İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

İnşaat Hukuku

İnşaat Eser Sözleşmelerinde Yüklenici, Taşeron ve Hakediş Uyuşmazlıkları

İnşaat hâlindeki binalara bakan masada reflektif yelekli teknik görevli ile takım elbiseli bir kişi; planlar, metraj çizelgeleri, hesap makinesi ve baret.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 31 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Yüklenici ve taşeronların ödenmeyen hakedişleri, ek imalat, teminat, kesin hesap, borçlu tespiti ve alacak davaları.

İnşaatta hakediş alacağı, yalnızca fatura düzenlenmesine veya işin belirli bölümünün tamamlandığının ileri sürülmesine dayanılarak kendiliğinden kesinleşmez. Ana yüklenici ve alt yüklenicinin kim olduğu, hangi imalatın üstlenildiği, birim veya götürü bedel rejimi, metraj, iş artışı, hakedişin onayı, ödeme vadesi, teminat kesintileri ve kesin hesap aynı sözleşmesel bütünlük içinde değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesine ilişkin hükümleri temel olmakla birlikte, kamu yapım işlerinde özel sözleşme ve şartname düzenlemeleri; tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda ise ticari dava ve arabuluculuk kuralları sonuç üzerinde belirleyicidir. Uyuşmazlık doğduğunda teknik delillerin zamanında tespiti, doğru muhataba yöneltilen talep ve alacak hesabının denetlenebilirliği hak kaybını önler.

İnşaatta Eser Sözleşmesi, Ana Yüklenici ve Taşeron İlişkisi Nasıl Kurulur?

Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 470'e göre eser sözleşmesinde yüklenici belirli bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlenir. İnşaat projesinde bu temel ilişki birden fazla sözleşmeyle katmanlaşabilir: taşınmaz sahibi veya proje şirketi ana yükleniciyle, ana yüklenici betonarme, mekanik, elektrik, cephe, yalıtım ya da başka belirli imalatları gerçekleştiren alt yüklenicilerle sözleşme yapabilir. Bir tedarikçinin salt mal satışı, bir işçinin hizmet ilişkisi ve alt yüklenicinin bağımsız eser meydana getirme borcu hukuken aynı nitelikte değildir. [1]

İşin adı kadar tarafların gerçek edimleri önem taşır. Alt yüklenici kendi organizasyonu, personeli, teknik yöntemi ve belirli sonucu meydana getirme yükümlülüğüyle çalışıyorsa eser sözleşmesi hükümleri gündeme gelebilir. Buna karşılık bir kişinin fiilen bağımlı çalıştığı ilişkiye yalnızca “taşeronluk” etiketi verilmesi iş hukuku ve sosyal güvenlik hükümlerini bertaraf etmez. Bu nitelendirme, davanın taraflarını, mahkemenin görevini, ücretin hesaplanmasını ve ispat rejimini değiştirebilir.

İş sahibi, ana yüklenici ve alt yüklenicinin borçları neden ayrı incelenmelidir?

İş sahibinin ana yükleniciye karşı borcu ile ana yüklenicinin taşerona karşı borcu ayrı sözleşmelerden doğar. İş sahibi çoğu zaman ana yükleniciye sözleşme bedelini öder; ana yüklenici alt yüklenicinin hakedişini kendi alt sözleşmesine göre karşılar. Alt yüklenicinin yaptığı imalatın iş sahibinin taşınmazında bulunması, iş sahibini alt sözleşmenin bütün bedellerinden kendiliğinden sorumlu kılmaz. Doğrudan ödeme taahhüdü, sözleşmenin devri, borcun üstlenilmesi, alacağın temliki veya kanunî teminat gibi özel dayanaklar varsa her biri ayrıca değerlendirilir.

Ana yüklenicinin sözleşme kapsamını alt yükleniciye devretmesi de iki yönlü incelenmelidir: TBK m. 471/3 uyarınca eserin yüklenicinin kişisel özellikleri nedeniyle bizzat yapılması gerekip gerekmediği; alt yüklenici kullanılmasına asıl sözleşme veya proje şartnamesinin sınırlama getirip getirmediği. Alt yükleniciyle çalışılması, ana yüklenicinin iş sahibine karşı kalite, süre ve teslim borcunu kural olarak ortadan kaldırmaz. [1]

Proje şirketi, adi ortaklık, konsorsiyum ve alt yüklenici zinciri

Büyük projelerde sözleşme üzerinde “işveren” görünen bir şirketin yatırımcı, arsa sahibi, iş ortaklığı veya temsilci sıfatı farklı olabilir. İmza atan kişinin temsil yetkisi, ödeme borcunun hangi tüzel kişi tarafından üstlenildiği ve taraflar arasında adi ortaklık yahut konsorsiyum bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Sadece şantiye yazışmalarında bir şirket logosunun geçmesi, o şirketin bütün alt yüklenici borçlarının muhatabı olduğu sonucunu doğurmaz. İş ortaklığı sözleşmesi, vekâlet, ticaret sicili, imza sirküleri, hakediş antetleri ve ödeme kayıtları birlikte incelenmelidir.

Sözleşme ve Ekleri Hakediş Uyuşmazlığının Hukuki Sınırlarını Belirler

İnşaat sözleşmesinin yalnız fiyat ve teslim tarihinden ibaret olması, sonradan hesaplanamayacak uyuşmazlıklara neden olur. Ana sözleşme, teklif ve keşif özeti, mahal listesi, birim fiyat cetveli, uygulama projesi, teknik şartname, iş programı, revizyon talimatı ve ödeme protokolü arasında hangi belgenin hangi sırayla uygulanacağı açık olmalıdır. Örneğin mimari çizimde bulunan bir unsurun keşif özetinde yer almaması, yüklenicinin o imalatı bedelsiz yapmayı üstlenip üstlenmediği sorusunu doğurur; cevap salt çizimin mevcudiyetinden çıkarılamaz.

Sözleşme yorumunda TBK'nın genel hükümleri, tarafların ortak iradesi, ifa davranışları ve ticari ilişkinin niteliği birlikte değerlendirilir. “Yüklenici her türlü ek işi yapar” veya “fiyat değişmez” gibi geniş kayıtların kapsamı, sözleşmenin belirli konusu, öngörülebilir riskler ve emredici hükümler dışında sınırsız sayılmamalıdır. Belgeler arasında gerçek bir çelişki varsa, öncelik maddesi tek başına çözüm sunmayabilir; tarafların hangi tarihte, hangi yetkiyle, neyi değiştirdiği belirlenmelidir.

İmza ve yetki denetimi

Hakedişi imzalayan şantiye şefi, kontrol mühendisi, proje yöneticisi veya danışman her zaman şirket adına borç ikrarına ya da yeni fiyat kabulüne yetkili değildir. İşin teknik olarak yapıldığını doğrulama yetkisi ile yeni ekonomik yükümlülük doğuran değişiklik sözleşmesi imzalama yetkisi birbirinden ayrılmalıdır. Yetki belgesine rağmen tarafların sonradan yazılı mutabakatı, ödeme yapması veya imalatı bilerek kullanması gibi davranışların hukuki etkisi de somut olayda incelenebilir.

Ödeme zincirinin şeffaflığı nasıl sağlanır?

Alt yüklenici sözleşmesinde hangi dönemde hakediş düzenleneceği, hangi belgelerle başvurulacağı, kontrol süresi, eksik belge bildirimi, itiraz usulü, ödeme vadesi, avans mahsubu, teminat kesintisi, vergi kesintileri ve kesin hesabın ne zaman yapılacağı ayrı belirlenmelidir. Ana yüklenicinin iş sahibinden ödeme alamaması ile alt yüklenicinin kendi edimini yerine getirmesi farklı olgulardır. Bir sözleşmede “üst işverenden ödeme gelince ödeme” benzeri koşul bulunsa dahi bunun yorumu, belirlilik, dürüstlük kuralı ve riskin kime yüklendiği üzerinden ayrıca yapılır; otomatik olarak sınırsız süreli ödeme ertelemesine dönüşmez.

Götürü Bedel, Birim Fiyat, Metraj ve Yaklaşık Bedel Arasındaki Farklar

İş bedelinin hangi yöntemle kararlaştırıldığı, hakediş ve ek iş alacağı bakımından ilk belirlenmesi gereken noktadır. TBK m. 480'deki götürü bedel rejimi ile m. 481'deki önceden kesin olarak belirlenmeyen veya yaklaşık bedel esasına dayanan hesaplama aynı değildir. Kamu yapım işlerinde ayrıca ihale ve sözleşme belgelerinin özel hükümleri uygulanabilir. [1]

Bedel modeliİş bedeli nasıl değerlendirilir?Esas uyuşmazlık
Götürü bedelKararlaştırılan kapsam için esasen sabit bedel; kanunî uyarlama koşulları saklıSonradan ileri sürülen gider artışı gerçekten sözleşme kapsamı dışında mı?
Birim fiyatSözleşmedeki birim fiyat ile usulüne uygun belirlenen gerçekleşmiş miktar birlikteMetraj, ölçüm yöntemi, poz tanımı, mükerrer iş kalemi
Yaklaşık veya önceden belirlenmemiş bedelTBK m. 481 koşullarında yapıldığı yer ve zamandaki değer ve giderlerGerçek imalat kapsamı, piyasa rayici, maliyet ve ispat
Karma bedelBazı imalatlarda götürü, bazılarında birim fiyat veya farklı mekanizmaBir işin hangi fiyat rejimine girdiği ve belge önceliği

Götürü bedelde yüklenici her ek maliyeti üstlenmek zorunda mıdır?

TBK m. 480'in ilkesi, götürü bedelli eserin sözleşmede belirlenen bedelle meydana getirilmesidir; sırf beklenenden fazla emek veya masraf gerektiği için bedel artırımı istenemez. Ancak başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülüp de taraflarca hesaba katılmayan olağanüstü durumların işi son derece güçleştirmesi hâlinde uyarlama veya kanunî koşullarla sona erdirme gündeme gelebilir. Bu istisna, enflasyon veya maliyet artışının her durumda kendiliğinden fiyat farkına dönüşmesi demek değildir. Ayrıca işverenin sonradan verdiği proje değişikliğiyle üstlenilen gerçek ek iş, başlangıçtaki götürü kapsamdan ayrı bir hukuki mesele olabilir. [1]

Birim fiyatlı işte metraj ve ataşman kayıtlarının işlevi

Birim fiyat sözleşmesinde ödeme hesabının doğruluğu yalnız imalatın yapılıp yapılmadığına değil, hangi ölçüm esasının seçildiğine bağlıdır. Metraj cetvelleri, yerinde ölçümler, ataşmanlar, imzalı tutanaklar, revize çizimler ve gerekirse fotoğraflar karşılaştırılmalıdır. Projeye işlenen teorik miktarın uygulamada gerçekten yapılmış miktara denk geldiği varsayılamaz. Gömülü tesisat, temel, su yalıtımı veya kapatılmış imalatlarda inceleme imkânı kaybolmadan delil tespiti özellikle önemlidir.

Hakediş Nedir, Nasıl Düzenlenir ve Ne Zaman Alacağa Dönüşür?

Hakediş, belirli dönemde gerçekleştiği bildirilen işlerin veya sözleşmeyle ilişkilendirilen edimlerin bedelini, ilgili ölçüm ve hesap kayıtlarıyla gösteren bir ödeme belgesidir. Ancak belgenin teknik tespit, sözleşmesel onay, muhasebeleştirme ve alacağın muacceliyeti bakımından farklı işlevleri olabilir. Bir tarafın hazırladığı taslak hakediş ile yetkili kişilerce onaylanmış, itiraz süreci tamamlanmış ve vadesi gelmiş hakediş birbirine eşit değildir.

TBK m. 479'a göre iş sahibinin bedel ödeme borcu kural olarak eserin tesliminde muaccel olur; parçalı teslim ve parça bedelinin kararlaştırılması hâlinde her parça için farklı sonuç doğar. Taraflar belirli ara hakedişleri ve ödeme takvimini sözleşmeyle düzenlemişse bu düzenleme, emredici hukuk ve somut sözleşmenin niteliği çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Bu sebeple her hakedişin yalnız düzenlendiği tarihte, her faturanın da yalnız kesildiği tarihte muaccel olduğu şeklinde genel bir kural kurulamaz. [1]

Hakedişin hazırlanmasından ödenmesine kadar temel aşamalar

  1. Dönem ve kapsam belirlenir; sözleşmede öngörülen pozlar ve varsa onaylı ek işler ayrılır.
  2. Ölçüm yapılır; metraj, ataşman, imalat tutanağı ve destekleyici teknik kayıtlar ilişkilendirilir.
  3. Önceki dönemlerin kümülatif tutarları çıkarılarak çift sayım önlenir.
  4. Sözleşmeye uygun fiyat, varsa fiyat farkı ve vergisel unsurlar kayda alınır.
  5. Avans, önceki ödemeler, teminat, ceza ve diğer kesintiler ayrı hukuki dayanaklarıyla gösterilir.
  6. Sözleşmede yetkili kılınmış kişinin teknik ve mali onayları alınır; itirazlar tarihli biçimde kayıtlanır.
  7. Ödeme vadesi, temerrüt şartları ve tahsilat kaydı izlenir; kesin hesapla bağlantı kurulur.

Bu adımların tümü her projede aynı zorunlu usul değildir; sözleşmeye göre uygulanır. Bununla birlikte belgenin düzenlenme, onay ve ödeme tarihlerini ayrı tutmak hem tarafların muhasebesi hem de olası davanın ispatı bakımından önemlidir.

Geçici hakediş, kesin hakediş ve kesin hesap aynı şey midir?

Geçici hakediş, iş devam ederken düzenlenen ara ödeme ve ilerleme hesabı niteliği taşıyabilir. Kesin hakediş veya kesin hesap ise işin tamamına ilişkin kümülatif tutarı, revizyonları, kesintileri ve kalan bakiyeyi netleştirmeyi amaçlar. Bunların bağlayıcılığı, teslim ve kabul işlemlerinin gerçekleştirilmesi, şartnameye uygun itirazların bulunup bulunmaması ve tarafların kayıtları üzerinden belirlenir. Geçici hakedişin imzalanması işin bütünüyle ayıpsız kesin kabul edildiği; kesin kabulün yapılması da ödenmeyen bütün parasal taleplerden kayıtsız şartsız vazgeçildiği anlamına zorunlu olarak gelmez. İbra ve hak saklı tutma hükümleri ayrıca incelenir.

Hakedişe İtiraz ve İhtirazî Kayıt Neden Kritik Öneme Sahiptir?

Hakediş miktarı eksik gösterilmişse, uygulanan poz hatalıysa veya izinsiz kesinti yapılmışsa itiraz, sözleşmede belirlenen muhataba, sürede ve yöntemde iletilmelidir. İtiraz yalnız “haklarımı saklı tutuyorum” gibi genel bir ibareyle sınırlı kalmamalı; mümkün olduğunca hangi hakedişin hangi kalemine, hangi ölçüm veya hesap nedeniyle karşı çıkıldığı açıklanmalıdır. Kullanılan sözleşme ve şartname, itirazın hakediş üzerinde ayrıca yazılması veya gerekçeli dilekçenin eklenmesi şartlarını öngörebilir.

Kamu yapım işlerinde sözleşmeye dâhil Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin uygulanabilir sürümündeki hakediş itiraz usulü belirleyici olabilir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin E.2015/1817, K.2016/1527 sayılı kararında, ilgili sözleşmenin eki olan şartnamenin hakedişe itiraz hükümleri HMK m. 193 çerçevesinde değerlendirilmiş ve itirazın süresinde/usulünde olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu karardaki belirli süre veya usul, yürürlük ve sözleşme kapsamı araştırılmaksızın her özel sektör alt yüklenicisine uygulanmamalıdır. [6]

Özel sektör sözleşmelerinde ihtirazî kayıt ne ifade eder?

Özel sektörün kendi eser sözleşmesinde itiraz düzeni varsa öncelikle bu düzenin geçerliliği ve uygulanabilirliği araştırılır. Tarafların sonraki yazışmaları, yetkili kabulü, çelişen hesaplar ve fiilî ödeme davranışları dikkate alınabilir. Sözleşmede açık bir kabul mekanizması yoksa kamu yapım işlerine ait belirli şekillerin kendiliğinden sözleşmenin parçası olduğu kabul edilemez. Bununla birlikte gerekçe ve delil içeren zamanında itiraz, sonradan ileri sürülecek alacağın ispatını kuvvetlendirir.

Hakedişin imzalanması veya ödeme alınması haklardan vazgeçme midir?

Kabul, ibraname, mutabakat ve feragat kavramları aynı değildir. Bir ara ödemeyi almak, her durumda bakiye alacaktan vazgeçme anlamına gelmez; ancak tarafın “kesin hesap ve tüm alacaklar ödenmiştir” şeklindeki açık ve geçerli beyanı farklı sonuç doğurabilir. Makbuz, imza, şartname ve mahsup belgelerinin tam metni birlikte değerlendirilmelidir. Gerçek borç tutarı yönünden maddi hata, hile, tehdit veya genel işlem koşulu itirazları varsa bunlar da ilgili hükümler altında incelenir.

Fatura, E-Fatura, Cari Hesap ve Ticari Defterler Hangi Hususları İspatlar?

Fatura, hakedişle ilişkili muhasebe ve ticaret belgesidir; imalatın gerçekten yapılması ile iş bedelinin kararlaştırılması birbirinden farklı ispat meseleleridir. Ticaret Kanunu m. 21/2 çerçevesinde faturaya süresinde itiraz edilmemesinin sonuçları bulunabilir. Ancak tek taraflı düzenlenen faturanın varlığı, arada tartışmasız bir eser sözleşmesi kurulduğunu veya fatura konusu bütün imalatların eksiksiz gerçekleştiğini kendi başına ispatlamaz. [4]

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin E.2016/4742, K.2018/652 sayılı kararında da sözleşme ilişkisinin ispatı ile itiraz edilmeyen fatura içeriğinin değerlendirilmesi ayrı ele alınmıştır. Faturaların iletilmesi, ticari defterlere kaydedilip kaydedilmemesi, karşı tarafın beyanları ve yerinde teknik tespit bir arada incelenmelidir. [7]

Muhasebe mutabakatı ile teknik metraj mutabakatı farklıdır

Cari hesapta belirli faturanın görünmesi, hangi beton sınıfının kullanıldığını, kablo uzunluğunu veya montajın projeye uygunluğunu doğrudan kanıtlamaz. Tersine yerinde tamamlandığı saptanan bir imalatın bedelinin hangi şirketin borcu olduğu da salt mühendislik raporundan çıkarılamaz. Mali müşavir bilirkişi, inşaat mühendisi ve gerekli diğer teknik uzmanların değerlendirmeleri farklı soruları cevaplar. Mahkemenin denetlenebilir sonuca ulaşması için birbirini tamamlayan raporlar ve taraf kayıtları gereklidir.

Banka ödemeleri ve hangi borca mahsup edildiği

Bir banka dekontunun bulunması, ödemenin hangi hakedişe, hangi projeye veya hangi şirket borcuna karşı yapıldığını her zaman göstermez. Açıklama alanı, ödeme talimatı, sözleşme, fatura, cari hesap, avans protokolü ve borçlu beyanı birlikte incelenmelidir. Birden fazla proje veya aynı şirketle birden çok alt sözleşme varsa proje bazlı ayrı hesap dökümü kullanılmalı; avans, teminat iadesi ve iş bedeli ödemeleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Ek İş, İlave İmalat ve Proje Değişikliği Bedeli Nasıl İspatlanır?

Bir imalatın projede veya metraj cetvelinde yer almaması, onun mutlaka bedelsiz olduğu anlamına gelmediği gibi yüklenicinin yaptığı her işin de otomatik olarak ayrıca ücretlendirilmesini gerektirmez. Öncelikle başlangıçtaki sözleşme kapsamı ile sonradan yapılan iş arasında gerçek bir kapsam farkı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Aynı iş kaleminin başka adla yeniden faturalandırılması, sözleşme kapsamındaki tamamlayıcı işin “ek imalat” olarak gösterilmesi ve teknik zorunluluk nedeniyle yapılan değişikliğin iş sahibi talimatıyla karıştırılması önemli risklerdir.

Ek iş iddiasında ilk soru “Bu imalat yapıldı mı?”; ikinci soru “Kim talep etti veya onayladı?”; üçüncü soru “İlk bedel kapsamına dâhil miydi?”; dördüncü soru ise “Hangi fiyat rejimi uygulanır?” olmalıdır. Şantiyede gerçekleşmiş bir imalatın fotoğrafı yalnız birinci soruya yardımcı olabilir. İlave bedel talebinin hukuki dayanağı sözleşme, değişiklik emri, tarafların yetkili mutabakatı, işin kabulü veya somut koşullarda uygulanabilir diğer borçlar hukuku hükümleriyle açıklanmalıdır.

Yazılı değişiklik emri yoksa ek iş bedeli tamamen kaybedilir mi?

Sözleşmede yazılı onay şartı bulunması önemlidir; fakat somut olayda değişikliğin kimce talep edildiği, yetkili kişilerin sonradan onay veya kabulleri, tarafların yazışmaları ve fiilî uygulama da incelenebilir. Yazılı onay bulunmayan her dosya aynı sonucu doğurmaz. Bununla birlikte, özellikle kurumsal projelerde yetkisiz şantiye personelinin sözlü talimatına dayanarak yüksek tutarlı iş artışı gerçekleştirmek ağır ispat riski yaratır.

Deliller arasında taraflarca imzalanmış revize proje, iş emri, toplantı tutanağı, güncel iş programı, metraj fark cetveli, fiyat analizi, fotoğraf, üçüncü kişi teslim kayıtları, e-posta ve elektronik yazışmalar bulunabilir. Teknik kayıtların düzenlenme zamanı ve kaynağı gerektiğinde bilirkişi incelemesine konu edilmelidir. Hukuki işlem değerine göre HMK'nın senetle ispat kuralları ve istisnaları ayrıca değerlendirilmeden yalnız tanık anlatımı üzerine dava planı kurulmamalıdır. [5]

Yeni birim fiyatın belirlenmesi ve piyasa rayici

Sözleşmede karşılığı olmayan bir imalatın bedeli için önce tarafların geçerli fiyat mutabakatı, ardından sözleşmede varsa yeni poz ve fiyat analizi yöntemi araştırılır. Bunlar yoksa TBK m. 481'in uygulanabileceği koşullarda işin yapıldığı yer ve zamandaki değer ile yüklenicinin giderleri incelenebilir. Piyasa rayici, herhangi bir günün internetteki malzeme fiyatı değildir; işin miktarı, malzeme ve işçilik bileşimi, montaj zorluğu, ekipman, piyasa ve zaman koşullarıyla ilişkilendirilmelidir. [1]

Hakediş Hesabında Avans, Kesinti, Ceza Koşulu ve Teminat İadesi

Bakiye hakedişin hesaplanması için brüt hakediş toplamı ile tahsil edilebilir net tutar ayrılmalıdır. Ödeme avansları, mahsup edilmiş önceki hakedişler, teminat kesintileri, hukuken geçerli cezalar ve vergi mevzuatından kaynaklanan kesintiler tek satırda birleştirilmemelidir. Kimin hangi kesintiyi hangi sözleşme maddesi veya kanun hükmüne göre yaptığı gösterilmelidir.

Hesap aşamasıİncelenecek belge veya soruSık karşılaşılan hata
Gerçekleşen imalatMetraj, ataşman, kabul tutanağı, onaylı iş emriTamamlanmayan işi yapıldı sayma veya yapılan işi hesaba katmama
BedelPoz birim fiyatı, götürü kapsam, değişiklik mutabakatıAynı imalatı iki pozda değerlendirme
Dönem ayrımıÖnceki kümülatif hakedişlerÖnceden ödenen imalatı ikinci kez talep etme
Avans ve ödemeBanka dekontu, avans ve mahsup listesiBaşka projeye ait ödemeyi bu projeden düşme
Teminat kesintisiSözleşme, kabul aşaması ve iade koşullarıHenüz iade vadesi gelmeyen tutarı derhâl muaccel sayma
Ceza ve zararİhlal olayı, bildirimi, hesap yöntemiDayanaksız veya mükerrer kesinti uygulama
Vergi ve muhasebeFatura, KDV ve stopajın doğru gösterilmesiBrüt/net alacak ile kamuya karşı vergi yükümlülüğünü karıştırma

Teminat kesintisi ne zaman geri istenebilir?

Sözleşmede kararlaştırılan belirli orandaki hakediş kesintisi, iş sahibinin veya ana yüklenicinin performans riskini güvence altına alabilir. Ancak kesintinin yapılması ile iadesinin vadesi ayrı meselelerdir. Geçici kabulde belli bölümün, kesin kabul veya garanti süresi sonrasında kalan bölümün iadesi öngörülmüş olabilir. İade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekten hangi ayıp veya eksik işin ileri sürüldüğü belgelenmelidir. Bir tarafın yalnız “proje henüz kapatılmadı” demesi her durumda süresiz kesinti hakkı sağlamaz; aynı şekilde kabul koşulu gerçekleşmemiş tutar her durumda hemen talep edilemez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.11.2020 tarihli, E.2017/495, K.2020/904 sayılı kararı, Antalya'daki bir otel inşaatında başlangıçta taşeron olan şirketin sonradan iş sahibiyle doğrudan sözleşme ilişkisinin kurulmasını ve hakediş/teminat kesintilerinden doğan talepleri içermektedir. Kararda alacağın belgelerden belirlenebilirliği, ticari defter kayıtları ve icra inkâr tazminatı bakımından asıl ve birleşen dosyaların farklı değerlendirilmesi özellikle dikkat çekicidir. Bu karar, her teminat kesintisinin teslim veya kesin kabul anında otomatik iade edileceğine dair genel bir kural değildir. [8]

Ceza koşulunun hakedişten kesilmesi

Gecikme veya sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle ceza koşulu kesiliyorsa ihlalin doğumu, kime yüklenebileceği, ceza tutarının belirlenmesi, bildirim ve teslimin çekincesiz kabul edilmesinin etkisi ayrıca incelenmelidir. TBK m. 179–182 kapsamında ceza koşulunun ifayla birlikte talep edilebilmesi, aşırılık iddiası ve tacirlerin durumuna özgü sınırlamalar aynı değildir. İşverenin haksız kesinti yaptığı iddiası ile yüklenicinin gecikme sorumluluğu birbirinden bağımsız varsayılmamalı; iş programı, yer teslimi, onay gecikmeleri ve değişiklik emirleriyle ilişkilendirilmelidir. [1] [4]

Geçici Kabul, Kesin Kabul ve İşin Teslimi Hakedişe Nasıl Etki Eder?

Teslim, geçici kabul, kesin kabul ve hakedişin onaylanması ayrı kavramlardır. Sözleşmede geçici kabul için öngörülen şartların gerçekleşmesi, bütün bakım/onarım ve garanti yükümlülüklerini sona erdirmeyebilir. Kesin kabulde açık kalan eksik işler, ayıp ihbarları, teminatın iadesi ve kesin hesap üzerindeki çekinceler doğru kayda alınmalıdır. Teknik kabulü veren kişinin bütün parasal taleplerden vazgeçme yetkisi de ayrıca incelenmelidir.

TBK m. 474–478, iş sahibinin eseri gözden geçirme ve ayıp bildirimindeki yükümlülüklerini ve ayıplı esere ilişkin haklarını düzenler. Taşınmaz yapıdaki ayıptan doğan taleplerin zamanaşımı ile yüklenicinin kendi iş bedeli alacağının zamanaşımı birbirine karıştırılmamalıdır. Hakedişin vadesi geçmiş olsa bile ayıptan doğan karşı talep veya geçerli mahsup savunması somut sözleşmeye göre gündeme gelebilir; her iddia belge ve teknik incelemeyle desteklenmelidir. [1]

Eksik iş ile ayıplı iş ayrımı neden önemlidir?

Eksik iş, sözleşmeyle üstlenilen bir bölümün yapılmamasını; ayıplı iş ise yapılmış eserin kararlaştırılan veya kanunen beklenen nitelikleri taşımamasını ifade eder. İş sahibi bu ayrım üzerinden farklı seçimlik haklar, eksik işin tamamlatılması, giderim veya tazminat isteyebilir. İmalatın yokluğu ile düşük kalitesi farklı biçimde ölçülür; eksik iş bedelini hesaplayan bilirkişinin ayıbın teknik sebebine ilişkin raporu da ayrı nitelikte olabilir.

Ana Yüklenici Ödeme Yapmazsa Taşeron Kime Başvurabilir?

Alt yüklenicinin öncelikli muhatabı çoğu durumda kendi alt yüklenici sözleşmesindeki borçlu ana yüklenicidir. İş sahibinin ana yükleniciye hakediş ödememiş olması, alt sözleşmede muaccel hâle gelmiş iş bedeli için borçlunun kim olduğunu kendiliğinden değiştirmez. Buna karşılık alt yüklenicinin doğrudan iş sahibinden istem hakkı bulunup bulunmadığı, özel bir sözleşme veya kanunî imkân üzerinden araştırılmalıdır.

Doğrudan ödeme, borcun üstlenilmesi, sözleşmenin devri ve alacağın temliki

Bir protokolde iş sahibi taşerona doğrudan ödeme taahhüt etmiş, ana sözleşmedeki belirli borcu üstlenmiş veya sözleşme devrine taraf olmuş olabilir. Protokolün tarafları, borç tutarı, eski borçlunun ibra edilip edilmediği, devir/temlik koşulları, onaylar ve varsa bakiye teminat kesintileri incelenmeden alacak muhatabı belirlenemez. 2020 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararındaki taşeronluk ilişkisinden doğrudan iş sahibine geçiş somut protokol ve belgelerle gerçekleşmiştir; bu olgu bütün taşeronlara otomatik doğrudan dava hakkı veren soyut bir ilke değildir. [8]

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 31.01.2023 tarihli doğrudan dava kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 31.01.2023 tarihli, E.2022/316, K.2023/338 sayılı kararında, fabrika yapımında ana yüklenici ile sözleşme yapan alt yüklenicinin taşınmaz malikine karşı ileri sürdüğü alacak ve yapı alacaklısı ipoteği talepleri tartışılmıştır. Kararda, iş sahibinin alt eser sözleşmesinin tarafı olmadığı ve alt yükleniciye karşı ayrı bir borç üstlendiğinin ispatlanamadığı durumda, sırf imalatın iş sahibinin taşınmazında yapılmasına dayanılarak doğrudan kişisel alacak sorumluluğuna gidilemeyeceği açıklanmıştır. İpotek talebi yönünden de TMK m. 893/3'ün koşullarının somut olayda oluşmadığı değerlendirilmiştir. [13]

Uygulama sonucu: Alt yüklenicinin şahsi alacağının borçlusu, kanunî ipotek talebinin taşınmaz ve süre koşulları ve varsa doğrudan borç doğuran ek protokol birbirinden ayrılmalıdır. Bu karar da bütün alt yüklenici ipotek taleplerinin reddedilmesi gerektiği şeklinde genellenmemelidir.

Yapı alacaklısının kanunî ipotek hakkı: özel ve süreli güvence

Türk Medeni Kanunu m. 893/3, belirli koşullarda taşınmaz üzerindeki yapı veya diğer işlerde emek sarf eden alt yüklenici ya da zanaatkârların malzeme ve emek karşılığı alacaklarının güvencesi olarak kanunî ipotek hakkının tescilini istemelerine imkân tanır. TMK m. 895'e göre bu tescil bakımından yüklenilen işin tamamlanmasından itibaren üç aylık süre ve alacağın malikçe kabul edilmesi ya da mahkemece karara bağlanması gibi şartlar söz konusudur. Mevcut istisna ve tescil mekanizması ayrıca değerlendirilmelidir. [3]

Bu güvence, iş sahibinin her alt yüklenicinin sözleşme bedelinin doğrudan şahsi borçlusu olduğu anlamına gelmez. Şahsi alacak davası ile taşınmaz üzerine kanunî ipotek tescili talebi ayrı hak ve usul rejimlerine tabidir. Üç aylık sürenin kaçırılması ciddi hak kaybına yol açabilir. İşin hangi tarihte tamamlandığı, taşınmaz kimliği, mülkiyet durumu, alacağın niteliği ve tescile elverişlilik ivedilikle incelenmelidir.

Ana Yüklenicinin, Taşeronun ve İş Sahibinin Savunmaları

İnşaat alacakları tek yönlü değerlendirilmemelidir. Alt yüklenici bakiye iş bedeli talep ederken ana yüklenici, işin eksik yapıldığını, yetkisiz ek imalat gerçekleştirildiğini, teslimin tamamlanmadığını, daha önce ödeme yapıldığını veya hakedişin sözleşmede öngörülen kişi tarafından onaylanmadığını ileri sürebilir. Bu savunmalar otomatik doğru kabul edilemeyeceği gibi dava dilekçesinde yok sayılması da önemli bir strateji eksikliğidir.

Talep veya savunmaBelirleyici olgularİncelenecek deliller
“İmalat yapıldı, bedeli ödenmedi”İşin kapsamı, miktarı, muacceliyet, ödemeAna/alt sözleşme, metraj, hakediş, teslim, banka ve defterler
“Sözleşme dışı iş ayrıca ücretli”Başlangıç kapsamı, talimat, yetki, fiyatRevize çizim, ek iş emri, teklif, yazışma, fiyat analizi
“Hakediş kesinleşti”İmza yetkisi, itiraz usulü, onay etkisiİhtirazî kayıt, şartname, hakediş ve yazışmalar
“İş eksik veya ayıplı”Eksik işin varlığı, ayıp, zamanında bildirimTespit tutanağı, test, keşif, bilirkişi, fotoğraf
“Bedel zaten ödendi”Hangi borç için ödeme ve mahsupBanka dekontu, avans cetveli, mutabakat ve cari hesap
“Teminatı iade etmiyorum”İade koşulu, ayıp, geçici/kesin kabulTeminat kesintileri, kabul tutanakları, ihtarlar
“Alacak iş sahibinden”Doğrudan borç doğuran hukuki işlem var mı?Devir veya üstlenme protokolü, temlik, ödeme taahhüdü

İş sahibinin sebep olduğu gecikme ve iş artışı

Geç teslim sebebiyle yapılan kesinti veya karşı tazminat hesabında yer teslimindeki gecikme, proje revizyonu, malzeme ve çizim onaylarının zamanında verilmemesi, erişim engeli veya diğer işveren kaynaklı nedenler tek tek incelenmelidir. Gecikmenin süresini yalnız sonuç tarihinden geriye giderek belirlemek yeterli olmayabilir; kritik iş programı ve eş zamanlı gecikme nedenleri teknik inceleme gerektirebilir.

Sözleşme Feshi, İşin Bırakılması ve Kesin Hesap Tasfiyesi

İnşaat sözleşmesi sona erdirildiğinde “taraflar ayrıldı” denilmesi tasfiye hesabını çözmez. Hangi işler yapılmış, hangi malzeme şantiyede kalmış, hangi imalat üçüncü kişi eliyle tamamlatılmış, hangi avanslar verilmiş, hangi teminatlar henüz iade edilmemiş ve hangi zarar iddiaları ileri sürülmüştür? Tasfiyenin başlangıç noktasını bu somut veriler oluşturur.

TBK m. 473 sözleşmeye aykırı gecikmenin belirli koşullarında teslim günü beklenmeden dönme hakkını; m. 482 yaklaşık bedelin aşılmasını; m. 484 iş sahibinin tamamlanmadan önce tazminat karşılığı fesih imkânını; m. 485 iş sahibiyle ilgili beklenmedik olay nedeniyle ifanın imkânsızlaşmasını düzenler. Bu hükümler ile genel temerrüt, sözleşmeye aykırılık ve tazminat hükümleri farklı hukuki sebep ve tasfiye sonuçları doğurabilir. [1]

İş bırakıldığında hangi tarihte hangi imalatın bulunduğu nasıl sabitlenir?

Şantiye teslim veya iş bırakma tutanağının düzenlenmesi, bağımsız fotoğraf kaydı, iş güvenliği ve erişim durumunun belirlenmesi, depodaki malzemelerin sayımı, açık kalan mekanik sistemlerin tespiti ve bağımsız teknik inceleme başvurusu önemlidir. Yeni yüklenicinin işe başlamasıyla önceki imalatın üzeri kapatılabilir; bu durumda sonradan uyuşmazlıkta hangi kusurun kime ait olduğu ayrıştırılamayabilir. Yalnız sonradan sunulmuş tek taraflı mali hesap esas alınmamalıdır.

Kesin hesapta müspet zarar, menfi zarar ve bakiye iş bedeli

Sona erdirmenin hukuki niteliği, talep edilebilecek zarar türünü değiştirebilir. Tamamlanan işin karşılığı olan bakiye bedel, yapılmayan kısım için gider tasarrufu, başka yüklenicinin tamamlatma gideri, gecikme zararları ve iade edilecek avanslar birbirinden ayrı kalemlerdir. Aynı ekonomik zarar hem “kesin hesap farkı” hem “tazminat” adıyla iki kez talep edilmemelidir. Dönme, fesih ve ifa yerine tazminatın koşullarını tek bir başlık altında otomatik olarak aynı sonuç saymak hatalıdır.

İş Bedeli Alacağı, İcra Takibi ve İtirazın İptali Davası

Muaccel bir para alacağı için şartları varsa ilamsız icra takibine başvurulabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takibin akıbeti ve itirazın iptali istemi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67 çerçevesinde değerlendirilir. İtirazın iptali davasının kanunî bir yıllık süresi, alacağın genel zamanaşımı süresinden farklıdır; sürenin başlangıcı itirazın alacaklıya tebliğine göre incelenmelidir. Sürenin geçirilmesi hâlinde genel hükümlere göre alacak davası açılabilmesi ayrı meseledir. [9]

İcra inkâr tazminatı neden her hakediş davasında verilmez?

İtirazın iptali davasında icra inkâr tazminatı için kanunî koşulların yanında alacağın likit, yani borçlu tarafından belirlenebilir nitelikte olup olmadığı da önem taşır. Teknik bilirkişinin uzun bir hesap yapması her zaman alacağın likit olmadığını kesin olarak göstermez; öte yandan talep edilen alacak miktarı tamamen uyuşmalı metraj ve yetkisiz ek imalatların tespitiyle belirlenecekse likitlik savunması gündeme gelebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.11.2020 tarihli kararında, tarafların imzaladığı devir protokolü ve davalının ticari defterlerine kaydedilen faturalarla belirlenebilen alacak yönünden icra inkâr tazminatı koşulları kabul edilmiş; defterlerde yer almayan ve ayrıca değerlendirme gerektiren faturalar yönünden farklı sonuca varılmıştır. Bu ayrım “fatura varsa mutlaka icra inkâr tazminatı vardır” veya “bilirkişi incelemesi yapılmışsa asla olamaz” şeklinde genellenmemelidir. [8]

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbirin farklı işlevleri

Para alacağını güvenceye almak bakımından şartları varsa ihtiyati haciz; belirli hakkın veya delilin korunması bakımından ihtiyati tedbir gündeme gelebilir. HMK m. 389 ve devamı ile İİK'nın ihtiyati haciz hükümleri farklı şartlara ve farklı sonuçlara tabidir. Bir taşınmaz üzerinde tescile tâbi kanunî ipotek talebiyle bu geçici koruma önlemleri de birbirinin yerine geçmez. [5] [9]

Görevli Mahkeme ve Dava Şartı Arabuluculuk Nasıl Belirlenir?

İnşaat alacağı uyuşmazlığının taraflarından birinin tacir veya şirket olması tek başına her davayı ticari dava hâline getirmez. Uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgisi, TTK m. 4'teki ticari dava rejimi ve varsa özel düzenleme değerlendirilmelidir. Ticari dava niteliğindeki bir işte kural olarak asliye ticaret mahkemesinin görevi; ticari nitelik taşımayan eser sözleşmesi uyuşmazlığında ise genel görev kuralları gündeme gelebilir. Tüketici işlemi niteliği varsa tüketici mahkemesi ve özel dava şartları da ayrıca incelenmelidir. [4] [5]

TTK m. 5/A, konusu bir miktar para olan ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Buna karşılık bütün inşaat davaları bakımından tek tip arabuluculuk zorunluluğu bulunduğu ileri sürülemez. Uyuşmazlık ile talebin gerçek niteliği saptanmalı; gerekiyorsa 6325 sayılı Kanun m. 18/A hükümleri uyarınca son tutanak dosyaya eklenmelidir. [4] [10]

İş mahkemesi, tüketici mahkemesi ve asliye ticaret mahkemesi ayrımı

Alt yüklenici olduğunu ileri süren kişi ile işveren arasında gerçekte iş sözleşmesi bulunduğu iddiası varsa önce işçi–işveren ilişkisine özgü koruma ve görev kuralları değerlendirilir. Gerçek bir alt yüklenici eser bedeli davası, sırf şantiyede iş yapılması nedeniyle iş mahkemesine taşınmaz. Bireysel konut alıcısının satıcıya karşı açtığı bir tüketici davası da ana yüklenici–taşeron hakediş alacağı davasıyla aynı görev rejimine tâbi değildir. Farklı davaların bir arada veya birbirine bağlantılı görülmesi gerektiğinde dava türü, taraf sıfatı ve talepler ayrı denetlenmelidir.

Eser Sözleşmesi Alacağında Zamanaşımı ve Süre Riskleri

Eser sözleşmesinden doğan alacaklarda TBK m. 147/6, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusurla hiç veya gereği gibi ifa etmemesi istisnasını saklı tutarak beş yıllık zamanaşımı düzenlemektedir. Ağır kusurlu ifaya ilişkin istisna ve somut alacağın hukuki niteliği bakımından genel süre veya başka özel hükümler ayrıca değerlendirilebilir. Alacağın muacceliyetine ilişkin TBK m. 149 ile sözleşmedeki parça teslimi ve hakediş vadesi birlikte incelenmelidir. [1] [11]

TBK m. 478'deki ayıplı eserden doğan davalar için düzenlenen iki, beş ve ağır kusur hâlinde yirmi yıllık süreler iş bedeli alacağının bütün türlerine uygulanacak genel süre değildir. Keza TMK m. 895'teki üç aylık tescil süresi, alt yüklenicinin şahsi para alacağına ilişkin zamanaşımıyla özdeşleştirilemez. İtirazın iptali davasının İİK m. 67'deki bir yıllık süresi de üçüncü ve ayrı bir zaman rejimidir. [1] [3] [9]

Başvuru veya hakTemel süre yaklaşımıKritik ayrım
Eser sözleşmesinden iş bedeli alacağıTBK m. 147/6 uyarınca kural olarak beş yılMuacceliyet tarihi, ağır kusur istisnası ve özel hükümler
Ayıplı eserden doğan davaTBK m. 478'e göre eserin türü ve kusur durumuna göre farklıBu süre iş bedelinin genel zamanaşımı değildir
İtirazın iptaliİİK m. 67'de düzenlenen bir yıllık dava süresiİtirazın alacaklıya tebliği; genel alacak davasıyla ayrım
Yapı alacaklısının kanunî ipoteğiTMK m. 895'te işin tamamlanmasından başlayarak üç aylık tescil süresiŞahsi alacaktan ayrı aynî güvence koşulları
Hakedişe/hesaba itirazUygulanabilir sözleşme ve şartnamenin özel prosedürüKamu şartnamesindeki süre her sözleşmeye genellenmez

Hakediş Davalarında Deliller ve Teknik Bilirkişi İncelemesi

Hakediş uyuşmazlıklarında yalnız sözleşme veya muhasebe kaydı değil, sözleşmenin fiilen nasıl yerine getirildiğini gösteren teknik veri de toplanmalıdır. İnşaatta imalatın üzerinin kapanması, şantiyenin el değiştirmesi, testlerin sonradan tekrarlanamaması ve cihaz/kontrol kayıtlarının kaybı, delil tespitinin geciktirilmemesini gerektirebilir. HMK m. 400 ve devamı, koşulları varsa keşif, bilirkişi incelemesi veya diğer tespit yollarına başvurulmasına imkân verir. [5]

Dava dosyasında oluşturulması yararlı belge grupları

  • Sözleşmesel belgeler: Ana ve alt sözleşmeler, imza/yetki kayıtları, keşif ve fiyat cetvelleri, şartnameler, öncelik ve değişiklik hükümleri.
  • Teknik gerçekleşme: Onaylı proje ve revizyonları, metraj/ataşman, şantiye günlükleri, yapı denetim tutanakları, test raporları ve fotoğraflar.
  • Onay ve ihtirazî kayıt: Hakedişlerin tüm sürümleri, onay ve itiraz yazıları, kayıtlı elektronik posta/e-posta, toplantı kararları, teslim ve kabul tutanakları.
  • Mali belgeler: Fatura/e-fatura ve iletim kayıtları, ticari defterler, cari hesap dökümleri, banka hareketleri, avans protokolü, teminat ve vergi kesintileri.
  • Uyuşmazlık kayıtları: İhtar ve tebliğ belgeleri, eksik ve ayıplı iş listeleri, karşı tarafın hesapları, uzman görüşleri ve varsa arabuluculuk son tutanağı.
  • Özel güvenceler: Sözleşme devri/borç üstlenme belgeleri, ipotek talepleri, tapu kayıtları, teminat mektupları, alacağın temliki veya doğrudan ödeme taahhütleri.

Bilirkişi raporunda hangi sorular cevaplanmalıdır?

Bilirkişinin yalnız “davacıya şu kadar ödenmelidir” demesi yeterli değildir. Mahkemenin değerlendirmesine elverişli raporda hangi işin hangi tarihte ve hangi teknik belgeyle yapıldığı, sözleşmenin hangi pozuna girdiği, ölçüm yöntemi, kalite/ayıp tespitleri, ihtilaflı ek imalatın ayrımı, kümülatif hakediş hesabı ve mahsup kayıtları anlaşılır olmalıdır. Hukuki nitelendirme ve hüküm kurma mahkemeye aittir; teknik bilirkişi kendiliğinden sözleşmeyi yeniden yazan veya dava şartını belirleyen makam hâline gelmemelidir.

Teknik belge kaybolmadan önce hangi işlem düşünülmelidir?

Dava henüz açılmamış olsa da imalat kapatılmadan, tesisat sökülmeden veya başka yüklenici müdahale etmeden delil tespiti ihtiyacı incelenebilir. Tek taraflı tutanak ve fotoğraf hiçbir zaman mahkeme denetiminin mutlak yerine geçmez. Delilin alınış ve saklanış biçimi, fotoğrafın zamanı, ölçümü yapan kişi ve cihaz kayıtları da güvenilirlik değerlendirmesine dâhildir. Belirli elektronik yazışmalar hukuki işlem için yazılı delil başlangıcı niteliği bakımından önem taşıyabilir; fakat her WhatsApp ekran görüntüsünün tek başına kesin ispat olduğu söylenemez. [5]

Yargıtay İçtihatlarının Hakediş ve Taşeron Davalarına Etkisi

Hukuk Genel Kurulu 17.11.2020: Likit alacak ile teknik inceleme gerektiren alacak ayrımı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.11.2020 tarihli, E.2017/495, K.2020/904 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta davacı başlangıçta alt yüklenici olarak çalışmış, ardından belirli bir devir protokolüyle iş sahibiyle doğrudan sözleşmesel ilişki kurulmuştur. Bir kısım alacak, imzalı protokol ve davalının ticari defterlerine geçen faturalara dayanırken birleşen dosyadaki başka faturalar ticari defterlerde yer almamıştır. Genel Kurul, asıl dava yönünden alacağın belirlenebilirliği sebebiyle icra inkâr tazminatına ilişkin direnme kararını onamış; birleşen dava yönünden farklı değerlendirmeyle direnme kararını bozmuştur. [8]

