Sınır dışı amacıyla verilen idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulur. Başvuru gözetimi kendiliğinden durdurmaz; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Bu beş gün, yabancının itiraz etmek için sahip olduğu süre değildir. YUKK m.57/6’da ilk başvuru için yedi veya on beş günlük bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Buna rağmen özgürlüğü sınırlayan tedbirin gecikmeden denetlenmesi istenmelidir. [K1]
Başvurunun amacı, yabancının neden merkezde tutulduğunu ve tutulmanın neden sürmesi gerektiğini somut olarak denetletmektir. Sınır dışı kararının iptali ise ayrı bir idare mahkemesi davasının konusudur. Bir dosyada iki başvurunun birlikte yürütülmesi gerekebilir.
Hangi idari gözetim kararına itiraz edilmektedir?
Sınır dışı amacıyla gözetim: YUKK m.57
YUKK m.57, hakkında sınır dışı etme kararı alınan belirli yabancılar yönünden idari gözetimi düzenler. Kaçma ve kaybolma riski, giriş-çıkış kurallarının ihlali, sahte veya asılsız belge kullanılması, kabul edilebilir mazeret olmadan çıkış süresine uyulmaması ve kamu düzeni, güvenliği veya sağlığına ilişkin tehdit değerlendirmesi kanunda yer alır. Aynı düzenleme alternatif yükümlülükleri de öngörür. [K1, m.57/2]
Bir kanun bendinin kararda yazılmasıyla kişisel değerlendirmenin yapıldığı varsayılamaz. Dilekçe, kararda belirtilen sebebin somut olayda nasıl karşılandığını veya neden karşılanmadığını tartışmalıdır. Örneğin kaçma riski ileri sürülüyorsa doğrulanabilir adres, önceki bildirimlere uyum ve kişinin yetkili makamlarla iletişimi önem taşır. Buna karşılık yalnız kira sözleşmesi sunulması, dosyadaki farklı bir güvenlik gerekçesine cevap vermeyebilir.
Uluslararası koruma başvuru sahibinin gözetimi: YUKK m.68
Uluslararası koruma başvurusu yapmak tek başına gözetim sebebi değildir. YUKK m.68’deki gözetim istisnaidir; sebepleri, bireysel değerlendirme ve daha hafif tedbirlerin öncelikle ele alınması ayrıca düzenlenmiştir. Bu madde kapsamındaki süre otuz günü geçemez. Sınır dışı amaçlı gözetimin altı ay ve koşullu uzatma rejimi bu maddeye taşınamaz. [K1]
Öte yandan kişi koruma başvurusu yaptı diye mevcut gözetimin dayanağının kendiliğinden m.68’e dönüştüğü veya otomatik çıkış doğduğu söylenemez. Kararın hangi maddeye dayandığı ve sonradan hangi işlemlerin tesis edildiği incelenir. Bu ayrım, hem süre hesabı hem itiraz gerekçeleri bakımından belirleyicidir.
Koruma statüleri ve sınır dışı bağlantısı için uluslararası koruma ve geçici koruma rehberimize bakılabilir.
İtiraz nereye ve kim tarafından yapılır?
Gözetim altındaki kişi, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde idare onu yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırmalıdır. Başvurunun teslim edildiğini gösteren kayıt alınması, incelemenin ve gecikmenin takibi bakımından önemlidir. [K1, m.57/6]
Somut başvuruda görevli yol sulh ceza hâkimliği olmakla birlikte yer bakımından yetki, kararı veren makam, tutulma yeri, nakil durumu ve adli teşkilat üzerinden kontrol edilmelidir. Nakil yapılmış olması, önceki karar ve başvuruların dosyadan çıkarılmasını gerektirmez; sürecin tamamı gösterilmelidir.
Avukatlık ücretini karşılayamayanların talebi üzerine Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanması m.57/7’de düzenlenmiştir. Başvuruya erişim sorunu, tercüme ihtiyacı veya karar örneğinin verilmemesi varsa bunlar da tarih ve taleplerle belgelendirilmelidir.
İtiraz dilekçesi nasıl kurulmalıdır?
