Şirket birleşmesi veya bölünmesi, ortağın payının ve ortaklık haklarının karşılıksız biçimde ortadan kaldırılmasına izin vermez. Ortak; işlemden önce belgeleri inceleyebilir, paylarının hangi değer ve haklarla karşılanacağını sorgulayabilir ve şartları varsa işlemden sonra denkleştirme veya iptal davası açabilir. Birleşme sözleşmesinde ayrılma akçesi öngörülmesi de mümkündür. Ancak bu yolların şartları aynı değildir: bedelin yetersizliği, hukuka aykırı karar ve ortaklıktan ayrılma isteği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Özellikle iki süre birbirinden ayrılmalıdır. Olağan birleşmede inceleme için genel kurul kararından önceki otuz günlük dönem, bölünmede ise genel kurul kararından iki ay önce başlayan inceleme düzeni bulunur. TTK m. 191 ve 192 kapsamındaki iki aylık dava süreleri ise kural olarak kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına bağlanmıştır. İnceleme süresinin başlaması, dava süresinin de başladığı anlamına gelmez. TTK m. 149, 171, 191–192.
Birleşme ve bölünme ortağın hukuki durumunu nasıl değiştirir?
Birleşme, pay satın alınmasından farklıdır
Birleşmede bir şirket başka bir şirketi devralabilir veya şirketler yeni kurulan bir şirket içinde birleşebilir. Devrolunan şirket tasfiyesiz sona erer; aktif ve pasifleri tescille devralan şirkete geçer. Ortaklar kural olarak devralan veya yeni kurulan şirkette pay edinir. Bir yatırımcının şirket paylarının tamamını satın alması ise tek başına birleşme oluşturmaz; payları satın alınan şirket tüzel kişiliğini korur.
Anonim ve limited şirketler birbirleriyle ve kooperatiflerle birleşebilir. Sermaye şirketinin kollektif veya adi komandit şirketle birleşmesinde sermaye şirketinin devralan tarafta olması gerekir. Tasfiye hâlindeki şirketin birleşmeye katılması, dağıtıma başlanmamış olması ve devrolunan şirket konumunda bulunması şartına bağlıdır. Sermaye kaybı veya borca batıklık hâlinde TTK m. 139'un yeterli serbest özvarlık koşulu ayrıca aranır. Ortakların onayı bu koşulları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TTK m. 136–139, 153.
Tam bölünme, kısmi bölünme ve payların kime verileceği
Tam bölünmede şirketin bütün malvarlığı bölümlere ayrılır, devralan şirketlere geçer ve bölünen şirket sona erer. Kısmi bölünmede malvarlığının belirli bölümleri devredilir; bölünen şirket varlığını sürdürür. Devralan şirket payları ortaklara verilebileceği gibi bölünen şirketin kendisine verilerek bir yavru şirket yapısı da kurulabilir. Bu nedenle ortağın her kısmi bölünmede doğrudan yeni şirket ortağı olacağı söylenemez.
TTK m. 160 uyarınca sermaye şirketleri ve kooperatifler, sermaye şirketlerine ve kooperatiflere bölünebilir. Adi ortaklığın malvarlığının ortaklar arasında paylaşılması bu rejimde bir şirket bölünmesi değildir. Mevcut şirketlere devirde bölünme sözleşmesi, yeni kurulacak şirketlere devirde bölünme planı hazırlanır. Özellikle hangi taşınmazın, alacağın, borcun ve fikrî hakkın hangi şirkete geçtiği açıkça gösterilmelidir. TTK m. 159–168, 179.
Pay oranı ve ekonomik değer nasıl korunur?
Aynı yüzdeye sahip olmak ile aynı değeri korumak aynı şey değildir
Birleşme sonunda ortağın yüzde payı azalabilir; önemli olan mevcut ortaklık payını ve haklarını karşılayacak değerin korunmasıdır. Hesapta yalnızca şirketlerin nominal sermayeleri karşılaştırılmaz. Malvarlığı değerleri, borçlar, oy dağılımı ve diğer önemli unsurlar birlikte değerlendirilir. Oy hakkı bulunmayan paylar, imtiyazlar ve intifa senetleri için de özel korumalar vardır. TTK m. 140.
Basitleştirilmiş bir örnekte, aynı tür paylara sahip iki şirketin gerçek değerleri 30 milyon ve 70 milyon TL ise, borç ve değerleme koşullarının ayrıca değişmediği varsayımıyla ilk şirketin ortaklarının birleşik yapıda yüzde 30 pay alması ekonomik devamlılığı sağlayabilir. İlk şirkette yüzde 20 payı olan kişinin yeni yapıda yüzde 6 pay alması, tek başına hak kaybını göstermez. Buna karşılık değerlemeye alınmayan önemli bir marka, iştirak veya gizli borç, görünürde doğru olan oranı değiştirebilir. Bu örnek bir değerleme raporunun yerine geçmez.
Bölünmede de paylar ve haklar korunur. Oranların korunduğu bölünmede ortaklara katılan şirketlerde eski oranları doğrultusunda pay verilir. Oranların korunmadığı, diğer ifadeyle asimetrik bölünmede farklı ortaklara farklı şirketlerde farklı oranlar tahsis edilebilir. Bu esneklik, bir ortağın karşılık almaksızın bütün yapılardan dışlanabileceği anlamına gelmez. TTK m. 161.
Üç ayrı parasal karşılık birbirine karıştırılmamalıdır
TTK m. 140/2'deki sözleşmesel denkleştirme, değişim oranının oluşturulmasında kullanılabilir; tahsis edilen payların gerçek değerinin onda birini aşamaz. TTK m. 141'deki ayrılma akçesi, birleşmede ortaklık yerine veya ortaklıkla seçimlik biçimde sunulan karşılıktır. TTK m. 191'deki denkleştirme akçesi ise korunmayan pay ve hakların ya da yetersiz belirlenmiş ayrılma karşılığının mahkemece dengelenmesidir. Bu son davada onda bir üst sınırı uygulanmaz.
Dolayısıyla pay değeri yüzde 10'dan fazla eksik hesaplanan ortak, sırf bu oran nedeniyle kalan kaybından vazgeçmek zorunda değildir. Buna karşılık her değerleme farkı da otomatik olarak alacak doğurmaz; hangi varsayımın veya hangi varlığın yanlış değerlendirildiği gösterilmelidir. TTK m. 140–141, 191.
Genel kuruldan önce hangi belgeler incelenebilir?
Birleşmede otuz gün, bölünmede iki ay
Birleşmeye katılan şirketler; birleşme sözleşmesini, birleşme raporunu, son üç yılın yılsonu finansal tabloları ve faaliyet raporlarını, gerektiğinde ara bilançolarını genel kurul kararından önceki otuz günlük dönemde incelemeye sunar. İnceleme şirket merkez ve şubelerinde gerçekleştirilir; kanunun öngördüğü internet ve ilan yükümlülükleri de yerine getirilir. Belgelerin nerede hazır tutulduğu, tevdiden en az üç iş günü önce ilgili ilanlarla duyurulur. Suretler ücretsiz istenebilir. Bu hak yalnızca çoğunluk ortağına ait değildir.
Bölünmede sözleşme veya plan, bölünme raporu, son üç yılın finansal tabloları ve faaliyet raporları ile varsa ara bilanço, genel kurul kararından iki ay önce ortakların incelemesine sunulur. Belgelerin kopyaları için bedel alınamaz. Bölünme planı incelenirken yalnızca yeni pay oranına değil, hangi faaliyet, gelir kaynağı ve borcun hangi şirkette bırakıldığına da bakılmalıdır. TTK m. 149, 171.
Belge talebinin tarihi, verilen belgelerin sürümü ve eksik bırakılan ekler yazılı olarak kaydedilmelidir. Yönetimden yalnızca “bilgi istiyorum” denilmesi yerine değerleme raporu, değişim hesabı, ara bilanço ve envanterin somut olarak belirtilmesi, uyuşmazlıkta hangi inceleme imkânının engellendiğini göstermeyi kolaylaştırır. Ticari sır ve kişisel verilerin korunması gözetilirken kanuni inceleme hakkı da işlevsiz bırakılmamalıdır.
İncelemeden vazgeçme ve kolaylaştırılmış birleşme istisnaları
Küçük ve orta ölçekli şirketlerde bütün ortakların onayıyla rapor düzenlenmesinden veya inceleme hakkından vazgeçilebilir. Şirketin aile şirketi olması, az sayıda ortağı bulunması yahut çoğunluğun kabulü tek başına yeterli değildir. Rapor ve inceleme bakımından ayrı kanuni koşullar ve vazgeçmenin kapsamı belirlenmelidir.
Kolaylaştırılmış birleşmede ise farklı bir rejim vardır. TTK m. 155/1'deki bütün oy hakkı veren paylara sahip olma koşulları gerçekleşirse rapor ve inceleme yükümlülüğü kalkabilir; sözleşme genel kurula sunulmayabilir. En az yüzde 90 pay sahipliğine dayanan m. 155/2 düzeninde azınlığa gerçek değere denk nakdî karşılık seçeneği önerilmesi ve yeni kişisel yükümlülük doğmaması gerekir. Bu ikinci durumda inceleme hakkı tamamen kalkmaz; tescil başvurusundan otuz gün önce sağlanmalıdır. TTK m. 147/4, 149/5, 155–156, 169/4, 171/2.
Birleşme ve bölünme hangi çoğunlukla onaylanır?
Anonim şirkette genel kural, esas veya çıkarılmış sermayenin çoğunluğunu temsil etme koşuluyla toplantıda mevcut oyların dörtte üçünün onayıdır. Limited şirkette ise sermayenin en az dörtte üçünü temsil eden paylara sahip bulunmaları şartıyla bütün ortakların dörtte üçünün oyu gerekir. Pay senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerin özel hükümleri, farklı şirket türleri, yeni kişisel yükümlülükler ve şirket sözleşmesi ayrıca incelenmelidir. TTK m. 151, 421/5.
Ayrılma akçesi içeren birleşme sözleşmesinde TTK m. 151/5 özel nisap öngörür. Devreden şirket sermaye şirketiyse şirketteki mevcut oy haklarının yüzde 90'ı; şahıs şirketiyse oy hakkını haiz ortakların yüzde 90'ı esas alınır. Sermaye şirketinde toplantıya gelenlerin yüzde 90'ı ile şirketteki toplam oy haklarının yüzde 90'ı aynı değildir. Seçimlik ayrılma akçesine bu nisabın uygulanması öğretide tartışılmış olsa da madde metninin ayrım yapmadığı gözden kaçırılmamalıdır.
Bölünmede TTK m. 173/2, m. 151'in belirli fıkralarına gönderme yapar. Oranların korunmadığı bölünmede ise devreden şirkette oy hakkını haiz ortakların en az yüzde 90'ının onayı aranır. Buradaki ölçü ortak sayısıdır; sermayenin veya toplantıdaki oyların yüzde 90'ına sahip olunması tek başına yeterli kabul edilemez. Örneğin oy hakkı bulunan on ortaklı bir yapıda, yalnızca iki ortağın toplam sermayenin yüzde 95'ini taşıması, dokuz ortağın onayını gerektiren bu özel koşulu karşılamaz. TTK m. 173.
Ayrılma akçesi ile ortaklıktan çıkmak veya çıkarılmak mümkün mü?
Seçimlik hak ile zorunlu ayrılma ayrımı
Birleşme sözleşmesi ortağa, devralan şirkette pay edinmekle bu payların gerçek değerine denk ayrılma akçesini almak arasında tercih tanıyabilir. Sözleşmede yalnızca ayrılma akçesi öngörülerek belirlenen ortakların yeni yapıda pay sahibi olmaması da kararlaştırılabilir. Sözleşmenin içeriği, özel onay nisabı, eşit işlem ve gerçek değer korumaları birlikte uygulanır.
Halka kapalı şirkette birleşmeye karşı çıkmak, tek başına her ortağa dilediği bedelle çıkma hakkı vermez. Öte yandan usulüne uygun zorunlu ayrılma hükmü karşısında yalnızca ortak kalma isteğinin varlığı, işlemi kendiliğinden engellemez. Bununla birlikte yetersiz bedel denkleştirme davasına; kanuna aykırı karar ise şartları varsa iptal yoluna konu olabilir. “Hiçbir dava açılamaz” sonucu doğru değildir. TTK m. 141, 151/5, 191–192.
Devralan şirket ortağı bakımından güncel Yargıtay yaklaşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.02.2025 tarihli, E. 2023/6190, K. 2025/960 sayılı kararında, devralan şirket ortaklarına ayrılma akçesi ödenmesi ve bedelin yetersizliği tartışılmıştır. Alt mahkemeler, ayrılma akçesini yalnızca devrolunan şirket ortakları için mümkün görerek davayı reddetmişti. Yargıtay, TTK m. 141 ile m. 191'i birlikte değerlendirerek devralan şirket ortaklarının da korunacağını kabul etmiş ve bedel uyuşmazlığının esasının incelenmesi gerektiğini belirterek bozma kararı vermiştir.
Bu karar, devralan şirket ortağı olduğu gerekçesiyle kişinin koruma dışında bırakılamayacağını gösterir. Her birleşmede koşulsuz çıkış hakkı veya bütün çıkarma kararlarının geçerliliği sonucunu doğurmaz. Sözleşme, nisap, eşit işlem ve talebin niteliği ayrıca incelenir. Karar tek başına içtihadı birleştirme kararı niteliğinde değildir. Yargıtay 11. HD, 17.02.2025.
Bölünmede ise m. 161, payların korunması bakımından m. 140'a gönderme yapar; birleşmedeki m. 141 ayrılma mekanizması bölünmeye kendiliğinden taşınamaz. Asimetrik bölünmeyle ortağa farklı şirkette pay verilmesi ile bütün şirketlerden para karşılığında zorla çıkarılması farklı işlemlerdir. Somut bölünme planının bu ayrımı ihlal edip etmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Denkleştirme davası ne sağlar?
TTK m. 191, ortaklık payları veya hakları yeterince korunmayan ya da ayrılma karşılığı uygun belirlenmeyen her ortağa uygun bir denkleştirme akçesi isteme imkânı verir. Genel kurulda ret oyu kullanma ve muhalefeti tutanağa geçirtme koşulu m. 192'deki iptal davasına aittir; bu koşul m. 191'e otomatik olarak aktarılamaz.
Dava, kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde açılır. Süre hak düşürücü niteliktedir. Tescil tarihi, ilan tarihi ve fiilen öğrenme tarihi aynı olmayabilir. Yalnızca ihtar gönderilmesi veya şirketle görüşülmesi dava açma süresini koruyan işlem olarak kabul edilmemelidir. TTK m. 191.
Mahkeme kararı davacıyla aynı hukuki durumda bulunan diğer ortaklar hakkında da sonuç doğurur. Farklı pay sınıfları, imtiyazlar, ödeme koşulları veya değerleme dayanakları varsa aynı durumda bulunma ayrıca araştırılır. Bu düzenleme, bütün ortakların herhangi bir işlem yapmadan aynı tutarı tahsil edeceği şeklinde okunamaz. İlamın kapsamı, hak sahibi ve tahsil edilecek miktar belirlenmelidir.
Denkleştirme davası birleşme veya bölünmenin geçerliliğini etkilemez. Amaç parasal dengenin kurulmasıdır. Dava giderleri kural olarak devralan şirkete ait olmakla birlikte özel durumlar haklı gösterirse mahkeme bunları kısmen veya tamamen davacıya yükleyebilir. Bu nedenle dava sonucundan bağımsız ve koşulsuz bir gider muafiyetinden söz edilemez.
Birleşme veya bölünme kararının iptali nasıl istenir?
TTK m. 134–190 hükümlerine aykırılık varsa, karara olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş ortaklar m. 192 kapsamında iptal davası açabilir. İnceleme belgelerinin sunulmaması, yanlış nisap, hukuka aykırı pay tahsisi veya gerekli usulün izlenmemesi bu çerçevede değerlendirilebilir. Dava kural olarak ilan tarihinden itibaren iki ay içinde açılır; ilanın gerekmediği hâllerde kanun başlangıcı tescile bağlar. Yönetim organınca verilen yapı değişikliği kararlarına karşı da bu yol öngörülmüştür.
Toplantıya katılmayan, usulsüz çağrılan veya haksız biçimde toplantıya alınmayan ortağın durumu, genel kurul iptal hükümleriyle özel düzenlemenin ilişkisi bakımından ayrıca incelenmelidir. Her durumda toplantıya katılma koşulu bulunduğunu ya da herkesin doğrudan m. 192'den yararlanacağını söylemek doğru olmaz. Çağrı ve katılım kayıtları bu nedenle belirleyicidir.
Mahkeme giderilebilir eksikliğin tamamlanması için süre verir. Eksiklik giderilemiyorsa veya verilen sürede giderilmemişse karar iptal edilerek gerekli önlemler alınır. Tescil edilmiş birleşmenin iptali, yalnızca sicilde bir satırın silinmesinden ibaret değildir; sona eren şirketler, devredilen malvarlığı ve üçüncü kişilerin işlemleri nedeniyle uygulanacak önlemler de belirlenir. TTK m. 192.
Genel kurul kararlarının genel iptal rejimindeki üç aylık sürenin burada güvenli biçimde kullanılabileceği varsayılmamalıdır. Özel iki aylık süre esas alınarak talep kurulmalıdır. Yokluk veya butlan iddiası varsa bu iddianın gerçek hukuki nedeni gösterilmelidir; kaçırılan iptal süresinin yalnızca dava adını değiştirerek aşılması mümkün değildir. Genel ve özel iptal davalarının ilişkisine dair ayrımlar için Narbay–Kesici, 2015, s. 141–143.
| Sorun veya amaç | Başlıca yol | Süre veya kritik şart | Beklenen hukuki etki |
|---|---|---|---|
| Pay karşılığının veya ayrılma bedelinin yetersizliği | TTK m. 191 denkleştirme | Kararın TTSG ilanından itibaren iki ay | Parasal denge sağlanır; işlem geçerliliğini korur |
| Yapı değişikliği hükümlerine aykırı karar | TTK m. 192 iptal | Kural olarak ilandan itibaren iki ay; olumlu oy vermeme ve tutanak koşulu | Eksikliğin giderilmesi, mümkün değilse iptal ve gerekli önlemler |
| Kusurlu işlem nedeniyle ayrıca zarar doğması | TTK m. 193 sorumluluk | Zarar, kusur ve illiyet; uygulanacak zamanaşımı ayrıca hesaplanır | Hak sahibinin zararının tazmini |
| Birleşmede ortaklık yerine karşılık alma | TTK m. 141 ayrılma akçesi | Sözleşmedeki düzenleme ve gerekli onay nisabı | Ortaklığın sona ermesi karşılığında gerçek değere denk karşılık |
Değerleme itirazı hangi delillerle güçlenir?
Şirketin defter değeri, işletmenin gerçek değeriyle her zaman aynı değildir. İştirakler, taşınmazlar, marka ve teknoloji, gelir üretme kapasitesi, borçlar ve koşullu yükümlülükler değerlemeyi etkileyebilir. Ancak her şirket için aynı yöntemin uygulanması da zorunlu değildir. Varlık ağırlıklı bir şirketle faaliyet gelirine dayalı bir şirketin değerlendirme yöntemi gerekçelendirilmelidir. Bozgeyik–Işın, 2024, s. 351–352.
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 03.07.2025 tarihli, E. 2022/816, K. 2025/1092 sayılı kararında, birleşme akçesine ilişkin uyuşmazlıkta birleşme zamanındaki değer esas alınmış; yargılama sırasındaki daha yüksek taşınmaz değerinin doğrudan kullanılması kabul edilmemiştir. Karar, limited şirketten çıkma nedeniyle hesaplanan ayrılma akçesiyle birleşme sırasında belirlenen bedelin denetlenmesini ayırır. Somut malvarlığı ve delillere bağlı bu değerlendirme, bütün şirketlerde tek yöntem uygulanacağı anlamına gelmez. İstanbul BAM 12. HD, 03.07.2025.
İtirazda hangi varlığın eksik yazıldığı, hangi borcun yanlış kaydedildiği, hangi tarihin seçildiği ve değişim oranının bundan nasıl etkilendiği somutlaştırılmalıdır. Birleşme veya bölünme raporu, hesap ekleri, ara bilanço, tapu ve iştirak kayıtları, uzman raporları, kurul tutanakları ve ilanlar temel belgelerdir. Bilanço günü ile sözleşme veya plan tarihi arasında altı aydan fazla süre bulunması yahut önemli malvarlığı değişikliği olması hâlinde ara bilanço yükümlülüğü ayrıca kontrol edilir. TTK m. 144, 150, 165, 172.
Mahkeme, arabuluculuk, tedbir ve sorumluluk bakımından nelere dikkat edilir?
TTK m. 191 davasında, işleme katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi kanunen yetkilidir. Birleşmede talep genellikle devralan veya yeni kurulan şirkete yöneltilir. Bölünmede hangi şirketin hangi malvarlığını ve yükümlülüğü devraldığı saptanmadan bütün talepler aynı davalıya yöneltilmemelidir. İptal davasında kararın sahibi ve varsa halefi belirlenir; m. 191'deki özel yetki kuralı bütün dava türlerine kendiliğinden uygulanmaz. Pay sahipliğinden doğan bu uyuşmazlıklarda TTK m. 1521'in basit yargılama düzeni de dikkate alınır.
Bir miktar paranın ödenmesine ilişkin ticari alacak veya tazminat talebinde TTK m. 5/A gereğince dava öncesi arabuluculuk uygulanır. Salt iptal istemi bu para davasıyla aynı değildir. Yalnızca denkleştirme akçesinin belirlenmesini isteyen davanın hukuki niteliği ile tahsil talebi içeren davanın ayrımı, arabuluculuk değerlendirmesinde önem taşır. Dilekçenin yalnızca başlığına dayanarak bütün yapı değişikliği davaları için tek cevap verilmemelidir. Uygulanabilir arabuluculuk sürecinde geçen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü süreye etkisi HUAK m. 18/A/15 çerçevesinde hesaplanır; bu etki ayrı bir iptal talebi için peşinen varsayılmaz. TTK m. 5/A; HUAK.
Dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz. Gecikme nedeniyle ciddi zarar ihtimali varsa HMK m. 389 ve devamına göre somut, ölçülü bir ihtiyati tedbir istenebilir. Dilekçede korunacak hak, yakın tehlike ve deliller gösterilir; tedbir bütün şirket faaliyetini gereksiz yere durduran bir araca dönüştürülmemelidir. Mahkemenin teminat ve tedbirin kapsamına ilişkin değerlendirmesi ayrıca yapılır. HMK m. 389–392.
İşleme katılan kişilerin kusuruyla ayrıca zarar doğmuşsa TTK m. 193 kapsamında sorumluluk gündeme gelir. Pay karşılığının yetersizliği ile şirketin uğradığı zararın aynı olmadığı; şirket zararının ortağın kişisel alacağına dönüşmediği gözetilmelidir. Madde 193'ün saklı tuttuğu sorumluluk hükümleri, zamanaşımı ve hâkimiyetin kötüye kullanılmasına ilişkin m. 202 yolları ayrıca uygulanabilir. Aynı kayıp için birden çok hukuki yol gösterilmesi mükerrer tahsil hakkı yaratmaz.
Halka açık şirket ve alacaklı sıfatı sonucu değiştirir mi?
Taraflardan en az biri halka açık ortaklıksa SPKn m. 23–24 ile II-23.2 ve II-23.3 sayılı tebliğler ayrıca değerlendirilir. Duyuru metni, uzman kuruluş görüşü, kamuyu aydınlatma ve ayrılma hakkının koşulları bu rejimin parçasıdır. SPK kapsamında payların ortaklığa satılması suretiyle kullanılan ayrılma hakkı, TTK m. 141'deki sözleşmesel ayrılma akçesiyle özdeş değildir. Muafiyetler ve ayrılma hakkının doğmadığı hâller nedeniyle her birleşme için otomatik hak sonucu çıkarılamaz. SPK, Birleşme ve Bölünme Tebliği; Önemli Nitelikteki İşlemler ve Ayrılma Hakkı Tebliği.
Ortak aynı zamanda şirketten alacaklıysa iki sıfatı ayrı korunur. Birleşmede alacaklıların teminat isteme süresi hukuki geçerlilik kazanılmasından itibaren üç aydır. Bölünmede m. 175'teki üç aylık teminat süresi, m. 174 kapsamındaki ilanların yayımından itibaren hesaplanır; alacaklı güvencesi genel kurul onayından önceki koruma sürecinin parçasıdır. Bölünmenin alacağı tehlikeye düşürmediğinin ispatıyla teminat yükümünün kalkabilmesi, birleşmenin yürürlükteki m. 157 metnine aynen taşınmamalıdır. Bölünmede diğer şirketlere ikinci derecede başvuru da m. 176'nın ek koşullarına bağlıdır. TTK m. 157, 173–176.
Sonuç
Birleşme ve bölünmede ortağın ilk işi, işlem türünü ve kendi talebini doğru belirlemektir. Ortak kalma hakkı, gerçek değer karşılığı, karara itiraz ve alacaklı teminatı farklı hukuki dayanaklara sahiptir. Sözleşme veya plan, değerleme ekleri, tutanaklar ve ilan tarihleri birlikte incelendiğinde hangi yolun kullanılabileceği anlaşılır. Özel iki aylık sürelerin korunması, inceleme ve oylama aşamasındaki kayıtların tutulması kadar önemlidir.
İlgili yazılar: Şirket Genel Kurul Kararının İptali: Süreler, Butlan ve Yürütmenin Geri Bırakılması; Limited ve Anonim Şirkette Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı; Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: TTK 376 Tedbirleri; Hâkim Şirketin Bağlı Şirkete Verdiği Zarar ve Denkleştirme; Şirket Tür Değiştirme: Limitedden Anonime Geçiş.
Sıkça Sorulan Sorular
Birleşmeye hayır oyu vermem işlemi durdurur mu?
Tek başına durdurmaz. Gerekli çoğunluk sağlanırsa işlem ilerleyebilir. Olumlu oy vermediğinizin tutanağa geçirilmesi iptal davası bakımından önemlidir. Denkleştirme isteminin koşulları ayrıca incelenir.
Ayrılma akçesi ile denkleştirme akçesi aynı mıdır?
Hayır. Ayrılma akçesi birleşmede ortaklık yerine verilen karşılıktır. TTK m. 191'deki denkleştirme ise korunmayan pay değerinin veya yetersiz ayrılma karşılığının mahkeme aracılığıyla tamamlanmasını sağlar.
Denkleştirme davasında yüzde 10 sınırı var mı?
TTK m. 140/2'deki sözleşmesel denkleştirme sınırı, m. 191 davasına uygulanmaz. Mahkeme talebi, gerçek değer ve somut hak kaybı üzerinden inceler.
Şirket küçük olduğu için belgeleri göstermeyebilir mi?
KOBİ niteliği tek başına yeterli değildir. Rapor veya incelemeden vazgeçme için bütün ortakların onayı ve ilgili hükmün koşulları gerekir. Kolaylaştırılmış birleşmenin şartları ayrıca değerlendirilir.
İki aylık dava süresi şirketin bana haber verdiği gün mü başlar?
TTK m. 191 ve 192 bakımından temel başlangıç TTSG ilanıdır. İlanın gerekmediği hâllerde m. 192 tescili esas alır. Kişisel bildirim, ilan ve tescil tarihleri ayrı kaydedilmelidir.
Bölünmede çoğunluk beni bütün şirketlerin dışında bırakabilir mi?
Asimetrik bölünme farklı pay dağılımına izin verir; ancak pay ve hakların korunması zorunludur. Birleşmedeki zorunlu ayrılma akçesi mekanizması bölünmeye otomatik olarak uygulanamaz.
Davanın açılması tescili veya şirket faaliyetini durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. Korunma ihtiyacı varsa somut şartları gösterilerek ihtiyati tedbir talep edilmelidir. TTK m. 191 davası, işlemin geçerliliğini ortadan kaldırmaya yönelik değildir.
Devralan şirket ortağı da denkleştirme isteyebilir mi?
Haklarının gereğince korunmadığını ileri süren devralan şirket ortağı da TTK m. 191 korumasından yararlanabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.02.2025 tarihli kararı bu ayrım bakımından önemlidir; talep somut birleşme düzenine göre incelenir.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m. 5/A, 134–179, 191–193 ve 1521. Adalet Bakanlığı güncel mevzuat metni.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 389–392. Adalet Bakanlığı.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, özellikle m. 18/A. Adalet Bakanlığı.
- Sermaye Piyasası Kurulu, Birleşme ve Bölünme Tebliği (II-23.2), 28.12.2013 tarihli ve 28865 sayılı Resmî Gazete; değişiklikler işlenmiş Kurul metni. Tebliğ. Birleşme ve bölünme başvuru süreçleri.
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m. 23–24. Adalet Bakanlığı. SPK, Önemli Nitelikteki İşlemler ve Ayrılma Hakkı Tebliği (II-23.3), 27.06.2020 tarihli ve 31168 sayılı Resmî Gazete. Kurul metni.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17.02.2025, E. 2023/6190, K. 2025/960. Tam metin, De Jure karar veritabanı; erişim için oturum gerekebilir.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 03.07.2025, E. 2022/816, K. 2025/1092. Tam metin, De Jure karar veritabanı; erişim için oturum gerekebilir.
- Şafak Narbay ve Buğra Kesici, “Ticaret Ortaklıklarında Yapısal Değişiklik Kararına Karşı Öngörülen İptal Davası Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme”, Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi, 2015/1, s. 107–160; özellikle s. 141–143, 149–150. Makale.
- Hayri Bozgeyik ve Şule Işın, “Anonim Şirket Birleşmelerinde Ayrılma Akçesi”, Kırıkkale Hukuk Mecmuası, 2024, 4(1), s. 343–359; özellikle s. 351–352. DOI: 10.59909/khm.1442124. Makale.