HUKUK SÖZLÜĞÜ
Rehin
Rehin, bir alacağı güvence altına almak için bir mal veya hak üzerinde kurulan sınırlı ayni haktır. Borç ödenmezse alacaklı, bu malı ya da hakkı paraya çevirterek alacağını elde edilen bedelden, varsa diğer rehinli alacaklılarla aralarındaki sıraya göre alabilir. Taşınmazlarda başlıca ipotek, taşınırlarda kural olarak teslime bağlı rehin, alacak ve haklarda ise hak rehni kurulur. Temel hükümler Türk Medeni Kanunu m. 850 vd. ve m. 939 vd.'dedir.
Kapsam
Türk Medeni Kanunu'na göre taşınmaz rehni ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir (m. 850); ipotek konusu taşınmazın borçluya ait olması gerekmez (m. 881). Taşınırlar, kanundaki ayrık durumlar dışında zilyetliğin alacaklıya devriyle rehnedilir (m. 939); kanunen sicile tescili zorunlu taşınırlarda rehin, zilyetlik devredilmeden o sicile yazılarak kurulabilir (m. 940). Devredilebilen alacaklar ve haklar da rehnedilebilir (m. 954). Ticari işlemlerde stok, alacak, makine veya ticari işletme gibi varlıklar üzerinde teslimsiz rehin, 6750 sayılı Kanun uyarınca Rehinli Taşınır Siciline tescil ile kurulur (m. 4, 5).
Uygulamadaki önemi
Türk Medeni Kanunu'na göre kurulan rehinde, borç ödenmezse rehinli malın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersizdir (m. 873, 949); alacaklı kural olarak alacağını rehnin paraya çevrilmesiyle elde edilen bedelden alır. 6750 sayılı Kanun kapsamındaki rehinde ise birinci derece alacaklı, rehinli taşınırın mülkiyetinin kendisine devrini icra dairesinden isteyebilir; Kanun kiralama, lisans ve genel hükümlere göre takip gibi başka yollar da tanır (m. 14). Rehinli alacak için kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılır, rehin yetmezse kalan kısım için haciz veya iflas yoluna gidilebilir (İcra ve İflas Kanunu m. 45). Bu nedenle kredi işlemlerinde rehnin kuruluş şekli, tescili, sırası ve güvence altına alınan üst sınır, ileride ne ölçüde tahsil yapılabileceğini belirler.
Karıştırılan kavramlar
Rehin ayni bir güvencedir; kefalette ise kefil, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olur (Türk Borçlar Kanunu m. 581). Teminat, rehnin yanı sıra kefalet ve garanti gibi araçları da kapsayan üst kavramdır. Hapis hakkı da paraya çevirme imkânı veren bir güvencedir, ancak ayrı bir rehin sözleşmesi, teslim veya tescil gerektirmez: alacaklı, borçlunun rızasıyla elinde bulunan ve alacakla bağlantılı taşınırı veya kıymetli evrakı muaccel alacak ödeninceye kadar alıkoyabilir, borç ödenmezse teslime bağlı rehin hükümlerine göre paraya çevirtebilir (Türk Medeni Kanunu m. 950, 953). Rehin de her zaman sözleşmeden doğmaz; kanuni ipotek gibi kanundan doğan rehin hakları da vardır (m. 892, 893). Haciz ise önceden kurulmuş bir güvence değil, takip sırasında uygulanan bir cebri icra işlemidir.
Kaynaklar ve kapsam
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · m. 850, 873, 881, 892, 893, 939, 940, 949, 950, 953, 954(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu · m. 4, 5, 14(erişim: 24 Eylül 2026)
- T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi — 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu · m. 45(erişim: 24 Eylül 2026)
Açıklama genel bilgilendirme içindir; somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.