İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Miras ve Tereke Hukuku

Mirasın Reddinin İptali: Alacaklıların Dava Hakkı, Altı Aylık Süre ve Tasfiye

Miras dosyası, mali kayıtlar ve ev anahtarı bulunan masada belge inceleyen eller.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 15 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Mirasın reddinin iptali davasında şartlar, altı aylık süre, özel kütük kaydı, güvence, ispat ve tasfiye. TMK 617, 618 ve tasarrufun iptali ayrımı.

Mirasını reddeden borçluya karşı alacaklı, Türk Medeni Kanunu m. 617’deki şartlar varsa reddin iptalini isteyebilir. Bunun için mirasçının kişisel malvarlığının borcuna yetmemesi, alacaklılarına zarar verme amacıyla hareket etmesi ve yeterli güvence verilmemesi gerekir. Altı aylık hak düşürücü süre ayrıca incelenir. İptal kararı alacaklıyı mirasçı yapmaz; resmî tasfiye ve kanundaki ödeme sırası uygulanır. Mirasbırakanın alacaklılarının TMK m. 618’den doğan hakları ise ayrı bir hukuki yoldur. 1

Mirasın reddinin iptali hangi durumda gündeme gelir?

Bir kişinin borcu bulunması, mirası reddetme hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mirasçı, borca batık olmayan bir mirası da reddedebilir. Ancak kendi malvarlığı borçlarına yetmeyen kişinin, kendisine geçecek ekonomik değeri alacaklılarından uzaklaştırmak için ret hakkını kullanması TMK m. 617 kapsamında denetlenebilir. Ret hakkı ile alacaklıların korunması arasındaki denge, somut olayın belgeleri üzerinden kurulur. (1, m. 605, 609 ve 617)

Örneğin kendi kredi borçlarını ödeyemeyen bir mirasçıya borçlarından fazla malvarlığı içeren bir tereke düşmüş olabilir. Mirasçı bu mirası reddettiğinde, kendi alacaklısı belirli şartlarla iptal davası açabilir. Buna karşılık ölen kişinin bankaya olan borcu için aynı maddeden hareket edilemez: Borcun kime ait olduğu, dava yolunu belirleyen ilk sorudur.

Tablo 1 — Mirasın reddinin iptali hangi durumda gündeme gelir?
Hukuki yolKimin hakkını korur?Temel sonuç
TMK m. 617 kapsamında reddin iptaliMirası reddeden kişinin kendi alacaklılarıResmî tasfiye ve ilgili paydan ödeme
TMK m. 618 kapsamında sorumlulukÖdemeden aciz mirasbırakanın alacaklılarıBelirli geçmiş kazandırmalar ölçüsünde sorumluluk
İİK m. 277 ve devamı kapsamında tasarrufun iptaliŞartları sağlayan takip alacaklısıAlacağı tahsil için cebri icra imkânı

Bu yazı alacaklının açacağı iptal davasına odaklanır. Ret beyanının nasıl yapılacağı, üç aylık ret süresi ve hükmen ret için mirasın reddi rehberine bakılabilir. Mirasçının kendi yanılma veya aldatılma iddiasıyla retten dönme istemi de burada incelenen alacaklı davasından ayrı değerlendirilir.

Reddin iptali için hangi şartlar birlikte aranır?

Mirasçının kişisel malvarlığı borçlarına yetmemelidir

Araştırma, reddeden mirasçının ret sırasındaki ekonomik durumuna yönelir. Mirasbırakanın terekesiyle mirasçının kendi malvarlığı ayrı hesaplanmalıdır. Sadece bugün düzenlenen bir tapu kaydı veya güncel banka bakiyesi, geçmişteki durumun tamamını göstermez. Taşınmaz, araç, mevduat, şirket payı ve tahsil edilebilir alacaklar ile borçlar aynı tarih esas alınarak incelenir. (1, m. 617)

TMK m. 617 davasında aciz belgesi alınmış olması kanuni bir ön şart olarak düzenlenmemiştir. Belge yoksa malvarlığının yetersizliğinin ispatı yine gerekir. Sonuçsuz icra işlemleri, haciz tutanakları ve kurumlardan getirilecek kayıtlar bu incelemede önem taşır. İİK’ya dayalı tasarrufun iptali davasındaki aciz belgesi şartı, bu davaya otomatik olarak taşınmamalıdır. 1 3 Miras payına haciz bakımından miras payına haciz yazısına bakılabilir.

Malın kayıtlı olması tek başına ödeme gücünü göstermeyebilir. Önceki ipotekler, hacizler, pay oranı ve gerçek ekonomik değer değerlendirilmelidir. Buna karşılık salt gecikmiş bir ödeme de bütün malvarlığının borçlara yetmediğini kanıtlamaz. Davacı, hangi borç ile hangi malvarlığı açığı arasında ilişki kurduğunu açıklamalıdır.

Ret alacaklılara zarar verme amacı taşımalıdır

Kanun, borcun varlığı yanında zarar verme amacını arar. Bu amaç genellikle dışa yansıyan olgularla değerlendirilir: takiplerin seyri, ret öncesi ve sonrası işlemler, ekonomik değeri olan mirastan vazgeçilmesi, yakınlarla yürütülen yazışmalar ve mirasın fiilen kim tarafından kullanıldığı birlikte ele alınabilir. Deliller hukuka uygun şekilde elde edilmelidir. (1, m. 617; 2, m. 189–190)

Mirasbırakanla küslük veya aile içi anlaşmazlık açıklaması tek başına davanın sonucunu belirlemez. Mirasçı bu savunmasını somutlaştırabilir; alacaklı da ekonomik durum ve işlem dizisi üzerinden karşı delil sunabilir. Mirasın değerli olması veya reddin diğer mirasçılara yarar sağlaması, kendi başına bütün şartların gerçekleştiği anlamına gelmez.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.10.2025 tarihli, E. 2024/5186, K. 2025/4517 sayılı kararında, ret tarihindeki malvarlığı araştırılmış; motosiklet dışındaki varlıkların bulunmaması, borç miktarı ve yeterli güvence gösterilmemesi değerlendirilmiştir. Mirasbırakanla uyuşmazlık bulunduğu savunmasına rağmen reddin iptali ve ilgili miras payının resmî tasfiyesi sonucuna ulaşan hüküm onanmıştır. Bu sonuç, olayın ekonomik verilerine dayanır; aile anlaşmazlığı ileri sürülen bütün dosyalara otomatik uygulanamaz. 8

Alacaklıya yeterli güvence verilmemiş olmalıdır

Güvence, alacağın tahsil edilememesi riskini somut biçimde gidermelidir. Belirsiz bir ödeme sözü veya başka borçlarla tamamen yüklü bir malın gösterilmesi yeterli sayılmayabilir. Nakit teminat, uygun banka güvencesi veya etkili bir ayni teminat değerlendirilirken tutar, süre, tahsil kabiliyeti ve mevcut yükler incelenir. Kanun belirli tek bir güvence türü öngörmez. (1, m. 617)

Güvencenin dava öncesinde veya yargılama sırasında sağlanması, davanın devamı ve giderler yönünden değerlendirilir. Hangi alacağın, hangi miktarda ve ne zamana kadar güvenceye alındığı yazılı olarak gösterilmelidir. Davacı, yetersizlik itirazını gerekçelendirebilir. Mahkemenin ihtiyati tedbir için davacıdan isteyebileceği teminat ise ayrı bir kurumdur. (2, m. 331 ve 392; 10, güvence bölümü)

Altı aylık dava açma süresi ne zaman başlar?

Ret beyanı ile özel kütük kaydı birlikte incelenmelidir

TMK m. 617, ret tarihinden başlayarak altı aylık hak düşürücü süre öngörür. Bu süre, mirasçının kendi ret hakkını kullanacağı üç aylık süreyle aynı değildir. Başlangıcı yalnız alacaklının fiilen öğrenmesine bağlamak güvenli değildir. Öte yandan özel kütük kaydını araştırmadan her olayda ilk dilekçe tarihini esas almak da güncel kararlarla bağdaşmayabilir. (1, m. 606, 609 ve 617; 6 7) Hak düşürücü süreler için zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazısına bakılabilir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 11.12.2025 tarihli, E. 2025/706, K. 2025/5328 sayılı kararında ret beyanı 29.12.2021’de verilmiş, tespit ve tescil kararı 11.01.2022’de kurulmuş, iptal davası 04.12.2023’te açılmıştır. Ret kaydının özel kütüğe ancak 04.12.2025’te işlendiği bildirilmiştir. Daire, alacaklının öğrenebilme imkânını özel kütük kaydıyla ilişkilendirerek süre yönünden ret kararını bozmuştur. Bu kararın tam metni Yargıtayın resmî karar hizmetinden incelenmiştir. 6

Bu olaydan bütün eski ret kararlarının kayıtsız olduğu sonucu çıkarılamaz. İlgili mahkemenin kütüğü, kayıt tarihi ve dosyaya verdiği cevap her uyuşmazlıkta ayrıca getirtilmelidir. Mahkeme kararında tescil emri bulunmasıyla bu emrin fiilen yerine getirilmesi aynı olgu değildir.

Sonradan öğrenmek her zaman yeni süre sağlamaz

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.01.2026 tarihli, E. 2025/1919, K. 2026/174 sayılı kararında ise 22.11.2021 tarihli ret beyanına karşı 13.09.2022’de açılan dava süre nedeniyle reddedilmiştir. Alacaklı, ret işlemini 17.03.2022’de icra dosyasından öğrendiğini ileri sürmesine rağmen ret hükmü onanmıştır. Dolayısıyla fiilî öğrenme iddiası tek başına yeterli görülmemiştir. 7

İki karar birlikte okunduğunda pratik sonuç şudur: Ret dilekçesi, tutanak, tespit ve tescil kararı, özel kütük kayıt örneği ve öğrenmeye ilişkin belge birlikte incelenmelidir. Alacaklı, kayıt tartışmasının lehine sonuçlanacağını varsayarak beklememelidir. Dava hazırlığı, belgelerle belirlenebilen en erken başlangıç ihtimali dikkate alınarak yürütülmelidir.

İhtar çekmek veya görüşmek süreyi korur mu?

Noter ihtarı gönderilmesi veya ödeme görüşmesi yapılması, tek başına iptal davası açılması yerine geçmez. Kanuni bir süreyi durdurma sebebi bulunmadan, görüşmelerin altı aylık süreyi koruduğu varsayılamaz. İhtiyari arabuluculuk tercih edilmişse 6325 sayılı Kanun m. 16’daki sürenin başlaması ve sona ermesine ilişkin şartlar ayrıca belgelenmelidir. 4

Dava dilekçesinin hazırlanmış olması da davanın açıldığı anlamına gelmez. Tevzi, kayıt ve harç işlemleri tamamlanmalı; açılış tarihi kontrol edilmelidir. Sürenin son günü, tatil durumu veya yanlış mahkemeye başvurunun etkisi yalnız takvim hesabıyla çözülemez. Somut işlem türüne uygulanacak süre ve gönderme kuralları ayrıca incelenir. (2, m. 20, 90–93 ve 118–120)

Dava kime karşı ve hangi mahkemede açılır?

Davacı, mirası reddeden kişinin alacaklısıdır; iflas durumunda kanunun öngördüğü çerçevede iflas idaresi de dava açabilir. Alacağın kaynağı, ret işlemiyle ilişkili tarihleri ve halen mevcut olup olmadığı gösterilmelidir. Alacak devredilmişse devir zinciri de dosyaya sunulmalıdır. Mirasbırakanın alacaklısı olmak, tek başına TMK m. 617 kapsamında dava hakkı vermez. 1 Miras payının devri ile ret arasındaki fark miras payının devri yazısında anlatılmıştır.

Davanın temel muhatabı reddeden borçlu mirasçıdır. Reddin sonucunda pay elde eden kişilerin hakları da etkilenebilir. Öğretide taraf sıfatı tartışmalı olmakla birlikte, uygulamaya yönelik hazırlıkta retten yararlanan mirasçıların belirlenmesi ve taraf teşkilinin buna göre değerlendirilmesi gerekir. Küçük mirasçılar varsa temsil ve menfaat çatışması ayrıca incelenir. (10, s. 866–868; 1, m. 426)

Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ret beyanının sulh hukuk mahkemesinde yapılması iptal davasının da orada görüleceği anlamına gelmez. Yetki bakımından, TMK m. 576’ya dayanan uygulama mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini esas alır. Yabancılık unsuru veya başka dava türleriyle birleşen talepler ayrıca incelenmelidir. Alacaklının kendi adresi kendiliğinden yetki sağlamaz. (2, m. 2; 10, s. 868–869)

Salt TMK m. 617’ye dayalı reddin iptali, 6325 sayılı Kanun m. 18/B’deki miras mallarının paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi davasıyla özdeş değildir. Bu nedenle yalnız mirasla bağlantısı bulunduğu için zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu söylenemez. Eklenen bağımsız taleplerin dava şartları ayrıca değerlendirilir. 4

Hangi belgeler toplanmalı ve ne ispatlanmalıdır?

İspat planı, yalnız ret kararını dosyaya koymaktan ibaret değildir. Davacı iddiasının dayandığı olayları, tarihleri ve bunları gösteren belgeleri somutlaştırmalıdır. Mirasçı da ödeme, yeterli malvarlığı, güvence veya zarar verme amacı bulunmadığı savunmasını destekleyen kayıtları sunabilir. (2, m. 190 ve 194)

Tablo 2 — Hangi belgeler toplanmalı ve ne ispatlanmalıdır?
İncelenecek konuBaşlıca belge veya kayıtKontrol edilecek ayrıntı
Alacaklı sıfatıSözleşme, senet, hesap hareketi, takip dosyasıBorcun kaynağı, tutarı ve devamı
Süre başlangıcıRet dosyası ve özel kütük örneğiBeyan, karar ve fiilî kayıt tarihleri
Kişisel ödeme gücüTapu, banka, araç ve şirket kayıtlarıRet tarihindeki değer ve yükler
Mirasın ekonomik değeriTereke malları, borçları ve pay belgesiNet değer ve borçluya düşecek pay
Zarar verme amacıİşlem kronolojisi ve hukuka uygun yazışmalarRet ile tahsil güçlüğü arasındaki ilişki
GüvenceTeminat belgesi ve değerlemeTutar, geçerlilik ve tahsil kabiliyeti

Güncel mirasçılık belgesi, ret nedeniyle kimin yararlandığını göstermede önemlidir. Ancak belgedeki paylar, ret dosyası görülmeden mekanik biçimde kullanılmamalıdır. Alacaklının ulaşamadığı banka veya sicil bilgileri, hangi kurumdan ve hangi tarih aralığı için istendiği açıklanarak mahkemeden talep edilebilir. (1, m. 598 ve 611; 2, m. 194 ve 219–221)

Bilirkişi, taşınmaz değeri veya hesap hareketleri gibi uzmanlık gerektiren konularda inceleme yapabilir. Zarar verme amacının hukuki değerlendirilmesi ve davanın şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine karar verilmesi ise mahkemeye aittir. Bilirkişiden bütün hukuki uyuşmazlığı çözmesi istenmemelidir. (2, m. 266)

Dava sırasında miras malları elden çıkarılabilir mi?

Davanın açılması bütün mallara kendiliğinden satış yasağı koymaz. Hakkın elde edilmesinin ciddi biçimde zorlaşacağı veya gecikmeden zarar doğacağı somutlaştırılırsa ihtiyati tedbir istenebilir. Hangi malın, hangi işlem bakımından korunacağı, yaklaşık ispat ve teminat konusu dilekçede açıklanmalıdır. Tedbir ölçülü olmalı; uyuşmazlıkla ilgisiz bütün malvarlığını kapsayan genel bir yasak varsayılmamalıdır. (2, m. 389–392)

İhtiyati haciz ile ihtiyati tedbir de aynı değildir. Para alacağının korunmasına yönelik ihtiyati haczin İİK m. 257 ve devamındaki koşulları ayrıca aranır. Retten yararlanan kişiye geçmiş her malın, alacaklının mevcut takip dosyasında doğrudan haczedilebileceği düşüncesiyle işlem yapılmamalıdır. 3

Reddin iptaline karar verilirse ne olur?

İptal kararı resmî tasfiye sonucunu doğurur

TMK m. 617/2, reddin iptali halinde resmî tasfiyeyi öngörür. Sonuç, borçlu mirasçının mirası olağan biçimde kabul etmiş sayılması veya alacaklının doğrudan tapu sahibi olması değildir. Tasfiyede terekenin borçları, alacakları ve ilgili miras payının net değeri belirlenir. Ödeme, elde edilen değer ve kanuni sıra üzerinden yapılır. (1, m. 617 ve 632–636)

Tasfiyenin bütün terekeyi mi yoksa reddi iptal edilen mirasçının payını mı kapsayacağı öğretide tartışılmıştır. Yukarıda anılan 23.10.2025 tarihli kararda ilgili miras payının resmî tasfiyesine ilişkin hüküm onanmıştır. Bu nedenle başka mirasçıların bütün kişisel mallarının tasfiyeye gireceği söylenemez. 8 11 Resmî tasfiyenin işleyişi terekenin resmî tasfiyesi yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Tasfiye kararının kapsamı ve uygulama mercii hükümde açıklığa kavuşturulmalıdır. Gönen, iptale karar veren mahkemenin tasfiyeyi yürütmesi görüşünü aktarırken, TMK m. 634 uyarınca sulh hukuk mahkemesinde yürütülmesini savunan görüşe de yer verir. Uygulamada yapılacak iş, kararın kesinleşme ve infaz durumuyla birlikte ilgili dosya üzerinden takip edilmelidir. (10, s. 869, dipnot 81)

Önce kim ödenir, artan değer kime verilir?

Tereke borçları ve tasfiye giderleri ayrıldıktan sonra reddeden mirasçıya düşen net değerden önce iptali sağlayan alacaklılar, ardından diğer alacaklılar yararlanır. Artan değer, ret geçerli olsaydı yararlanacak mirasçılara verilir. Bakiye reddeden borçlu mirasçıya bırakılmaz. Alacaklılara ödeme, mevcut alacak ve tasfiye değeriyle sınırlıdır. (1, m. 617/3)

Varsayımsal örnek: Tereke borçları ve tasfiye giderleri ayrılmış, reddedenin payına 900.000 TL net değer düşmüş olsun. İptali sağlayan tek alacaklının toplam alacağı 400.000 TL, diğer tek alacaklının toplam alacağı 200.000 TL kabul edilsin. Başka alacak, rehin veya sıra uyuşmazlığı bulunmadığı varsayılmıştır.

Tablo 3 — Önce kim ödenir, artan değer kime verilir?
Ödeme aşamasıTutarKalan değer
İptali sağlayan alacaklıya ödeme400.000 TL500.000 TL
Diğer alacaklıya ödeme200.000 TL300.000 TL
Retten yararlanacak mirasçılara bakiye300.000 TL0 TL

Örnek yalnız ödeme sırasını açıklar; miras payının değerlemesi veya bütün alacaklılar arasındaki sıra uyuşmazlığı için hazır hesap değildir. Net payın ilk alacağı bile ödemeye yetmemesi halinde tüm borçların kapanacağı garanti edilemez. Aynı alacağın farklı takip veya tasfiye yollarından iki kez tahsili de mümkün değildir.

Mirasbırakanın alacaklıları TMK m. 618’e nasıl başvurabilir?

TMK m. 618, ödemeden aciz mirasbırakanın alacaklıları için farklı bir koruma sağlar. Mirası reddeden kişi, ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan aldığı ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacağı değerler ölçüsünde sorumlu olabilir. Her bağış otomatik olarak bu kapsama girmez; kazandırmanın niteliği ve denkleştirmeye tabi olup olmadığı incelenir. (1, m. 618 ve 669–675)

Olağan eğitim ve öğrenim giderleri ile âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır. İyiniyetli mirasçı bakımından geri verme zamanındaki zenginleşme sınırı önem taşır. Kazandırmanın miktarı, tarihi, elden çıkıp çıkmadığı ve sorumluluğun kapsamı belgelerle tartışılır. Mirasın reddedilmiş olması, bu özel sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. (1, m. 618)

Beş yıl, burada dava açma süresi değildir; geçmiş kazandırmaların incelendiği dönemdir. TMK m. 617’deki altı aylık süre de m. 618 talebine otomatik uygulanmaz. Davanın niteliği, talebin doğumu ve uygulanacak zamanaşımı ayrıca belirlenmelidir. Bu nedenle yalnız ölüm tarihinden beş yıl sayılarak dava süresi hesaplanmamalıdır.

Mirasbırakanın alacaklılarının, şartları varsa TMK m. 633 kapsamında resmî tasfiye istemesi de mümkündür. Bu yolun üç aylık özel süresi ve güvence şartları ayrıca değerlendirilir. Genel borç ve takip ayrımları için miras borçlarından sorumluluk yazısı ile bağlantılı okuma yapılabilir. 1

Altı ay geçtiyse tasarrufun iptali davası açılabilir mi?

Altı aylık sürenin kaçırılması, İİK m. 277 ve devamına dayalı başka bir yolun şartlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; fakat böyle bir davanın kesinlikle açılabileceğini de göstermez. Takip, alacağın doğumu, aciz belgesi, tasarrufun niteliği, taraflar ve İİK m. 284’teki beş yıllık süre ayrı incelenmelidir. Bu beş yıllık süre, TMK m. 618’deki geçmiş kazandırma dönemiyle karıştırılmamalıdır. 3

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.04.2024 tarihli, E. 2023/435, K. 2024/198 sayılı kararında, başlangıçta reddin iptali olarak açılıp ıslahla tasarrufun iptaline dönüştürülen davanın tekrar TMK m. 617’deki süreyle reddedilmesi hatalı bulunmuştur. Kararda iki yolun şartları ve sonuçları ayrılmıştır. Bu, her süresi geçmiş davanın adını değiştirerek kurtarılabileceği anlamına gelmez; somut dosyada ıslah, bozma kararı ve davanın niteliği belirleyicidir. 9

TMK m. 617 resmî tasfiye sonucuna bağlanırken, İİK kapsamındaki iptal alacağın tahsili için cebri icra imkânı sağlar. Kamu alacağına dayalı uyuşmazlıkta ise 6183 sayılı Kanun m. 24–31’deki özel hükümler ayrıca incelenir. Alacaklının vergi idaresi veya sosyal güvenlik kurumu olması halinde özel hukuktaki süre ve şartlar doğrudan kopyalanmamalıdır. 3 5

Dava hazırlığında hangi hatalardan kaçınılmalıdır?

Başlıca hatalar; borcun mirasçıya mı mirasbırakana mı ait olduğunu ayırmamak, özel kütük kaydını istememek, bugünkü malvarlığını ret tarihinin yerine koymak ve iptal kararıyla taşınmazın doğrudan alacaklıya geçeceğini düşünmektir. Alacak, malvarlığı ve ret kayıtlarının aynı kronolojiye yerleştirilmesi bu karışıklıkları azaltır.

Dilekçede hukuki yol ve istenen sonuç açık olmalıdır. Hangi ret işleminin iptalinin istendiği, taraflar, süre hesabı, deliller ve gerekiyorsa koruma talebi gösterilmelidir. Mahkeme ve takip dosyaları arasında aynı alacağın tutarı konusunda farklılık varsa fark açıklanmalıdır. (2, m. 119 ve 194)

Yargılama gideri; harç, tebligat, bilirkişi, keşif ve temsil giderleri gibi kalemlerden oluşabilir. Belirli bir ücret veya bitiş süresi her dosya için geçerliymiş gibi verilemez. Kanun yolu ve süreleri, kararın türü, tebliği ve o tarihte geçerli parasal sınırlarla birlikte incelenmelidir.

Sonuç

Mirasın reddinin iptali, borçlu mirasçının alacaklısına özel bir koruma sağlar. Başarı için alacaklı sıfatı, ret tarihindeki mali yetersizlik, zarar verme amacı, güvence ve süre birlikte değerlendirilmelidir. Ret dosyasının özel kütük kayıtları, yalnız karar örneğinden daha kapsamlı bir inceleme gerektirebilir.

İptal sonrasında alacaklının mirasçı olması değil, ilgili değerin resmî tasfiyesi ve kanuni sıraya göre ödeme gündeme gelir. TMK m. 618 ve İİK’daki tasarrufun iptali yolları kendi şartlarıyla ele alınmalıdır. Somut başvuru hazırlanırken ret dosyası, takip belgeleri ve tarihli malvarlığı kayıtları birlikte incelenmelidir.

İlgili yazılar: Yurt Dışında Mirasın Reddi Türkiye’de Geçerli mi?.

Sıkça Sorulan Sorular

Borcu olan herkesin mirası reddetmesi iptal edilir mi?

Hayır. Borcun varlığı tek başına yeterli değildir. Kişisel malvarlığının yetersizliği, zarar verme amacı, yeterli güvence verilmemesi ve süre şartı birlikte değerlendirilir. Ayrıntı için davanın şartlarına bakılabilir.

Reddin iptalini mirasbırakanın alacaklısı isteyebilir mi?

TMK m. 617, reddeden mirasçının kendi alacaklılarını korur. Ölen kişinin alacaklılarının TMK m. 618 veya resmî tasfiye gibi başka imkânları olabilir. Ayrım mirasbırakanın alacaklıları bölümünde açıklanmıştır.

Altı aylık süre mutlaka öğrendiğim gün mü başlar?

Hayır. Kanun ret tarihini esas alır; güncel kararlarda özel kütük kaydı ve öğrenebilme imkânı da incelenmektedir. Fiilî öğrenmenin tek başına yeni süre sağlamadığı karar vardır. Süre başlangıcı bölümündeki iki karar birlikte okunmalıdır.

Ret kararı özel kütüğe yazılmamışsa ne yapılmalıdır?

İlgili mahkemeden kayıt örneği ve kayıt tarihine ilişkin açık cevap istenmelidir. Kayıt eksikliğinin süreye etkisi somut dosyada değerlendirilir; buna güvenilerek dava hazırlığı ertelenmemelidir. Ret beyanı ve özel kütük ilişkisi bu ayrımı gösterir.

Aciz belgesi olmadan dava açılabilir mi?

TMK m. 617’de aciz belgesi zorunlu ön şart olarak düzenlenmemiştir. Ancak mirasçının ret sırasındaki malvarlığının borçlarına yetmediği yine ispatlanmalıdır. İİK’ya dayalı dava farklıdır. Kişisel malvarlığı bölümüne bakılabilir.

Borçlu güvence gösterirse dava sona erer mi?

Güvencenin gerçekten yeterli olup olmadığı ve ne zaman verildiği değerlendirilir. Salt ödeme sözü yeterli kabul edilmemelidir. Yargılama giderleri de ayrıca ele alınır. Güvenceye ilişkin açıklamalar örnekleri ve ayrımı içerir.

Dava sulh hukuk mahkemesinde mi açılır?

TMK m. 617’ye dayalı iptal davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ret beyanının yapıldığı mahkeme ile çekişmeli iptal davasının görevi karıştırılmamalıdır. Taraflar ve mahkeme bölümünde yetki de açıklanmıştır.

Diğer mirasçıların da davaya katılması gerekir mi?

Reddin iptali, retten yararlanan kişilerin haklarını etkileyebilir. Bu kişiler belirlenerek taraf teşkili ve varsa küçüklerin temsili değerlendirilmelidir. Her mirasçıya otomatik olarak aynı sıfat verilmez. Davanın taraflarına ilişkin bölüm yol gösterir.

Dava açılınca taşınmazın satışı otomatik durur mu?

Hayır. Koruma talebinin hukuki dayanağı, somut risk ve ispatı ayrıca gösterilmelidir. İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz farklı şartlara bağlıdır. Dava sırasında malvarlığının korunması bölümüne bakılabilir.

İptal kararı çıkarsa tapu alacaklıya geçer mi?

Hayır. Alacaklı mirasçı veya doğrudan malik olmaz. Resmî tasfiye ve kanundaki ödeme sırası uygulanır; tahsil edilebilecek tutar mevcut alacak ve net değerle sınırlıdır. İptal kararının sonuçları bu süreci açıklar.

Tasfiyeden para artarsa reddeden mirasçı alabilir mi?

TMK m. 617/3’e göre artan değer, ret geçerli olsaydı yararlanacak mirasçılara verilir. Reddeden borçlu mirasçıya serbest bakiye bırakılması öngörülmez. Ödeme sırası ve sayısal örnek bu sonucu gösterir.

Altı ay geçtiyse bütün dava yolları kapanır mı?

Her olayda böyle söylenemez. İİK kapsamında tasarrufun iptali veya kamu alacağına ilişkin özel yol kendi şartlarıyla incelenebilir. Süreyi geçirmek, diğer yolun şartlarının gerçekleştiği anlamına gelmez. Alternatif dava yolları bölümüne bakılabilir.

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: m. 426, 576, 598, 605–618, 632–636 ve 669–675. Resmî konsolide metin.
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m. 2, 11, 20, 90–93, 118–120, 189–194, 219–221, 266, 331 ve 389–392. Resmî konsolide metin.
  3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: m. 105, 143, 257–268 ve 277–284. Resmî konsolide metin.
  4. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: m. 16 ve 18/B. Resmî konsolide metin.
  5. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: m. 24–31. Resmî konsolide metin.
  6. Yargıtay 7. HD, 11.12.2025, E. 2025/706, K. 2025/5328: özel kütük kaydı ve altı aylık süre. Yargıtay resmî karar metni.
  7. Yargıtay 7. HD, 12.01.2026, E. 2025/1919, K. 2026/174: sonradan öğrenme iddiası ve süre nedeniyle ret. Yayıncıdaki karar metni.
  8. Yargıtay 7. HD, 23.10.2025, E. 2024/5186, K. 2025/4517: ekonomik durum, güvence ve ilgili payın tasfiyesi. Yayıncıdaki karar metni.
  9. Yargıtay HGK, 24.04.2024, E. 2023/435, K. 2024/198: reddin iptali ile tasarrufun iptali yollarının ayrımı. Yayıncıdaki karar metni.
  10. Doruk Gönen: “Mirası Reddeden Mirasçının Alacaklılarının TMK m. 617 Kapsamında Korunması”, İstanbul Hukuk Mecmuası, 80(3), 2022, s. 847–879. Özellikle güvence, taraflar, yetki ve tasfiye bölümleri. Akademik makale.
  11. Kürşat Nuri Turanboy: “Mirasçının Alacaklılarının Korunmasında Mirasın Reddinin İptali Davasının Hukuki Niteliği ve Koşullarının Değerlendirilmesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 72(3), 2023, s. 1559–1590. Akademik makale.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları