Anlaşmalı boşanma protokolünde bir taşınmazın diğer eşe veya çocuklara devri kararlaştırıldığı hâlde devir yapılmamışsa, protokolün mahkemece onaylanma biçimine ve hükmün içeriğine göre tapuda işlem, ilamın yerine getirilmesi veya tapu iptali ve tescil davası gündeme gelebilir. Boşanma kararının kesinleşmesi, tapuda devir borcu içeren her protokol maddesini kendiliğinden tescile dönüştürmez. Hüküm doğrudan mülkiyet sonucunu mu kuruyor, yoksa belirli tarihte devir yapma borcu mu yüklüyor; önce bu ayrım yapılmalıdır. [1, 2, 3, 4]
Tapu üzerinde ipotek veya haciz varsa, taşınmazın devriyle bu hakların kaldırılması da ayrı değerlendirilir. Eşler arası anlaşma, tarafı olmayan banka veya alacaklının hakkını tek başına sona erdirmez.
Protokoldeki taşınmaz maddesi nasıl incelenmelidir?
Mahkeme onayı ve hükümle bağlantı
TMK m.166/3 çerçevesinde anlaşmalı boşanmada tarafların düzenlemesinin hâkim tarafından uygun bulunması gerekir. Taşınmaz devrine ilişkin maddenin protokolde bulunması kadar, mahkeme kararında nasıl benimsendiği ve hükmün eki hâline getirilip getirilmediği de önemlidir. Sadece eşler arasında imzalanmış fakat mahkemece onaylanmamış bir belgeyi, onaylı boşanma protokolüyle aynı şekilde değerlendirmek doğru değildir. [1, 2]
Kararın gerekçesi, hüküm fıkrası, duruşma tutanağı ve protokol birlikte okunmalıdır. Kararda yalnız bazı maddeler onaylanmışsa, kalan taşınmaz maddesinin hukuki durumu ayrıca incelenir. Sonradan tarafların kendi aralarında değiştirdiği metin de kendiliğinden önceki ilamın parçası olmaz.
Taşınmaz ve devralacak kişi belirli mi?
“Aile evini bırakacaktır” gibi ifadeler somut olayda yorum gerektirebilir. Ada, parsel, bağımsız bölüm, pay, malik ve devralacak kişi net olmalıdır. Birden çok konut veya zaman içinde değişen adres varsa, sözleşmedeki taşınmazın güncel tapu kaydıyla eşleştirilmesi gerekir. Tescil hükmünün icrasında tereddüt yaratacak belirsizlikler önceden saptanmalıdır. [2]
Vade, koşul ve masraflar ne şekilde düzenlenmiş?
Protokol, devri boşanma kararının kesinleşmesine, belirli güne veya başka bir edimin yerine getirilmesine bağlamış olabilir. Devir borcu henüz muaccel olmamışsa sırf boşanma gerçekleşti diye ihlal sonucuna gidilmez. Tapu harcı, masraflar, banka borcu ve ipoteğin kaldırılması kimin yükümlülüğündeyse ayrı belirlenir. [3]
Konunun ayrıntıları için taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil yazısına bakılabilir.
| Protokol düzenlemesi | İlk inceleme | Olası uyuşmazlık |
|---|---|---|
| Eşe belirli konutun devri | Malik, pay ve vade | Devir borcunun yerine getirilmemesi |
| Çocuklara eşit pay devri | Hak sahipleri ve temsil | Talep ve temsil yetkisi |
| Eşe intifa hakkı kurulması | Süre ve kapsam | Mülkiyet devriyle kullanım hakkının ayrılması |
| İpoteksiz veya takyidatsız devir | Mevcut kayıtlar ve borç | Devir ile yüklerden kurtarma borcunun ayrılması |
| Satış yapılıp bedelin paylaşılması | Satış ve paylaşım şartları | Doğrudan tescil yerine parasal edim |
| Belirli koşul gerçekleşince devir | Koşulun niteliği ve gerçekleşmesi | Muacceliyet ve temerrüt |
Doğrudan tapuya mı, icraya mı, mahkemeye mi başvurulur?
Doğrudan mülkiyet sonucu kuran hüküm
Karar, belirli taşınmazın belirli kişi adına tesciline açıkça hükmediyorsa, hükmün niteliği ve kesinleşme durumu dikkate alınarak tapuda uygulanması gündeme gelir. TMK m.705 ve HMK m.367/2 birlikte değerlendirilmelidir. Aynı hükmün sağladığı sonuç için yeniden dava açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir. [1, 2]
Yalnız devir yapma borcu içeren hüküm
Protokol, eşin ileride tapuda devir yapacağını öngörüyor olabilir. Burada hükmün yerine getirilmesi imkânı, edimin belirliliği ve ilamın içeriği incelenmelidir. Tapu müdürlüğünün doğrudan işlem yapmasına elverişli tescil hükmü bulunmaması hâlinde, yerine getirilmeyen borca dayalı tescil davası gerekli olabilir. İcra yolu ile yeni dava arasında otomatik bir tercih yapılmamalıdır. [2, 3, 4]
İlamın yerine getirilmesi sırasında hükümde olmayan yeni bir taşınmazın eklenmesi veya belirsiz bir borcun kapsamının baştan kurulması beklenemez. Bunun için gerektiğinde ayrı hukuki değerlendirme ve uygun talep gerekir.
Mahkemece onaylanmamış adi protokol
Böyle bir belge bakımından taşınmaz devrine ilişkin resmî şekil kuralları, sözleşmenin niteliği ve tarafların sonraki işlemleri ayrıca incelenir. Onaylı boşanma protokolüne ilişkin kararlar, mahkeme sürecinden geçmemiş her belgeye aynen uygulanamaz. Taşınmazın aynına ilişkin taahhütlerin genel şekil koşulları gözden kaçırılmamalıdır. [1, 3]
Konunun ayrıntıları için haricen satın alınan taşınmazın tapusu yazısına bakılabilir.
Tapu iptali ve tescil davası kime ve hangi mahkemede açılır?
Mahkemece onaylanan boşanma protokolünün yerine getirilmesine ilişkin uyuşmazlıkta aile hukukundan doğan ilişkinin ve 4787 sayılı Kanun m.4'ün görev bakımından önemi vardır. İncelenen Yargıtay kararlarında bu davalar aile mahkemelerinde görülmüştür. Ancak onaylanmamış bağımsız sözleşme, üçüncü kişiye devir veya farklı bir ayni hak sebebi ileri sürülüyorsa hukuki nitelendirme yeniden yapılmalıdır. [4, 5, 6, 7]
Konunun ayrıntıları için müteahhitten alınan tapunun iptali ve üçüncü kişinin iyiniyeti yazısına bakılabilir.
Tapu iptali ve tescil talebi, güncel kayıt malikinin hakkını etkiler. Devir borçlusu eş artık malik değilse yalnız ona karşı açılacak davanın taşınmazı geri getirmeye yetip yetmediği incelenir. Yeni malikin kazanımı, protokolün etkisi ve ileri sürülebilecek hukuki sebepler ayrıca değerlendirilmelidir. Taşınmazın aynına ilişkin istemlerde HMK m.12'deki taşınmazın bulunduğu yer kesin yetkisi dikkate alınır. [1, 2]
Arabuluculuk gerekir mi?
Onaylı boşanma protokolüne dayalı taşınmaz tescili istemi, salt taşınmazla ilgili olduğu için genel bir zorunlu arabuluculuk kategorisine girmez. 6325 sayılı Kanundaki dava şartı kapsamı, örneğin kira ve ortaklığın giderilmesi gibi özel uyuşmazlıklar için düzenlenmiştir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği taşınmaz devri uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuğun özel koşulları ayrıca değerlendirilebilir. [8]
Çocuklara tapu devri kararlaştırılmışsa kim talepte bulunur?
Protokolün çocuklar lehine düzenleme içermesi, TBK m.129 çerçevesinde üçüncü kişi yararına sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesini gündeme getirebilir. Protokolün tarafı olan eşin edimin yerine getirilmesini istemesi ile çocuğun kendisine tanınan hakkı doğrudan ileri sürmesi ayrı hukuki konulardır. Talep yetkisi, metnin niteliği ve somut taraf düzenine göre belirlenmelidir. [3, 4, 6]
Çocuk küçükse temsil konusu ayrıca önem kazanır. Yasal temsilci ile çocuğun çıkarları çatışıyorsa TMK m.426 kapsamında temsil kayyımı gerekip gerekmediği araştırılır. Her çocuk lehine tapu devrinde otomatik kayyım atanacağı söylenemez; somut menfaat çatışması değerlendirilir. [1]
20 Haziran 2023 tarihli karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.06.2023 tarihli, E.2022/10384, K.2023/3351 sayılı kararında çocuklara taşınmaz devrine ilişkin protokol yükümlülüğü uyuşmazlık konusu olmuştur. Devir dava sırasında gerçekleştirilince esas talep konusuz kalmış; davanın açılmasına sebebiyet ve giderler değerlendirilmiştir. Onama kararı, dava açıldıktan sonra yapılan devrin yargılama gideri bakımından önceki davranışları önemsiz hâle getirmediğini gösterir. [4]
İpoteksiz devir sözü verilmişse banka ipoteği ne olur?
Eşin ipoteği kaldırarak tapu devretmeyi taahhüt etmesi, banka yönünden doğrudan bir feragat değildir. Bankanın alacağı, ipoteğin kapsamı, fek koşulları ve protokoldeki borcun içeriği ayrı incelenir. Sadece tapunun diğer eşe tescili, ipotek devam ettiği sürece taşınmazın paraya çevrilme riskini gidermeyebilir. [1, 5]
4 Temmuz 2024 tarihli karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.07.2024 tarihli, E.2024/3694, K.2024/5417 sayılı kararında, taşınmazın takyidatsız devri kararlaştırılmış olmasına rağmen yükümlülük yerine getirilmemiştir. Yargılama sırasında banka ipoteğinin kaldırılması üzerine ipotek bedeline ilişkin talep konusuz kalmış; tescil ve giderlere ilişkin değerlendirme korunmuştur. Bu sonuç, banka ipoteğinin sırf boşanma protokolüyle kendiliğinden silindiği anlamına gelmez. [5]
İpoteğin kaldırılması için istenen para, limit ipoteği tutarı ve bankanın gerçek alacağı farklı kavramlar olabilir. Dilekçedeki talep, güncel banka bilgileri ve sonradan gerçekleşen ödemelerle birlikte değerlendirilmelidir. Borç kapatılmışken aynı bedelin ikinci kez tahsiline yol açılmamalıdır.
İntifa hakkı ve hacizler tescilden ayrı mı incelenir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.05.2024 tarihli, E.2023/8300, K.2024/3137 sayılı kararında, çocuklara eşit payla devir ve diğer eş lehine belirli süreli intifa hakkı öngören protokol esas alınmıştır. Tescil ile intifa taleplerinin kabulü onanmış; dava sonrasında konulan hacizler bakımından ilgili icra dairesine başvuru gerekliliği somut karar kapsamında değerlendirilmiştir. [6]
Karar, her haczin tescil davasıyla otomatik olarak silineceği şeklinde okunmamalıdır. Haczin tarihi, dayanağı, alacaklının hukuki konumu ve izlenecek başvuru yolu ayrıca belirlenir. Mülkiyetin çocuklara geçmesiyle diğer eş lehine intifa kurulması da birbirinin yerine geçmez; her hakkın kapsamı hükümde açık olmalıdır.
Dava süresi ve zamanaşımı nasıl hesaplanır?
Boşanmaya bağlı bütün talepler aynı süreye tabi değildir. TMK m.178'deki bir yıllık süre, boşanma nedeniyle doğan dava haklarına ilişkin düzenlemedir; onaylı protokoldeki bağımsız ifa yükümlülüğüne hiçbir değerlendirme yapılmadan uygulanmamalıdır. Sözleşmesel borçlarda TBK m.146 ve m.149; ilama dayanan takipte İİK m.39 gibi hükümler, talebin niteliğine göre ele alınır. [1, 3, 9]
Konunun ayrıntıları için zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yazısına bakılabilir.
06.05.2024 tarihli kararda mahkemece onaylanıp hükmün eki sayılan protokol ve İİK m.39 çerçevesindeki on yıllık süre değerlendirilmiştir. Bu örnek, bütün protokoller için başlangıcı boşanma tarihine sabitlenmiş tek bir süre hesabı kurmayı haklı göstermez. Vade, hükmün niteliği, son işlem, muacceliyet ve varsa kesilme sebepleri ayrı belirlenmelidir. [6, 9]
Beklerken yeni satış yapılmasını önlemek mümkün mü?
Somut devir tehlikesi varsa HMK m.389 ve devamı çerçevesinde ihtiyati tedbir istenebilir. Protokol, mahkeme kararı, kesinleşme şerhi ve güncel tapu kaydı başlıca belgelerdir. Sadece geçmişte evli olunması veya genel mal paylaşımı iddiası, belirli taşınmazda her türlü tedbiri otomatik olarak haklı kılmaz. [2]
Konunun ayrıntıları için ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz yazısına bakılabilir.
Hangi belgeler dava hazırlığında birlikte okunmalıdır?
Boşanma kararı, kesinleşme şerhi, bütün protokol ekleri ve duruşma tutanağı ilk belge grubudur. Tapunun güncel ve geçmiş kayıtları, ipotek belgeleri, devir vadesi, ihtarlar, tebliğ kayıtları ve yapılan ödemeler ikinci grubu oluşturur. Çocuklara devir varsa nüfus ve temsil bilgileri ayrıca eklenir.
Bu dava, kanuni mal rejiminin tasfiyesiyle her zaman aynı talep değildir. Protokolle üstlenilmiş somut devir borcu yerine getirilirken, yeniden bütün evlilik malvarlığının hesabının yapılması gerekmeyebilir. Buna karşılık protokolün hangi hakları tasfiye ettiği ve hangi taleplerden vazgeçildiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu ayrım için sitedeki boşanmada mal paylaşımı ve mal rejimi davaları incelemesi tamamlayıcıdır.
Tescilin mümkün olmadığı iddiasında bedel veya zarar talebi düşünülüyorsa, borcun neden ifa edilemediği ve kimin sorumlu olduğu gösterilmelidir. Her üçüncü kişi devri aynı sonucu doğurmaz. Asıl ve alternatif taleplerin hukuki sebepleri, davalıları ve ekonomik karşılıkları açık kurulmalıdır. [2, 3]
Sonuç
Boşanma protokolündeki taşınmaz devri yerine getirilmediğinde belirleyici olan, imzalı metnin tek başına varlığı değil; mahkeme onayı, hükmün içeriği, devir zamanı ve tapunun güncel durumudur. Tescil, ipotekten kurtarma, çocuk lehine devir ve intifa hakkı ayrı ayrı ele alınmalıdır. Karar ve protokolün tapu kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmesi, doğrudan uygulama, icra veya yeni dava yollarından hangisinin gerekli olduğunu ortaya koyar.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma kesinleşince protokoldeki ev otomatik olarak benim olur mu?
Her durumda olmaz. Kararın doğrudan mülkiyet sonucu kurmasıyla ileride devir yapma borcu yüklemesi farklıdır. Hüküm ve protokol birlikte incelenir.
Protokol noter onaylı değilse taşınmaz maddesi geçersiz midir?
Mahkemece onaylanarak boşanma hükmünün parçası olmuş protokol ile yalnız taraflar arasında imzalanmış belge ayrılır. Resmî şekil değerlendirmesi bu ayrım gözetilerek yapılmalıdır.
Protokole dayalı tapu davası aile mahkemesinde mi görülür?
Onaylı boşanma protokolünün yerine getirilmesine ilişkin uyuşmazlıkta aile mahkemesinin görevi gündeme gelir. Bağımsız sözleşme ve üçüncü kişilere yönelen farklı hukuki sebepler ayrıca değerlendirilir.
Çocuklara bırakılan ev için diğer eş dava açabilir mi?
Protokolün tarafı ve çocuk yararına edimin niteliği dikkate alınır. Talep hakkı ile küçüğün temsili ayrı incelenir; her dosyada aynı taraf düzeni kurulmaz.
Ev ipotekliyse yalnız tapu devri yeterli olur mu?
İpotek devam ediyorsa banka hakkı da devam edebilir. Protokoldeki ipoteksiz devir borcu ve bankaya karşı kaldırma koşulları ayrıca ele alınmalıdır.
Boşanmanın üzerinden bir yıl geçti; devir talebi bitti mi?
Böyle otomatik bir sonuç çıkarılamaz. Talebin protokoldeki ifa borcuna mı, ilama mı yoksa başka bir boşanma talebine mi dayandığı belirlenir.
Eski eş dava sırasında tapuyu devrederse masrafları kim öder?
Talep konusuz kalabilir; giderler ise davanın açıldığı andaki haklılık ve davaya sebebiyet bakımından değerlendirilir. Sonradan ifa bütün giderleri otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Protokoldeki ev üçüncü kişiye satılmışsa ne yapılabilir?
Güncel malik, edinim tarihi, sicil durumu ve korunabilecek haklar araştırılır. Eski eşe yöneltilecek ifa veya parasal talepler ile üçüncü kişiye yöneltilebilecek istemler ayrı kurulmalıdır.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.166/3, 178, 426, 705–706, 716 ve 1023–1024.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.12, 111, 114, 297, 367 ve 389–399.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.112, 117, 129, 146, 149 ve 237.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.06.2023, E.2022/10384, K.2023/3351; Yargıtay resmî karar metni.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.07.2024, E.2024/3694, K.2024/5417; karar metni.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.05.2024, E.2023/8300, K.2024/3137; karar metni.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m.4.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, özellikle m.17/B ve 18/B.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, özellikle m.39.