İçeriğe geç
+90 531 883 33 88

Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları

Ceza Davasında AİHM Başvurusu: Başvuru Şartları, Süreler ve Etkili Dosya Hazırlığı

Güneş & Güneş toplantı odasından uyarlanan temsili sahnede AİHM başvuru dosyası ve not tutan eller.
Yazar: Yayın tarihi: Yaklaşık 21 dakika okuma

Kurumsal hukuki inceleme ve kontrol: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Yayımlayan: Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Özet

Ceza dosyasında AİHM yolunu değerlendirirken süre, iç hukuk ve belge düzeni birlikte incelenir. Rehber, on gerçek karar üzerinden savunma haklarını ve başvuru hazırlığını açıklar.

Ceza davasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilmek için, ileri sürülen her hak ihlali bakımından etkili iç hukuk yollarının usulüne uygun kullanılması ve kural olarak son etkili iç hukuk kararından itibaren dört ay içinde eksiksiz başvuru yapılması gerekir. Türkiye’de ceza yargılamasının adilliğine ilişkin şikâyetlerde bu süreç, dosyada açık olan olağan kanun yollarının ardından genellikle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu da kapsar. AİHM’ye gönderilecek metin, mahkûmiyete karşı yazılmış temyiz dilekçesinin tekrarı olmamalıdır: hangi Sözleşme güvencesinin, hangi işlemle ve savunma üzerinde nasıl bir etki doğuracak biçimde ihlal edildiği gösterilmelidir. [1–6]

Etkili hazırlık, olay, ihlal, iç hukukta ileri sürülme, belge ve talep arasındaki bağlantıyı kurar. AYM’den olumsuz karar çıkması tek başına AİHM’de ihlal bulunacağını göstermediği gibi, AYM’nin ihlal tespit etmesi de her durumda Strazburg yolunu kapatmaz. Başvurunun kapsamı, sağlanan giderim ve devam eden mağduriyet ayrı değerlendirilir. Bu rehber, ceza dosyalarındaki savunma ve başvuru stratejisini gerçek AİHM kararları üzerinden açıklar.

AİHM ceza dosyasında neyi inceler?

Mahkûmiyetin doğruluğu ile Sözleşme ihlali arasındaki ayrım

AİHM, ulusal mahkemelerin yerine geçerek suçluluğu yeniden belirleyen bir temyiz mahkemesi değildir. “Tanık yalan söyledi”, “bilirkişi yanlış değerlendirdi” veya “beraat etmeliydim” ifadeleri, somut bir Sözleşme sorunu açıklanmadıkça yeterli olmaz. Buna karşılık mahkûmiyetin belirleyici tanığına hiçbir aşamada soru sorulamaması, savunmanın önemli delile erişememesi veya sonucu değiştirebilecek bir iddianın gerekçesiz bırakılması, yargılamanın adilliği bakımından incelenebilir. Açık keyfîlik veya adaletin inkârı düzeyindeki sorunlar da sıradan delil değerlendirmesi itirazından farklıdır. [6–7]

Başvurucu, delilin neden kendi lehine yorumlanması gerektiği kadar, delili etkili biçimde tartışma imkânından nasıl yoksun bırakıldığını açıklamalıdır. Ulusal kararın ilgili sayfası, duruşma tutanağı ve reddedilen talep birlikte gösterildiğinde AİHM’nin inceleyeceği hukuki mesele belirginleşir. Savunmanın istediği her işlemin yapılmaması ihlal doğurmaz; işlemin gerekliliği, reddin gerekçesi ve yargılamanın bütünü üzerindeki etkisi değerlendirilir.

Kim başvurabilir ve başvuru kime yöneltilir?

Başvuru, Sözleşme veya ilgili devletin taraf olduğu protokollerle korunan bir hakkın ihlalinden mağdur olduğunu ileri süren kişi tarafından yapılır. Ceza dosyasında çoğunlukla şüpheli, sanık veya hükümlü başvurucudur. Şikâyet hâkim, savcı ya da kolluk işleminden kaynaklansa da AİHM önündeki muhatap ilgili taraf devlettir; görevlinin şahsına karşı ceza davası açılmış olmaz. Türk vatandaşı olmak başvuru için genel bir ön koşul değildir. [1, m. 1 ve 34]

Suç mağdurunun başvurusu ise farklı hukuki temellere dayanabilir. Örneğin yaşam hakkı veya kötü muamele yasağı kapsamında etkili soruşturma yükümlülüğü gündeme gelebilir. Ancak Sözleşme, kişiye başka birinin mutlaka cezalandırılmasını isteme biçiminde genel bir hak tanımaz. Sanığın savunma haklarıyla mağdurun soruşturma şikâyeti aynı başvuru kalıbına yerleştirilmemelidir. [7]

İç hukuk yolları ve AYM aşaması nasıl değerlendirilir?

Yolların kullanılması kadar şikâyetin içeriği de önemlidir

Ceza mahkûmiyetinin adilliği yönünden, dosyada mevcut ve etkili olan istinaf ve temyiz yolları ile AYM bireysel başvurusu kural olarak tüketilmelidir. Her ceza kararı temyize açık olmadığından, otomatik bir “ilk derece–istinaf–temyiz” sırası yerine somut kararın kanun yolu rejimi belirlenir. AİHM’de ileri sürülecek şikâyetin özü, yetkili iç hukuk makamlarına zamanında sunulmalıdır. Yalnız Sözleşme maddesini yazmak yeterli olmadığı gibi, madde numarasını yazmamak da şikâyetin özü açıkça tartışılmışsa tek başına belirleyici değildir.

Hasan Uzun/Türkiye, 10755/13, 30 Nisan 2013 tarihli kabul edilemezlik kararı, AYM yolunun önemini gösterir. Taşınmaz uyuşmazlığından doğan bu dosyada AİHM, bireysel başvurunun erişilebilirliği ve giderim yetkilerini incelemiş; AYM’ye gidilmediği için başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Karar bir ceza mahkûmiyeti hakkında değildir; burada kullanılan yönü, AYM’nin kural olarak tüketilmesi gereken bir giderim yolu olmasıdır. Mahkeme, bu yolun pratikteki etkililiğini denetleme yetkisini de saklı tutmuştur. [8, §§ 52–71]

Vučković ve diğerleri/Sırbistan [BD], 17153/11 ve diğerleri, 25 Mart 2014 tarihli kararında, yedek askerlerin gündelik ödemelerine ilişkin ayrımcılık şikâyetinin iç hukukta gereği gibi ileri sürülmemesi belirleyici olmuştur. Büyük Daire, mevcut etkili yolların tüketilmediği sonucuna ulaşmıştır. Ceza dosyasına uygulanacak ders açıktır: istinaf veya AYM dilekçesi verilmiş olması, o dilekçede hiç açıklanmayan bir hak ihlalinin de tüketildiği anlamına gelmez. [9, §§ 69–77, 85–90]

Sicilianos ve Kostopoulou da iç hukuk yollarını tüketme koşulunu, ulusal makamlara ihlali önleme veya giderme fırsatı tanıyan ikincillik ilkesinin usuli ifadesi olarak açıklar. Bu nedenle dosya hazırlığı, yalnız son kararların toplanmasıyla sınırlı kalmamalı; savunmanın hangi aşamada ne istediği de görünür olmalıdır. [10, s. 45]

AYM’nin ret gerekçesi neden okunmalıdır?

AYM başvuruyu esastan reddetmişse AİHM, Sözleşme bakımından bağımsız değerlendirme yapabilir. Buna karşılık AYM’ye süresinde başvurulmaması, gerekli açıklamanın yapılmaması veya bir şikâyetin hiç ileri sürülmemesi, etkili iç hukuk yolunun usulüne uygun tüketilmediği itirazına yol açabilir. AYM kararının başlığında “kabul edilemezlik” yazmasıyla yetinilmemeli; ret nedeni ve başvurucunun usuli davranışı birlikte incelenmelidir.

AYM’ye bireysel başvurudaki genel otuz günlük süre ile AİHM’nin dört aylık süresi birbirinden bağımsızdır. AYM süresinin kaçırılmış olması, AİHM’ye dört ay içinde gidilerek kendiliğinden düzeltilemez. AYM bakımından süre, 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesindeki başvuru yollarının tüketilmesi veya yol bulunmayan hâllerde ihlalin öğrenilmesi ölçütlerine göre ayrıca hesaplanır. [11]

Bir yolun etkisiz olduğu iddiası, yalnız “sonuç çıkmayacağını düşünüyorum” gerekçesine dayandırılamaz. Başvurucu, yolun kendi şikâyetini neden gideremediğini somut olgularla açıklamalıdır. Devletin gösterdiği yolun teoride ve pratikte erişilebilir ve etkili olduğu ortaya konulduğunda, kullanılmadıysa bunun nedenini açıklama yükü başvurucuya geçebilir. [9, §§ 73–77]

Her şikâyet aynı takvime bağlı değildir

Tutukluluğun hukuka uygunluğu, cezaevi koşulları ve mahkûmiyet yargılamasının adilliği farklı işlem ve giderim yollarına bağlı olabilir. Özgürlük hakkına ilişkin bir şikâyet için davanın bütün kanun yollarıyla bitmesini beklemek, ilgili başvuru süresinin kaçırılmasına neden olabilir. Tahliye sonrasında kullanılabilecek tazminat yolları ile devam eden tutmanın sona erdirilmesini sağlayabilecek yollar da aynı değildir.

Yalnız yargılamanın makul sürede sonuçlanmamasından şikâyet ediliyorsa, Türkiye’de 6384 sayılı Kanun kapsamındaki Tazminat Komisyonu yolu ayrıca değerlendirilmelidir. Yargılamanın uzunluğu ile tanık sorgulayamama gibi adillik sorunları aynı giderim imkânına sahip değildir. Her şikâyet için “hangi etkili yol, hangi son karar, hangi başlangıç tarihi?” sorularının ayrı cevaplanması gerekir. [6, 12]

Dört aylık süre nasıl hesaplanır ve korunur?

Nihai karar, tebliğ ve öğrenme tarihi

15 No.lu Protokol uyarınca dört aylık süre, nihai iç hukuk kararı 1 Şubat 2022 veya sonrasında verilen başvurulara uygulanır. Önceki rejimdeki altı aylık süreyi kullanan eski kararlar, güncel başvurunun altı ay içinde yapılabileceği anlamına gelmez. Geçiş bakımından AİHM kararının tarihi değil, ilgili nihai iç hukuk kararının tarihi önemlidir. [13]

Başlangıç belirlenirken, son etkili kararın başvurucu veya temsilcisi tarafından yeterli biçimde öğrenildiği tarih ve iç hukuktaki tebliğ düzeni incelenir. Kararın kendiliğinden tebliği gerekiyorsa tebliğ tarihi önem taşır. Vekilin daha önce haberdar olduğu kararı müvekkilin sonradan öğrenmesi ise kendiliğinden yeni süre başlatmaz. Tebligat belgesi, elektronik tebligat kaydı ve varsa UYAP üzerinden erişim bilgileri birlikte incelenmeli; hukuken esas alınan tarihin neden o tarih olduğu açıklanmalıdır. [6, §§ 200–205]

Ahmet Akkurt/Türkiye, 40796/19, 28 Şubat 2023 tarihli kararı, tarih belgesinin önemini gösterir. Cezaevinden faks mektubu gönderilmemesine ilişkin başvuruda AYM kararı 19 Aralık 2018’de tebliğ edilmiş, AİHM’ye 17 Temmuz 2019’da başvurulmuştur. O dosyaya uygulanan altı aylık süre 19 Haziran 2019’da bittiğinden başvuru süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Devlet, imzalı tebliğ belgesini sunmuştur. Karar 23 Mart 2023’te bildirilmiş olmakla birlikte karar tarihi 28 Şubat 2023’tür. [14, §§ 5–10]

Dört ay, 120 gün değildir; tatil otomatik uzatma sağlamaz

Süre takvim aylarıyla hesaplanır. Başlangıç olayını izleyen gün işlemeye başlayarak dördüncü ayın karşılık gelen gününün sonunda biter. Son günün cumartesi, pazar veya resmî tatile denk gelmesi, Türk usul hukukundaki kuralların AİHM süresine kendiliğinden uygulanmasını sağlamaz.

Varsayımsal örnek: Nihai kararın hukuken esas alınan tebliğ/öğrenme tarihinin 11 Haziran 2026 olduğu kabul edilirse, dört aylık süre 11 Ekim 2026 sonunda biter. Bu günün pazar olması süreyi pazartesiye taşımaz. Örnek, başlangıç tarihinin tartışmasız olduğu varsayımına dayanır; belirli bir dosya için tarih tespiti yerine geçmez.

Sabri Güneş/Türkiye [BD], 27396/06, 29 Haziran 2012 tarihli kararında son gün pazara denk gelmiş, pazartesi yapılan başvuru geç bulunmuştur. İdari yargı uyuşmazlığından doğan bu dosyada eski altı aylık rejim uygulanmıştır. Güncel başvuru açısından yararlı olan, süre uzunluğu değil, takvim hesabı ve tatilin otomatik uzatma doğurmaması ilkesidir. [15, §§ 43–62]

Olağanüstü başvurular ve devam eden sonuçlar

Kanun yararına bozma girişimi veya yargılamanın yenilenmesi talebi, kural olarak AİHM süresini durdurmaz ve geçmiş süreyi canlandırmaz. Gerçekten yeniden açılan yargılamada bir Sözleşme meselesinin yeniden incelenmesi farklı değerlendirme gerektirebilir; yalnız talep dilekçesi verilmiş olması buna eşit değildir. AYM yolunun somut şikâyet bakımından gerekli ve etkili olup olmadığı da bu çerçevede değerlendirilir. [6, §§ 191–199]

Mahkûmiyetin veya bir işlemin etkilerinin sürmesi, her zaman “devam eden ihlal” anlamına gelmez. İhlalin niteliğiyle sonuçlarının sürmesi ayrılmalıdır. Çok istisnai koşullarda Mahkemenin süre hesabına ilişkin yaklaşımı değişebilse de başvuru planı bir uzama veya mazeret kabulü beklentisine dayandırılmamalıdır.

İşlemSüreyi koruma bakımından etkisiDosyada tutulacak kayıt
İçtüzük m. 47’ye uygun eksiksiz formun postalanmasıKural olarak posta damgası tarihi başvuru tarihidirİmzalı formun kopyası, ek listesi, posta belgesi
Yalnız faks, e-posta veya bilgi mektubuİlk başvurunun dört aylık süresini koruyan eksiksiz form yerine geçmezGönderim kaydı olsa da geçerli başvuru ayrıca hazırlanır
Eksik form veya yalnız ek dilekçe gönderilmesiKural olarak süreyi kesmez; eksiklik için yeni süre verileceği varsayılmazEksikliğin nedeni, varsa nesnel engel belgeleri
Yenileme veya olağanüstü inceleme talebiKural olarak mevcut AİHM süresini durdurmazAsıl nihai karar ile yeni talebin kapsamı ayrı kaydedilir

Tablodaki usul sonuçları İçtüzük m. 47 ve başvurunun yapılmasına ilişkin uygulama talimatına dayanır. Mahkemenin kabul edebileceği istisnalar, başvurucunun tek taraflı süre uzatma yetkisi değildir. [2, 4]

Ceza yargılamasındaki ihlal nasıl somutlaştırılır?

Müdafiye erişim ve savunmayı hazırlama imkânı

Müdafi yardımından yararlanma şikâyetinde, kısıtlamanın başlangıcı ve süresi, soruşturmanın hangi aşamasında uygulandığı, gerekçesi, alınan ifadenin hükümdeki yeri ve sonradan sağlanan güvenceler açıklanmalıdır. Görüşme talebi, ret kararı, ifade tutanağı, hak bildirim formu ve mahkûmiyet gerekçesi birbirine bağlanır. Savunma için süre veya dosyaya erişim yetersizse hangi çalışmanın yapılamadığı da belirtilir; yalnız “hazırlanamadım” denilmez.

Salduz/Türkiye [BD], 36391/02, 27 Kasım 2008 tarihli kararında, gözaltında müdafi yardımından yararlandırılmayan çocuk başvurucunun ifadesinin mahkûmiyette kullanılması incelenmiştir. Sonradan avukat yardımının sağlanması, başlangıçtaki eksikliği gidermemiş; AİHS m. 6/1 ile bağlantılı m. 6/3-c ihlali bulunmuştur. Başvurucunun yaşı ve ilk ifadenin belirleyici etkisi somut olayın önemli özellikleridir. [16, §§ 50–63]

Ancak Ibrahim ve diğerleri/Birleşik Krallık [BD], 50541/08 ve diğer üç başvuru, 13 Eylül 2016 tarihli kararında sonuçlar farklılaşmıştır. Acil güvenlik sorgularının yapıldığı ilk üç başvurucu yönünden yargılamanın bütünü adil bulunarak ihlal tespit edilmemiş; dördüncü başvurucu yönünden ihlal bulunmuştur. Büyük Daire, kısıtlamanın zorlayıcı nedenlerini ve bütün yargılamaya etkisini ayrı incelemiştir. Zorlayıcı neden bulunmaması çok sıkı denetimi gerektirir; değerlendirme otomatik bir formüle indirgenmez. [17, §§ 257–265, 274, 294, 311]

Bu karşılaştırma, başvurucunun devletin muhtemel savunmasını da tartışmasını gerektirir: kısıtlamanın istisnai ve geçici olduğu, ifadenin sınırlı kullanıldığı veya yeterli telafi güvenceleri bulunduğu ileri sürülebilir. Dosya, bu açıklamaların kendi olayında neden ikna edici olmadığını göstermelidir.

Tanık sorgulama hakkı

Aleyhe tanık duruşmaya gelmemişse başvuruda üç mesele açıklanmalıdır: tanığın yokluğu için geçerli neden bulunup bulunmadığı, beyanının tek veya belirleyici delil niteliği ve savunmanın dezavantajını dengeleyen güvenceler. Tanığın çağrılması talebi, mahkemenin yaptığı girişimler, önceki beyanlar ve hükmün bu beyanlara verdiği ağırlık belgelendirilir.

Schatschaschwili/Almanya [BD], 9154/10, 15 Aralık 2015 tarihli kararında, başvurucunun iki önemli tanığı yargılamanın hiçbir aşamasında sorgulayamaması ve yeterli dengeleyici güvencelerin bulunmaması ihlal sonucuna götürmüştür. Mahkemenin tanık anlatımlarını dikkatle değerlendirmesi ve başka delillerin de bulunması, somut dosyadaki eksikliği gidermeye yetmemiştir. [18, §§ 100–131, 153–165]

Öte yandan sorgulanamayan beyanın kullanılması veya tanığın yokluğu tek başına her davada ihlal anlamına gelmez. Tanığın getirilememesi için gösterilen neden ve savunmaya verilen diğer imkânlar birlikte değerlendirilir. Başvuruda sorulmak istenen soruların hangi çelişkiyi ortaya çıkaracağı da açıklanırsa, sorgulama talebinin neden önemli olduğu anlaşılır.

Dijital delile erişim ve etkili itiraz

Bir dijital kaydın hatalı olduğunu söylemekle yetinmek yerine, inceleme için istenen veri veya rapor, talebin amacı, erişim kısıtlaması ve mahkemenin cevabı gösterilmelidir. Kayıtların başvurucuyla ilişkilendirilmesi, doğruluğu, bütünlüğü veya değerlendirme yöntemi tartışılıyorsa, her itiraz dosyadaki somut belgeye dayanmalıdır. Savunmanın erişemediği bilgiyi zaten biliyormuş gibi teknik sonuçlar ileri sürmek yerine, eksik erişimin hangi incelemeyi engellediği açıklanır.

Yüksel Yalçınkaya/Türkiye [BD], 15669/20, 26 Eylül 2023 tarihli kararında, ByLock verilerine etkili itiraz imkânı ve mahkemelerin belirleyici iddialara yaklaşımı incelenmiş; diğer ihlaller yanında m. 6/1 ihlali bulunmuştur. Karar, bütün ham verilerin koşulsuz biçimde açıklanması gerektiğini söylemez: açıklamama için meşru nedenler bulunabileceğini kabul eder; buna karşılık savunmanın dezavantajını giderecek yeterli usuli güvenceleri arar. [19, §§ 328–332, 344–356]

Aynı karardaki m. 7 incelemesi, suçun maddi ve manevi unsurlarının kişiye özgü değerlendirme yapılmadan varsayılmasına ilişkindir. Bu yön, delile erişim şikâyetinden ayrıdır. Kararı başka bir dosyada kullanırken benzer hukuki sorun açıklanmalı; farklı delillere ve gerekçelere sahip her mahkûmiyetin otomatik olarak aynı sonucu doğuracağı ileri sürülmemelidir. [19, §§ 262–271]

Gerekçeli karar hakkı

Gerekçeli karar şikâyetinde başvurucu, cevapsız kalan iddiayı, bu iddianın nerede sunulduğunu ve sonucu neden değiştirebileceğini göstermelidir. Savunma dilekçesinin ilgili paragrafı ile kararın ilgili bölümü yan yana değerlendirilebilir. Mahkemenin savunmayı özetlemesi, iddianın özünü gerçekten tartıştığı anlamına gelmeyebilir; buna karşılık her iddiaya ayrı ve uzun cevap verilmesi de zorunlu değildir.

Boldea/Romanya, 19997/02, 15 Şubat 2007 tarihli kararında, itibarı zedelediği ileri sürülen açıklamalara ilişkin ceza yargılamasında uygulanan idari para cezasının gerekçesi incelenmiştir. Mahkemelerin suçun unsurlarını ve sunulan delilleri yeterince tartışmaması, kanun yolu merciinin de eksikliği gidermemesi m. 6/1 ihlaline yol açmıştır. [20, §§ 28–35]

Buna karşılık Baydar/Hollanda, 55385/14, 24 Nisan 2018 tarihli kararında, ceza dosyasındaki temyiz incelemesinde Avrupa Birliği Adalet Divanına ön karar için başvurma talebinin kısa gerekçeyle reddi ihlal sayılmamıştır. Sonuç, o sistemin hızlandırılmış temyiz usulü ve kararın keyfî veya açıkça mantıksız olmaması bağlamında verilmiştir. Baydar, bütün kısa kararları geçerli kılan genel bir izin değildir; gerekçe şikâyetinde dosyanın bağlamının önemini gösterir. [21, §§ 39–53]

Özgürlük hakkı ve diğer haklar

Tutuklama şikâyetinde m. 5 kapsamında makul şüphe, tutmanın yasal dayanağı, devamının gerekçeleri ve hızlı yargısal denetim ayrı meselelerdir. Mahkûmiyet sonrasındaki tutma, Sözleşme bakımından farklı bir hukuki temele dayanabilir. Yakalama, tutuklama, tahliye ve ilk derece mahkûmiyet tarihleri kronolojide ayrı gösterilmelidir. [1, m. 5]

Kötü muamele iddiası m. 3; iletişimin denetlenmesi m. 8; cezalandırılan ifade m. 10; öngörülemez cezai sorumluluk m. 7 kapsamında farklı testler gerektirebilir. Her hakka aynı “ölçülülük” metni uygulanmaz; örneğin kötü muamele yasağı mutlak niteliktedir. Başvuruya çok sayıda madde eklemek yerine, olgularla bağlantılı şikâyetlerin açıkça kurulması gerekir.

Başvuru formu ve ekleri nasıl hazırlanır?

Resmî formun kendi içinde yeterli olması

Başvuru, Mahkemenin resmî başvuru sayfasından ulaşılan güncel form üzerinden hazırlanır. Olaylar, ihlaller ve iç hukuk yollarının tüketilmesi ile süreye ilişkin açıklamalar, formun ayrılmış bölümlerinde bulunmalıdır. “Açıklamalar ek dilekçededir” ifadesi bu alanların yerine geçmez. Ek açıklama metni, formdaki şikâyetleri geliştirmek için kullanılabilir; toplam yirmi sayfayı aşamaz. Karar ve diğer kanıt belgeleri bu yirmi sayfalık açıklama sınırına dâhil değildir. [2–4]

Ek açıklama hazırlanıyorsa A4 boyutu, en az 3,5 cm kenar boşluğu, ana metinde en az 12 punto, dipnotta en az 10 punto ve bir buçuk satır aralığı kuralları gözetilir. Sayfalar ve paragraflar numaralandırılır. Bu kurallar AİHM’ye sunulacak ek dilekçe içindir; bir hukuk makalesinin yayın biçimiyle karıştırılmamalıdır. [4]

Şikâyetler bölümünde her ihlal için olay, hukuki güvence, somut eksiklik ve savunmaya etkisi kısa biçimde açıklanır. Kabul edilebilirlik bölümünde de aynı şikâyetin iç hukukta hangi dilekçe ve kararlarla ele alındığı gösterilir. Yeni bir şikâyeti yalnız ek metinde saklamak veya süresi geçtikten sonra eklemek, ilk başvuruyla korunmuş sayılacağı anlamına gelmez.

Olay, ihlal, belge ve talep bağlantısı

Aşağıdaki tablo bir başvuru formu yerine geçmez; dosya hazırlanırken kullanılabilecek çalışma düzenini gösterir.

ŞikâyetSomutlaştırılacak meseleDayanak belge ve talep bağlantısı
Müdafi yardımının kısıtlanmasıKısıtlama ne zaman uygulandı, ifade hükümde nasıl kullanıldı?Görüşme talebi, ifade tutanağı, gerekçeli karar; ilgili m. 6 ihlalinin tespiti
Aleyhe tanığın sorgulanamamasıBeyan ne kadar önemliydi, sorgulama için ne istendi?Tanık beyanı, çağrı/ret işlemi, duruşma tutanağı; m. 6/1 ve 6/3-d açıklaması
Dijital delile itirazın engellenmesiHangi inceleme yapılamadı, hangi güvence eksikti?Veri/rapor talebi, ret kararı, uzman görüşü; savunmaya etkisiyle bağlantılı talep
Belirleyici savunmanın cevapsız kalmasıİddia nerede ileri sürüldü, sonucu neden değiştirebilirdi?Savunma ve kanun yolu dilekçesi, kararın ilgili sayfaları; m. 6/1 açıklaması
Süre ve tüketmeHer şikâyet için son etkili karar ve öğrenme/tebliğ tarihi nedir?AYM formu ve kararı, tebligat kayıtları, önceki dilekçeler; kabul edilebilirlik açıklaması

Varsayımsal anlatım örneği: “Aleyhe beyanda bulunan kişinin olay yerinde bulunmadığını gösterdiğini ileri sürdüğüm kayıtları sunarak tanığın dinlenmesini istedim. Talebim belirtilen duruşmada reddedildi. Mahkûmiyet gerekçesinde bu beyana belirleyici ağırlık verildi; önceki aşamalarda da soru sorma imkânım olmadı. Aynı şikâyeti istinaf ve AYM dilekçelerimde ilgili belge numaralarıyla açıkladım.” Bu anlatım, belgesiz kullanıma hazır bir iddia değildir; olayla gerçekten örtüşen tarihler, talepler ve kararlarla desteklenmelidir.

İmza, temsil ve belge düzeni

Başvurucu ve temsilcinin kimlik ve iletişim bilgileri eksiksiz yazılmalıdır. Avukatla başvuruluyorsa formdaki yetkilendirme bölümünde gerekli tarih ve asıl (ıslak) imzalar bulunmalıdır. İç hukukta düzenlenen genel vekâletnamenin tek başına aynı işlevi göreceği varsayılmaz. İçtüzük, zorlayıcı nedenler açıklanıp asıl imzalı yetki formu makul sürede sunulduğunda istisnai kabul imkânı tanır; sırf son güne kalınması yeterli açıklama değildir. [2, m. 47/1-c; 4]

Kararların yalnız sonuç sayfası yerine tam ve okunaklı örnekleri, ilgili itiraz ve kanun yolu dilekçeleri, AYM başvuru formu, AYM kararı ve süre belgeleri hazırlanmalıdır. Ekler tarih ve yargılama sırasına göre listelenir; sayfaları ardışık numaralandırılır. Belgeler zımbalanmamalı, ciltlenmemeli veya bantlanmamalıdır. İmzalı form aslı gönderilirken kanıt belgelerinin kopyaları kullanılır; Mahkeme belgeleri geri göndermez. [3–4]

Erişilemeyen bir belge varsa bunun nedeni ve temin için yapılan girişimler açıklanmalıdır. Belgeyi saklamak veya eksikliği örtmek yerine, ret yazısı ya da erişim engelini gösteren kayıt sunulur. Yapay zekâ dâhil yardımcı araçlarla hazırlanan metinlerde de karar künyeleri, olgular ve atıflar gerçek kaynaklarıyla kontrol edilmelidir. Başvurunun doğruluğundan sorumluluk, kullanılan araca devredilemez. [3]

Başvuru nereye gönderilir, avukat ve ücret gerekir mi?

İlk başvuru formu ve ekleri posta yoluyla gönderilir. Mahkemenin resmî sayfasındaki adres şöyledir: The Registrar, European Court of Human Rights, Council of Europe, 1 avenue de l’Europe, 67075 Strasbourg Cedex, FRANCE. Gönderimden önce adresin ve form sürümünün resmî sayfadan yeniden kontrol edilmesi uygundur. [5]

eComms, Mahkemenin davalı devlete bildirim aşamasında devreye alabileceği elektronik yazışma aracıdır; genel ilk başvurunun posta yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kural 39 tedbir portalı da olağan başvuru formunu göndermek için kullanılmaz. Posta damgası, gönderi takip belgesi ve gönderilen takımın birebir kopyası saklanmalıdır. [2, 5, 22]

Başlangıçta avukat zorunlu değildir ve başvuru Türkçe hazırlanabilir. Başvurunun hükûmete bildirilmesinden sonra temsil ve yazışma dili bakımından İçtüzük m. 34 ve 36 uygulanır; kural olarak uygun temsilci ve İngilizce veya Fransızca yazışma gerekir, izin verilen istisnalar saklıdır. AİHM harç almaz; posta, tercüme ve avukatlık giderleri ise ayrıca doğabilir. [2–3]

Mahkemenin adli yardımı, başvuru hazırlanırken herkese otomatik ücretsiz avukat atanması anlamına gelmez. İçtüzük m. 105–110 kapsamında, hükûmet görüşlerinin alınması veya bunlar için tanınan sürenin dolması sonrasında, yargılamanın gereği ve mali yetersizlik gibi koşullar değerlendirilir. [2]

Kabul edilemezlik nedenleri ve geçici tedbir

Başvurunun esasına girilmesini engelleyen sorunlar

Süre ve tüketme yanında mağdur sıfatı, Mahkemenin kişi, yer, zaman ve konu bakımından yetkisi, başvurunun dayanaktan yoksun olmaması ve diğer kabul edilebilirlik koşulları incelenir. Başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı hâllerde, insan haklarına saygı esas incelemeyi gerektirmiyorsa başvuru kabul edilemez bulunabilir. Buradaki zarar yalnız parasal tutara indirgenmez. [1, m. 34–35]

Kimliği Mahkemeye açıklamamak ile kimliğin kamuya açıklanmamasını istemek farklıdır. İsimsiz başvuru yapılamaz; ancak gerekçesi açıklanan anonimlik talebi sunulabilir. Önceki AİHM başvuruları ve başka uluslararası inceleme mercilerine yapılan başvurular bildirilmelidir. Esasen aynı konuya ilişkin ve ilgili yeni bilgi içermeyen mükerrer başvurular bakımından m. 35/2 engeli gündeme gelebilir. [1–3]

AYM’nin ihlali tanıması ve yeterli giderim sağlaması mağdur sıfatını ortadan kaldırabilir. Buna karşılık yalnız ihlal tespiti yapılmış olması, giderimin uygulanmaması veya somut şikâyet bakımından yetersiz kalması hâlinde inceleme bitmiş sayılmaz. Başvurucu, hangi mağduriyetinin neden sürdüğünü açıklamalı; alınmış tazminatı, yeniden yargılamayı veya tahliye gibi yeni gelişmeleri Mahkemeden saklamamalıdır.

İçtüzük m. 47’ye aykırılık nedeniyle başvurunun işleme alınmaması ile yargısal kabul edilemezlik kararı ayrılmalıdır. Eksik form için yeniden eksiksiz başvuru yapılabilmesi, dört aylık sürenin yeniden başladığı anlamına gelmez. Yargısal kabul edilemezlik kararına karşı ise olağan bir temyiz yolu yoktur; aynı şikâyeti yeniden göndermek bu sonucu aşmaz. [2–3]

Tedbir talebi ceza infazını kendiliğinden durdurur mu?

AİHM’ye başvurmak, tutukluluğu veya ceza infazını kendiliğinden durdurmaz. İçtüzük m. 39 kapsamındaki geçici tedbir, yakın ve telafisi imkânsız zarar riski bulunan istisnai durumlar içindir. Sırf mahkûmiyeti tartışmalı görmek veya tahliye istemek yeterli olmaz. Ciddi sağlık riski gibi bir iddiada güncel raporlar, riskin yakınlığı ve iç hukukta yapılan acil girişimler önem taşır. [2, 22]

Tedbir talebi, Mahkemenin belirlediği Rule 39 portalı veya resmî yönergede belirtilen diğer yöntemlerle iletilir. Başvurucunun durumu, işlemin uygulanacağı tarih, giderilmesi istenen tehlike ve belgeler açık olmalıdır. Tedbir isteminin yapılması veya kabulü, esas başvurunun kabul edilebilirliğinin karara bağlandığı anlamına gelmez; form ve süre yükümlülükleri ayrıca takip edilir.

Başvurudan sonra süreç ve kararın sonuçları

Dosya numarası verilmesi ve hükûmete bildirim

Dosya numarası veya barkod verilmesi, kabul edilebilirlik ya da ihlal kararı değildir. Başvuru, tek hâkim, komite veya daire önünde ele alınabilir. Yerleşik içtihada dayalı bazı dosyalar komitede sonuçlanabilir; kabul edilebilirlik ile esas her zaman birbirinden ayrı iki karar olarak incelenmez. Yazı İşleri Müdürlüğünün istediği bilgi ve belgeler, bildirilen sürede sunulmalıdır. Adres değişiklikleri ve önemli yeni gelişmeler bildirilir. [1–3, 5]

Hükûmete bildirim sonrasında dostane çözüm görüşmeleri, tarafların gözlemleri ve adil tazmin talepleri gündeme gelebilir. Dostane çözüm görüşmelerinin gizliliğine uyulmalıdır. Tek taraflı deklarasyon ve dostane çözüm birbirinden farklıdır; kabul edilen metnin ihlal, giderim ve iç hukuk sonuçları bakımından içeriği dikkatle incelenmelidir. Her başvuru için geçerli sabit bir sonuçlanma süresi veya tazminat tutarı bulunmaz.

Adil tazmin talebi nasıl kurulmalıdır?

AİHS m. 41 kapsamında maddi zarar, manevi zarar ve gider talepleri ayrı açıklanmalıdır. Maddi kayıp için ihlalle nedensellik bağı; giderler için gerçeklik, gereklilik ve makullük gösterilir. Ücret sözleşmesi, ödeme belgesi, tercüme ve posta faturaları talebi destekleyebilir. İhlal tespitinin tek başına yeterli giderim sayılması da mümkündür; tazminat otomatik bir sonuç değildir. [23]

Başlangıçta genel bir tazminat istemi yazılmasıyla yetinilmemeli; Mahkemenin belirlediği aşama ve sürede kalemlendirilmiş talepler ile belgeler sunulmalıdır. İçtüzük m. 60’a uyulmaması taleplerin tamamen veya kısmen reddine yol açabilir. Başka bir karardaki tutarı aynen istemek yerine, başvurucunun gerçek zararını ve giderlerini açıklamak gerekir. [2, 23]

Büyük Daire, yeniden yargılama ve infaz

Bir daire hükmünün Büyük Daireye gönderilmesi, AİHS m. 43 uyarınca hükmün tarihinden itibaren üç ay içinde, istisnai nitelikteki koşullarla istenebilir. Bu yol bütün kabul edilemezlik kararlarına karşı temyiz değildir. Büyük Daireye gönderme talebinin kabul edilmesi ayrıca değerlendirilir; daire hükmünün kesinleşmesi m. 44’e göre belirlenir. [1]

AİHM’nin kesinleşmiş ihlal kararı devleti bağlar; uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin denetimindedir. Karar, ceza hükmünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. CMK m. 311/1-f, ceza hükmünün Sözleşme ihlaliyle verildiğinin ve bu aykırılığa dayandığının kesinleşmiş AİHM kararıyla tespitini yenileme nedeni olarak düzenler. Aynı bentte, ceza hükmü aleyhindeki başvurunun dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşmesi de yer alır. Yenileme talebi AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde yapılır. [24]

Yalnız tutukluluk veya yargılama süresine ilişkin her ihlal, mahkûmiyetin yeniden görülmesini aynı biçimde gerektirmez; ihlalle ceza hükmü arasındaki ilişki kurulmalıdır. Eski dosyalarda m. 311/2’deki zaman bakımından uygulama hükmü ayrıca incelenir. CMK m. 312 uyarınca yenileme istemi infazı kendiliğinden ertelemez; infazın geri bırakılması veya durdurulması talebi ayrıca gerekçelendirilir. Başka kişinin AİHM kararına yapılan atıf da başvurucunun kendi dosyasında otomatik yenileme kararı yerine geçmez.

Konunun ayrıntıları için infaz hâkimliği başvurusu yazımıza bakabilirsiniz.

Sonuç

Ceza dosyasında etkili AİHM başvurusu, kararın haksız olduğunu tekrar etmekten öte, savunmanın hangi Sözleşme güvencesinden yoksun bırakıldığını belgeleriyle açıklamayı gerektirir. İç hukukta zamanında ileri sürülen şikâyet, somut olayla ilgili içtihat ve gerçek giderim talebi aynı hukuki anlatım içinde birleşmelidir.

Dosya gönderilmeden önce her şikâyetin son etkili kararı ve süre başlangıcı belirlenmeli; resmî form, asıl imzalar, kararlar ve ek dizini birlikte kontrol edilmelidir. Hak ihlalini görünür kılan şey dosyanın hacmi değil, ileri sürülen olayın ilgili hukuki güvence ve doğrulanabilir belgeyle kurduğu bağdır.

Sıkça Sorulan Sorular

AYM başvurumu reddetti; AİHM’ye gidebilir miyim?

Gidebilirsiniz; ancak ret nedeni, dört aylık süre, iç hukuk yollarının usulüne uygun tüketilmesi ve diğer kabul edilebilirlik koşulları incelenir. AYM’nin süre aşımı nedeniyle reddettiği bir başvuru, AİHM’de ayrıca tüketme sorunu doğurabilir. Ayrıntı için AYM aşaması bölümüne bakınız.

AİHM’ye başvuru süresi dört ay mı, altı ay mı?

Nihai iç hukuk kararı 1 Şubat 2022 veya sonrasında verilen başvurular için dört aydır. Eski kararlardaki altı ay bilgisi güncel dosyaya doğrudan uygulanmaz. Süre hesabı bölümündeki geçiş ayrımı önemlidir.

Son gün pazar veya resmî tatilse süre uzar mı?

Hayır; tatil nedeniyle sonraki iş gününe otomatik uzama yoktur. Dört ay, 120 gün olarak da hesaplanmaz. Eksiksiz formun zamanında postalanması gerekir.

Türkçe ve avukatsız başvuru yapabilir miyim?

İlk aşamada evet. Hükûmete bildirim sonrasında temsil ve dil kuralları değişebilir. Harç alınmaması, posta, tercüme ve avukatlık giderlerinin hiç doğmayacağı anlamına gelmez. Gönderim ve temsil bölümünde ayrıntılar açıklanmıştır.

Başvuruyu e-posta veya eComms üzerinden başlatabilir miyim?

Genel ilk başvuru posta yoluyla yapılır. eComms, Mahkemenin devreye aldığı sonraki yazışma aracıdır. Faks gönderimi dört aylık süreyi korumaz; Kural 39 portalı ise yalnız geçici tedbir talepleri içindir.

Ek dilekçe yirmi sayfaysa karar örnekleri de bu sınıra dâhil mi?

Hayır. Yirmi sayfalık sınır ek açıklama metnine ilişkindir; karar ve kanıt belgelerine uygulanmaz. Bununla birlikte formun zorunlu bölümleri kendi içinde yeterli olmalıdır. Form ve ekler bölümüne bakınız.

AİHM başvurusu tahliye sağlar veya infazı durdurur mu?

Başvuru kendiliğinden bu sonuçları doğurmaz. Geçici tedbir için yakın ve telafisi imkânsız zarar riski gibi istisnai koşullar aranır. İç hukuktaki tahliye ve infaz talepleri ayrıca değerlendirilir.

AYM ihlal bulduysa AİHM’ye başvurmak mümkün değil mi?

İhlalin tanınması ve yeterli giderim mağdur sıfatını kaldırabilir. Giderim uygulanmamış veya yetersiz kalmışsa hangi mağduriyetin sürdüğü ayrıca açıklanabilir. Yalnız tazminattan memnun olmamak otomatik ihlal nedeni değildir.

Dosya numarası verilmesi başvurunun kabul edildiği anlamına gelir mi?

Hayır. Kayıt, kabul edilebilirlik ve esas incelemesi farklıdır. Mahkemenin bilgi taleplerini süresinde cevaplamak ve dosyayı etkileyen gelişmeleri bildirmek gerekir.

AİHM ihlal kararı verirse ceza davası otomatik yenilenir mi?

Hayır. CMK m. 311/1-f koşulları incelenerek kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yenileme istenir. Yenileme talebi infazı kendiliğinden ertelemez. Kararın sonuçları bölümündeki ayrımlar uygulanır.

Kaynakça

[1] Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, özellikle m. 1, 3, 5, 6, 7, 27–29, 34–35, 39, 41, 43–46. Resmî metin.

[2] AİHM, Rules of Court, 15 Eylül 2025 tarihli metin; özellikle kurallar 34, 36, 39, 47, 60, 105–110. İçtüzük.

[3] AİHM, Notes for filling in the application form, ENG–2026/1, s. 1–11. Başvuru notları.

[4] AİHM, Institution of Proceedings, 1 Şubat 2022 değişikliklerini içeren uygulama talimatı, §§ 1–17. Talimat.

[5] AİHM, Apply to the Court. Başvuru, form ve gönderim bilgileri.

[6] AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü, Practical Guide on Admissibility Criteria, 28 Şubat 2026 güncellemesi; özellikle iç hukuk yolları, süre ve mağdur sıfatı bölümleri. Rehber.

[7] AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü, Guide on Article 6: Right to a fair trial (criminal limb), 28 Şubat 2026 güncellemesi. Ceza yönünden adil yargılanma rehberi.

[8] AİHM İkinci Daire, Hasan Uzun/Türkiye, 10755/13, 30.04.2013, kabul edilemezlik; §§ 52–71. HUDOC tam metin.

[9] AİHM Büyük Daire, Vučković ve diğerleri/Sırbistan, 17153/11 ve diğerleri, 25.03.2014, ilk itiraz; §§ 69–77, 85–90. HUDOC tam metin.

[10] Linos-Alexandre Sicilianos ve Maria-Andriani Kostopoulou, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Bağlamında Bireysel Başvuru: Usul Rehberi, Avrupa Konseyi, Türkçe baskı, Şubat 2021, s. 45. Kitap.

[11] 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m. 45 ve 47. Resmî konsolide metin.

[12] 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun, özellikle m. 2 ve 5/A. Resmî konsolide metin.

[13] AİHM Yazı İşleri Müdürlüğü, dört aylık süreye ilişkin 03.01.2022 tarihli duyuru, ECHR 003 (2022). Geçiş açıklaması.

[14] AİHM İkinci Daire Komitesi, Ahmet Akkurt/Türkiye, 40796/19, 28.02.2023; bildirim 23.03.2023, §§ 5–10. HUDOC tam metin.

[15] AİHM Büyük Daire, Sabri Güneş/Türkiye, 27396/06, 29.06.2012, §§ 43–62. HUDOC tam metin.

[16] AİHM Büyük Daire, Salduz/Türkiye, 36391/02, 27.11.2008, §§ 50–63. HUDOC tam metin.

[17] AİHM Büyük Daire, Ibrahim ve diğerleri/Birleşik Krallık, 50541/08, 50571/08, 50573/08 ve 40351/09, 13.09.2016, §§ 257–265, 274, 294, 311. HUDOC tam metin.

[18] AİHM Büyük Daire, Schatschaschwili/Almanya, 9154/10, 15.12.2015, §§ 100–131, 153–165. HUDOC tam metin.

[19] AİHM Büyük Daire, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye, 15669/20, 26.09.2023, §§ 262–271, 328–332, 344–356. HUDOC tam metin.

[20] AİHM Üçüncü Daire, Boldea/Romanya, 19997/02, 15.02.2007; kesinleşme 15.05.2007, §§ 28–35. HUDOC tam metin.

[21] AİHM Üçüncü Daire, Baydar/Hollanda, 55385/14, 24.04.2018; kesinleşme 24.07.2018, §§ 39–53. HUDOC tam metin.

[22] AİHM, Requests for Interim Measures, Kural 39 uygulama talimatı. Tedbir yönergesi.

[23] AİHM, Just Satisfaction Claims, 9 Haziran 2022 değişikliklerini içeren uygulama talimatı. Adil tazmin yönergesi.

[24] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 311–312. Resmî konsolide metin.

YAZAR

Av. Umut Güneş

Güneş & Güneş Hukuk Bürosu

Görüş veya düzeltme bildirin

Kaynak, tarih, içerik veya bağlantılarla ilgili görüş ve düzeltme önerilerinizi iletebilirsiniz.

Makalenin başlığını ve ilgili bölümü belirtmeniz yeterlidir. Kişisel dosya bilgisi veya belge göndermeyiniz.

GÜNEŞ & GÜNEŞ HUKUK BÜROSU

Büromuzla İletişim ve Görüşme

1999’dan bu yana faaliyet gösteren Antalya merkezli hukuk büromuz, Türkiye bağlantılı hukukî konularda Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça iletişim imkânı sunmaktadır.

Türkiye’de veya yurt dışında bulunmanızdan bağımsız olarak telefon, WhatsApp, e-posta, yüz yüze görüşme veya video konferans yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

Görüşme süreci ve gerekli bilgiler

Hukukî durumunuzun değerlendirilmesi, planladığınız işlemin hukukî yönlerinin incelenmesi veya uygulanabilecek başvuru yollarının belirlenmesi için konunun kısa özetini, talebinizi ve tercih ettiğiniz dili paylaşabilirsiniz.

Varsa dosya veya işlem bilgilerini, süre içeren karar, tebligat veya bildirimleri ve bildiğiniz önemli tarihleri belirtmeniz yararlı olur. Hizmet kapsamı, gerekli belgeler ve ücretlendirme ayrıca değerlendirilir.

İlgili hizmet alanları