Şirketin tasfiyeye girmesi veya ticaret sicilinden silinmesi, vergi ve SGK borçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak bu borçların her ortağa, müdüre veya tasfiye memuruna aynı şartlarla yöneltilmesi de mümkün değildir. Şirket türü, kişinin görevi, borcun dönemi, şirketten tahsil imkânı ve tasfiyede yapılan dağıtımlar birlikte incelenir. Ödeme emri geldiğinde ise önce belgenin türü, tebliğ tarihi ve görevli mahkeme belirlenmelidir; ödeme emrine karşı dava süresi kural olarak 15 gündür. [1–6]
Tasfiye kararı, vergi ve SGK borçları bakımından neyi değiştirir?
Tasfiye, şirketin mevcut işlerinin tamamlanması, alacaklarının toplanması, borçlarının ödenmesi ve kalan varlığının paylaşılması sürecidir. Anonim şirket tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur; limited şirketlerde de ilgili anonim şirket hükümleri uygulanır. Dolayısıyla tasfiye kararı alındığında borcun muhatabı hemen şirketten ortaklara dönüşmez. Kamu alacağının şirket dışındaki bir kişiden istenebilmesi, o kişiye uygulanabilecek özel sorumluluk hükmünün şartlarına bağlıdır. [1]
Üç işlem birbirinden ayrılmalıdır: Verginin hesaplanıp muhatabına yöneltilmesi anlamındaki tarhiyat, kesinleşen veya tahsil edilebilir hâle gelen alacağın takibi ve tasfiye işlemlerindeki kusur nedeniyle açılabilecek tazminat davası. Aynı olay bunlardan birkaçını doğurabilir; fakat her birinin tarafı, ispat konusu ve yargı yolu farklı olabilir. Tasfiye memurunun TTK m.553 kapsamındaki özel hukuk sorumluluğu, vergi dairesinin kamu alacağını tahsil etme yetkisinin doğrudan karşılığı değildir. [1–4] Bu konuya ilişkin Tasfiye Hâlindeki Şirketten Alacak Tahsili yazımızda daha ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
Ortaklık, yöneticilik ve tasfiye memurluğu neden ayrı incelenir?
Aşağıdaki karşılaştırma, kişisel sorumluluğa hangi kapıdan bakılacağını gösterir. Bir kişi aynı anda ortak, müdür ve tasfiye memuruysa, her sıfatın şartları ayrıca değerlendirilir.
| Kişinin sıfatı | Başlıca dayanak | Temel koşul | Kişisel kapsam |
|---|---|---|---|
| Yalnız AŞ pay sahibi | TTK m.329 | Tek başına pay sahipliği yetmez | Özel tasfiye hükümleri saklı |
| Yalnız limited ortağı | 6183 m.35 | Şirketten tahsil edilememe veya edilemeyeceğinin anlaşılması | Sermaye payı oranında |
| Vergi borcunda kanuni temsilci | VUK m.10 | Vergi ödevinin ihlali ile tahsil edilememe bağlantısı | İlgili vergi ve bağlı alacak |
| Diğer kamu borçlarında temsilci | 6183 mükerrer m.35 | Şirketten tahsil edilememe veya edilemeyeceğinin anlaşılması | Uygulanabilir özel hükümlerle |
| SGK bakımından yönetici veya temsilci | 5510 m.88 | Görev, dönem ve haklı sebep incelemesi | İşverenle müteselsil |
| Tasfiye memuru | 6183 m.33; KVK m.17; VUK m.10 | İlgili tasfiye kuralının ihlali veya özel tarhiyat rejimi | Her hükümde ayrıca belirlenir |
Bu tablo bir tahsil sırası değildir. Özellikle SGK yöneticilik sorumluluğuna, limited ortağının sorumluluğundaki bütün ön şartları taşımak hatalıdır. Anonim şirkette yalnız pay sahibi olmak da yönetim kurulu üyeliğiyle aynı hukuki konum değildir. [1–5]
Anonim şirkette pasif pay sahibi hangi durumda muhatap olabilir?
TTK m.329 uyarınca pay sahibi, taahhüt ettiği sermaye payı dolayısıyla şirkete karşı sorumludur. Limited ortaklarına özgü 6183 m.35, sırf ortak olduğu için anonim şirket pay sahibine uygulanmaz. Ancak kişinin ayrıca kanuni temsilci, yönetim kurulu üyesi veya ilgili SGK hükmü kapsamında yönetici olması farklı bir sorumluluk doğurabilir. [1,2,5]
Tasfiyede ayrıca önemli bir istisna vardır: KVK m.17/7, maddede belirtilen vergilerin asılları ve zamları bakımından tasfiye sırasında dağıtım veya diğer yollarla iktisadi kıymet alan ortaklara da başvurulmasını düzenler. Bu nedenle “AŞ ortağı hiçbir koşulda şirketin kamu borcuyla muhatap olmaz” sonucu doğru değildir. Salt pay sahipliği ile tasfiyeden değer alınması ayrı olgulardır. [4]
Limited ortağının sorumluluğu yatırdığı sermaye tutarıyla mı sınırlıdır?
6183 m.35 bakımından sınır, şirkete yatırılan sermayenin lira tutarı değil, kamu alacağının sermaye payı oranına karşılık gelen kısmıdır. Sorumluluk doğduğunda bu tutar için ortağın kişisel malvarlığına başvurulabilir. Varsayımsal olarak, şirketten tahsil edilemeyen 800.000 TL kamu alacağında yüzde 25 pay sahibi olan kişinin yalnız ortaklık sıfatından kaynaklanan payı 200.000 TL olabilir. Örnekte bütün sorumluluk şartlarının gerçekleştiği varsayılmıştır; müdürlük gibi başka bir sıfat varsa değerlendirme değişir. [2] Benzer bir durumla karşılaşan okuyucular için Limited Şirket Ortağının Vergi Borcu yazısı yol gösterebilir.
Şirketten tahsil edilememe şartı nasıl ortaya konulur?
Şirketin borcu vadesinde ödememesi, tek başına her durumda ortağa veya temsilciye gidilmesini haklı kılmaz. 6183 m.3; malvarlığı araştırmasında haczedilebilir mal bulunamamasını, satış gelirinin borcu karşılamamasını ve haczedilen varlıkların değerinin yetersiz olduğunun anlaşılmasını farklı tahsil durumları olarak düzenler. Dolayısıyla takip dosyasında şirketin malvarlığı araştırmaları, hacizler, değerlemeler ve tahsilatlar incelenmelidir. [2]
Öte yandan “bütün mallar mutlaka satılmadan hiç kimse takip edilemez” biçiminde mutlak bir kural da kurulamaz. Kanun, tahsil edilemeyeceğinin takip sırasında anlaşılmasını ayrıca kabul eder. İdarenin bu sonuca hangi somut işlemler ve belgelerle ulaştığı önemlidir. Şirketin alacakları, banka hesapları veya tahsil edilebilir başka varlıkları gözden kaçırılmışsa bunlar savunmanın maddi temelini oluşturabilir. [2]
Önce müdüre, sonra ortağa başvurulması zorunlu mudur?
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 11.12.2018 tarihli, E.2013/1, K.2018/1 sayılı kararı bu ayrımı açıklar. Uyuşmazlık, şirketten alınamayan vergi borcu için limited ortağının takibinden önce kanuni temsilcinin de takip edilmesinin gerekip gerekmediğidir. Kurul, temsilci ile ortak arasında zorunlu bir öncelik bulunmadığına karar vermiştir. Bununla birlikte şirketten tahsil edilememe veya edilemeyeceğinin anlaşılması şartını kaldırmamıştır. [7]
Pratik sonuç şudur: “Müdüre gidilmedi” savunması tek başına yeterli olmayabilir; “şirketten tahsil şartı gerçekleşmedi” savunması ise ayrı incelenir. Organ ve Sevinç Ceyhan, öğretide temsilciye öncelik verilmesini savunarak kararın sonuçlarını eleştirir. Bu görüş bir hukuk politikası değerlendirmesidir; yürürlükteki içtihadın yerine geçen bir takip sırası olarak sunulamaz. [7,8]
Müdürün görev dönemi ve pay devri sorumluluğu nasıl etkiler?
Vergi borcunda temsilcilik yalnız sicildeki unvandan ibaret değildir
VUK m.10, vergi ödevlerinin yerine getirilmemesi yüzünden şirketten alınamayan vergi ve bağlı alacaklar bakımından kanuni temsilciye başvurulmasını düzenler. Hangi ödevin kimin görev döneminde yerine getirilmediği ve bunun tahsil edilememe ile ilişkisi gösterilmelidir. Borcun ait olduğu yıl, beyanname tarihi, ödeme vadesi ve temsil yetkisinin başlangıç veya bitişi aynı tarih olmayabilir. [3]
Göreve yeni gelen müdürün bütün geçmiş borçlardan otomatik sorumlu tutulması da, borç eski bir döneme ait diye hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığının varsayılması da isabetli değildir. Beyan, ödeme ve diğer vergisel ödevlerin hangi temsilci tarafından yerine getirilmesi gerektiği dosya üzerinden belirlenir. Azil veya istifa belgesi, organ kararları, tescil ve ilan kayıtları, temsil yetkisinin devri ve fiilen yapılabilen işlemler birlikte değerlendirilir. Muhasebe işlerinin dışarıdan yürütülmesi, kanuni temsilcinin vergi ödevlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. [1,3]
VUK kapsamındaki vergilerle diğer kamu alacakları da ayrılmalıdır. 6183 mükerrer m.35'in temsilci sorumluluğu, VUK m.10'daki ödev ihlali düzenlemesiyle eşitlenemez. Ayrıca mükerrer m.35'in, farklı dönemlerdeki temsilcilere ilişkin beşinci ve VUK ile birlikte uygulanmaya ilişkin altıncı fıkraları Anayasa Mahkemesinin E.2014/144, K.2015/29 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Eski metindeki hükümler güncel takip dayanağı gibi kullanılmamalıdır. [2,3] Şirket Müdürü ve Kanuni Temsilcinin Vergi Borcu yazısı da bu konuyu farklı bir açıdan incelemektedir.
Limited payını devretmek geçmiş kamu borcunu ortadan kaldırır mı?
6183 m.35, devir öncesine ait kamu alacakları bakımından devreden ile devralanı, ilk fıkradaki pay oranı esasına göre müteselsilen sorumlu tutar. Borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde pay sahiplerinin farklı olması için de özel düzenleme vardır. Bunlar, mükerrer m.35'te iptal edilen temsilci hükümlerinden ayrı, ortaklığa ilişkin kurallardır. [2]
Devir sözleşmesindeki “bütün borçları alıcı üstlenir” kaydı, taraflar arasında bir talebin dayanağı olabilir; kamu idaresinin kanundan doğan takip yetkisini tek başına ortadan kaldırmaz. Devir sözleşmesi, gerekli şirket onayı, pay kayıtları ve sicil belgeleriyle devrin hukuken gerçekleştiği tarih belirlenmelidir. Müdürlükten ayrılma ile pay devri de ayrı işlemlerdir; birinin gerçekleşmesi diğer sıfatı mutlaka sona erdirmez. [1,2]
SGK borçlarında neden farklı bir sorumluluk vardır?
5510 m.88; primlerin ve diğer Kurum alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın süresinde ödenmemesi hâlinde, tüzel kişi işverenin yönetim kurulu üyeleri dâhil üst düzey yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerini işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutar. Bu özel düzenlemede, şirketten tahsil yollarının önceden tüketilmesi genel bir ön şart değildir. Uygulanabilecek tutar, yalnız ortaklık payıyla sınırlandırılamaz. [5]
Ancak her çalışana “yönetici” denilmesi yeterli değildir. Görevin hukuki niteliği, kişinin yetkisi, sorumluluk dönemi ve ödememenin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı araştırılır. Yönetim kurulu üyeleri kanunda ayrıca sayıldığından, temsil yetkisini devretmenin vergi ve SGK bakımından aynı sonucu doğuracağı varsayılmamalıdır. Şirketin yalnızca parasının bulunmaması, her dosyada kendiliğinden haklı sebep oluşturduğu kabul edilebilecek bir savunma değildir. [5]
Yalnız limited ortağı olup yöneticilik sıfatı taşımayan kişiye yöneltilen takip ise 6183 m.35'in pay oranı ve şirketten tahsil şartlarıyla incelenir. Aynı kişinin hem ortak hem müdür olduğu dosyada, ödeme emrinin hangi sıfata dayandığının belirlenmesi bu yüzden sonucu değiştirebilir. [2,5]
Tasfiye memurunun kişisel sorumluluğunu doğuran üç düzenleme
Kamu alacağını ayırmadan dağıtım: 6183 m.33
6183 m.32 uyarınca tasfiyede kamu borçlarının ödenmesine ilişkin yükümlülükler tasfiye memurlarına geçer. M.33, tasfiyenin başladığının üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine bildirilmesini; kamu alacakları ödenmeden veya ödeme için ayrılmadan tasfiye sonucunun dağıtılmamasını ya da üzerinde tasarrufta bulunulmamasını öngörür. [2]
Aykırı dağıtım veya tasarruf, tasfiye memurunun şahsen ve müteselsilen sorumluluğunu doğurabilir. Bu maddede sorumluluk, yapılan tasarrufun parasal değerini geçemez. Risk yalnız tasfiye sırasında doğan borçlarla sınırlı görülmemelidir: Mevcut eski kamu borcu için ayrılması gereken varlığın dağıtılması da incelenir. Ayrılan tutarın yeterliliği, banka kayıtları ve dağıtım belgeleri önem taşır. [2]
Kurumlar vergisinde vergi karşılığı: KVK m.17
KVK m.17/7; tahakkuk etmiş vergiler, tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergiler ve maddede belirtilen ihtilaflı tarhiyatlar için karşılık ayrılmasını özel olarak düzenler. Kanunda gösterilen alacaklılara ödeme veya ortaklara dağıtım bu güvence gözetilmeden yapılırsa tasfiye memurları vergi asılları, zamlar ve vergi cezaları yönünden şahsen ve müteselsilen sorumlu olabilir. [4]
Bu hükme, başka bir maddede yazılı parasal sınır otomatik taşınmamalıdır. KVK m.17/7'nin şartları, 6183 m.33'teki tasarruf değeri sınırı ve VUK m.10/5'teki dağıtılan tutar sınırı ayrı incelenir. KVK, vergi asılları ve zamlarının belirli şartlarla değer alan ortaklardan tahsilini; tasfiye memurunun ödediği vergi asılları için kanunda gösterilen kişilere rücuyu da düzenler. Aynı vergi aslının iki kez tahsil edilmesi mümkün değildir; rücu hakkı da fiilen geri ödeme elde edileceği garantisi sağlamaz. [2–4]
Son tasfiye beyannamesi, tasfiyenin sonuçlanmasından itibaren 30 gün içinde verilir. Tasfiye memurları bu beyannameyle birlikte işlemlerin incelenmesini dilekçeyle ister. KVK m.17/8'deki üç ay, incelemeye başlama süresidir; üç ayın geçmesi bütün vergi risklerinin sona erdiği anlamına gelmez. Beyanname, bilanço ve ortaklara dağıtılan değerler listesi kapanış dosyasında birlikte saklanmalıdır. [4]
Sicilden silinmeden sonra yapılacak tarhiyat: VUK m.10
Tasfiye edilerek sicilden silinen şirketlerde, tasfiye öncesi dönemlere ait tarhiyat ve ceza kesme işlemleri VUK m.10/5 kapsamında kanuni temsilcilerden; tasfiye dönemine ilişkin olanlar tasfiye memurlarından herhangi biri adına, düzenlemedeki müteselsil sorumluluk çerçevesinde yapılır. Bu fıkrada tasfiye memurunun sorumluluğu, tasfiye sonucunda dağıtılan tutarla sınırlıdır. Limited ortaklarının tasfiye öncesi dönemlere ilişkin pay oranındaki sorumluluğu ayrıca düzenlenmiştir. [3]
Bu rejimin güncel dayanağı KVK m.17/9 değildir. Söz konusu fıkra 2018'de kaldırılmış, düzenleme VUK m.10'a taşınmıştır. Tasfiye dışındaki nedenlerle tüzel kişiliğin sona ermesi için de VUK m.10/6 ayrıca incelenir. Her olayda önce şirketin ihyasını istemek gerektiği kabul edilemez; vergi kanununun doğrudan belirlediği muhatap ile şirket adına işlem yapılmasını gerektiren uyuşmazlık ayrılmalıdır. [3,9] Konunun ayrıntıları için Tasfiye Memurunun Sorumluluğu ve Görevden Alınması yazısına bakılabilir.
Vergi aslı ile cezalar aynı şekilde mi değerlendirilir?
Vergi aslı, gecikme alacakları, vergi ziyaı veya usulsüzlük cezası ve SGK idari para cezası ayrı kalemler hâlinde kontrol edilmelidir. “Cezalar şahsidir” denilerek bütün idari vergi cezalarının temsilci sorumluluğu dışında bırakılması doğru olmaz: VUK m.333, m.10 hükmünün vergi cezalarında da uygulanacağını belirtir. KVK m.17/7 de vergi cezalarını açıkça kapsar. Buna karşılık vergi suçları nedeniyle kişilere uygulanabilecek ceza sorumluluğu, kamu borcunun tahsiliyle aynı mesele değildir. [3,4]
SGK idari para cezasının ilk tesisine karşı başvuru ile kesinleşmiş alacak için gönderilen ödeme emrine karşı dava da aynı değildir. İlk işlemde 5510 m.102'nin Kuruma itiraz ve idare mahkemesine başvuru düzeni; ödeme emri aşamasında ise m.88 ve 6183 hükümleri değerlendirilir. Belgenin yalnız üst başlığına bakılarak dava yolu seçilmemelidir. [5]
Ödeme emrine karşı süre, mahkeme ve geçici koruma
6183 m.55 ve 58'deki güncel süre 15 gündür. Eski kaynaklardaki yedi gün, 7061 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Vergi ihbarnamesine ilişkin genel dava süresinin ödeme emrine uygulanması da süre kaybına yol açabilir. [2,6,10]
| Gelen belge | Temel dava süresi | Görev ve yetki | Dava takibi durdurur mu? |
|---|---|---|---|
| Vergi alacağı için ödeme emri | Tebliğden itibaren 15 gün | Emri düzenleyen dairenin bulunduğu yer vergi mahkemesi | Kendiliğinden durdurmaz |
| SGK alacağı için ödeme emri | Tebliğden itibaren 15 gün | Alacaklı SGK biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi | Kendiliğinden durdurmaz |
| Vergi/ceza ihbarnamesi | Genel kural 30 gün | İlgili vergi dairesinin bulunduğu yer vergi mahkemesi | Tarhiyat davalarının ayrı kuralları uygulanır |
Süre hesabında tebliğ günü ile sürenin işlemeye başladığı gün ayrılmalı; elektronik tebligatta belgeyi fiilen açma tarihi tek ölçüt alınmamalıdır. Usulsüz tebligat, tatil ve özel usul ihtimalleri belge üzerinden değerlendirilir. Vergi dairesine veya SGK'ya açıklama dilekçesi verilmesi, dava süresinin mutlaka durduğu varsayımıyla beklemeyi haklı kılmaz. [2,3,5,6]
Vergi ödeme emrine karşı davada, gerekiyorsa yürütmenin durdurulması ayrıca istenir. İYUK m.27 kapsamında işlemin açık hukuka aykırılığı ile uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması birlikte somutlaştırılmalıdır. Banka blokesi, geçim veya işletme ödemelerinin etkilenmesi belgelenebilir; teminat konusu ayrıca değerlendirilir. SGK ödeme emrinde ise adli yargının koşullarına uygun geçici hukuki koruma ele alınır. Dava açılmış olması tek başına haczi veya tahsilatı durdurmaz. [5,6] Bu aşamanın ayrıntıları Ödeme Emrine İtiraz başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır.
Savunma dosyası hangi belgelerle kurulmalıdır?
6183 m.58; borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarını düzenler. Kişinin sorumlu sıfatı taşımaması, pay oranının yanlışlığı ve gerekli tahsil şartlarının oluşmaması gibi itirazlar ilgili hukuki çerçevede somutlaştırılmalıdır. Ödeme emri davası, kesinleşmiş bütün vergilendirme işlemlerini sınırsız biçimde yeniden tartışma fırsatı değildir. [2]
| İncelenecek sorun | Temel belge | Belgenin göstereceği konu |
|---|---|---|
| Yanlış kişi veya dönem | Sicil dosyası, atama ve ayrılma kararları | Sıfat ve yetki tarihleri |
| Pay oranı veya devir | Devir sözleşmesi, onay ve pay kayıtları | Ortaklığın kapsamı |
| Şirketten tahsil şartı | Malvarlığı araştırması, haciz ve tahsil kayıtları | Tahsil imkânı |
| Ödenmiş veya mükerrer borç | Dekont, mahsup ve hesap dökümleri | Borcun kalan tutarı |
| Tasfiyede güvence ve dağıtım | Bilanço, banka ve dağıtım listeleri | Ayrılan ve dağıtılan değer |
| Süre veya tebligat sorunu | Tebliğ mazbatası, elektronik kayıtlar | Başlangıç ve usul |
Borç dökümü her dönem ve alacak kalemi için ayrı çıkarılmalıdır. Zamanaşımı hesabında yalnız borcun yılına bakılmaz; uygulanacak kanun, başlangıç, kesilme ve durma nedenleri incelenir. SGK alacaklarının zamanaşımı rejimi vergi alacaklarıyla otomatik aynılaştırılamaz. Şirketin, temsilcinin veya başka bir ortağın yaptığı ödemeler de kalan borca işlenmelidir. [2,5]
Davayı, işlem kendi adına düzenlenen kişi kendi hukuki menfaati kapsamında açar; şirket adına gelen işlemle kişisel ödeme emri birbirinin yerine geçmez. Vergi işleminde ilgili idare, SGK takibinde Kurum muhatap alınır. İptal nedeninin kapsamı da önemlidir: Bir ödeme emrinin usul nedeniyle iptali, borcun her durumda bütünüyle ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti riski, talebin ve uyuşmazlık değerinin yanında değerlendirilmelidir.
Borç gerçekten mevcutsa ödeme, kanuni şartları varsa tecil veya diğer ödeme kolaylıkları da incelenebilir. Başvuru yapılması ile kabul edilmiş bir ödeme düzeninin sonuçları farklıdır. Kamu borcu ödendikten sonra şirkete veya dağıtım alan kişilere yöneltilebilecek rücu talepleri, ilgili sorumluluk hükmü ve sözleşmeler üzerinden ayrıca değerlendirilir. [2–4]
Hukuki değerlendirme ve belge paylaşımı
Ödeme emri, tebliğ belgesi, dönemsel borç dökümü ve şirketin görev değişiklikleri birlikte incelendiğinde kişisel sorumluluk daha sağlıklı belirlenebilir. Tasfiye henüz başlamamışsa kamu borcu envanteri ve dağıtım öncesi ayrılacak tutarlar; takip başlamışsa süre, muhatap ve geçici koruma ihtiyacı öncelik taşır.
Büroya iletilen bilgi ve belgeler, hukuki değerlendirme ve üstlenilen hizmetin yürütülmesi amacıyla, meslek sırrı ve kişisel verilerin korunması ilkeleri çerçevesinde ele alınır. Hassas mali belgeler paylaşılmadan önce bürodan güvenli iletişim kanalı öğrenilmelidir. İlk iletişim tek başına işin kabul edildiği anlamına gelmez.
<!-- grup-3-baglantilari -->
İlgili konularda şirket tasfiyesinin işlem ve belge düzeni ve terkin sonrası ihya ve ek tasfiye hakkındaki incelemelerimize bakabilirsiniz. Tasfiyeden dönmenin vergi ve sosyal güvenlik yönü için Tasfiyeden Dönme yazısına bakılabilir.
Sonuç
Şirket tasfiyesinde kamu borcu değerlendirmesi; şirket türü, kişinin sıfatı, görev ve borç dönemleri, tahsil şartları ve dağıtılan değerler üzerinden yapılmalıdır. Limited ortaklığı, vergi temsilciliği, SGK yöneticiliği ve tasfiye memurluğu aynı sorumluluk değildir. Doğru yaklaşım, ödeme emrindeki her kalemi ilgili kanunla eşleştirmek, kanıtları toplamak ve süreyi koruyarak uygun mahkemede gerekli talepleri ileri sürmektir.
İlgili yazılar: SGK Ödeme Emrine İtiraz; Şirketin SGK Borcundan Kim Sorumludur?; Tasfiye Edilen Şirketin Vergi Borcundan Sorumluluk.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirket sicilden silinince vergi ve SGK borcu biter mi?
Hayır. Sicilden silinme tek başına borcu ortadan kaldırmaz. Ancak eski ortak, temsilci veya tasfiye memurunun sorumluluğu için kendisine uygulanacak kanuni şartlar ayrıca bulunmalıdır. [2–5]
Anonim şirketin bütün ortaklarına SGK ödeme emri gönderilebilir mi?
Sırf anonim şirket pay sahibi olmak yeterli değildir. Yönetim kurulu üyeliği, üst düzey yöneticilik veya kanuni temsilcilik gibi 5510 m.88 kapsamındaki sıfatlar ve ilgili dönem araştırılır. [1,5]
Limited şirkette sermaye borcumu ödedim; kamu borcundan kurtulur muyum?
Sermaye taahhüdünün yerine getirilmesi, 6183 m.35'teki sorumluluğu tek başına kaldırmaz. Şartları oluştuğunda kamu borcunun pay oranınıza karşılık gelen kısmı kişisel malvarlığınızdan istenebilir. [2]
Tasfiye memuru şirkete ait bütün borçları sınırsız öder mi?
Hayır. Dayanak hüküm belirlenmelidir. 6183 m.33 tasarrufun parasal değerini, VUK m.10/5 dağıtılan tutarı esas alan sınırlar içerir. KVK m.17 ve varsa diğer sıfatlardan doğan sorumluluk ayrıca incelenir. [2–4]
Ödeme emrine karşı dava açmak haczi durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. Vergi mahkemesinde yürütmenin durdurulması, SGK uyuşmazlığında görevli adli yargı merciinde uygun geçici koruma ayrıca değerlendirilmelidir. [5,6]
Ödeme emrini alınca kaç gün içinde dava açılmalıdır?
6183 kapsamındaki ödeme emrinde süre tebliğden itibaren 15 gündür. Vergi ihbarnamesi veya SGK idari para cezası gibi başka belgelerin süre ve başvuru düzeni farklı olabilir. [2,5,6,10]
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.329, 370, 533–536, 553, 573, 595, 623 ve 643. Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan kanun metni.
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, m.3, 32, 33, 35, mükerrer 35, 55 ve 58. Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat sistemi.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m.10 ve 333. Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat sistemi.
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, m.17. Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat sistemi.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.88, 93, 101 ve 102. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan kanun metni. M.88'in onuncu fıkrasındaki sonraki değişiklik için 7538 sayılı Kanun m.11, Sağlık Bakanlığı yayımı.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.7, 8, 27 ve 37. Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat sistemi.
- Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 11.12.2018, E.2013/1, K.2018/1. Danıştay Kararlar Dergisi, 2019/1, s.82–98, tam karar.
- İbrahim Organ ve Cansu Sevinç Ceyhan, “Anonim ve Limited Şirketler Özelinde Ortaklar ile Kanuni Temsilcilerin Vergi Borçlarından Doğan Sorumlulukları”, Maliye Dergisi, 177, 2019, s.402–421. Hazine ve Maliye Bakanlığı yayımı.
- 7103 sayılı Kanun, m.9 ve 74; VUK m.10'a eklenen fıkralar ve KVK m.17/9'un kaldırılması. TBMM kabul edilen kanun metni.
- 7061 sayılı Kanun, m.9 ve 123; 6183 sayılı Kanun'daki ilgili sürelerin 15 güne çıkarılması. TBMM kabul edilen kanun metni.