Uygulama sonucu: Borçlu kimliği, protokol, fatura ve ticari defter kaydı birlikte incelenmeden bütün hakedişleri ne kesin alacak ne de mutlaka likit olmayan alacak olarak sınıflandırmak mümkündür. Antalya'daki somut otel inşaatından çıkan bu karar, başka projeler için doğrudan mutlak sonuç değil, delil ve borçlu tespitinde önemli bir değerlendirme örneğidir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi: Hakediş itiraz usulü

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin E.2015/1817, K.2016/1527 sayılı kararında, sözleşmeye eklenen Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin geçici hakedişlere itiraz hükümleri ve bunların HMK m. 193 bağlamındaki etkisi değerlendirilmiştir. Mahkemenin, belirli hakedişe yönelen itirazın ödemeyle bağlantılı sürede ve sözleşmedeki yönteme uygun olup olmadığını araştırması gerektiği belirtilmiştir. [6]

Uygulama sonucu: Somut kamu yapım işinin sözleşme tarihi, ilgili şartnamenin uygulanabilir sürümü ve çekince usulü birlikte incelenmelidir; tarihsel bir Yargıtay kararındaki süreyi doğrudan bütün özel sektör sözleşmelerine aktarmak doğru değildir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi: Fatura ve gerçek imalatın birlikte incelenmesi

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin E.2016/4742, K.2018/652 sayılı kararında, faturaya itiraz ve taraflar arasındaki eser sözleşmesinin ispatının birbirinden ayrılması üzerinde durulmuştur. Diğer yandan işin fiilî gerçekleşmesinin tartışıldığı uyuşmazlıklarda keşif ve uygun uzmanlık alanında bilirkişi incelemesi gerekebilir. [7] [12]

Uygulama sonucu: “Fatura kesildi – borç kesindir” kolaycılığı da “yazılı sözleşme yok – hiç bedel istenemez” yaklaşımı da hukuki ilişkinin ve eserin koşulları değerlendirilmeden savunulamaz.

31.01.2023 tarihli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararı: taraf sıfatı ve yapı alacaklısı ipoteği

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E.2022/316, K.2023/338 sayılı kararında, alt yüklenicinin iş sahibine doğrudan şahsi alacak yöneltmesi için hukuki bağın bulunup bulunmadığı ve yapı alacaklısı ipoteğinin özel şartları değerlendirilmiştir. Alt yüklenici–iş sahibi arasında sözleşme veya başka borç ilişkisi ispatlanmadığından doğrudan alacak talebi kabul edilmemiş; somut olayda TMK m. 893/3'ün ipotek koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Karar, “iş sahibinin şantiyeyi denetlemesi her taşeron borcunu üstlendiğini göstermez” ayrımını somutlaştırır. [13]

İş Sahibi ve Yüklenici İçin Uyuşmazlığı Önleyici Sözleşme Kontrolü

Uyuşmazlık çıktıktan sonraki dava stratejisi, çoğu zaman sözleşme hazırlanırken alınmayan kararların bedelini ödemeye yönelir. Özellikle büyük ölçekli ve çok taşeronlu projelerde standart şablona birkaç sayı eklenmesi yeterli olmayabilir. Uygulamaya elverişli bir sözleşme, teknik ve hukuki sorumlulukları aynı belge sisteminde izlenebilir hâle getirmelidir.

  • İş sahibi, ana yüklenici, alt yüklenici ve temsilciler açık unvan ve yetkiyle tanımlanmalıdır.
  • İş kapsamı, hariç tutulan işler, keşif, çizim ve teknik şartname birbirini tamamlamalı; çelişki hâlinde uygulanacak sıra belirlenmelidir.
  • Götürü, birim veya karma bedel ile yeni poz fiyatının kararlaştırılacağı usul ayrı gösterilmelidir.
  • Hakediş dönemi, ölçüm, başvuru, itiraz ve onay yetkisi; ödeme vadesi ve eksik belge işlemleri açık olmalıdır.
  • İş değişikliği, yazılı iş emri, fiyat farkı, ilave imalat ve süre uzatımı mekanizması kurulmalıdır.
  • Teminat kesintisi, banka güvencesi, sigorta, avans mahsubu ve iade şartları ayrı gösterilmelidir.
  • Teslim, geçici ve kesin kabul, ayıp bildirimi, test, garanti ve kesin hesap arasındaki ilişki düzenlenmelidir.
  • İş bırakılması, fesih/dönme, şantiyenin güvenli devri, malzeme sayımı ve tasfiye hesap yöntemi öngörülmelidir.
  • Uyuşmazlık çözümünde görev/yetki, tahkim, arabuluculuk ve belge sunma yükümlülükleri ilgili emredici hükümlere uygun olmalıdır.

Uyuşmazlık Çıktığında İzlenecek Hukuki İnceleme Sırası

  1. Sözleşmeyi ve tarafları belirleyin. İmza, temsil, alt yüklenici ve varsa protokolle doğrudan borçlu hâline gelen şirketleri tespit edin.
  2. Hesabı dondurun. Dönem dönem hakediş ve fatura, kümülatif miktar, ödeme, avans, ceza ve teminat cetvellerini ayrı hesaplayın.
  3. Teknik durumu belgeleyin. Yeni iş başlamadan eksik, ayıplı, tamamlanan ve kapatılacak imalat için delil tespiti gerekip gerekmediğini değerlendirin.
  4. İtiraz ve ihbar sürelerini kontrol edin. Hakediş itirazı, ayıp bildirimi, ipotek tescili, takip ve dava süreleri birbirinden farklıdır.
  5. Borçluya ve alacak türüne uygun yolu seçin. Yazılı talep, arabuluculuk, alacak davası, icra takibi, ipotek tescili veya geçici koruma koşulları ayrı incelenmelidir.
  6. Karşı savunmaları önceden denetleyin. Yetkisiz iş emri, ödenmiş bedel, işveren gecikmesi, ayıp ve mahsup savunması dava dosyasına yansıtılmalıdır.
  7. Karardan sonra tahsil ve teminat işlemlerini tamamlayın. İcra takibi, tapu tescili, teminat iadesi, gerektiğinde kararın icrası ve defter düzeltmeleri ayrı takip edilmelidir.

İlgili yazılar: İnşaat Sözleşmelerinde Geç, Eksik ve Ayıplı Teslim; Delil Tespiti Nedir?; Hukuk Davasında Bilirkişi Raporuna İtiraz; Türkiye’de Alacak Nasıl Tahsil Edilir?; Arsa Payı Karşılığı (Kat Karşılığı) İnşaat Sözleşmesi: Kuruluş, Tapu Devri, Teslim, Fesih ve Davalar.

Sonuç

İnşaat hakediş uyuşmazlıklarında doğru sonuca ulaşmak, yalnız toplam rakamı hesaplamaktan önce doğru borçluyu, doğru sözleşmeyi ve gerçekten yerine getirilen edimi belirlemeye bağlıdır. Alt yüklenicinin sözleşmesel alacağı ile iş sahibi aleyhine ileri sürülebilecek özel talep veya kanunî ipotek hakkı birbirinden ayrılmalıdır. Geçici hakediş, kesin hesap, fatura, teslim ve kabul belgelerinin etkisi de aynı kabul rejimine indirgenmemelidir. Tarafların işin yapıldığı dönemde oluşturduğu teknik ve mali kayıtlar, uyuşmazlık ortaya çıktığında hakediş tutarının, muacceliyetin, mahsupların ve olası tazminatın denetlenebilir biçimde belirlenmesini sağlar.

Özellikle şantiyede üzeri kapanacak imalatın tespiti, hakedişe itirazın uygulanabilir sözleşmeye uygun yapılması ve iş bedeli alacağıyla yapı alacaklısı ipoteğine ilişkin sürelerin ayrı takip edilmesi önemlidir. Uygun dava veya diğer başvuru yolu, tarafların sıfatı, somut sözleşme, alacağın niteliği ve güncel hukuki durum üzerinden belirlenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Taşeronun ödenmeyen hakedişinden iş sahibi doğrudan sorumlu mudur?

Kural olarak alt yüklenicinin sözleşmesel muhatabı kendisiyle alt eser sözleşmesini yapan ana yüklenicidir. İş sahibi aleyhine doğrudan bir parasal talep için ayrıca borç üstlenme, sözleşme devri, doğrudan ödeme taahhüdü veya başka geçerli hukuki temel bulunmalıdır. TMK m. 893–895'teki kanunî ipotek, belirli koşullarda ayrı bir aynî teminat imkânıdır; otomatik şahsi borç doğurmaz.

Hakediş imzalanmışsa artık itiraz edilemez mi?

Her durumda böyle değildir. Uygulanabilir sözleşme ve şartnamenin itiraz usulü, imzanın kim tarafından hangi sıfatla atıldığı ve çekincenin yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Kamu yapım işlerindeki şartname usulü özel sektörün bütün sözleşmelerine kendiliğinden uygulanmaz.

Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi alacağı kesinleştirir mi?

TTK m. 21/2'nin faturaya itiraz bakımından sonuçları vardır; ancak tek başına sözleşmenin varlığını veya bütün imalatların fiilen gerçekleştirildiğini kesin olarak ispatlayan genel bir hüküm değildir. Sözleşme, teslim, hakediş, defter, ödeme ve teknik kayıtlar birlikte incelenir.

Götürü bedelli sözleşmede ek iş bedeli istenebilir mi?

Başlangıçta kararlaştırılmış götürü kapsama giren maliyet artışı kural olarak ayrıca istenemez. Ancak kapsam dışı gerçek ek imalat, geçerli değişiklik anlaşması veya TBK m. 480'deki ağırlaşma koşulları bakımından farklı değerlendirmeler yapılabilir.

Yazılı ek iş emri bulunmazsa ek imalat bedeli tamamen kaybedilir mi?

Kesin sonuç sözleşmedeki yazılı onay rejimine, yetkili kişilerin davranışlarına, işin niteliğine ve mevcut delillere bağlıdır. Yazılı onay yokluğu ciddi ispat riski yaratır; fakat her dosyada otomatik ve tek sonuç doğurmaz.

Ana yüklenici iş sahibinden ödeme alamadığını söyleyerek taşerona ödeme yapmayabilir mi?

Ana sözleşmedeki ödeme sorunu ile alt sözleşmedeki vade ve borç ilişkisi ayrı değerlendirilir. Sadece iş sahibinden tahsilat yapılmadığı savunması, alt yüklenici alacağının her durumda vadesiz bırakılmasını haklı kılmaz; sözleşmenin geçerli koşulları ve somut olay incelenmelidir.

Kesin kabul yapılmadan teminat kesintisi istenebilir mi?

Sözleşmede kesintinin tamamı veya bir bölümü için geçici/kesin kabul koşulu bulunabilir. Talebin muacceliyeti bu koşullara, ayıp/eksik iş savunmalarına, varsa mahsuplara ve geçerli diğer hükümlere göre belirlenir.

Hakediş alacağı davasında zorunlu arabuluculuk var mı?

Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse ve TTK m. 5/A kapsamındaki para alacağı veya sayılan dava türlerinden biriyse dava öncesi arabuluculuk şartı gündeme gelir. Her eser sözleşmesi uyuşmazlığı otomatik ticari dava değildir; görev ve dava şartı somut tarafa ve talebe göre değerlendirilmelidir.

Taşeronun kanunî ipotek hakkı için süre ne kadardır?

TMK m. 895'te kanunî ipoteğin tescili için yüklenilen işin tamamlanmasından itibaren üç aylık süre düzenlenmiştir. Alacağın kabulü veya mahkeme kararı ve diğer tescil şartları ayrıca incelenir. Bu süre, şahsi alacağın genel zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır.

Yüklenicinin iş bedeli alacağında zamanaşımı kaç yıldır?

TBK m. 147/6 kapsamında kural olarak beş yıllık zamanaşımı söz konusudur; ağır kusur istisnası ve özel hükümler ayrıca değerlendirilebilir. Başlangıç tarihi, alacağın muacceliyetine göre incelenir. Ayıplı eserden doğan talep süreleri ayrı rejime tabidir.

Hakediş alacağına dayanılarak doğrudan icra takibi yapılabilir mi?

Muaccel ve belirlenebilir bir para alacağı için şartları varsa ilamsız icra takibine başvurulabilir. Borçlu itiraz ederse İİK m. 67'deki itirazın iptali süresi ve dava şartları ayrıca değerlendirilmelidir. İcra inkâr tazminatı her hakediş alacağında otomatik değildir.

Hakediş tartışmasında bilirkişiye hangi belgeler verilmelidir?

Ana ve alt sözleşme, teknik ekler, onaylı projeler, metraj ve ataşmanlar, tüm hakediş sürümleri, değişiklik emirleri, kabul tutanakları, ödeme/avans/teminat kayıtları ve varsa itiraz yazıları birlikte sunulmalıdır. Teknik ve mali kayıtların tutarlılığı denetlenebilir olmalıdır.

Kaynakça

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m. 112, 117–125, 146–149, 179–182 ve 470–486; T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı, güncel konsolide kanun metni: https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103273
  2. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, özellikle m. 2–3, 6, 893/3 ve 895; T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103249
  3. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, yapı alacaklısının kanunî ipoteği bakımından m. 893/3, 895 ve ilgili hükümler; aynı resmî mevzuat kaydı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103249
  4. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m. 4–5/A, 21 ve ilgili ticari defter hükümleri; T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103039
  5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 190, 193, 200–202, 266, 389–399 ve 400–405; T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103103
  6. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E.2015/1817, K.2016/1527, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'ne göre hakedişe itiraz ve delil sözleşmesi; kararın erişilebilir tam metin nüshası: https://www.ictihatlar.com.tr/ictihatdetay-9948-15hukukdairesi-Yargitay-15-Hukuk-Dairesi-2015-1817-Esas-2016-1527-Karar-Sayili-Ilami.html ; ayrıca ilgili resmî UYAP içtihat kaydı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/390374200
  7. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E.2016/4742, K.2018/652, fatura itirazı ile sözleşme ilişkisinin ispatı ayrımı; erişilebilir karar kaydı: https://librumhukuk.com/karar/yargitay/1105458/15-hukuk-dairesi-e-2016-4742-k-2018-652/
  8. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 17.11.2020, E.2017/495, K.2020/904, Antalya'da otel inşaatı, taşerondan doğrudan yükleniciye geçen sözleşme ilişkisi, hakediş, fatura ve icra inkâr tazminatının likitlik yönünden ayrılması; resmî UYAP içtihat kaydı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/638624900 ; erişilebilir tam metin nüshası: https://www.yargitaykararlari.com.tr/ictihatdetay-2707-hukukgenelkurulu-Yargitay-Hukuk-Genel-Kurulu-2017-495-Esas-2020-904-Karar-Sayili-Ilami.html
  9. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, özellikle m. 67 ve ihtiyati hacze ilişkin hükümler; Yargıtay'ın İİK m. 67 ile eser alacağı ayrımını açıklayan erişilebilir UYAP kararı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1084605100
  10. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, özellikle m. 18/A; T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/104320
  11. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eser sözleşmesi taleplerinde TBK m. 146, 147 ve 478 kapsamındaki farklı zamanaşımı rejimlerinin incelenmesi; resmî UYAP içtihat kaydı: https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1175101700
  12. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E.2016/5524, K.2017/544, eserin gerçekleşmesinin gerektiğinde yerinde teknik incelemeyle araştırılması; erişilebilir karar metni: https://www.ictihatlar.com.tr/ictihatdetay-8277-15hukukdairesi-Yargitay-15-Hukuk-Dairesi-2016-5524-Esas-2017-544-Karar-Sayili-Ilami.html
  13. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 31.01.2023, E.2022/316, K.2023/338, iş sahibi–alt yüklenici arasında doğrudan sözleşmesel borç, taraf sıfatı ve yapı alacaklısı ipoteği tescilinin koşulları; erişilebilir tam metin: https://avevrak.com/dev/yargitay/25707959/sozleslmesinden-insaatci-gebze-sakarya-ipotegi-eser-red-yapi-kesinlik-sarti ; yargısal karar metni dizin kaydı: https://librumhukuk.com/karar/yargitay/871463300/6-hukuk-dairesi-e-2022-316-k-2023-338/

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları