Mirasçılar, kural olarak mirasbırakanın borçlarından kendi malvarlıklarıyla ve alacaklıya karşı müteselsilen sorumludur. Bu nedenle miras payı küçük olan bir kişiden de borcun tamamı istenebilir. Ancak mirasın reddi, resmî tasfiye, resmî deftere göre kabul ve vergi borçlarına ilişkin özel hükümler sonucu değiştirebilir. Borcun hangi türde olduğu belirlenmeden bütün borçlara aynı sorumluluk kuralı uygulanmamalıdır.
Ölümden sonra gönderilen ödeme emri, yalnız miras paylaşımını ilgilendiren bir belge değildir. Tebliğle birlikte kısa başvuru süreleri işleyebilir. “Henüz mirasçılık belgesi almadım”, “bana bir mal kalmadı” veya “diğer kardeşim borcu ödeyecekti” açıklamaları, tek başına takibi ortadan kaldırmaz. Önce borcun dayanağı, mirasçılık sıfatı, kabul veya ret durumu ve takip türü incelenmelidir. TMK, m.599 ve 641.
Mirasçılara hangi borçlar geçer?
Külli halefiyet ve kişisel sorumluluk
Mirasın kazanılması kural olarak ölümle gerçekleşir; tapuda intikal yapılması veya mirasçılık belgesi alınması bu kazanımın genel kurucu şartı değildir. Terekeye yalnız ev, araç ve banka mevduatı değil; kredi borçları, sözleşmeden doğan yükümlülükler ve diğer devredilebilir borçlar da dâhil olabilir. Borcun henüz mahkemede karara bağlanmamış olması, mirasla geçmeyeceği anlamına gelmez. Benzer bir durumda miras kalan aracın devri yazısındaki adımlar karşılaştırılabilir.
Buna karşılık kişiye sıkı biçimde bağlı hak ve yükümlülükler ile özel kanunlarda farklı düzenlenen borçlar ayrılmalıdır. Her idarî yaptırım, vergi cezası veya şahsen ifası gereken edim aynı rejime tabi değildir. İnceleme, “borç var mı?” sorusuyla sınırlanmamalı; borcun geçebilirliği, doğum tarihi, muacceliyeti, teminatı ve uygulanacak özel hüküm belirlenmelidir.
Miras payı alacaklıya karşı sorumluluk sınırı mıdır?
Özel hukuk borçlarında genel cevap hayırdır. TMK m.641 ve TBK m.163 birlikte değerlendirildiğinde alacaklı, müteselsil borcun tamamını veya bir kısmını borçluların birinden ya da hepsinden isteyebilir. Borcun bir kez ödenmesi gerekir; müteselsil sorumluluk aynı alacağın birden çok kez tahsil edilmesine izin vermez.
Varsayımsal olarak üç eşit paylı mirasçıya 900.000 TL geçerli banka borcu kaldığını düşünelim. Özel bir sınırlama ve geçerli ret bulunmadığında, alacaklı bir mirasçıdan 900.000 TL'nin tamamını isteyebilir. O kişinin iç ilişkideki yükünün 300.000 TL olması, alacaklının talebini otomatik olarak bu tutara indirmez. Ödeyen mirasçının diğer mirasçılara başvuru imkânı ayrı incelenir. Bu örnekte faiz, sigorta ödemesi ve takip giderleri hesaba katılmamıştır. Alacaklıların mirasçının reddine karşı dava hakkı için mirasın reddinin iptali yazısına bakılabilir.
Dış ilişki ile mirasçılar arasındaki rücu ilişkisi
Borcu bir mirasçı öderse
TMK m.682, paylaşma sözleşmesiyle kendisine yüklenmeyen veya üzerine aldığı tutarı aşan tereke borcunu ödeyen mirasçının rücu hakkını düzenler. Öncelikle borcu paylaşma sözleşmesiyle üstlenen mirasçıya başvurulur. Diğer durumlarda, aksi kararlaştırılmamışsa iç ilişkide miras payları esas alınır. Paylaşma öncesindeki ödemelerde de borcun niteliği ve ortaklık ilişkisi üzerinden hukuki sebep doğru kurulmalıdır.
Ödeme dekontu, icra kapak hesabı, banka tahsilat yazısı, mirasçılık belgesi ve varsa borç paylaşım sözleşmesi birlikte saklanmalıdır. Fazla veya gerçekte borçlu olunmayan bir tutarın ödenmiş olması rücu hesabını etkileyebilir. Diğer mirasçı; borcun bulunmadığını, sigortadan ödendiğini, zamanaşımını veya kendi ret durumunu ileri sürebilir. Rücu davası, yapılan her ödemenin koşulsuz paylaşılması anlamına gelmez.
Yargıtay örneği: Ret davası açılması ile ret sonucunun doğması
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06.05.2019 tarihli, E.2019/2104, K.2019/4138 sayılı kararında, mirasçılardan biri kredi borcunun tamamını ödemiş ve diğerlerinin paylarını istemiştir. Diğer mirasçılar hükmen ret davası açtıklarını savunmuştur. Ancak o dava, ödeme nedeniyle konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlanmıştır. Yargıtay, somut olayda dış ilişkide müteselsil, iç ilişkide miras payları oranında sorumluluğu esas alarak ret hükmünü bozmuştur.
Bu karar, ödeme yapan mirasçının her dosyada mutlaka kazanacağını göstermez. Belirleyici özellik, somut olayda hükmen reddi kabul eden bir karar bulunmaması ve ödeme olgusunun çekişmesizliğidir. Borca batıklığın koşulları ve bunun savunma olarak ileri sürülmesi başka dosyada ayrıca değerlendirilir. Kararın tam metni.
Banka kredisi, kredi kartı ve kefalet borçları
Kredi hayat sigortası borcu etkileyebilir
Kredi sözleşmesiyle birlikte hayat sigortası yapılmışsa poliçe, sigortalı, lehtar, teminat tutarı, ölüm nedeni ve sigorta şirketinin cevabı incelenmelidir. Her kredi borcu ölümle silinmez; her poliçe de bütün borcu sınırsız ödemeyi gerektirmez. Sigortacı tarafından yapılmış ödeme varsa banka alacağından düşülmesi ve mükerrer tahsilin önlenmesi gerekir. Bu aşamada hayat sigortası vefat tazminatı rehberindeki açıklamalar da yol gösterebilir.
Mirasçı, bankanın bildirdiği toplam rakamı tek başına yeterli kabul etmemelidir. Anapara, işlemiş faiz, temerrüt faizi, ücret ve sigorta tahsilatı ayrı gösterilmelidir. Sözleşmenin tüketici işlemi veya ticari işlem olması, görevli mahkeme ve dava öncesi süreçler üzerinde etkili olabilir. Faiz oranı ve hesap dönemi somut sözleşme ile yürürlükteki kurallar üzerinden kontrol edilir.
Kefalet ile asıl borç ayrımı
Mirasbırakanın kefil olduğu borçta önce kefaletin geçerliliği, kapsamı, süresi ve alacaklının kefile başvuru şartları incelenir. Mirasçı sırf mirasçı olduğu için geçersiz bir kefaleti geçerli hâle getirmez. Resmî defter rejiminde TMK m.630, kefalet borçları için özel bir sorumluluk düzenlemesi içerir. Bu hüküm, her türlü kredi borcunun yalnız tereke değeriyle sınırlı olduğu şeklinde genellenemez.
Mirasçının ayrıca kendi adına kefalet vermiş olması da önemlidir. Mirasın reddi, kişinin mirasbırakandan bağımsız olarak üstlendiği şahsi kefalet veya müşterek borç yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz. Aynı kredi dosyasında mirasçı sıfatıyla sorumluluk ile kişinin kendi sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluk ayrı hesaplanmalıdır.
Vergi ve diğer kamu borçlarında özel kurallar
VUK m.12 uyarınca mirası reddetmemiş mirasçılar, ölünün vergi borçlarından miras hisseleri oranında sorumludur. VUK m.372 ise ölüm hâlinde vergi cezasının düşmesini düzenler. Dolayısıyla vergi aslı ile vergi cezasının aynı kalem gibi mirasçılara yöneltilmesi doğru değildir. Vergi borcunun dönemi, cezanın kime kesildiği ve ölümden sonra mirasçıların kendi davranışları nedeniyle doğan yükümlülükler ayrıca ayrılmalıdır.
Diğer kamu alacaklarında özel kanun, borcun türü ve 6183 sayılı Kanun birlikte incelenir. Özellikle 6183 m.7, resmî deftere göre kabulde deftere kaydedilmemiş kamu alacağı bakımından mirastan düşen miktarla sınırlı özel sorumluluk öngörür. Bu nedenle özel hukuk alacakları için açıklanan TMK m.629 sonucu kamu borçlarına doğrudan taşınmamalıdır. VUK; 6183 sayılı Kanun.
| Borç veya durum | İncelenecek temel kural | Kritik belge |
|---|---|---|
| Özel hukuk borcu | Kişisel ve müteselsil sorumluluk | Sözleşme, hesap ve ödeme kaydı |
| Vergi borcu | Miras hissesi oranında sorumluluk | Tahakkuk ve ödeme emri |
| Mirasbırakanın vergi cezası | Ölümle düşme | Ceza ihbarnamesi ve ölüm kaydı |
| Resmî deftere yazılı borç | Kişisel malvarlığına da uzanan sorumluluk | Tamamlanmış defter ve kabul beyanı |
| Bağımsız kişisel kefalet | Mirasın reddinden ayrı sözleşme ilişkisi | Kefalet belgesi |
İcra ödeme emri geldiğinde hangi süre işler?
Takip türünün belirlenmesi
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borca itiraz, kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır. Kambiyo senetlerine özgü takipte borca ve imzaya itiraz gibi başvurular bakımından beş günlük özel süreler ve icra mahkemesi yolu söz konusudur. İlamlı takip ise aynı itiraz sistemine tabi değildir. Vergi ve kamu alacağı ödeme emrinde de 6183 sayılı Kanunun özel dava yolu değerlendirilir.
Bu süreler birbirinin yerine kullanılamaz. Tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülüyorsa öğrenme tarihi ve buna ilişkin başvuru ayrıca incelenir. Bankaya telefon edilmesi, aile içinde görüşme yapılması veya mirasçılık belgesi beklenmesi icra dosyasındaki süreyi kendiliğinden durdurmaz. İİK, m.16, 53, 62 ve 168.
Ölümün devam eden takibe etkisi
İİK m.53, ölüm günüyle birlikte üç günlük geri bırakmayı ve mirası kabul veya reddetmemiş mirasçı için ilgili miras hukuku sürelerinin etkisini düzenler. Takibin ölümden önce başlaması, ölümden sonra yanlışlıkla ölü kişi adına açılması ve mirasçılara devam ettirilmesi farklı sorunlardır. Tarafın değiştirilmesi, tebligat ve devam işlemleri dosyanın aşamasına göre incelenir.
Mirasçıların tümüne yöneltilme meselesinde de talebin niteliği önemlidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 07.05.2019 tarihli, E.2018/833, K.2019/2950 sayılı kararında çoğunluk, kredi kartı alacağı için bütün mirasçılar hakkında takip yapılmamasını bozma nedeni saymıştır. Karşıoy ise para alacağında TMK m.641 ve TBK m.163 gereğince tek mirasçıya başvurulabileceğini savunmuştur. Karşıoyun gerekçesi çoğunluk kararı gibi sunulmamalıdır. Bu örnek, takibin terekeye mi mirasçıların kişisel sorumluluğuna mı yöneltildiğinin ve içtihat farklılığının incelenmesini gerektirir. Kararın tam metni ve karşıoy.
Mirasın reddi ve borca batıklık savunması
Gerçek ret süresi
Mirasın gerçek reddinde genel süre üç aydır. Yasal mirasçılar bakımından ölümün öğrenilmesi, mirasçılık sıfatının daha sonra öğrenildiğinin ispatı ve atanmış mirasçılara ilişkin bildirim kuralları önem taşır. Koruma önlemi olarak terekenin yazımı hâlinde TMK m.607'deki özel başlangıç ayrıca incelenmelidir. Sırf tereke araştırma dilekçesi verilmiş olmasına güvenilerek süre hesabı bırakılmamalıdır.
Ret, sulh hukuk mahkemesine usulünce açıklanır. Olağan yönetim dışındaki tereke işlemleri, malların gizlenmesi veya kendine mal edilmesi ret hakkını kaybettirebilir. Buna karşılık kanunda belirtilen koruma ve süreyi önleme işlemleri aynı sonuçta değildir. Bankadan para çekilmesi veya araç satılması gibi işlemler yapılmadan önce bunların kabul anlamına gelip gelmeyeceği değerlendirilmelidir.
Hükmen ret için ölüm tarihindeki durum
TMK m.605/2 uyarınca ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Burada yalnız güncel borç toplamı değil, ölüm tarihindeki aktif ve pasif durum önemlidir. Tapular, araçlar, banka hesapları, şirket payları, alacaklar ve borçlar birlikte araştırılır. Tek bir icra dosyası veya mirasçının “hiç mal bilmiyorum” açıklaması her olayda yeterli değildir.
Hükmen ret iddiası, gerektiğinde dava veya savunma olarak ileri sürülebilir. Bunun gerçek retteki üç aylık beyanla aynı kurum olmadığı bilinmelidir. Ancak süresiz ileri sürülebilen bir maddi hukuk iddiasının varlığı, tebliğ edilmiş ödeme emrine ilişkin bütün usul sürelerinin ihmal edilebileceği anlamına gelmez. Borca batıklık iddiası ile icra dosyasındaki başvuru aynı anda planlanmalıdır.
Resmî defter ve resmî tasfiye hangi korumayı sağlar?
Resmî defter tutulması, borçlar bilinmiyorsa mirasçının seçeneklerini bilgiye dayalı değerlendirmesine hizmet eder. Başvuru için genel olarak bir aylık özel süre vardır. Deftere göre kabulde deftere yazılı borçlar bakımından kişinin kendi malvarlığı da sorumluluk altında kalır. Resmî tasfiye ise koşulları oluştuğunda mirasçıların tereke borçlarından sorumlu olmamasını sağlayan farklı bir yoldur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 03.03.2022 tarihli, E.2022/1006, K.2022/2705 sayılı kararında, koruma amaçlı tereke tespiti ve temsilci atanması başvurusuna TMK m.625'in takip yasağı uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Takibi iptal eden karar bu nedenle bozulmuştur. Başvurunun adı değil, resmî defter isteminin gerçekten bulunup bulunmadığı önem taşır. Kararın tam metni.
Paylaşma ve ret sonrasında devam edebilen riskler
Mirasçıların “borcu yalnız birimiz ödeyecek” anlaşması alacaklının onayı olmadan dış ilişkiyi kendiliğinden değiştirmez. TMK m.681 uyarınca paylaşmadan sonra da belirli koşullarla müteselsil sorumluluk sürer. Paylaşma veya daha sonra muaccel olacak borçta muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl geçmesiyle teselsülün sona ermesi, borcun bütün hukuki dayanaklarıyla silinmesi anlamına gelmez.
Ret de her bağlantıyı ortadan kaldırmaz. TMK m.618, ödemeden aciz mirasbırakandan ölümden önceki beş yılda alınmış ve paylaşmada geri verilmesi gereken değerler bakımından özel sorumluluk içerir; olağan eğitim giderleri, âdet üzere çeyiz ve iyiniyetli kişinin zenginleşmesi yönünden ayrımlar vardır. Ayrıca mirasçının kendi borcu, kefaleti veya sonradan yaptığı bağımsız sözleşme ret dışında kalabilir.
Aynı dosyada birden çok savunmanın değerlendirilmesi
Örnek olarak, mirasbırakanın banka kredisi nedeniyle mirasçıya ödeme emri gönderildiğini düşünelim. İnceleme yalnız mirasın reddedilip reddedilmediğiyle sınırlanmaz. Borcun mirasbırakana ait olup olmadığı, kredi hesabının doğru kapatılıp kapatılmadığı, ölümden önceki ödemeler, varsa sigorta ödemesi, faiz başlangıcı ve takipteki taraf bilgileri de araştırılır. Mirasçı borcu reddetmese bile alacak hesabına karşı somut itiraz ileri sürebilir. Buna karşılık yalnız aile içinde yapılan “borcu kardeşim ödeyecek” anlaşması, alacaklının kabulü olmadan dış ilişkide bütün sorumluluğu kaldırmaz.
Dosyada her savunma için ayrı belge eşleştirilmelidir. Ret kararı mirasçılık sorumluluğuna; ödeme makbuzu borcun ifasına; banka dökümü hesaplanan tutara; sigorta dosyası ise teminatın gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Aynı belgenin bütün meseleleri çözdüğü varsayılmamalıdır. Özellikle borcun bir bölümünün ödenmesi veya yapılandırılması düşünülüyorsa, işlemin ret hakkı ve borcu benimseme bakımından doğurabileceği sonuçlar imzadan önce değerlendirilmelidir.
Sonuç
Miras borçlarında korunma, borcun türüyle başvuru yolunu doğru eşleştirmekle başlar. Özel hukuk borcunda müteselsil sorumluluk, vergi borcunda pay esaslı özel düzenleme, resmî defterde sınırlı borç kapsamı ve resmî tasfiyede farklı sorumluluk sonucu vardır. Ödeme emri geldiğinde ilk iş, tebliğ tarihini ve takip türünü kayda almak; ardından ret, borca batıklık, sigorta, ödeme ve zamanaşımı savunmalarını belgeleriyle değerlendirmektir. Konunun ayrıntıları için vergi ödeme emrine itiraz bölümüne bakılabilir.
Konunun ilgili yönleri için miras payına haciz yazımıza da bakabilirsiniz.
İlgili yazılar: Küçük ve Vesayet Altındaki Yabancı Mirasçı; Miras Kalan Vergi Borcu ve Mirasçıların Sorumluluğu; Yurt Dışında Mirasın Reddi Türkiye’de Geçerli mi?.
Sıkça Sorulan Sorular
Bana hiç mal kalmadıysa borçtan kurtulur muyum?
Tek başına bu açıklama yeterli değildir. Kabul veya ret durumu, ölüm tarihindeki tereke ve borcun türü incelenir. Geçerli bir sınırlama yoksa kişisel malvarlığı da sorumluluk altında olabilir.
Banka borcun tamamını tek mirasçıdan isteyebilir mi?
Özel hukuk borçlarında müteselsil sorumluluk genel olarak buna imkân verir. Takibin taraflandırılması, talebin niteliği ve varsa özel hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.
Ret davası açılması takibi durdurur mu?
Her durumda kendiliğinden durdurmaz. Dava türü, icra dosyasının durumu ve uygulanabilecek durma veya koruma hükümleri ayrı incelenir.
Vergi cezası mirasçılara geçer mi?
VUK m.372'ye göre ölüm hâlinde vergi cezası düşer. Vergi aslı ile mirasçıların kendi ihlallerinden doğabilecek yeni cezalar farklıdır.
Kardeşimin payına düşen borcu ödedim, geri isteyebilir miyim?
Koşulları varsa rücu edilebilir. Ödenen borcun geçerliliği, tutarı, miras payları ve varsa paylaşma sözleşmesi belgelenmelidir.
Mirası reddedersem kendi kefaletim de sona erer mi?
Hayır. Kendi adınıza verdiğiniz kefalet, mirasçı sıfatından ayrı bir borç ilişkisidir. Geçerlilik ve sorumluluk şartları ayrıca incelenir.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.599, 605–610, 618–633, 641, 681–682.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.163 ve kefalete ilişkin hükümler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.16, 53, 62, 168.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m.12 ve 372.
- 6183 sayılı Kanun, m.7 ve 58.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 06.05.2019, E.2019/2104, K.2019/4138.
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 07.05.2019, E.2018/833, K.2019/2950; çoğunluk ve karşıoy.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 03.03.2022, E.2022/1006, K.2022/2705.