İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Ceza Davasında Yargılamanın Yenilenmesi: Yeni Delil, Yeni Olay ve İnfazın Durdurulması

Eski dava dosyası yanında yeni belgenin incelenmesini temsil eden arşiv masası.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 12 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Kesinleşmiş ceza hükmünde yeni delil ve yeni olaya dayanan yargılamanın yenilenmesi; CMK 311-323 şartları, başvuru yolu ve infazın durdurulması gerçek kararlarla anlatılıyor.

Ceza hükmünün kesinleşmesi, uyuşmazlığın olağan kanun yollarıyla incelenmesinin sona erdiğini gösterir. Bununla birlikte hükmün dayandığı olay tablosunu değiştirebilecek yeni bir delil ortaya çıkması, bazı ağır yargılama hataları veya kanunda belirtilen diğer nedenler, kesin hükmün yeniden ele alınmasını gerektirebilir. Yargılamanın yenilenmesi bu ihtiyaca cevap verir; ancak dosyanın aynı savunmalarla sınırsız biçimde tekrar açılmasını sağlayan genel bir yol değildir.

Kısa cevap: CMK 311 ve devamına göre yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hüküm için kanunda sayılan nedenlerden birine dayanılarak istenir. Yeni delil veya olay, tek başına ya da önceki delillerle birlikte beraat veya daha hafif cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması sonucunu doğurabilecek nitelikte olmalıdır. Başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır; infazı kendiliğinden durdurmaz. İnfazın geri bırakılması veya durdurulması ayrıca talep edilmelidir. [1]

Yargılamanın yenilenmesi hangi aşamada gündeme gelir?

Kesinleşmiş hüküm koşulu

Yenileme, olağanüstü bir kanun yoludur. Henüz istinaf veya temyiz incelemesi devam eden dosyada yeni delilin ilgili olağan kanun yolu içinde ileri sürülmesi öncelikle değerlendirilir. Kararın kesinleştiği bilgisi de yalnızca sözlü anlatımla kabul edilmemeli; hüküm, kanun yolu kararları ve kesinleşme kayıtları birlikte incelenmelidir.

Tebligat usulsüzlüğü nedeniyle kanun yolu süresinin aslında başlamadığı bir olayda, sorun yenilemeden önce süresinde başvuru ve gerekiyorsa eski hâle getirme meselesi olabilir. Aynı şekilde her ara karar veya usul kararı CMK 311 anlamında kesinleşmiş hüküm değildir. İlk görev, mevcut kararın hukuki niteliğini ve ona karşı gerçekten hangi yolun açık olduğunu belirlemektir.

Yenileme ile istinaf ve temyiz arasındaki fark

İstinaf ve temyizde hükmün olağan denetimi yapılır. Yenilemede ise kesin hükmü yeniden ele almayı haklı kılan kanuni neden aranır. Önceki mahkemenin bir tanığa neden inandığının tekrar tartışılması, yeni bir unsur olmadan her zaman yenileme nedeni oluşturmaz. Hukuki değerlendirmeye katılmamak ile mahkemenin bilmediği belirleyici bir olguyu sunmak farklıdır.

Bu nedenle başvuru, önceki temyiz dilekçesinin başlığı değiştirilerek hazırlanamaz. Hangi kanuni sebebe dayanıldığı, bu sebebin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı ve önceki hükme etkisi ayrı ayrı açıklanmalıdır. Ceza davasında istinaf ve temyiz incelemesi ile olan fark, dosya stratejisinin başlangıcında kurulmalıdır.

Hükümlü lehine yenileme nedenleri

Belge, tanık, bilirkişi ve hâkime ilişkin nedenler

CMK 311/1; hükmü etkileyen belgenin sahteliği, yeminle dinlenen tanık veya bilirkişinin hükümlü aleyhine gerçeğe aykırı açıklaması ve hükme katılan hâkimin kanunda belirtilen nitelikte görev kusuru gibi nedenleri düzenler. Her yanlışlık aynı bent kapsamında değildir. İleri sürülen davranışın kanundaki koşullarla ve hükmün sonucu ile ilişkisi gösterilmelidir.

Bir suç iddiasına dayanan istemlerde CMK 316'nın özel kabul koşulları önemlidir. Kural, ilgili fiil nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyet veya kanunda belirtilen nedenlerle soruşturmanın başlatılamaması ya da sürdürülememesi koşullarını düzenler; CMK 311/1-e kapsamındaki yeni olay ve delil hâlini bundan ayırır. Bu nedenle sırf tanığın yalan söylediğinin ileri sürülmesi, bütün yenileme koşullarının gerçekleştiğini göstermez.

Dayanak hukuk hükmünün ortadan kalkması

Ceza hükmü bir hukuk mahkemesi hükmüne dayandırılmış ve bu dayanak hüküm kesinleşmiş başka hükümle ortadan kaldırılmışsa CMK 311/1-d değerlendirilir. Burada herhangi bir hukuk davasının sonradan farklı sonuçlanması yeterli değildir. Ceza hükmünün gerçekten o karara dayanıp dayanmadığı ve yeni kararın önceki dayanağı nasıl etkilediği açıklanmalıdır.

Yeni olay veya yeni delil

Uygulamada en çok tartışılan neden CMK 311/1-e'dir. Kanun, yeniliğin yanında önem koşulu da arar: Sunulan unsur, tek başına veya mevcut delillerle birlikte beraat ya da daha hafif cezayı içeren kanun hükmünün uygulanmasına elverişli olmalıdır. Başvurunun değeri, ek sayısının çokluğundan değil, yeni unsurun mahkûmiyet gerekçesini değiştirme gücünden doğar.

“Yeni” delil ne demektir?

Sonradan oluşmak ile sonradan öğrenilmek

Yeni delilin mutlaka hüküm kesinleştikten sonra yaratılmış olması gerekmez. Olay tarihinde mevcut olup mahkemenin bilgisine sunulmamış veya ilgili anlamıyla değerlendirilmemiş bir kayıt da yeni olabilir. Buna karşılık yıllar sonra yazılmış bir belge, daha önce incelenmiş iddiaları aynen tekrar ediyorsa sırf tarihi yeni olduğu için yenileme nedeni sayılmaz.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21 Ekim 2024 tarihli kararında aktarılan Ceza Genel Kurulu yaklaşımı, yeniliği esas olarak mahkeme bakımından ele alır. Delilin hükümlü tarafından daha önce bilinip bilinmemesi tek başına belirleyici değildir. Bununla birlikte mahkemenin bildiği, incelediği ve inandırıcı bulmadığı delilin yeniden sunulması, aynı delili kendiliğinden yeni hâle getirmez. [2]

Yeni tanık, yeni kimlik bilgisi ve değişen anlatım

Önceki yargılamada yalnızca lakabı bilinen ve kimliği tespit edilemeyen kişinin sonradan açık kimlik bilgilerinin bulunması, somut olayda kullanılabilir yeni bir delil imkânı doğurabilir. Tanığın hangi olayı doğrudan bildiği, önceki hükmün hangi kabulünü etkileyebileceği ve neden dinlenmesinin önemli olduğu açıklanmalıdır.

Öte yandan hükümlünün yakınının sonradan destekleyici bir anlatım vermesi otomatik kabul sebebi değildir. Tanığın bilgi kaynağı, olayla ilişkisi, önceki açıklamaları ve yeni anlatımın doğrulanabilirliği incelenir. Daha önce dinlenmiş tanığın söz değiştirmesi hâlinde değişikliğin nedeni ve bunun mevcut kayıtlarla ilişkisi özellikle önemlidir.

Yeni bilirkişi raporu her zaman yeni delil midir?

Aynı veriyi farklı biçimde yorumlayan rapor ile daha önce bilinmeyen teknik olguyu ortaya çıkaran rapor ayrılmalıdır. Yeni yöntemle kaydın başka kişiye ait olduğunun saptanması, belge üzerindeki sonradan ortaya çıkan değişiklik veya ilk incelemede görülmeyen veri, somut olayda önem taşıyabilir. Sadece önceki bilirkişinin kanaatine katılmayan sonuç cümlesi ise yeterli olmayabilir.

Başvuruya eklenen uzman görüşü, yöntemini ve veri kaynağını açıklamalıdır. Önceki raporla fark, sayfa ve bulgu düzeyinde gösterilmelidir. Böylece mahkeme yeni unsurun esaslı olup olmadığını denetleyebilir. Teknik dosyalarda bilirkişi raporuna itiraz ilkeleri yenileme isteminin hazırlanmasına da katkı sağlar.

Delilin önemli olması nasıl gösterilir?

Mahkûmiyet gerekçesiyle doğrudan bağlantı

Yeni unsurun dosyayla genel ilgisi yeterli değildir. Önceki hüküm hangi olguyu sabit kabul etmiştir? Yeni delil bu kabulü hangi nedenle değiştirebilir? Bu değişiklik beraat veya daha hafif kanun hükmünün uygulanması bakımından ne ifade eder? Dilekçenin ana yapısı bu üç soruya cevap vermelidir.

Örneğin kişinin olay yerinde bulunduğu kabulü mahkûmiyetin temeliyse, farklı yerde bulunduğunu gösteren doğrulanabilir kayıt önemli olabilir. Buna karşılık olaydan sonraki genel iyi hâli gösteren belge, fiilin işlenip işlenmediğini tek başına etkilemez. CMK 315/1 de aynı kanun maddesinin sınırları içinde yalnızca cezanın değiştirilmesi amacıyla yenilemeye izin vermez.

İlk kabul aşamasında kesin beraat ispatı aranması sorunu

Yenilemenin kabule değer görülmesi ile yeniden yargılama sonunda beraat kararı verilmesi farklı aşamalardır. Başvuruda kesin hükmün yeniden ele alınmasını gerektirecek ciddiyette yeni unsur gösterilmelidir; ancak henüz toplanması gereken delillerin sonucu baştan kesin hükümle eş tutulmamalıdır. Diğer taraftan yalnızca araştırılırsa belki bir şey bulunacağı yönündeki soyut beklenti de yeterli bir yenileme nedeni oluşturmaz.

İstem, ulaşılabilir ve somut bir araştırma yönü göstermelidir. Tanığın kimliği, kaydın bulunduğu kurum, belgenin niteliği ve beklenen hukuki etkisi belirtilmelidir. Böylece mahkeme, başvurunun gerçek bir adli hata iddiasına mı yoksa önceki tartışmanın tekrarına mı dayandığını değerlendirebilir.

Başvuru nereye yapılır, hangi aşamalardan geçer?

Hükmü veren mahkeme ve hâkimin durumu

CMK 318 uyarınca istem hükmü veren mahkemeye sunulur. Yargıtayın CMK 303 kapsamında doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de maddede gösterildiği üzere hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur. Mahkemenin kurumsal görevi ile önceki yargılamaya katılan hâkimin durumu ayrıdır; CMK 23/3, yenilemede önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamamasına ilişkin güvence içerir. [1]

Dosya hazırlanırken ilk derece ve kanun yolu kararlarının tamamı incelenmelidir. Hangi hükmün kesinleştiği, sonradan verilen ek kararlar ve daha önceki yenileme istemlerinin kapsamı belirtilmelidir. Daha önce reddedilmiş bir istem varsa, yeni başvurunun ondan hangi somut unsurla ayrıldığı açıklanmalıdır.

Kabule değerlik, delil toplama ve duruşma

İlk aşamada şekil, kanuni neden ve dayanak deliller değerlendirilir. CMK 319 uyarınca bunların gösterilmemesi, istemin kabule değer görülmeyerek reddine yol açabilir. Aksi durumda savcıya ve ilgili tarafa görüş için tebliğ yapılır. Güncel düzenlemede bu görüş süresi iki haftadır; eski kararlar bakımından geçiş hükmü dikkate alınır.

Sonraki aşamada CMK 320 kapsamında deliller toplanır. Delil toplama bittikten sonra savcı ve hakkında hüküm kurulmuş kişiden yine kanunda belirtilen iki haftalık sürede görüş istenir. CMK 321 uyarınca iddialar yeterince doğrulanmazsa istem esassız bulunabilir; aksi durumda yenileme ve duruşma açılması kararı verilir. Bu aşamalar, ilk dilekçenin verilmesiyle hükmün ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır.

Ret kararına karşı başvuru

CMK 319 ve 321 kapsamındaki kararlara itiraz mümkündür. Güncel genel itiraz süresi CMK 268 uyarınca öğrenmeden itibaren iki haftadır; ilgili geçiş rejimi ayrıca kontrol edilir. İtiraz, ret gerekçesinin hangi nedenle hatalı olduğunu hedeflemelidir: delilin yeniliğinin yanlış değerlendirilmesi, önemli etkisinin göz ardı edilmesi veya gerekli araştırmanın yapılmaması gibi.

İtiraz sonucu kesinleşen karar hakkında kanun yararına bozma koşulları ayrıca gündeme gelebilir. Bu ihtimal, yenilemenin reddine karşı olağan itirazın ihmal edilmesini haklılaştırmaz. Her aşamanın ayrı işlevi ve başvuru koşulu vardır.

İnfazın durdurulması ve tahliye

Başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz

CMK 312'nin temel kuralı açıktır: Yenileme istemi hükmün infazını ertelemez. Mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir. Bu nedenle ceza infaz kurumuna veya infaz savcılığına yalnızca yenileme dilekçesinin verildiğini bildirmek, tahliye kararı yerine geçmez.

İnfazın henüz başlamamış olması ile sürmekte olması talebin biçimini etkiler. Başvuruda yeni delilin ciddiyeti, önceki hükmün dayanağı üzerindeki etkisi ve devam eden infazın sonuçları gösterilmelidir. Özellikle kısa sürede tamamlanabilecek bir cezanın sonradan giderilemeyecek özgürlük kaybı doğurması ile ileri sürülen delilin gücü birlikte tartışılabilir.

Durdurma kararı her dosyada fiilen tahliye sağlamayabilir

Bir hükmün infazının durdurulması, kişi hakkında başka dosyadan tutuklama veya kesinleşmiş başka ceza varsa tek başına dışarı çıkmasını sağlamayabilir. Bu nedenle infaz durumunun tamamı incelenmelidir. Talep ve kararın hangi ilama ilişkin olduğu, ceza infaz kurumu ve savcılık kayıtlarında doğru biçimde uygulanması önemlidir.

Yenileme kabul edildikten sonra da özgürlüğü sınırlayan her tedbirin kendi hukuki dayanağı bulunmalıdır. Yeniden yargılama ile infazın durdurulması ayrı kararlardır; başvurunun kabul edilmiş olması tahliye durumunu kontrol etmeyi gereksiz kılmaz.

Gerçek kararlar: kabul ile ret arasındaki fark

Kimliği sonradan belirlenen kişi: 21 Ekim 2024 kararı

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin E.2024/3580, K.2024/11995, 21 Ekim 2024 tarihli kararında, önceki aşamalarda lakapla belirtilen kişiyle ilgili sonradan sunulan açık kimlik bilgileri değerlendirilmiştir. Daire, somut yeni unsurun yenileme sebebi olabileceğini kabul ederek, yenileme talebinin reddine yönelik itirazın reddi kararını kanun yararına bozmuştur. [2]

Karar, hükümlünün doğrudan beraatine karar verildiği anlamına gelmez. Sonuç, yeni delilin araştırılacağı usulün açılmasıdır. Benzer dosyada tanığın adı ve adresini bildirmek kadar, anlatımının önceki mahkûmiyet gerekçesini neden etkileyebileceğini açıklamak da gereklidir.

Sonucu değiştirmeye elverişli olmayan belge: 23 Mart 2026 kararı

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin E.2026/1146, K.2026/3007, 23 Mart 2026 tarihli kararında, yenileme istemine dayanak gösterilen ambar tesellüm fişi incelenmiştir. Daire, belgenin gönderilen ürünün niteliğini göstermediğini belirterek kanun yararına bozma istemini reddetmiştir. [3]

Bu karar, tarih veya belge yeniliğinin tek başına yeterli olmadığını gösterir. Belgenin ispat edebildiği olgu, suçlamanın belirleyici unsuruna temas etmelidir. Başvuru hazırlanırken yeni belgenin güçlü olduğu alan kadar açıklayamadığı alan da dürüstçe değerlendirilmelidir.

AYM, AİHM ve lehe kanun değişikliğiyle ilişki

AYM ihlal kararı ayrı bir yeniden yargılama temeli oluşturur

Anayasa Mahkemesi ihlal kararının gereği olan yeniden yargılama, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesine dayanan özel giderim mekanizmasıdır. Bu yol, sıradan bir CMK 311 yeni delil başvurusu gibi daraltılmamalıdır. İhlalin kaynağı ve kararın gösterdiği giderim esas alınır. Ayrıntılar AYM ihlal kararı sonrası ceza yargılaması incelemesinde ele alınmaktadır. [4]

AİHM kararlarında özel süre

CMK 311/1-f, AİHM'in kesinleşmiş ihlal kararı ve bentte belirtilen dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucu düşme kararlarını düzenler. Bu durumda bir yıllık özel başvuru süresi, AİHM kararının kesinleşmesine bağlanmıştır. Her AİHM ihlalinin ceza hükmünü aynı biçimde etkilediği varsayılmamalı; bentteki hükümle bağlantı koşulu ve kararın kapsamı incelenmelidir.

Bu özel süre, yeni delile dayalı bütün başvurular için genel süre olarak uygulanamaz. AİHM ihlal kararı sonrası yeniden yargılama yazısı, infaz ve tahliye boyutuyla birlikte ayrıca okunmalıdır.

Sonradan çıkan lehe kanun her zaman yeni delil değildir

Kanun değişikliği bir olay veya delil değildir. Sonradan yürürlüğe giren hükmün TCK 7 kapsamında lehe değerlendirilmesi gerekiyorsa, 5275 sayılı Kanun'un 98/1-a maddesindeki hükmü veren mahkemeye başvuru yolu gündeme gelebilir. CMK 315/2'nin başka giderim yolu bulunduğunda yenilemeye ilişkin sınırı da gözetilmelidir. [5][6]

Örneğin 2026'da banka hesabı kullandırmayla sınırlı iştirak hakkında getirilen TCK 158/4 düzenlemesi bakımından, geçmiş mahkûmiyetin uyarlanması ile gerçekten yeni olay veya delile dayalı yenileme talebi ayrı hukuki temellere sahiptir. Dosyada her ikisi mevcutsa taleplerin dayanakları açık biçimde ayrıştırılmalıdır.

Başvuru dosyasının hazırlanması

Karşılaştırmalı delil tablosu

Yargılamanın Yenilenmesi
Önceki hükmün kabulüYeni unsurGerekli araştırmaMuhtemel hukuki etkisi
Kişi olay yerindeydiÖnceden incelenmemiş zamanlı kayıtKaynağın ve zamanın doğrulanmasıAidiyet veya iştirak kabulünün değişmesi
Belge sanıkça düzenlendiYeni teknik bulguAsıl belge ve yöntem incelemesiSahtecilik isnadının yeniden değerlendirilmesi
Çek kaynağı açıklanamadıKimliği belirlenen ilgili kişiTanık anlatımı ve ticari kayıtlarBilme ve kast kabulünün etkilenmesi
Gönderim yapılmadıTeslim belgesiİçerik ve teslim alıcısının belirlenmesiHilenin ve olay anlatımının denetlenmesi

Tablo, her dosyada aynı sonucun doğacağını göstermez; başvurunun nasıl kurulabileceğine ilişkin örnek yöntemdir. Dilekçede kesinleşmiş hüküm, yenileme nedeni, yeni delilin kaynağı, önceki değerlendirmeden farkı, yapılması istenen araştırma ve infaza ilişkin ayrı talep bulunmalıdır. Ekler numaralandırılmalı; her ek metindeki ilgili iddiaya bağlanmalıdır.

Ceza infaz edilmişse veya hükümlü ölmüşse

CMK 313, cezanın infaz edilmiş olmasını veya hükümlünün ölümünü başvuruya engel saymaz. Ölüm hâlinde kanunda belirtilen yakınların başvuru yetkisi vardır. Bu durum, yenilemenin yalnızca cezaevinden çıkmayı sağlamaya yönelik olmadığını; mahkûmiyetin hukuki sonuçlarının giderilmesine de hizmet edebildiğini gösterir.

Yeniden duruşma sonunda önceki hüküm onanabilir veya kaldırılarak yeni hüküm kurulabilir. İstem hükümlü lehine yapılmışsa CMK 323/2 uyarınca daha ağır ceza verilemez. Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde önceki infazın doğurduğu maddi ve manevi zararlar için CMK 323/3 ve ilgili tazminat hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Konuyla bağlantılı ayrıntılar için CMK 308/A itirazı yazımıza da bakabilirsiniz.

Sonuç

Yargılamanın yenilenmesinde belirleyici olan, dosyaya yeni bir belge eklemekten çok kesin hükmün dayandığı kabulü değiştirebilecek hukuki nedenin gösterilmesidir. Yenilik, önem ve doğrulanabilirlik birlikte incelenmeli; başvuru doğru mercie yöneltilmeli ve infazın durdurulması ayrıca gerekçelendirilmelidir. Gerçek kararlar, soyut umut ile araştırılmayı gerektiren ciddi yeni delil arasındaki farkı somut biçimde ortaya koymaktadır.

Ceza yargılaması ve infaz süreçlerinde hukukî destek için ceza avukatlık hizmetlerimize göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yargılamanın yenilenmesi için genel bir başvuru süresi var mı?

CMK 311/1-e kapsamındaki yeni delil ve olay nedenine ilişkin genel bir süre öngörülmemiştir. AİHM kararına dayanan 311/1-f için ise bir yıllık özel süre vardır. Diğer başvuru yollarının ve ret kararına itirazın süreleri ayrıca korunmalıdır.

Yeni delil mutlaka hükümden sonra mı oluşmalıdır?

Hayır. Önceden mevcut olup hükmü veren mahkemece bilinmeyen veya ilgili anlamıyla değerlendirilmemiş delil de yeni olabilir. Daha önce incelenip reddedilen aynı savunmanın tekrarı ise farklıdır.

Başvuru yapılınca cezaevinden çıkılır mı?

Hayır. CMK 312 gereğince infaz kendiliğinden durmaz. Mahkemeden ayrıca geri bırakma veya durdurma kararı alınması ve başka dosyaların durumunun incelenmesi gerekir.

Yeni bilirkişi raporu mutlaka yenileme sebebi midir?

Değildir. Raporun gerçekten yeni ve önemli bir teknik bulgu ortaya koyup koymadığı incelenir. Aynı veriye ilişkin farklı kanaat ile yeni olgu tespiti birbirinden ayrılır.

Yenileme kabul edilirse beraat kesin midir?

Hayır. Kabul, gerekli araştırma ve yeniden yargılama sürecini açabilir. Sonuçta önceki hüküm onanabilir veya kaldırılarak yeni hüküm kurulabilir. Lehe istemde daha ağır ceza yasağı ayrıca geçerlidir.

Lehe kanun değişikliği için de CMK 311'e mi başvurulur?

Her zaman değil. TCK 7 kapsamında sonradan yürürlüğe giren kanunun değerlendirilmesi için 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesindeki yol uygulanabilir. Yeni delile dayalı istemle lehe kanun uyarlaması ayrı gerekçelere dayanır.

Kaynakça

1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.23, 267–271, 311–323 ve geçici m.6. Güncel metin kontrolü: 12 Ekim 2026.

2. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 21.10.2024, E.2024/3580, K.2024/11995, özellikle gerekçe bölümünün 5 ve 6. paragrafları ile hüküm. Kararda aktarılan CGK, 4.5.2023, E.2022/11-574, K.2023/272 değerlendirmesi aynı metin üzerinden incelenmiştir.

3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 23.3.2026, E.2026/1146, K.2026/3007, gerekçe ve hüküm.

4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m.50.

5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m.98.

6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7 ve 158/4.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları