Özet
Bir startup'ın kurulmuş olması, yatırım almaya veya satılmaya hazır bulunduğu anlamına gelmez. Yatırım yapılabilirlik; kurucu paylarının hukuken belirli olması, ürün üzerindeki fikrî hakların gerçekten şirkete ait bulunması veya kullanılabilir şekilde lisanslanması, yatırımcı girişinin uygulanabilir belgelerle düzenlenmesi ve ticari risklerin denetlenebilirliğine bağlıdır. Türkiye'de anonim ve limited şirketler arasında pay devri, sermaye artırımı ve yatırım fonları bakımından önemli ayrımlar vardır. Yazılımın teslimi ile kaynak kodun teslimi veya mali hakların devri aynı işlem değildir. Kuruluştan yatırım turuna ve exit'e kadar esas amaç, sadece çalışan bir ürün değil, hukuken yönetilebilen ve gerektiğinde devredilebilen ekonomik değer oluşturmaktır.
Startup ile Klasik Şirket Arasındaki Fark: Yatırımcının Satın Aldığı Değer Nedir?
Bir ticaret şirketi mal veya hizmet satmak, düzenli gelir elde etmek ya da belirli bir faaliyet yürütmek için kurulabilir. Startup ise çoğunlukla henüz doğrulanma sürecindeki bir iş modelini tekrarlanabilir ve ölçeklenebilir hâle getirmeyi amaçlar. Hukuken startup için ayrı ve genel bir Türk ticaret şirketi türü bulunmamaktadır. Anonim veya limited şirket, girişim faaliyetlerinin tüzel kişilik zeminini oluşturur; startup niteliğini tek başına kuruluş sicili değil, işletmenin büyüme ve yatırım yapısı belirler.
Örneğin çalışan bir uygulamanın bulunması, uygulamayı geliştiren kurucunun, serbest yazılımcının veya önceki işverenin hak iddiasında bulunamayacağı anlamına gelmez. Ürünün piyasada kullanılması da müşteri verilerinin başka bir şirkete serbestçe devredilebileceği sonucunu doğurmaz. Yatırımcı bu nedenlerle yalnız büyüme grafiği veya iş planını değil, şirket ile ekonomik değer arasındaki hukuki bağı araştırır.
Başlangıçta cevaplanması gereken sorular somuttur: Kurucuların pay oranları ve ödemeleri kayıtlı mı; yönetim yetkileri kimde; yazılım kodlarının hak sahibi kim; tasarım ve marka hakları güvence altında mı; müşteri sözleşmeleri gelir yaratmayı sürdürebiliyor mu; veri koruma işlemleri kayıtlı mı; bütün bunlar bir şirket devrinde alıcıya geçebilecek mi? Bu sorulardan biri eksikse şirket var olmaya devam eder, ancak yatırım sözleşmesinin şartları, değerleme veya exit imkânı değişebilir.
Kuruluşta Şirket Türünün Seçimi: Anonim Şirket Her Zaman Zorunlu Değildir
Anonim şirket ve limited şirketin yatırım bakımından ayrılması
Türkiye'de büyüme ve çok aşamalı yatırım hedefleyen girişimler için anonim şirket sıklıkla elverişli bir yapıdır. Bunun nedeni yalnız yatırımcı alışkanlığı değildir: TTK'nın 490 ve devamı maddelerinde düzenlenen nama yazılı pay devri, esas sözleşmeyle öngörülebilen pay grupları ve kanuni koşullardaki imtiyazlar, sermaye artırımı ve şartlı sermaye artırımı gibi araçlar belirli işlemleri kolaylaştırabilir. Bununla birlikte nama yazılı payların bedeli tamamen ödenmemişse veya geçerli bağlam hükmü varsa devir serbestisinin sınırlanabileceği unutulmamalıdır. [1]
Limited şirkette TTK m. 595 gereği esas sermaye payının devri ve devri borçlandıran işlem yazılı olarak yapılır; taraf imzaları noterce onanır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe genel kurul onayı da gerekir. Kurucu sayısı az, yatırım takvimi belirsiz ve işletme modeli sınırlı olan bir girişimde limited şirket yine de uygun olabilir. Bu nedenle anonim şirketin yatırım yönünden çoğu zaman avantajlı oluşu, limited şirketin hukuken yatırım alamayacağı anlamına gelmez. [1]
2026 sermaye tutarları ve mevcut şirketlerin uyum sorunu
Ticaret Bakanlığının güncel duyurusuna göre anonim şirket asgari esas sermayesi 250.000 TL, halka açık olmayan kayıtlı sermaye sistemini seçen anonim şirketlerin asgari başlangıç sermayesi 500.000 TL ve limited şirket asgari sermayesi 50.000 TL'dir. Bakanlık ayrıca geçici 15. madde çerçevesinde asgari tutarın altında kalmış eski şirketlerin 31 Aralık 2026 tarihine kadar uyum sağlaması gerektiğini açıklamaktadır. Sermaye eksikliği değerlendirmesi yapılırken kuruluş tarihi, ödenmiş/tahhüt edilmiş sermaye ve yürürlükteki geçiş hükümleri incelenmelidir. [2]
Şirket türünün seçimi kadar önemlisi, faaliyet konusunun, temsil ve yönetim düzeninin, pay gruplarının ve gelecekteki finansman işlemlerinin doğru belirlenmesidir. Yatırımcının gelecekte talep etmesi muhtemel her hakkı kuruluş esas sözleşmesine kayıtsız şartsız eklemek doğru değildir; emredici hükümler, kurumsal yönetim dengesi ve gerektiğinde esas sözleşme değişikliği imkânı birlikte değerlendirilir.
Kurucu Ortaklar Sözleşmesi: Pay Oranından Çok Ayrılma Senaryosu Önemlidir
Fikir aşamasında kurucuların birbirine güvenmesi doğal olmakla birlikte, kişisel güven tek başına görev, pay ve ayrılma ilişkilerini çözmez. Kurucu ortaklar sözleşmesi; sermaye veya ayni katkı, zaman ve emek taahhüdü, teknik geliştirme sorumluluğu, temsil yetkisi, karar çoğunluğu, masraf ve ücretlendirme, bilgi alma, gizlilik, fikrî hakların şirkete kazandırılması ve uyuşmazlık çözümünü somutlaştırmalıdır.
Vesting, cliff ve ayrılan kurucunun payları
Vesting, bir kurucunun payı edinmesine veya payı korumasına ilişkin hakkın belirli hizmet, zaman veya performans koşullarına bağlanmasıdır. Cliff, ilk hak kazanımından önce geçmesi kararlaştırılan eşiktir. Good leaver ve bad leaver hükümleri ise kurucunun ayrılma sebebine göre pay devrinin ya da bedelinin hangi koşullarda işleyeceğini düzenlemek için kullanılır. Bunlar Türk hukukunda tek tip, kendiliğinden uygulanabilen kanuni kalıplar değildir.
Özellikle hâlihazırda kurucuya ait payın belirli olay üzerine şirketçe veya diğer ortaklarca geri alınması öngörülüyorsa TTK'nın pay devri, şirketin kendi payını edinmesi, sermayenin korunması ve geçerli sözleşme hükümleri birlikte dikkate alınmalıdır. Sadece İngilizce yatırım sözleşmesindeki “unvested shares automatically revert to company” cümlesi Türk şirketinde otomatik sicil/pay devri sağlamaz. Pay senedinin çıkarılıp çıkarılmadığı, borçlandırıcı taahhüt ile tasarruf işlemi ve gerekiyorsa önceden verilmiş yetkiler ayrı düzenlenmelidir.
Karar kilitlenmesi, rekabet ve gizlilik
Kurucuların yönetim veya ürün stratejisinde sürekli anlaşamaması hâlinde karar kilitlenmesi (deadlock) oluşabilir. Belirlenmiş görüşme aşaması, uzman değerlendirmesi, arabuluculuk, pay alım/satım opsiyonu veya uzlaşılmış ayrılma yöntemi uyuşmazlık büyümeden tasarlanmalıdır. Ancak şirket organlarının kanuni yetkilerini ortadan kaldıran veya emredici hükümleri dolanan düzenlemelerin her durumda geçerli sayılması mümkün değildir. Çalışanlara yönelik rekabet yasağında TBK m. 444–445'in konu, yer, süre, müşteri çevresi ve işçinin ekonomik geleceğine ilişkin sınırları da ayrıca dikkate alınır. [1]
Esas Sözleşme ile Pay Sahipleri Sözleşmesi Aynı Güvenceleri Vermez
Esas sözleşme şirketin organlarını, sermayesini ve kanunun izin verdiği yapısal düzenlemeleri belirleyen, sicil ve üçüncü kişiler bakımından sonuçları bulunan belgedir. Pay sahipleri sözleşmesi ise imzalayanların aralarında bilgi paylaşımı, yeni yatırım, çıkış, rekabet etmeme, ön alım ve birlikte satış gibi borçlandırıcı taahhütlerini düzenler. İki belgenin birbiriyle uyumlu olması gerekir; bir pay sahipleri sözleşmesi, şirket organlarının yetkilerini veya üçüncü kişilere karşı kanuni şekil şartlarını kendiliğinden değiştirmez.
TTK m. 360 yönetim kurulunda temsil edilme hakkı; m. 478 ve devamı imtiyazlı paylar; m. 492–493 ise borsaya kote olmayan nama yazılı payların devri yönünden ayrı normatif çerçeveler sunar. Bu düzenlemeler, sözleşmede tanımlanan yatırımcı onayı, yönetim kurulu koltuğu veya veto mekanizmalarının hangi kısmının esas sözleşmeye işlenebileceği sorusunu gündeme getirir. [1]
Tag-along (birlikte satma hakkı) azınlığın belirli bir satışa aynı koşullarla katılabilmesini; drag-along (birlikte satışa zorlama) ise şartları oluştuğunda diğer pay sahiplerinin de satışa katılmasını hedefler. Bunların uygulanabilirliği yalnız adlandırılmalarına değil, fiyat ve alıcı şartlarına, bildirim usulüne, devir belgelerine, temsil/yetki düzenine ve cebri ifa imkânına bağlıdır. Alıcının yüzde yüz pay devri istemesi, her sözleşmede sınırsız bir sürükleme hakkı bulunduğu anlamına gelmez.
Cap Table ve Seyrelme: Yatırım Sonrası Kontrol Kimde Kalır?
Cap table (ortaklık ve pay dağılım tablosu), yalnız mevcut pay yüzdelerini değil, pay sınıflarını, nominal değerleri, taahhüt ve ödemeleri, opsiyonları, dönüştürme haklarını ve planlanan yeni pay ihraçlarını anlaşılır kılmalıdır. İmtiyazlar ve oy farklılıkları dikkate alınmadan sadece ekonomik pay yüzdesine bakılması kontrol durumunu yanlış gösterebilir.
Yeni pay ihracıyla şirkete para girmesi, mevcut ortağın payını başka bir yatırımcıya satmasıyla aynı değildir. Birincisinde kural olarak yatırım tutarı şirkete aktarılır, ikincisinde devir bedeli payını satan ortağa ödenir. Sermaye artırımlarında rüçhan hakları, olası sınırlandırmalar ve payların itibari değeri ile primli ihraç ayrımı ayrıca incelenir. Sermaye artırımı yatırımcıya ekonomik pay sağlarken mevcut kurucuların yüzdesini azaltabilir; buna seyrelme (dilution) denir.
Yatırım öncesi ve sonrası değerleme (pre-money/post-money) formülü tek başına yatırım sözleşmesindeki tüm hakları açıklamaz. Opsiyon havuzunun yatırım öncesi veya sonrası kurulması, likidasyon önceliği ve ileriki turlarda dönüştürme hakları kurucunun elde edeceği ekonomik bedeli değiştirebilir. Bu nedenle yatırım teklifi, tek sayfalık yüzdelik hesap yerine tam seyreltilmiş pay tablosu ve birden fazla exit senaryosu üzerinden okunmalıdır.
Startup'ın Fikrî Mülkiyeti: Soyut Fikir, Yazılım ve Ticari Sır Ayrımı
Bir iş fikrinin piyasada ilk kez dile getirilmiş olması kural olarak fikri ifade eden her biçim üzerinde sınırsız münhasır hak sağlamaz. Korunabilir unsurlar; eser niteliğindeki kaynak kod, özgün arayüz ve tasarım, ayırt edici marka, belirli koşullarda patentlenebilir teknik buluş, ticari sır, sözleşmeyle güvence altına alınmış bilgi birikimi ve veri tabanı üzerindeki ilgili haklardan oluşabilir. Bu hakların doğumu, kapsamı ve devri birbirinden farklıdır.
FSEK m. 2 ve 1/B hükümleri kapsamında eser şartlarını taşıyan bilgisayar programları korunabilir; ancak yazılımın dayandığı soyut prensip ile somut ifade biçiminin aynı kapsamda korunduğu varsayılamaz. Kodun özgünlüğü, üçüncü kişinin önceden mevcut kodunun kullanılması ve eseri oluşturan kişilerin belirlenmesi inceleme gerektirir. Patent hakkı da sırf ürün “yapay zekâ kullanıyor” veya “algoritmaya sahip” diye otomatik doğmaz; ilgili teknik çözüm ve patentlenebilirlik koşulları ayrı değerlendirilir. [3]
Marka, alan adı ve ticaret unvanı tek bir hak değildir. Bir alan adının kurucu adına kayıtlı olması şirketin markası üzerindeki hakkı veya alan adının devrini otomatik güvenceye bağlamaz. Kuruluş öncesi marka başvuruları, varsa tasarımlar, API anahtarları ve sosyal medya hesapları şirketin adına doğru sözleşme ve hesap yönetimiyle kazandırılmalıdır.
Yazılımın Bedelinin Ödenmesi, Kaynak Kodun ve Mali Hakların Devredildiği Anlamına Gelmez
FSEK m. 18 ve m. 52'nin birlikte değerlendirilmesi
FSEK m. 18, eser sahibinin mali hakları kullanma yetkisini düzenler; çalışanların işlerini görürken ürettiği eserlerde aksi anlaşılmadıkça işverene tanınan kullanım yetkisi önem taşır. Ancak çalışan, şirket ortağı, bağımsız yüklenici ve dış ajans aynı hukuki konumda değildir. Üstelik FSEK m. 52, mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olmasını ve konu olan hakların ayrı ayrı gösterilmesini şart koşar. “Tüm fikrî haklar şirkete aittir” biçimindeki genel ifade, belirli bir devir için tek başına yeterli kabul edilmeyebilir. [3]
Sözleşmede işleme, çoğaltma, yayma, umuma iletim gibi mali hakların somut kapsamının; süre, yer, münhasırlık, alt lisans ve üçüncü kişiye devir koşullarının; teslim edilecek kod, kurulum açıklamaları, veri tabanı şemaları, yönetim hesabı, bağımlılıklar ve bakım yükümlülüğünün ayrıca düzenlenmesi gerekir. Her hakkın her durumda sınırsız devri zorunlu değildir; ürünün iş modeline uygun geçerli lisans da ekonomik değerin işletilmesini sağlayabilir. Asıl amaç yatırımcıya hangi hakların şirkete ait, hangilerinin lisanslı ve hangilerinin üçüncü kişi iznine bağlı olduğunu açık gösterebilmektir.
Doğrudan ilgili 2026 ve 2025 yargı kararları
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 26.02.2026 tarih, 2023/858 E., 2026/267 K. sayılı kararında, tarafların yazılım geliştirme sözleşmesinde kaynak kodların devri düzenlenmemiş olması belirleyici kabul edilmiş; uygulamayı kullanma hakkının kaynak kodu devri anlamına gelmediği ve somut olayda bedel iadesi talebini haklı kılan koşulların bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı yerinde görülmüştür. Karar, başka sözleşmelerde kodun hiçbir zaman teslim edilmeyeceği biçiminde mutlak kural koymamaktadır. [4]
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 17.02.2025 tarih, 2024/1379 E., 2025/266 K. sayılı kararı ise üniversiteye geliştirilen programın mali haklarına ilişkin sözleşme, yazılım bileşenlerinin karşılaştırılması ve FSEK m. 52 çerçevesindeki uyuşmazlığı incelemiştir. Mahkeme, ilgili modül üzerindeki mali hak ihlaline ilişkin maddi tazminatı kısmen kabul etmiş; kapsam ve tutar yönünden somut yazılım bileşenlerini esas almıştır. Sözleşmedeki kod teslimi ile mali hak devrinin ayrı değerlendirilmesi gerektiği bu dosyadaki taraf iddialarında ve gerekçede de belirgindir. [5]
Bu iki dosya birlikte okunduğunda yatırımcı için asıl risk görünür hâle gelir: Ürün müşteriye çalışır şekilde sunulmuş olsa bile ürün kaynak kodlarına müdahale, işleme, çoğaltma, lisanslama ve exit sırasında devir hakkının kimin elinde bulunduğu ayrı belgelerle kanıtlanmalıdır.
Ortak yazılım çatısı ile müşteriye özel modülün ayrılması
Yazılım şirketleri aynı teknik altyapıyı (framework: birden fazla üründe kullanılan ortak yazılım çatısı) kullanarak müşteriler için ayrı modüller geliştirebilir. Böyle bir durumda sözleşmenin sadece “yazılımın tüm hakları müşteriye aittir” demesi, mevcut çatı yazılımı ve üçüncü kişi lisansları bakımından belirsizlik yaratabilir. Çatı yazılımının önceden varlığı, geliştirilen müşteriye özel modüllerin işlevi, bunlara ilişkin kaynak kodun teslimi, uyarlama ve yeniden kullanım izni, ticari lisanslama ve bakım hakkı ayrı düzenlenmelidir. Aksi halde şirket, bir müşteriye yaptığı taahhüt nedeniyle aynı altyapıyı başka müşterilerine sunamayabilir veya exit sırasında münhasırlık iddiasıyla karşılaşabilir. İzmir BAM'ın 17.02.2025 tarihli kararı da çok bileşenli yazılım yapısında sözleşmenin kapsamının ve ihlal iddiasına konu modülün ayrı belirlenmesinin önemini göstermektedir. [5]
FSEK m. 68 ile mali hak ihlali riskinin finansal boyutu
FSEK m. 68, somut koşullarda izinsiz kullanım veya diğer mali hak ihlallerinde hak sahibine, sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek bedel yahut kanunun öngördüğü ölçüt üzerinden üç katına kadar bedel talep etme olanağı tanıyabilir. Ancak bu hüküm, bütün yazılım uyuşmazlıklarında otomatik üç kat tazminat veya her müşteri ilişkisinde doğrudan bir ceza anlamına gelmez. Önce eser ve mali hak sahipliği, somut ihlal, ilgili modülün kapsamı ve hesaplamaya esas bedel belirlenmelidir. İzmir BAM 11. Hukuk Dairesinin 17.02.2025 tarihli kararında maddi hak ihlali bakımından bedel hesabının ihtilaflı yazılım bileşeni temelinde ele alınması bu açıdan önemlidir. [3, 5]
Çalışanlar, Freelancer'lar ve Hizmet Buluşları: Hak Kazandıran Kişi ile Şirket Ayrılmalıdır
Çalışan tarafından iş tanımı kapsamında geliştirilen eser ile dışarıdan sipariş edilen ürünün mali hak rejimi aynı değildir. FSEK m. 18/2'nin işveren lehine kullanım yetkisi ile bağımsız yazılımcının sözleşmeyle devrettiği haklar farklı temellere dayanır. İstihdam ilişkisinin sona ermesi, hak iddiası ve delil ihtiyacını artırabileceğinden iş sözleşmeleri, görev tanımları, proje yönetim kayıtları ve hak devri belgeleri birlikte saklanmalıdır. [3]
Freelancer, ajans, yazılım stüdyosu, tasarımcı veya danışmanla yapılan sözleşmelerde temel teslim kalemleri ve haklar açık olmalıdır. Çalışmayı yapan gerçek kişinin eser sahibi olması ihtimali ile yüklenici tüzel kişinin hangi yetkiye dayanarak hak devrettiği ayrıca sorgulanır. Şirket kurulmadan önce geliştirilen kodların kurucu kişiye ait bulunması mümkündür; şirketin kurulması bu hakları tek başına tüzel kişiliğe taşımaz. Gerekirse kuruluştan sonra uygun yazılı devir, lisans ve teslim işlemleri tamamlanmalıdır.
Patentlenebilir buluşlarda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun çalışan buluşlarına ilişkin hükümleri, bildirim ve işverenin hak talebi süreci ayrıca değerlendirilir. Yazılım eseri üzerindeki mali hakların kullanımıyla işçi buluşuna ilişkin patent edinim süreci aynı değildir. Çalışanın buluşu ve hak talep şartları somut verilerle saptanmalı; işverenin talep hakkı ile çalışanın uygun bedel hakkı görmezden gelinmemelidir. [6]
Ürünü Kullanabilmek Başka, Bağımsız Yönetebilmek Başkadır
Bir startup'ın yazılımı üçüncü taraf bulut altyapısında çalışıyor olabilir. Uygulamanın internet adresinin açılması veya kullanıcı hesabıyla giriş yapılabilmesi; kaynak kod depoları, altyapı hesabı, üretim verisi, güvenlik anahtarları ve teknik değişiklik yetkisinin şirkete geçtiğini göstermez. Özellikle ilk geliştiricinin kişisel bulut hesabına bağımlılık, exit sürecinde iş sürekliliği riskidir.
Bu sebeple yazılımın ticari ve hukuki envanteri şu unsurları ayrı ayrı izlemelidir:
- Kaynak kod deposu, sürüm geçmişi, üçüncü kişi bileşenleri ve bunlara ilişkin lisanslar.
- Alan adı, marka, uygulama mağazası, sunucu, bulut hizmetleri, ödeme altyapısı ve yönetici hesaplarının gerçek sahibi ve yetkilisi.
- Veri tabanı, yedekleme/geri yükleme işlemleri, aktarım ve silme yetkileri ile kullanıcı verisine erişim sınırları.
- Dağıtım, derleme, çalıştırma, güncelleme, bağımsız hata giderme ve kaynak kodu değiştirme için gerekli teknik belgeler.
- Bakım sözleşmesinin bitmesi veya ana geliştiricinin ayrılması hâlinde hizmetin sürdürülebilmesini sağlayan süreklilik planı.
Bunlar her sözleşmede aynı şekilde devredilmesi zorunlu tek bir paket değildir; ancak hak ve fiilî kontrol belirsizse satış değerlemesi de belirsizleşir. Yatırımcı durum tespitinde yazılımın hukuken şirkete ait olup olmadığı kadar şirketin ürünü geliştiriciden bağımsız işletebilmesi de incelenmelidir.
Marka, Patent, Açık Kaynak ve Yapay Zekâ Kullanımı Ayrı Risk Başlıklarıdır
Marka başvurusu ile ürünün alan adı ve uygulama mağazasındaki isim kullanımının birbiriyle uyumu kontrol edilmelidir. Üçüncü kişiye ait tescilli marka nedeniyle yeniden markalama (rebranding) gerekmesi, özellikle büyüme sonrasında ciddi maliyet doğurabilir. Patent başvurusu planlanan teknik çözümlerde erken kamuya açıklama ve gizlilik süreçleri birlikte yönetilmelidir.
Açık kaynak yazılımları kullanmak yasak değildir; fakat kullanılan lisansın kaynak kodu sunma, bildirim, atıf veya türev eser dağıtımı koşulları proje bazında değerlendirilmelidir. “Ücretsiz kullanılabiliyor” ifadesi “her ticari kullanım ve yeniden dağıtım serbesttir” anlamına gelmez. Açık kaynak envanteri, yazılım bileşen listesi ve bağımlılık güncellemeleri yatırım öncesi incelemeyi hızlandırabilir.
Üretken yapay zekâ araçlarıyla yazılan kodlarda üçüncü taraf telif haklarına ilişkin risk, kişisel veri veya ticari sır yükleme ihtimali, sağlayıcı kullanım koşulları ve kodun güvenliği farklı sorulardır. Yapay zekâ ile kod üretildiği için ortaya çıkan her çıktının tek başına telif eser koruması taşıdığı varsayılamaz. Ürünün regülasyona tabi sektörlerde kullanılması durumunda model güvenliği, veri işleme ve sektörel yükümlülükler de dikkate alınır.
MVP Aşamasında Hukuk: Henüz Gelir Yoksa Yükümlülük de Yok mu?
Minimum uygulanabilir ürün (MVP), pazardaki varsayımları düşük maliyetle test etmeyi hedefler. Ancak ürünün henüz testte bulunması, sözleşme veya veri koruma yükümlülüklerini ertelemez. Beta kullanıcıya verilen vaatler, ücret tahsil edilip edilmediği, kullanıcının tüketici ya da işletme olması ve işlenen verinin niteliği ayrı değerlendirilmelidir.
Kullanıcı verisi işleniyorsa KVKK m. 4'ün genel ilkeleri ve m. 5'teki işleme şartları dikkate alınır. Açık rıza, her kişisel veri işleme faaliyeti için tek ve zorunlu hukuki dayanak değildir. Hukuki sebebin bulunması, aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kullanım koşulları, aydınlatma metni, çerez süreçleri, saklama–imha, rol temelli erişim ve veri ihlali müdahalesi ürün tasarımıyla birlikte oluşturulmalıdır.
Özellikle yurt dışı bulut veya yapay zekâ hizmeti kullanıldığında KVKK m. 9'un 1 Haziran 2024'ten beri yürürlükte olan rejimi incelenir. Yeterlilik kararı, uygun güvenceler ve istisnai aktarım hâlleri aynı şey değildir. Geçerli standart sözleşme kullanılıyorsa imzaların tamamlanmasından itibaren beş iş günü içinde Kuruma bildirim yükümlülüğü gündeme gelir. Teknik sağlayıcının sözleşmesi ve fiili veri akışı incelenmeden yalnız “sunucu yurt dışında” ifadesiyle aktarıma ilişkin tek bir hukuki sonuç kurulamaz. [7]
Yatırımcı Due Diligence İncelemesinde Hangi Belgeler Aranır?
Due diligence (hukuki, mali ve operasyonel durum tespiti) bir şirketin ileriye dönük vaatlerinden önce bugünkü haklarını ve borçlarını inceler. Yatırımcı, şirkete ait olduğunu düşündüğü unsurların gerçekte başka kişilerin kullanım iznine bağlı olduğunu öğrenirse fiyatı, işlem kapsamını ve güvence koşullarını yeniden müzakere edebilir. İnceleme, kurucuların iyi niyetini ölçen soyut bir sınav değil, belgeli bir risk araştırmasıdır.
| İnceleme konusu | Temel belgeler | Başlıca hukuki risk |
|---|---|---|
| Ortaklık ve yönetim | Ticaret sicili, esas sözleşme, pay defteri, sermaye/ödeme belgeleri, kararlar | Pay sahipliği veya temsil uyuşmazlığı |
| Kurucu ilişkileri | Kurucular sözleşmesi, vesting/opsiyon ve ayrılma hükümleri | Yetki kilitlenmesi, payı geri alamama |
| Yazılım ve fikrî hak | İş/ajans sözleşmeleri, mali hak devri, kod deposu, marka kayıtları | Şirketin lisanslama/devir yetkisinin eksikliği |
| Veri ve güvenlik | Veri envanteri, sözleşmeler, aktarım belgeleri, ihlal kayıtları | Hukuka aykırı işleme veya transfer |
| Ticari sözleşmeler | Ana müşteri ve tedarikçi sözleşmeleri, fesih ve devir maddeleri | Gelirin devralana aktarılamaması |
| Finans ve yükümlülükler | Vergi/SGK kayıtları, borçlar, teminatlar, destek/teşvik belgeleri | Gizli borç, destek geri alma riski |
| Uyuşmazlık ve mevzuat | Dava, ihtar, ruhsat ve izin belgeleri | Satış kapanışının engellenmesi |
Belge odası (data room) kullanırken müşteri sözleşmesi, personel bilgisi, ticari sır ve kişisel verinin üçüncü kişiye açıklanması da hukuka uygunluk denetimine tabidir. Gizlilik sözleşmesi, veri aktarımı veya kişisel veri işleme için tek başına sınırsız hukuki dayanak oluşturmaz. Özellikle müşteri isimleri, kişisel profiller, sağlık/finans kayıtları ve hassas kaynak kodlara aşamalı erişim ilkesi düşünülmelidir.
Yatırım Süreci: Term Sheet, Pay İhracı ve Pay Sahipleri Sözleşmesi
Yatırım görüşmelerinde term sheet (ön koşul belgesi veya temel ticari şartlar metni), değerleme, yatırım tutarı, pay oranı, öncelik hakları, yönetim ve kapanış koşullarını çerçeveleyebilir. Metnin hangi hükümlerinin bağlayıcı olduğu açıkça belirtilmelidir: münhasırlık, gizlilik ve masraf hükümleriyle gelecekteki pay devrine ilişkin taahhüt aynı hukuki etkiyi doğurmayabilir. Nihai işlem bakımından yatırım sözleşmesi, sermaye artırımı kararları, pay taahhütleri ve pay sahipleri sözleşmesi birlikte kurgulanır.
Yatırımcının talep edebileceği başlıca sözleşmesel mekanizmalar şunlardır:
- Liquidation preference (tasfiye veya satış gelirinde öncelik): Belirli bir çıkış bedelinin dağıtımında yatırımcıya öncelik tanımayı hedefler. Her olayda kanuni tasfiye sırasını veya alacaklı haklarını ortadan kaldırmaz.
- Anti-dilution (değerleme düşüşüne karşı koruma): Sonraki düşük değerlemeli turlarda yatırımcıya sözleşmede kararlaştırılan uyarlamayı sağlayabilir. Formül ve sermaye koruması kuralları önemlidir.
- Reserved matters/veto (özel onay gerektiren kararlar): Şirketin önemli işlemlerinde sözleşmesel onay düzeni kurar; her veto hakkı şirket organlarına karşı kendiliğinden geçerli değildir.
- Tag-along/drag-along: Satışa birlikte katılma veya koşulları oluştuğunda birlikte satış sürecini yürütme amaçlıdır; bildirim, fiyat, pay senedi ve temsil koşulları açık olmalıdır.
- Beyan ve tekeffül/tazminat: Mevcut pay sahipliği, mevzuata uyum, vergiler ve fikrî haklar konusunda belgeli sorumluluk dağılımı yaratır. Üst sınır, süre, istisna, tazminat prosedürü ve açıklama çizelgesi önemli unsurlardır.
Kurucunun kontrolünü korumak adına yatırımcı haklarının bütünüyle reddedilmesi kadar, sonraki büyüme turlarını kilitleyecek sınırsız veto ve ağır tazminat yükümlülüklerinin kabul edilmesi de risklidir. Hakların kapsamı, yatırım miktarı ve şirket aşamasıyla orantılı biçimde tartışılmalıdır.
SAFE, Dönüştürülebilir Borç ve Şartlı Sermaye Artırımı Birbirinin Yerine Geçmez
Yabancı hukukta kullanılan SAFE (gelecekte pay edinimine ilişkin basitleştirilmiş yatırım sözleşmesi) ve convertible note (paya dönüşebilen borçlanma aracı), Türk şirketine doğrudan kopyalanacak birer kanuni şirket modeli değildir. Türkiye'de işlemin nitelendirilmesi; ödemenin hukuki sebebi, borç olup olmadığı, dönüşüm ve faiz koşulları, yetkili şirket organı kararları, sermaye artırımı usulleri, yabancı para/finansman düzenlemeleri ve yatırımcı sıfatına göre belirlenir. Sözleşmenin İngilizce adı, Türk hukukundaki emredici şekil ve sermaye kurallarını aşmaz.
TTK m. 463'teki şartlı sermaye artırımı, yeni çıkarılan tahvil veya benzeri borçlanma araçları nedeniyle şirketten veya topluluk şirketlerinden alacaklı olanlara yahut çalışanlara esas sözleşme çerçevesinde değiştirme veya alım hakkı tanınmasına dayanır. TTK m. 464'te şartlı artırımın itibari değerine yönelik sınır bulunur. Bu hükümler her yatırım parasının otomatik yeni paya dönüşebileceği sonucunu doğurmaz. Sermaye artırımı yönteminin somut finansman aracıyla uyumu ayrıca incelenmelidir. [1]
Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri ise genel startup yatırım sözleşmeleriyle özdeşleştirilmemelidir. Girişim sermayesi yatırım fonları bakımından III-52.4 sayılı Tebliğ ve paya/borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında III-35/A.2 sayılı Tebliğ ayrı çerçevelerdir. Fon türüne ve mevzuata bağlı özel koşullar, her özel melek yatırımını kendiliğinden aynı rejime sokmaz. [8, 9]
ESOP ve Çalışanlara Pay Opsiyonu: Hak Ediş, Vergi ve İş İlişkisi
Employee Stock Ownership/Option Plan (çalışan pay veya pay opsiyon planı), yetenekli çalışanlara şirket değerindeki artışa katılma imkânı vermeyi hedefler. Ancak çalışanın paya hak kazanması, payı gerçekten edinmesi, opsiyon bedeli ödemesi ve payı satabilmesi ayrı olaylardır. Çalışana nakit prim ödenmesi ile pay devri de aynı hukuki nitelikte değildir.
Bu nedenle planda hak ediş tarihi, ayrılma ve işten çıkarılma senaryosu, opsiyon süresi, payın itibari değeri, devir sınırlamaları, vergi ve sosyal güvenlik etkileri, iş ilişkisinin sona ermesi hâlinde hakların akıbeti düzenlenmelidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 29.11.2022 tarih, 2022/7885 E., 2022/15517 K. sayılı kararında çalışan lehine hisse opsiyonları ve çalışma ilişkisinin sona ermesi sonrasındaki haklar tartışılmıştır. Karar, her ESOP sistemine uygulanacak genel ve otomatik bir geçerlilik kararı olarak okunmamalıdır. [10]
Büyüme Aşamasında Uyum: Rekabet, KVKK, İstihdam ve Sektörel İzinler
Kullanıcı ve gelir sayısı arttıkça sözleşmelerin ölçeği de büyür. Çalışanların iş sözleşmeleri, rekabet yasağı ve gizlilik; müşteri sözleşmelerinin yenilenmesi; hizmet seviyesi ve sorumluluk sınırlamaları; platformun içerik ve tüketici yükümlülükleri; markaların başka ülkelerde kullanımı; veri koruma ile siber güvenlik aynı büyüme planında ele alınmalıdır.
Banka, ödeme kuruluşu, finansal teknoloji, sağlık, elektronik ticaret, yapay zekâ temelli yüksek riskli kullanım veya düzenlemeye tabi başka bir sektörde faaliyet gösteren ürünler için genel şirket kuruluşu ilgili faaliyetin özel izni yerine geçmez. Uluslararası ölçeklenmede yabancı tüketici ve veri koruma kuralları, ticari temsil, vergi ve yaptırım uyumu ayrı incelenir. Bütün bunların şirketin her aşamasında aynı yükü doğurduğu ileri sürülemez: uygulanacak yükümlülük, faaliyet ve veri akışıyla belirlenir.
Teknoloji geliştirme bölgesi, Ar-Ge veya girişimcilik destekleri de hak doğuran otomatik unvanlar değildir. 4691 sayılı Kanun ve ilgili teşvik şartları, dönem, faaliyet türü, personel ve raporlama esasları çerçevesinde incelenmelidir. Örneğin TÜBİTAK 1812 BiGG Yatırım Programı, 2026 çağrı belgesinde fonun belirli pay karşılığında yatırım yapmasını öngören özel bir destek modelidir; bu modelin koşulları diğer yatırım sözleşmelerine veya tüm girişimcilere kendiliğinden uygulanmaz. [11]
Exit Aşamasında Hangi İşlem Yapılır: Pay Satışı mı, Varlık Devri mi?
Exit, kurucuların veya yatırımcıların paylarını yahut şirketin faaliyetini belirli bir ekonomik karşılıkla devretmesi gibi farklı işlemleri ifade edebilir. Pay satışında şirkete ait haklar ve borçlar kural olarak tüzel kişiliğin bünyesinde kalırken pay sahipleri değişir. İşletme veya varlık devrinde yazılım hakları, marka, sözleşmeler, çalışan ilişkileri ve belirli borçların devri ayrı hukuki işlemler ve karşı taraf onayları gerektirebilir. “Şirketin tamamı satılıyor” cümlesi işlemin mahiyetini belirlemeye yetmez.
Exit öncesinde özellikle change of control (kontrol değişikliği), sözleşmenin devri, münhasır lisans, üçüncü kişi yazılımları, üçüncü kişi onayı, kişisel verinin yeni alıcı tarafından işlenmesi, yabancı yatırım/rekabet mevzuatı ve finansman teşviklerinin geri alınma şartları değerlendirilmelidir. Pay sahipleri sözleşmesindeki birlikte satış hakları, yatırımcının öncelikli getiri talebi, kurucunun satışı sonrası çalışma veya rekabet etmeme yükümlülüğü ve emanet hesap (escrow) düzeni fiyat kadar önem taşıyabilir.
Satış bedelinin ne zaman ödeneceği, kapanış öncesi koşullar, beyan ve tekeffüller, sorumluluğun parasal üst sınırı, teminat veya tutulan bedeller, olası earn-out (performansa bağlı ek bedel) ve uyuşmazlık çözümü satış sözleşmesinde somutlaştırılmalıdır. Hukuki ve mali incelemede yıllar önce eksik bırakılmış bir kaynak kod devri veya geçersiz pay taahhüdü, satışın kapanışı öncesinde düzeltme şartına dönüşebilir.
Yabancı Yatırımcı ve Yurt Dışı Holding Yapısı Kurulduğunda Riskler Biter mi?
Yabancı yatırımcıların Türk şirketlerine katılımı, uluslararası holding yapılandırması veya yurt dışında fikrî hak şirketi kurulması bazen ticari gerekçelerle tercih edilebilir. Ancak “Delaware/Estonya'da şirket kurduk” denilerek Türkiye'deki faaliyet, yönetim, istihdam, vergi ve veri koruma yükümlülüklerinden otomatik olarak çıkılmaz. Her model için fiilî yönetim, işyeri/daimi temsilcilik, transfer fiyatlandırması, çifte vergilendirme anlaşmaları ve fikrî hak transferinin hukuki ve mali etkileri ayrı değerlendirilir.
Uluslararası pay veya varlık devirlerinde devredilecek hakkın hangi ülke hukukuna tabi olduğu, uygulanacak hukuk ve yetkili merci seçimi, yerel sicil/tescil şartları, ticari yaptırım ve müşteri sözleşmelerinin sınır ötesi devri önem kazanabilir. Türk şirketine yapılan yatırımın yabancı para üzerinden fiyatlanması ile ödeme ve finansman işleminin döviz mevzuatına uygunluğu ayrı sorulardır. Kuruluş ülkesine bakarak bütün cevapları peşinen vermek hukuken güvenli değildir.
Hukuki Uyuşmazlıkta Deliller ve Koruyucu İşlemler
Ortaklık veya yatırım uyuşmazlığı çıktıktan sonra yalnız e-posta yazışması ve şirket sözleşmesiyle yetinilmemelidir. Pay senedi ve devir belgeleri, pay defteri, sermaye artırımı kararları, genel kurul tutanakları, banka hareketleri, tahsilat kayıtları, yatırımcı teklifleri, hisse opsiyon belgeleri, kaynak kod depo hareketleri, sürüm geçmişi ve yazılım teknik teslim tutanakları birlikte incelenmelidir.
Uyuşmazlığın türüne göre mahkemeden delil tespiti, ihtiyati tedbir, haksız rekabet veya fikrî hak ihlalinin önlenmesi, ifa veya tazminat istenmesi gündeme gelebilir. Bununla birlikte her pay uyuşmazlığı ticaret mahkemesinde, her yazılım uyuşmazlığı fikrî ve sınai haklar mahkemesinde görülür şeklinde kategorik bir görev sonucu çıkarılamaz; talebin dayandığı sözleşme ve korunan hakkın niteliği önemlidir. Dava şartı arabuluculuk, görev, yetki ve zamanaşımı da uyuşmazlık özelinde belirlenir.
Dijital belgelerin orijinal hâllerinin ve değişiklik geçmişinin muhafazası, erişim/log kayıtlarının alınma biçimi, ticari sırların korunması ve kişisel verinin üçüncü kişilere gereksiz aktarılmaması delil değerinin yanı sıra hukuki uyumu da etkiler. Yatırımcıya belge verilmesi sürecindeki gizlilik yükümlülüğünün sona erdiği varsayılmamalıdır.
Kuruluştan Exit'e Hukuki Kontrol Listesi
Aşağıdaki kontrol tablosu karar verilmesi gereken ana eşikleri gösterir. Tek başına hazırlanmış olması ilgili sözleşmenin imzalandığı veya tescilin tamamlandığı anlamına gelmez.
| Aşama | Girişimin kontrol etmesi gerekenler | Düzenlenecek veya doğrulanacak kayıt |
|---|---|---|
| Fikir / kuruluş öncesi | Kurucu katkıları, marka ve mevcut yazılım kimde? | Kurucu anlaşması taslağı, IP envanteri, gizlilik ve ön devir planı |
| Kuruluş | Şirket türü, sermaye, temsil, pay oranları uygun mu? | Esas sözleşme, sicil, sermaye ve pay defteri |
| Ürün / MVP | Ürün, bulut, veriler ve açık kaynak bağımlılıkları yönetiliyor mu? | Yazılım/ajans sözleşmesi, onam-aydınlatma, lisans envanteri |
| İlk yatırım | Yatırım hangi hukuki işlemle şirkete giriyor? | Term sheet, yatırım sözleşmesi, pay ve organ kararları |
| Büyüme | Seyrelme, imtiyazlar ve çalışan hakları denetleniyor mu? | Güncel cap table, SHA, opsiyon planı, sözleşme ve vergi kayıtları |
| Exit hazırlığı | Şirketin sattığı varlıklar gerçekten ona mı ait? | IP devirleri, lisanslar, sözleşme onayları, dava/veri kayıtları |
| Kapanış sonrası | Bedel, vergi, devir, çalışan ve veri geçişi nasıl yürütülecek? | Kapanış tutanakları, pay/varlık devri, bedel ve teminat kayıtları |
En kritik test, satıştan önce şirketin iddia ettiği varlıklara ilişkin hukuki hakların, fiilî yönetim yetkisinin ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir korumanın ayrı ayrı mevcut olup olmadığının belgelenmesidir. Yalnız ticaret siciline kayıtlı olmak, şirketin bünyesindeki bütün ekonomik varlıkların tartışmasız ve devredilebilir olduğunu ispatlamaz.
Sonuç: Hukuki Yapı Şirket Değerinin Denetlenebilir Parçasıdır
Startup'ın hukuki başarısı tek bir kuruluş işlemine indirgenemez. Kurucu payları ve yönetim ilişkisi belirsiz, yazılım ve marka hakları eksik, yatırımcı hakları uygulanamaz, müşteri ve veri düzeni devre elverişsiz bir şirket büyüyor olabilir; ancak yatırım ve exit aşamasında maliyetli düzeltme ve uyuşmazlıklarla karşılaşabilir.
Bu nedenle doğru yol, önce ürün geliştirip bütün hukuki ilişkileri satış günü çözmeye çalışmak değil; kuruluştan itibaren pay yapısı, fikrî hak, operasyonel kontrol, sözleşmeler, veri uyumu ve exit senaryosunu birbirine bağlayan denetlenebilir bir hukuki düzen kurmaktır. Ortaklık ve hak devri belgeleri, güncel sicil kayıtları, yatırım sözleşmeleri ve üçüncü kişi hakları aynı incelemede değerlendirilmeden yalnız yatırım tutarı veya büyüme oranından hareketle şirketin satışa hazır olduğu sonucuna varılmamalıdır.
İlgili yazılar: Hukuki Due Diligence Rehberi: Yatırım, Şirket İncelemesi, Sözleşmeler ve 10 Kritik Risk yatırımcının inceleme sürecini ve belge listesini ayrıntılı ele alır; Startup Hukuku Rehberi: Şirket Kuruluşu, Ortaklık, Yatırım ve Fikrî Haklar ile Pay Sahipleri Sözleşmesi: Oy Düzeni, Birlikte Satış, Çıkış ve Sözleşmeye Aykırılık yazıları kuruluş, ortaklık ve çıkış hükümlerini; Şirkette Sermaye Artırımı ve Rüçhan Hakkı: Pay Oranının Azalması ve Ortağın Korunması yazısı seyrelme konusunu tamamlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Startup için anonim şirket kurmak zorunlu mudur?
Hayır. Türk hukukunda startup'a özgü genel zorunlu anonim şirket türü yoktur. Ancak yatırımcı girişleri, pay grupları, pay devri ve bazı yatırım fonlarının özel şartları bakımından anonim şirket uygun olabilir. Limited şirketle de başlanabilir; öngörülen finansman modelinin şartları kontrol edilmelidir.
Şirket kurulmadan yazılan kod kurulan şirkete kendiliğinden geçer mi?
Hayır. Kodun kim tarafından hangi iş ilişkisi veya sözleşmeyle üretildiği belirlenmeli; FSEK'in ilgili hükümleri çerçevesinde mali hakların devri ya da gerekli lisans ayrıca belgelenmelidir. Şirket kuruluşu, önceden doğmuş bütün hakları otomatik devretmez.
Yazılımı satın almak kaynak kodun sahibi olmak mıdır?
Her zaman değildir. Kaynak kodun teslimi, kullanım izni ve mali hak devri farklı işlemlerdir. Sözleşme, yazılımın niteliği, teslim şartı ve ilgili haklar incelenmelidir. İzmir BAM'ın 26.02.2026 tarihli kararı somut olayda kod devri şartı bulunmamasına önem vermiştir. [4]
Kurucu ayrılırsa payları otomatik şirkete döner mi?
Hayır. Vesting ve ayrılma hükümleri Türk şirketler hukukunun geçerli devre, şirketin kendi payını edinmesine ve sözleşmenin ifasına ilişkin kurallarıyla uyumlu olarak kurulmalıdır. Sözleşmedeki otomatik geri dönüş sözü tek başına her durumda pay devri sonucunu doğurmaz.
Pay devri ile yatırım amaçlı sermaye artırımı arasındaki fark nedir?
Pay devrinde bedel kural olarak payı satan kişiye gider. Sermaye artırımında yatırımcı yeni çıkarılan payları taahhüt ederek fonu şirkete kazandırabilir. İşlem vergisi, sicil ve pay sahipliği sonuçları farklı olduğundan yatırım şartnamesinde açıkça ayrılmalıdır.
SAFE sözleşmesi Türk anonim şirketinde doğrudan kullanılabilir mi?
Yabancı örnek metin doğrudan Türk hukukunun emredici hükümlerinin yerine geçmez. Ödemenin hukuki niteliği, dönüşüm koşulu ve uygulanacak sermaye artırımı yöntemleri ayrı kurgulanmalıdır; her SAFE adı verilen sözleşme otomatik pay doğurmaz.
Girişim sermayesi yatırım fonu limited şirkete yatırım yapabilir mi?
SPK'nın GSYF rehberinde limited şirkete yatırım imkânı kabul edilmekte, ancak yatırım tarihi itibarıyla limited olan girişimin ilk yatırımı izleyen bir yıl içinde anonim şirkete dönüşmesi şartı da açıklanmaktadır. Bu, ilgili fon rejimine ilişkin özel şarttır. [8]
Beta kullanıcılar için KVKK aydınlatması gerekir mi?
Kişisel veri işleme faaliyeti varsa hukuki işleme şartları, aydınlatma ve veri güvenliği yükümlülükleri beta aşamasında da değerlendirilir. Açık rıza her işlemde zorunlu tek temel değildir; faaliyet ve veri türüne göre hukuki sebep belirlenmelidir.
Exit öncesinde yatırımcı neden açık kaynak lisanslarını inceler?
Üründe kullanılan üçüncü kişi kodlarının lisans şartları, yeniden dağıtım, kaynak kod açıklama veya atıf yükümlülükleri doğurabilir. Satıcı şirketin bu şartlara uygun davranıp davranmadığı ürünün devir ve ticari kullanım kabiliyetini etkileyebilir.
Fikrî haklar temiz fakat müşteri sözleşmeleri devredilemiyorsa exit yapılabilir mi?
İşlemin pay satışı veya varlık devri olmasına ve sözleşmelerdeki kontrol değişikliği, devir, fesih hükümlerine göre sonuç farklılaşır. Alıcıyla koşullar yeniden düzenlenebilir; ancak tüm gelir sözleşmelerinin kendiliğinden geçeceği varsayılmamalıdır.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m. 360, 463–465, 478–479, 490–493 ve 595. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat.
- T.C. Ticaret Bakanlığı, Şirketler – Sıkça Sorulan Sorular, sermaye alt sınırları ve 31.12.2026 geçiş tarihi. Resmî açıklama.
- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 1/B, 2, 18, 21–25, 48, 52 ve 68; FSEK m. 18 ve m. 52'nin uygulanmasına dair UYAP yüksek mahkeme karar metni.
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/858, K. 2026/267, T. 26.02.2026, yazılımın kaynak kod teslimi ve sözleşmesel haklar. Tam karar – De Jure.
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1379, K. 2025/266, T. 17.02.2025, yazılım mali hakları ve FSEK m. 52. Tam karar – De Jure.
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, m. 113–116, çalışan buluşları ve işveren hakları. TBMM resmî kanun metni.
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Yurt Dışına Aktarım ve Standart Sözleşme Bildirim Modülü hakkında resmî açıklamalar. KVKK m. 9 rehberi; beş iş günü bildirim yükümlülüğü.
- Sermaye Piyasası Kurulu, Girişim Sermayesi Yatırım Fonları – Tanıtım Rehberi, III-52.4 sayılı Tebliğ kapsamı. SPK resmî kaynak.
- Sermaye Piyasası Kurulu, 31.05.2025 tarihli Kitle Fonlaması Bilgi Formu duyurusu, III-35/A.2 sayılı Tebliğ. SPK resmî duyuru.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/7885, K. 2022/15517, T. 29.11.2022; çalışan hisse opsiyonu uyuşmazlığı. Tam karar – De Jure.
- TÜBİTAK, 1812 – Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı; 2026-2 çağrı bilgileri. Resmî program.