HUKUK SÖZLÜĞÜ
İrade bozukluğu
İrade bozukluğu, sözleşme kurulurken tarafın iradesinin esaslı yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle sağlıklı oluşmamasıdır. Kanundaki şartlar gerçekleştiğinde etkilenen taraf sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir. Bildirim ve geri isteme bakımından kanundaki süreler dikkatle izlenmelidir.
Hukukî anlamı
Yanılmanın sözleşmenin niteliği, konusu, karşı tarafın kimliği veya temel alınan olgular bakımından esaslı olması gerekir; aldatmada ise yanılmanın esaslı olması aranmaz (TBK m. 30-36). Aldatmada karşı tarafın veya belirli koşullarda üçüncü kişinin kasıtlı yanıltması; korkutmada ise ağır ve yakın zarar tehlikesi altında irade açıklaması söz konusudur.
İrade bozukluğuna uğrayan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m. 39). Tazminat talepleri ve üçüncü kişinin etkisi ayrıca değerlendirilir.
Üçüncü kişinin aldatmasında, sözleşmenin karşı tarafının bunu bilmesi veya bilecek durumda olması aranır (TBK m. 36/2). Üçüncü kişinin korkutması aynı kurala tabi değildir. Aldatma veya korkutma nedeniyle bağlayıcılığı bulunmayan sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını tek başına ortadan kaldırmaz (TBK m. 39/2).
Temel unsurlar ve uygulama ölçütleri
- Yanılma, aldatma ve korkutma başlıca türlerdir.
- Her yanılma esaslı değildir.
- Süreli bildirim hakkı söz konusudur.
- İspat ve tazminat sonuçları olayın niteliğine göre değişir.
Uygulamadaki önemi
Sözleşme imzalanmadan önce verilen bilgiler, yazışmalar, ilanlar, görüşme kayıtları ve baskı iddialarına ilişkin hukuka uygun deliller korunmalıdır. Sonradan yapılan onaylayıcı davranışlar hakkın kullanımını etkileyebilir.
Karıştırılan kavramlar
- Muvazaada taraflar görünürdeki işlemi bilerek birlikte oluşturur; irade bozukluğunda bir tarafın iradesi sakatlanmıştır.
- Aşırı yararlanma, açık oransızlık ile zor durumda kalma veya deneyimsizlik gibi özel koşullara dayanır.
Uygulama örneği
Bir taşınmazın esaslı fizikî veya hukukî niteliği kasıtlı biçimde gizlenerek satış yapılmışsa, aldatma ve diğer sorumluluk hükümleri somut delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Sık sorulan sorular
Her yanlış bilgi sözleşmeyi geçersiz kılar mı?
Hayır. Yanılma, aldatma veya korkutmaya ilişkin farklı koşullar ile bilginin sözleşme kurma iradesine etkisi incelenir. Aldatmada esaslı yanılma koşulu aranmaz.
İrade bozukluğu iddiası için süre var mıdır?
Evet. Yanılma veya aldatmanın öğrenilmesi ya da korkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren bir yıllık süre içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığı bildirilmeli veya verilen şey geri istenmelidir (TBK m. 39).
Kaynaklar ve kapsam
- T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · m. 30-39(erişim: 24 Eylül 2026)
Açıklama genel bilgilendirme içindir; somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.