Doğum sırasında veya sonrasında bebeğin kalıcı zarar görmesi, tek başına doktorun kusurlu olduğunu göstermez. Tazminat sorumluluğu değerlendirilirken uygulanması gereken tıbbi özen, gerçekleşen müdahale veya ihmal, zarar ve bunlar arasındaki nedensellik ilişkisi birlikte incelenir. Gebelik takibinin aksaması, gerekli müdahalenin gecikmesi, doğumun uygun olmayan koşullarda yürütülmesi veya taburculuk sonrasında kontrolün doğru planlanmaması bu incelemenin konusu olabilir. [1; 10–13]
Doğum hatası nedeniyle açılacak davada bebeğin hakları ile anne ve babanın kişisel talepleri ayrılmalıdır. Hastanenin hukuki statüsü, kayıtların içeriği, olayın ve öğrenmenin tarihleri, başvurulacak mahkemeyi ve izlenecek süreleri değiştirir. Bu rehber, Türkiye’de gebelikten yenidoğan dönemine uzanan süreçte oluştuğu ileri sürülen bedensel zararları ele alır. Araştırma tarihi 11 Ekim 2026’dır; somut dosyada olay tarihinde yürürlükte bulunan hükümler ayrıca değerlendirilir.
Doğumda hangi durumlar malpraktis sayılabilir
Malpraktis incelemesi, doğumun sonucundan geriye doğru kusur varsaymak yerine, sağlık ekibinin karar verdiği anda mevcut bulgular üzerinden yapılır. Özel hukuk bakımından hekimin özen yükümlülüğünün dayanakları arasında Türk Borçlar Kanunu’nun 502 ve 506. maddeleri bulunur. Haksız fiil sorumluluğunda TBK 49 ve devamı; kamu hastanesinde ise idarenin sağlık hizmetini gereği gibi yürütme yükümlülüğü önem taşır. [1; 5; 8]
Gebelik takibi ve doğum kararındaki gecikmeler
Riskli gebelik bulgularının değerlendirilmesi, gerekli tetkik veya konsültasyonun istenmesi, doğumun zamanlaması ve uygun merkeze sevk konuları somut olayın özelliklerine göre incelenir. Dosyada yalnızca tetkik yapılmış olması yeterli olmayabilir; sonucun hangi saatte görüldüğü, ne şekilde yorumlandığı ve buna göre hangi işlemin yapıldığı da açıklanmalıdır.
Normal doğum veya sezaryen tercihinden biri her olayda hukuken doğru kabul edilemez. Anneye ve bebeğe ilişkin bulgular, doğumun seyri, mevcut riskler, bilgilendirme ve müdahale olanakları birlikte değerlendirilir. Bir aile için belirlenen tıbbi gereklilik başka bir olaya aynen taşınamaz. Danıştay’ın aşağıda incelenen 2025/4891 sayılı kararında, NST bulgusunun diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilmemesi somut olay bakımından önem taşımıştır. [13]
Doğum sırasında müdahale ve hastane organizasyonu
Doğum izlemindeki aksamalar, çağrılan hekimin geliş zamanı, anestezi ve ameliyathane hazırlığı, kullanılan müdahale tekniği ve yenidoğan desteğine erişim ayrı sorulardır. Sorumluluk incelemesi doğumu gerçekleştiren hekimle sınırlı tutulmamalıdır. Ebe, hemşire, çocuk hekimi veya başka bir sağlık çalışanının görevi ile hastanenin personel, ekipman ve sevk organizasyonu somutlaştırılmalıdır.
Özel hastanede sözleşmenin kapsamına göre hastanenin kendi borcu, yardımcı kişilerin fiilleri ve organizasyon yükümlülüğü değerlendirilir. Hekimin bağımsız çalışması, hastanenin her durumda sorumsuz olduğu anlamına gelmez; hangi hizmetin kim tarafından üstlenildiği araştırılır. Kamu hastanesinde hizmetin geç veya eksik işlemesi, sorumlu idare bakımından hizmet kusuru oluşturabilir. [1, m. 66, 112, 116; 8; 12–13]
Doğum sonrası takip ve taburculuk
Hukuki inceleme doğum anında sona ermez. Yenidoğanın değerlendirilmesi, gerekli kontroller, sonuçların bildirilmesi ve aileye yeniden başvuru koşullarının anlatılması da önemlidir. Taburculuk belgesindeki genel ifadeler, bebeğin özel riskine ilişkin bilgilendirmenin gerçekten yapıldığını her zaman ispatlamaz. Kontrol tarihi ve gecikmenin sonuçları bakımından ne söylendiği, bunun anlaşılabilir biçimde kaydedilip kaydedilmediği araştırılır. [2; 11–12]
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli, E. 2024/2538, K. 2025/3513 sayılı kararındaki uyuşmazlık, yenidoğan sarılığının takibi ve sonrasında oluşan kalıcı zarara ilişkindir. Hastane ve çocuk hekiminin bebeğin ertesi gün kontrole getirilmesi konusunda gerekli bildirimleri yaptıklarını ispatlayamadıkları kabul edilmiştir. İncelenen tedavi ret belgesi yeterli aydınlatmayı göstermemiş; ilgili davalılar yönünden verilen maddi tazminat hükmünü uygun bulan bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır. Diğer davalılar bakımından aynı sonuca ulaşılmamıştır. [11]
Bu karar, her sarılık vakasının malpraktis olduğu anlamına gelmez. Dosyadan çıkarılacak sonuç, takip sorumluluğu ve bilgilendirmenin kişiye ve riske özgü belgelerle değerlendirilmesidir. Kararın eski belirsiz alacak düzenlemesine ilişkin usul değerlendirmesi ise 2026 değişikliklerinden sonra açılacak davalara aynen uygulanamaz.
Komplikasyon ile doğum hatası nasıl ayrılır
Komplikasyon, uygun tıbbi özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçtur. Bununla birlikte riskin zamanında fark edilmemesi veya ortaya çıktıktan sonra gerektiği gibi yönetilmemesi ayrıca kusur oluşturabilir. Bu nedenle raporda yalnızca “komplikasyon” yazması, öncesindeki ve sonrasındaki bütün hizmetin doğru yürütüldüğünü kendiliğinden göstermez.
Serebral palsi, kol sinirlerinde hasar veya başka bir kalıcı sağlık sorunu bakımından hastalığın adı ile hukuki kusur birbirine eşitlenmemelidir. Zararın doğum öncesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, doğum sırasındaki olayla ilişkisi ve sonraki bakımın etkisi uzmanlık değerlendirmesi gerektirir. Genetik veya gelişimsel bir durumun gebelikte tespit edilememesi de doğrudan o durumun hekim tarafından meydana getirildiği anlamına gelmez. Tarama ve aydınlatma iddiası ile müdahalenin yol açtığı yaralanma farklı hukuki sorunlardır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21.05.2026 tarihli, E. 2025/6019, K. 2026/3291 sayılı kararında bebeğin kolundaki brakiyal pleksus hasarı nedeniyle tazminat istenmiştir. Dosyadaki Adli Tıp Kurumu raporları, hasarın nedenine ilişkin kesin ayrım yapılamadığını ve doğum manevraları sırasında gerekli özene rağmen gelişebilen komplikasyon ihtimalini değerlendirmiştir. Daire, somut dosyada kusur bulunmadığı kabulüyle davanın reddine ilişkin kararı onamıştır. [10]
Karar, bütün doğum yaralanmalarının komplikasyon sayılacağı biçiminde genellenemez. Ailenin ileri sürdüğü olay, hastane kayıtları ve raporun açıklama gücü her dosyada yeniden incelenir. Hekim bakımından güçlü savunma, yalnızca riskin bilindiğini söylemek değil, alınan önlemleri ve yapılan takibi ortaya koymaktır. Hasta bakımından güçlü iddia ise sonucun ağırlığını belirtmenin yanında, hangi aşamada hangi yükümlülüğün ihlal edildiğini göstermektir.
Aydınlatılmış onam ve annenin karar hakkı
Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca müdahalenin niteliği, önemli riskleri, seçenekleri ve tedavinin reddinin sonuçları anlaşılabilir biçimde açıklanmalıdır. Karar verme yeterliği bulunan annenin kendi müdahalesine ilişkin rızası esastır; eşin imzası annenin bilgilendirilmesinin yerine geçmez. Onam formunun varlığı ile yeterli aydınlatmanın yapılması ayrı konulardır. [2, m. 15, 18, 24]
Onam, tıbbi kusura önceden izin verilmesi değildir. Formda komplikasyon riskinin yazılı olması, yanlış veya özensiz müdahaleden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Buna karşılık aileye anlatılan riskin özenli uygulamaya rağmen gerçekleşmesi ile açıklanmayan bir müdahalenin yapılması aynı biçimde değerlendirilemez. Talep edilen zarar ile aydınlatma eksikliği arasındaki hukuki ilişki de gerekçelendirilmelidir. [1; 2]
Rızanın alınamadığı acil durumlarda Yönetmelik’in 24. maddesindeki koşullar gündeme gelir. Aciliyetin somut bulguları, müdahalenin gerekliliği ve kapsamı kayda geçirilmelidir. Her doğumun zaman baskısı taşıması, aydınlatma yükümlülüğünü bütün süreç için kaldıran genel bir istisna oluşturmaz.
Bebeğin ve anne babanın hakları nasıl ayrılır
Bebeğin bağımsız tazminat hakkı ve temsili
TMK 28’e göre çocuk, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyeti kazanır. Bu nedenle gebelik sırasında gerçekleşen zarar verici bir fiil, sağ ve tam doğumdan sonra çocuğun kendi tazminat istemine konu olabilir. Öğretide bu istemin haksız fiil veya üçüncü kişiyi koruyucu etkili sözleşme temelinde incelenmesi tartışılmaktadır; hukuki sebep somut ilişkiye göre belirlenir. [4; 14, s. 743–745]
Çocuğun maddi ve manevi tazminat hakkı ebeveynlerin malvarlığından ayrıdır. Davada çocuk kendi adına taraf olur; yaşına ve hukuki durumuna uygun yasal temsil sağlanır. Velayetin kimde olduğu, birlikte kullanılıp kullanılmadığı ve temsil belgeleri kontrol edilir. Ebeveynlerin kendi adlarına talepte bulunmaları tek başına kayyım gerektirmez; fakat somut bir menfaat çatışması varsa TMK 426 kapsamında temsil kayyımı değerlendirilir. Özellikle ailenin davranışının zarara katkı yaptığı savunması ve sulh bedelinin paylaşımı bu açıdan incelenmelidir. [4, m. 335–337, 342, 426]
Anne ve babanın kişisel talepleri
Anne doğum sırasında ayrıca bedensel zarar görmüşse kendi tedavi giderlerini, çalışma gücü kaybını ve manevi zararını talep edebilir. Çocuğun ağır bedensel zararı nedeniyle yakınların manevi tazminat istemi ise TBK 56/2 kapsamında değerlendirilir. Her sağlık sorunu otomatik olarak yakınlara manevi tazminat hakkı vermez; zararın ağırlığı ve yakınlık ilişkisi önemlidir. [1]
Anne veya babanın yaptığı giderin kimin zararı olarak ileri sürüleceği açıkça belirlenmelidir. Aynı bakım giderinin hem çocuk hem ebeveyn adına iki kez tahsili istenemez. Bebeğin ölümü veya anne karnında kayıp yaşanması hâlinde hak sahipliği, sağ doğum ve destekten yoksun kalma koşulları ayrıca incelenir; yaşayan çocuğun sürekli bakım hesabı bu olaylara aynen uygulanmaz. [1, m. 53–56; 4, m. 28]
Hangi tazminatlar istenebilir ve nasıl hesaplanır
Kalıcı zararın ekonomik sonuçları bugünkü hastane gideriyle sınırlı olmayabilir. Ancak her talep, tıbbi gereklilik ve zarar verici olayla ilişkisi yönünden açıklanmalıdır. Zarar gören çocuğun gelecekteki yaşamı hakkında varsayımsal bir meslek veya yüksek gelir seçilerek hesap yapılamaz; yaş, gelişim, işlev kaybı ve dosyaya uygun ekonomik veriler bilirkişi incelemesinde değerlendirilir. [1, m. 50, 54–55]
| Talep | İncelemenin konusu | Gerekli dayanak |
|---|---|---|
| Tedavi ve rehabilitasyon | Geçmiş giderler ve öngörülebilir gelecek ihtiyaçlar | Rapor, tedavi planı, fatura ve ödeme kayıtları |
| Bakım ve yardımcı cihaz | Yardımın türü, süresi ve olağan bakımı aşan ihtiyaç | Bakım gereksinimi raporu, cihaz ve yenileme bilgisi |
| Çalışma gücü ve ekonomik gelecek | Kalıcı kaybın yaşam üzerindeki ekonomik etkisi | Uygun sağlık değerlendirmesi ve hesap raporu |
| Manevi tazminat | Çocuğun ve koşulları varsa yakınlarının kişisel zararı | Zararın ağırlığı ve olayın somut özellikleri |
Bakımı aile bireylerinin üstlenmesi, bakım ihtiyacını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte küçük bir çocuğun olağan bakım ihtiyacı ile yaralanma nedeniyle gereken ek yardım ayrılmalıdır. Bakımın kaç saat veya hangi dönem için gerektiği, raporun hangi ölçütlere dayandığı ve ileride yeniden değerlendirme gerekip gerekmediği açıklanmalıdır. Sosyal yardımlar, sosyal güvenlik ödemeleri ve sigorta ödemeleri de tek bir indirim kalemi sayılmaz; ödemenin niteliği, rücu edilebilirliği ve ifa amacı incelenir. [1, m. 55; 11; 13]
Danıştay 10. Dairesinin 28.10.2025 tarihli, E. 2022/3627, K. 2025/4891 sayılı kararı, gebelik kontrolü sonrasında bebeğin kalıcı zararına ilişkindir. Daire, tıbbi hatanın sonuca etkisini gösteren 4/8 oranının somut olayda doğrudan tazminattan indirim oranı yapılmasını uygun bulmamıştır. Bakıcı giderinin hesabı ve ödeme yöntemi de yeniden değerlendirilmiştir. Manevi tazminat yönünden karar onanırken maddi tazminat ve faizle ilgili kısımlar bozulmuştur. [13]
Bu kararın uygulamadaki önemi, rapordaki tıbbi etki oranı ile hukuki sorumluluk payının aynı şey olmadığını göstermesidir. Ayrıca dava dilekçesinde istenmeyen faiz, sonradan yalnız miktar artırımı yoluyla eklenebilecek bir unsur sayılmamıştır. Karardaki tarihsel tutarlar güncel tazminat tarifesi değildir; bozulan kalemler kesinleşmiş tahsilat olarak sunulamaz.
Zarar hesabında 2026 değişiklikleri
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, TBK 55’e bazı zarar kalemlerinin faiz başlangıcına ve erken ifa ödemelerinin mahsubuna ilişkin hükümler eklemiştir. Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma bakımından kazancın bilindiği dönem ile bilinemediği dönem ayrımı yapılmıştır. Geçiş hükmü, bu değişikliği yürürlükten sonra gerçekleşen haksız fiillere veya zarar doğuran olaylara bağlamıştır. Dolayısıyla eski doğum olayına ilişkin bir hesap, yalnız dava bugün görülüyor diye yeni hükme tabi tutulamaz. [1, m. 55; 15, geçici m. 1/9]
Doğum hatası nasıl ispatlanır
Anne ve bebek dosyaları birlikte incelenmelidir
Anne ile bebeğin kayıtları çoğu zaman ayrı dosyalardadır. Sadece taburculuk özeti alınması, doğumun nasıl ilerlediğini göstermeye yetmeyebilir. Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 16 ve 17. maddeleri kapsamında hasta veya yetkili temsilci kayıtları inceleyebilir, suret alabilir ve eksikliklerin açıklanmasını isteyebilir. e-Nabız’da görünen belgelerin hastanedeki dosyanın tamamı olduğu varsayılmamalıdır. [2]
| Kayıt grubu | İstenebilecek belgeler | Aydınlattığı soru |
|---|---|---|
| Gebelik ve doğum izlemi | Muayene, ultrason, NST ve diğer izlem kayıtları; partograf | Bulgular ne zaman görüldü ve nasıl değerlendirildi? |
| Müdahale ve sevk | Doğum ve ameliyat notu, anestezi kaydı, çağrı ve sevk belgeleri | Karar, hazırlık ve müdahale arasında ne yaşandı? |
| Yenidoğan ve taburculuk | Muayene, laboratuvar, yoğun bakım, kontrol ve bilgilendirme belgeleri | Bebeğin riski ve sonraki takip nasıl yönetildi? |
| Kalıcı zarar ve giderler | Güncel uzman raporları, rehabilitasyon planı, faturalar | Zararın kapsamı ve gelecek ihtiyaçlar nelerdir? |
Kayıtların tarih ve saatleri karşılaştırılarak olay sırası kurulmalıdır. Çelişkili saatlerin yalnız yazım hatasından mı, farklı cihaz saatlerinden mi yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığı açıklatılmalıdır. Orijinal elektronik kayıt ve işlem geçmişi gerektiğinde mahkeme yoluyla istenir; kayıt eksikliği tek başına sahtecilik suçlamasına dönüştürülmez. Kaybolma veya sonradan kullanılmasının güçleşmesi riski varsa HMK 400 ve devamı çerçevesinde delil tespiti değerlendirilir. [3]
İspat yükü ve bilirkişi raporuna itiraz
Haksız fiil iddiasında zarar, kusurlu davranış ve nedensellik ilişkisinin ortaya konulması gerekir. Sözleşmeye aykırılıkta TBK 112’nin kusursuzluğu ispat kuralı ayrıca dikkate alınır; bu kural hastanın bütün diğer unsurları ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Hekimin aydınlatma ve özenli takip savunması bakımından kayıtlar belirleyici olabilir. İspat yükü her uyuşmazlık için tek cümleyle yalnız hastaya veya yalnız hekime yüklenemez. [1; 3, m. 190]
Bilirkişi heyetinin uzmanlığı, iddiaya uygun olmalıdır. Doğum yönetimi, yenidoğan takibi ve kalıcı nörolojik zarar birlikte tartışılıyorsa ilgili alanların değerlendirmeye katılması istenir. Raporun kullandığı kayıtlar, olay tarihindeki tıbbi koşullar, alternatif nedenler ve gecikmenin sonuca etkisi açık olmalıdır. Genel bir “uygundur” veya “komplikasyondur” sonucu, gerekçesiz bırakılmamalıdır.
Rapora itiraz, eksik belgeyi ve cevapsız soruyu göstermelidir. Örneğin tetkik sonucu ile müdahale arasındaki süre incelenmemişse bunun belirtilmesi; önceki raporla çelişki varsa çelişkinin açıklanması istenir. HMK 281 uyarınca rapora karşı iki haftalık süre ve koşulları varsa süresi içinde istenecek en fazla iki haftalık ek süre dikkate alınır. Hâkim raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir. [3, m. 266, 281–282]
Danıştay 10. Dairesinin 31.12.2025 tarihli, E. 2022/5858, K. 2025/7164 sayılı kararında yenidoğan sarılığı, kalıcı zarar ve eksik kayıtlar birlikte tartışılmıştır. Daire; ilk müdahalenin zamanlaması, yüksek bilirubin ve beslenememe durumunun zarara etkisi, kontrole çağrılmaya ilişkin kayıt yokluğunun sonuçları yönünden raporu yetersiz bulmuştur. Maddi tazminat kısmı yeni ve kapsamlı rapor alınması için bozulmuş, manevi tazminat kısmı onanmıştır. [12]
Karar, eksik kaydın her dosyada otomatik olarak bütün maddi tazminatın kabulüne yol açtığını söylemez. Somut olayın açıklığa kavuşturulması gerektiğini gösterir. Ayrıca ailenin kontrole geç geldiği savunması yapılırken, aileye hangi bilginin verildiğinin araştırılması gerekir; ebeveynin davranışının çocuğun hakkına etkisi ayrıca hukuken değerlendirilir.
Dava kime karşı ve hangi mahkemede açılır
Özel hastane ve bağımsız hekim
Hizmetin tüketici işlemi niteliğinde olduğu özel hastane ve hekim uyuşmazlıklarında tüketici hukuku hükümleri önem taşır. Talebin niteliği ve değeri bakımından tüketici hakem heyetinin görev alanı ayrıca kontrol edilir; tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesindeki istisnalar dışında dava şartı arabuluculuk uygulanır. Özel hastaneye yönelen taleple sigortacıya yönelen talebin aynı görev kuralına tabi olduğu varsayılmamalıdır. [6]
Sözleşme, hastane işletmecisinin ticaret sicili bilgisi, fatura ve hekimle ilişki birlikte incelenir. Yalnız hastanenin tabeladaki adını kullanmak doğru davalının gösterilmesini sağlamaz. Yetki bakımından genel ve özel kuralların yanında tüketicinin yerleşim yeri seçeneği de değerlendirilir. [3, m. 6, 10, 16; 6, m. 73]
Devlet hastanesi ve üniversite hastanesi
Kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan zarar bakımından ilgili idareye başvuru ve idare mahkemesinde tam yargı davası gündeme gelir. Hizmet kusuru nedeniyle kamu görevlisine doğrudan tazminat davası açılması genel yol değildir. Hastanenin Sağlık Bakanlığına mı, üniversiteye mi bağlı olduğu ve hizmetin kimin adına yürütüldüğü belirlenmelidir. Vakıf üniversitesi, özel şirket ve birlikte kullanım modellerinde yalnız hastane adıyla görevli yargı seçilemez; tüzel kişilik ve hizmet ilişkisi ayrıca incelenir. [5; 8; 17]
Sigorta ve ceza başvurusu
Hekimin zorunlu mesleki sorumluluk sigortası bulunması, her talebin otomatik ödeneceği anlamına gelmez. Poliçe, sigortalı hekim, teminat dönemi, bildirim koşulları, limit ve istisnalar incelenir. TTK 1478 kapsamında zarar görenin doğrudan sigortacıya başvurusu mümkündür; sigortacı yönünden görev, dava şartı ve süreler ayrıca belirlenir. [7; 18]
Suç şüphesinde savcılığa başvuru, tazminat yolundan ayrı yürür. Mesleki tıbbi işlemlerde 3359 sayılı Kanun’un ek 18. maddesindeki soruşturma izni ve kapsam istisnaları önem taşır. Ceza soruşturmasının sonucu beklenirken tazminat veya idari başvuru süreleri geçirilmemelidir. TBK 74 nedeniyle ceza kararının hukuk davasına etkisi de kararın içeriğine göre değerlendirilir; beraat her olayda tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. [1; 9]
Başvuru ve dava sürelerinde nelere dikkat edilir
Bebeğin küçük olması, doktor ve hastaneye karşı bütün sürelerin on sekiz yaşına kadar bekleyeceği anlamına gelmez. TBK 153’te velayet süresince durma, çocuğun ana ve babasından olan alacakları için düzenlenmiştir. Bu hüküm üçüncü kişi hekim ve hastaneye yönelik bütün alacaklara genişletilemez. Süre değerlendirmesi mümkün olan en erken aşamada yapılmalıdır. [1]
| Hukuki yol | Temel süre çerçevesi | Dikkat edilecek ayrım |
|---|---|---|
| Haksız fiil | Öğrenmeden itibaren 2 yıl; fiilden itibaren 10 yıl | TBK 72’deki daha uzun ceza zamanaşımı koşulu saklıdır |
| Vekâlet ilişkisi | Kural olarak 5 yıl | Başlangıç ve hukuki sebep TBK 147–149 ile belirlenir |
| İdari eylem | Öğrenmeden itibaren 1 yıl; eylemden itibaren 5 yıl içinde idareye başvuru | Ret veya 30 günlük cevapsızlıktan sonra kural olarak 60 günlük dava süresi |
Tablo her olaya uygulanacak hazır bir son gün hesabı değildir. Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi, sonradan anlaşılan gelişimsel sonuçlar, kesilme veya durma sebepleri ve birden çok hukuki sebebin yarışması ayrıca incelenir. İdari yargıda eylemin idari niteliğinin ve zarar bağlantısının ne zaman öğrenildiği önem taşır; kanundaki beş yıllık ifade de somut öğrenme tartışması araştırılmadan mekanik biçimde uygulanmamalıdır. [1; 5]
Hastaneye belge istemek, hasta hakları birimine şikâyet etmek veya CİMER’e yazmak, bütün dava sürelerini kendiliğinden koruyan işlemler değildir. İYUK 13 kapsamındaki başvuruda doğru idare, olay, hak sahipleri ve tazminat istemi açık olmalıdır. Dava şartı arabuluculukta, büroya başvurudan son tutanağa kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez; bu etki her türlü şikâyet başvurusuna taşınamaz. [5; 16, m. 18/A]
Zararın henüz tam belirlenememesi dava açmayı engeller mi
Çocuğun gelişimi sürerken zararın tam miktarı kesinleşmemiş olabilir. Bu durum başvuru sürelerini bekletme gerekçesi yapılmamalı; hukuki yola uygun talep biçimi seçilmelidir. Adli yargıda 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış davalar için HMK 107’nin uygulanmasını sürdüren geçiş hükmü vardır. Sonraki davalarda kaldırılmış olan bu maddeye dayanılarak eski usul anlatılamaz. [3; 15]
Güncel HMK 109/4, alacağın bir kısmının dava edildiği durumlarda aynı davada bir kez, tahkikat sona erinceye kadar talep artırımı öngörür; artırılan kısım yönünden zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. İdari yargıda ise İYUK 16/4’teki ayrı miktar artırımı düzenlemesi uygulanır. Maddi ve manevi taleplerin niteliği, faiz istemi ve her hak sahibinin talebi baştan dikkatle kurulmalıdır. [3; 5; 15]
Başvuru öncesinde dosya nasıl hazırlanır
İlk hazırlıkta anne ve bebeğin güncel tedavi ihtiyaçları ile hukuki inceleme birlikte sürdürülür. İddia edilen olayın tarih sırası, sağlık kuruluşları ve tedaviye katılan kişiler belirlenir. Ardından kayıtlar, tıbbi değerlendirme ve gider belgeleri aynı olay sırasına bağlanır. Bu hazırlık, hangi hususun belgeyle doğrulandığını ve hangisinin henüz araştırıldığını ayırmayı sağlar.
- Anne ve bebeğin ayrı dosyaları ile başka hastanelere yapılan başvurular birlikte istenir.
- Doğum, müdahale, sevk, taburculuk, tanı ve öğrenme tarihleri belgeleriyle kaydedilir.
- Çocuğun ve ebeveynlerin talepleri, yasal temsil ve olası menfaat çatışması ayrı değerlendirilir.
- Yetkili idare veya davalı, başvuru süresi, arabuluculuk ve sigorta bildirimi belirlenir.
- Raporlarda cevapsız kalan sorular, giderlerin dayanağı ve gelecek bakım ihtiyaçları somutlaştırılır.
Sulh veya sigorta ödemesi önerisinde tutarın hangi kişinin hangi zararını kapsadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Çocuğun gelecekteki haklarını etkileyen geniş ibra veya feragat ifadeleri, temsil yetkisi ve menfaat çatışması yönünden incelenir. Yargılama giderleri ve bilirkişi masrafları da hesaba katılır; koşulları varsa adli yardım değerlendirilir. Dava süresi veya tazminat tutarı hakkında dosya görülmeden kesin sonuç verilemez. [1; 3, m. 334 ve devamı; 4]
Geçici ödeme ve kararın uygulanması
Uzun yargılama sırasında bakım giderinin sürmesi önemli bir ihtiyaçtır. Adli yargıda TBK 76 uyarınca, iddianın haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar ve ekonomik gereklilik varsa hâkimden geçici ödeme istenebilir. Bu ödeme otomatik değildir; son tazminattan düşülür, tazminata hükmedilmezse yasal faiziyle geri verilmesi gündeme gelir. Tahsil riskine yönelik ihtiyati haciz ise İİK 257–259’daki ayrı şart ve teminat değerlendirmesine bağlıdır. Delil tespiti, geçici ödeme ve ihtiyati haczin amaçları birbirinden farklıdır. [1; 3; 19]
Karar sonrasında istinaf veya temyiz olanağı; kararın niteliği, miktarı, tebliği ve uygulanacak geçiş hükümleriyle birlikte incelenir. Kesinleşme ile icra edilebilirlik aynı kavram değildir. Özel hukukta ilamlı takip, idari yargıda ise İYUK 28 uyarınca kararın uygulanması ve ödeme usulü değerlendirilir. İdari tazminat kararında hesap bilgisinin idareye yazılı bildirilmesi gibi tamamlayıcı işlemler de izlenmelidir. Kararın alınması tek başına paranın tahsil edildiğini göstermez. [3; 5; 19]
Sağlık verileri ve yabancılık unsuru
Anne ve çocuğun sağlık belgeleri özel nitelikli kişisel veri içerir. İnceleme için gerekli belgeler yetkili kişilerle ve uygun güvenli kanallarla paylaşılmalı; kimlik, rapor ve görüntüler herkese açık yorumlara veya sosyal medya paylaşımlarına eklenmemelidir. Yayımlanan karar örneklerinde de tarafları yeniden tanınabilir hâle getiren ayrıntılardan kaçınılmalıdır. [20]
Doğumun Türkiye’de gerçekleşmesine rağmen ailenin yabancı olması veya yurt dışında yaşaması, ayrıca temsil belgesi, tercüme, milletlerarası yetki ve uygulanacak hukuk incelemesi gerektirebilir. Yabancı vatandaşlık tek başına dava hakkını ortadan kaldırmaz; yabancılık unsuru bulunan özel hukuk ilişkilerinde 5718 sayılı Kanun’un ilgili kuralları somutlaştırılır. Bu rehberdeki süreler, yabancı bir ülkedeki doğum olayına doğrudan aktarılmamalıdır. [21]
Sonuç
Doğum hatası iddiasında belirleyici olan, kalıcı zararın adı kadar gebelikten taburculuk sonrasına uzanan sürecin nasıl yönetildiğidir. Doğru hukuki değerlendirme; eksiksiz kayıt, olaya uygun uzmanlık incelemesi, gerekçeli nedensellik değerlendirmesi ve her hak sahibinin ayrı talebi üzerine kurulur. Komplikasyon savunması da tazminat istemi de bu somut verilerle sınanmalıdır.
Aile bakımından ilk adımlar, kayıtların korunması, sürelerin hesaplanması ve çocuğun temsilinin doğru kurulmasıdır. Hekim ve hastane bakımından ise takip, bilgilendirme, müdahale ve organizasyonun belgelenmesi önem taşır. İncelenen kararların farklı sonuçları, benzer tanıların aynı hukuki sonuca götürmediğini gösterir. Genel dava çerçevesi için malpraktis davası rehberi birlikte okunabilir.
İlgili yazılar: Doğumda Oksijensiz Kalma (HİE) ve Malpraktis | 2026.
Sıkça Sorulan Sorular
Bebeğin serebral palsi tanısı alması doktor hatasını kanıtlar mı?
Tek başına kanıtlamaz. Hastalığın nedeni, takip ve müdahale süreci, tıbbi özen ve nedensellik ilişkisi değerlendirilir. Ayrımın nasıl yapıldığı komplikasyon ve doğum hatası bölümünde açıklanmıştır.
Onam formunu imzaladıysam dava hakkımı kaybeder miyim?
Onam imzası kusurlu müdahaleden doğan bütün taleplerden vazgeçme anlamına gelmez. Formun içeriği, yapılan açıklama ve gerçekleşen müdahale birlikte incelenir. Ayrıntılar aydınlatılmış onam bölümündedir.
Çocuğumun on sekiz yaşına gelmesini beklemeli miyim?
Hayır. Çocuğun yaşı üçüncü kişilere karşı bütün süreleri durdurmaz. Temsilci aracılığıyla başvuru yapılabilir; süreler bölümündeki ayrımlar erken değerlendirilmelidir.
Hastane kayıtları eksikse dava açılamaz mı?
Kayıt eksikliği dava hakkını kendiliğinden kaldırmaz. Kayıtların temini, eksikliğin açıklanması, diğer deliller ve gerektiğinde delil tespiti incelenir. Eksiklik, tüm tazminatın otomatik kabulü de değildir. İspat bölümüne bakılabilir.
Anne ve baba da manevi tazminat isteyebilir mi?
Çocuğun ağır bedensel zararında yakınların manevi tazminat talebi TBK 56/2 uyarınca değerlendirilebilir. Annenin kendi bedensel zararı ayrıca ele alınır. Hak sahipliği bölümünde taleplerin ayrımı açıklanmıştır.
Bakımı kendimiz yapıyorsak bakım gideri istenebilir mi?
Ailenin bakım vermesi talebi tek başına ortadan kaldırmaz. Olağan bakımı aşan ihtiyacın kapsamı ve süresi tıbbi ve ekonomik yönden belirlenir. Tazminat hesabı bölümünde gerekli dayanaklar yer alır.
Ceza soruşturmasının bitmesini beklemek gerekir mi?
Tazminat ve idari başvuru sürelerini korumak için soruşturmanın bitmesi beklenmemelidir. Yargılamaların birbirine etkisi dosyada değerlendirilir. Başvuru yolları bölümünde bu ayrım açıklanmıştır.
Doğum hatası için sabit bir tazminat tutarı var mı?
Sabit bir tutar yoktur. Zarar, bakım ihtiyacı, sorumluluk, talep ve uygulanacak dönemsel hukuk birlikte değerlendirilir. Tazminat bölümündeki karar tutarları da güncel tarife olarak kullanılamaz.
Kaynakça
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m. 49–56, 66, 72, 74, 76, 112, 116, 147–154, 502 ve 506.
- Hasta Hakları Yönetmeliği, özellikle m. 15–18 ve 24.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 6, 10, 16, 109, 190, 266, 281–282, 334–340 ve 400–406.
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, özellikle m. 28, 335–337, 342 ve 426.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, özellikle m. 2, 7, 13, 16/4, 28, 31 ve 36.
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, özellikle m. 3, 68, 73 ve 73/A.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m. 1478 ve 1482.
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m. 17, 125 ve 129.
- 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, ek m. 18.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.05.2026, E. 2025/6019, K. 2026/3291. Brakiyal pleksus hasarı ve komplikasyon değerlendirmesi; ret hükmünün onanması.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 24.06.2025, E. 2024/2538, K. 2025/3513. Yenidoğan takibi, bilgilendirme ve maddi tazminat; onama.
- Danıştay 10. Daire, 31.12.2025, E. 2022/5858, K. 2025/7164. Eksik kayıt ve bilirkişi incelemesi; kısmen onama, kısmen bozma.
- Danıştay 10. Daire, 28.10.2025, E. 2022/3627, K. 2025/4891. Tıbbi etki oranı, bakım gideri ve faiz talebi; kısmen onama, kısmen bozma.
- Dilşad Keskin, Doğum Öncesi Gerçekleşen Zarar Verici Fiil Sebebiyle Tazminat: Ceninin Tazminat Talebi, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XVII, 2013, Sa. 1–2, s. 743–774.
- 7589 sayılı Kanun, RG 31.07.2026/33326; özellikle geçici m. 1/9–10 ve m. 26.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/A.
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m. 13.
- 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, ek m. 12.
- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu, özellikle ilamlı icra hükümleri ile m. 257–259.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, özellikle m. 4 ve 6.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, özellikle m. 1, 24, 26, 34, 40 ve 48.