Ceza davasında istinaf, ilk derece mahkemesinin hükmünün bölge adliye mahkemesinde hem olayın değerlendirilmesi hem hukuk kurallarının uygulanması yönünden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Etkili başvuru, mahkûmiyete katılmadığını söylemekle sınırlı kalmaz; karardaki hatayı, bu hatayı gösteren dosya belgesini ve istenen hukuki sonucu birlikte açıklar. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükümler bakımından başvuru süresi, kural olarak gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır. Bununla birlikte kararın istinafa açık olması, başvuranın yetkisi, tebligatın geçerliliği ve uygulanacak geçiş hükümleri ayrıca incelenmelidir. [1, m. 272–280] [2, m. 18 ve 22]
İstinaf incelemesinde hangi sorular yeniden ele alınır?
İstinaf mahkemesi olarak anılan bölge adliye mahkemesi (BAM), yalnızca kanun maddesinin doğru yazılıp yazılmadığını denetlemez. Suçun sanık tarafından işlendiği sonucuna hangi delillerle ulaşıldığını, çelişkilerin giderilip giderilmediğini, savunmanın etkili biçimde dinlenip dinlenmediğini ve cezanın nasıl belirlendiğini de inceler. Bu nedenle tanık anlatımının yanlış değerlendirilmesi ile suç vasfındaki hata aynı başvuruda, farklı gerekçelerle ileri sürülebilir. [1, m. 280–282]
Temyizde ise Yargıtayın incelemesi hukuka aykırılık nedenine dayanır. İstinafın maddi olay ve hukuk denetimini birlikte içeren yapısı, Ülkem Cansu Aygün Karakoyunlu’nun çalışmasında da açıklanmaktadır. Muharrem Özen’in dar anlamda istinafa ilişkin değerlendirmeleri, ikinci derece incelemesinin her dosyada ilk yargılamayı baştan sona tekrarlamakla özdeş olmadığını gösterir. Savunma açısından sonuç şudur: Bütün dosyayı yeniden anlatmak yerine, mahkûmiyetin taşıyıcı gerekçelerinin neden dayanaksız veya hukuka aykırı olduğunu göstermek gerekir. [11, s. 255–256] [13, s. 2336–2337]
İstinafa başvurulması beraat sonucunu garanti etmez. Başvuru esastan reddedilebilir; belirli hatalar düzeltilerek hüküm korunabilir; kanundaki şartlarla hüküm bozulabilir veya BAM duruşma açıp yeni hüküm kurabilir. Savunma, hangi kararın hangi hukuki nedenle istendiğini bu seçenekleri gözeterek kurmalıdır.
Hangi kararlar istinaf edilebilir ve kimler başvurabilir?
Kesinlik sınırı ve kendiliğinden inceleme
İlk derece ceza mahkemelerinin hükümlerine karşı kural olarak istinafa gidilebilir. Ancak CMK 272/3 istisnalar içerir. Güncel düzenlemede, hapis cezasından çevrilenler hariç, sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dâhil adli para cezası mahkûmiyetleri istinaf dışında bırakılmıştır. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesiyle doğrudan adli para cezası verilmesi aynı değildir. Ayrıca üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri ile kanunun kesin saydığı hükümler için de özel sınırlamalar vardır. Eski tarihli kararlar kendi zaman bakımından uygulama kurallarıyla değerlendirilmelidir. [1, m. 272]
On beş yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler BAM tarafından kendiliğinden incelenir. Buna rağmen gerekçeli başvuru hazırlanması önemini korur: Dosyanın hangi delil ve usul sorunlarının öne çıkarılacağı, savunmanın ayrıca yerine getirmesi gereken bir iştir. Hükümden önceki bazı ara kararlar da hükme esas olmaları veya başka bir kanun yoluna tabi bulunmamaları durumunda hükümle birlikte denetlenebilir. [1, m. 272/1–2]
Sanık, müdafi ve diğer başvuru sahipleri
Cumhuriyet savcısı, sanık ve kanunda belirtilen katılan veya katılabilecek suçtan zarar gören kişiler başvuru hakkına sahiptir. Sırf davayı takip etmek ya da sanığın yakını olmak herkese bağımsız başvuru yetkisi vermez. Kanuni temsilci ve eş bakımından CMK 262’de özel düzenleme vardır. Müdafi, temsil ettiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak şartıyla kanun yoluna başvurabilir. Tutuklu sanık ise kurum müdürüne veya ilgili zabıt kâtibine beyanda bulunarak yahut dilekçe vererek başvuru yapabilir; işlem tutanağı ve alındı bilgisi saklanmalıdır. [1, m. 260–263]
Başvuru, BAM’a gönderilmek üzere hükmü veren mahkemeye yapılır. Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin adının yanlış yazılması CMK 264 uyarınca tek başına hak kaybına neden olmaz. Ancak bu hüküm, süresi geçmiş veya başvuru yetkisi bulunmayan bir istemi kendiliğinden geçerli hâle getirmez.
HAGB kararlarında ayrı inceleme gerekir
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile açıklanan mahkûmiyet hükmü aynı kanun yolu hesabına tabi tutulmamalıdır. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararlarında, CMK 272/3 saklı kalmak üzere istinaf esastır; önceki HAGB kararları için geçiş hükmü itiraz yolunu korur. 7589 sayılı Kanun’la 2026’da yeniden düzenlenen CMK 231/12 de bu istinaf sistemini sürdürmektedir. Buna karşılık denetim ihlali üzerine açıklanan veya yeni kurulan hüküm için 231/11’de sınırlı incelemeli itiraz öngörülür. Kararın türü ve ilk HAGB tarihi görülmeden yalnızca “iki yılın altındaki cezalar” üzerinden yol belirlenemez. [2, geçici m. 6/2] [4, m. 15] Benzer bir durum Seri muhakeme kararına itiraz yazısında ayrıca ele alınmıştır.
İstinaf süresi nasıl hesaplanır?
Gerekçeli karar, tebliğ ve geçiş hükümleri
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükümler bakımından iki haftalık süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğine bağlanmıştır. Kararın duruşmada açıklanmasıyla gerekçeli kararın tebliği farklı işlemlerdir. Önceki tarihli hükümlerde ise eski düzenlemeler ve ilgili anayasal güvenceler ayrıca değerlendirilir; bugünkü iki haftalık süre geçmiş bütün kararlara otomatik uygulanmaz. [1, m. 273] [2, geçici m. 6/1-c ve e]
AYM’nin 26 Temmuz 2023 tarihli E.2022/144, K.2023/137 sayılı kararı, gerekçesi öğrenilmeden etkili kanun yolu başvurusu hazırlanmasındaki güçlüğü ele almıştır. Mahkeme, eski CMK 273/1’de süreyi hükmün açıklanmasına bağlayan ibareyi iptal etmiştir. Karşıoylarda, süresinde başvurudan sonra gerekçelerin sunulabilmesi yeterli güvence olarak değerlendirilmiştir. Günümüzdeki iki haftalık sürenin doğrudan dayanağı ise bu kararın kendisi değil, 7499 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemedir. [6, §§ 35–50 ve karşıoy]
Gerekçeli karar, kısa karar, tebliğ mazbatası veya elektronik tebligat kaydı birlikte incelenmelidir. Sanığa ve müdafiye yapılan bildirimlerin muhatabı, hukuki niteliği ve geçerliliği kontrol edilmeden takvime tek bir tarih yazılması risklidir. Karardaki kanun yolu bildirimi de ayrıca okunmalı; hatalı bildirim varsa bunun başvuru hakkına etkisi gerekçelendirilmelidir.
Elektronik tebligat ve son gün hesabı
Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bilgilendirme SMS’inin gelmemesi tebligatı kendiliğinden geçersiz kılmaz. Bu nedenle kayıtların “ulaşma”, “okunma” ve “tebliğ edilmiş sayılma” alanları birbirine karıştırılmamalıdır. İstinaf için iki hafta hesabı, hukuken geçerli tebliğ tarihine göre yapılır. [5, m. 9–10]
Hafta olarak belirlenen süre, son haftanın tebliğ gününe karşılık gelen gününde sona erer; son gün tatile rastlarsa izleyen iş günü dikkate alınır. Elektronik işlemlerde süre gün sonunda biter. Örneğin geçerli tebliğin salı günü yapıldığı ve özel bir uzama bulunmadığı varsayımında son gün, iki hafta sonraki salıdır. Başvurunun yalnızca bilgisayarda hazırlanması yeterli değildir; gönderimin tamamlandığına ilişkin kayıt alınmalıdır. [1, m. 38/A ve 39]
Adli tatil bakımından da bütün dosyalar için otomatik süre uzaması varsayılmaz. CMK 331’deki çalışma arası, tutuklu ve ivedi işler ile süre düzenlemesi birlikte değerlendirilmelidir. Sürenin tartışmalı olduğu bir dosyada güvenli uygulama, mümkün olan erken tarihte başvuruyu tamamlayıp süreye ilişkin hukuki açıklamayı ayrıca sunmaktır.
| İşlem | Süre ve başlangıç | Dikkat edilecek ayrım |
|---|---|---|
| Güncel rejimde istinaf | Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta | 1 Haziran 2024 öncesi hükümler ayrıca incelenir. |
| İstinaf dilekçesine cevap | Tebliğden itibaren iki hafta | Cevap süresi ile kendi hükme başvuru süresi aynı işlem değildir. |
| İlk mahkemenin başvuruyu reddine karşı istem | Ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta | CMK 276’daki istem, hükmün infazını kendiliğinden ertelemez. |
| Eski hâle getirme | Kusursuz engelin kalkmasından itibaren iki hafta | Kaçırılan işlem aynı anda yapılmalı; engel ve kusursuzluk açıklanmalıdır. |
Tablo, güncel rejimi özetler. Başvuruya cevap CMK 273/5 ve 277’ye, ret kararına karşı istem CMK 276’ya, eski hâle getirme CMK 40–42’ye dayanır. Eski hâle getirmedeki yeni süre, 1 Haziran 2024 ve sonrasında ortadan kalkan engeller için uygulanır. [1] [2, geçici m. 6/1-a]
Süre kaçırılmışsa hangi belgeler önemlidir?
Kusuru olmaksızın süreyi kaçıran kişi eski hâle getirme isteyebilir. Engel, ortadan kalktığı tarih ve neden zamanında başvurulamadığı belgelenmelidir; sağlık belgesi sunulması bile her durumda tek başına yeterli olmayabilir. Hastalığın işlem yapmayı veya yardım almayı nasıl engellediği açıklanmalıdır. Kaçırılan istinaf işlemi de istemle birlikte yerine getirilir. Eski hâle getirme başvurusu infazı kendiliğinden durdurmaz; durdurma ihtiyacı varsa ayrıca değerlendirilir. [1, m. 40–42]
Gerekçeli karar savunma açısından nasıl okunur?
Karar incelemesi, sonuç cezanın altını çizmekle tamamlanmaz. Önce mahkemenin kabul ettiği olay tek paragrafta özetlenmeli; ardından bu kabulün dayandığı her belirleyici delil dosyada bulunmalıdır. Savunmanın ileri sürdüğü alternatif açıklamanın neden reddedildiği de aranmalıdır. Böylece delilin hiç incelenmemesi, incelenip yanlış yorumlanması ve yeterli gerekçe verilmemesi birbirinden ayrılır.
| Kontrol alanı | Dosyada aranacak dayanak | İstinafta açıklanacak sorun |
|---|---|---|
| Sanığın eylemle bağlantısı | Tanık anlatımı, kayıt ve raporların ilgili bölümleri | Hangi delilin hangi fiili kanıtladığı; aradaki çıkarımın neden yetersiz olduğu |
| Çelişkiler | Farklı tarihli ifadeler ve duruşma tutanakları | Çelişkinin tali ayrıntı mı, kimlik veya fiil bakımından belirleyici mi olduğu |
| Savunmanın dinlenmesi | Delil talebi, ara karar, mütalaa ve savunma tutanağı | Hangi imkânın verilmediği ve bunun hükme etkisi |
| Gerekçe | Kararın ilgili sayfası ve cevapsız bırakılan dilekçe | Sonucu değiştirebilecek iddiaya neden yeterli cevap verilmediği |
| Ceza hesabı | Uygulanan maddeler, artırım ve indirim sırası | Dayanağın, gerekçenin veya hesabın hangi noktada hatalı olduğu |
Her satır dilekçeye aynen taşınmak zorunda değildir. Çizelgenin amacı, güçlü itirazı önemsiz ayrıntıdan ayırmaktır. Dosya sayfa numarası bulunmuyorsa belge tarihi, başlığı ve ilgili paragraf kullanılabilir. Aynı dosyada birden çok sanık veya suç varsa her hüküm için ayrı değerlendirme yapılmalıdır; bir suç yönünden güçlü olan itiraz diğerini kendiliğinden etkilemez.
Mahkûmiyete karşı hangi istinaf nedenleri geliştirilebilir?
Delilin yetersizliği ile hukuka aykırılığı farklıdır
Hukuka uygun elde edilen bir delil, isnadı kanıtlamak için yetersiz olabilir. Buna karşılık içeriği suçlama bakımından güçlü görünen bir kaydın elde edilme yöntemi hukuka aykırı olabilir. İlkinde delilin ispat gücü, ikincisinde hükme esas alınabilirliği tartışılır. CMK 217 ve 230 çerçevesinde bu itirazlar ayrı kurulmalı; hukuka aykırı delil itirazında işlem kararı, kapsamı ve uygulama tutanağı gösterilmelidir. [1]
Delil yetersizliği savunmasında ise dosyadaki her aleyhe olgu yok sayılmaz. Örneğin bir bağlantıyı ortaya koyan kayıt ile isnat edilen fiili ortaya koyan kayıt arasındaki fark açıklanır. Mahkûmiyetin dayandığı çıkarımın hangi noktada kanıtlanmamış varsayıma dönüştüğü gösterilir. Sanığın suçu işlemediğini kanıtlama yükü bulunduğu kabul edilerek savunma kurulamaz; CMK 223/2-e bakımından soru, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olup olmadığıdır. [1]
Gerekçe eksikliği nasıl somutlaştırılır?
“Karar gerekçesizdir” cümlesinin ardından hangi belirleyici savunmanın cevapsız kaldığı açıklanmalıdır. Mahkemenin bütün cümlelere ayrı yanıt verme zorunluluğu yoktur. Buna karşılık sonucu değiştirebilecek bir uzman görüşü, önemli bir çelişki veya fiille bağlantıyı tartışan iddia gerekçesiz biçimde geçiştirilemez.
AYM’nin Sencer Başat ve diğerleri kararında, gerekçeli karar hakkı bakımından bu ayrım açıklanmış; somut yargılamada savunmanın önemli delil ve iddialarının yeterince değerlendirilmemesi adil yargılanma güvenceleri yönünden ele alınmıştır. Bu kararı kullanan istinaf dilekçesi, kendi dosyasındaki cevapsız iddiayı ve onun hükmü neden değiştirebileceğini göstermelidir. Karar, her kısa gerekçenin otomatik bozma veya beraat nedeni olduğu anlamına gelmez. [7, §§ 30–39, 60–72]
Savunma hakkı, suç vasfı ve cezanın belirlenmesi
Delil hakkında görüş bildirme imkânı tanınmaması, önemli tanığın sorgulanamaması veya suçun hukuki niteliği değişirken gerekli ek savunmanın verilmemesi ayrı başlıklar altında incelenebilir. Talebin ne zaman yapıldığı, mahkemenin nasıl karar verdiği ve savunmanın hangi noktada zarar gördüğü tutanakla gösterilmelidir. Her reddedilen delil talebi kendiliğinden hak ihlali değildir; istenen incelemenin suçlama bakımından önemini açıklamak gerekir. [1, m. 201, 206, 215–216, 226 ve 289]
Ceza hesabında ise yalnız sonuç miktar değil, temel cezanın seçimi ve artırım-indirimlerin gerekçesi kontrol edilir. Suç vasfına, iştirak biçimine veya teşebbüse yönelik itirazlar somut olay kabulüyle ilişkilendirilir. Öncelikle beraat, aksi değerlendirmede daha hafif hukuki nitelendirme veya ceza indirimi istemek, açık biçimde koşullu kurulduğunda suçun kabulüyle aynı şey değildir. Bununla birlikte birbirini dışlayan olgu anlatımları açıklamasız biçimde yan yana getirilmemelidir.
İstinaf dilekçesi nasıl ikna edici hâle getirilir?
Hata, belge, etki ve talep sırası
Dilekçenin başında hangi hükümlere başvurulduğu, kararın esas ve karar numarası, tebliğ tarihi ve talepler açıkça belirtilmelidir. Devamında her önemli itiraz tek bir sorunu çözmelidir: Mahkeme neyi yanlış kabul etmiştir, dosya bunu nasıl göstermektedir, hata sonucu neden etkilemektedir ve BAM’dan hangi işlem istenmektedir?
Varsayımsal anlatım örneği: “Gerekçeli kararın beşinci sayfasında tanığın sanığı teşhis ettiği kabul edilmiştir. Oysa ikinci oturum tutanağında tanık, kişinin yüzünü görmediğini belirtmiştir. Kararda bu ayrım açıklanmadan kimlik tespiti yapılmıştır. Kimliği doğruladığı belirtilen diğer delillerin bu çelişkiyle birlikte incelenmesini; gerekli görülürse tanığın duruşmada yeniden dinlenmesini ve mahkûmiyetin kaldırılmasını talep ediyoruz.” Bu örnek gerçek bir dosyayı veya kararı anlatmaz; belgeye dayalı itirazın kuruluşunu gösterir.
İtirazın karşısındaki güçlü açıklama da düşünülmelidir. İddia makamı, tanığın sanığı sesinden veya başka bir özellikten tanıdığını ileri sürebiliyorsa yalnız “yüzünü görmedi” cümlesi yeterli olmayabilir. Savunma, bu alternatif teşhisin dosyada gerçekten bulunup bulunmadığını ve güvenilirliğini tartışmalıdır. İkna gücü, aleyhe ihtimali gizlemekten değil, onu denetlenebilir gerekçeyle çözmekten doğar.
Gerekçe yazılmaması ile etkili savunma birbirinden ayrılır
CMK 273/4 kapsamında sanık ve belirtilen diğer başvuru sahiplerinin neden göstermemesi incelemeyi engellemez. Bu nedenle gerekçesiz her sanık başvurusunun reddedileceğini söylemek yanlıştır. Ancak bu usul güvencesi, ayrıntılı savunma hazırlamayı gereksiz kılmaz. Cumhuriyet savcısı açısından ise başvuru nedenlerini gerekçeleriyle açıklama yükümlülüğü vardır. [1, m. 273/4–5]
Başvurunun yalnız “sair nedenler” ifadesine bırakılması yerine, incelemenin odağı baştan kurulmalıdır. Ek dilekçe sunma düşüncesi ana başvuruyu geciktirmemeli; ek açıklamanın mutlaka karar verilmeden dosyaya ulaşacağı varsayılmamalıdır. Sonuç bölümünde duruşma, belirli tanığın dinlenmesi, rapor alınması, hükmün kaldırılması, beraat veya uygun diğer karar talepleri kendi gerekçeleriyle ilişkilendirilmelidir.
BAM hangi kararları verebilir?
Bozma ile yeniden hüküm kurma aynı işlem değildir
BAM’ın karar seçenekleri CMK 280’de düzenlenir. “Kararın bozulması” gündelik dilde bütün olumlu sonuçları ifade etmek için kullanılsa da kanundaki anlamı daha dardır. Bir delilin yeniden değerlendirilmesinin gerekli görülmesi, her durumda dosyanın ilk mahkemeye gönderilmesini gerektirmez.
| Karar veya işlem | Temel koşul | Savunma bakımından sonucu |
|---|---|---|
| Esastan ret | Hükümde sonucu değiştirecek aykırılık veya eksiklik bulunmaması | İlk hüküm korunur; sonraki kanun yolu ayrıca incelenir. |
| Düzelterek esastan ret | Kanunun saydığı, bu yolla giderilebilen aykırılık | Her hata için yeni duruşma veya bozma gerekmez. |
| Bozma ve geri gönderme | CMK 280/1-e ve f kapsamındaki nedenler | Dosya yeniden görülmek üzere ilgili ilk derece mahkemesine gider. |
| Duruşma ve yeniden hüküm | Kanunun diğer inceleme seçenekleri dışında kalan durumlar | BAM delilleri inceleyip ilk hükmü kaldırarak yeni hüküm kurabilir. |
2025 değişikliği: gerekçesizlik ve savunma hakkının kısıtlanması
25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun, CMK 280/1-e’deki önemli bir istisnayı kaldırmıştır. Önceki metinde CMK 289/1’in gerekçesizlik ve önemli hususlarda savunma hakkının sınırlandırılmasına ilişkin g ve h bentleri, bu bent üzerinden bozma kapsamının dışında tutuluyordu. Güncel düzenlemede artık bu dışlama yoktur. Dolayısıyla eski makale ve kararların BAM’ın bu iki nedenle dosyayı geri gönderemeyeceğine ilişkin açıklamaları, bugünkü hukukmuş gibi kullanılmamalıdır. [3, m. 25 ve 39]
Bu değişiklik her gerekçe eleştirisini hukuka kesin aykırılık hâline dönüştürmez. Dilekçe, gerekçeye katılmamakla CMK 230’un aradığı gerekçenin bulunmamasını; delil talebinin reddiyle hüküm için önemli bir savunma imkânının sınırlandırılmasını ayırmalıdır. Talep edilen karar, saptanan aykırılığın kanundaki karşılığına dayanmalıdır.
Ömer Oral ve Ceza Genel Kurulu kararlarının önemi
AYM’nin Ömer Oral kararında BAM’ın kanuni bozma sınırlarını aşan yaklaşımının, somut süreçte sanığın duruşmalı inceleme ve temyiz güvencelerine etkisi değerlendirilmiştir. Beraatten sonra gelişen yargılama süreci, temyiz denetimine erişimin engellenmesiyle sonuçlanmıştır. AYM mahkemeye erişim hakkının ihlaline ve yeniden yargılamaya karar vermiştir. Bu, doğrudan beraat kararı değildir. [8, §§ 48–62]
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30 Nisan 2025 tarihli E.2024/490, K.2025/197 sayılı kararında da suç vasfının farklı değerlendirilmesine dayanan, kanuni sınırların dışındaki BAM bozmasının sonuçları incelenmiştir. Kurul, ilgili bozma ve onu izleyen işlemler yönünden hukuki geçerlilik sorununu ele alarak dosyanın BAM’da incelenmesini sağlayan sonuca ulaşmıştır. Tartışılan gönüllü vazgeçme meselesi hakkında ise bu aşamada esas incelemesi yapmamıştır. [9]
Her iki kararın da 2025 sonundaki değişiklikten önce verildiği gözetilmelidir. Bugün de önem taşıyan yönleri, BAM’ın kanunun öngördüğü inceleme usulünü kullanması ve yanlış usulün kanun yolu güvencelerini ortadan kaldırmamasıdır. Ramazan Arıtürk’ün bozmanın etkilerine ilişkin çalışması ile Ersan Şen ve Dündar Can Yorgun’un değerlendirmesi, bu tartışmanın öğretideki karşılığını sunar. Öğretideki yorumlar kanun yerine geçmez; karar tarihindeki metin ile güncel metin birlikte okunmalıdır. [12, s. 81–83, 98] [14]
İstinaf duruşmasında sözlü savunma nasıl kurulmalıdır?
Duruşma talebi somut inceleme ihtiyacına dayanmalıdır
Her istinaf başvurusu için duruşma açılması zorunlu değildir. Talep, neden dosya üzerinden incelemenin yeterli olmayacağını açıklamalıdır. Tanığın anlatımındaki belirleyici çelişkinin giderilmesi, uzman raporunun açıklattırılması veya maddi olayın doğrudan değerlendirilmesi ihtiyacı somutlaştırılabilir. “Duruşma talep ediyoruz” cümlesi yerine, kimden hangi konuda açıklama alınmasının istendiği belirtilmelidir. [1, m. 280–282]
BAM gerekli tanık ve bilirkişilerin dinlenmesine karar verebilir. Yeni delil sunuluyorsa kaynağı, ilgili olduğu mesele ve değerlendirmeye katkısı açıklanmalıdır. Hukuka aykırı elde edilmiş bir kayıt, yalnızca yeni bulunmuş olması nedeniyle kullanılabilir hâle gelmez. Duruşma davetiyesinin sonuçları da okunmalıdır; sanığın veya müdafiin gelmemesi her durumda erteleme sağlamaz. Daha ağır ceza verilebilmesi bakımından sanığın dinlenmesine ilişkin özel güvence ve kanuni istisna ayrıca dikkate alınır. [1, m. 281–282]
Açılış, soru-cevap ve kapanışın işlevi
Etkili açılış, dosyanın bütün geçmişini tekrarlamak yerine kararın çözülmesi gereken temel sorununu tanımlar. Varsayımsal açılış: “Başvurumuzun merkezinde kimlik tespiti bulunuyor. Mahkûmiyetin dayandığı tanık anlatımıyla duruşma tutanağı arasındaki çelişki açıklanmamıştır. Önce bu iki bölümü, ardından diğer delillerin neden bu boşluğu gidermediğini sunacağız.” Böyle bir giriş, heyetin anlatımı takip etmesini kolaylaştıran bir yol haritasıdır; başarı garantisi veren bir retorik formül değildir.
Heyetin sorusuna önce doğrudan cevap verilmeli, ardından gerekli dayanak gösterilmelidir. Belgede yazmayan bir bilgiyi kesinmiş gibi söylemek yerine, belgenin gösterdiği sınır açık tutulmalıdır. Aleyhe bir olgunun varlığını kabul etmek, o olgudan çıkarılan suçluluk sonucunu kabul etmek değildir. Savunma, tartışmayı bu ayrımda yoğunlaştırabilir.
Kapanışta yeniden bütün dilekçe okunmaz. Belirleyici hata ve istenen işlem kısa biçimde birleştirilir. Örneğin öncelikle mahkûmiyetin kaldırılması ve beraat; bunun için gerekli görülen incelemenin duruşmada yapılması; ayrıca tutukluluk varsa tahliye talebi birbirinden ayrılarak sunulabilir. Birbiriyle bağdaşmayan sonuçlar açıklamasız biçimde aynı düzeyde istenmemelidir.
Kararlı itiraz, ölçülü dil ve tutanak
Savunmanın etkisi ses yüksekliğiyle ölçülmez. Sözün kesilmesi veya önemli bir talebin cevapsız kalması hâlinde, müdafi talebini kısaca tekrar edip hangi mesele bakımından gerekli olduğunu açıklayabilir ve talebin, itirazın ve verilen kararın tutanağa geçirilmesini isteyebilir. Bu yaklaşım, tartışmayı kişiselleştirmeden sonraki denetim için somut kayıt oluşturur.
Heyetin mimiklerinden sonuç çıkarmak, psikolojik baskıyla karar değişeceğini varsaymak veya tanığı yönlendirmek güvenilir savunma yöntemi değildir. Dosyayı bilmeyi gösteren açıklık, ölçülü vurgu ve karşı görüşe cevap verebilme daha sağlam bir iletişim zemini sağlar. Türkçe bilmeyen veya iletişim desteğine ihtiyaç duyan sanık bakımından CMK 202 güvenceleri ayrıca işletilmelidir; yalnız müdafiin akıcı konuşması, sanığın yargılamayı anlamasının yerini tutmaz. [1, m. 202]
İstinafta ceza artabilir mi, tutukluluk sona erer mi?
Yalnız sanık lehine başvuru ve aleyhe değiştirme yasağı
İstinafa yalnız sanık lehine başvurulmuşsa yeniden verilen hükümde önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır ceza verilemez. Buna karşılık savcının veya katılanın aleyhe başvurusu varsa değerlendirme değişebilir. Bu nedenle yalnız kendi dilekçesi değil, diğer tarafların başvuruları ve bunların kapsamı da okunmalıdır. [1, m. 283]
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22 Nisan 2024 tarihli E.2022/10831, K.2024/2717 sayılı kararında, teşebbüs indiriminin sanık lehine fazla uygulanması meselesi bulunmasına rağmen aleyhe başvuru yokluğu gözetilmiş; sanığın diğer itirazları kabul edilmeyerek hüküm onanmıştır. Karar, aleyhe değiştirme yasağının cezanın ağırlaşmasına karşı güvence olduğunu, kendiliğinden beraat veya indirim sağlamadığını gösterir. [10]
Kesinleşme, tahliye ve giderler
Süresinde istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Ancak kesinleşmenin engellenmesi ile tutukluluğun sona ermesi ayrı konulardır. Tahliye talebi; tutuklama nedenleri, delillerin durumu, ölçülülük ve adli kontrol seçenekleri üzerinden ayrıca gerekçelendirilmelidir. Dosya BAM’a ulaştığında salıverilme istemi hakkında ilgili daire karar verebilir. [1, m. 104/3 ve 275] Konunun ayrıntıları için azami tutukluluk süreleri yazısına bakılabilir.
İlk derece mahkemesinin istinaf istemini süre, başvuru hakkı veya kararın istinafa elverişliliği nedeniyle reddetmesine karşı CMK 276’daki yol izlenir. BAM’ın ön incelemede verdiği ret kararları bakımından ise CMK 279’daki itiraz düzenlemesi ayrıca değerlendirilir. İki kararın aynı başvuru yöntemiyle denetleneceği varsayılmamalıdır.
Yargılama giderleri ve hükmedilen vekâlet ücreti de karar incelemesinin parçasıdır. CMK 324–327’deki gider hükümleriyle avukatla yapılan ücret sözleşmesi farklı konulardır. İnternet dilekçelerindeki hukuk davasına özgü harç veya gider avansı kalıpları ceza istinafına otomatik aktarılmamalıdır. Gider itirazında hangi kalemin neden yanlış yüklendiği açıklanmalıdır. [1]
İstinaf kararından sonra hangi yollar değerlendirilir?
BAM kararının temyize açık olup olmadığı yalnız sonuç cezanın miktarına bakılarak belirlenemez. CMK 286’daki karar türleri, ilk hüküm, BAM’ın yaptığı değişiklik ve üçüncü fıkradaki suç istisnaları birlikte incelenmelidir. “Beş yılın altındaki her ceza kesindir” biçiminde bir genelleme güvenilir değildir. İlk kez BAM tarafından verilen mahkûmiyet bakımından da özel düzenleme vardır. [1, m. 286]
Temyize açık bir hükümde güncel başvuru süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak istinafta sanık bakımından gerekçe gösterilmemesine ilişkin kural temyize taşınamaz: Temyiz nedenleri CMK 294 ve 298 çerçevesinde önem taşır. Eski düzenlemedeki ek gerekçe süresine güvenilmemeli; karar tarihine göre geçiş hükümleri kontrol edilmelidir. [1, m. 291, 294 ve 298] [2, m. 19–22]
Kesin BAM kararları için CMK 308/A kapsamında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi bulunmaktadır. Sanığın bu yetkinin kullanılmasını istemesi, doğrudan yeni bir olağan kanun yolu açmaz. Bireysel başvuru ise temel hak ihlali, olağan yolların tüketilmesi ve süre yönünden ayrı koşullara tabidir; istinafın tekrarı olarak görülmemelidir. Bireysel başvurudaki otuz günlük süre, kural olarak olağan başvuru yolları tüketildikten sonra nihai kararın öğrenilmesine göre değerlendirilir. Olağanüstü yola başvurulmasının bu süreyi kendiliğinden beklettiği varsayılmamalıdır; istemin kabul edilerek yeni bir yargısal süreç başlatılması ayrıca değerlendirilir. [1, m. 308/A] [15, s. 16–17]
Sonuç
Ceza istinafında güçlü savunma, mahkûmiyet gerekçesini dosya üzerinden sınayabilen savunmadır. Önce başvurunun süresi ve kabul koşulları güvenceye alınmalı; ardından belirleyici hatalar, ilgili belgeler ve bunlara uygun talepler bir araya getirilmelidir. Güncel bozma yetkisi, duruşma ihtiyacı, aleyhe başvurular ve tutukluluk ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Savunmanın ikna gücü, kullanılan sert ifadeden veya eklenen karar sayısından değil, hangi hatanın hangi hukuki sonucu gerektirdiğini açıkça gösterebilmesinden doğar.
İlgili yazılar: Adli Para Cezasının Ödenmemesi ve Hapse Çevrilmesi; Birden Fazla Cezanın İnfazı ve İçtima; Müddetnameye İtiraz ve İnfaz Hesabının Düzeltilmesi.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza davasında istinaf süresi kaç gündür?
Güncel rejimde süre iki haftadır; gerekçeli hükmün tebliğine göre hesaplanır. 1 Haziran 2024’ten önce verilen hükümler için geçiş düzenlemesi ayrıca incelenmelidir. Tebligat ve tatil ayrımları için süre hesabı bölümüne bakılabilir.
İstinaf dilekçesi hangi mahkemeye verilir?
Bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine verilir. Zabıt kâtibine beyan ve tutuklu sanık için kurum aracılığıyla başvuru olanakları da vardır. Başvurunun alındığını gösteren kayıt saklanmalıdır.
Gerekçe yazmadan başvuru yapılabilir mi?
CMK 273/4’teki kişiler bakımından neden gösterilmemesi incelemeyi engellemez. Savcı yönünden gerekçeli başvuru yükümlülüğü farklıdır. Bununla birlikte dosyaya özgü gerekçeler, sanığın başvurusunun esasını açık ve denetlenebilir hâle getirir.
İstinafta mutlaka duruşma yapılır mı?
Hayır. Kanun dosya üzerinden verilebilen kararlar da öngörür. Duruşma talebinde hangi tanığın, raporun veya maddi olay sorununun doğrudan inceleme gerektirdiği açıklanmalıdır.
İstinafta yeni delil sunulabilir mi?
İstinaf maddi olay incelemesini de içerdiğinden yeni delilin değerlendirilmesi istenebilir. Delilin kaynağı, hukuka uygunluğu ve hangi sorunu çözdüğü belirtilmelidir. Sunulan her belgenin mutlaka toplatılacağı veya sonucu değiştireceği söylenemez.
Yalnız sanık başvurmuşsa ceza artar mı?
Yalnız sanık lehine başvuru varsa CMK 283’teki cezanın ağırlaştırılması yasağı uygulanır. Savcının veya katılanın aleyhe başvurusu bulunup bulunmadığı mutlaka kontrol edilmelidir. Bu güvence beraat sonucunu zorunlu kılmaz.
İstinaf başvurusu tahliye sağlar mı?
Kendiliğinden sağlamaz. Süresinde başvuru hükmün kesinleşmesini engeller; tahliye ise tutukluluğun şartları üzerinden ayrıca değerlendirilir. Kesinleşme ve tahliye ayrımı bu nedenle önemlidir.
Gerekçesiz karar nedeniyle dosya geri gönderilebilir mi?
CMK 289/1-g kapsamındaki gerekçesizlik, 7571 sayılı Kanun sonrasında CMK 280/1-e uyarınca bozma nedenleri arasındadır. Ancak gerekçenin sonucuna katılmamak ile kanunun aradığı gerekçenin bulunmaması aynı değildir.
Süresi geçen istinaf başvurusu kurtarılabilir mi?
Kusursuz engel varsa eski hâle getirme koşulları değerlendirilebilir. Engelin kalkmasından itibaren uygulanacak süre içinde hem gerekçeli istem hem kaçırılan işlem yerine getirilmelidir. Salt unutma veya gerekçesiz gecikme yeterli kabul edilemez.
HAGB kararına karşı her zaman istinafa mı gidilir?
Hayır. İlk HAGB tarihi, kararın niteliği ve kesinlik istisnaları önemlidir. Eski HAGB kararları ile denetim ihlali üzerine açıklanan hüküm bakımından farklı düzenlemeler vardır. HAGB bölümündeki ayrım uygulanmalıdır.
İstinaf ne kadar sürer?
Her dosya için geçerli tek bir sonuçlanma süresi verilemez. Dosyanın kapsamı, eksik işlemler, duruşma ihtiyacı ve ilgili dairenin iş yükü etkili olabilir. Somut veriye dayanmayan ay veya yıl taahhüdü güvenilir değildir.
İstinaftan sonra her dosya Yargıtaya gider mi?
Hayır. CMK 286’daki temyiz edilebilirlik koşulları ayrıca incelenir. Kararın türü, ceza, suç istisnaları ve ilk kez BAM’da mahkûmiyet kurulması gibi ayrımlar belirleyicidir. Temyiz başvurusunda gerekçe kuralları da istinaftan farklıdır.
Kaynakça
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 38/A–42, 104, 201–217, 223, 226, 230, 260–298, 308/A, 324–331. Adalet Bakanlığı metni. Değişen hükümler aşağıdaki kanunlarla birlikte değerlendirilmiştir.
2. 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kabul: 2.3.2024, özellikle m. 18–22; CMK geçici m. 6. TBMM kabul metni.
3. 7571 sayılı Kanun, kabul: 24.12.2025, Resmî Gazete: 25.12.2025/33118, özellikle m. 25 ve 39. TBMM kabul metni.
4. 7589 sayılı Kanun, kabul: 16.7.2026, m. 15 ile yeniden düzenlenen CMK 231/11–12. TBMM kabul metni.
5. Elektronik Tebligat Yönetmeliği, Resmî Gazete: 6.12.2018/30617, özellikle m. 9–10. Kamu kurumu üzerinden yönetmelik metni.
6. Anayasa Mahkemesi, 26.7.2023, E.2022/144, K.2023/137, özellikle §§ 35–50 ve karşıoy; Resmî Gazete: 24.10.2023/32349. Karar.
7. Anayasa Mahkemesi, Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18.6.2014, özellikle §§ 30–39, 60–72. Karar.
8. Anayasa Mahkemesi, Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9.1.2025, özellikle §§ 48–62; Resmî Gazete: 12.6.2025/32924. Karar.
9. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 30.4.2025, E.2024/490, K.2025/197. Tam karar metni.
10. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 22.4.2024, E.2022/10831, K.2024/2717. DeJure karar kaydı — hesapla erişim.
11. Ülkem Cansu Aygün Karakoyunlu, “Ceza Muhakemesi Hukukunda İstinaf”, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 20(2), 2023, s. 247–288; özellikle s. 255–256. Makale.
12. Ramazan Arıtürk, “Ceza Muhakemesi Hukukunda İstinaf Kanun Yoluna İlişkin Olarak Bölge Adliye Mahkemelerinin Bozma Kararının Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme”, Kırklareli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 3(1), 2025, s. 79–100; özellikle s. 81–83, 98. DOI: 10.62124/kluhfd.1653942. Makale.
13. Muharrem Özen, “Türk Ceza Muhakemesinde İstinaf”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 65(4), 2016, s. 2331–2388; özellikle s. 2336–2337. Makale.
14. Ersan Şen ve Dündar Can Yorgun, “İstinafta İnceleme Usulü ve Temyiz Hakkı Engeli”, 13.7.2026. Yazı.
15. Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Sisteminin Desteklenmesi Ortak Projesi, Bireysel Başvuru Usulü eğitim modülleri, Modül 2, s. 16–17. Eğitim metni.