İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması

Azami Tutukluluk Süreleri: CMK 102, Süre Hesabı ve Tahliye

Taş masa üzerinde cam kum saati ve pencereden gelen dikey gölgeler.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 17 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Azami tutukluluk süresi, yetişkinlerde ağır cezalık olmayan işlerde uzatmayla 1 yıl 6 ay, ağır cezalık işlerde genel olarak 5 yıl, CMK 102/2’deki suçlarda 7 yıldır.

Azami tutukluluk süresi, yetişkinler bakımından ağır cezanın görevine girmeyen işlerde uzatmayla 1 yıl 6 ay, ağır cezalık işlerde genel olarak 5 yıl, bu işlerden CMK 102/2’de ayrıca sayılan suçlarda 7 yıldır. Soruşturmada daha kısa, bağımsız sınırlar uygulanır; çocuklarda süreler indirilir. Bunlar tutuklu kalınması gereken süreler değildir. Tahliye, üst sınır dolmadan da istenebilir. Doğru hesap için suçun niteliği, fiil tarihindeki yaş ve yargılamanın bütün aşamaları birlikte incelenmelidir. 1

Tutuklama, kesinleşmiş hapis cezasının infazından farklı bir koruma tedbiridir. Suç isnadı, kişinin suçlu olduğunun kesinleştiği anlamına gelmez. Bu nedenle süre hesabı, yalnız cezaevine giriş ve bugünün tarihi arasındaki farkı bulmaktan ibaret değildir. Özgürlükten yoksun bırakmanın hukuki dayanağı her dönemde ayrı belirlenir.

CMK 102’ye göre azami tutukluluk süresi ne kadardır?

Soruşturma evresindeki sınırlar

Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar sürer. İddianamenin savcı tarafından düzenlenmesi veya mahkemeye gönderilmesi, tek başına kovuşturmayı başlatmaz. Soruşturma sınırını aşan bir tutukluluk, sonradan iddianame kabul edildiği için geçmişe dönük olarak hukuka uygun hâle gelmez. 1, m.2 ve 102

İş veya suç grubuSoruşturma üst sınırıUzatma durumu
Ağır cezanın görevine girmeyen işler6 ayBu kategori için m.102/4’te ayrıca uzatma yoktur.
Ağır cezanın görevine giren, aşağıdaki özel gruba girmeyen işler1 yılBu kategori için m.102/4’te ayrıca uzatma yoktur.
Maddede sayılan özel suçlar ve toplu suçlar1 yıl 6 ayGerekçeyle 6 ay daha; metindeki sınır 2 yıldır. Asliyelik toplu suçlarda aşağıdaki çatışma ayrıca değerlendirilir.

Özel grup; Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerindeki suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçları içerir. Bunlar sırasıyla devletin güvenliğine, anayasal düzene ve işleyişine, millî savunmaya, devlet sırlarına ve casusluğa ilişkin bölümlerdir. Soruşturma hükmünde bunlara toplu olarak işlenen suçlar da eklenmiştir. Suçun yalnız gündelik dilde “ağır” veya “örgütlü” diye nitelenmesi yeterli değildir; uygulanacak kanun maddesi belirlenmelidir. 1, m.102/4

Soruşturma dâhil toplam sınırlar

Aşağıdaki tablo, CMK 102/1–2’nin uygulamada kabul edilen toplamlarını gösterir. Soruşturmadaki tutukluluk bu toplamın içindedir. İlk derece mahkûmiyeti ve bozmanın hesaba etkisi ayrıca aşağıda açıklanmaktadır.

İş veya suç grubuTemel süre ve mümkün uzatmaUzatmalar dâhil toplam
Ağır cezanın görevine girmeyen işler1 yıl + en fazla 6 ay1 yıl 6 ay
Ağır cezanın görevine giren diğer işler2 yıl + toplam en fazla 3 yıl5 yıl
Ağır cezanın görevine giren ve CMK 102/2’deki özel grupta yer alan suçlar2 yıl + toplam en fazla 5 yıl7 yıl

Uzatma otomatik değildir. Zorunlu hâlin ve gerekçenin gösterilmesi gerekir. CMK 102/3 uyarınca uzatma kararı öncesinde Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanığın ve müdafiinin görüşleri alınır. Henüz kullanılmamış uzatma süresi bulunması, mevcut tutukluluğun zorunlu olduğunu kanıtlamaz. 1

Uzatma sürelerinin temel süreye eklenmesi de eleştiriye konu olmuştur. Ersan Şen’in 25 Mart 2026 tarihli değerlendirmesinde ağır cezalık işler için toplamın üç, özel suçlarda beş yıl olması gerektiği görüşü savunulmaktadır. Yukarıdaki beş ve yedi yıllık tablo, iki yıllık temel süreye uzatmanın eklendiği yargısal uygulamayı esas alır. Murat Narman kararında da genel rejim beş yıl olarak yorumlanmıştır. 3, §46 6

Görev ayrımı da dosyanın görüldüğü mahkemenin adına indirgenmemelidir. Bağlantı nedeniyle ağır cezada görülen bir dosyada, isnat edilen suçun hukuken hangi mahkemenin görevine girdiği ayrıca incelenir. “Dosya ağır cezada; o hâlde herkes için beş yıl” biçiminde bir başlangıç hesabı güvenli değildir. 1, m.102 7

Toplu suç, tutukluluk süresini her zaman yedi yıla çıkarır mı?

Toplu suç ile özel suç grupları aynı değildir

Hayır. CMK 102/2’de yedi yıllık toplamı doğuran özel uzatma kapsamı sayılırken “toplu suç” ayrıca yazılmamıştır. Bu ibare, soruşturma sınırını düzenleyen dördüncü fıkrada bulunur. Dolayısıyla en az üç kişinin yer aldığı her dosya için yedi yıllık üst sınır uygulanamaz. Suç ayrıca m.102/2’nin özel grubuna giriyorsa sonuç değişir. 1

CMK 2/1-k anlamında toplu suç, aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçtur. Suç örgütü kavramı ise ayrı unsurları bulunan bir hukuki nitelemedir. Şüpheli sayısı, suçun örgüt kapsamında olup olmadığı ve isnadın hangi TCK/TMK hükmüne dayandığı birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Asliyelik toplu suçta 18 ay ile 24 ay arasındaki sorun

Ağır cezanın görevine girmeyen toplu suçlarda iki hüküm arasında açıklanması gereken bir gerilim vardır: CMK 102/1 toplamı uzatmayla 18 ayla sınırlarken m.102/4’ün toplu suçlara ilişkin lafzı soruşturmada 18 ay ve 6 ay uzatma öngörür. Soruşturmadaki sınırın bütün süreç için öngörülen sınırı aşabilmesi tartışmalıdır.

Ersan Şen’in 25 Mart 2026 tarihli değerlendirmesi, özgürlük lehine yorumla 18 aylık toplamın aşılmamasını savunmaktadır. Buna karşı m.102/4’ün özel hüküm olduğu yorumu tartışılabilir. Bu konu, bütün mahkemelerce aynı biçimde çözüldüğü varsayılan kesin bir kural olarak sunulmamalıdır. Savunmada her iki fıkra birlikte gösterilmeli; “toplu suç olduğu için soruşturmada tartışmasız iki yıl tutulabilir” kabulüne dayanılmamalıdır. 6

Çocuklar bakımından süreler nasıl değişir?

Belirleyici olan fiil tarihindeki yaştır

CMK 102/5’e göre süreler, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklarda yarı oranında; 15 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır. Buradaki ikinci oran, sürenin dörtte birinin uygulanması değil, yetişkin süresinin %75’inin uygulanmasıdır. Yargılama sırasında 18 yaşın doldurulması, fiil tarihindeki yaş esasını değiştirmez. 1

Yetişkin için ilgili üst sınırFiil tarihinde 15 yaşından küçükFiil tarihinde 15–18 yaş arası
Soruşturmada 6 ay3 ay4,5 ay
Soruşturmada 1 yıl6 ay9 ay
Özel soruşturma sınırı: uzatmayla 2 yıl1 yıl1 yıl 6 ay
Ağır cezalık olmayan işte toplam 1 yıl 6 ay9 ay13,5 ay
Ağır cezalık diğer işte toplam 5 yıl2 yıl 6 ay3 yıl 9 ay
Özel suç grubunda toplam 7 yıl3 yıl 6 ay5 yıl 3 ay

Tablo oranların karşılaştırılması içindir. Kesirli ayların somut bitiş günü, başlangıç tarihi ve takvim hesabı üzerinden belirlenmelidir. İndirim yalnız son toplama uygulanıp temel süre ve uzatma aşamaları gözden kaçırılmamalıdır; m.102’deki sürelerin tamamı bakımından değerlendirilir. Asliyelik toplu suçtaki çatışma, çocuk yönünden de ilgili indirimle birlikte ele alınır.

Süre hesabından önce tutuklama yasağı incelenir

Çocuk Koruma Kanunu m.21, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiiller nedeniyle tutuklama kararı verilmesini yasaklar. Bu yasak kapsamındaki bir durumda, indirimli sürenin henüz dolmaması tutuklamayı hukuka uygun kılmaz. Çocuğun ceza sorumluluğuna ilişkin koşullar ve çocuklara özgü diğer güvenceler de ayrıca değerlendirilir. 2

Genel tutuklama yasağı bakımından CMK 100/4 de gözden kaçırılmamalıdır: yalnız adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda kural olarak tutuklama kararı verilemez. Hükmün hapis cezası sınırına ilişkin istisnası, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlardır; bu istisna bütün taksirli yaralama ve öldürme suçlarına genişletilemez. 1

Tutukluluk süresi nasıl hesaplanır?

Soruşturma ve kovuşturma için sayaç yeniden başlamaz

Hesap iki denetim içerir: soruşturma henüz bitmemişse m.102/4 sınırı; ayrıca m.102/1–2’deki toplam sınır. İddianamenin kabulü, önceki tutukluluğu silmez. Dosyanın başka mahkemeye gönderilmesi veya numarasının değişmesi de tek başına yeni bir süre yaratmaz.

Varsayımsal örnek: Ağır cezanın görevine girmeyen bir işte kişi soruşturma sırasında beş ay tutuklu kalmış olsun. İddianame kabul edildiğinde, uzatma şartları da gerçekleşirse toplam 18 aya kadar teorik olarak 13 ay kalır. Hesap “beş ay soruşturma + yeniden 18 ay kovuşturma” değildir. Üstelik bu 13 ayın tamamının kullanılabilmesi gibi bir hak yoktur; tahliye koşulları her aşamada incelenir.

Yakalama ve gözaltı tarihleri neden kaydedilmelidir?

Yakalama, gözaltı ve tutuklama ayrı tedbirlerdir. Bununla birlikte özgürlükten yoksun bırakılmanın hesabında ilk yakalama veya gözaltı tarihini bütünüyle dışlamak hatalı sonuç verebilir. AYM, Murat Narman kararında, yasal üst sınırın değerlendirilmesinde tutuklama kararından önceki gözaltı başlangıcını esas almıştır. Makul süre değerlendirmesinde de kişinin ilk kez yakalandığı veya gözaltına alındığı, doğrudan tutuklanmışsa tutuklandığı tarih dikkate alınır. 3, §§54, 66

Bu nedenle kronolojide hem ilk özgürlük kısıtlaması hem tutuklama kararı gösterilmelidir. Arada serbest kalınan dönem, başka bir isnat veya başka dosyadan infaz varsa, bütün dönemleri tek kesintisiz tutukluluk gibi toplamak da doğru değildir. Hangi dönemin hangi hukuki nedene bağlı olduğu belgeyle ayrılmalıdır.

İlk derece mahkûmiyeti ve kanun yolu aşaması

AYM’nin Şükrü Aydın kararında benimsediği yaklaşıma göre ilk derece mahkûmiyetinden sonraki tutma, hüküm henüz kesinleşmese de “hükme bağlı tutma” niteliğindedir. Bu dönem, suç isnadına bağlı tutukluluk için yapılan CMK 102 hesabından ayrılır. Dolayısıyla istinaf veya temyizde geçen bütün süreyi doğrudan ilk derece öncesi tutukluluğa ekleyen hesap, bu içtihatla uyuşmaz. 4, §§41–43 Yakın bir konu olarak ceza davasında istinaf yazısı da değerlendirilebilir.

Bu yaklaşım öğretide eleştirilmektedir. Önder Tozman, kovuşturmanın kesinleşmeye kadar sürmesi ve özgürlüğü sınırlamanın kanuni dayanağı bakımından hükmen tutukluluk ayrımına karşı çıkmaktadır. Eleştiri savunmada ileri sürülebilir; ancak mevcut yargısal hesaplama yaklaşımının yerine geçmiş bağlayıcı bir kural gibi anlatılamaz. Kanun yolu döneminin m.102 hesabından ayrılması, o dönemdeki özgürlük kısıtlamasının her durumda hukuka uygun olduğu anlamına da gelmez. 8, s.310–315

Bozma sonrasında önceki süreler silinir mi?

Hayır. Mahkûmiyet hükmü bozulduğunda ve kişi yeniden suç isnadına bağlı olarak tutulduğunda, bozma sonrası dönem hesaba eklenir. Bozma öncesindeki hesaba giren tutukluluk korunur; sıfırdan beş veya yedi yıllık süre başlamaz. Buna karşılık bozma niteliği taşımayan, dosyadaki eksikliğin giderilmesi için geri gönderme işlemi aynı sonucu doğurmayabilir. 4

Varsayımsal örnek: İlk hükme kadar 20 ay, mahkûmiyet ile bozma arasında 8 ay, bozma sonrasında yeni hükme kadar 10 ay geçmişse; anlatılan içtihat yaklaşımıyla ilgili toplam 20 + 10 = 30 aydır. Aradaki 8 ayın hukuki denetimi ayrıdır. Bu örnek, başka dosyadan infaz veya serbest kalma bulunmadığı varsayımına dayanır.

Şükrü Aydın kararının pratik önemi buradadır: AYM, uzun takvim aralığına rağmen mahkûmiyet ve bozma dönemlerini ayırarak ilgili süreyi 2 yıl 6 ay 11 gün hesaplamış ve yasal sınırın aşıldığı şikâyetini açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur. Sadece cezaevinde geçirilen toplam takvim zamanını gösteren bir dilekçe bu ayrımı karşılamaz. 4, §§46–49

Aynı dosyadaki her suç için ayrı üst sınır uygulanır mı?

Aynı dosyada veya birleştirilmiş dosyada yürütülen yargılamada, her isnat için ayrı azami süre toplanamaz. AYM’nin Murat Narman kararında açıkladığı üzere suç ve sanık sayısı, yargılamanın karmaşıklığını değerlendirmede önem taşıyabilir; fakat kanuni üst sınırı suç sayısıyla çarpmanın gerekçesi olamaz. 3, §§49–50

Örneğin genel beş yıllık rejime tabi tek dosyada üç ayrı isnat bulunması, üst sınırı 15 yıla çıkarmaz. Ancak özel yedi yıllık rejimin uygulanıp uygulanmayacağı suçun niteliğine göre ayrıca belirlenir. Bağımsız başka dosyadan tutuklama veya kesinleşmiş cezanın infazı varsa, bir dosyada tahliye kararı verilmesi kişinin fiilen cezaevinden çıkacağı anlamına gelmeyebilir. Tahliye müzekkeresi ile diğer özgürlük kısıtlamalarının dayanakları birlikte kontrol edilmelidir.

Üst sınır dolmadan tahliye mümkün müdür?

Kanuni azami süre ile makul süre farklı denetimlerdir

Kanuni süre aşılmamış olsa bile tutuklama gereksiz veya ölçüsüz hâle gelmiş olabilir. Somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni ve ölçülülük birlikte değerlendirilir. Tutuklama, tutukluluğun devamı ve tahliye isteminin reddi kararlarında bu koşulların somut olgularla gerekçelendirilmesi gerekir. İlk tutuklama isteminde adli kontrolün neden yetersiz kalacağı da açıklanmalıdır. 1, m.100–101 Konunun ayrıntıları için tutuklamaya itiraz ve tahliye talebi yazısına bakılabilir.

Delillerin toplanmış olması, tanıkların dinlenmesi, sağlık durumu, sabit ikamet ve uygulanabilir adli kontrol seçenekleri dosyaya göre önem taşıyabilir. Tek başına sabit adres her zaman tahliyeyi gerektirmediği gibi, tek başına isnadın ağır olması da sınırsız tutukluluğu haklı kılmaz. Savunma, kararın dayandığı somut kaçma veya delillere müdahale riskini doğrudan karşılamalıdır.

Murat Narman kararında AYM, yasal üst sınırın makul sürenin göstergesi olmadığını ve daha kısa tutukluluğun da hak ihlali oluşturabileceğini vurgulamıştır. Kararın önemi, savunmayı “beş yıl henüz dolmadı” tartışmasına hapsetmemesidir. 3, §§50, 61–72

Otuz günlük inceleme yeni bir azami süre değildir

CMK 108 uyarınca soruşturma sırasında tutukluluk, en geç otuzar günlük aralıklarla sulh ceza hâkimi tarafından incelenir; şüpheli veya müdafii dinlenir. Şüpheli de bu süre içinde inceleme isteyebilir. Kovuşturmada mahkeme, her oturumda ve koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında, aynı süre içinde tutukluluğu değerlendirir. 1

Bu kontrol takvimi, her otuz günde yeni bir toplam tutukluluk hakkı doğurmaz. İnceleme kararlarının zamanında verilmesi ile m.102’deki sınırın aşılmaması ayrı yükümlülüklerdir. Her iki koşulun sağlanması da somut ve yeterli gerekçe ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Tahliye talebi ve tutuklamaya itiraz nasıl yapılır?

Tahliye istemi için üst sınırın dolması beklenmez

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir. Soruşturmada sulh ceza hâkimliği, kovuşturmada davaya bakan mahkeme önündeki usul izlenir. Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemini ilgili daire veya Yargıtay Ceza Genel Kurulu inceler. Savcı da soruşturmada tutuklamayı gereksiz görürse CMK 103 kapsamındaki yetkisini kullanabilir. 1, m.103–104

CMK 105’te, ilgili talepler bakımından kural olarak üç günlük karar süresi düzenlenmiştir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda süre yedi gündür; m.103/1’in ilk cümlesindeki istem bu uzatılmış sürenin dışındadır. Bu karar süreleri, itiraz başvuru süresiyle karıştırılmamalıdır. Duruşma dışında görüş alınmasına ilişkin genel hüküm ile m.102/3’ün özel uzatma usulü de aynı kabul edilmemelidir.

Güncel itiraz süresi iki haftadır

CMK 268/1 uyarınca genel itiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Değişiklik 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için uygulanır; önceki kararlar geçiş hükmüne tabidir. Bu nedenle eski yazılardaki “yedi gün” bilgisi güncel kararlar bakımından kullanılmamalıdır. Öğrenme tarihi, tefhim ve tebliğ belgeleriyle birlikte belirlenmelidir. 1, m.268; geçici m.6

İtiraz, kararı veren mercie dilekçeyle veya tutanağa geçirilecek beyanla yapılır. Merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararları bakımından inceleme, m.268/3-b’deki düzenleme uyarınca asliye ceza mahkemesi hâkimince yapılır. Diğer kararlar için kararın hangi mahkemeden çıktığına göre m.268/3’ün ilgili bendi uygulanır. Ayrıntılı bilgi için ev hapsi ve adli kontrol başlıklı yazıya başvurulabilir.

İtirazın yapılması, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Süresinde itiraz ile her aşamada yapılabilen tahliye talebi farklı imkânlardır. Birinin kullanılması, diğerinin koşullarını ve ayrıca işlemeye başlayan bireysel başvuru sürelerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 1, m.104, 269

Dilekçeyi güçlendiren belgeler

  • Yakalama ve gözaltı tutanakları; tutuklama, devam ve uzatma kararları.
  • İddianamenin kabul tarihi; ilk derece hükümleri, bozma kararları ve tahliye kayıtları.
  • Tebliğ, tefhim ve öğrenme tarihini gösteren belgeler; önceki itirazlar ve sonuçları.
  • Suç vasfı ve fiil tarihindeki yaşı doğrulayan bilgiler; başka dosyalardaki tutma ve infaz kayıtları.
  • Toplanan delillerin durumu ile somut tahliye gerekçesini destekleyen ikamet, sağlık veya diğer belgeler.

Dilekçede yalnız toplam gün sayısı yazılmamalıdır. Hangi aralığın hesaba katıldığı, hangi aralığın neden ayrıldığı, hangi üst sınırın uygulandığı ve istenen sonuç açıkça gösterilmelidir. “Süre dolmadı” karşı savunması varsa makul süre ve ölçülülük gerekçeleri; “başka suç da var” deniyorsa aynı dosyada sürelerin çoğaltılamayacağı ilkesi ayrıca karşılanmalıdır.

Süre dolunca adli kontrol uygulanabilir mi?

Tahliye, davanın sona ermesi değildir

Azami süre dolduğunda, aynı hukuki dayanakla tutukluluğun olağan biçimde sürdürülmesi mümkün değildir. Ancak tahliye, beraat veya kovuşturmanın sona ermesi anlamına gelmez. Yargılama devam edebilir; CMK 109/7 uyarınca üst sınır nedeniyle salıverilen kişi hakkında adli kontrol uygulanabilir. Adli kontrolün türü ve ağırlığı da somut ihtiyaca uygun olmalıdır. 1

İmza yükümlülüğü, yurt dışına çıkış yasağı veya konutu terk etmeme gibi tedbirler birbirinden farklı yoğunluktadır. Adli kontrolün kendi süre rejimi m.110/A’da düzenlenmiştir. Tutukluluk sınırı doldu diye bütün adli kontrol tedbirlerinin süresiz devam edebileceği sonucu çıkarılamaz.

Adli kontrol ihlalinde yeniden tutuklama istisnası

Önemli istisna CMK 112/2’dedir. Azami tutukluluk süresi dolduğu için verilen adli kontrolün yükümlülüklerini isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında yeniden tutuklama gündeme gelebilir. Bu durumda tutuklama süresi ağır cezalık işlerde en fazla dokuz ay, diğer işlerde en fazla iki ay olabilir. 1

Bu hüküm, beş veya yedi yıllık sınıra kendiliğinden eklenen olağan bir uzatma değildir. Önce üst sınır nedeniyle adli kontrol, ardından yükümlülüğe iradi aykırılık ve buna ilişkin yargısal değerlendirme gerekir. Hastalık veya kaçınılmaz engel gibi bir durum varsa, mazeretin ve bildirimlerin belgelenmesi bu nedenle önemlidir. Her ihlal otomatik olarak yeni tutuklama sonucunu doğurmaz.

Hukuka aykırı tutukluluk için hangi başvuru yolları vardır?

Tazminatta başvuru sebebi ve merci ayrımı

Kanuni sınırın aşılması, CMK 141/1-a kapsamında tazminat istemine dayanak olabilir. Makul sürede yargılama mercii önüne çıkarılmama veya bu sürede hüküm verilmemesi bakımından m.141/1-d de değerlendirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 22.12.2022 tarihli, E.2017/862, K.2022/829 sayılı kararında, ilgili süreler ayrıştırıldıktan sonra beş yıllık sınırın aşıldığı olayda tazminat hakkını kabul etmiştir. Bu kararın beş yıllık hesabı, günümüzdeki bütün suç grupları için tek sınır bulunduğu anlamına gelmez. 5

Başvuru mercii, tazminatın hangi sebebe dayandığına göre değişir. CMK 142’nin güncel sisteminde m.141/1-a ve d kapsamındaki istemler için ağır ceza mahkemesi yolu; e, f ve l bentlerindeki belirli istemler için Tazminat Komisyonu yolu öngörülmüştür. Örneğin yalnız beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı sonucuna dayanan istem ile tutukluluğun baştan itibaren ya da süre aşımı nedeniyle hukuka aykırı olduğu iddiası aynılaştırılmamalıdır. Birlikte ileri sürülen taleplerde ayrıştırma gerekebilir. 1, m.141–142

CMK 142/1’deki genel süre, karar veya hükmün kesinleşmesinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her durumda kesinleşmeden itibaren bir yıldır. Bununla birlikte her tazminat sebebi, ceza yargılamasının sonucunu beklemeyi zorunlu kılmaz; süre aşımı gibi bağımsız bir hukuka aykırılığın niteliği ayrıca değerlendirilir. Geçiş bakımından m.142 değişiklikleri 1 Haziran 2024 ve sonrasında yapılan istemlere uygulanır. Başvuru yolu ve süresi, talep sebebi ile karar tarihleri birlikte belirlenerek seçilmelidir. 1 5 Ayrıntılı açıklama için ceza davasında temyiz yazısına bakılması yararlı olur.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

AYM’ye başvuruda olağan ve etkili yolların tüketilmesi ile otuz günlük başvuru süresi önemlidir. Devam eden tutuklulukta özgürlüğe kavuşma istemi ile sona ermiş tutukluluk için giderim isteminin tüketilecek yolları aynı olmayabilir. Tazminat yolunun etkili olup olmadığı, şikâyetin konusu ve tutukluluğun devam edip etmediği üzerinden değerlendirilir. 3–4 9

Tutukluluğa ilişkin şikâyet için ceza davasının bütün kanun yolu aşamalarının bitmesini beklemek her durumda doğru değildir. İlk derece mahkûmiyetiyle tutmanın niteliğinin değişmesi, önceki döneme ilişkin başvuru süresini etkileyebilir. İtirazın sonucu ve öğrenme tarihi kaydedilmeli; otuz günlük süre otomatik olarak “ceza dosyasının kesinleşmesi” tarihine bağlanmamalıdır. Bu konuyla bağlantılı olarak ceza davasında ilk duruşma yazısı da okunabilir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru

AİHM başvurusu bakımından etkili iç hukuk yollarının tüketilmesi ve kural olarak nihai iç hukuk kararından itibaren dört aylık süre gözetilir. Başvurunun konusuna göre hangi yolun etkili olduğu ve sürenin başlangıcı ayrı değerlendirilir. AYM veya AİHM’ye başvuru yapılması, kendiliğinden tahliye kararı verilmiş olması anlamına gelmez. 10

Somut dosya için süre denetimi nasıl kurulmalıdır?

İlk adım, cezaevi kayıtları ile mahkeme kararlarını tek kronolojide birleştirmektir. Sonra her döneme hukuki nitelik verilmelidir: gözaltı, suç isnadına bağlı tutukluluk, hükme bağlı tutma, başka dosyadan infaz veya serbest kalma. Bu ayrım yapılmadan hazırlanan otomatik hesaplayıcı sonucu tek başına yeterli değildir. Konuya ilişkin ayrı bir değerlendirme için tutukluluk ve gözaltı sürelerinin cezadan mahsubu yazısına göz atılabilir.

KontrolDosyada aranacak karşılık
Hangi süre rejimi?İsnat edilen kanun maddesi, görevli mahkeme, özel suç veya toplu suç niteliği
Hangi yaş oranı?Fiil tarihi ve doğum tarihi
Hangi dönemler sayılıyor?İlk özgürlük kısıtlaması, kabul, hüküm, bozma, tahliye ve infaz tarihleri
Uzatma usulü doğru mu?Zorunluluk gerekçesi ve m.102/3 görüşleri
Daha erken tahliye gerekçesi var mı?Güncel delil durumu, somut risk ve adli kontrol seçenekleri
Hangi başvuru ne zaman?Kararın öğrenilmesi, itiraz sonucu ve giderim talebinin türü

Bu çalışma sonunda yalnız “süre doldu/dolmadı” sonucu değil, hesabın denetlenebilir dayanakları ortaya çıkmalıdır. Çelişkili bir tarih varsa, belirsizlik dilekçede gizlenmek yerine ilgili kaydın getirtilmesi istenmelidir. Özellikle bozmalı dosyalarda birkaç günlük fark dahi tahliye ve başvuru süresini etkileyebilir.

Sonuç

Azami tutukluluk denetimi, suç grubuna göre doğru üst sınırın seçilmesi, soruşturma süresinin toplamdan ayrı bir ek süre sayılmaması ve bütün tutma dönemlerinin hukuki niteliğiyle ayrıştırılması üzerine kurulur. Toplu suçun otomatik olarak yedi yıllık rejime sokulması, çocuklarda güncel yaşın esas alınması veya bozmayla hesabın sıfırlanması önemli hatalardır.

Savunma yalnız takvim hesabına dayanmaz. Tutuklamanın gerekliliği, kararların gerekçesi, uzatma usulü ve daha hafif tedbirlerin yeterliliği de incelenmelidir. Süre aşımı varsa tahliye; ayrıca şartlarına göre tazminat ve bireysel başvuru yolları değerlendirilir. Her yolun amacı, mercii ve süresi ayrı olduğundan, belgelere dayalı tek bir kronoloji hak kaybını önlemenin başlangıç noktasıdır. Bu başlıkla ilgili ayrıca haksız tutuklama ve gözaltı tazminatı yazısı incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tutukluluk en fazla kaç yıl sürebilir?

Yetişkinler için genel toplamlar uzatmalarla 18 ay, 5 yıl veya özel suç grubunda 7 yıldır. Soruşturma sınırları daha kısadır. Yaş indirimi, mahkûmiyet ve bozma dönemleri ile adli kontrol ihlaline ilişkin istisna ayrıca incelenir.

Soruşturmada geçen süre toplamdan düşülür mü?

Evet. Soruşturmada geçen ve hesaba dâhil edilen dönem, toplam sürenin parçasıdır. İddianamenin kabulü yeni ve bağımsız bir 18 ay, 5 yıl veya 7 yıl başlatmaz.

Üç kişinin bulunduğu her dosyada üst sınır yedi yıl mıdır?

Hayır. Toplu suç düzenlemesi soruşturma sınırında yer alır. Yedi yıllık toplam için suçun ayrıca CMK 102/2’deki özel gruba girmesi gerekir. Asliyelik toplu suçlarda 18–24 ay ilişkisi ayrıca tartışmalıdır.

Çocuk yargılama sırasında 18 yaşını doldurursa indirim biter mi?

CMK 102/5, fiilin işlendiği sıradaki yaşı esas alır. Yargılama sırasında büyümek bu ölçütü değiştirmez. Önce çocuğa ilişkin tutuklama yasağı ve ceza sorumluluğu koşulları da incelenir.

Gözaltı tarihini hesap dışında bırakmak doğru mudur?

Her durumda doğru değildir. AYM’nin açıkladığı hesaplama yaklaşımında ilk yakalama veya gözaltı tarihi önem taşır. Tutanaklar ve tutuklama kararı birlikte ele alınmalı, serbest kalınan veya başka hukuki nedene dayanan dönemler ayrılmalıdır.

Yargıtay bozunca tutukluluk süresi yeniden başlar mı?

Bozma, önceki hesaba giren tutukluluğu silmez. Bozma sonrası suç isnadına bağlı tutma önceki ilgili dönemlere eklenir. Hüküm ile bozma arasındaki dönemin niteliği ise ayrıca değerlendirilir.

Süre dolmadan tahliye istenebilir mi?

Evet. Tutuklama koşullarının kalkması, gerekçenin yetersizliği, makul sürenin aşılması veya adli kontrolün yeterli hâle gelmesi nedeniyle üst sınır beklenmeden tahliye istenebilir.

Tutuklama kararına itiraz süresi yedi gün mü, iki hafta mı?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için genel süre, öğrenmeden itibaren iki haftadır. Daha eski kararlar bakımından geçiş hükmü ve o tarihteki düzenleme incelenir.

Azami süre nedeniyle tahliye edilen kişi tekrar tutuklanabilir mi?

CMK 112/2’de, bu nedenle verilen adli kontrol yükümlülüklerine isteyerek uymama hâli özel olarak düzenlenmiştir. Şartları varsa ağır cezalık işlerde en çok dokuz ay, diğer işlerde en çok iki ay tutuklama mümkündür; otomatik ek süre değildir.

Beraat edilmeden tazminat istenebilir mi?

Tazminat yalnız beraate bağlı değildir. Kanuni sınırı aşan tutukluluk gibi bağımsız hukuka aykırılıklar ayrıca dayanak olabilir. Talep sebebi, kesinleşmenin gerekip gerekmediği, görevli merci ve başvuru süresi birlikte belirlenmelidir.

Kaynakça

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: m.2, 100–105, 108–112, 141–142, 267–269 ve geçici m.6. Adalet Bakanlığı konsolide metni.
  2. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu: m.21. TBMM kabul metni; m.21 metni.
  3. AYM, Murat Narman: B. No: 2012/1137, 2.7.2013; özellikle §§46–54, 61–72. Karar tam metni — De Jure.
  4. AYM, Şükrü Aydın: B. No: 2015/10260, 11.12.2018; özellikle §§32–33, 39–49. Karar tam metni — De Jure.
  5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu: E.2017/862, K.2022/829, 22.12.2022. Karar tam metni — De Jure.
  6. Ersan Şen: “Tutuklulukta Geçen Süreler ve Toplu Olarak İşlenen Asliye Cezalık Suçlarda Azami Tutukluluk Süresi”, 25.3.2026. Yazı.
  7. Ersan Şen, Beyza Başer Berkün, Ertekin Aksüt: “Tutuklulukta Geçecek Azami Süreler”, 7.5.2026. Yazı.
  8. Önder Tozman: “Kanuna Aykırı Bir Uygulama: Hükmen Tutukluluk Hakkında Değerlendirmeler”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 74(1), 2025, s.273–318. Makale PDF.
  9. Anayasa Mahkemesi: “Süre Aşımı”, bireysel başvuruda kabul edilebilirlik açıklaması. Resmî açıklama.
  10. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Practical Guide on Admissibility Criteria; iç hukuk yolları ve dört aylık süre. Resmî rehber.
  11. Konuya başlangıç kaynağı: Önder Yaman, “Azami Tutukluluk Süreleri”, 11.10.2026. Hukuki Haber. Toplu suç ve toplam süre ayrımları yukarıda mevzuatla ayrıca değerlendirilmiştir.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları