İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Tıbbi Malpraktis Davaları

Malpraktis Sigortası: Teminat Kapsamı, Sigorta Şirketine Başvuru ve Tazminat

Hekim ve avukatın sigorta poliçesi ile tıbbi kayıtları birlikte incelemesi
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 15 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Malpraktis sigortasının kapsamı, güncel teminat limitleri, sigorta şirketine başvuru, tahkim ve dava yolları. Gerçek Yargıtay kararlarıyla ayrıntılı rehber.

Malpraktis sigortası, hekimin tıbbi uygulamasından kaynaklanan hukuki sorumluluğunu poliçe kapsamı ve limitleri içinde güvence altına alır. Zarar gören hasta veya hak sahibi yakınları, koşulları oluştuğunda tazminatı doğrudan sigorta şirketinden isteyebilir. Bunun için yalnızca hekimin sigortalı olduğunu öğrenmek yeterli değildir. Tıbbi sorumluluk, zarar, doğru poliçe dönemi ve talebin kapsamı birlikte ortaya konulmalıdır. [1–3]

Bir ameliyatın yapıldığı tarih, zararın öğrenildiği tarih, hekime tazminat talebinin ulaştığı tarih ve sigortaya başvuru tarihi farklı olabilir. Bu farklılık, hangi şirketin hangi poliçeyle sorumlu tutulacağını değiştirebilir. Ayrıca hastanın doğrudan talebi, hekimin kendi sigortacısından isteği ve idarenin ödediği tazminat nedeniyle sigortaya yönelmesi ayrı hukuki ilişkilerdir.

Bu makale, Türkiye’deki zorunlu hekim sorumluluk sigortasını hasta, hasta yakını ve hekim bakımından ele almaktadır. Teminat limitleri, başvuru belgeleri, tahkim ve dava yolları ile gerçek yargı kararları birlikte incelenmiştir. Araştırma tarihi 11 Ekim 2026’dır; geçmiş olaylarda ilgili poliçe ve o dönemde yürürlükte bulunan hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.

Malpraktis sigortası nedir ve kimler için zorunludur

Sigortanın resmî adı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıdır. 1219 sayılı Kanun’un ek 12. maddesi; kamu ve özel sağlık kurumlarında çalışan veya serbest meslek icra eden tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar için sigorta yükümlülüğü düzenler. Kapsam, her sağlık çalışanının her faaliyetini kendiliğinden içine alan bir hastane sigortası şeklinde anlaşılmamalıdır. [1]

Kamu çalışanlarında primin yarısı hekim, yarısı ilgili kamu kaynağı tarafından ödenir. Özel kurum çalışanları için sigortayı kurum yaptırır; prim yükü kanundaki paylaşım esasına tabidir. Serbest çalışan hekim ise sigortasını kendisi yaptırır. Primin kim tarafından ödendiği, hastanın hangi sigortacıya başvurabileceği meselesinden ayrıdır. [1, 4]

Hekim poliçesi ile hastane sorumluluğu farklıdır

Hekimin poliçesi, sigortalı hekimin mesleki sorumluluğuna ilişkindir. Hastanenin personel yetersizliği, cihaz arızası, kayıt düzeni veya organizasyon eksikliği nedeniyle doğabilecek sorumluluğunun tamamı bu poliçeden ödenmez. Hastanenin ayrıca düzenlenmiş bir sorumluluk poliçesi bulunabilir; bunun sigortalısı, teminatı ve istisnaları ayrı incelenmelidir.

Hastanın özel sağlık sigortası da başka bir sözleşmedir. Özel sağlık sigortası tedavi giderlerini kendi koşullarıyla güvenceye alırken, malpraktis poliçesi hukuken sorumlu tutulan hekimin tazminat borcuna yönelir. Başvuru dosyasında bu iki poliçenin karıştırılması, yanlış şirkete veya yanlış teminata dayanılmasına neden olabilir.

Malpraktis sigortası hangi zararları kapsar

Sigorta, tıbbi uygulamada istenmeyen sonuçla karşılaşıldığında otomatik ödeme yapan bir sistem değildir. Hekimin sorumluluğunu doğuran davranış, bundan kaynaklanan zarar ve aralarındaki uygun nedensellik bağı belirlenmelidir. Komplikasyonun ortaya çıkışı yanında, hekimin komplikasyonu zamanında fark edip uygun biçimde yönetip yönetmediği de önem taşır.

Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, bakım ihtiyacı, ekonomik geleceğin etkilenmesi ve ölüm hâlinde destekten yoksun kalma gibi maddi zararlar, sorumluluk ve teminat şartları gerçekleştiğinde değerlendirilebilir. Manevi tazminat da zorunlu sigortanın bütünüyle dışında değildir. Tarife, teminat tutarının maddi ve manevi tazminat ile yargılama giderleri için geçerli olduğunu açıklar. Her kalem, hak sahibi ve hukuki dayanağı bakımından ayrıca gösterilmelidir. [3, 4, 5]

Tazminat sorumluluğu, her dosyada hekimin ceza mahkûmiyetiyle sonuçlanan bir yargılamaya bağlı değildir. TBK m. 74 çerçevesinde ceza ve hukuk sorumluluğu ayrılır; ceza dosyasındaki delillerin ve maddi olgu tespitlerinin etkisi ise ayrıca değerlendirilir. Sırf ceza mahkûmiyeti bulunmaması, sigorta talebinin kendiliğinden reddi için yeterli değildir. [5]

Kusur ve nedensellik ispatlanamadığında ödeme talebi reddedilebilir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 9 Temmuz 2025 tarihli, E. 2024/5755, K. 2025/4991 sayılı kararında, gebelik takibi ve doğum öncesi bilgilendirme iddialarından kaynaklanan sigorta davasının reddi onanmıştır. Kararda, birden fazla hekim tarafından izlenen gebelikte sigortalı hekimin işlemleri ve nedensellik bağı bakımından dosyadaki bulgular değerlendirilmiştir. [6]

Bu kararın uygulamadaki önemi, sigorta poliçesinin varlığının tıbbi sorumluluk incelemesini ortadan kaldırmamasıdır. Karar, her gebelik takibi uyuşmazlığında aynı sonuca ulaşılacağı veya aydınlatmanın ispat yükünün her durumda hastada olduğu biçiminde genellenemez. Somut olayda hangi hekimin hangi dönemde, hangi bilgi ve bulgularla hareket ettiği açıklığa kavuşturulmalıdır.

Avukatlık giderleri ve savunmaya yardım

Hekime yöneltilen tazminat talebine ilişkin makul giderler, savunmaya yardım ve gider avansı, Türk Ticaret Kanunu ile Genel Şartlarda düzenlenir. Ancak hekimin herhangi bir avukatla kararlaştırdığı ücretin tamamının koşulsuz olarak sigortaya yüklenebileceği söylenemez. Sigortacının sürece katılımı, avukat seçimi, dava türü, limit ve giderin niteliği incelenir. Ceza kovuşturmasındaki savunma giderleri de tazminat davasıyla aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz. [2, 3]

Poliçe dönemi ve tazminat talebinin tarihi neden önemlidir

Genel Şartların A.1 ve B.1 hükümlerinde, sözleşme süresinde yöneltilen tazminat talebi belirleyici bir yer tutar. Önceki on yıllık dönemdeki mesleki faaliyetlerden doğan talepler için de düzenleme bulunur; ancak bu dönemin başlangıcı 30 Temmuz 2009’dan önceye gidemez. Bir aydan fazla sigortasız kalınan dönemlerde gerçekleşen olaylar bakımından ayrıca kapsam sınırlaması vardır. Bu nedenle yalnız müdahale günündeki poliçeye veya yalnız son poliçeye bakılarak sorumlu şirket seçilemez. [3]

Hekime ulaşan ilk tazminat talebi; bir ihtar, yazışma, dava dilekçesi veya içeriğine göre başka bir başvuru olabilir. Salt memnuniyetsizlik bildirimi ile zarar giderimi talebi aynı kabul edilmemelidir. Yazışmanın adı kadar içeriği ve hangi tarihte kime ulaştığı önemlidir. Ceza şikâyetinin tek başına her olayda sigorta anlamında tazminat talebi oluşturduğu da varsayılmamalıdır.

Geriye dönük teminat ile zamanaşımı farklı soruları cevaplar

Geriye dönük teminat, eski tarihli bir tıbbi uygulamanın hangi poliçe kapsamında incelenebileceğini belirler. Zamanaşımı ise alacağın dava yoluyla ileri sürülmesine karşı süre savunmasıyla ilgilidir. Hacı Kara’nın çalışmasında da olay ve talep esasına dayanan sözleşmelerin ayrılması, poliçenin kesintisiz yenilenmesi ve farklı zaman sınırlamalarının birlikte değerlendirilmesi ele alınmıştır. Bu kavramsal ayrım, güncel Genel Şartların yerine geçen bağımsız bir süre kuralı değildir. [7, s. 266–269]

Mesleki faaliyetin sona ermesi hâlinde, son sözleşme dönemindeki faaliyetler nedeniyle sözleşmenin bitiminden sonraki iki yıl içinde ortaya çıkabilecek talepler için ek koruma düzenlenmiştir. Bu hüküm, her poliçe sona erdiğinde bütün geçmiş uygulamalar için otomatik iki yıllık ek teminat bulunduğu anlamına gelmez. Mesleği bırakma, şirket değiştirme ve poliçe yenilememe olguları ayrı kaydedilmelidir. [3]

Yanlış sigortacıya başvuruya ilişkin gerçek karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 8 Temmuz 2025 tarihli, E. 2025/162, K. 2025/4950 sayılı kararında, ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma talebine ilişkin sigorta tahkim dosyası incelenmiştir. İtiraz Hakem Heyeti, ilgili dönem için davalı şirketin poliçesi bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu pasif husumet yokluğundan reddetmiş; Yargıtay bu sonucu onamıştır. [8]

Karar metninde 21 Mart 2018 tarihi riziko tarihi olarak ele alınmıştır. Bununla birlikte metin, ilk tazminat bildiriminin tüm ayrıntılarını açıklamamaktadır. Dolayısıyla bu karar, Genel Şartlardaki talep tarihi düzenlemesini kaldıran ve her dosyada ölüm tarihini esas alan genel bir kural gibi sunulamaz. Çıkarılması gereken uygulama sonucu, bütün poliçeler ile ilk talep ve ihbar belgelerinin birlikte incelenmesidir.

Güncel teminat limitleri ve poliçe toplamı

7 Ağustos 2025 tarihli, 32979 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik, 1 Kasım 2025’te yürürlüğe girmiştir. İncelenen güncel tarifede olay başına azami tutarlar aşağıdaki gibidir. Bunlar, her zarar görene koşulsuz ödenecek sabit tazminat tutarları değildir. Hekimin risk grubu, uygulanacak poliçe ve ispatlanan zarar ayrıca belirlenir. [4, 9]

Risk grubuOlay başına azami teminatDosyada yapılacak kontrol
I. grup1.000.000 TLUzmanlık dalı ve poliçe dönemi
II. grup2.000.000 TLRisk grubu ve zeyilnameler
III. grup3.000.000 TLFaaliyetin kapsamı ve görevlendirme
IV. grup4.000.000 TLİlgili olay ve aynı poliçedeki ödemeler

Sözleşme kapsamında ödenecek toplam tazminat için 9.000.000 TL sınırı düzenlenmiştir. Bu toplam sınırın olay başına limit gibi sunulması yanlıştır. Aynı olaydan birden fazla kişinin zarar görmesi de kişi sayısıyla olay başı limitin kendiliğinden çarpılmasını sağlamaz. Olayların bağımsızlığı, taleplerin bağlantısı ve önceki ödemeler incelenmelidir. [4, 9]

Yeni tutarlar eski bütün poliçelere kendiliğinden uygulanmaz. Olayın, talebin ve poliçenin tarihleriyle birlikte dönemin tarifesi belirlenmelidir. Zarar limitten yüksekse aşan bölüm için sorumluluğu bulunan hekim, hastane veya idareye yöneltilebilecek talepler ayrı değerlendirilir. Sigorta limiti, toplam zararın veya diğer sorumluların borcunun üst sınırı değildir.

Teminat dışı hâller ile sigortacının rücu hakkı

Mesleki faaliyet dışında kalan davranışlar, Genel Şartlarda belirtilen kapsam dışı faaliyet ve deneyler, idari veya adli para cezaları ile cezai şartlar bakımından sınırlamalar vardır. Para cezası, hastanın tazminatından farklı bir yaptırımdır. Eski ihtiyari hekim sigortası klozlarındaki bütün istisnalar, zorunlu poliçenin güncel şartlarına otomatik olarak taşınmamalıdır. [3]

Sigortacının hekimle arasındaki ilişki ile zarar gören kişiye karşı konumu da ayrılmalıdır. TTK m. 1484, sigortacı sigortalısına karşı ifa borcundan kurtulsa bile, zarar görene karşı zorunlu sigorta miktarına kadar devam eden bir koruma düzenler. Bu nedenle prim, beyan veya bildirim sorunu ileri sürüldüğünde, hastanın hakkının doğrudan sona erdiği kabul edilmemelidir. Savunmanın kanuni dayanağı ve zarar görene karşı ileri sürülebilirliği araştırılır. [2]

Genel Şartlar; kast, alkol veya uyuşturucu etkisi altındaki faaliyet ve gerekli zeyilnamenin istenmemesi gibi rücu sebepleri düzenler. Kast bakımından TTK m. 1477 ile zorunlu sigortada zarar göreni koruyan hükümler birlikte ele alınır. Sigortacının ödeme sonrasında hekime dönme olasılığı ile hastaya ödeme yapmama savunması aynı değildir. Bu ayrım, hem hasta başvurusunun hem hekim savunmasının kurulmasında belirleyicidir. [2, 3]

Sigorta şirketine tazminat başvurusu nasıl hazırlanır

TTK m. 1478 uyarınca zarar gören, sigorta bedeline kadar olan zararını doğrudan sigortacıdan isteyebilir. Her dosyada önce hekime karşı kesinleşmiş bir tazminat hükmü elde edilmesi gerektiği söylenemez. Bununla birlikte başvuru, hekimin sorumluluğunun ve sigorta kapsamının araştırılmasına elverişli olmalıdır. [2]

Başvuruda hasta, sigortalı hekim, sağlık kurumu, tıbbi uygulama tarihleri ve ileri sürülen hata açıkça belirtilmelidir. Hangi kişinin hangi maddi veya manevi zararını istediği ayrılmalı; mevcut belgelerle ispatlanabilen giderler ve henüz hesaplanması gereken kayıplar gösterilmelidir. Poliçe bilinmiyorsa kurumdan ve hekimden bilgi talebi, yargılamada ilgili kayıtların getirtilmesi ve hukuka uygun sorgulama imkânları değerlendirilir. E-Devlet’teki kişiye ait poliçe sorgulama hizmeti, herkesin başka bir hekimin bütün sigorta bilgilerine sınırsız erişebildiği şeklinde anlaşılmamalıdır. [10]

Belge grubuBaşlıca belgelerAçıklığa kavuşturacağı mesele
Tıbbi kayıtlarEpikriz, ameliyat ve anestezi kayıtları, tetkikler, onam belgeleriUygulama, aydınlatma ve nedensellik
Sigorta kayıtlarıPoliçeler, özel şartlar, zeyilnameler, yenileme tarihleriŞirket, dönem, risk grubu ve limit
Talep ve bildirimİhtar, başvuru, teslim belgesi, dava tebliğiİlk tazminat talebi ve sigortaya ulaşma
Zarar ve hak sahipliğiFatura, gelir belgesi, sağlık raporu, ölüm ve destek belgeleriZarar kalemleri ve talepte bulunanın hakkı
Önceki işlemlerÖdeme, ibra, sulh, bilirkişi raporu ve kararlarMükerrer tahsil, uyuşmazlığın geçmişi

Başvurunun içeriği ve teslim tarihi saklanmalıdır. Hastane kayıtları eksikse yalnız eksikliği belirtmekle yetinilmemeli; hangi kayıtların kimde bulunduğu ve hangi iddiayı aydınlatacağı gösterilmelidir. Tıbbi değerlendirme ile tazminat hesabı birbirini tamamlar; hesap raporu tek başına hekimin kusurunu ispatlamaz.

Sağlık verileri yalnız uyuşmazlığın incelenmesi için gerekli kapsamda, güvenli kanallarla paylaşılmalıdır. Kamuya açık şikâyet platformlarına hasta dosyasının tamamını yüklemek, ispat ihtiyacının gerektirdiğinden fazla kişisel verinin açıklanmasına yol açabilir.

Sigortanın ödeme süresi ve avans

TTK m. 1427 ve Genel Şartlar B.3.3 uyarınca muacceliyet, belgelerin verilmesi ve araştırmanın tamamlanmasıyla bağlantılıdır; bildirimden itibaren kırk beş günlük düzenleme de dikkate alınır. Sigortacıya yüklenemeyen kusur nedeniyle inceleme gecikmişse sürenin işlememesi söz konusu olabilir. Bu nedenle eksik belge isteminin haklılığı ve incelemeyi gerçekten engelleyip engellemediği değerlendirilmelidir. [2, 3]

Araştırma üç ayda tamamlanamamışsa, koşulları oluştuğunda mutabakat veya mahkemece yaptırılacak ön ekspertizle süratle belirlenen tutarın en az yüzde ellisi avans olarak ödenir. Bu, başvuruda yazılan her miktarın yarısının otomatik ödenmesi demek değildir. Sigortacının borcu muaccel olduğunda ihtarsız temerrüt düzenlemesi uygulanır. Faiz türü ve başlangıcı talepte ayrıca açıklanmalıdır; hekimin sorumluluğuna ilişkin faiz ile sigortacının kendi temerrüdü özdeş kabul edilmemelidir. [2, 3]

Sigorta ödeme yapmazsa tahkim veya dava yolu

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru

Zorunlu sigortalarda, ilgili tarih koşulları saklı olmak üzere sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olmaması tek başına engel değildir. Önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmalı; talebin tamamen veya kısmen reddedildiği belgelenmeli yahut 15 iş günü içinde yazılı cevap alınamamış olmalıdır. Trafik sigortası için kullanılan 15 günlük ifade, malpraktis dosyasına aynen aktarılmamalıdır. [11, 12]

Mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş aynı uyuşmazlık için ayrıca Komisyona başvurulamaz. Tahkim, sigorta uyuşmazlığını çözer; hastaneyi veya hekimin poliçe dışındaki bütün sorumluluğunu kendiliğinden kapsamaz. Aynı olayla ilgili başka dosyalar bulunuyorsa taraf, talep ve hukuki sebep karşılaştırılmalıdır. Tahkime gitmeden önce ticari dava arabuluculuğu yapılması genel bir ön şart değildir; sigortaya ön başvuru ise ayrı bir koşuldur. [11–13]

Başvuru ücreti, bilirkişi gideri ve olası karşı vekâlet ücreti hesaba katılmalıdır. Hakem kararına itiraz ve temyiz imkânları uyuşmazlık değeri ve güncel parasal sınırlara bağlıdır. Kanundaki tarihsel tutarlar güncel sınır gibi kullanılmamalıdır. İtiraz imkânı bulunan kararlarda, kararın Komisyonca bildirilmesinden itibaren on günlük süre özellikle izlenmelidir. Güncel ücret ve sınırlar, işlem tarihinde Komisyonun resmî duyurularından kontrol edilmelidir. [11, 12]

Görevli mahkeme ve arabuluculuk

Yalnız sorumluluk sigortacısına poliçeye dayanılarak yöneltilen taleplerde, TTK m. 4 ve 5 çerçevesinde ticari dava ve asliye ticaret mahkemesi değerlendirmesi yapılır. Para alacağı veya tazminat için açılacak ticari davalarda TTK m. 5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk dikkate alınır. Sigorta şirketine başvuru, arabuluculuğun yerine geçmez. [2]

Hekim ve özel hastanenin birlikte dava edilmesi, tüketici işlemi niteliği ve taleplerin birleşmesi görev incelemesini etkileyebilir. Kamu idaresine yönelik hizmet kusuru talebi ise idari yargı yoluna tabidir. Bütün malpraktis uyuşmazlıkları için tek mahkeme adı verilmesi bu ayrımları ortadan kaldırır. Yetki bakımından da davalı, sigorta ilişkisi ve uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanabilir kurallar incelenmelidir. [14, 15, 21]

Kamu hastanesindeki olayda sigorta ve idare ilişkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 5 Mart 2026 tarihli, E. 2025/6255, K. 2026/1311 sayılı kararında, ölüm nedeniyle sigorta şirketinden destek zararının istendiği ticari dava incelenmiştir. İdare aleyhindeki dava bekletici mesele yapılmış; kesinleşen idari karar ve bilirkişi incelemesi değerlendirilerek poliçe limiti içindeki kabul hükmü onanmıştır. Bu dosya, idareye karşı dava ile sigortacıya yöneltilen talebin farklı hukuki dayanaklarının birlikte ele alınmasına örnektir. [16]

İdarenin ödeme sonrasındaki durumu ayrıca önemlidir. 3359 sayılı Kanun’un ek 18. maddesine 2024’te eklenen düzenleme, belirli kamu sağlık çalışanlarının tıbbi işlemleri nedeniyle kesinleşen hükme dayalı ödeme yapan idarenin sigortaya yönelmesini düzenler. Talep, sağlık meslek mensubunun kusuru oranında ve sigorta teminatı içinde değerlendirilir. İdarenin hekime kişisel rücu süreciyle sigorta şirketinden istemi birbirine karıştırılmamalıdır. [17]

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 8 Temmuz 2019 tarihli, E. 2019/2062, K. 2019/5048 sayılı kararında da hekimin idareye ödediği tutarın tamamının sigortacıya yüklenmesi yeterli görülmemiştir. Hekimin kusur oranını denetlenebilir biçimde belirleyen rapor alınması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Karar 2024 değişikliğinden öncedir; güncel kamu rücu usulünün kaynağı gibi kullanılmamalıdır. Bugünkü dosyaya katkısı, ödeme yapılmış olmasının kusur ve teminat incelemesini gereksiz kılmadığını göstermesidir. [18]

Zamanaşımı ve başvuru süreleri nasıl ayrılmalıdır

TTK m. 1420’de sigorta sözleşmesinden doğan istemler için muacceliyetten itibaren iki yıllık genel düzenleme; m. 1482’de sorumluluk sigortacısına yöneltilecek tazminat istemleri için sigorta konusu olaydan itibaren on yıllık hüküm bulunur. Genel Şartlar C.9 da iki ve on yıllık süreleri birlikte düzenler. “On yıl var, beklenebilir” yaklaşımı güvenli değildir. Talebin niteliği, muacceliyet, sigorta konusu olay ve sürelerin ilişkisi somut dosyada belirlenmelidir. [2, 3]

Hekime veya hastaneye karşı haksız fiil ve sözleşme talepleriyle, idareye karşı başvuru ve dava süreleri aynı değildir. Özellikle idari eylemden doğan tam yargı davalarında İYUK m. 13 kapsamındaki öğrenmeden itibaren bir yıl ve eylemden itibaren beş yıllık ön başvuru düzenlemesi ayrıca izlenmelidir. Başlangıç, zararın öğrenilmesi ve somut olayın özellikleri üzerinden değerlendirilir. Sigorta yazışmalarının sürmesi idari süreleri kendiliğinden durdurmaz. [5, 15]

İşlem veya süreTemel işleviKarıştırılmaması gereken husus
Hekimin olay ve talep bildirimiOlay için on gün; yöneltilen istem için kural olarak derhâl bildirimHastanın dava zamanaşımı değildir
Sigortaya ön başvuruRet veya 15 iş günü cevapsızlıkla tahkime geçişÖdeme borcunun vadesiyle aynı değildir
Kırk beş gün ve üç ayMuacceliyet ve koşullarıyla avans değerlendirmesiOtomatik haklılık veya ödeme garantisi değildir
Zamanaşımıİstemin süresinde ileri sürülmesiPoliçenin geriye dönük teminat süresi değildir

Salt ihtar, şikâyet veya sigorta yazışması, zamanaşımını her durumda kesen işlem sayılmaz. Dava, tahkim, borç ikrarı ve arabuluculuğun süre üzerindeki etkileri kendi hükümlerine göre değerlendirilmelidir. Dava türü ve talep artırımı seçilirken 31 Temmuz 2026 tarihli usul değişiklikleri ve geçiş hükümleri de incelenmelidir; eski kararlardaki belirsiz alacak uygulaması yeni davalara otomatik taşınmamalıdır. [5, 13, 14, 19]

Sulh ve ödeme aşamasında korunması gereken haklar

Ödeme teklifinde hangi zarar kaleminin, hangi hak sahibine ve hangi poliçeden ödendiği açık olmalıdır. Kısmi ödeme belgesine bütün gelecekteki talepleri sona erdiren ibareler eklenmişse, bunun sonuçları imzadan önce değerlendirilmelidir. Kalıcı zararın henüz netleşmediği dosyada genel ibra verilmesi, hesaplanmamış bakım veya çalışma gücü kaybı taleplerini tartışmalı hâle getirebilir.

Hekimin sigortacının onayı olmadan yaptığı sulhun sigortacıya etkisi, TTK m. 1476 ve Genel Şartlar B.3.4 uyarınca ayrıca incelenir. Hasta açısından ise bir sorumludan yapılan tahsilatın aynı zarar için diğer sorumlulara yöneltilen taleplere etkisi belirlenmelidir. Aynı zarar iki kez tahsil edilemez; ancak kısmi ödeme, kalan zararın da ödendiği anlamına gelmez. [2, 3, 5]

Tıbbi kayıtların kaybolması veya değişmesi riski varsa delil tespiti; para alacağının tahsil güvenliği bakımından ise koşulları oluştuğunda ihtiyati haciz değerlendirilebilir. Her malpraktis iddiası kendiliğinden geçici koruma sağlamaz. Mahkeme veya hakem kararı sonrasında ödeme, kanun yolu ve icra işlemleri kararın türüne göre yürütülmeli; başvuru yapılmasının tek başına tahsil sonucu doğurmadığı gözetilmelidir. [14, 20]

Türkiye’de tedavi gören yabancı hastanın ülkesine dönmesi, sigorta incelemesini gereksiz kılmaz. Türkiye’deki uygulama kayıtları ile yurtdışındaki tedavi ve gider belgeleri birlikte hazırlanmalı; çeviri, temsil ve tebligat ihtiyaçları belirlenmelidir. Sigortanın coğrafi kapsamı esasen Türkiye’deki mesleki faaliyete ilişkindir; hastanın vatandaşlığı ile müdahalenin yapıldığı yer birbirine karıştırılmamalıdır. [3]

Sonuç

Malpraktis sigortasından tazminat talebinin başarısı, tıbbi sorumluluk ile sigorta kapsamının aynı dosyada doğru kurulmasına bağlıdır. Önce zarara neden olduğu ileri sürülen uygulama ve sorumlu kişiler belirlenmeli; ardından poliçeler, ilk tazminat talebi, ihbarlar ve zarar belgeleri karşılaştırılmalıdır. Bu çalışma tamamlanmadan seçilen sigorta şirketi veya başvuru yolu, esas bakımından haklı bir talebin tahsilini güçleştirebilir.

Hasta yönünden amaç, kanıtlanabilir zararını doğru muhataptan süresinde istemektir. Hekim yönünden ise olay ve talepleri zamanında bildirmek, savunma ile sigorta işlemlerini birlikte yürütmek önem taşır. Poliçe limiti, rücu, sulh ve farklı dava süreleri ayrı değerlendirildiğinde sigorta güvencesinin gerçek kapsamı ortaya çıkar.

Sıkça Sorulan Sorular

Hastanın önce doktora dava açması zorunlu mudur?

Her durumda zorunlu değildir. TTK m. 1478, zarar görene sigortacıya doğrudan talep hakkı tanır. Sorumluluk, teminat ve seçilen yolun ön şartları yine incelenir.

Malpraktis sigortası manevi tazminatı da kapsar mı?

Evet, zorunlu sigortanın tarifesi manevi tazminatı da içerir. Ancak manevi zararın koşulları, hak sahibi ve uygulanacak limit ayrıca belirlenir.

Her hasta için 9 milyon TL teminat mı vardır?

Hayır. 9 milyon TL sözleşmenin toplam sınırıdır. Olay başına limit, güncel tarifede risk grubuna göre 1 milyon ile 4 milyon TL arasındadır; ilgili poliçe dönemi ayrıca kontrol edilir.

Ameliyat tarihindeki sigorta şirketi her zaman sorumlu mudur?

Hayır. Genel Şartlar, tazminat talebinin zamanına da sonuç bağlar. Eski ve yeni poliçeler, sigortasız dönemler ve ilk bildirimin içeriği birlikte incelenmelidir.

Sigortanın ret cevabı üzerine hemen tahkime gidilebilir mi?

Talebi tamamen veya kısmen reddeden nihai cevap varsa, diğer koşullar da sağlanmak kaydıyla başvurulabilir. Cevap verilmemişse malpraktis sigortasında 15 iş günlük süre izlenir.

Sigortanın ödeme yapmaması için ceza mahkûmiyeti bulunmaması yeterli midir?

Hayır. Tazminat sorumluluğu her dosyada ceza mahkûmiyetine bağlı değildir. Tıbbi sorumluluk ve sigorta kapsamı kendi hukuki koşullarıyla incelenir; ceza dosyasındaki delil ve tespitlerin etkisi ayrıca değerlendirilir. [5]

Prim veya ihbar sorunu hastanın talebini tamamen ortadan kaldırır mı?

Bu sonuca otomatik olarak varılamaz. Zorunlu sigortada zarar göreni koruyan hükümler, sigortacının hekime karşı savunmaları ve rücu imkânı birlikte değerlendirilir.

Sigortaya başvuru bütün dava sürelerini durdurur mu?

Hayır. Sigorta başvurusu, arabuluculuk, tahkim ve idari başvuru farklı işlemlerdir. Her talebin süresi ve süreyi etkileyen işlemler ayrı takip edilmelidir.

Kaynakça

  1. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, ek m. 12.
  2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 4, 5, 5/A, 1420, 1427, 1473–1486.
  3. Türkiye Sigorta Birliği, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
  4. Türk Dişhekimleri Birliği, Tebliğ 2010/1 ile ekindeki Tarife ve Talimatın konsolide metni.
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49–56, 61–62, 72, 74, 76, 154.
  6. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 09.07.2025, E. 2024/5755, K. 2025/4991.
  7. Hacı Kara, “Yargıtay ve Hakem Kararlarına Göre Hekimin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası”, TBB Dergisi, 2021, sayı 152, s. 255–303; özellikle s. 266–269.
  8. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 08.07.2025, E. 2025/162, K. 2025/4950.
  9. SEDDK, Tebliğ 2010/1’de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ, RG 07.08.2025, sayı 32979; yürürlük 01.11.2025.
  10. E-Devlet, SBM Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorgulama hizmeti.
  11. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, m. 30.
  12. Sigorta Tahkim Komisyonu, Sık Sorulan Sorular ve güncel başvuru bilgileri.
  13. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 16 ve 18/A.
  14. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, görev, yetki, talep artırımı, bilirkişi ve delil tespiti hükümleri.
  15. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2, 7 ve 13.
  16. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.03.2026, E. 2025/6255, K. 2026/1311.
  17. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, ek m. 18.
  18. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 08.07.2019, E. 2019/2062, K. 2019/5048.
  19. 7589 sayılı Kanun, m. 18–20, geçici m. 1 ve yürürlük hükümleri.
  20. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 257 ve devamı.
  21. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 3, 73 ve 73/A.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları