incelemesi bu hesabı tamamlar. Genel aşamalar için adi ortaklığın tasfiyesi ve hukuki süreçler ana rehberine de başvurulabilir.

İlgili yazılar: Adi Ortaklıktan Ayrılma ve Ortağın Çıkarılması: Ortaklık Devam Ederken Haklar. Bu aşamanın ayrıntıları Bilirkişi Raporuna İtiraz başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır; Adi Ortaklıkta Bilirkişi Raporuna İtiraz.

Sonuç

Adi ortaklıkta doğru tasfiye payı, eksiksiz envanter ile doğru hukuki sınıflandırmanın birleşiminden çıkar. Sermaye, avans, gider ve geçmiş çekişler ayrı izlenmeli; katkı değeri ile güncel tasfiye değeri karıştırılmamalıdır. Her ortağın net hesabı, ortaklığın toplam varlığıyla kapanmalıdır. Sözleşme ve ödeme belgeleri açıklığa kavuşturulmadan verilen tek bir “ortaklık oranı”, güvenilir hesap üretmez; uyuşmazlıkta talep, taraflar ve usul süreleri de hesabın kendisi kadar belirleyicidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Adi ortaklıkta koyduğum sermayeyi tamamen geri alabilir miyim?

Bu, tasfiye sonunda kalan varlığa bağlıdır. Borçlar, giderler ve avanslar sonrasında sermaye karşılanamıyorsa zarar paylaşılır. Sermayenin tamamen geri alınması yalnız başlangıçtaki ödeme belgesine bakılarak garanti edilemez.

Sermayenin yüzde 70’ini koyan ortak kârın yüzde 70’ini mi alır?

Kural olarak hayır. Sözleşmede farklı kazanç/zarar oranı kararlaştırılmamışsa paylar eşittir. Sermaye oranını gösteren belgenin aynı zamanda kâr paylaşımı anlaşması içerip içermediği ayrıca incelenmelidir.

Sadece emeğini koyan ortak zarara katılır mı?

Farklı bir anlaşma bulunmadıkça katılır. Yalnız emeğini koyan ortağın zarara katılmadan kazançtan pay alması kararlaştırılabilir. Bu iç anlaşmanın üçüncü kişi alacaklılarına karşı etkisi ise ayrı konudur.

Ortaklığa verdiğim makineyi geri alabilir miyim?

Makinenin mülkiyetini mi, yalnız kullanımını mı ortaklığa bıraktığınız belirleyicidir. Mülkiyet katkısında TBK m. 642 uyarınca katkı değeri üzerinden hesap esastır; kullanım katkısında makine ortaklığın satılacak malı sayılmaz. Geçerli paylaşım anlaşmasının koşulları ayrıca değerlendirilir.

Tasfiye payı hesaplanınca bütün borçlar sona erer mi?

Hayır. Eksik bırakılan borç, salt ortaklar arası paylaşım yapıldığı için ortadan kalkmaz. TBK m. 645 üçüncü kişilere karşı yükümlülüklerin devamını öngörür. Bu nedenle bilinen borç ve riskler kapatılmadan bütün paranın dağıtılması sonraki taleplere yol açabilir.

Kaynakça

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m. 147/4, 149, 154, 620–623, 627, 637–645. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı metni.
  2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 4, 5 ve 5/A. Ticaret Bakanlığı metni.
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 281–282. Adalet Bakanlığı metni; ek süre düzenlemesi için 7251 sayılı Kanun, m. 24.
  4. 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, m. 19–20, geçici m. 1/10, m. 26. TBMM metni.
  5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 08.07.2020, E. 2017/3-1768, K. 2020/541, özellikle par. 43–47 ve sonuç bölümü. Karamercan Hukuk’ta yayımlanan karar tam metni.
  6. Yolal, Oğuz, “Yargıtay Kararları Çerçevesinde Adi Ortaklığın Tasfiyesinin Mahkeme Aracılığıyla Yapılması”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 16(3), 2026, s. 770–819, DOI: 10.32957/hacettepehdf.1819906. Tam metin.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları