Şirket kurmak, ticaret sicilinde şirket unvanının tescil ettirilmesiyle başlayan ve aynı gün biten bir işlem olarak düşünülmemelidir. Kuruluş kararıyla birlikte şirketin kimlerle kurulacağı, hangi ekonomik faaliyetleri yürüteceği, yönetimin ve temsilin kimde olacağı, kârın nasıl paylaşılacağı, uyuşmazlıkta hangi yolun izleneceği ve ilk faaliyet döneminin nasıl finanse edileceği belirlenir. Yanlış veya eksik kurulan bu yapı, şirket büyüdüğünde ya da ortaklık ilişkisi bozulduğunda görünür hâle gelir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun ve faaliyet alanına göre özel mevzuat birlikte dikkate alınmalıdır. Bir şirketin kuruluşunun sicil yönünden tamamlanmış olması, hukuki ve mali bütün risklerinin giderilmiş olduğu anlamına gelmez. Aşağıdaki sıralama, istatistiksel görülme sıklığına değil; hataların doğurabileceği sonuçların ağırlığına ve kuruluş öncesinde önlenebilir olmasına göre hazırlanmıştır.
1. Yanlış şirket türü seçimi: Limited şirket mi, anonim şirket mi?
Kurucular çoğu zaman limited şirketi daha az kuruluş işlemi gerektirdiği, anonim şirketi ise daha kurumsal göründüğü için tercih eder. Oysa şirket türü; ortak sayısını, sermaye ödeme düzenini, organları, pay devrini, yatırımcı kabulünü, pay sahiplerinin sorumluluğunu ve ilerideki yeniden yapılandırma işlemlerini etkiler. Tek kişiyle hem anonim hem limited şirket kurulabilir; buna karşılık limited şirkette ortak sayısı elliyi aşamaz (TTK m. 338, 574).
24 Ekim 2026 itibarıyla yeni kurulacak şirketlerde genel asgari esas sermaye anonim şirkette 250.000 TL, limited şirkette 50.000 TL'dir. Halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketler için başlangıç sermayesi 500.000 TL'dir. Nakden taahhüt edilen anonim şirket sermayesinin en az dörtte biri tescilden önce, kalanı tescili izleyen yirmi dört ay içinde ödenir. Limited şirkette nakdî sermaye, tescilden sonra yirmi dört ay içinde ödenebilir. Ayni sermaye ve özel şirket türleri için farklı koşullar gündeme gelebilir.
Şirket türü seçiminde hangi ölçütler değerlendirilmelidir?
Faaliyet türü, ortak sayısı, yatırım alma planı, kamu borcu sorumluluğu, pay devri kolaylığı ve yönetim modelini içeren karşılaştırmalı bir kuruluş değerlendirmesi yapılmalıdır. Yalnızca en düşük tescil maliyeti veya kanuni asgari sermaye tutarıyla karar verilmemelidir. Türkiye'de geçerli şirket türleri ve sermaye tutarları için Ticaret Bakanlığının şirket bilgileri esas alınmalıdır.
2. Yanlış ortak seçimi: Ortaklık kurulmadan önce neler araştırılmalı?
Akraba, arkadaş veya eski iş arkadaşı olmak, ticari hedeflerin ve çalışma biçimlerinin aynı olduğu anlamına gelmez. Ortakların sermaye koyma gücü, geçmiş ticari ilişkileri, varsa başka şirketlerdeki yöneticilik görevleri, zaman ayırma kapasitesi, karar verme alışkanlıkları ve risk toleransı kuruluş öncesinde görüşülmelidir. Kişisel yakınlık nedeniyle bu değerlendirme yapılmadığında, şirketin finansmanı veya yönetimi konusunda esaslı görüş ayrılıkları doğabilir.
Bir ortak sermaye sağladığını, diğeri müşteri çevresi ve teknik bilgi getirdiğini ileri sürebilir. Bu katkıların niteliği ve hukuki karşılığı açıklığa kavuşturulmamışsa, pay oranı ve ücretlendirme uyuşmazlığı başlayabilir. Özellikle bir ortağın fiilen tüm işi yürüttüğü, diğer ortağın yalnızca sermaye koyduğu yapılarda bu risk belirgindir.
Kurucu ortaklar arasında hangi konular yazılı olmalıdır?
Ortaklık öncesi görüşmede yazılı bir kurucular mutabakatı hazırlanmalı; finansal katkı, tam zamanlı çalışma, menfaat çatışması, yönetim beklentisi ve anlaşmazlık hâlinde çıkış seçeneği kayda alınmalıdır. Kişisel verilerin korunması ve hukuka uygun bilgi edinme sınırları gözetilmeli; araştırma adı altında yetkisiz kişisel veri elde edilmemelidir.
3. Hazır şablon şirket sözleşmesi: Esas sözleşmedeki kritik eksikler
Anonim şirket esas sözleşmesi ve limited şirket şirket sözleşmesi, sıradan bir başvuru eki değil, şirketin kurumsal düzenini belirleyen temel belgedir. Ticaret unvanı, merkez, faaliyet konusu, sermaye, pay yapısı, organlar ve kanunun izin verdiği diğer kayıtlar kurucuların gerçek ihtiyaçlarına uygun oluşturulmalıdır. TTK m. 339 ve m. 576–577 şirket türlerine göre içerik ve düzenleme alanlarını belirler.
Özellikle pay sınıfları, yönetim yapısı, temsil modeli, belirli kararlar için ağırlaştırılmış nisaplar veya limited şirketlerde ek ödeme ve yan edim düzenlemeleri yeterince incelenmeden yazılırsa sonradan değişiklik gerekebilir. Bununla birlikte her istenen özel hüküm esas sözleşmeye konulamaz. Örneğin anonim şirket esas sözleşmesinin kanundan ayrılabilmesi TTK m. 340 kapsamında sınırlıdır; kanuna aykırı bir ortak yükümlülüğünü yalnızca sicile tescil ettirmek onu geçerli hâle getirmez.
Esas sözleşme kurulmadan önce nasıl denetlenmelidir?
Önce karar ve risk haritası, ardından esas sözleşme hazırlanmalıdır. Kurumsal düzenlemede bulunması gereken hükümler ile ortakların kendi aralarındaki kişisel borçları birbirinden ayrılmalıdır. Değişiklik ihtimali bulunan ticari planların etkisi kuruluş sırasında değerlendirilmelidir.
4. Ortaklar sözleşmesinin yapılmaması: Sözlü vaatlerin hukuki riski
Şirket esas sözleşmesi bütün ortaklık beklentilerini karşılamayabilir. Kurucuların birlikte oy kullanma, yönetimde temsili destekleme, belirli şartlarda pay satma, gizliliği koruma, yatırımcıyla birlikte satışa katılma veya belirli bir ihlalde tazminat ödeme gibi taahhütleri ayrı bir pay sahipleri sözleşmesinde düzenlenebilir.
Ancak ortaklar sözleşmesinin ihlali, şirket organı kararını veya pay devrini kendiliğinden geçersiz kılmaz. Sözleşmenin kimleri bağladığı, şirketin taraf olup olmadığı, kanunun emredici hükümleri ve talep edilebilecek yaptırımlar ayrı incelenmelidir. Özellikle limited şirkette pay devrinin kanuni şekil şartları, genel bir sözleşme cümlesiyle bertaraf edilemez.
Pay sahipleri sözleşmesi nasıl hukuken uygulanabilir hâle getirilir?
Pay devri, oy düzeni, kilitlenme, yeni yatırımcı kabulü, bilgi paylaşımı, rekabet etmeme ve çıkış hakları için somut koşullar, yöntemler ve ihlal sonuçları düzenlenmelidir. Mevcut Pay Sahipleri Sözleşmesi makalesinde esas sözleşme ile ayrı sözleşmenin sonuçları ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
5. Sermaye taahhüdü ve ortak katkılarının yanlış düzenlenmesi
Bir ortağın şirkete para yatırması, diğer ortağın günlük çalışma yürütmesi veya yazılım geliştirmesi ekonomik bakımdan değerli katkılar olabilir; fakat bunlar aynı hukuki işlem değildir. Sermaye şirketlerinde nakdî sermaye, ayni sermaye, şirketin ortaktan borç alması, ücret ödemesi ve fikrî hak devri farklı hükümlerle yönetilir. Örneğin TTK m. 342 uyarınca anonim şirkete hizmet edimi ve kişisel emek ayni sermaye olarak konulamaz; uygun ayni sermaye bakımından TTK m. 343'teki değerleme sistemi önemlidir.
Ortakların koymayı taahhüt ettiği sermayenin ödeme vadesinin geçirilmesi, temerrüt, faiz ve ilgili şirket türüne göre başka sonuçlar doğurabilir. Özellikle sözleşmede sermaye taahhüdü ile gerçekte sağlanan ortak finansmanının karıştırılması muhasebe ve ispat sorununa yol açar.
Sermaye, ortak kredisi ve fikrî hak katkısı nasıl belgelendirilir?
Her katkı türünün hukuki sıfatı, değeri, ödeme veya devir tarihi ve ispat belgesi ayrı kaydedilmelidir. Nakdî ödemeler banka kayıtlarıyla, ayni sermaye ilgili değerleme ve sicil süreçleriyle, yazılım veya marka katkısı ise uygun hak devri belgeleriyle desteklenmelidir. Şirkete verilen ödünç paralar sermaye ödemesi gibi gösterilmemelidir.
6. Eşit ortaklıkta karar kilitlenmesinin öngörülmemesi
İki kurucunun payları eşit olduğunda adil bir başlangıç yapıldığı düşünülebilir. Oysa karar yeter sayıları ve temsil düzeni doğru kurgulanmazsa her önemli uyuşmazlık şirketin gerekli kararları alamaması sonucunu doğurabilir. Müdür ataması, yatırım, kredi, önemli malvarlığı işlemleri veya faaliyet stratejisi konusunda sürekli anlaşmazlık çıkması, şirketin işleyişini ve değerini olumsuz etkileyebilir.
Eşit paylı olmak tek başına şirketin feshi sebebi değildir. Kalıcı kilitlenmenin hangi kararları engellediği, şirket işlerine etkisi ve daha sınırlı çözüm yolları önemlidir. Limited şirketin haklı sebeple feshine ilişkin TTK m. 636/3, mahkemenin fesih dışında uygun çözümleri değerlendirebilmesine imkân verir; fesih ile bir ortağın çıkması aynı hukuki sonuç değildir.
Eşit ortaklıkta karar alınamaması nasıl önlenebilir?
İlk görüş ayrılığı için müzakere ve uzlaştırma; devam eden kilitlenme için bağımsız değerleme, pay devri teklifi, belirli kararlar bakımından süreç veya mahkeme yoluna başvuru gibi hukuken uygulanabilir seçenekler öngörülmelidir. Kuruluşta kararlaştırılan hiçbir seçenek, kanunen devredilemez organ yetkilerini veya zorunlu nisapları ortadan kaldıramaz. Mevcut Limited Şirketin Haklı Sebeple Feshi makalesi uyuşmazlık sonrası yolları incelemektedir.
7. Pay devri, ortaklıktan çıkış ve kâr dağıtımının planlanmaması
Ortaklar genellikle şirketin nasıl kurulacağını konuşur; paylardan birinin devri, ölüm veya ayrılma hâlinde işletmenin nasıl devam edeceğini konuşmaz. Payların değerlemesi, bedelin ne zaman ödeneceği, yatırımcının hangi haklarla katılacağı, diğer ortakların önalım imkânı ve kâr dağıtımının esasları açık değilse sonraki dönemde görüş ayrılığı ağırlaşabilir.
Limited şirkette esas sermaye payının devri kural olarak yazılı sözleşme ve imzaların noter tarafından onaylanması şartına; şirket sözleşmesinde aksi düzenlenmedikçe genel kurul onayına tabidir (TTK m. 595). Anonim şirkette nama veya hamiline yazılı payların devrine ilişkin farklı koşullar söz konusudur. Özellikle hamiline yazılı paylarda Merkezi Kayıt Kuruluşu bildirimi, paya bağlı hakların kullanılması bakımından önem taşıyabilir.
Payın değerlenmesi ve ayrılma şartları nasıl kararlaştırılır?
Kuruluştan itibaren bir pay devir ve ayrılma senaryosu hazırlanmalı; payların değerleme yöntemi, bilgi ve belgeye erişim, tahmini ödeme kapasitesi ve kanuni şekil şartları birlikte değerlendirilmelidir. Kâr dağıtımının yalnız ortakların isteğine bağlı olmadığı; dağıtılabilir kâr, geçmiş zararlar, yedekler ve organ kararlarına tabi olduğu açıkça bilinmelidir. Ayrıntılar için Limited Şirket Pay Devri makalesi incelenebilir.
8. Temsil ve imza yetkisinin kontrolsüz verilmesi
Kurucu ortağa veya yöneticiye geniş temsil yetkisi verilmesi, günlük işlemleri kolaylaştırırken şirketin büyük borçlar altına girmesini de mümkün kılabilir. Kredi sözleşmeleri, teminatlar, uzun süreli kira, tedarik taahhütleri ve yüksek tutarlı alımlar bu nedenle risklidir. Ancak bütün işlemleri çift imzaya bağlamak da günlük faaliyetleri gereksiz yere yavaşlatabilir.
Temsil yetkisindeki iç sınır ile dış yetki arasındaki fark nedir?
Şirket içindeki parasal onay limitiyle temsil yetkisinin üçüncü kişilere etkisi farklıdır. TTK m. 371/3 uyarınca temsil yetkisinin sınırlanması, birlikte temsil veya şube işleriyle sınırlama gibi kanunen öngörülen istisnalar dışında iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyebilir. Limited şirketlerin temsil hükümleri de TTK m. 629 çerçevesinde incelenir. Salt iç yazışmayla konulmuş bir tutar tavanının şirkete karşı üçüncü kişi taleplerini her durumda engelleyeceği varsayılmamalıdır.
Şirket içi harcama limiti
Yönetim organının, belirli tutarın üzerindeki işlemler için ikinci onay araması, işlem yapan kişinin şirket içindeki yetkisine ve sorumluluğuna ilişkindir. Bu iç kontrol her durumda şirketin dış ilişkide borçlandırılmasını önlemez. Bu nedenle iç limitlerin ihlaliyle ilgili denetim, raporlama ve sorumluluk sistemi ayrıca oluşturulmalıdır.
Üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilen temsil şekli
Sicilde ilan edilen birlikte temsil ve şube işleriyle sınırlı temsil gibi kanunun kabul ettiği düzenlemelerin hukuki etkisi, salt parasal harcama sınırlarından farklıdır. Somut işlemin kimin tarafından, hangi sıfatla ve hangi tescilli temsil düzeninde gerçekleştirildiği incelenmelidir.
Temsil yetkisinde hangi kontrol sistemi kurulmalıdır?
Sicile uygun temsil modeli ve gerektiğinde birlikte imza sistemi belirlenmeli; bankacılık yetkileri, ödeme onay akışları, sözleşme kontrol eşikleri ve yönetim raporlaması bu modelle uyumlu kurulmalıdır. İşlem yetkisi, yönetim görevi ve iç denetim sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır. Ayrıntılı inceleme için Şirket Adına Yetkisiz İşlem ve İmza makalesi bulunmaktadır.
9. Şirket ortaklarının ve yöneticilerin kişisel sorumluluğunun bilinmemesi
Anonim ve limited şirketlerin kendi borçlarından esasen şirket malvarlığıyla sorumlu olması, ortak veya yöneticilerin bütün durumlarda kişisel sorumluluktan uzak olduğu anlamına gelmez. Şirketin özel hukuk borcu, kamu alacağı, yöneticinin kanuni temsilci sıfatı ve kişinin verdiği şahsi teminat birbirinden ayrılmalıdır.
Kamu borcu ile özel hukuk borcunda kim sorumludur?
Limited şirket ortağının kamu alacağından sorumluluğu
6183 sayılı Kanun m. 35 uyarınca limited şirket ortaklarının şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından sermaye hisseleri oranında sorumluluğu gündeme gelebilir. Kanuni temsilcilerin vergi sorumluluğunda VUK m. 10 ve ilgili diğer hükümler farklı şartlar öngörür. SGK prim ve diğer kurum alacaklarının sorumluluk yapısı da ayrıca değerlendirilmelidir. Anonim şirketin salt pay sahibiyle temsil yetkisini kullanan yönetim kurulu üyesi aynı sıfatta değildir.
Kişisel kefalet, ipotek ve eş rızası ayrımı
Kurucu ortağın şirket kredisi için kişisel kefalet veya ipotek vermesi tüzel kişilikten ayrı bir borç veya teminat ilişkisi yaratabilir. Gerçek kişinin kefaletinde TBK m. 583'teki yazılı şekil, kefalet tarihi, azami sorumluluk tutarı ve gerekli el yazısı kayıtları ile m. 584'teki eş rızası kuralı, kanuni istisnalarıyla birlikte incelenmelidir. TBK m. 584/3 uyarınca, ticaret siciline kayıtlı ticari işletme sahibi veya ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisinin işletme veya şirketle ilgili verdiği kefaletlerde eş rızası aranmaz. Bu istisna, kefaletin diğer kanuni geçerlilik şartlarını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla hangi sıfatla ve hangi borç için kefil olunduğu belge üzerinden belirlenmelidir. Bu nedenle “borç yalnızca şirkete ait” ifadesi, imzalanan kredi ve teminat belgeleri incelenmeden güvenilir sonuç vermez.
Ortak ve yönetici için kişisel sorumluluk riski nasıl incelenir?
Şirket türü, kanuni temsilci ataması ve finansman sözleşmeleri birlikte incelenmelidir. Kişisel kefalet veya teminatın kapsamı, tutarı, şekli ve sona erme koşulları imza öncesinde değerlendirilmelidir. Mevcut Şirketin SGK Borcundan Sorumluluk ve Anonim Şirket Vergi Borcu makaleleri farklı rejimleri açıklamaktadır.
10. Şirket tescil edilmeden sözleşme ve taahhüt altına girilmesi
Ofis kiralanması, ekipman siparişi veya tedarik ilişkisi bazen sicil tescilinden önce başlar. Kurucular bu sözleşmeleri “kurulacak şirket adına” yaptıklarını düşünerek kişisel sorumluluklarının bulunmadığını varsayabilir. Oysa anonim şirkette TTK m. 355, limited şirkette TTK m. 588, tescilden önce şirket adına işlem yapanların sorumluluğunu düzenler.
İşlem veya taahhüdün ileride kurulacak şirket adına yapıldığının açıkça bildirilmesi ve tescilden sonra üç ay içinde şirket tarafından kabul edilmesi hâlinde sorumluluğun yalnız şirkete ait olması mümkündür. Koşullar oluşmazsa tescil öncesi işlemi yapanların şahsi ve müteselsil sorumluluğu gündeme gelebilir. Kuruluş giderleriyle ilgili özel düzenlemeler de ayrıca incelenmelidir.
Tescil öncesi sözleşmeler nasıl kayda alınmalıdır?
Tescil öncesi bütün sözleşmeler için imza atan kişi, işlem tarihi, karşı taraf, kurulacak şirket adına hareket edildiğini gösteren kayıt ve tescil sonrası kabul kararı dosyalanmalıdır. Şirket kurulmadan tüzel kişiliğin doğduğu varsayılmamalı; kurucunun şahsen üstlendiği yükümlülük açıkça belirlenmelidir.
11. Faaliyet konusu, NACE kodu ve ruhsatların yanlış belirlenmesi
Şirketin ticaret siciline tescili, planlanan işin her adreste ve bütün sektörlerde kendiliğinden yapılabileceği anlamına gelmez. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı, imar ve kullanım durumu, çevre izinleri, turizm veya sağlık gibi özel alanların işletme belgeleri, mesleki yeterlilikler ve yabancı sermayeye ilişkin sektörel sınırlar faaliyet konusuna göre ayrıca incelenir.
NACE kodu, fiilen yürütülen ekonomik faaliyet ve kamu kayıtları bakımından önemlidir; tek başına bütün izinleri sağlamaz. Faaliyet adresinin fiziksel ve hukuki uygunluğu araştırılmadan uzun süreli kira sözleşmesi kurulması da ekonomik risk doğurabilir. Kiralanan taşınmazın işyeri olarak kullanılabilmesi bakımından tapu niteliği, kullanım amacı ve yerel ruhsat koşulları ayrıca etkili olabilir.
İnternetten satış yapacak şirketler hangi ek yükümlülükleri kontrol etmelidir?
Şirket kendi internet sitesi üzerinden sipariş veya sözleşme almayı planlıyorsa, faaliyetin niteliğine göre Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS), mesafeli sözleşme, tüketicinin ön bilgilendirilmesi ve ticari elektronik ileti izinleri kuruluş planına eklenmelidir. ETBİS kaydının kapsamı satış kanalına göre değişir: Türkiye'deki aracı platformlar üzerinden satış yapan her işletme, yalnız bu nedenle ETBİS'e kaydolmak zorunda değildir. İş modeli, faaliyete başlamadan önce Ticaret Bakanlığının elektronik ticaret açıklamalarına göre incelenmelidir.
Faaliyet–izin ve ruhsat denetimi nasıl yapılmalıdır?
Sicil başvurusu öncesinde faaliyet–izin matrisi hazırlanmalıdır: planlanan her iş, NACE sınıflandırması, gerekli ruhsat/izin, yetkili kurum, adres koşulu ve belge takvimiyle eşleştirilmelidir. Tescil süreci ile sektörel ruhsat süreci farklı aşamalar olarak yönetilmelidir.
12. Vergi ve muhasebe kayıt sisteminin kuruluşta oluşturulmaması
Şirketin vergi ve muhasebe yükümlülükleri yalnız mali müşavir seçmekle sona ermez. Satışın hangi belgeyle kaydedileceği, giderlerin hangi belgelerle ispatlanacağı, vergisel sınıflandırma, tahsilat ile fatura arasındaki ilişki, sözleşme–irsaliye–fatura–ödeme kayıtlarının uyumu ve vergi beyan dönemleri kuruluşta belirlenmelidir.
Faaliyet konusuna göre kurumlar vergisi, katma değer vergisi, stopaj, damga vergisi ve özel vergi düzenlemeleri gündeme gelebilir. Vergisel istisna veya teşviklerin şartları işlem gerçekleştikten sonra kendiliğinden sağlanmış kabul edilemez. Özellikle fatura düzeninin gerçek ticari işleme uygun olmaması, kayıtların ve belgelerin birbirini doğrulamaması sonradan inceleme ve uyuşmazlık riski yaratabilir.
Gerçek faydalanıcı bildirimi ve ilişkili kişi kayıtları neden önemlidir?
Vergi Usul Kanunu 529 Sıra No.lu Genel Tebliği kapsamında gerçek faydalanıcı bilgilerini bildirmekle yükümlü bulunan mükellefler, bildirim dönemlerini, ilgili bilgilerin doğruluğunu ve değişiklik hâlindeki yükümlülüklerini ayrıca izlemelidir. Şirket ortakları ile şirket arasındaki borç, hizmet, mal veya diğer ilişkili kişi işlemleri de belgelendirilmelidir. Gerçek faydalanıcı bildiriminin veriliş yöntemi ve süresi, uygulanabilir güncel düzenleme üzerinden belirlenmeli; kuruluşun sicil tesciliyle bütün bildirimlerin tamamlandığı varsayılmamalıdır.
Muhasebe belgeleri ve vergi kontrol takvimi nasıl oluşturulur?
Mali müşavirlik iş akışı ile yönetimin belge sağlama yükümlülüğü yazılı bir operasyon düzenine bağlanmalıdır. Banka, POS, kasa, sözleşme, stok ve fatura kayıtlarının ay sonlarında mutabakatı yapılmalı; beyan ve ödeme takvimi tek sorumluya bırakılmadan kontrol edilmelidir. Vergi konularının geniş açıklaması Gelir İdaresi Başkanlığının resmî mevzuat ve rehberleri üzerinden doğrulanmalıdır.
13. Ticari defter, ETDS, e-Defter ve elektronik tebligatın karıştırılması
Ticari defterlerle vergi mevzuatındaki elektronik defter ve belge sistemleri aynı kavram değildir. Şirketin kuruluşunda hangi defterlerin, hangi sistemde, hangi kişi tarafından ve hangi tarihten itibaren tutulacağı açıklığa kavuşturulmalıdır.
ETDS, e-Defter ve e-Belge arasındaki fark nedir?
ETDS: Pay defteri ve genel kurul defteri
1 Ocak 2026'dan itibaren ticaret siciline kuruluşu tescil edilen şirketlerde pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin Elektronik Ticari Defter Sistemi (ETDS) üzerinden tutulması zorunludur. Ticaret Bakanlığı açıklamasına göre yönetim kurulu karar defterinin elektronik ortamda tutulması ise şirketlerin tercihine bırakılmıştır. Ticaret Bakanlığının ETDS duyurusu bu ayrımı açıklamaktadır.
GİB e-Defter, e-Fatura ve e-Arşiv uygulamaları
ETDS ile Gelir İdaresi Başkanlığının e-Defter, e-Fatura ve e-Arşiv uygulamaları aynı yükümlülük değildir. Bu uygulamaların kapsamı ve geçiş tarihleri mükellefiyet ile faaliyet özelliklerine göre belirlenir. Birine kayıtlı olmak, diğer sistemdeki yükümlülüklerin yerine getirildiğini kendiliğinden göstermez.
Elektronik tebligat hangi süreleri etkiler?
11 Ekim 2026 tarihli 596 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, yayımından sonra mükellefiyet tesis ettiren ilgili kurumlar vergisi mükellefleri bakımından işe başlama tarihini takip eden 15 gün içinde elektronik tebligat sistemine dâhil olma yükümlülüğünü düzenler. Elektronik ortamda gelen bir bildirimin hiç okunmaması, kanuni tebliğ sonucunun oluşmasını her durumda engellemez. Vergi idaresiyle birlikte şirketin tabi olduğu diğer resmî tebligat kanalları da ayrıca izlenmelidir.
Elektronik yükümlülükler için hangi takip sistemi kurulmalıdır?
ETDS, e-Defter, e-Belge, vergi tebligatı ve varsa diğer elektronik bildirim kanalları ayrı satırlardan oluşan bir yükümlülük takvimine bağlanmalıdır. Her sistem için asıl sorumlu, yedek kişi, şifre/erişim yetkisi, kontrol sıklığı ve yasal süre kaydedilmeli; elektronik bildirimin okunmamış olması gerekçesiyle sürelerin kaçırılması önlenmelidir.
14. Şirket hesaplarıyla ortakların kişisel hesaplarının karıştırılması
Şirketin banka hesabındaki para, ortakların serbestçe kişisel harcamaları için kullanabilecekleri birikim değildir. Ortakların şirkete koyduğu sermaye, şirkete verdiği borç, şirketten tahsil ettiği ücret, masraf avansı, kâr payı veya şirketten aldığı ödünç farklı hukuki ve vergisel sebeplere dayanır.
Anonim şirket pay sahibinin şirkete borçlanması TTK m. 358'deki şartlara tabidir; limited şirket bakımından uygulanacak yollama ve özel hükümler de değerlendirilmelidir. Bankadan ortağa yapılan her transferin “ortak cari hesabı” açıklaması taşıması, işlemi hukuken ve vergisel olarak kendiliğinden uygun hâle getirmez. Şirket gideri gösterilen kişisel harcamalar da vergi incelemesi, yönetici sorumluluğu ve ortaklar arası uyuşmazlık riski doğurabilir.
Ortaklarla şirket arasındaki para hareketleri nasıl belgelenir?
Ödemelerin her biri için yetkili organ kararı veya sözleşme, ticari sebep, tutar, banka açıklaması, muhasebe kaydı ve vergi sonucu birlikte dosyalanmalıdır. İlişkili kişi işlemleri bakımından emsallere uygunluk ve belge düzeni kontrol edilmelidir. Ortağın şirkete verdiği borç ile ortağın şirketten aldığı borç farklı işlem yönleridir; ilk konunun ayrıntısı için Ortağın Şirkete Verdiği Borcun Geri Alınması makalesi incelenebilir.
15. Yetersiz işletme sermayesi ve hatalı nakit akışı planlaması
Kanuni asgari sermaye, şirketin ilk faaliyet dönemindeki kira, personel, stok, vergi, teknoloji, pazarlama ve finansman yükümlülüklerini karşılamaya yeterli olmayabilir. Şirket satış yaparken tahsilatlar vadeli olduğundan ödeme güçlüğüne düşebilir. Bir yıllık kâr projeksiyonu, haftalık veya aylık nakit akışının yerine geçmez.
Sermaye taahhüdünün zamanında ödenememesi ile işletme sermayesinin yetersizliği birbirinden farklı sorunlardır. Buna ek olarak şirketin bilanço durumu kötüleşirse TTK m. 376 kapsamındaki sermaye kaybı veya borca batıklık değerlendirmeleri gündeme gelebilir. Bu hüküm, kuruluşta yalnızca daha yüksek sermaye yazmakla risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Kuruluş öncesi nakit akışı nasıl planlanmalıdır?
Kuruluş öncesi en az üç senaryolu nakit akışı planı hazırlanması yararlı olur: beklenen satış, geciken tahsilat ve beklenmedik maliyet artışı. Finansman ihtiyacı, ortakların taahhüt sınırları ve banka teminatlarının kişisel riskleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Sermaye kaybı ve borca batıklık için mevcut TTK m. 376 rehberi bağlantılı inceleme sunar.
16. Ticari sözleşme ve alacak tahsilat sisteminin kurulmaması
Şirketin ilk ticari faaliyetlerinde teklif, sipariş, satış, teslim, fatura ve ödeme belgelerinin birbirini tamamlaması gerekir. Yalnızca fatura düzenlenmesi, her türlü sözleşmesel şartın ve mal tesliminin tartışmasız biçimde ispatlandığı anlamına gelmez. Sözleşmelerde fiyat, teslim, kabul, ayıp, gecikme, garanti, ödeme günü, faiz, teminat ve sona erme hükümleri açık olmalıdır.
Vadeli çalışılan müşterinin ödeme gücünün hiç incelenmemesi veya tek alıcının toplam cironun büyük kısmını oluşturması finansal bağımlılığı artırabilir. Tahsilat geciktiğinde ihtar, temerrüt, arabuluculuk, dava ve icra süreçlerinin koşulları farklıdır. Sözleşmeye uygun delil toplanmadan başlatılan takip de itiraz ve ispat sorunuyla karşılaşabilir.
Sözleşme, teminat ve tahsilat prosedürü nasıl hazırlanmalıdır?
Satış tutarına ve müşteri riskine göre yazılı sözleşme, limit, teminat ve onay politikası uygulanmalıdır. Alacakların vade bazlı raporu her ay yönetimce gözden geçirilmeli; ödeme ve teslim kayıtları erişilebilir biçimde korunmalıdır. Ticari sorunun ilk fark edildiği tarihte belge ve süre kontrolü yapılmalıdır.
17. Personel, SGK ve iş hukuku yükümlülüklerinin ihmal edilmesi
Şirketin faaliyetlerini kimin hangi hukuki ilişkide yürüteceği kuruluş öncesinde açıkça belirlenmelidir. Ortaklık, şirket organı görevi, iş sözleşmesi ve bağımsız hizmet ilişkisi birbirinden farklıdır. Çalışan bir kişiye fatura kestirilmesi, gerçek ilişkinin iş sözleşmesi niteliğini kendiliğinden değiştirmez.
5510 sayılı Kanun kapsamında 4/a sigortalıları için işe giriş bildirgesinin kural olarak işe başlamadan en az bir gün önce verilmesi gerekir; sektör ve özel durum istisnaları bulunmaktadır. İş sözleşmesi, ücret, fazla çalışma, yıllık izin, iş sağlığı ve güvenliği, iş kazası riskleri ve kişisel veri düzeni işverenin başlangıçta planlaması gereken alanlardır.
Şirket ortağının sigortalılığı ile çalışanın sigortalılığı aynı mıdır?
Hayır. Limited şirket ortağının veya anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan pay sahibinin 5510 sayılı Kanun'un 4/b hükümleri kapsamındaki statüsü ile iş sözleşmesine dayalı çalışanların 4/a kapsamındaki sigortalılığı birbirinden ayrılmalıdır. Kişinin birden fazla statüsü veya ortaklıkla birlikte fiilî çalışma ilişkisi varsa uygulanacak prim ve bildirim kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.
Personel ve işveren yükümlülükleri nasıl planlanmalıdır?
Personel alınmadan önce görev tanımı, hukuki statü, iş sözleşmesi, işe giriş bildirimi, bordro, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ve çalışan veri işleme süreci birbirine bağlanmalıdır. Yabancı çalışan veya yönetici bakımından çalışma izni yükümlülüğü ayrı kontrol edilmelidir. Temel bildirim kuralları SGK'nın işveren yükümlülükleri sayfasında açıklanmaktadır.
18. Marka, ticaret unvanı ve yazılım haklarının birbirine karıştırılması
Ticaret unvanı, marka, alan adı, eser ve yazılım üzerindeki haklar aynı hukuki korumaya dayanmaz. Şirket unvanının ticaret sicilinde bulunması, aynı kelime veya görselin bütün mal ve hizmet sınıflarında marka olarak korunduğu anlamına gelmez. Kullanılacak markanın, alan adının ve işaretlerin ön araştırması kuruluş aşamasında yapılmalıdır.
Kurucu ortak, çalışan veya dış yazılımcı tarafından hazırlanan yazılım, tasarım, veri tabanı, içerik ve markaya ilişkin hakların şirkete hangi işlemle geçtiği açıkça belirlenmelidir. Bedel ödenmiş olması tek başına her tür fikrî hakkın ve yönetim yetkisinin devredildiğini göstermez. Fikrî hak devirlerinin kanuni şekli, eser sahibinin manevi hakları ve sözleşmeyle tanınan kullanım izinleri ayrı değerlendirilmelidir.
Marka ve yazılım üzerindeki haklar şirkete nasıl kazandırılır?
Şirket kurulmadan önce marka araştırması, alan adı kontrolü, fikrî hak envanteri, uygun devir veya lisans sözleşmeleri ve dış hizmet sağlayıcı sözleşmeleri hazırlanmalıdır. Özellikle yazılım projelerinde kaynak koda, yönetim paneline ve teknik hesaplara bağımsız erişim ve kontrolün hangi koşullarda devredildiği açık olmalıdır. Mevcut Startup Hukuku Rehberi bu süreci yatırım boyutuyla ele almaktadır.
19. KVKK ve dijital hesap güvenliğinin kuruluş sonrasına bırakılması
Müşteri bilgileri, çalışan özlük kayıtları, kamera görüntüleri, çevrim içi satış verileri ve sözleşme arşivleri işin niteliğine göre kişisel veri içerebilir. Kuruluşta veri akışının hiç incelenmemesi, hukuki işleme şartı, aydınlatma, saklama, erişim güvenliği ve ihlal yönetimi sorunları doğurabilir. Yabancı sunucu, bulut hizmeti veya yurt dışındaki hizmet sağlayıcı kullanılıyorsa kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin özel şartlar ve sözleşmesel tedbirler de ayrıca araştırılmalıdır. VERBİS kayıt yükümlülüğünden istisna bulunması, 6698 sayılı Kanun'un diğer yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Dijital hesapların kişisel e-posta üzerinden açılması da başka bir risktir. Alan adı, kurumsal posta, bulut depolama, reklam paneli, e-ticaret yönetimi, müşteri ilişkileri sistemi ve muhasebe yazılımı tek kurucunun kişisel hesabına bağlı kalırsa, ortaklık ayrılığı veya personel değişiminde erişim kaybı yaşanabilir.
Kişisel veriler ve dijital hesaplar nasıl güvenceye alınır?
Kişisel veri envanteri, aydınlatma ve gerekli sözleşmeler gerçek işlemeye göre hazırlanmalıdır. Dijital sistemlerde şirket adına hesap sahipliği, en az yetki ilkesi, çok faktörlü doğrulama, yedek yönetici, düzenli yedekleme ve erişim iptali prosedürü oluşturulmalıdır. İstisnalar için KVKK'nın VERBİS açıklamaları esas alınmalıdır.
20. İç denetim, raporlama ve kurumsal yönetimin planlanmaması
Yeni şirketlerin en önemli yönetim hatalarından biri, bütün kararları kurucunun hafızasına ve kişisel kontrolüne bağlamaktır. Yönetim kurulu veya müdürler kurulu kararlarının kayda alınmaması, harcama yetkilerinin tanımlanmaması, aylık mali raporun bulunmaması ve kritik sözleşmelerin izlenmemesi hata veya usulsüzlük riskini artırır.
TTK m. 375, anonim şirkette yönetim kurulunun devredilemez görevleri arasında üst düzey yönetim, yönetim teşkilatı, muhasebe, finansal denetim ve gerekli finansal planlama düzenini de sayar. Limited şirketin müdürlerine ilişkin TTK m. 625 ve devamındaki hükümler ayrı değerlendirilmelidir. Yetki devri yönetimin bütün gözetim ve özen sorumluluklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kuruluş aşamasında hangi iç kontrol ve raporlar hazırlanmalıdır?
Kuruluşla birlikte kısa ve uygulanabilir bir kurumsal yönetim paketi oluşturulmalıdır: imza ve harcama matrisi, aylık bütçe–gerçekleşen karşılaştırması, alacak yaşlandırma raporu, sözleşme takvimi, elektronik tebligat kontrolü, yönetim karar kayıtları, veri erişim listesi ve yedek sorumlular. Süreçler gereksiz bürokrasiye dönüşmemeli; fakat her kritik işlemde kimin, neyi, hangi yetkiyle ve hangi belgeye dayanarak yaptığı sonradan denetlenebilir olmalıdır.
Şirket kurulmadan önce hangi belgeler ve kararlar kontrol edilmeli?
20 hata birlikte değerlendirildiğinde kuruluş öncesi asgari inceleme aşağıdaki belge ve karar gruplarını kapsamalıdır. Kontrol listesi bütün sektörler bakımından aynı belgelerin zorunlu olduğu anlamına gelmez; faaliyetin niteliğine göre uyarlanır.
| Kontrol alanı | Kuruluş öncesi cevaplanacak soru | İncelenecek belge veya kayıt |
|---|---|---|
| Şirket türü | Limited mi anonim mi; sorumluluk farkı nedir? | Karşılaştırmalı kuruluş değerlendirmesi |
| Ortaklık | Kim ne koyacak, kim yönetecek, uyuşmazlıkta ne olacak? | Kurucu mutabakatı, ortaklar sözleşmesi |
| Kurumsal düzen | Hangi organ hangi kararı alabilir? | Esas/şirket sözleşmesi, organ karar taslağı |
| Sermaye ve nakit | Taahhüt ne zaman ödenecek; ilk giderler nasıl karşılanacak? | Sermaye takvimi, nakit akışı ve bütçe |
| Temsil | Kim, hangi işlemi hangi temsil şekliyle imzalayacak? | Temsil kararı, iç kontrol ve banka yetkileri |
| Sicil öncesi işlemler | Şirket kurulmadan kim hangi taahhüde girdi? | Kira/sipariş/sözleşme listesi ve kabul takvimi |
| Faaliyet ve ruhsat | Adres ve faaliyet mevzuata uygun mu? | NACE, ruhsat ve izin matrisi |
| Vergi ve defter | Hangi elektronik kayıt ve bildirimler gerekli? | ETDS, e-belge, e-tebligat, beyan takvimi |
| Çalışan ve veri | İşe giriş, İSG ve KVKK süreçleri hazır mı? | İş sözleşmesi, SGK/İSG, veri işleme envanteri |
| Ticari süreklilik | Tahsilat, sözleşme, hesap ve erişim kimde? | Tahsilat prosedürü, sözleşme takvimi, hesap envanteri |
Sonuç: Şirketin geleceği, kuruluş sözleşmesi imzalanmadan önce şekillenir
Şirket kurarken yapılan önemli hataların ortak özelliği, kuruluşun yalnızca sicil başvurusu ve ilk maliyet hesabı olarak görülmesidir. Oysa ortaklık dengesi, hukuken geçerli şirket sözleşmesi, temsilde kontrol, kamu borcu riski, finansman, kayıt düzeni ve dijital varlıkların yönetimi daha şirket faaliyetlerine başlamadan planlanmalıdır.
Kuruluştaki yanlış tercihlerin tamamı sonradan kolayca düzeltilemez. Bazı eksiklikler şirket sözleşmesinin değiştirilmesini, ortakların anlaşmasını veya yeni izin alınmasını gerektirebilir; bazıları kişisel malvarlığını ilgilendiren sorumluluklar ya da telafisi güç hak kayıpları doğurabilir. Sağlıklı kuruluş yaklaşımı, yalnızca şirketi tescil ettirmeyi değil; ortaklığı, yönetimi, ödemeleri, bilgiyi ve olası ayrılıkları hukuken uygulanabilir bir düzene bağlamayı hedefler.
Bu nedenle kuruluş öncesinde en değerli çalışma, yalnızca gerekli evrakı tamamlamak değil; riskleri henüz imza atılmadan belirleyip önlemektir.
Sıkça Sorulan Sorular
2026 yılında limited ve anonim şirket için asgari sermaye ne kadardır?
Genel asgari sermaye limited şirkette 50.000 TL, anonim şirkette 250.000 TL'dir. Halka açık olmayan ve kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketlerde asgari başlangıç sermayesi 500.000 TL'dir. Bunlar şirketin gerçek işletme sermayesi ihtiyacını göstermez.
Şirket tek ortakla kurulabilir mi?
Evet. Anonim ve limited şirketin tek kişi tarafından kurulması mümkündür (TTK m. 338, 574). Tek ortaklı şirketin kurumsal kayıtları, temsili, sermaye ve vergi yükümlülükleri devam eder.
Ortaklar sözleşmesi zorunlu mudur?
Her çok ortaklı şirket için ayrı bir ortaklar sözleşmesi yapılmasını öngören genel bir zorunluluk yoktur. Ancak oy düzeni, yatırımcı girişi, pay devri, çıkış ve uyuşmazlık riskini azaltan özel düzenlemeler bakımından önemli olabilir. Hükümlerin geçerliliği ve şirket bakımından etkisi ayrıca incelenir.
%50–%50 ortaklık kurulması başlı başına hata mıdır?
Hayır. Eşit pay yapısı hukuken mümkündür. Risk, önemli konularda anlaşmazlık çıkması hâlinde karar mekanizmasının işlemez hâle gelmesidir. Kilitlenme ve ayrılma senaryolarının önceden planlanması yararlıdır.
Limited şirket ortağı şirketin vergi borcundan sorumlu olur mu?
Kanuni şartları oluştuğunda limited şirket ortağının şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından 6183 sayılı Kanun m. 35 kapsamında payı oranında sorumluluğu gündeme gelebilir. Kanuni temsilci sıfatı ve SGK alacakları için farklı hükümler incelenir.
2026 yılında yeni kurulan şirketin pay defteri elektronik mi tutulur?
1 Ocak 2026 tarihinden itibaren kuruluşu ticaret siciline tescil edilen şirketler için pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin ETDS üzerinden tutulması zorunludur. Bu sistem, vergi mevzuatındaki e-Defter ve e-Fatura uygulamalarıyla karıştırılmamalıdır.
Şirket tescil edilmeden ofis kiralanabilir mi?
Kuruluş öncesinde kira veya başka sözleşme yapılması mümkündür; ancak henüz tüzel kişilik kazanmamış şirket adına taahhütte bulunanların kişisel sorumluluğu doğabilir. TTK m. 355 ve 588'deki açık bildirim ve tescili izleyen üç aylık kabul koşulları somut işlemde incelenmelidir.
Şirket kuruluşunda imza yetkisine parasal sınır yazmak şirketi korur mu?
Her durumda korumaz. İç onay ve harcama limiti, üçüncü kişilere karşı geçerli temsil sınırlamasıyla aynı değildir. TTK m. 371 ve 629 ile sicil ve temsil şekli birlikte incelenmelidir.
Marka tescili ile şirket unvanı tescili aynı mıdır?
Hayır. Ticaret unvanı, marka ve alan adı farklı işlevler ve koruma rejimleri taşır. Kuruluş sırasında marka araştırması yapılması ve gerekiyorsa ayrı marka tescili stratejisi oluşturulması önemlidir.
Bu kontroller yalnız büyük şirketler için mi gereklidir?
Hayır. Tek ortaklı veya az çalışanı olan şirketlerde de sözleşme, temsil, vergi, finansman, elektronik tebligat ve veri güvenliği riskleri bulunabilir. Kontrollerin kapsamı şirketin ölçeği, faaliyeti ve somut riskleriyle orantılı kurulmalıdır.
Şirket internetten satışa başlayacaksa ETBİS kaydı her durumda zorunlu mudur?
Hayır. ETBİS yükümlülüğü satışın yapıldığı platforma ve faaliyetin niteliğine göre değişir. Şirket kendi e-ticaret ortamında sipariş veya sözleşme alacaksa faaliyete başlamadan önce ilgili kayıt şartlarını kontrol etmelidir. Türkiye'de yerleşik aracı platformlar üzerinden satış yapanların durumunda ise farklı istisnalar bulunmaktadır.
Şirketin gerçek faydalanıcı bilgileri ayrıca bildirilmeli midir?
Vergi Usul Kanunu 529 Sıra No.lu Genel Tebliği kapsamında bildirim yükümlülüğü bulunan mükellefler, ilgili gerçek faydalanıcı bilgilerini mevzuattaki süre ve usullere göre vermelidir. Tescil işlemiyle bildirimin kendiliğinden yapılmış olduğu varsayılmamalı; şirketin somut bildirime tabi olup olmadığı ve bilgilerin güncelliği ayrıca incelenmelidir.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m. 329, 332, 335, 338–343, 344, 355, 358, 371, 375, 376, 573–588, 595, 608, 625, 629, 636. Adalet Bakanlığı, UYAP Mevzuat.
- T.C. Ticaret Bakanlığı, “Şirket Bilgileri”, sermaye, şirket türleri, ticari defterler ve kuruluş açıklamaları. Resmî kaynak.
- T.C. Ticaret Bakanlığı, “1 Ocak 2026 Tarihinden Sonra Kurulacak Şirketlerde Elektronik Ticari Defter Sistemi Zorunlu Olacak”. Resmî duyuru.
- T.C. Ticaret Bakanlığı, Elektronik Ticari Defter Sistemi ve uygulama rehberleri. ETDS.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 596 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmî Gazete 11 Ekim 2026, sayı 33397. Gelir İdaresi Başkanlığı resmî metin.
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, özellikle m. 35 ve mükerrer m. 35; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 10. Mevzuat hükümleri ve Adalet Bakanlığı karar veri tabanındaki ilgili sorumluluk değerlendirmesi.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Sosyal Güvenlik Kurumu, “İşverenin Yükümlülükleri”. Resmî açıklama.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik, özellikle Yönetmelik m. 5. Kişisel Verileri Koruma Kurumu.
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu; fikrî hakların korunması ve devirlerine ilişkin mevzuat.
- İstanbul Ticaret Odası, “Limited Şirketler” ve “Anonim Şirketler” kuruluş işlemleri. Limited şirketler · Anonim şirketler.
- 529 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, gerçek faydalanıcı bildirimi ve ilgili yükümlülükler. Gelir İdaresi Başkanlığı.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 583–584 (kefaletin şekli, eş rızası ve kanuni istisna); 6455 sayılı Kanun m. 77 (TBK m. 584'e 2013 yılında eklenen üçüncü fıkra). TBMM, 6098 sayılı Kanunun ilk metni · TBMM, 6455 sayılı Kanun m. 77.
- Ticaret Bakanlığı, Elektronik Ticaret Sıkça Sorulan Sorular ve ETBİS açıklamaları. Resmî açıklama.