Önce karar ve zaman çizelgesi açıklanır
Dilekçe, hangi kararın hangi yönüyle denetlenmesini istediğini göstermelidir. Yabancının kimliği, karar tarihi ve sayısı, mevcut merkez, fiilî yakalama zamanı, tebligat tarihi, önceki itirazlar ve varsa nakiller kısa bir zaman çizelgesinde toplanmalıdır. İlk kararın hukuka uygunluğu ile bugün devam eden gözetimin gerekli olup olmadığı ayrı sorulardır.
Karar örneği henüz alınamamışsa eldeki tutma ve tebligat bilgileri belirtilerek ilgili dosyanın getirtilmesi talep edilebilir. Belge elde edilemediği için özgürlüğe ilişkin başvurunun süresiz bekletilmesi uygun değildir. Bununla birlikte bilinmeyen karar tarihi veya gerekçe tahmin edilerek yazılmamalıdır.
Ardından idarenin gerekçesine cevap verilir
İtirazın gücü genel ifadelerin sayısına değil, kararın dayanağıyla delillerin bağlantısına bağlıdır. “Ailesi Türkiye’dedir” ifadesi tek başına bakım ihtiyacını açıklamaz; “kaçma riski yoktur” demek de erişilebilir adresin ve önceki uyumun yerini tutmaz. Dilekçede her itirazın yanına onu destekleyen belge ve çıkarılan sonuç yerleştirilmelidir.
| İncelenecek husus | Destekleyici materyal | Açıklanması gereken bağlantı |
|---|---|---|
| Kaçma riski | Adres kaydı, kira belgesi, önceki bildirimler | Kişiye düzenli biçimde nasıl ulaşılacağı. |
| Aile ve çocuk | Nüfus, doğum, bakım ve okul belgeleri | Gözetimin ailede doğurduğu somut etki. |
| Sağlık | Güncel rapor, ilaç ve tedavi planı | Tedbirin sağlık üzerindeki etkisi ve alternatif ihtiyacı. |
| İş birliği | Belge teslim tutanakları, başvurular | Gecikmenin kişiden kaynaklanıp kaynaklanmadığı. |
| Süre ve devam | İlk karar, uzatma ve aylık değerlendirmeler | Her dönemde zorunluluğun nasıl gerekçelendirildiği. |
Delillerin farklı dilde olması hâlinde içeriğin sağlıklı değerlendirilebilmesi için gerekli çeviri hazırlanmalıdır. Bir belgenin varlığı kadar neyi kanıtlamadığı da dikkate alınmalıdır. Örneğin iş sözleşmesi, tek başına geçerli çalışma izni bulunduğunu göstermeyebilir.
Altı ay ve ek altı ay hangi anlama gelir?
Sınır dışı amacıyla geri gönderme merkezindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ek süre, yalnız işlemin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belge vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde ve en fazla altı ay için mümkündür. Sadece dosyanın henüz tamamlanmamış olması, kanundaki bu özel şartların yerine geçmez. [K1, m.57/3]
Örneğin seyahat belgesi için zamanında bilgi veren ve istenen belgeleri teslim eden kişinin dosyasında gecikme, yabancı makamın cevabından kaynaklanıyor olabilir. Böyle bir durumda teslim tutanakları ve yazışma tarihleri, ek sürenin gerekçesiyle karşılaştırılır. İş birliği yapılmadığı iddiası varsa hangi talebin ne zaman bildirildiği ve neden karşılanmadığı açıklanmalıdır.
Altı aylık üst sınır, kişinin bu süreyi mutlaka merkezde geçireceği anlamına gelmez. Valilik gözetimin devamında zorunluluk bulunup bulunmadığını her ay değerlendirmekle yükümlüdür; gerekirse otuz gün beklenmez. Zorunluluk kalmadığında gözetim derhâl sona erdirilir. [K1, m.57/4]
İlk karar, uzatma ve aylık değerlendirmelerin sonuçları gerekçeleriyle tebliğ edilmelidir. İtirazda yalnız toplam süre değil, her değerlendirme döneminde hangi somut gerekçenin bulunduğu da sorgulanmalıdır. Yakalama, karar, merkez kabulü ve nakil tarihleri birlikte kaydedilerek sürenin yeni bir işlemle yeniden başlamış gibi gösterilip gösterilmediği incelenir.
İdari gözetime alternatif yükümlülük nasıl önerilir?
YUKK m.57/A; belirli adreste ikamet, bildirim, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, gönüllülük esaslı kamu yararı hizmeti, teminat ve elektronik izleme seçeneklerini düzenler. Bir veya birkaç yükümlülük getirilebilir; kanuni süre yirmi dört ayı geçemez. [K1]
Alternatif talebi somut olmalıdır. Kişinin hangi adreste kalacağı, kiminle yaşayacağı, bildirimlere nasıl uyacağı ve sağlık ya da bakım ihtiyacının nasıl karşılanacağı açıklanabilir. Böylece idarenin takip amacının özgürlüğü daha az sınırlayan bir yolla sağlanabileceği tartışılır. Bu konuda Türk Vatandaşı Eş ve Çocuk Sınır Dışı Kararını Nasıl Etkiler? başlıklı yazı da yol gösterici olabilir.
Her alternatif her kişiye uygun değildir. Örneğin tedavi nedeniyle hareket imkânı sınırlı kişinin çok sık bildirim yükümlülüğü karşısındaki durumu ayrıca ele alınmalıdır. Öneri, uygulanabilirlik ve ölçülülük üzerinden kurulmalı; bir tedbirin adı yazılmakla incelemenin tamamlandığı düşünülmemelidir.
Elektronik izlemeye karşı sulh ceza başvurusu m.57/A/5’te açıkça düzenlenmiştir. Diğer alternatiflerin kaldırılması veya değiştirilmesi bakımından görev konusu, ilgili işlemin hukuki niteliği ve güncel görev içtihadıyla ayrıca değerlendirilmelidir. Bütün alternatifler için tek merci ve tek süre formülü kurulması isabetli değildir.
Başvuru reddedilirse ne yapılabilir?
Sulh ceza hâkiminin kararı kanunda kesin olarak düzenlenmiştir. Bununla birlikte gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvuru mümkündür. Yeni dilekçe, önceki metnin tarihini değiştirmekle sınırlı kalmamalı; hangi koşulun nasıl değiştiğini göstermelidir. [K1, m.57/6]
Yeni sağlık raporu, doğrulanmış adres, ailede ortaya çıkan bakım ihtiyacı, seyahat belgesine ilişkin gelişme, geçen süre veya yeni devam kararı bu değerlendirmeye konu olabilir. Her yeni belge mutlaka serbest bırakılma sonucu doğurmaz; belgenin gözetim gerekçesiyle bağlantısı kurulmalıdır. Benzer bir durum Sağlık ve Hamilelik Nedeniyle Sınır Dışı Edilememe yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Temel hak ihlali iddiası yönünden bireysel başvuru koşulları ayrıca değerlendirilebilir. Ancak AYM yolu olağan bir tahliye talebinin veya henüz kullanılmamış etkili başvurunun yerine geçirilmemelidir. İç hukuk başvuruları, kararların öğrenilme tarihleri ve acil risk belgeleri birlikte incelenmelidir.
Gözetimin hukuka uygunluğu ile tutulma koşulları neden ayrılır?
Kişinin merkezde tutulmasının kanuni dayanağı bulunması, her tutulma koşulunu hukuka uygun kılmaz. Aynı şekilde koşullara ilişkin ihlal iddiası, gözetim kararının her durumda iptal edileceğini göstermez. Başvuruda serbest bırakılma, koşulların düzeltilmesi ve geçmiş zararın giderilmesi talepleri ayrıştırılmalıdır.
İbrahim Muhammed Ali kararında AYM, tutulma koşullarıyla bağlantılı etkili başvuru hakkı yönünden ihlal ve pilot karar sonucuna ulaşmış; aynı dosyada kişi hürriyeti ve güvenliği yönünden ihlal olmadığına karar vermiştir. Karar, başvuruların konusunu doğru belirlemenin önemini gösterir. [K2, hüküm]
İdari gözetim sonrasındaki tazminat yolunu, ceza yargılamasındaki haksız tutuklama tazminatıyla otomatik olarak aynı kabul etmek de doğru değildir. Talep edilen giderimin sebebi, dönem ve güncel görev kuralları ayrıca araştırılmalıdır.
Yakını merkezde bulunanların ilk başvuruları ve belgeleri için Geri Gönderme Merkezinde Yakınım Var yazımıza bakılabilir.
Serbest bırakılma kararı diğer göç işlemlerini kaldırır mı?
Serbest bırakılma, doğrudan özgürlüğün sınırlanmasına ilişkindir. İkamet izni verilmesi, giriş yasağının kaldırılması veya sınır dışı kararının iptali anlamına gelmez. Kararın uygulanması ve merkezden çıkış belgesi takip edilmeli; varsa alternatif yükümlülükler yazılı olarak öğrenilmelidir.
Sınır dışı davası açılmışsa dosya ayrıca izlenir. Kişinin yeni adresi ve tebligata elverişli iletişim bilgileri güncel tutulur. Bir yargı yolundaki olumlu sonuç nedeniyle diğer davanın takipsiz bırakılması, elde edilen korumayı zayıflatabilir.
Ayrı bir sınır dışı kararı varsa sınır dışı kararına itiraz ve yedi günlük dava süresi, genel çerçeve için Sınır Dışı Edilme (Deport) Kararı, giriş yasağı ve tahdit kaydı için tahdit kodu ve giriş yasağı yazılarına bakılabilir.
Sonuç
İdari gözetime etkili itiraz, kararın kişisel gerekçesini delillerle karşılaştıran ve güncel koşulları değerlendiren başvurudur. Süre üst sınırı, aylık inceleme, alternatif yükümlülük ve yeniden başvuru imkânı birlikte kullanılmalıdır. Gözetim davası, sınır dışı davası ve tutulma koşullarına ilişkin taleplerin ayrılması, doğru merciden doğru hukuki korumanın istenmesini sağlar.
Yabancılar hukukuna ilişkin dava ve başvuru süreçleri için Yabancılar Hukuku, Sınır Dışı ve Uluslararası Koruma hizmet sayfamızı da inceleyebilirsiniz.
İlgili yazılar: Cezaevi Sonrası Sınır Dışı ve İdari Gözetim; Geri Gönderme Merkezi Koşulları ve Başvuru Hakkı; Göç Davalarında Adli Yardım, Tercüman ve Vekâlet; Hukuka Aykırı İdari Gözetim ve Tazminat Yolları; İdari Gözetim Süresi.
Sıkça Sorulan Sorular
İdari gözetime itiraz süresi beş gün müdür?
Hayır. Beş gün hâkimin incelemeyi sonuçlandırma süresidir. YUKK m.57/6’da ilk başvuru için ayrıca beş, yedi veya on beş günlük süre bulunmaz.
İtiraz yapılınca gözetim kendiliğinden sona erer mi?
Hayır. Kanun başvurunun gözetimi durdurmadığını belirtir. Başvurunun karara bağlanması ve kararın uygulanması gerekir.
Her yabancı on iki ay merkezde tutulabilir mi?
Hayır. Altı ayın uzatılması kanundaki özel koşullara bağlıdır. Gözetimin gerekliliği her aşamada devam etmelidir.
Uluslararası koruma başvuru sahibinin süresi de altı ay mıdır?
YUKK m.68 kapsamındaki gözetim otuz günü geçemez. Ancak kişinin fiilen hangi hukuki karar altında tutulduğu incelenmeden yalnız statü adına bakılarak süre belirlenemez.
İlk itiraz reddedilirse yeniden başvuru mümkün mü?
Gözetim şartlarının değiştiği veya ortadan kalktığı iddiasıyla yeniden başvurulabilir. Değişiklikler ve yeni belgeler somutlaştırılmalıdır.
Sınır dışı kararının iptali için aynı dilekçe yeterli mi?
Hayır. Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde, özel yedi günlük süre içinde ayrı hukuki yol izlenir.
Kaynakça
K1 — 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, özellikle m.53, 57, 57/A, 59 ve 68.
K2 — AYM, İbrahim Muhammed Ali (GK), B. No: 2025/10406, 8.7.2025; karar kimliği. Karar PDF’si, İstanbul Üniversitesi.