Sendika hakkı; çalışanların ve işverenlerin ortak ekonomik ve sosyal menfaatlerini korumak için örgütlenmesini, üyelik ve sendikal faaliyetlerini güvence altına alır. İşverenin sendika nedeniyle farklı işlem yapması, işten çıkarma veya kamu görevlisine disiplin cezası vermesi ayrı hukuki yollar gerektirir. Sendikal faaliyet ile her türlü iş bırakma eylemi aynı değildir; eylemin amacı, çalışan statüsü ve kamu hizmetinin niteliği somut olarak değerlendirilir. [1–3]
Bu rehber genel bilgilendirme amacı taşır. İşçi ile kamu görevlisinin tabi olduğu mevzuat ve başvuru süreleri birbirine uygulanmamalıdır.
Sendika hakkının koruduğu alan
Anayasa’nın 51. maddesi sendika kurma, üyelik ve ayrılma özgürlüğünü; 53 ve 54. maddeleri toplu iş sözleşmesi ve grevle ilgili güvenceleri düzenler. AİHS 11 de sendika özgürlüğünü örgütlenme hakkının içinde korur. Hak, yalnız üyelik kaydı yapılabilmesiyle sınırlı değildir; sendikanın üyelerinin menfaatlerini savunabilmesi de önemlidir. [1; 4]
Kimse belirli bir sendikaya girmeye, üyelikten ayrılmaya veya üye olmamaya zorlanamaz. İşe alım, çalışma koşulları ve fesihte sendikal nedenle ayrımcılık yasaktır. Bununla birlikte toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları ve kanunun saklı tuttuğu farklılıklar ayrıca değerlendirilir. Her ücret farkı sendikal ayrımcılık değildir. [2, m. 25]
İşçi ve kamu görevlisi ayrımı
İşçiler bakımından 6356 sayılı Kanun, kamu görevlileri bakımından 4688 sayılı Kanun temel düzenlemelerdir. Kuruluş, üyelik, toplu pazarlık ve eylem rejimleri aynı değildir. Kamu görevlisine verilen disiplin cezasının iptaliyle işçinin sendikal tazminat istemi farklı görevli mahkemeler önünde görülür. [2; 3]
Bir kamu görevlisinin sendika kararı üzerine iş bırakması, otomatik biçimde her durumda hukuka uygun veya hukuka aykırı sayılamaz. Eylemin mesleki menfaatlerle bağlantısı, görevin niteliği, hizmetin etkilenmesi ve yaptırımın caydırıcı etkisi incelenir. Özellikle yaşamsal hizmetlerde başkalarının haklarıyla denge kurulması gerekir.
Sendikal ayrımcılık nasıl ortaya konulur?
İşverenin açıkça sendika adını söylemesi tek ispat yolu değildir. Üyelik tarihlerinden sonra başlayan görev değişiklikleri, üyelikten çekilme baskısı, benzer durumdaki çalışanlara farklı işlem, toplu fesihlerin dağılımı ve yerine alınan çalışanların durumu önem taşıyabilir. Tek bir zaman yakınlığı ise her olayda yeterli kanıt değildir.
6356 sayılı Kanun’un 25. maddesi ispat yükünü fesih ve fesih dışı ayrımcılık için ayrı düzenler. Fesihte işveren ileri sürdüğü nedeni; işçi ise feshin sendikal nedene dayandığı iddiasını ispatla yükümlüdür. Fesih dışındaki ayrımcılıkta işçi güçlü bir belirti ortaya koyduğunda işveren davranışının nedenini ispat etmek durumundadır. [2]
| Olgu | Destekleyici belge | Karşı savunmanın denetimi |
|---|---|---|
| Üyelik sonrası işten çıkarma | Üyelik ve fesih tarihleri | İşverenin üyeliği bilmesi ve fesih nedeninin gerçekliği |
| Seçici görev değişikliği | Önceki görev, karşılaştırılabilir çalışanlar | İşletmesel ihtiyacın herkese tutarlı uygulanması |
| Üyelikten ayrılma baskısı | Yazışma, tanık, hukuka uygun kayıt | Beyanın bağlamı ve işverene atfedilebilirliği |
| Sendikal eyleme disiplin cezası | Sendika kararı, katılım, görev ve ceza | Eylemin amacı, hizmet etkisi ve yaptırımın ağırlığı |
Çalışan, işyeri belgelerini hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirmemelidir. Erişemediği kayıtların mahkemeden getirtilmesi istenebilir. Başka çalışanların kişisel bilgileri yalnız uyuşmazlık için gerekli ölçüde kullanılmalıdır.
İşe iade ve sendikal tazminat
Sendikal nedenle fesihte işe iade ile sendikal tazminatın koşulları birlikte değerlendirilir. 6356 sayılı Kanun 25 uyarınca sendikal tazminat, işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz. Ancak bir yıllık ücret tutarı her dosyada otomatik ve tek miktar değildir; ihlalin ve istemin koşulları incelenir. [2]
Sendikal fesih tespit edildiğinde tazminatın doğumu bakımından işe başlatma veya başlatmama durumuna ilişkin özel düzenleme vardır. İşe başlatılmaması nedeniyle ayrıca 4857 sayılı Kanun 21/1’deki tazminata hükmedilmemesi kuralı gözetilir. Farklı tazminatları hiçbir ayrım yapmadan üst üste istemek, talep ve hesap sorunları yaratabilir.
Süreler neden ayrı izlenmelidir?
İşe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur. Anlaşma olmazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan işe iade davası açılması usul sorunu doğurur. [7, m. 20; 8]
Sendikal tazminat talebi ile işe iadenin hak düşürücü süreleri aynı değildir. İşe iade yoluna başvurulmaması, kanundaki koşullarla ayrı sendikal tazminat istemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak zamanaşımı, talebin hukuki niteliği ve dava şartı arabuluculuk ayrıca değerlendirilir. İşe iade kararı sonrasında işverene başvuru ve işe başlatma süreleri de ayrıca takip edilmelidir. [2; 7]
Kamu görevlisine verilen disiplin cezası
Disiplin işleminde isnat, savunma, sendika kararının içeriği ve görevin aksama biçimi birlikte incelenir. İdarenin yalnız “göreve gelmedi” tespitiyle yetinmesi, sendikal hakkın etkisini açıklamayabilir. Buna karşılık sendika kararı bulunması, bütün eylemler için otomatik mazeret yaratmaz.
İptal davasında genel olarak yazılı bildirimden itibaren altmış günlük süre söz konusudur; özel itiraz usulleri ve başvurunun dava süresine etkisi ayrıca hesaplanır. Uygulanabilir disiplin itirazıyla yargısal dava birbirine karıştırılmamalıdır. İYUK 27 koşulları varsa yürütmenin durdurulması istenebilir. [9]
Tayfun Cengiz ve Kristal-İş kararları
Tayfun Cengiz, B. No: 2013/8463, 18/9/2014 kararında sendikal faaliyet kapsamında işe gelmeyen öğretmene verilen uyarma cezası incelenmiştir. AYM, cezanın hafif olmasına rağmen sendikal eyleme katılım üzerindeki caydırıcı etkisini dikkate alarak sendika hakkının ihlaline karar vermiştir. Karar, bütün kamu görevlilerinin bütün iş bırakma eylemlerine koşulsuz izin verildiği anlamına gelmez. [5, §§ 58–63]
Kristal-İş Sendikası, B. No: 2014/12166, 2/7/2015 kararında grev ertelemesine karşı yürütmenin durdurulması isteminin reddi değerlendirilmiştir. AYM, millî güvenlik ve genel sağlık gerekçelerinin somut ve yeterli biçimde açıklanmadığını belirleyerek sendika hakkının ihlaline karar vermiştir. Özellikle zamanla etkisini kaybedebilen sendikal faaliyette yargısal korumanın sürati önem taşır. [6, §§ 74–83]
Bu kararların ortak yönü, hakka müdahalenin yalnız cezanın miktarı veya işlemin adıyla değerlendirilemeyeceğidir. Gerekçe, eylemin bağlamı ve hakkın kullanılmasına fiilî etki birlikte incelenir. Grev ertelemesinde karar tarihindeki yetkili makam ile güncel mevzuattaki makam ayrıca ayrılmalıdır.
AYM başvurusu nasıl kurulmalıdır?
AYM doğrudan işverenin yerine geçip işe iade kararı veren ilk derece mahkemesi değildir. Özel işveren davranışlarında devletin yargısal koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği önem taşır. Olağan yargı yollarında sendikal iddia, ilgili deliller ve karşılaştırmalar açıkça ileri sürülmelidir. [10]
Başvuru formunda üyelik, işverenin bilgisi, eylem veya fesih, dava ve kanun yolları kronolojik biçimde açıklanır. Yargı kararının hangi belirleyici iddiayı değerlendirmediği veya hangi ölçüsüz sonucu onayladığı gösterilir. Sendikanın kendi başvurusu ile çalışanın kişisel başvurusu temsil ve mağduriyet yönünden ayrılır.
Kural olarak ilgili nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde başvuru yapılır. Avukatlar UYAP Avukat Portalını kullanabilir. Kararlar, öğrenme kaydı, temsil belgeleri ve gerekli ekler tamamlanır. Talep; ihlal, yeniden yargılama ve varsa belgelenen zarar arasında bağlantı kurmalıdır. [10; 11]
İhlal kararı, bütün sendikal uyuşmazlıklar için aynı ücret veya tazminat sonucunu doğurmaz. Yeniden yargılama yapılması hâlinde ilgili mahkeme ihlalin nedenini gideren değerlendirmeyi yapmalıdır. AİHM yolu ayrıca iç hukuk yolları ve dört aylık genel süre kapsamında incelenebilir. [4; 10]
Yargısal korumanın niteliği için etkili başvuru hakkı yazısı tamamlayıcıdır.
Kamu görevlilerinin toplu eylemlerindeki tartışma
Kemal Efe Sayın ve Canberk Gümüş, kamu görevlilerinin grev hakkına ilişkin AYM içtihadını uluslararası sendikal güvencelerle birlikte tartışmaktadır. Çalışma, ulusal personel statülerinin ve uluslararası korumanın aynı olmadığını gösteren bir değerlendirme sunar. Bu tartışma, her iş bırakma eyleminin koşulsuz korunduğu sonucuna dönüştürülmemelidir. Başvuruda eylemin amacı, süresi, yürütülen kamu hizmeti, sendika kararı ve verilen yaptırım birlikte ele alınmalıdır. [12]
Sendikal ayrımcılığın göstergeleri birlikte değerlendirilmelidir
İşverenin ileri sürdüğü fesih nedeni nasıl incelenir?
İşveren ekonomik daralma, performans veya disiplin gerekçesi ileri sürebilir. Sendikal neden iddiası, bu gerekçeyi yalnız inkâr etmekle güçlenmez. Fesih tarihiyle örgütlenme süreci arasındaki yakınlık, sendikalı ve sendikasız çalışanlar arasındaki fark, yeni işçi alımı, fesihlerin dağılımı ve yöneticilerin açıklamaları birlikte incelenmelidir. Tek bir gösterge her dosyada kesin kanıt değildir; belgelerin birbiriyle tutarlılığı ve gerçek fesih nedenini açıklama gücü önem taşır. [2, m. 25]
Performans savunmasına karşı önceki değerlendirmeler, hedefler ve benzer çalışanlara uygulanan ölçütler incelenebilir. Ekonomik gerekçede ise işyerinin gerçek durumu ve seçimin neden belirli çalışanlara yöneldiği tartışılır. Sendika üyelik tarihi önemli olmakla birlikte tek başına bütün neden ilişkisini açıklamaz. İşverenin sendikal faaliyetten haberdar olup olmadığı ve olumsuz işlemin hangi aşamada ortaya çıktığı da araştırılır.
Fesih dışındaki baskılar gözden kaçırılmamalıdır
Sendikal hak ihlali yalnız işten çıkarma değildir. Görev değişikliği, ücret veya yan haklarda farklılık, üyelikten ayrılmaya zorlama ve sendikal faaliyete katılanların dışlanması da somut olayda gündeme gelebilir. Fesih dışındaki ayrımcılığın ispat düzeniyle sendikal fesihteki ispat düzeni aynı kabul edilmemelidir. Kanunun 25. maddesindeki farklı hükümler talebin niteliğine göre uygulanır. [2]
Çalışanın hâlen işyerinde bulunması delil toplama sırasında ayrıca dikkat gerektirir. Hukuka aykırı erişimle elde edilen personel dosyaları veya başkalarının özel yazışmaları yerine, kişinin kendi bildirimleri, bordroları, görev yazıları ve hukuka uygun biçimde erişebildiği kayıtlar kullanılır. Mahkemenin getirtebileceği belgeler açıkça belirtilir. Tanıkların hangi olguyu bizzat bildiği gösterilmeli; soyut “sendikaya karşıydılar” anlatımı somut olaylarla desteklenmelidir.
Sendika kararı, eylemin amacı ve kamu hizmetinin etkilenmesi
Sendikanın aldığı bir eylem kararına dayanmak önemli olmakla birlikte her davranışı otomatik olarak korumaz. Eylemin mesleki ve ekonomik çıkarlarla ilişkisi, süresi, katılım biçimi, kamu hizmetine etkisi ve uygulanan yaptırımın ağırlığı birlikte değerlendirilir. Tayfun Cengiz kararının bütün devamsızlık veya iş bırakma olaylarına sonuç garantisi olarak aktarılması doğru değildir. Benzerlik, eylemin gerçek amacı ve somut koşullar üzerinden kurulmalıdır. [3; 5; 12]
Kamu görevlisinin disiplin dosyasında sendika kararı, duyuru tarihi, katılım süresi, görev çizelgesi, savunma istemi ve savunma metni korunmalıdır. Hafif bir yaptırım dahi ilerideki sendikal katılımı etkileyebilir; buna karşılık başvurunun kişisel etkisi yine somutlaştırılmalıdır. Sendikanın kurumsal başvurusu ile üyenin disiplin cezasına karşı kişisel başvurusu birbirinin yerine geçmez.
İşe iade, sendikal tazminat ve diğer işçilik alacaklarının birlikte veya ayrı ileri sürülmesinde dava şartı arabuluculuk ve özel süreler talep bazında belirlenir. Arabuluculuk tutanağıyla dava talebinin kapsamı uyumlu olmalı; süreyi korumak için yapılan başvurunun hangi talebi içerdiği açık tutulmalıdır. [7; 8]
Sendikal nedenin ortaya konulmasında karşılaştırma nasıl yapılır?
Sendikal ayrımcılık iddiasında karşılaştırılan çalışanların ilgili özellikleri açıklanmalıdır. Aynı işyerinde bulunmak her zaman yeterli değildir; görev, kıdem, performans ölçütü ve işverenin dayandığı işletmesel neden bakımından benzerlik araştırılır. Örneğin aynı dönemde sendikalı çalışanların işten çıkarılması dikkat çekici olabilir, ancak işyerindeki toplam değişim bilinmeden yalnız bu sayı üzerinden kesin sonuca varılamaz. Üye olan ve olmayan çalışanların durumu, işe alınan yeni kişiler ve seçimin hangi ölçütle yapıldığı birlikte değerlendirilmelidir. [2, m.25]
Bu araştırma işverenin beyanını peşinen doğru kabul etmek anlamına gelmez. İşveren ekonomik daralmadan söz ederken aynı görev için yeni işçi almışsa veya performans gerekçesi önceki olumlu kayıtlarla çelişiyorsa bu noktalar somutlaştırılmalıdır. Başvurucu, kendisinde olmayan kayıtların hangi olguyu göstereceğini açıklayarak mahkemeden getirtilmesini isteyebilir. Belirsiz biçimde bütün işyeri kayıtlarının talep edilmesi yerine belirli dönem, çalışan grubu ve değerlendirme ölçütüne odaklanmak incelemeyi daha işlevsel kılar.
Fesih ile diğer ayrımcı işlemlerde ispat aynı değildir
6356 sayılı Kanun m.25, fesih ve fesih dışındaki sendikal ayrımcılık bakımından ispat düzenini ayrı kurar. Fesih davasında işverenin fesih nedenini ispat yükü ile işçinin ileri sürülen nedenin gerçek olmayıp sendikal olduğunu ortaya koyması birbirinden ayrılmalıdır. Fesih dışındaki işlemde ise işçinin güçlü belirtileri göstermesinin karşı tarafın açıklama ve ispat yükü üzerindeki etkisi dikkate alınır. Bu nedenle bütün dosyalarda ispatın yalnız işçiye veya yalnız işverene ait olduğu söylenemez. [2, m.25/6–7]
Dilekçede her belgenin bu düzen içindeki işlevi belirtilmelidir. Üyelik tarihi sendikal ilişkinin başlangıcını, işveren yazısı işlemin açıklanan gerekçesini, karşılaştırmalı personel kaydı ise uygulamanın tutarlılığını gösterebilir. Tanık, kendi gözlemlediği davranışı anlatmalıdır; işyerindeki söylentiyi kesin bilgi gibi aktarması farklı değerlendirilir. Birkaç zayıf emarenin art arda sıralanması ile birbirini destekleyen olguların birlikte ortaya konulması aynı değildir.
Sendikanın hakkı ile üyenin bireysel talebi
Sendika bir örgüt olarak kendi faaliyetlerine yönelen müdahaleden etkilenebilir; üye ise işe son verme, disiplin cezası veya çalışma koşullarındaki değişiklik nedeniyle kişisel zarar yaşayabilir. Hangi başvurunun sendika tarafından, hangisinin üye adına yapılacağı buna göre belirlenmelidir. Sendikanın hukuki destek sunması, üyeye ait her bireysel şikâyetin otomatik olarak sendikanın kendi hakkı hâline geldiği anlamına gelmez. Temsil belgesi, taraf sıfatı ve uyuşmazlığın konusu dosyanın başında açıklığa kavuşturulmalıdır. [1–4]
Kristal-İş kararında toplu eyleme yönelik müdahalenin sendika hakkı üzerindeki etkisi öne çıkarken Tayfun Cengiz kararında bir kamu görevlisine uygulanan disiplin yaptırımı değerlendirilmiştir. Birinin başvuru yapısını diğerine aynen aktarmak bu nedenle hatalı olabilir. Ortak anayasal ilke, müdahalenin somut gerekçesinin ve örgütlenme üzerindeki etkisinin incelenmesidir; görevli yargı yeri ve talep edilen giderim ise aynı değildir. [5, 6]
Hafif yaptırımın ağır anayasal etkisi olabilir mi?
Uyarma gibi görece hafif görünen bir ceza, kişinin gelecekteki sendikal faaliyete katılımını etkileyebilir. Tayfun Cengiz kararının önemi, yaptırımın yalnız parasal veya mesleki ağırlığına bakılmamasıdır. Ancak buradan sendika kararına dayanılarak yapılan her davranışın yaptırımdan bağışık olduğu sonucu çıkarılamaz. Eylemin amacı, süresi, hizmete etkisi ve kurumun gerekçesi değerlendirilir. Başvurucu, sendikanın kararını eklemekle birlikte kendi davranışının kapsamını da açıklamalıdır. [5]
Kristal-İş kararında kullanılan kamu yararı gerekçelerinin somutlaştırılması ihtiyacı, idarenin yalnız mevzuattaki kavramları tekrar etmesinin yeterli olmadığını gösterir. Güvenlik veya sağlık amacı ileri sürülüyorsa olayda bu amacın nasıl etkilendiği ve müdahalenin gerekliliği açıklanmalıdır. Buna karşılık mahkemenin görevi her sendikal uyuşmazlıkta sendikanın tercih ettiği sonucu vermek değildir; çatışan menfaatlerin anayasal güvencelere uygun biçimde değerlendirilmesini sağlamaktır. [6]
Talep ve tazminat hesabında yapılan hatalar
Sendikal tazminat, işe iade ve diğer işçilik alacakları aynı hukuki sebebe dayanmaz. Hangi talebin hangi olaydan doğduğu, ücretin hangi unsurlarının hesaba katıldığı ve taleplerin birbiriyle ilişkisi açıklanmalıdır. Aynı zarar veya aynı hukuki sonuç için mükerrer ödeme varsayılmamalıdır. Buna karşılık işe iade talebinin kullanılmamış olması da sendikal tazminatın her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kanundaki özel düzenleme ayrı incelenmelidir. [2, m.25; 7, 8]
Arabuluculuk başvurusunda uyuşmazlığın niteliğinin doğru belirtilmesi ve son tutanağın saklanması, sonraki dava bakımından önemlidir. Kamu görevlisinin disiplin cezasına ilişkin idari dava ile özel işçinin iş mahkemesindeki davası aynı süre ve ön başvuru düzenine tabi değildir. Başvurunun “sendika hakkı” başlığı taşıması bu usul ayrımını ortadan kaldırmaz. Hak iddiasının güçlü olması, yanlış merci veya kaçırılmış süre sorununu tek başına gidermez.
Konunun ayrıntıları için örgütlenme özgürlüğü ve AYM kararlarıyla nitelikli haklar yazılarımıza da bakabilirsiniz. Büromuzun bu alandaki çalışmaları için Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvuruları sayfasına bakabilirsiniz.
Sonuç
Sendika hakkı dosyasında üyelik, faaliyet, ayrımcılık ve fesih birbirine bağlanmalı; işçi ve kamu görevlisi rejimleri ayrılmalıdır. Somut karşılaştırma delilleri ve kısa işe iade sürelerinin doğru izlenmesi önemlidir. Sendikal faaliyeti etkisizleştiren müdahalenin gerçek etkisi açıklanmadan yalnız anayasa maddesi sıralamak yeterli olmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sendika üyeliği nedeniyle işten çıkarma mümkün müdür?
Sendikal nedenle fesih yasaktır. Ancak feshin gerçek nedeni ve sendikal bağlantı delillerle değerlendirilir.
Sendikal tazminat ne kadardır?
Kanuni alt sınır bir yıllık ücret tutarıdır. Somut miktar ve hesap unsurları dosyaya göre belirlenir.
İşe iade için ilk başvuru mahkemeye mi yapılır?
Dava şartı arabuluculuk kapsamında önce arabulucuya başvurulur; bir aylık süre önemlidir.
Sendika kararı her iş bırakmayı hukuka uygun yapar mı?
Hayır. Çalışan statüsü, eylemin amacı, görevin niteliği ve hizmete etkisi incelenir.
Uyarma gibi hafif ceza hak ihlali doğurabilir mi?
Evet. Sendikal faaliyetten caydırıcı etkisi ve gerekçesi önemlidir.
İşe iade istenmemesi sendikal tazminatı engeller mi?
Kendiliğinden engellemez. Ayrı tazminat talebinin koşulları ve süreleri değerlendirilir.
Kaynakça
1 — Anayasa, m. 51, 53, 54. Metin.
2 — 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, özellikle m. 25, 63. Metin.
3 — 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu. Metin.
4 — AİHS, m. 11, 35. Metin.
5 — AYM, Tayfun Cengiz, B. No: 2013/8463, 18/9/2014. Karar.
6 — AYM Genel Kurulu, Kristal-İş Sendikası, B. No: 2014/12166, 2/7/2015. Karar.
7 — 4857 sayılı İş Kanunu, m. 20–21. Metin.
8 — 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3. Metin.
9 — 2577 sayılı Kanun, m. 7, 11, 27. Metin.
10 — 6216 sayılı Kanun, m. 45–50. Metin.
11 — AYM, UYAP Avukat Portal başvuru kılavuzu. Kılavuz.
12 — Kemal Efe Sayın ve Canberk Gümüş, “Anayasa Mahkemesi Kararlarında Kamu Görevlilerinin Grev Hakkı”, Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 5/2, 2023, s. 567–622. Çalışma.