İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu (TCK m. 184): Ruhsatsız ve Ruhsata Aykırı Yapılar, Cezalar, Etkin Pişmanlık ve Savunma

Mahkeme keşfi ve bilirkişi incelemesini temsil eden ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaat sahnesi
Yazar: Yayın tarihi: Güncelleme: Yaklaşık 17 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

TCK m. 184 kapsamındaki imar kirliliğine neden olma suçu, her imar aykırılığını cezalandıran genel bir suç tipi değildir. Ceza sorumluluğu bakımından öncelikle yapılan imalatın “bina” niteliğinde olup olmadığı, ruhsata tabi bulunup bulunmadığı, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapımın fail tarafından bilerek gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, taşınmazın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi bir yerde bulunup bulunmadığı ve fiilin suç tarihi itibarıyla yürürlükteki kurallara göre değerlendirilmesi gerekir. Özellikle sonradan yapılan tadilatlarda kapalı alan kazanımı ile taşıyıcı sisteme etki ölçütleri belirleyicidir. Suçun unsurları oluşsa bile TCK m. 184/5 uyarınca yapının imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirilmesi, soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkûmiyet üzerinde çok güçlü sonuçlar doğurabilir.

İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesi, imar düzenini ve sağlıklı çevrede yaşama hakkını korumak amacıyla üç farklı fiili cezalandırır. Bunlardan birincisi, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmaktır. İkincisi, yapı ruhsatı olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade edilmesidir. Üçüncüsü ise yapı kullanma izni alınmamış binalarda sınai faaliyetin icrasına izin verilmesidir.

TCK m. 184 hangi fiilleri suç sayar?

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapmak veya yaptırmak

TCK m. 184/1 bakımından esas soru, herhangi bir imar aykırılığının bulunup bulunmadığı değil, ruhsatsız veya ruhsata aykırı biçimde bina yapma veya yaptırma fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Bu nedenle yalnızca İmar Kanunu’na aykırılık tespit edilmesi ceza mahkûmiyeti için yeterli değildir.

Ruhsatsız inşaata ait şantiyeye elektrik, su veya telefon bağlantısına izin vermek

TCK m. 184/2, bağlantının fiilen yapılmasını değil, buna müsaade etmeye yetkili kişinin izin vermesini cezalandırır. Bu nedenle özgü suç niteliğindedir. Hükümde yalnız elektrik, su ve telefon sayılmıştır; doğalgaz, yol veya başka altyapı hizmetleri bu fıkranın kapsamına kıyas yoluyla sokulamaz.

Yapı kullanma izni olmayan binada sınai faaliyete izin vermek

TCK m. 184/3, yapı kullanma izni bulunmayan binada sınai faaliyetin icrasına izin verilmesini cezalandırır. Burada fail, bu izni vermeye görev ve yetkisi bulunan kişidir.

TCK m. 184 açısından “yapı” ile “bina” aynı şey değildir

Ceza yargılamasında en sık yapılan hatalardan biri, İmar Kanunu bakımından “yapı” sayılan her imalatın TCK m. 184/1 bakımından da suç konusu olduğunu varsaymaktır. Oysa TCK m. 184/1 açıkça “bina”dan söz eder.

İmar Kanunu’na göre yapı nedir?

3194 sayılı İmar Kanunu m. 5’te yapı kavramı; karada ve suda, sürekli veya geçici, resmi ve özel, yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve hareketli tesisleri kapsayacak şekilde geniş tanımlanır.

Bina nedir?

Aynı maddede bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebildiği; oturma, çalışma, eğlenme, dinlenme, ibadet etme veya hayvan ve eşyanın korunmasına yarayan yapılar olarak tanımlanır.

Her yapı neden TCK m. 184/1 kapsamında suç konusu değildir?

Bahçe duvarı, açık pergola, yüzme havuzu, direk, açık sundurma veya bazı basit bölme ve tadilatlar imar hukuku bakımından “yapı” kapsamında değerlendirilebilse de ceza hukuku bakımından “bina” niteliğini taşımayabilir. Böyle bir durumda idari yaptırım gündeme gelebilir; ancak TCK m. 184/1’in unsurları oluşmayabilir.

Sonradan yapılan tadilatlarda suçun oluşup oluşmadığı nasıl belirlenir?

Yargıtay’ın güncel yaklaşımı, ruhsatlı bir yapıda sonradan gerçekleştirilen imalatların değerlendirilmesinde iki temel ölçütü öne çıkarır: kapalı alan kazanımı ve taşıyıcı sisteme etki.

Kapalı alan kazanımı

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.05.2024 tarihli E. 2022/15140, K. 2024/7630 sayılı kararında, çatı katında balkon olarak görünen alanların kapalı alana dönüştürülmesi bina niteliğinde kabul edilerek mahkûmiyet değerlendirmesi korunmuştur. Buna karşılık aynı Dairenin 29.05.2024 tarihli E. 2022/2737, K. 2024/7725 sayılı kararında, zemin terasındaki büyütme ve kapı-pencere değişikliklerinin kapalı alan kazandırmadığı ve taşıyıcı unsurları etkilemediği gerekçesiyle beraat kabul edilmiştir.

Taşıyıcı sisteme etki

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.12.2022 tarihli E. 2020/329, K. 2022/823 sayılı kararında; İmar Kanunu m. 21/3 kapsamı dışında kalan her değişikliğin otomatik olarak suç oluşturmayacağı, suçun oluşabilmesi için değişikliğin bina niteliğinde olması veya esaslı tadilatın taşıyıcı unsuru etkilemesi gerektiği açıkça vurgulanmıştır.

Güncel örnek: Açık sundurma ve hafif malzeme

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.05.2024 tarihli E. 2021/32795, K. 2024/6111 sayılı kararında, alan artışı yaratmayan, ahşap nitelikli ve yanları açık sundurmanın bina vasfında olmadığı ve taşıyıcı sistemi etkilemediği kabul edilerek beraat sonucu hukuka uygun bulunmuştur.

Basit tadilat ve tamirat ne zaman suç oluşturmaz?

İmar Kanunu m. 21/3 ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde, taşıyıcı sistemi etkilemeyen ve esaslı tadilat niteliğinde olmayan bazı tamir ve değişiklikler ruhsata tabi tutulmamıştır. Derz, sıva, boya, badana, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi işlemler kural olarak bu kapsamda değerlendirilir.

Balkon kapatma her durumda suç mudur?

Hayır. Balkon kapatma işleminin niteliği somut olaya göre değerlendirilir. Kapalı alan kazandırmayan veya bina vasfı oluşturmayan hafif uygulamalar ceza sorumluluğu doğurmayabilir. Buna karşılık balkon veya terasın bağımsız kullanılabilir yeni kapalı hacme dönüştürülmesi bina niteliğinde kabul edilebilir.

Pergola, sundurma ve çardaklarda hangi ölçütler önemlidir?

Yapının kalıcı olup olmadığı, etrafının kapalı bulunup bulunmadığı, bağımsız kullanılabilir alan oluşturup oluşturmadığı, zemine ve ana binaya sabitlenme biçimi ile taşıyıcı sisteme etkisi birlikte incelenir. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.02.2023 tarihli E. 2020/33680, K. 2023/994 sayılı kararında etrafı açık, açılır-kapanır pergola bina niteliğinde görülmemiştir.

Suçun faili kim olabilir?

“Yapan” kişi

Fiilen inşa faaliyetini gerçekleştiren yüklenici, taşeron, usta veya diğer kişiler olayın özelliklerine göre “yapan” sıfatıyla sorumlu olabilir. Ancak sırf şantiyede çalışmış olmak tek başına ceza sorumluluğu için yeterli değildir; kişinin suçun icrasına bilerek ve isteyerek katıldığı ortaya konulmalıdır.

“Yaptıran” kişi

Malik, arsa sahibi, yatırımcı veya işi organize eden kişi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşa faaliyetini bilerek istemiş ve yönlendirmişse “yaptıran” olarak sorumlu tutulabilir.

Arsa payı karşılığı inşaatta arsa sahibi otomatik olarak fail midir?

Hayır. Arsa sahibinin sırf malik olması, onu otomatik olarak “yaptıran” hâline getirmez. Sözleşme, talimatlar, ödeme ve denetim ilişkisi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı faaliyetten haberdar olup olmadığı ve bu faaliyeti isteyip istemediği somut delillerle değerlendirilmelidir.

Manevi unsur: Kast nasıl belirlenir?

İmar kirliliğine neden olma suçu kasten işlenebilir. Taksirli davranış yeterli değildir. Failin, ruhsatın bulunmadığını veya inşaatın ruhsata aykırı olduğunu bilmesi ve buna rağmen bina yapma veya yaptırma iradesiyle hareket etmesi gerekir.

Ruhsat ve proje arasında çelişki varsa ne olur?

Dosyada onaylı proje, yapı ruhsatı, tadilat ruhsatı ve fiili durum arasında çelişki varsa, yalnız yapı tatil tutanağına dayanılarak kast sonucuna gidilmemelidir. Yargıtay kararlarında belediyeden onaylı proje ve ruhsatların getirtilmesi, bilirkişi değerlendirmesiyle fiili durumun karşılaştırılması ve bundan sonra kastın tartışılması gerektiği kabul edilmektedir.

Suçun işlendiği yer neden önemlidir?

TCK m. 184/4 uyarınca üçüncü fıkra hariç maddenin hükümleri yalnız belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.

Mücavir alan tek başına yeterli midir?

Hayır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında belediye mücavir alanı, belediye sınırı ile aynı kabul edilmez. Suça konu yer yalnız mücavir alan içinde kalıyor ve ayrıca özel imar rejimine tabi değilse TCK m. 184/1’in uygulanması mümkün olmayabilir.

Özel imar rejimine tabi yerler nelerdir?

Kıyı Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Boğaziçi Kanunu ve benzeri özel düzenlemelerle farklı yapılaşma rejimine bağlanan alanlar somut olayın niteliğine göre özel imar rejimine tabi kabul edilebilir. Bu alanlarda ayrıca özel ceza veya idari yaptırımların gündeme gelmesi mümkündür.

Suç ne zaman tamamlanır ve suç tarihi nasıl belirlenir?

TCK m. 184/1 bakımından binanın tamamen bitirilmiş olması şart değildir. Bina yapmaya yönelik icrai inşai faaliyete başlanmasıyla suç tamamlanabilir. Bununla birlikte suç tarihinin doğru belirlenmesi, kanunun zaman bakımından uygulanması ve zamanaşımı açısından kritik önem taşır.

12 Ekim 2004 neden önemlidir?

TCK m. 184, 5237 sayılı Kanunun yürürlük sistemi gereği 12.10.2004 tarihinden sonraki fiiller bakımından uygulanır. Bu tarihten önce tamamlanmış inşaatlar sırf daha sonra tespit edilmiş olmaları nedeniyle TCK m. 184 kapsamında cezalandırılamaz.

Yapım tarihi nasıl ispatlanır?

Yapı tatil tutanağı, uydu ve hava fotoğrafları, belediye arşivi, ruhsat ve proje dosyaları, elektrik-su abonelikleri, tapu kayıtları, eski fotoğraflar, komşu ve bina sakinlerinin beyanları ile yapıdaki yıpranma ve malzeme özellikleri birlikte değerlendirilebilir.

Keşif ve bilirkişi incelemesinde hangi hususlar araştırılmalıdır?

İmar kirliliğine neden olma suçunda teknik bilirkişi incelemesi çoğu dosyada belirleyici önemdedir. Ancak bilirkişi hukuki nitelendirme yapmamalı; teknik olguları ortaya koymalıdır.

Bilirkişiden beklenen teknik tespitler

İmalatın bina vasfı

İmalatın kendi başına kullanılabilir, üstü örtülü ve kapalı alan oluşturup oluşturmadığı, sabitliği ve ana yapıyla ilişkisi belirlenmelidir.

Taşıyıcı sisteme etki

Kolon, kiriş, döşeme, perde, temel veya diğer taşıyıcı elemanlarda değişiklik bulunup bulunmadığı, mevcut statik projeye göre karşılaştırılmalıdır.

Alan kazanımı

Ruhsat ve eki projeye göre kapalı alan artışı bulunup bulunmadığı ölçümle gösterilmelidir.

Yapım tarihi

İmalatın hangi tarihte gerçekleştirildiğine ilişkin teknik bulgular açıklanmalıdır; salt “eski görünüyor” veya “yeni görünüyor” şeklindeki kanaat yeterli değildir.

Mahkemenin ayrıca değerlendirmesi gereken hukuki hususlar

Taşınmazın TCK m. 184/4 kapsamında olup olmadığı, imalatın ruhsata tabi olup olmadığı, kast, iştirak, hukuki kesinti, etkin pişmanlık ve özel kanunlarla içtima gibi meseleler hâkim tarafından değerlendirilmelidir.

Etkin pişmanlık: TCK m. 184/5 ne sağlar?

TCK m. 184/5, imar kirliliğine neden olma suçu bakımından olağanüstü güçlü bir özel düzenlemedir. Kişinin ruhsatsız veya ruhsata aykırı yaptığı ya da yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmesi durumunda birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz; açılmış dava düşer; mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

İmara uygun hâle getirme nasıl gerçekleşebilir?

Aykırılığın ruhsatlandırılması mümkünse gerekli idari işlemler tamamlanarak yapı ruhsata ve plana uygun hâle getirilebilir. Ruhsatlandırmanın mümkün olmadığı durumlarda aykırı kısmın kaldırılması veya yıkım yoluyla eski hâle getirme gündeme gelebilir.

Sadece yıkım başvurusu yapmak yeterli midir?

Hayır. Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli E. 2018/7360, K. 2019/6893 sayılı kararında, yıkım için başvurulması ve masrafın yatırılmasının tek başına yeterli olmadığı; TCK m. 184/5 için yapının fiilen uygun hâle getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yıkımı belediye yaparsa etkin pişmanlık uygulanabilir mi?

Yargıtay uygulamasında, yıkımın idarece gerçekleştirilmiş olması etkin pişmanlığı otomatik olarak engellemez. Failin yıkıma karşı çıkmaması ve yıkım masraflarını cebri icra olmaksızın iradi biçimde karşılaması önem taşır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanabilir mi?

Bu konuda eski makale ve bazı eski kararlar arasında çelişkili açıklamalar bulunmakla birlikte, güncel Yargıtay 4. Ceza Dairesi uygulaması TCK m. 184 bakımından HAGB uygulanamayacağı yönündedir.

Güncel Yargıtay yaklaşımı

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.06.2025 tarihli E. 2025/3843, K. 2025/12094 sayılı kararında, TCK m. 184/5’in HAGB’ye göre daha lehe sonuçlar doğuran özel bir düzenleme olduğu ve bu nedenle imar kirliliğine neden olma suçunda HAGB kararı verilemeyeceği açıkça ifade edilmiştir. 2024 tarihli çok sayıda 4. Ceza Dairesi kararı da aynı çizgiyi sürdürmektedir.

2024’te CMK m. 231’de yapılan değişiklik bu sonucu otomatik olarak değiştirdi mi?

12.03.2024 tarihli 7499 sayılı Kanun HAGB kurumunda önemli değişiklikler yapmış olsa da, TCK m. 184 yönünden 2024 ve 2025 tarihli Yargıtay kararları özel düzenleme gerekçesiyle HAGB’nin uygulanamayacağı yaklaşımını sürdürmüştür. Bu nedenle güncel savunma stratejisi, eski ve aksi yöndeki kararları mutlak kural gibi aktarmamalıdır.

Hapis cezasının ertelenmesi mümkün müdür?

HAGB’den farklı olarak, TCK m. 51’deki koşulların gerçekleşmesi hâlinde hapis cezasının ertelenmesi ayrıca değerlendirilmelidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25.06.2024 tarihli E. 2022/15656, K. 2024/8945 sayılı kararında, HAGB’nin uygulanamayacağı kabul edilmekle birlikte erteleme bakımından sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceğine ilişkin koşulların somut biçimde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir mi?

TCK m. 184/1’de öngörülen yaptırım bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilemeyeceği, sonuç ceza ve TCK m. 50’deki koşullara göre belirlenir. Suçun kanuni yaptırımında doğrudan adli para cezası seçeneği bulunmaması, kısa süreli hapis cezasının hiçbir şekilde seçenek yaptırıma çevrilemeyeceği anlamına gelmez.

İmar barışı ve Yapı Kayıt Belgesinin ceza davasına etkisi

3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. madde kapsamında geçmişte düzenlenen Yapı Kayıt Belgeleri, belirli şartlarda TCK m. 184 bakımından sonuç doğurmuştur. Ancak bugün yeni bir “imar barışı” başvuru sistemi varmış gibi hareket edilmemelidir.

Yapı Kayıt Belgesi varsa dava otomatik düşer mi?

Hayır. Belgenin geçerliliği, hangi yapıyı ve hangi imalatı kapsadığı, yapının esasen 31.12.2017’den önce yapılıp yapılmadığı ve belgeye konu beyanların gerçeğe uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.

Belgenin kapsamı ile suça konu imalat aynı değilse ne olur?

Yapı Kayıt Belgesinin varlığı tek başına yeterli değildir. Ceza dosyasındaki aykırı imalatın belge kapsamında bulunup bulunmadığı teknik ve idari kayıtlarla karşılaştırılmalıdır.

İmar para cezası ile ceza mahkûmiyeti birlikte uygulanabilir mi?

3194 sayılı İmar Kanunu m. 42/7, aynı fiil nedeniyle TCK m. 184’e göre mahkûm olan kişiye tahsil edilmiş imar para cezasının faizsiz iade edilmesini öngörür.

İmar para cezası ödenmişse ne yapılır?

Mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra idareye iade başvurusu yapılması gerekir. Danıştay 6. Dairenin 05.11.2020 tarihli E. 2019/9584, K. 2020/10547 sayılı kararında da, iade için idareye başvuru yapılması ve ret hâlinde ayrı uyuşmazlık konusu edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

2024 Danıştay uygulaması ne yönde?

Danıştay 6. Dairenin 11.12.2024 tarihli E. 2022/5994, K. 2024/7566 sayılı kararında, TCK m. 184 mahkûmiyeti bulunan kişi yönünden 3194 sayılı Kanun m. 42/7 uyarınca para cezasının iadesi talebinin hukuki dayanağı kabul edilmiştir.

Yıkım kararı da ortadan kalkar mı?

Hayır. İmar para cezasının iadesi veya kaldırılması, imar aykırılığının giderilmesine ilişkin yıkım veya uygun hâle getirme işlemlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Mühür bozma suçu ile birlikte sorumluluk doğabilir mi?

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı mühürlenip inşaat durdurulduktan sonra, mührün konuluş amacına aykırı biçimde inşaata devam edilmesi hâlinde TCK m. 203 kapsamında mühür bozma suçu ayrıca gündeme gelebilir.

Mührü fiziksel olarak sökmek şart mıdır?

Hayır. Mühür bozma suçunda korunan hukuki değer, kamu makamının durdurma iradesidir. Mühür yerinde kalsa bile mühürleme kararına aykırı şekilde faaliyete devam edilmesi suç oluşturabilir.

Aykırılığı gidermek için yapılan çalışma mühür bozma sayılır mı?

3194 sayılı İmar Kanunu m. 42’deki düzenlemeler ve idarenin yazılı izni çerçevesinde, yapıyı mevzuata ve ruhsata uygun hâle getirmek amacıyla yapılan işlemler ayrıca değerlendirilmelidir. Aykırılığı gidermek için izinli işlem ile mühür kararına rağmen kaçak inşaata devam edilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Özel kanunlarla korunan alanlarda hangi hükümler uygulanır?

Kültür ve tabiat varlıklarını koruma alanları

2863 sayılı Kanun kapsamındaki sit ve koruma alanlarında izinsiz inşai ve fiziki müdahaleler ayrıca suç oluşturabilir. Aynı fiilin hem TCK m. 184 hem de 2863 sayılı Kanun kapsamına girmesi hâlinde TCK m. 44’teki fikri içtima hükümleri ve özel kanundaki yaptırım birlikte değerlendirilir.

Kıyılar

3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamındaki alanlarda özel yapılaşma rejimi vardır. TCK m. 184’ün uygulanması yanında Kıyı Kanunu’ndaki özel yaptırımların da dikkate alınması gerekir.

Boğaziçi alanı

2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, kendi kapsamındaki alanlarda özel koruma ve yaptırım hükümleri içerir. Somut imalatın “yapı” veya “bina” niteliği, özel kanunun kapsamı ve TCK m. 184 ile ilişki ayrı ayrı incelenmelidir.

Teşebbüs mümkün müdür?

Doktrinde tartışma bulunmakla birlikte Yargıtay uygulamasında TCK m. 184/1 bakımından bina yapmaya yönelik inşai faaliyete başlanmasıyla suçun tamamlandığı kabul edildiğinden, uygulamada teşebbüs alanı oldukça dardır.

İştirak ve zincirleme suç nasıl değerlendirilir?

Birden fazla kişinin inşaatta rol alması

Her kişinin kastı, icrai katkısı ve karar sürecindeki rolü ayrı değerlendirilmelidir. Malik, yüklenici, taşeron ve fiili uygulayıcıların hepsi otomatik olarak aynı hukuki statüde değildir.

Aynı binada farklı zamanlarda yapılan aykırılıklar

Aynı suç işleme kararı kapsamında, hukuki kesinti meydana gelmeden farklı zamanlarda devam eden inşa faaliyetlerinde zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir. Buna karşılık iddianame gibi hukuki kesintiden sonra devam eden yeni inşai faaliyetler ayrı suç değerlendirmesine konu olabilir.

Şikâyet şartı ve zamanaşımı

İmar kirliliğine neden olma suçu şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı tarafından resen soruşturulur.

Dava zamanaşımı

TCK m. 66’daki genel hükümler çerçevesinde, TCK m. 184/1 ve benzeri yaptırım aralıkları bakımından kural olarak sekiz yıllık dava zamanaşımı gündeme gelir. Ancak zamanaşımını kesen ve durduran sebepler somut dosyada ayrıca hesaplanmalıdır.

Ceza zamanaşımı

Kesinleşmiş cezanın infazına ilişkin zamanaşımı TCK m. 68 hükümlerine göre değerlendirilir. Kesin süre hesabı, verilen sonuç cezanın türü ve miktarına göre yapılmalıdır.

Görevli ve yetkili mahkeme

İmar kirliliğine neden olma suçunda kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir. Yer bakımından yetki, suçun işlendiği yer ve CMK’nın genel yetki hükümlerine göre belirlenir.

Soruşturma aşamasında hangi deliller toplanmalıdır?

Belediyeden veya ilgili idareden istenmesi gereken belgeler

Yapı ruhsatı, tadilat ruhsatı, onaylı mimari ve statik proje, yapı kullanma izin belgesi, yapı tatil tutanakları, encümen kararları, yapı kayıt belgesi ve bu belgenin kapsamı, numarataj ve adres kayıtları, belediye sınırı ile özel imar rejimi bilgileri getirtilmelidir.

Teknik deliller

Keşif, ölçüm, fotoğraf, uydu veya hava görüntüsü, yapıdaki malzeme ve yıpranma analizi, statik proje karşılaştırması ve alan hesabı önem taşır.

Tanık ve sorumluluk delilleri

İnşaatın kim tarafından, hangi tarihte, kimin talimatıyla ve finansmanıyla gerçekleştirildiğini gösteren sözleşmeler, ödeme kayıtları, mesaj ve yazışmalar, komşu veya çalışan tanıkları ile yüklenici-alt yüklenici ilişkileri incelenebilir.

Savunma stratejisinde hangi başlıklar özellikle incelenmelidir?

1. İmalat gerçekten “bina” mıdır?

Savunmanın ilk kontrol noktası, imalatın bina niteliğinde olup olmadığıdır. Açık sundurma, pergola, bölme, küçük eklenti veya taşıyıcıyı etkilemeyen tadilatlarda TCK m. 184/1’in unsurları oluşmayabilir.

2. İmalat ruhsata tabi midir?

Basit tamir ve tadilatların ruhsata tabi olup olmadığı, İmar Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleriyle somutlaştırılmalıdır.

3. Taşınmaz belediye sınırı veya özel imar rejimi içinde midir?

Özellikle mücavir alanlarda bu husus belirleyicidir. İdarenin yazısı, sınır krokileri ve özel kanun kapsamı dosyaya getirtilmelidir.

4. Suç tarihi doğru belirlenmiş midir?

İnşaatın 12.10.2004 öncesi tamamlanmış olması, zamanaşımı veya yapı kayıt belgesi kapsamı bakımından suç tarihinin yanlış belirlenmesi davanın sonucunu değiştirebilir.

5. Sanığın “yapan” veya “yaptıran” sıfatı ispatlanmış mıdır?

Malik olmak, kiracı olmak, ortak olmak veya aile bireyi olmak tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz. Fiili katkı ve kast somut delille ortaya konulmalıdır.

6. Kast ispatlanmış mıdır?

Ruhsat ve projeye ilişkin belirsizlik, belediye uygulaması, önceki izinler, teknik görüşler ve failin bilgi düzeyi birlikte değerlendirilmelidir.

7. Etkin pişmanlık imkânı var mıdır?

Aykırılık ruhsatlandırılabilir veya kaldırılabilir durumdaysa, TCK m. 184/5’in soruşturma, dava ve kesinleşmiş hüküm üzerindeki sonuçları gecikmeden değerlendirilmelidir.

8. Bilirkişi raporu denetlenebilir midir?

Rapor, hangi projenin esas alındığını, alan ölçümlerini, taşıyıcı sisteme etkiyi, bina vasfını ve yapım tarihini somut teknik verilerle açıklamalıdır. Hukuki sonuç cümlesiyle yetinen veya hangi teknik bulguya dayandığını göstermeyen rapora itiraz edilmelidir.

İmar kirliliği dosyalarında sık yapılan hatalar

  • Her ruhsat aykırılığını otomatik olarak TCK m. 184 suçu kabul etmek.
  • “Yapı” ile “bina” kavramlarını aynı kabul etmek.
  • Mücavir alanı belediye sınırı gibi değerlendirmek.
  • Yapım tarihini yalnız tutanak tarihinden çıkarmak.
  • Maliki otomatik olarak “yaptıran” kabul etmek.
  • Bilirkişi raporunda kapalı alan ve taşıyıcı sistem değerlendirmesi yapılmadan mahkûmiyet sonucuna gitmek.
  • Yapı Kayıt Belgesinin suça konu imalatı kapsayıp kapsamadığını incelememek.
  • Etkin pişmanlık ile HAGB kurumlarını eski ve çelişkili içtihatlarla değerlendirmek.
  • İmar para cezası, yıkım kararı ve ceza mahkûmiyetini aynı hukuki sonuç gibi görmek.

Sonuç

İmar kirliliğine neden olma suçunda mahkûmiyet için yalnız “kaçak yapı” veya “ruhsata aykırılık” tespiti yeterli değildir. İmalatın bina niteliği, kapalı alan kazanımı, taşıyıcı sisteme etkisi, ruhsata tabi olup olmadığı, taşınmazın belediye sınırı veya özel imar rejimi içinde bulunup bulunmadığı, failin kastı ve yapım tarihi ayrı ayrı ortaya konulmalıdır. Bu nedenle yapı tatil tutanağı, onaylı proje, keşif ve bilirkişi raporu ile idari kayıtların birbirleriyle uyumlu biçimde değerlendirilmesi gerekir. Suçun unsurları oluşmuşsa dahi TCK m. 184/5’teki imara uygun hâle getirme imkânı soruşturmanın, davanın ve kesinleşmiş mahkûmiyetin sonucunu değiştirebilir. Güncel Yargıtay uygulamasında HAGB imkânı kabul edilmemekte; buna karşılık cezanın ertelenmesi ve diğer kişiselleştirme hükümleri kendi şartları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Her kaçak yapı TCK m. 184 kapsamında suç mudur?

Hayır. İmar aykırılığı bulunması, ceza sorumluluğu için tek başına yeterli değildir. TCK m. 184/1 bakımından imalatın bina niteliğinde olması ve diğer suç unsurlarının gerçekleşmesi gerekir.

Pergola yapmak imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturur mu?

Her durumda oluşturmaz. Etrafı açık, kapalı alan oluşturmayan ve taşıyıcı sistemi etkilemeyen pergola veya sundurmalar Yargıtay kararlarında bina niteliğinde görülmeyebilmiştir.

Balkon kapatmak suç mudur?

Somut uygulamaya göre değişir. Yeni bağımsız kapalı alan oluşturup oluşturmadığı, taşıyıcı sisteme etkisi, sabitliği ve ruhsata tabi olup olmadığı incelenmelidir.

Ruhsatsız binayı sonradan ruhsatlandırmak davayı düşürür mü?

TCK m. 184/5’in koşulları sağlanarak yapı imar planına ve ruhsata uygun hâle getirilirse birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz, açılmış dava düşer ve mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkabilir.

Kaçak yapıyı yıkmak etkin pişmanlık için yeterli midir?

Aykırılığın gerçekten ortadan kaldırılması gerekir. Yalnız yıkım için başvuru yapılması veya masraf yatırılması fiili uygunluk sağlanmadıkça yeterli olmayabilir.

Belediyenin yaptığı yıkım etkin pişmanlığa engel midir?

Otomatik olarak engel değildir. Failin yıkıma karşı çıkıp çıkmadığı ve yıkım masraflarını iradi biçimde karşılayıp karşılamadığı önemlidir.

İmar kirliliğine neden olma suçunda HAGB verilebilir mi?

Güncel Yargıtay 4. Ceza Dairesi uygulamasında, TCK m. 184/5’in özel ve daha lehe düzenleme olması nedeniyle HAGB uygulanamayacağı kabul edilmektedir. 30.06.2025 tarihli E. 2025/3843, K. 2025/12094 sayılı karar bu yaklaşımı açıkça sürdürmektedir.

Hapis cezası ertelenebilir mi?

TCK m. 51’deki şartların bulunması hâlinde erteleme ayrıca değerlendirilir. HAGB’nin uygulanamaması, ertelemenin de otomatik olarak uygulanamayacağı anlamına gelmez.

İmar para cezası ile hapis cezası birlikte uygulanabilir mi?

İmar para cezası idari yaptırımdır. Ancak aynı fiil nedeniyle TCK m. 184’e göre kesinleşmiş mahkûmiyet bulunması hâlinde 3194 sayılı Kanun m. 42/7 uyarınca tahsil edilmiş para cezasının faizsiz iadesi gündeme gelebilir.

İmar para cezasının iadesi için doğrudan dava mı açılır?

Kural olarak önce ilgili idareye başvuru yapılarak iade veya kaldırma talep edilir. Başvurunun reddi hâlinde idari yargı yolu gündeme gelir.

Mücavir alanda yapılan kaçak bina TCK m. 184/1 kapsamında mıdır?

Salt mücavir alan içinde bulunmak yeterli değildir. Taşınmazın belediye sınırı içinde veya ayrıca özel imar rejimine tabi olup olmadığı belirlenmelidir.

Köyde yapılan ruhsatsız bina TCK m. 184 kapsamına girer mi?

TCK m. 184/4’teki yer şartı nedeniyle, birinci ve ikinci fıkralar bakımından belediye sınırı veya özel imar rejimi koşulu ayrıca aranır. Somut yerin idari statüsü ve özel mevzuat kapsamı belirlenmelidir.

Yapı Kayıt Belgesi ceza davasını otomatik düşürür mü?

Hayır. Belgenin geçerliliği, yapım tarihi ve suça konu imalatı kapsayıp kapsamadığı araştırılmalıdır.

İmar kirliliğine neden olma suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. Suç resen soruşturulur.

Görevli mahkeme hangisidir?

Kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir.

Bilirkişi raporunda hangi konular bulunmalıdır?

İmalatın bina niteliği, kapalı alan kazanımı, taşıyıcı sisteme etkisi, ruhsat ve projeye aykırılık, yapım tarihi ve teknik ölçümler açıkça gösterilmelidir.

Malik olmayan kişi bu suçtan sorumlu olabilir mi?

Evet. Fiilen bina yapan veya yaptıran kişi malik olmasa da sorumlu olabilir. Tersine, malik olmak da tek başına fail sayılmak için yeterli değildir.

Mühür bozulmadan inşaata devam edilirse mühür bozma suçu oluşur mu?

Mührün fiziksel olarak sökülmesi şart değildir. Mühürleme kararının amacına aykırı biçimde faaliyete devam edilmesi ayrıca TCK m. 203 kapsamında değerlendirilir.

Kaynakça

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 184.
  2. 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 5, 21, 32, 42 ve geçici m. 16.
  3. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, basit tamir ve tadilat hükümleri.
  4. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 231; 7499 sayılı Kanun, 12.03.2024 tarihli Resmî Gazete.
  5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/329, K. 2022/823, T. 22.12.2022.
  6. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/32795, K. 2024/6111, T. 07.05.2024.
  7. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/15140, K. 2024/7630, T. 29.05.2024.
  8. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/2737, K. 2024/7725, T. 29.05.2024.
  9. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19393, K. 2024/780, T. 22.01.2024.
  10. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/15656, K. 2024/8945, T. 25.06.2024.
  11. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/3843, K. 2025/12094, T. 30.06.2025.
  12. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2018/7360, K. 2019/6893, T. 09.04.2019.
  13. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/1202, K. 2017/3349, T. 27.03.2017.
  14. Danıştay 6. Daire, E. 2019/9584, K. 2020/10547, T. 05.11.2020.
  15. Danıştay 6. Daire, E. 2022/5994, K. 2024/7566, T. 11.12.2024.
  16. Danıştay 6. Daire, E. 2022/5116, K. 2024/8078, T. 25.12.2024.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları